CANLI
SKOR
Murat Özbostan

Murat Özbostan

Süleyman Seba yaşasaydı ne olurdu?

Beşiktaş'ın 'vefasız kulüp' olup olmadığı, yıllardır taraftarlar arasında tartışılan duygusal bir konu! Özellikle son dönemde Necip Uysal ve Mert Günok'un kadro dışı bırakılması, bu tartışmayı yeniden alevlendirdi. Beşiktaş yönetimi, teknik heyetin (Sergen Yalçın önderliğinde) raporuyla Necip Uysal ve Mert Günok'a "Kendinize kulüp bulun" diyerek kadro dışı bıraktı. Alınan bu karar, özellikle Necip için büyük tepki çekti… Çünkü Necip, altyapıdan yetişip 2009-10'dan beri Beşiktaş forması giyiyor. 466 resmi maçta oynamış, kaptanlık yapmış, kulüple özdeşleşmiş bir isim.. Karar resmi siteden soğuk bir açıklamayla duyuruldu. Necip daha sonra kendi açıklamasında "Kimseyle görüşemedim, sezon sonunda bu formayla bırakmak istiyordum ama anlayış gösterilmedi" diyerek vefasızlık siteminde bulundu.

Hatta hocasını arayıp konuşmak istese de bunu bile başaramıyor. Sergen Yalçın, "Sen kimsin?" diyor telefonda. Güler misin ağlar mısın? Eski kaptan Oğuzhan Özyakup ne kadar güzel demiş: "Tarih bunu unutmaz, Necip kulübün vicdanıydı". Yönetime tepki yağdı. Mesele Necip ismi değil, mesele performans değil.. Bunun altını çizelim. Ama bu her kulüpte olan sportif kararlarla duygusal aidiyet çatışmasından kaynaklanıyor. Beşiktaş 'halka mal olmuş, vefakâr kulüp' imajıyla bilinmiyor mu? O yüzden Necip gibi sembol isimlere yapılan muamele daha çok yaralıyor. Güncel olayda üslup ve iletişim eksikliği (görüşme yapmadan resmi açıklama) vefasızlığı daha da büyüttü. Sonuçta subjektif: Kimine göre 'sportif zorunluluk, vefa değil iş', kimine göre ise "Beşiktaş ruhuna ihanet". Ama şu an camiada ağırlıklı görüş: Özellikle Necip'e yapılan vefasızlık. Ben Başkan Serdal Adalı'dan daha kıymetli, daha değerli bir açıklama beklerdim. Yönetim de sınıfta kalmıştır. Beşiktaş bu değildir! Süleyman Seba'nın herhalde kemikleri sızlıyordur mezarında!


BAHİS VE ŞİKE OPERASYONU 2026'YA DAMGA VURACAK
Türk sporu için 2025 yılı genel olarak oldukça başarılı ve gurur verici geçti. Özellikle bireysel branşlarda ve milli takımlarda tarihi zaferler, rekorlar ve madalyalar alındı. Futbol tarafında ise Galatasaray'ın dominasyonu öne çıktı, basketbolda ise Fenerbahçe Beko'nun EuroLeague zaferi ve A Milli Erkek Basketbol Takımı'nın EuroBasket gümüşü yılı taçlandırdı.

Yılın son günlerine futboldaki bahis soruşturması gibi skandallar da damga vurdu. Genel beklenti: Soruşturma teknik direktörlere sıçrarsa 'tsunami etkisi' yaratacak, çünkü TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu daha önce, "Sıra teknik direktör, antrenör, menajer ve kulüp başkanlarında" demişti. Bu konu uzunca bir süre daha tartışılacak ve yeni operasyonlarla devam edecek. Ben bunu Türk sporu için çok önemli bir adım olarak görüyorum. Temizlik yapılacaksa sonuna kadar yapılmalıdır.


