CANLI
SKOR
Levent Tüzemen

Levent Tüzemen

Ben olsam Rashford ya da Sarr’ı alırdım

G.Saray, uzun süredir Leao'nun peşindeydi. Çok çaba sarf ettiler. Hayırlı olsun diyelim ama benim tercih ettiğim bir oyuncu değildi. Yönetim, 4aydır kafaya taktığı Leao'yu nihayet aldı. Kalitesini tartışmıyorum ama son dönemde yükselen bir grafiği yok. Umarım G.Saray'da eski günlerine geri döner. Sonuçta G.Saray flaş bir transfer yapmış oldu. 45 milyon Euro'ya daha iyi bir oyuncu alınabilirdi ama Leao'yu ısrarla istediler. Okan Buruk'un çok istediğini duymuştum, demek ki bildiği bir şey var. Yunus, Sane ve Barış'ın kanat oynadığını düşünürsek Leao dilerim performansıyla rekabeti körükler. Eğer Leao, güçlü olduğu dönemlerdeki performansını G.Saray'da gösterirse önemli işlere imza atabilir. Hatırlatayım, Milan'daki son dönemine bakarsanız, istikrarlı olmadığını görürsünüz. İnşallah Zaha türü birşey olmaz. Zaha da çok şey vadetti ama saman alevi gibi maçlar oynadı. Ben yönetimin transfer politikasını anlamıyorum. Öncelikle eksik yerlere oyuncu transfer edilir. G.Saray'ın önceliği santrfor, orta saha ve sol stoper olmalı. G.Saray, Leao ile transfer dönemini kapatamaz. Taraftardan büyük tepki alırlar. 2 Eyül'de UEFA'ya verecekleri listede sol stoper, santrfor ve bir güçlü orta saha daha eklenmeli. Eğer ihtiyaç duyulan oyunculartransfer edilmezse Devler Ligi'nde G.Saraybüyük sıkıntı yaşar. Bu paraya ben olsam C.Palace'tan İsmaila Sarr'ı ya da M.United'dan Rashford'ı alırdım. Çünkü bu ikili, hücumda Osimhen'in beklentilerini karşılardı.

Karakterin adı Victor Osimhen!

Galatasaraylı futbolcular için, Çorum maçından sonra deplasmanda Erzurumspor ile oynamak büyük şans oldu. Çünkü Dadaşların, takım olarak ciddi transferlere ihtiyaçları var. İyi mücadele ettiler zaman zaman G.Saray kalesini tehdit ettiler ama kadro kalitesi üretim konusunda yeterli olamadı.

Okan Buruk'un Sane'yi kulübede oturtup sağda Yunus'u oynatması ilk yarıda G.Saray'ın hücumlarda etkili olmasını sağladı. Özellikle Yunus-Osimhen birlikteliği G.Saray'a golleri getirdi. Osimhen, aldığı parayı anasının ak sütü gibi hak ediyor. Sahanın her yerinde basıyor, önde rakibe pres yapıyor, arkadaşlarını sürekli enerjik olmaya davet ediyor. Osimhen'in 45. dakikada kaleciye baskı yapıp kazandığı topu gol yapması bir karakter göstergesiydi. Nijeryalı yıldız, mükemmel bir profesyonel. Osimhen'in çalışkanlığı koşmayan arkadaşlarına örnek olsun.

G.Saray'ın sezon öncesi kampına katılan oyunculardan Sara'nın bu kadar kilolu ve fizik olarak yetersiz kalması, kolay top kaybetmesi şaşırtıcı. Torreira-Lemina ikilisi orta sahada rakibi karşılamada ve top çalmada etkiliydi. Lemina ile yapılan 2 yıllık sözleşmeyi taraftar eleştiriyor… Okan hoca, Lemina'nın takımda kalması için büyük çaba harcamıştır. Haklı çıktı. Lemina sakat, yorgun değilse orta alana akıl koyan oyuncu. Sanchez-Abdülkerim ikilisinin hatalarını engelledi. İlk devre Erzurum'un kritik 3 atağında topla rakip arasına zamanında girerek golleri engelledi. Barış'ın dinlenmeye ihtiyacı var. Uzun süredir yeterli tatil yapmadan oynuyor zaman zaman maç içinde top kayıpları yapıyor.

