Tek takım!
Karadeniz derbisi dersin anlarım, aramızda rekabet var dersin anlarım, bir büyük takımı yenmek istersin bunu da anlarım...Birçok seni galibiyete ulaştıracak motive edici konu başlığı oluşturursun bunu da çok iyi anlarım...
Yalnız maç önünde yapılan ve hoş olmayan bu davranışı Samsunspor taraftarını elbette bağlamaz ama orada olup bu terbiyesizliğe tenezzül edip takım otobüsünü taşlamak neyin nesi? Bu neyin kafası? Sizler kime, neye hizmet ediyorsunuz?
Bir de Trabzon insanını hiç tanımamışsınız, onları bu gibi olaylarla korkutmazsınız. Aksine daha da hırslandırırsınız.
Ha bir de Antalya'da ve Kocaeli'de küçük çapta yapılan münferit olaylar yine kesinlikle şehirleri bağlamayan, gereksiz bireysel girişimler oldu.
Yani bu maçla üçüncü de gerçekleşti, bir de bunları Trabzonspor hiçbir zaman ama hiçbir zaman hak edecek bir eylemde bulunmamıştır.
Bordo-mavililer öyle güçlü bir ilk yarı oynadı ki toplu ve topsuz oyununu kontrol ederek rakibine tek bir pozisyon vermedi.
Attığı golün dışında çok net goller de kaçırdı. Düşünün Samsunspor kalecisi Okan'ın 5 kurtarışı var.
Bunların bazıları çerçeveyi bulsa soyunma odasına daha farkı skorla gitmesi işten bile değildi ve maçın fişini de çekmiş olacaklardı.
İkinci yarıya yine iyi ve dengeli başladı bordo-mavililer. Rakibine ve seyredenlere bu maçı kazanacak takım varsa o da benim dedi.
Hücumda ilk yarıdaki gibi üretken olan, rakibinden hücum geçişi yemeyen ve gol pozisyonu da vermeden alınan bir galibiyet.
Bu açıkçası atılan 3 golden daha önemliydi. 90 dakika boyunca sahada (Tek Takım) vardı o da bordo-mavili forması ile Trabzonspor'du.
Oynunun hiçbir bölümünde Samsunspor rakip bile olamadı.
Fırtına, başta sona hak ettiği, zor geçeceği düşünülen bir deplasmanda üç puan almasını bildi.
