CANLI
SKOR
Ahmet Çakar

Ahmet Çakar

Kırmızı VAR’a kalmamalıydı!

Ölüp ölüp dirilmek bu olsa gerek. Koskoca Galatasaray, 90 dakika tek kale oynuyor, rakip ilk baskıda Torreira'yı attırıyor, ardından da beraberlik golünü buluyor ama 10 kişilik G.Saray, son dakikada Barış Alper Yılmaz ile sadece maçı değil birçok şeyi kurtarıyor. Aslında ilk yarıya baktığımızda çok iyi bir Galatasaray vardı. Kasımpaşa kafayı kaldıramadı, kaleye gidemedi. Leao sol kanatta çok etkiliydi, Batrakov da tüm kritik pasların adamı oldu. Ama gol ilk yarının sonunda Abdülkerim ile duran bir toptan geldi. Kolay değil o kafayı öyle vurabilmek.
İkinci yarı yine Galatasaray rahat başladı ta ki ilk baskıyı yiyene kadar. Bir hata, Torreira son adamdan oyundan atıldı, hemen ardından da Kasımpaşa Abdülkerim'in, hemen yanındaki adama rahatlıkla vurdurmasıyla beraberliği yakaladı. Bu dakikadan sonra Osimhen oyuna girdi, aslında galibiyet golünü o atabilirdi ama gecenin yıldızı Yunan kaleci yine kurtardı. Hayat öpücüğünü Barış Alper verdi. Jakobs soldan kesti, 4 Kasımpaşalı futbolcu topu çıkaramadılar ve Barış Alper çok iyi köşeye vurarak şampiyonluk yarışında G.Saray'ın soğuk bir duş yaşamasını engelledi. Lemina da ağları bularak noktayı koydu. Hakem Halil Umut Meler, oyunun genelinde iyiydi ama kırmızı kartı kendisi vermesi gerekirdi. Bariz gol şansı çok açıktı ama Torreira'yı atamadı. Allah'tan kenarda Portekizli VAR hakeminin uyarısıyla doğru karar, yani kırmızı kart geldi.

Vedat çıkmasa daha çok atardı

Fenerbahçe, gol oldu yağdı ya da bütün stresini Eyüp üzerinde attı… Çok net bir antrenman maçı. Hatta kendi PAF takımıyla oynasa daha fazla zorlanırdı. İlk 20 dakikada 3 oldu. Tek tek o iyi oynadı, bu oynamadı demeyelim. Herkes güle oynaya oynadı. Daha ilk dakikada Vedat'a yapılan penaltı sonrası Greenwood'un golüyle 1-0 oldu. Ardından arka arkaya goller geldi. Vedat Muriqi 4 kez ağları buldu. Çıkmasa belki birkaç tane daha atardı. Böylelikle Fenerbahçe milli araya problemsiz, farklı kazandığı bir maçla girmiş oldu. Eyüpspor için maalesef çok kötü şeyler söylemek zorundayız. Küme düşmenin bir numaralı adayı... 'Bu takım nasıl Süper Lig takımı' dedirtircesine oynadılar… Daha doğrusu oynayamadılar. Kerem değişik bir futbolcu... Tıpkı Barış gibi... Bazen öyle iyi işler yapıyor ki 'Vay bee' dedirtiyor. Bazen de amatör futbolcunun bile yapmayacağı top kaybı, koordinasyon eksikliğinden kaynaklanan topu yanlış istoplama gibi yanlış zamanda ayağından çıkarmak gibi işlere de imza atıyor. Gelelim hakeme; maçta hakemlik bir şey yok. Buna rağmen ilk dakikadaki penaltıyı Kadir Sağlam yine veremedi. Açık bir penaltı. Vedat'ın ayakkabısı çıkıyor. Hakem 'devam' diyor. VAR, hakemi davet edip penaltıyı verdiriyor. Anlaşılır gibi değil. İddia ediyorum, dün maçı Eyüpspor'un hocası ve başkanı birlikte yönetseler, kalede de bir değil iki kaleci olsa maç yine böylesine ağır farkla biterdi.

