CANLI
SKOR
Murat Özbostan

Murat Özbostan

Ne oldu, neler olacak!

Futboldaki yasa dışı bahis ve şike soruşturması büyüyor.. Bu sürece dair oldukça fazla yorum ve yazılar var.. Biz kafaları karıştırmadan süreci özetleyip bazı bilgiler verelim:
1- İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı yaptığı açıklamada, 101 kişi hakkındaki analiz çalışmaları sonucu yeni deliller bulunduğunu belirtti.. Ve bu gelişme üzerine de 38 kişi gözaltına alındı, 3 kişi aranıyor ve 5 isim de yurt dışında..
2- Galatasaraylı Metehan Baltacı dahil 27 futbolcunun kendi maçlarına bahis oynadıkları açıklamada vurgulandı. Bu isimler şu anki takımlarında mı bahis oynadılar, eski takımlarında mı orası belli değil!.. Fakat Metehan avukatlarına şunu demiş: Ben Eyüpspor ve İskenderun'da oynarken Galatasaray'a bahis oynadım. Şu anda asla böyle bir şey yapmadım..
3- Diğer bir konu ise Mert Hakan Yandaş.. Fenerbahçeli futbolcu başka bir isim üzerinden bahis oynadığı için gözaltına alındı. Gözaltı listesinde bahis oynattığı iddia edilen kişi de var.. Fenerbahçe yönetimi de kulübün avukatlarını bu olay için görevlendirmiş.. Mert'i 8 avukat savunacak. Mert Hakan, TFF'nin sevk yaptığı oyunculardan biri değildi.. Çünkü yerel bahis sitelerinde adı geçmemişti.. Bunu da belirtelim..



4- Ankaraspor-Nazilli maçı enteresan.. 28 Nisan 2024 tarihinde oynanmıştı.. Zaten TFF bu maç için cezalar vermişti. Şu yaşanan sürecin başlangıcı da bu maç.. Yeni gözaltılarda kulüp sahibi ve yöneticileri var.. Suçlama şike.. Konu burada ağır! 5 şüpheli var..
5- Ümraniye-Giresun maçı da 24 Aralık 2023'te oynanmış.. 6 şüpheli var.. Biri futbolcu.. Buradaki konu da şike..
6- Zorbay Küçük konusu da oldukça ilginç. Küçük, önce TFF tarafından disipline sevk edilmiş bir isimdi.. Sonra kendisi de suç duyurusu yaptı ve "TC numaram ile hesap açılmış" dedi.. Tedbir kararı kaldırıldı.. Ama MHK maç vermedi.. Şimdi hesap hareketlerinden dolayı gözaltına alındı.. MASAK verilerine göre yurt dışı kaynaklı para hareketleri mevcutmuş..
7- Diğer isimlerin de banka hesaplarındaki giriş çıkışlardan dolayı MASAK (Mali Suçları Araştırma Kurulu) verilerine göre gözaltı kararları verilmiş..
8- Özetle; süreç devam ediyor.. Bu operasyonların yenileri olabilir. Fakat unutmayalım ki, masumiyet karinesi var.. Temkinli ve sabırlı olmak lazım.. Suç kesinleşmediği sürece kimse hükümlü sıfatıyla değerlendirilemez.