Görünen köy kılavuz istemez

Galatasaray'ın kadro konusundaki yetersizliğini herhalde yönetim görmüştür.
Okan Buruk'un kulübede sahaya süreceği bir tane hücum oyuncusu yoktu. Oyundan Jakobs ile Sanchez çıktı, yerine Eren-Lemina ikilisi girdi.
Sane kötü oynuyor, yedeği yok. Rakip 10 kişi kalmış, oyuna sokacağın ikinci golcün yok. Bu plansızlığın bedelini Galatasaray, Çorum maçında fazlasıyla yaşadı.

Bunu puan kaybı olduğu için söylemiyorum. Skor 2-1 Çorum'un lehine oluncaya kadar maçın üstünlüğü Galatasaray'ın elindeydi.
Daha çok hücum eden, daha fazla topla buluşan, rakip kaleye daha fazla giden taraf Galatasaraylı oyuncular oldu. Osimhen, sahada enerjisiyle, çalışkanlığıyla ve attığı mükemmel bir golle takımı ayakta tutan isimdi. Sanchez belki yenilen ikinci gole neden oldu ama oynadığı sürece sahada güzel işlere imza attı.

Torreira yine çalışkanlığıyla, mücadele gücüyle öne çıktı. Devler Ligi'nde mücadele edecek, Süper Lig'in son şampiyonu Galatasaray'ın yaşadığı kadro zafiyeti bence hiç yakışmadı.

Galatasaray'da büyük işlere imza atan başkan Dursun Özbek'in transferde bu kadar geç kalmasına akıl erdiremiyorum. Bu inatlaşma neden? Çünkü görünen köy kılavuz istemiyor. Koca G.Saray, kulübeden oyuna bir tane hücumcu sokamıyor.
Puan kaybının baş sorumlusu öncelikle transferleri geciktiren yönetimdir. Transferin son döneminde bir yıldız alabilirsiniz ama G.Saray'ın orta sahaya, 10 numaraya, ikinci santrfora, sol stopere, hatta bir kanat oyuncusuna ihtiyacı var.
Bunu herkes görüyor da Okan Buruk transfer istiyor da yönetim göremiyor mu? Dilerim bu sonuç ayakların yere basmasını sağlar.

Oyuncular transfer gündeminden rahatsızmış

🔴 G.Saray hazırlık maçlarında istediği sonucu alamadı. Taraftar kızgın, öfke giderek artıyor. Ne olacak bu işin sonu?
G.Saray'ın en büyük sorunu huzursuzluk! Üst üste kazanılan 4 şampiyonluğun sonuncusu coşkulu biçimde sadece Avrupa'daki taraftar derneklerince kutlandı. Türkiye'de kutlamalar coşkunun yanına bile yaklaşmadı. Özellikle Brüksel'in ünlü meydanı Grand Palace'ta düzenlenen organizasyon tüm Avrupa'da ses getirdi. Taraftarın maalesef İstanbul'daki iki hazırlık maçında sürekli "transfer istiyoruz sabrımız taştı" şeklindeki tempolu tezahüratları bence doğru değildi. Huzursuzluğun temelinde sadece transfer yatmıyor! Özellikle oyuncular için kulübe teklif gelmemesine rağmen "şu takım istiyor, bu takım talip" söylemleri sıkıntı yaratıyor. Yönetime soruyorum; basın sözcünüz kim? Bu yıpratıcı tezahüratlara ve haberlere kim açıklama yapacak? Her şeyi başkandan bekleyemezsin.