Toplantıya çıkmamak için kendini attırdı

50 yıldır Trabzon-G.Saray maçları oynanır, böylesine bir maç, Trabzonspor'un G.Saray'ı sahadan sildiği bir karşılaşma hatırlamıyorum. Tabii ki bunun baş mimarı Muhammed Salah. Bir insan her topu doğru kullanır mı? Bir insan derbide böylesine istekli olup tüm gollerde ya atan ya attıran olur mu? Tartışmasız Salah, Trabzon tarihinde tıpkı Ahmet Suat Özyazıcı, Özkan Sümer, Şenol Güneş gibi çok önemli bir yer tutacak. G.Saray'ın hali içler acısı. Artık Okan Buruk'tan bu takıma hayır gelmez. Yenen tüm goller ağır ve korkunç defans hataları. İlk golde korner atılıyor, Salah 70 metre tek başına ilerleyip golünü atıveriyor. Neredesin Abdülkerim? Neredesin Sanchez? Amatör takımlar bile kornerde bir oyuncuyu bu tür pozisyonlar için geride bırakır. İkinci golde de öyle. Salah aldı, çevirdi, 'al da at' dedi. Üçüncü gol, Sanchez çıkarken rakibine verdi, bu da gol oldu. Bu kadar hata yaparsan sonuç böyle olur. Gelelim Okan Buruk'a… Bilerek isteyerek kendini attırdı ki böylesine rezil bir maçtan sonra basın toplantısına çıkmasın diye. Bu kaçıncı! Daha önceki tüm maçlarına bakıyoruz, neredeyse hepsinde atılması lazım. Hep küfür, hep küfür. Bence artık bu geceden sonra Okan Buruk ile G.Saray'ın işi bitmiştir, bitmelidir. Hakem çok çok iyi maç idare etti, tek hatası Sane'ye yapılan hareketi sarı kart ile geçiştirmesi. VAR müdahalesi gelmedi, bence kırmızı olmalıydı

Anasının ak sütü gibi helal!

Önce şunu söyleyeyim, Beşiktaş anasının ak sütü gibi helal bir galibiyet aldı. Üstelik Kadıköy'de Beşiktaş'ın böyle oynayacağını, bu kadar pozisyon bulabileceğini hiç düşünmemiştim. F.Bahçe'nin attığı gol dışında neredeyse hiçbir pozisyonu yok. Attığı gol de tamamen bir bireysel hata. Taçtan uzun bir top geldi, Agbadou bacaklarının arasına top gitti-geldi, kaçırdı ve Skriniar da golü yaptı. Ama ondan sonra maçın mutlak hakimi Beşiktaş'tı. Önce Trossard'ın harika pasıyla Rıdvan çaprazdan vurdu, beraberlik geldi. Maçın geneline baktığımızda Beşiktaş'ın yakaladığı çok pozisyon var. Kante dışında F.Baçe'de kimse ne yaptığını bilmiyor. Yaratıcı eksikliğini İsmail Kartal, İrfan Can ile gidermeye çalıştı ama nafile. Zaten dayanamadı, devre arasında oyundan aldı. Talisca'yı satarsan böyle sorunlar yaşarsın. Beşiktaş'ı hücum anlamında çok beğendim. Trossard çok iyi oynadı, Olaitan çok iyi oynadı. Kolay değil, Kadıköy'de bu kadar pozisyon bulmak her babayiğidin harcı değil. Beşiktaş ne olursa olsun çok iyi takım olmuş. Son 20 dakika F.Bahçe'yi sahada fizik olarak da ezdiler. Görünen o ki siz bu satırları okurken İsmail Kartal'ın suyu ısınmaya başlamıştır bile. Hakem Halil Umut Meler için kötü maç yönetti diyemem. Hataları var mı? Var. Üç tane tartışmalı pozisyon. İlkinde Vlahovic, Kante'ye faul yapıyor mu yoksa oyunun doğal gereği bir temas mı? Ama Halil Umut Meler golü iptal etti. Skriniar ile Vlahovic kavgasında Vlahovic'in boğazını sıkan Skriniar'ı oyundan atamadı. Son bölümde de Kerem penaltı bekledi ama devam kararı doğru.