IFAB'A GÖRE PENALTI YÜZDE 50-50!
Galatasaray-Samsunspor maçındaki Kazımcan'ın eline çarpan top için kıyamet koptu.. Gün boyunca açıklama üstüne açıklama yapıldı.. Galatasaray'a karşı Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor da devreye girdi.. Bu normal bir durum mu!.. Evet! Eğer Galatasaray önceki gün 1 puan alsa rakipleriyle fark daha da düşecek ve zirvede başka bir hava olacaktı.. Ama son yıllarda bir pozisyon üzerinden Galatasaray'a karşı 3 büyük takımın ortak bir noktada birleştiğini görmemiştik. Bu durum Galatasaray'a zarar değil fayda sağlar onu belirtelim.. Kenetlenme ruhunu diri tutar.. Pozisyona IFAB (Futbol oyun kurallarını belirleyen kurum) açısından bakalım.. Top, Emre Kılınç'ın ortasında kısa mesafeden (Yaklaşık 1.5 metre) sekiyor, Kazımcan'ın kolu vücuda yakın ama hafifçe açılmış (karambolde dönme hareketiyle). IFAB'a göre bu "Gri alan". Doğal pozisyon diye savunulabilir (kol vücuda yapışık ama yakın mesafe+hafif açılma yüzünden penaltı da verilebilir. Özetle, IFAB kesin bir "Penaltı ver" demiyor; hakemin yorumuna bırakıyor. VAR'ın monitöre çağırmaması da bu yüzden mantıklı. Penaltı verseydi o da tartışılırdı. Ama Samsunspor'un iddiası haklı: Eğer kol son anda bariyer yaptıysa elle oynama... IFAB seminerlerinde bile bu tip pozisyonlar için "50/50" diyorlar. Çözüm: Yabancı VAR gelirse kimse bu kadar konuşmaz!

İcardi 89’da girmez!

İcardi, Fenerbahçe maçının 89. dakikasında oyuna giriyor. Surat beş karış, mutsuz, isteksiz. Haklı mı, haklı. Galatasaray son 3 senede derbileri domine ederek psikolojik olarak rakiplerine fark attıysa bunda aslan payı İcardi'nindir. Böyle bir yıldızı 89'da hatırlamak onu değersizleştirmektir. Uzatmalarla birlikte 11 dakika sahada kalan İcardi, 3 kez topla buluştu. Verdiği 2 pası da isabetli olurken şut çekemedi. Girdiği 1 ikili mücadeleyi ise kaybetti. Yani umursamadı! Sakatlıktan yeni çıkan Osimhen'in ikinci yarıda pili bitti. Gücü yok, tekrar sakatlanma endişesi var. İcardi 65 veya 70'te sahaya girseydi hem oyuncunun moral motivasyonu artacaktı hem de F.Bahçe'yi tedirgin edecekti. Arjantinli yeni sözleşme istiyor, Galatasaray ise 'daha erken' diyor… İcardi de artık tahtının sallandığının farkında. Ocakta ayrılırsa kimse şaşırmasın!

CANIMIZI ZOR KURTARDIK!
TEKNİK
adamlar da artık kulüp yöneticileri gibi konuşmaya başladı. Son örneği Okan Buruk... Maçtan sonra sıcağı sıcağına hakemden yana dert yandı. Uzatmalarda galibiyeti kaçıran bir teknik adam için bu anlaşılır bir şey. Ancak "Canımızı zor kurtardık" sözleri bana göre abartılı oldu. Tribünden atılan cisimler ve Kazımcan'ın yaralanması hiçbir zaman kabul edilemez. Ama "Canımızı zor kurtardık" demek kitleleri de daha fazla tahrik edecek bir cümle. Mourinho zamanında tahrik maksimum seviyedeydi. Tedesco farklı, sadece sahaya ve takımına odaklanıyor. Gerginliklerden uzak kalıp işini yapıyor. Okan Buruk'a fiili bir saldırı da olmadı. Özetle; bırakan yöneticiler ne derse desin, ama teknik adamlar böyle konuşmamalı. Hem maç sonu futbolcular birbirine sarılıp formaları hediye ettiler.

YÖNETİM RAFA'YI İSTİYOR!
BEŞİKTAŞ
hâlâ Rafa Silva meselesini çözemedi. Neredeyse 1 ay oldu, Beşiktaş havanda su dövüyor. Portekizli yıldız "Sakatım" diyerek idmanlara çıkmıyor. MR çekildi, sorun tespit edilmedi... Adam tesislere gelip gidiyor. Dün sahada düz koşu yapmış... Biraz arkadaşlarıyla, çevresiyle iletişime geçmiş. Bugün belki takımla çalışabilir. Karagümrük maçı sonrası Asbaşkan Murat Kılıç, oyuncuyla ilgili soruya, "Rafa Silva çalışıyor. Şu an biraz antrenman eksiği var. Çalışıyor ve onu kazanacağız diye düşünüyoruz" yanıtını verdi. Aradan yarım saat geçti Sergen Yalçın, "İsterse gelir çalışır, keyfi bilir" ifadesini kullandı. Belli ki yönetim, oyuncudan vazgeçmiyor. Bir şekilde sorunu çözüp, Rafa Silva'nın kalmasından yana. Belki de haklılar. Portekizli futbolcu ayarında bir oyuncu almak istesen, nereden baksan 30 milyon Euro lazım. Bunu da yapacak durumu yok. Dolayısıyla barış en gerçekçi yol olur.