🔴 Okan Buruk maçın hemen başında gösterdiği bir tepkiden dolayı kırmızı kartla oyun dışı kaldı. Başarılı hocayı gergin mi buluyorsunuz. Bu transfer süreci ile ilgili bir durum mu?
Oyuncuların konsantre olamadıklarını gördüm. Sebebini sordum; sürekli transferlerin gündeme getirilmesinden rahatsız oluyorlarmış. Ayrıca fiziksel olarak yorgun görülüyorlar çünkü tüm yüklemeler, öğrendiğime göre maçtan 4 gün önce bitmiş. Ben Okan Buruk'un da kafaca rahat olmadığını düşünüyorum. Gördüğü kırmızı kart, yaşadığı stresin dışa vurumudur. Birinci dakikada verilen penaltı ile ilgili gösterdiği aşırı tepki, içine düştüğü baskının göstergesi.
1- Geçen gün başkan Dursun Özbek'e Okan Buruk'la bir görüşme yapmasını önermiştim. Bu teklifim hâlâ geçerli. Hoca, şampiyon olmuş bir kadroyu yönetiyor, oyuncularına yönelik transfer söylentilerinin gündemde tutulmasından rahatsız oluyor. Bire bir kendisi çünkü oyuncularla muhattap oluyor.
2- Sezon başından beri istediği oyuncular var… G.Saray'ın sol stopere, sağ beke, 10 numaraya ve İcardi yerine santrfora ihtiyacı var. Bana göre sağ bek lazım! Neden mi? Villarreal maçında Eren sol bek başladı, oyundan çıktı, stoperde görev yapan Jakobs yerine geçti, Jakobs çıktı Kazımcan girdi. Sallai'yi değiştirecek oyuncu yok. Bütün sezon Sallai'den sağ bek oynamasını bekleyemezsiniz. Okan hocanın desteğe ihtiyacı var. 4 yıl şampiyon olmuş bir hocayı hatalarından dolayı eleştirmek doğaldır. Ama itibarsızlaştırmaya çalışmak art niyetli davranış olur. Okan hoca, "Mertens'i çok aradık" demişti. Yeri doldurulamadı. G.Saray oyunu yönetecek lider bir ismi mutlaka transfer etmeli. Mertens konusunda da Kemerburgaz'a gelmesi için ikna turları yapılmalı.

🔴 Villarreal maçını nasıl değerlendiriyorsunuz? Neleri beğendiniz, neleri beğenmediniz?
Rennes maçında tribünlerin yönetime olan tepkisi maalesef Villarreal maçında da devam etti. G.Saraylı oyuncular bu baskının altında oynamaya çalıştı. Kendimizi aldatmayalım. La Liga üçüncüsü Villarreal, atletik oyunculardan kurulu, ezber pasları çok iyi yapan, hücuma hızlı çıkan etkili ve kaliteli bir takım. Eğer Barış, Osimhen'in golünden sonra Sane'nin pasını gole çevirse maçın rengi değişik olabilirdi. Yine uyarıyorum. G.Saray'ın ilk 11'i olabilir ama kulübesi yine yetersiz kalır. Devre arasını beklemek hayalcilik olur. Ayrıca takımın bazı oyuncularında ciddi bir yaş noktasına gelindiğini hatırlatırım. Transferler katkı yapacak isimler olmalı, Lesley gibi ya tutarsa mantığı ile yapılmamalı. Bu takımın ikinci kalecisi de Jankat olur. Önümüzdeki hafta mutlaka bir ya da iki transfer yapılacaktır diye düşünüyorum. Devler Ligi'ne liste verilmeden önce de İcardi-Osimhen tipi bir oyuncunun gelebileceğini düşünüyorum. Lemina-Jakobs'un devşirme stoper oynamaları bence hem hataydı hem de yönetime stoper alın mesajıydı. Diaz, Kolombiya Milli Takımı'ndan gelip Bayern'in maçlarında oynuyor. Sanchez'in hiçbir hazırlık maçında oynamamasına da şaşırdığımı söylerim.

Lesley fiyasko transfer!

