Harika Futbol, Harika Sonuç
Göztepe karşısında Beşiktaş izledik ki, uzun zamandır Dolmabahçe'de böylesini görmemiştik. Siyah-beyazlılar maça ön alan baskısıyla başladı.
Rakibini daha ilk dakikalardan itibaren hataya zorlayan, tempoyu yükselten, kazanma iştahını her saniye hissettiren bir takım vardı.
Cerny kanatta adeta şov yaptı.
Emirhan ve Rıdvan'ın enerjisi tribünleri ayağa kaldırdı. Aylardır "Ne zaman gerçek Ndidi'yi izleyeceğiz?" diyorduk... İşte o Ndidi sahne aldı ve perdeyi açtı. Asllani topa belki az dokundu ama yaptığı asist kalite göstergesiydi. Büyük oyuncu bazen bir dokunuşla fark yaratır. Murillo'nun iğne deliğinden geçirerek attığı gol öncesi yapılan pas organizasyonu ise sezonun en güzel gollerini izlyettirdi. Yeni transferler; Olaitan ve Asllani'nin uyumu alkışı hak etti.
İkinci yarıda skor avantajıyla birlikte oyun aklı devreye girdi. Panik yok, telaş yok; kontrol Beşiktaş'taydı.
Ara transferde kadroya katılan Olaitan'ın golü coşkuyu zirveye taşıdı. Orkun maestro gibiydi; ancak üç farkı yakalamışken gördüğü sarı kartla cezalı duruma düşmesi ise gereksizdi. Ve; Hyeon-Gyu Oh...
Güney Koreli golcü attığı golle kalitesini bir kez daha gösterdi.
Beşiktaş uzun yıllar sonra gerçek bir bitirici kazanmış olabilir.
Tribünlerin dolması, Ersin'e verilen destek, Sergen Yalçın'a duyulan güven... İşte Beşiktaş kültürü budur.
Takımına sahip çıkan bir camia varsa başarı da gelir. Ligin en az gol yiyen takımına dört gol atıyorsanız bu sıradan bir galibiyet değildir.
Başakşehir maçının ardından gelen bu bu görkemli galibiyet, kötü günlerin geride kalabileceğinin işareti olsun. Maçın hakemi Ozan Ergün'ü hafta içindeki yazımda tanıtmıştım. Dün gayet başarılıydı.
Türk Futbolu iyi bir hakem kazanıyor.
Dolmabahçe'de dün sadece üç puan alınmadı. İnanç geri geldi. Öz güven geri geldi. Ve en önemlisi, umut geri geldi. Eğer bu oyun devam ederse... Zirve neden hayal olsun?