TFF YASIN KOL'U BEĞENDİ!
GALATASARAY
, derbideki yönetiminden dolayı Yasin Kol'u TFF'ye şikâyet etti. Bugünlerde herkes Riva'yı mesken tuttu. Hakemden canı yanan kulüpler, dosyaları toplayıp soluğu TFF'nin binasında alıyor. Çayını içip, kuruyemişini, kuru pastasını yiyip geri dönüyor... TFF bu konuda misafirlerini en iyi şekilde ağırlıyor! Yalnız buradaki önemli detay şu; Futbol Federasyonu ve MHK, Yasin Kol'un hakemliğinden memnun. Yani Galatasaray gibi düşünmüyor. Dolayısıyla ne Kol'a düdüğünü astırır ne de Galatasaray'ın resti karşısında taviz verir.

TFF AÇIKLAMA YAPACAK!
FUTBOL
dünyasında en çok merak edilen konu bahis operasyonundaki son durum. Soruşturmada hakemler ve futbolcular bitti… "Sonrası ne oldu?" sorusu herkesin kafasında. Biliyorsunuz TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu; teknik adam, masör, malzemeci, sağlıkçı, menajer, temsilci, gözlemci olmak üzere çok sayıda kişiden bahsetmişti. Aradan uzun bir zaman geçti. Bu konuda tüm isimler, ilgili kurumlar tarafından federasyona bildirildi. TFF Hukuk Kurulu çalışmalarına devam ediyor. Yani bugün yarın bomba patlar!

29 milyar TL’lik iki takımdan futbol resitali!

Maçın sonucuna dair tahmin hem A Spor'da hem de sokakta çok sorulmuş ve tahmininiz ne denmişti!.. Ben de "Berabere biter" diye yanıt vermiştim.. Hem Tedesco hem de Okan Buruk rahat bir uyku uyumuştur.. İki teknik adam da "Bu sonuca sevinmedik" deseler inanmam!.. Zirvede değişen bir şey olmadı.. Şimdi biraz Beşiktaş kafasını taşlara vursun.. O maçları kaybetmese bugün yarışın tam içinde, kalbinde olurdu.. Hâlâ bir şey kaybetmedi!.. Siyah beyazlı takım biraz iç huzuru bulsa bu yolculukta trene biner.. Trabzonspor sağlam adımlarla geliyor.. Fark Galatasaray ile 2'ye indi.. Bordo-mavililer bu sonuca en çok sevinen takım olmuştur.. Bu yarışta sadece Galatasaray ve Fenerbahçe olmaz artık!.. Maça gelirsek kötü bir maçtı.. Doyurucu değildi.. Kadrolar oyunun hakkını vermedi.. Galibiyeti hak eden taraf yoktu.. Kısır bir derbiydi.. Fenerbahçe'ye bakarsak.. Kim iyi oynadı? Yanıtı yok.. Duran'ın golü var işte.. Skoru tayin etti, Fenerbahçe'yi kurtardı.. Galatasaray'da Sane'nin nefis golü vardı.. Çok çalıştı.. Sane, Galatasaray'daki en farklı adamdı.. Ya diğerleri.. Yok.. Birer puanı hak ettiler.. İşte 29 milyar TL'lik derbinin özeti buydu.. Bize hiçbir şey sunmadılar.. Vasat altı bir derbiydi.. Hem Galatasaray hem de Fenerbahçe'ye deseler ki 1-1 maç bitecek.. Vallahi kabul ederlerdi!.. G.Saray lider geldi, lider döndü.. F.Bahçe de G.Saray'a bu kez Kadıköy'de yenilmedi.. Hepsi bu! Ve Yasin Kol, maçın ağırlığını kaldıramadı. Buna da şaşırmadık! Bu arada kendini bilmez bir insanın attığı çakmak, Kazımcan'ı kör edebilirdi. Bu kişinin tespit edilip, 6222'den neyse cezasının verilmesi önemlidir.