🔴 Galatasaray-Rennes maçını canlı izlediniz. Sarı-kırmızılı takımı nasıl buldunuz?
Galatasaray, Rennes karşısında saman alevi gibi bir görüntü sergiledi. Tribünlerkafayı transferlere takınca futbolcuyuitecek enerji de oluşmadı. Ayrıca G.Saray'ı hiç hazır görmedim. Kopuk kopuk, disiplinden uzak, takım savunması zayıf bir görüntü ile karşılaştım. Bireysel anlamda ön plana çıkan oyuncular vardı. Örneğin Osimhen, lig maçı ciddiyetinde, hırslı bir mücadele ortaya koydu. Kilolarından tam kurtulamayan Sara, özellikle ilk yarıda etkili duran toplar kullandı ve bu ortaları Osimhen'in kafasına oturttu. Zorunluluktan stoper oynayan Kaan Ayhan, oyunun sıkıştığı anlarda topun yönünü değiştirerek arkadaşlarına nefes aldırdı. Yunus attığı deparlarla ön plana çıktı. Barış girdikten sonra etkili oldu. Leroy Sane saman alevinin ateşleyici rolünü üstlenmişti.

Okan Buruk, 4yıldır şampiyonluk yaşıyorama bir türlü ortasahayı zenginleştiremedi. Sara, Lemina ve Torreira, pamuklara sarılmalı. Rennes karşısında Sara ve Torreira yine ön plana çıkan oyunculardı. Bu nasıl bir transfer politikasıdır anlayamadım. Midtsjö, Ndombele, Kerem Demirbay, Mata, orta alandan geçti ama sonları hep gönderilmek oldu. İlkay Gündoğan emekli futbolcu gibi oynuyor. Nhaga'yı beğendim, rakibe vücut çalımı atıyor, top kazanıyor, dar alanda kolay çalım atıyor. Erken konuşmayalımama Lesley Ugochukwutransferinin de fiyaskoolabileceğini düşünüyorum. Fransız oyuncunun göze batan hiçbir özelliği yok. Kim nasıl izlemiş, neye dayanarak transfer etmiş şaşırıyorum. Orta sahayakatkı yapabilecekbir oyuncu değil.

ABDÜLKERİM OLDUKÇA AĞIR!
🔴 Transfer konusu artık büyük bir tepkiye dönüştü. Bu işin sonu ne olacak? Taraftar grupları adeta ültimatom veriyor.
G.Saray taraftarı maç boyu, "Sabrımız taşıyor, transferler nerede" diye tempo tuttu. O taraftarlara soruyorum,siz değil miydiniz, "Taraftar çıldırdı,İcardi'yi istiyor… Taraftar çıldırdı,Osimhen'i al başkan" diyen? G.Saray'da gol krallığı yaşayan iki yıldızı da Dursun Özbek aldı. Bu öfke, bu tepki, bu sabırsızlık neden? Sabırlı olmak lazım. Transfer konusunda G.Saray'ın öncelikle sol stoper alması gerekir. 3 hazırlık maçının ikisinde sahaya kaptan çıkan Abdülkerim, gereksiz iki tane penaltı yaptı. Ağır ve hızlı değil.

OKAN HOCAYA HESAP SORMALI!
🔴 Başkan Özbek, Divan'dan çıkarken, "Fenerbahçe'ye göre mi transfer yapacağız?" diye sitem etti üyelere. Bu divanlar Galatasaray yönetimi için kâbus mu?
Divan toplantılarında gerçekten çok sert eleştiriler oluyor. Bu eleştirenlere bir önerim var… Bir araya gelin, yapın bir kadro ve yönetime talip olun. G.Saray ekonomik sorun yaşamıyor, tesisleşme konusunda hızla büyüyor ama bir türlü yapılan güzel işlere rağmen divana gelenler mutlu olmuyor. Sadecekonuşanlar arasındaCan Çobanoğlubana göre haklıydı. Geçen sene 350 milyonluk kadro daha erken şampiyon olmalıydı. Hatta ben bu sözümü Serbest Kürsü'de ifade ettim. Eğer Osimhen son haftalarda sahne almasaydı G.Saray sıkıntı yaşayabilirdi. Bence Sayın Başkan Dursun Özbek,bu söyleme tepki koyacağınaOkan hocaya 'Neden bu hale geldik'diye hesap sormalı. Net söylüyorum, 1-Barış sağ kanatta oynamalı. 2-Sol stopere acilen ihtiyaç var. 3-Lesley ile bu orta saha olmaz. Daha kaliteli bir isim almalı. Hatta Nhaga bile Lesley'in çok önünde. 4-Osimhen'in arkasına acilen santrfor alınmalı. 5-Sallai'den bu sene sağ bek yaratılmamalı. Ayrıca Barış'ı satıpLeao'yu almak akılcı bir transferolmaz. Milan'dan ayrılacak Leao'ya hiçbir İtalyan kulübünün teklif götürmemesi bir tesadüf mü? Juventus'tan ayrılan Vlahovic'e hiçbir İtalyan kulübünün talepte bulunmaması bir tesadüf mü? Ben yönetimin yerinde olsam Barış'ı asla satmam. Çünkü Barış, Galatasaray'ıncesur yüreği.

