Özgüven!
Bordo mavililer, yener ve yenilir skordan bağımsız iç sahada böyle temposuz, isteksiz ve agresif olmayan görüntü vermesi doğru değil. Rakip hissedecek ve de hissettireceksin Trabzon'dan çıkış olmadığını. Geçmişteki başarılı kadroların en büyük özelliği buydu ve kulüpün DNA'sında zaten var. Onun için bunu unutmamak ve de başarılı olmak için unutturmamak gerekiyor. Bunu da sanırım Fatih hoca herkesten çok daha iyi biliyor. İlk devrede ne kadar bordo mavililerin etkisiz olduğunun özetini sanırım bu veriler çok iyi anlatıyor; % 62 topla oynayıp rakip ceza sahası içinde 5 kere topla buluşup, 8 şut atıp, bunların 1 tanesinin yalnız rakip ceza sahası içinde olması. Maç planı, organizasyon ve üretkenliğin ne kadar yetersiz olduğunun net göstergesi.
İkinci yarı tabii ki bu oyun Onuachu'yu çağrıyordu ve onunla beraber diğer tecrübeli isim olan Zubkov'un sorumluluk alması bekleniyordu. Nitekim ikisi de farkını gösterip alınan 3 puanda büyük pay sahibi oldular. Oulai iyi oyuncu ama gol ve asist olarak takımına daha fazla katkı vermesi lazım. Yeni iki savunmacının Nwaiwu ve Lovik'in, performansını değerlendirmek için biraz zamana ihtiyaç var gibi görünüyor. Trabzonspor'un kadrosu, çok genç ve gelişime açık. Potansiyelinin, daha yüksek performansa çekilmesi gerekiyor. Bunu da Fatih hocanın yapacağından hiç şüphem yok. Üst sıralardan kopmamak adına bu galibiyet bir yerde çok elzemdi. Hem bir seri yakalamak hem de tekrar kazanma alışkanlığını elde etmek, birde takımın tekrar özgüvenini kazanması, alınan 3 puandan daha önemli idi.