Eksik de olsan 1 puanı almalıydın

Özellikle Osimhen olmayınca Galatasaray yarım kalıyor.. Hem sahada hem kafalarda! Hücum edemiyor, patinaj çekiyor.. Hücumda İcardi yalnız kurt gibiydi, yaratıcılık da sıfıra indi.. Arjantinli oyuncu çabalıyor ama Union savunmasının arasında kayboldu. Kimse de top getirmedi çocuğa! Orta saha (Torreira-Sara ikilisi) topu kaptırınca kontralara yakalandık.. Sakatlıktan dönen İlkay, G.Birliği maçında oyuna girince fark yaratmıştı ama Devler Ligi olunca o da sırıttı.. Çünkü hazır değildi.. Güçsüzdü! Sahada gölge gibiydi.. Çok top kaybı yaparken takımının eksik oynamasını sağlayan isimlerden biri oldu.. Ya defans! Yediğimiz gol yakışmadı. 7 tane Galatasaraylı varken gelip 2-3 pasta golü attılar.. Sane hayal kırıklığıydı. Kanatta o kadar top kaptırıyor ki, Union'ın kontralarını besliyordu sanki! 70 dakika bir pozisyon dışında golü düşünmeyen Galatasaray son bölümde bastırdı, uyandı.. Kaos futboluna döndü.. Beraberlik iyi bir sonuç olabilirdi. 76'da kale dibinde kaçan net bir fırsat ve sonrasında da beklenen gol gelmedi.. Bu maçtan 3 puan alsak fıstık gibi olacaktı.. 24 garanti olacaktı.. Ama maç öncesi de eksikler nedeniyle çok karamsar bir tablo ortaya konmuştu.. Bu takımı etkilemiş! Ama felaket bir 11'in de yoktu.. Bu ekip mazerete sığınmadan 1 puanı almalıydı.. Fakat buradan bir ders de çıkarmak gerek.. Bu kadro sezon başından geniş tutulmalıydı.. Takım eksik kurulmuş eksik!

Tek tek perde arkası

Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu, 41 dakika süren basın toplantısında şu mesajları verdi:
🔴 SORUŞTURMADA torpil işlemiyor... Kimseyi ayırt etmiyoruz... Ve bilgileri devletten aldıklarını özellikle vurgulayıp süreci sulandıranlara net bir yanıt verdi. Kendisini eleştirenlere seslendi!
🔴 BAZI bahis şirketlerinin eksik bilgi vermesi için "Bakkal dükkanı mı işletiyorsunuz?" ifadesini kullanarak 'bilgileri paylaşın' resti çekti.
🔴 İSMİ açıklanmayan 47 futbolcu için "Bunlar 1 kupon yapmış" derken soruşturmanın bu isimler üzerinden devam ettiğini ve daha aklanmadıklarını söyledi. Hatta Ersin Destanoğlu ve Necip Uysal için de "Evet tedbir yok ama aklanan da yok" ifadesini kullandı. 47 futbolcunun durumu bugün belli olacak. Oyuncularla ilgili en çok merak edilen şey 4 büyük takımdan futbolcu var mı?
🔴 OPERASYONUN çok büyük olmasını bir depreme benzetti. "Futbol zarar görecek" diyerek tüm riskleri göze aldıklarını söyledi. Bu, şu demek: "Kim olursa olsun sonuna kadar gideceğiz... Artık dönmek yok."
🔴 BU bahis olayının bir virüs gibi her yeri sardığını belirten başkan; sadece teknik direktör, menajer, hakem ve futbolcuların olmadığını vurgulayarak, "Sağlık görevlisi, malzemeci, tercüman, temsilci, gözlemci, kulüp çalışanları var" dedi. Bu hafta futbolda bizi sıcak günler bekliyor! Çünkü sevkler bugün olabilir.
🔴 YILLARDIR futbolda tiyatro oynandığını söylemesi önemli bir itiraftı... Bunun için temizliğin şart olduğunu vurguladı.
🔴 BAHİSTEN dolayı futbolcu bulamayan kulüplere, gençlere şans vermelerini tavsiye etti, bu olmazsa "Kapanırsınız" dedi. Türkiye'de kulüp sayısının çok fazla olduğunu da özellikle söyledi.