OSİMHEN İSTEMİYOR!
🔴 Osimhen'e kaptanlık verilmeli mi? Hazırlık maçında bandı alıp Yunus'a verdi...
16 Temmuz'da Okan Buruk verdiği bir röportajda Osimhen için "Kaptanlarımızdan biri olacak" dedi. Yani 'Kaptanımız olacak' demedi. Rennes maçında iki kez kaptanlık Osimhen'e verildi. İlkinde Yunus'a, sonra da bandı Barış'a taktı. Osimhen, "Ben agresif bir yapıya sahibim. Birinci kaptan olmamalıyım" demiş. Benim önerim, Osimhen birinci kaptan olmayacaksa Davinson Sanchez olmalı. 'El Patron' lakaplı oyuncu, Kolombiya Milli Takımı'nın da kaptanlığını yapıyor. Yönetim ve Okan hoca bu önerimi düşünsün.

Yeni nesil taraftar çabuk tüketiyor!

- G.Saray transferde geç mi kaldı? Bu yönde eleştiriler var. Yoksa bunları tamamen bir sosyal medya heyecanı olarak mı görüyorsunuz?

F.Bahçe, 2025-26 sezonuna başlarken; Kerem, Semedo, Ederson, Asensio, Nene, Alvarez gibi gövdeli transferler yaparken devre arasında da 70 milyon Euro'ya mal olduğu söylenen Kante, Samsun'dan Musaba, Guendouzi ve Sidiki Cherif'i aldı. Beşiktaş; Abraham, Cerny, El Bilal Toure, Uduokhai, Orkun Kökçü gibi oyuncuları transfer etti. Devre arasında da Oh, Agbadou, Olaitan gibi isimlerle takımı takviye etti. G.Saray ise Sane, Singo, kaleci Uğurcan, İlkay'ı alırken Boey, Lang, Asprilla'yı kiraladı ve Nhaga'yı aldı. Sonuç, G.Saray 4. kez şampiyonluğu kazandığı gibi Şampiyonlar Ligi'nde üst tura çıktı, Juventus gibi bir devi eledi, hatta 5 gol attı... Son 16'da Liverpool'u evinde iki kez yendi. G.Saray taraftarlarının "transferler nerede kaldı" diye yönetimi topa tutmasını doğru bulmuyorum. Yeni nesil taraftar, hem sabırsız hem de kolay tüketici. Özbek ve yönetiminin 4 yıl boyunca yaşadıkları şampiyonluklardaki transfer politikasına bakarsak Ağustos sonları-Eylül başı G.Saray'ın transferde zirve yapacağı dönemdir.

FERNANDES, G.SARAY'I İSTİYOR

- On numara transferinde yeni bir gelişme var mı? İsimler çok ama biten bir isim yok. Galatasaray büyük bir ismi İstanbul'a indirir mi yakında?