KULÜPTE GÜVEN EROZYONU YARATTI
Fenerbahçe'de durum kritik ve hızlı gelişiyor. Kafalar karışık! Sadettin Saran, Eylül 2025'te yapılan olağanüstü seçimli kongrede Ali Koç'u 12.068'e karşı 12.325 oyla geçerek başkan seçilmişti.. Ancak Saran hakkında uyuşturucu madde kullanımı iddiasıyla soruşturma başladı: Adli Tıp testi pozitif çıktı, evinde arama yapıldı, gözaltına alındı, ifade verdi ve adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Saran suçlamaları reddediyor.

Organik sakinleştiricilerden bahsediyor ve bağımsız laboratuvar sonuçlarının temiz çıktığını savunuyor (ama savcılık resmi bilirkişi raporu olmadığını açıkladı). Şimdi seçim kararı alındı.. Çünkü bu olay kulüpte güven erozyonu yarattı. Başkanın kişisel soruşturması camiayı etkiliyor, rakip tezahüratlara malzeme oluyor, iç huzursuzluk artıyor. Seçime gidilmesi en sağlıklısı. Seçim kararı alınmasaydı baskı artar, belki daha kötü olurdu.. Yeniden adaylığıyla ilgili bir açıklama yapmadı. Peki aday olursa Sadettin Saran tekrar başkan olarak seçilir mi? İşte burası belli olmaz!


MUTLU SENELER
Çok zor bir yılı geride bıraktık. Hem dünya gündemi hem de spor gündemi nefes nefese geçti..

Allah herkese sağlıklı ve bereketli bir yıl nasip etsin. İnşallah 2026, ülkemiz adına çok güzel geçer.

Vefasızlık mı? mecburiyet mi?

Beşiktaş yönetimi, Sergen Yalçın'ın isteğiyle iki önemli futbolcusu Mert ve Necip'i kapının önüne koydu. Sergen Yalçın, iki futbolcudan da istediği verimi alamıyormuş. Adamlar zaten oynamıyor ki. Verim nasıl olacak!. Mert de şaşkın Necip de. Mert, ocak ayında yeni sözleşme imzaladı. A Milli Takım kaptanı ve kalecisi. Daha geçen hafta A Spor'da "Bir yere gitmiyorum. Başka planım yok" dedi. Ama Sergen Yalçın istemiyordu ve yolladı. Performansla ilgili bir durum değil konu yani! Necip zaten formaya hasretti. Bence Mert'in yanında o da yanmış! Futbol takımlarında böyle kararların alınması normal fakat tarz ve yöntem hep eleştiri konusu! Beşiktaş sıradan futbolcu muamelesi yaptığı iki değerli ismini önce kaptanlıktan aldı, sonra da kovdu. Mesela, 2 aydır Beşiktaş'a zerre kadar değer vermeyen Rafa Silva için hiçbir adım atamadı. Portekizli futbolcu, kafasına göre takılıyor. İki konu biraz farklı olabilir ama takımın huzurunu bozan, sahaya çıkıp banka soyguncusu gibi sadece gözü görünen adam orada duruyor. Sergen Yalçın önemli bir teknik adam, bir planı vardır herhalde! Şimdi şu kapıya konan iki futbolcunun durumuna bir bir bakalım:


İSVİÇRE ÇAKISI OLDU AMA YARANAMADI!
Necip
Uysal, Beşiktaş'a 12 yaşında ayak bastı. 2004'te Bayrampaşa Yeni Yol Yıldız'dan altyapıya alınırken 16 yaşında A Takım ile antrenmana çıktı. İlk kez 2010'da A takımla 11'de forma giydi. Beşiktaş'ta 466 maçta ter döken Necip, 6 gol-19 asistlik performans sergiledi. Takımıyla 3 Süper Lig, 3 Türkiye Kupası ve 2 Süper Kupa şampiyonlukları yaşadı. Asıl mevkisi ön libero olmasına rağmen 'İsviçre Çakısı' gibi her yerde oynadı, yabancılık çekmedi. Stoperde 123, sağ bekte 62, merkez orta sahada 30 ve sol bekte 3 karşılaşmada ter döktü. Şubat 2025'te sözleşmesini 2027 sezonu sonuna kadar uzatmıştı.