İcardi ocakta ayrılıyor mu!

Osimhen sakat.. Milli Takım'dan koşarak İstanbul'a döndü.. Fenerbahçe maçında oynayacak mı, oynamayacak mı diye papatya falları açılıyor.. Nijeryalı futbolcu, Fenerbahçe maçına yetişmek için neredeyse ayağı kırık olsa da çıkıp oynayacak.. Diğer tarafta ise İcardi.. Takım 4 gün izin yaparken Arjantinli futbolcu 9 gün ülkesine gitti. Çocukları için Okan Buruk kendisine büyük jest yaptı. Ama enteresan olan şu: Galatasaray'ın bu adama ihtiyacı var.. Osimhen sakat.. Durum böyle iken yıldız futbolcu keşke 9 gün değil de 6-7 gün tatil yapıp İstanbul'a koşsaydı..

Kocaelispor yenilgisi sonrası hedefte olan isim, Okan Buruk idi.. Neden; İcardi'yi oynatması.. İcardi neredeyse jetiyle 14 saat uçtu gitti. Ne zaman döndü? Çarşamba gecesi.. Perşembe ve cuma idman yapıp cumartesi maça çıkacak.. O 9 günde de idman yapmadı.. Yani Galatasaray'ın sana ihtiyacı var. Biraz da sen fedakârlık yap.. Ama, 'Ben ocakta gideceğim" diyorsan o ayrı.. O zaman Arjantinli futbolcu, Galatasaray'ı artık sallamıyor.. Sürekli okulu asıyor.

İRFAN GİDİYOR MERT HAKAN DA
Fenerbahçe devre arası için hazırlıklarına devam ediyor.. Giden de olacak gelen de.. Kadro dışı kalan Cenk Tosun ve İrfan Can Kahveci en çok merak edilen isimler.. Cenk Tosun'un kalma ihtimali görünmüyor.. Zaten Cenk, takım arıyor.. İrfan Can farklı.. Montella hem Milli Takım'a aldı hem de Fenerbahçe'ye 'Affedin' diye mesaj gönderdi.

Fakat teknik direktör Tedesco'nun bu konuda geri adım atmayacağını duydum... Yani devre arasında hem Cenk hem de İrfan Can ayrılacak.. Ayrıca Fenerbahçe'nin en çok tartışılan ismi olan kaptan Mert Hakan Yandaş da yolcu olan isimlerden biri.. Tecrübeli futbolcu da gideceklerin içine konmuş durumda.. Yani Mert Hakan dönemi bitiyor.

RAFA, "BANA MOBBİNG YAPIYORLAR" DİYORMUŞ
Beşiktaş günlerdir Rafa Silva ile yatıp kalkıyor.. Yok idmana çıkmadı, yok adalesi çekti, yok beli ağrıdı.. Başkan Serdal Adalı ve Sergen Yalçın 3 saat konuyu anlatıyor.. Adam bunların hiçbirini umursamıyor.. Zaten gitmeyi kafaya koymuş.. 1 ay önce eşyalarını toplamış, hazırlıklarını yapmış.. Elbette gitmesinin bir numaralı nedeni Sergen Yalçın.. Rafa ile hiç yıldızları uyuşmuyor..