10 numara transferi ile ilgili gelişmeyi yapmadan önce transfer politikası için iki örnek vereceğim… İcardi, altını çiziyorum 7 Eylül 2022'de PSG'den kiralık olarak geldi, 1 yıl sonra 2023'te 28 Temmuz'da G.Saray'a imza attı. Arjantinli yıldız, 2 şampiyonluğa resmen damga vurdu. Osimhen, 4 Eylül 2024'te kiralık geldi, 30 Temmuz 2025'te G.Saray'la anlaştı. 2 büyük yıldızın ve yönetimin ortak noktası nedir? Eylül ayının başında kiralık gelmişler, Temmuz sonunda da imzayı basmışlar. G.Saray yönetimi 10 numara konusunda da bu politikayı izlemeye devam ediyor. Bruno Fernandes, G.Saray'a gelmek istiyor, G.Saray da oyuncuyu kadrosunda istiyor. Ama 32 yaşındaki oyuncuya 50 milyon Pound'u vermeyi planlamıyor. M.United 1 yıl sonra sözleşmesi bitecek oyuncu ile ilgili bonserviste indirim yaparsa Fernandes imzayı atacak. Ayrıca Fernandes zora girerse B ve C planları da var!

ÖZBEK ÜLTİMATOM VERDİ

- Başkan Dursun Özbek, Okan Buruk ve Abdullah Kavukcu nasıl bir transfer yolu planlıyor?

Başkan Dursun Özbek, transfer politikasını bizzat yönetiyor. Abdullah Kavukcu ve Okan Buruk, başkanla sürekli iletişim halinde. Ağustos'un sonu, Eylül başı G.Saray'ın 10 numara, stoper ve bir kanat için hamle yapacağı dönem olacak. Fırsat transferi gerçekleşirse orta sahaya da bir oyuncu alınacak. Eğer Singo, Inter'e giderse sağ beke de bir oyuncu planlanacak. Bence doğru adımlar atılıyor. G.Saray'ın sessiz hareket etmesi, özellikle başkanın transferlerin dışarıya sızmaması için yönetime verdiği ultimatom benim adıma değerli.

KARTAL'IN İLK İŞİ 11'İNİ BELİRLEMEK

- Fenerbahçe ilk Avrupa maçını oynadı, zor da olsa kazandı. Nasıl buldunuz? Işık gördünüz mü takımda? Tur şansı nasıl?

24 yabancısı olan F.Bahçe'nin öncelikle istikrarlı ilk 11'i belirlemesi gerekir. İsmail Kartal hocanın çalışmaları öncelikle bu yönde olacaktır. Avrupa maçında etkili oynadılar, müthiş bir taraftar desteği ve sevgisi vardı. Ancak rakip Gornik çok zayıf olmasına rağmen F.Bahçe skor olarak daha yüksek sayılara ulaşmalıydı. F.Bahçe'nin takım kalitesinin turu geçecek güce sahip olduğunu düşünüyorum.

SALAH GELİRSE RENK KATAR

- Beşiktaş, Avrupa'da kazandı, gözler Salah transferinde... Beşiktaş'a neler katar?

Beşiktaş'ın rakip 10 kişi kaldıktan sonra ortaya koyduğu futbol izleyenleri mutlu etti. Midtjylland, parlayan bir kulüp. Beşiktaş'a karşı uzun süre 10 kişi oynadılar. Ancak çok fazla pozisyon verdiler. Beşiktaş'ta Nübel, Cerny, Orkun'u çok beğendim. Şampiyonluk yarışı içinde Beşiktaş net olacaktır. Salah, bir dünya yıldızı ve marka. 34 yaşında olduğunu hatırlatırım. Liverpool'daki son senesinde çok fazla forma şansı bulamadı ve kulübede fazla oturdu. Dünya Kupası'nda da ön plana çıkamadı. Raket gibi sol ayağı olan Mısırlı yıldızın transferi gerçekleşirse Beşiktaş'a ve lige ciddi renk katar.

HACIOSMANOĞLU GERİ ADIM ATMAZ

- Yabancı kuralı değişmedi. 10+4 için ne dersiniz?

Ben 14 yerli, 14 yabancı sisteminin doğru olduğunu hep savundum. Amaç Türk oyuncusunu korumak üzerinedir. TFF'nin, 2 sene önce gündeme getirdiği bu kuralı değiştirmemesini bu saatten sonra doğru buluyorum. TFF Başkanı Sayın İbrahim Hacıosmanoğlu da geriye doğru asla adım atmaz. Amaç, gençlerin getirilip sonra başka kulüplere transfer olmalarını sağlamak. Yaşı çok büyük oyuncular için Türkiye maalesef son durak oluyor. Ayrıca bir bilgi; "18 takım kuralın değişmesini istiyor" sözüne katılmıyorum. 4 büyükler dışındaki takımlar, 10+4 değişmesin diye Kulüpler Birliği'nde açıklama yapmış.