MERT DAHA YENİ SÖZLEŞME İMZALADI
Mert
Günok, Beşiktaş kariyerine 2021'de başladı. F.Bahçe altyapısında A takıma kadar yükselen milli eldiven, ardından Bursaspor, Başakşehir maceraları yaşadı. Beşiktaş'ta 130 karşılaşmada 153 gol yerken 38'inde kalesini gole kapattı. Fenerbahçe'de 6, Beşiktaş'ta 3 ve Başakşehir'de 1 şampiyonluk (kupalar da dahil) kazandı. Ocak 2025'te Beşiktaş ile 2 yıllık yeni sözleşme imzaladı. 2012'den beri koruduğu A Milli Takım kariyerinde 37 mücadelede ter döktü. 37 gol yerken kalesini 15 defa kapattı. Özellikle 2024 Avrupa Şampiyonası'ndaki müthiş performansıyla hafızalara kazındı. Çok defa yılın kalecisi seçildi.


BU KADAR BORÇLA TRANSFER YAPILIR MI!
Beşiktaş
2025 yılı 3. Olağan Divan Kurulu Toplantısı'nda resmi olarak açıklandı: Kulübün 31 Ağustos 2025 itibarıyla toplam borcu 22 milyar 531 milyon 664 bin 293 TL. Yanlış okumadınız! Bu rakam, bir önceki divan kurulunda (31 Mayıs 2025 verisi) açıklanan 17 milyar 731 milyon TL'den yaklaşık 4,8 milyar TL daha fazla. Sadece 3 ayda bu kadar artış olması camiada şok etkisi yarattı. Başarı da olmayınca bu rakamın büyüklüğü ve etkisi daha çok ortaya çıkıyor. Şimdi transfer döneminde Beşiktaş, 6-7 futbolcu da alacaksa herhalde 25 milyarı geçer bu tutar! Şampiyonluk yarışından kopan Beşiktaş'ın mevcut kadrosu kupa için yeter. Hadi 1-2 transfer de yapsın. Beşiktaş, bu 22,5 milyar TL'lik borcu kısa vadede ödeyemez ama tamamen batıp ortadan kalkacak bir durum da yok. Türk futbol kulüpleri dernek statüsünde olduğu için klasik iflas yaşanmıyor; borçlar yapılandırılıyor, taksitleniyor ve yönetiliyor. Ancak mevcut tablo çok zorlayıcı ve sürdürülemez.

Son operasyonun ince noktaları!

Futboldaki şike ve bahis operasyonu büyüyerek devam ediyor.. Buz dağının asıl görünmeyen yüzü daha çıkmadı ama! Son olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü, "Futbolda Bahis Soruşturması" kapsamında yeni bir operasyon düzenlendi. İstanbul merkezli 11 ilde eş zamanlı yapılan baskınlarda, 14'ü aktif futbolcu olmak üzere toplam 29 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Tabi ki en çok dikkat çeken isim G.Saray'ın eski Başkan Vekili Erden Timur. Savcılık açıklamasına göre, 6222 sayılı Kanun maddesi 11: Şike ve teşvik primi, 5549 sayılı Kanun: Suç gelirlerinin aklanması (kara para), 7258 sayılı Kanun: Yasa dışı bahis. Yani Timur'a çok önemli 3 suçlama yapılıyor..