Sergen Yalçın ayar vermeye çalışınca oyuncu, "Ben Rafa'yım sen kimsin" moduna girince, işler arapsaçına döndü. Adam marka.. Bakın Portekiz basınında 4 gündür neler yazılıp çiziliyor.. Portekiz'e göre; oyuncuya Beşiktaş mobbing yapıyor.. Yani adıyla Portekiz basınını da arkasına almış ve resmen bir savaş başlatmış.. UEFA ve FIFA dahil bütün kartlarını açmış.. "Mobbing mobbing" diye her yere dert yanıyormuş.. Beşiktaş tuzağa düştü biraz. Bu konuyu çok uzatmadan kesip atacaktı.. Takımın tek yıldızını yönetemeyen bir teknik adam ve arkasından büyüyen kriz.. Ne olacak? Beşiktaş oturup maddi konularda anlaşacak ya da mahkemelik olacaklar!

Karizmayı çizdiler, alkışı çok hak ettiler!

6-0 yenildiğimiz İspanya karşısında ortaya koyduğumuz mücadele harikaydı.. Eksikler ile sarı kart limitinde olan oyuncuları Montella oynatmadı.. 5-4-1 düzeniyle sahaya çıktık. Amacımız gol yememekti.. Maçtan da berabere ayrılırsak bu bizim için büyük bir başarı olacaktı.. Bu plan daha dördüncü dakikada sekteye uğradı.. Fakat savunma disiplini kopmadı, farkın daha açılacağı endişesini yaşasak da Altay'ın kritik kurtarışları takımı da oyunda ve ateşte tuttu. Çok nadir geliştirdiğimiz pozisyonlardan birinde de golü bulduk.. İkinci yarıda ayaklarımız yere daha sağlam basmaya başladı, üzerimizdeki endişeyi ve korkuyu da attık. Barış'ın röveşatası ve arkasından gelen muhteşem organizasyonda nefis bir gol... İspanya taraftarı bile şoka uğramıştı, hatta yanımızdaki ülkenin basın mensupları da… Bu kadar ağır rotasyona rağmen takımın göstermiş olduğu güç gösterisi play-off adına çok umut vericiydi. İspanya'nın karizmasını çizmek mühim meseledir.. Galip de gelebilirdik.. Özellikle bu maçta şunu gördüm; kim oynarsa oynasın, ülkesinin milli formasını giyen oyuncular görevlerini layıkıyla yerine getirmeye çalışıyorlar.. Ama özellikle Orkun, Salih ve Merih'e bayıldım.. Altay çok başarılıydı.. Bu kalede olmaya da devam etmeli.. Evinde yenilgi yüzü görmeyen bir takıma karşı ortaya koyduğumuz mücadele ruhu, bizi play-off adına çok fazlasıyla umutlandırdı. İspanya'nın karizmasını hem de kendi taraftarının önünde çizen Bizim Çocuklar'ı kutlarım.. Playoff'taki rakibimiz düşünsün!

Rafa senaryosunu geçen sezon yazmış

Beşiktaş'ta en çok övdüğümüz ve beğendiğimiz isim Rafa Silva oldu.. Fakat profesyonel hayatın gerçeklerine uymayan, aldığı parayı ve kulübün saygınlığını hiçe sayan bir isimle karşı karşıya kaldık. Gelinen noktada Portekizli'nin kabahatlerinin çok olduğunu görebiliyoruz. Ve onu sahaya motive edemeyen bir de teknik heyetten bahsedebiliyoruz. Geçen sezon bittiğinde haziran ayında Ümraniye'de insanlarla vedalaşan Rafa, kafasında yazdığı senaryoyu hayata koymuştu. Ama senaryoda küçük değişiklikler yaparak bugünlere kadar geldi.



15 gündür Beşiktaş'ın gündemini meşgul eden Rafa'nın camiaya ve takıma zarar verdiği ortada. G.Saray'da Barış Alper krizi yaşandı, kimse basın toplantısı düzenlemedi. Beşiktaş bırakın basın toplantısı düzenlemeyi, eski futbolcusu Quaresma'yı, Rafa ile konuşsun diye İstanbul'a getiriyor. 113 yıllık Beşiktaş camiasına yakışmayacak şeyler… Baştan aşağı yanlış giden bir süreç var, eğer kol kangren olduysa kesip atacaksın.

