Yıllarca şunu gördük; bizim takımlarımız maça iyi başladıklarında rakip bir kez gelir, golü bulur… Dün çok şükür ki senaryo tersine döndü. Liverpool müthişbir ön alan presiyle başlarkenilk 10 dakikada pas hatalarıylakroke olan Galatasaray'ı Lang'ınkazandırdığı korner uyandırdı. Osimhen atmasa da bu kez asist… Ve Lemina'nın kafası. Okan Buruk, muhtemelenGakpo'yu karşılaması içinSingo'ya sağ bekte şans verirkenArne Slot, bu oyuncuyu kulübedeoturtup, Ekitike ile gezgin oynayanWirtz'e şans verdi. İlk yarıda 8 pas arası Galatasaray'ın Liverpool'u ne kadar bozduğunun göstergesi. Ama bir ismi ön plana çıkartacaksak bu kesinlikle Uğurcan… 90 dakikada net 5 gol fırsatına kalesini kapatırken bir kez daha çok büyük kaleci olduğunu gösterdi. Maçın kilidi orta sahayı yitirmemekti. Mac Allister, Gravenberch ve Szoboszlai üçlüsüne karşı hiç düşmediler. Jakobs kanadında Salah'ı yedi bitirdi. Sara, Lang'a vermediği, ardından veremediği iki topla tabelanın 1-0 kalmasında etkili kaldı! Derbininsonrasında sonayaklaşırken yorgunlukolacaktı…Buruk'unbiraz da geçkaldığını söylemeklazım. Ancak yine derbide olduğu gibi sırasıyla orta sahadaki üç adamını oyundan aldı. Ama bu kez girenler diriydiler ve maçın havası başkaydı. İspanyol hakem, VAR'dakilerle birlikte muhteşem maç yönetti. Premier Lig'in son şampiyonunu İstanbul'da kalesinde hiç gol görmeden iki maçta da mağlup etmek çok ama çok büyük iş. İş bitmedi elbette. Galibiyet kadar önemli olan 7 oyuncu sınırdayken sadece Davinson'un cezalı olması. Tebrikler Okan Buruk, tebriklerGalatasaray.