Acıya son ver!
Beşiktaş'ta 'yönetim istifa' sesleri tribünleri sarmış. Dahası; sokağa taşıp Köyiçi'ne, tanınan ihtiyar heyetinin bir bölümüne kadar uzanmış…Başkan Serdal Adalı, yönetimiyle; Sergen Yalçın ve ekibinin söylemleri de dahil sürekli değişkenlik gösteren eylemleri bu tablonun oluşmasının baş nedeni. Söz verilip yapılmayan, zamanında gerçekleşmeyen transferler bu kaosun sadece tetikleyicisi. Ortada ne muhalefet var ne de 'adayım' diyen birisi… Hüseyin Yücel'in, son mali kongrede konuşması 'uzun bir veda' gibiydi. Hasan Arat'ın durumu malum. İsmi en çok telaffuz edilen Fikret Orman ve Emre Kocadağ basın toplantısı öncesi Başkan'ın açıklamasıyla öğrendik arayıp moral, destek vermişler. Özetle aktif bir rakibi yok, muhalefet denen olgu yok. O yüzden kendisine rakip ya da düşman göstereceği kimse yok. İki önemli hatası var. Birincisi; takımla ilgili verdiği sözleri yerine getirmemiş olması. İkincisi; Sergen Yalçın'ı yönetememesi. Kurt hoca, mesuliyeti üzerimden atmak için demeçleriyle (Son 21 gün hariç) transfer üzerinden Adalı'ya ve yönetiminin kucağına ateşten istifa yığını bıraktı. İlk istifa sesinden sonra ağız değiştirdi. Sonuç; güven kaybetmiş yönetim, 'istifa et' diyen tribünler. Kaptan Orkun dün gemisini kurtaran kaptandı. Bir şutu direkten döndü, bir şutu yönetimi hatta Sergen Yalçın'ı direkten döndürdü. Adalı istifa eder mi, etmez! O istifa etmeden bir adam çıkar mı, çıkmaz! Sayın Adalı , ya bu kulübü layıkıyla yöneteceksin ya da istifa edip acı vermeye başlayan bu sevdadan döneceksin. 'Bu yönetim kadrosuyla bu mümkün mü' diye sorarsanız, 'maalesef mümkün değil' derim.