NİJERYA, OSİMHEN'İ DE GALATASARAY'I DA BİTİRDİ
Galatasaray, 75 milyon Euro para verip Osimhen'i transfer etti. Geçen sezon kiralık oynadı, dengeleri değiştirdi. Bu sezon da Aslan'ı sırtında taşıyor. Nijerya Milli Takımı'nda harikalar yaratıyor. Ama ülke milli takımının sağlıksız ortamı, çalışma koşulları o kadar kötü ki her gittiğinde Galatasaray taraftarının tüylerini diken diken ediyor. Ve korktukları başlarına geldi. Yıldız futbolcu yine sakatlandı. Milli takımlarda görev yapmak tabii ki önemli bir şey ve gurur... Ancak çok büyük maliyetli oyuncuların yaşadıkları sakatlıklar da bir kâbus. O kadar çok maç var ki hem UEFA hem de FIFA buna bir çözüm bulmak istemiyor.. Avrupa'da da kulüpler bu durumdan son derece rahatsız. Osimhen'i pamuklara saran Galatasaray, oyuncu milli takımına gidince çaresiz kalıyor.

TEKNİK ADAMLAR BAHİS OYNAR MI!
Bahis operasyonunda kritik bir haftaya daha giriyoruz. Şu ana kadar hakemler ve futbolcularla ilgili birtakım cezalar verildi. Devam eden oyuncu dosyaları da bu hafta karara bağlanacak. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı pazar günü akşama doğru önemli bir açıklama yaptı. Operasyonun daha da genişleyeceğini bildirdi. Buradan ne anlamalıyız; futbol federasyonu kendi içindeki araştırmasına devam ederken, savcılık da eş zamanlı olarak operasyon yürütüyor.. Şimdi teknik adamlar özellikle merak ediliyor. Takımı çalıştıran bir hocanın bahis oynadığını düşünmek istemiyorum. Sonucu ben de merak ediyorum. Türkiye'deki bahis şirketlerinden gelecek bilgilendirmenin yanı sıra uluslararası bahis şirketlerinden de önemli bigiler gelecek. İşte bunlar mevcut soruşturmaları daha da genişletecek.

Efsane olmak için Montella’ya fırsat

İspanya maçından iyi bir sonuç almak, Türk futbolu ve milli takımımız için büyük bir gurur meselesidir. Eylül ayında evimizdeki 6-0'lık ağır yenilgi hâlâ akıllarda tazeyken, Sevilla'da Estadio La Cartuja'da oynanacak bu maçta en azından bir beraberlik ya da sürpriz bir galibiyet, o hezimeti bir nebze telafi eder. Play-off için bileti aldık. Bulgaristan ve Gürcistan'ı geçmek elbette önemliydi ama daha önemlisi İspanya'ya karşı sergilenen sonuçlardır. Bizim çok çok altımızdaki rakipleri yenmek değil, devleri devirmek asıl gurur kaynağıdır. İspanya gibi bir dünya deviyle (2010 Dünya Kupası şampiyonu, 3 Avrupa şampiyonluğu, şu an 27 maçtır yenilgisiz) deplasmanda başa baş mücadele etmek, hatta puan almak… İşte bu, tarihe geçer. Yarınki İspanya maçı da tam böyle bir fırsat. Gruptaki Bulgaristan, Gürcistan maçları "Zorunlu galibiyet", ama İspanya'dan alınacak 1 puan bile dünyaya verilecek bir mesaj olur. Montella, Ay-Yıldızlı ekiple birçok ilki başardı. Göreve geldiği zaman Hırvatistan'ı yıktı. Bunun gibi tarihe geçecek büyük marka ülkelere karşı alacağımız daha çok sonuçlar olmalı. Bu nedenle 6-0'ın rövanşında İspanya maçı çok çok önemli. İşte Montella da o zaman efsane olur! Bu arada ben bu satırları yazarken kaptanımız Hakan'ın elindeki sakatlık nedeniyle kadrodan çıkarıldığı haberi geldi. Bu final gibi maçta oynasa da oynamasa da kaptan o kadroda olmalıydı.

