Trabzonspor'un oyunu savunurken iki adamı Batagov ve hücumdaki ekstra silahı Muçi'nin yokluğunda yerlerine forma giyenler maçın kaderini belirleyecekti. G.Saray'da Osimhen, Sara ve Sane'nin yokluğunda şans bulanlar da aynı misyona sahipti. 4-2-4 gibigörünen cüretkâr bir 11 ile sahayaçıkan Fatih Tekke, tribünleriarkasına alıp golü bulup rakibierken dağıtmayı planlıyordu. Öyleyaptı, golü de buldu. G.Saray, Juve deplasmanında olduğu gibi ilk yarıda her noktasından dağıldı gitti. Hücumda Barış dışında mücadele gücü olmayan 9 camdan adam vardı sahada… Ev sahibi ilk yarıda farkı üçe de çıkartabilirdi. Okan Buruk'un iyi oynamasa da -sakatlığı yoksa- Torreira'yı oyundan alıp, celladına aşık mahkum gibi Yunus'a sarılması garip elbette. G.Saray kötüoynarken de tabelayı çevirecekgolü buldu. 45-55 arasındaki oyun, Trabzon'un da oyunu sahasında kabul etmesinin ardından momentumu sarıkırmızılı ekibe veriyordu ki ligin en çok duran toptan gol atan takımından ikinciyi de yemeyi de başardılar. Milli arasonrası vidaları gevşemiş takımınıbu derbiye motive edemeyen,bir büyük maçta daha krize girdiğindeçözüm üretemeyen OkanBuruk, "Osimhen sayesinde kazanıyor"diyenlere bir anti-tez yazmalı… G.Saray'da Singo ve Barış dışında kenardan gelenler de dahil takım tanınmaz haldeydi… Demekki çok fazla prim kazanmışlardüne kadar… Fatih Tekke'ye tebrikler. Eksik kadrosunu çelik kıvamında hazırlamış 6 puanlık maça. Sonuna kadar hak edip kazandı Trabzonspor… Okan Buruk, 3 şampiyonlukla çizdiği 'doymuş adam' portresinin üzerini karalamak istiyorsa önünde Göztepe deplasmanı var.