Kader diyemezsin!

Milli Takım'ın Dünya Kupası'ndaki elenme skandalı, kader ve şanssızlık olarak açıklanamaz. EURO 2020'de (2021'de oynandı) sıfır çeken Milli Takım'ın hocası Şenol Güneş, eğer görevden alınmışsa Montella da elenmenin bedeli olarak bavullarını toplamalı, Roma biletini almalı. Yeni teknik direktörle yeni hayallere ve hedeflere yelken açılmalı. İş dünyasının yazılı ve görsel medyada reklamlarla yaratmış olduğu coşkuyu maalesef Milli Takım oyuncuları Dünya Kupası'na taşıyamadı. Ruh, mücadele, tekmeye kafa sokma gibi bir anlayışla oynamadılar. Montella'nın oyuncuya dayalı sisteme teslim olup tamamen Hakan Çalhanoğlu'nun kontrolünde hareket etmesi ve sakat ile formsuz olan bazı yıldız oyuncuları duygusal olarak ilk 11'e koyması, elenmenin baş nedenleriydi. Hakan Çalhanoğlu sadece bir kaptan gibi hareket etmedi, adeta Milli Takım'ın sportif direktörlüğünü de üstlendi. Montella'nın ilk maçtaki hatalara rağmen oyun planı ve kadro seçiminde yenilenmeye gitmemesi, İtalyan inatçılığının ve inatlaşmasının bir göstergesiydi. Yapılan değişikliklerin tümü panik hamleleriydi. Roma'ya giderken Hakan Çalhanoğlu'nun 'Gitme bizimle kal, büyük başarılara seninle imza atmak istiyoruz" sözüyle Milli Takım'da göreve devam eden Montella'nın, maalesef zihinsel olarak turnuvaya tam olarak hazırlanmadığını gördük. Çalhanoğlu da ne yazık ki Montella'ya verdiği sözün arkasında duramadı. Milli Takım'ın doymuş değil başarıya aç oyunculardan oluşması gerekir. Ayrıca artık Milli Takım'da paraların, villaların konuşulduğu ortam olmamalıdır. Takımın ruh halini bilmeden hatta 'Amerika'ya neden psikolog götürülmedi' diye hesap sormayan TFF yönetiminin, 'Kupayı alacağız' söylemenin, ne kadar gerçekçilikten uzak bir hayalcilik olduğunu gözlemledik. Sadece Montella bir bedel ödememeli, TFF yönetimi de şapkasını önüne koyup hataların hesabını vermeli, yaşanan başarısızlıklara kader gözüyle bakmamalı. Arda Güler'in maç sonu, "Çok büyük takımlarda oynuyoruz ve bunu sahada göstermemiz gerekiyor. Milli Takım kariyerim boyunca bu turnuvayı unutturabilmek için elimden geleni yapacağım" söylemi, Milli Takım'ın içinde bulunduğu gerçeği ve ruh halini çok iyi anlatıyor.

Aslan’a süper teklif!

Dün Brüksel'de yer yerinden oynadı. G.Saray, Belçika'nın tarihi simgelerinden Grand Palace Meydanı'nda 26. şampiyonluğu kutladı. Avrupa'nın dört bir yanında yaşayan sarı-kırmızılı futbolseverler, Brüksel'e adeta akın etti. Başkan Dursun Özbek taraftarlara balkon konuşması yaparken, öncesinde Brüksel Belediye Sarayı'nda kokteyl verildi. Kutlamaların yapıldığı gün G.Saray çok özel bir teklif aldı. Anderlecht Başkanı Michael Verschueren, sarı-kırmızılı kulübün Başkanı Dursun Özbek''e "G.Saray çok büyük kulüp. Sizi Avrupa Süper Ligi'nde aramızda görmeyi çok isteriz" dedi.

