Yolculuk!
Bu ülkede "Yalnızlığın Nobel Ödülünü" yıllar önce Fenerbahçe'ye layık görmüştüm. Çünkü sistem bu kulübü imha etmek üzerine kurulmuştu ve ezeli rakipleri de durumdan hoşnut kalmıştı. Ardından da "Fenerbahçe futbolun can simidi ama kumpas kurulurken gevrek simit öyle mi?" gerçeğini belirtmiştim. Bu kulüp neleri aştı, ne badireler atlattı. Bunları kimse inkar edemez.Hafızamız yerinde. Bu kulübün otobüsü kurşunlandı failleri hala ortada yok. Bu kulübün Başkanı Aziz Yıldırım örgüt kurmuş sayıldı. Aslında netice elde etmek için yaratılan sebebin kendisi sayıldı. Sahanın içinde ve dışında Fenerbahçe'ye karşı örgütlenen sistemin gönlü oldu. Suçlama vardı delil yoktu. Yasalar önünde bütün kulüplerin eşit olduğu masalıyla nice perdeler kapandı. Taraftara yaptığım öneriyi hatırlıyorum. "Bundan sonra çocuklarınızı da 'Aziz' diye çağırın. Sevda örgütüne kaydedilmiş üyeler olarak örgüt neymiş görsünler!"
Kötü giden yıllarda Fenerbahçeli bir delikanlıyla hakemler konulu bir sohbetim olmuştu da ikimiz de biliyorduk ki bu ülkede insanlar futbolun ahlaksızlıklarını futboldan daha çok seviyordu. Hakem cinayetleri puzzle gibiydi ve birbirlerine eklendikçe büyük resim çıkıyordu ortaya. Yıllardır hakemlerle beslenen ağalara "apoletler" takılıyordu da ikimiz de aynı cümleye imza atmıştık. "Düdüğünü satanlara ne diyeceksiniz?" İkimiz de gerekeni demiştik. NOT: İstediği takımı uyduruk penaltıyla şampiyon yapan o ahlaksız hakemlerden biri kaç yıldır karşılaştığı teknik adamlara ve medyadaki insanlara günah çıkarıyor da gecikmiş mektuplar içinde ihanet saklar. Aynı sezonun sonunda onunla birlikte hakemlikten def edilenlerden biri de utanmadan yorumculuk yapıyor!
Artık final sahnesine uzanıyoruz. İsimleri bahislere karışan ve güven duygusunu tamamen yitiren hakemlerin avanta hapları bitti, içlerindeki iltihapları en güzel biçimde kendileri dışa vurdular. O yüzden hakemler yeni yılda düdüklerini prize taksın, yeteri kadar "fişlendiler" çünkü! Ayrıca hakemlikleri bitse de canlarını sıkmasınlar. Bu kirli düzenin yürüyen merdivenleri futbolun emrine amade! Reklamlarda bile oynayabilirler! H H H
Ama bazı gerçekler de ortada. Fenerbahçe adına bubi tuzakları sadece sahanın dışında değildi. Kulübün içinden birileri yanlışlarını doğrulamaktan gerçeklere fırsat bulamadı ya da gerçekleri aramadı. Geçen yıllar içinde en çok Comolli faciasına göz yumanları işaret ettim. Hiçbir şahıs bu kulübe Comolli kadar zarar vermedi. Fenerbahçe kasasında bu kadar kirli izler bırakmadı. Kimse kusura bakmasın ama harcanan yılların temeli de o zaman atıldı. Fenerbahçeli çocukları üzmekten bahsedenler o çocukları çok çabuk yaşlandırdılar. Hem gözlerini hem yıllarını! Üstelik o çocukların ciğeri yandı. O yüzdendir ki gerçekleri görmeyenler için nostaljinin cep aynalarını onların dev aynalarının yerine koymaktan hiç vazgeçmedim! H H H
Yıllar geçip gitti diye gelecek yılların da harcanacağı anlamına gelmesin. O yüzden Fenerbahçe'nin ligin ikinci yarısında "zeka beceri ve mücadele ruhunun oluşturduğu bir tasarıma" ihtiyacı var ve gerçek sistem de budur. Biz buna ayaklarla birlikte yürekle atılmış imza diyoruz. Bu duruş futbolun kaliteli yanını işaret eder. Tribünler de manzarayı keyifle seyreder. Bu sezon Fenerbahçe'nin geçmiş yıllarla hesaplaşma sezonu. Yollar boş değil elbet ama bütünlüğünü kaybetmezse bu takım nereye isterse oraya gider!
