Beşiktaş için bu sadece 3 puan değil, momentum, moral ve derbi hazırlığı açısından altın değerinde bir sonuç oldu.. Aslında şampiyonluk yarışının anahtarını Beşiktaş verecek.. Siyah-beyazlı takım bu kadar puan saçmasaydı, bugün hem G.Saray hem de F.Bahçe'nin önündeydi.. Ama iç çekişmeleri, teknik adamkrizleri ve camiadaki bölünmüşlükBeşiktaş'ı bu yarışta geriye itti.. Eminim ki herkes, "Ah ah…" diyordur (Elbette mucizelere de inanıyoruz). Kendi evinde zor yenilen bir takımı yıkmak ve arka arkaya 3 maç kazanmak kıymetli iş! Toparlanma süreci bitti artık iyi olmaya doğru giden bir Beşiktaş var.. Gelelim maça; ilk yarı boşa oynanmış 45 dakikaydı.. İsabetli şutları bile yoktu.. İkinci devre Beşiktaş birazcık oynamaya başladı.. Ama yine de pozisyon kısırlığı vardı.. Kartal'da Orkun arandı.. Oyun kurucusu, beyni, şut atanı, orkestra şefi olmayınca Beşiktaş, Orkun'u özledi.. Böyle bir maçta duran bir toptan golü bulmak önemliydi.. Nitekim Beşiktaş da golü böyle ağlara yolladı.. Emmanuel Agbadou duvargibi adam.. Beşiktaş savunmasında iyi işler yapmaya başladı.. Golü de atarak tam bir Kartal oldu. Temiz müdahaleler, hava hakimiyeti ve pas kalitesiyle de öne çıktı. Boyu ve fiziksel gücüyle defansta rakibi eziyor, hava toplarında %70-80 kazanma oranı var genelde (stoperler için mükemmel bir oran). Kocaeli maçında da golü attıktan sonra savunma hattını sırtladı, maç 1-0 bittiyse arkayı sağlam tuttuğu içindir.. Ligin tepesinin kaderini Beşiktaş-Galatasaray maçı tayin edecek.. Bunu hafife almayın.. Eğer siyahbeyazlıtakım, evinde Galatasaray'ıyenerse zirve için kartlarda yeniden açılır..