Ligden çekilelim ama hakkımız...

Türk futbolunda deprem etkisi yaratan bahis soruşturmasında toplam 1024 futbolcu listeye girerken, çoğunluğunu 2. ve 3. Lig kulüplerinin oyuncuları oluşturmuştu. TFF 2. Lig'de iki grupta 36 kulübün tamamında toplam 282 futbolcu bahis oynamakla suçlanıyor. Bu kulüplerden bir kısmı haklarının saklı kalması kaydıyla ligden çekilmek için TFF'den yardım istediler. Bu kulüplerin, "Oynatacak futbolcumuz kalmadı. Takımı toparlamak da zor. Bu nedenle hakkımız saklı kalmak üzere seneye lige devam edelim" dediler. Bu ilk etapta TFF tarafından kabul görmedi. Bir kısım takım ise "Oyuncu sözleşmeleri ne olacak!. Taksidi olan futbolcularımız var. Bizim kulüp olarak bu işte kabahatimiz yok. Ekonomik olarak yardım istiyoruz. Ya da sözleşmeler dondurulsun" fikrini ortaya attı.

SÖZLEŞMELER NE OLACAK! PARAYI BİZ ÖDEMEYELİM!
Hatta bu takımlardan biri, "Bir futbolcum için 4 milyon TL ödemem var.. Ceza alırsa ben bu rakamı neden ödeyeyim" dedi. Erbaaspor'da 16, Mersinspor'da 12, Beykoz Anadolu ve Muşspor'da 11'er, Kastamonuspor, Soma, Muğla, Mardin 1969, Kepezspor ve Karaman'da 10'ar, Ankaraspor ve Kırklarelispor'da 9'ar futbolcu PFDK'ya gönderilmişti. 4 grupta 64 takımın mücadele ettiği TFF 3. Lig'de 629 futbolcu disiplinlik oldu. 35 takımda 10 ve daha fazla futbolcu tedbirli olarak PFDK'ya gönderildi. Diyarbekirspor'da 18, Ağrı 1970'te 17, Yalova FK'de 16, Bingölspor ve Mazıdağı Fosfat'ta da 15'er oyuncu PFDK'nın vereceği cezaları bekliyor. Süper Lig ve TFF 1. Ligi cezaları dün açıklanırken bu oyuncular için değerlendirme devam ediyor.

FIFA'YA YAZI GİTTİ, YENİ DALGA YAKIN
Federasyon, FIFA'dan sadece Türkiye içi transferler için ek bir transfer dönemini resmen istedi. FIFA daha yanıt vermedi. Bu arada kulüp başkanları, yöneticiler, teknik adamlar ve menajerlerin çalışmasının da bitme aşamasında olduğu ve haftaya açıklamanın TFF tarafından yapılacağı öğrenildi. Sayının 300-400 arası olduğu kaydedildi.

ELMALI'YA VERİLEN CEZA NORMAL Mİ!
PFDK ceza paketinin ilk bölümünü açıkladı.. En çok dikkat çeken Eren Elmalı'ya 45 gün hak mahrumiyeti cezası verdi. Özellikle diğer takım taraftarları G.Saraylı futbolcuya verilen bu cezaya itiraz etti. 45 gün ceza alan 22 futbolcu var. 57. maddeye 3 ila 12 ay arasında cezaya hükmediyor.. Ama PFDK, oyuncunun durumuna göre kurul indirime gidebiliyor. 22 kişi için bu işlem yapılmış. Eren, 4 yıl 10 ay önce Silivrispor'da iken oynadığını zaten itiraf etmişti.. Bu da bir indirim gerekçesi sayılmış. Özetle oynanan maçlarının sayılarına göre cezalar değerlendirmesi yapılmış. Mesela Metehan 1600 maça bahis oynamış ve 9 ay ceza aldı.