'BAŞKAN BİZE CAMAWİNGA'YI GETİR'
Verchueren ile birlikte PSG'nin başkanı Nasser Al-Khelaifi, sarı-kırmızılı kulübün yönetimini Avrupa Kulüpler Konfederasyonu'na üyeliği için Monaco'da görüşmeye davet etti. Öte yandan Galatasaraylı taraftarlarlar, başkan Dursun Özbek'e transfer ricasında bulundu. Bir sarı-kırmızılı futbolsever, "Başkanım Camawinga" diye seslendi. Özbek'in transfer listesinde yer alan Real Madrid'li futbolcunun ismini duyunca keyiflendiği gözlemlendi. Eşi Mesude Özbek ile birlikte taraftarlara balkon konuşması da yapan Dursun Özbek, "Birlik-beraberlik, sevgi iklimimizle beraber şampiyonluklarımız devam edecek. 27. şampiyonluk için hazırlanıyoruz. İnşallah seneye de burada olacağız" dedi.


MERTENS VE CİRO NAPOLİ'DEN GELDİ
ÜÇÜNCÜ şampiyonluk sonunda futbol kariyerine son noktayı koyarak Galatasaray'dan ayrılan Dries Mertens de kutlamalardaydı. Belçikalı futbolcu, organizasyon için sarı-kırmızılı futbolseverlerin çok sevdiği oğlu Ciro ile birlikte Napoli'den Brüksel'e geldi. Başkan Dursun Özbek, Mertens ve oğlu ile uzun süre sohbet etti. Sohbete Brüksel Belediye Başkanı Close de katıldı.


BEŞİKTAŞLIYDI G.SARAYLI OLDU
DURSUN Özbek, Türkiye'nin Brüksel Büyükelçisi Görkem Barış Tantekin'le bir araya geldi. Beşiktaş taraftarı olan Tantekin, Özbek'e siyah-beyazlılar şampiyon olana kadar Galatasaray'ı tutacağına dair söz verdi!

Vincenzo Montella’nın milli ailesi

Dünya Kupası'na 24 yıl aradan sonra gitmenin keyfini yaşıyoruz. Dev turnuva için ilk startı verdik ve Kuzey Makedonya'yı yenerek işbaşı yaptık. Millilerin coşkusu, mücadelesi, kazanma duygusu göz kamaştırdı. Montella'nın 11'inde as oyuncular çok azdı ama göreve soyunan isimler, "Biz bu takımın bir parçasıyız. Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için mücadele ederiz" anlayışı ile oynadılar. Montella sayesinde istikrarlı, dengeli, birbirlerini seven, destek olan, aile ortamını yakalamış bir milli takıma sahibiz. Oyuncularımız çok yetenekli ve kaliteli. Hazırlık maçı oynamamıza rağmen sahadaki mücadele ciddi maç havasındaydı. Uzak Doğu'da yarı finale kadar çıkıp dünya üçüncüsü olmuştuk. Şimdi Yeni Kıta'da aynı hedeflere koşacak, aynı başarıyı tekrarlayacak kadro kalitesi ve derinliğine sahibiz. ABD-Avustralya- Paraguay'ın olduğu gruptan lider çıkabilecek güçteyiz. Miami'deki Venezuela maçında Montella'nın ideale yakın bir kadroyu sahaya süreceğini düşünüyorum. Ayrıca Dünya Kupası'nın havası bambaşkadır. Kupada başarılı olacak oyuncular, Türk futbol tarihine geçeceği gibi transfer piyasasının vitrinine de çıkacaktır. Başarı konusunda bana hayal kurduran en önemli etken, bir İtalyan olmasına rağmen Montella'nın bir Türk gibi davranıp Milli Takım'da yarattığı aile ortamıdır. Kaptan Hakan Çalhanoğlu, Roma ile görüşmeler yapan Montella'nın önünü kesip, "Bizi bırakma, seni seviyoruz, seninle büyük başarılara imza atacağız" demişti. O gün verilen sözü hem oyuncular tuttu hem de Montella, kalarak başarı konusunda doğru hedefi tutturdu.