TÜRKİYE'NIN UEFA VE FIFA İLİŞKİLERİNİ YÖNETİYOR!
Galatasaray
taraftarının çok sevdiği bir isim.. Özellikle transfer dönemlerinde.. Ki Sadettin Saran'a taraftarın verdiği desteği Galatasaray taraftarı da veriyor. Gözaltına alınan ve dikkat çeken isimlerden biri de TFF Dış İlişkiler ve Milli Takımlar İdari Direktörü Buğra Cem İmamoğulları.. Milli Takım ekibinde görev yapan ismin bahis soruşturması içinde yer alması üzücü.. Görev tanımı kapsamında; TFF'nin FIFA, UEFA ve diğer ulusal federasyonlarla ilişkilerini yönetmek, A Milli Takımı ve alt yaş milli takımlarının uluslararası organizasyon süreçlerini koordine etmek, resmi müsabakalar, kamplar ve turnuvalarda idari planlamayı yürütmek gibi sorumluluklar üstlenmekte.

KASIMPAŞA-SAMSUN MAÇI ŞÜPHELİ GÖRÜLMÜŞTÜ!
26
Ekim 2024'te oynanan Kasımpaşa-Samsunspor maçında şike ve bahis manipülasyonu iddiaları şu anki futbolda bahis soruşturmasının en kritik parçalarından biri haline geldi. Süper Lig 10. hafta maçı, Samsunspor'un deplasmanda 4-1 kazanmasıyla bitmişti. İlk yarı: Samsunsporlu Olivier Ntcham, 19. ve 27. dakikalarda iki penaltı kaçırdı (biri Panenka tarzı, diğeri üstten dışarı). Kasımpaşa, 31. dakikada Aytaç Kara'nın golüyle 1-0 öne geçti ve devre bu skorla kapandı. İkinci yarı: Samsunspor 68. dakikadan itibaren 4 gol buldu ve maçı çevirdi.. İşte o günlerde oldukça fazla maça dair şüpheler dile getirilmişti.. Hatta 238 kişi bahis oynayıp oldukça büyük rakamlar kazanmıştı.. Şimdi sevk edilen oyuncular arasında bu iki takımdan isim yok.. Bu, soruşturmanın üçüncü dalgası ve dosyadaki en dikkat çeken maç. Yeni delillerle genişleyebilir.

DEVLET RENKLERE GÖRE SORUŞTURMA YAPMIYOR
Operasyonların
renklere göre yapılmadığı da en büyük gerçek.. Dolayısıyla devlet makamlarına ve savcılığa güvenmek esas olan şey.. Sosyal medyada özellikle olayları başka noktaya çekip bir kaos ortamı yaratmak kimseye bir fayda sağlamaz.. Herkes kendi kulübüne dokunulmayınca alkışlıyor, dokunulunca "siyasi" diye sallıyor. Gerçek temizlik yerine algı savaşına dönüyor iş. Soruşturma genişliyor (hakemlerden futbolculara, TFF görevlilerine, yöneticilere), ama taraftar kavgası yüzünden odak dağılıyor. Eğer ülkemizi futbolu gerçekten temizlensin istiyorsak, masumiyet karinesiyle bekleyip delillere bakmak lazım. Önemli olan da bu!

Analizi F.Bahçe ailesi yapar!

Fenerbahçe, milyonlarca taraftarı olan, tarihi bir mücadele ruhu taşıyan Türkiye'nin en büyük camialarından biri. Sadettin Saran'ın başkanlığı döneminde gündeme gelen uyuşturucu soruşturması (saç örneğinde kokain pozitif çıkması, mesajlaşmalar ve gözaltı süreci) ister istemez kulübün imajını etkiledi. Dün itibarıyla adli kontrol şartıyla (haftada iki gün imza ve yurt dışı yasağı) serbest bırakıldı. Süreç devam ediyor. Hukuken masumiyet karinesi geçerli; henüz bir mahkûmiyet yok. Sayın Saran iddiaları reddediyor ve yaşananları "itibar suikastı" olarak nitelendiriyor. Ancak söz konusu Fenerbahçe gibi büyük bir camia olunca mesele sadece hukuki boyutta kalmıyor. Özellikle uyuşturucu temini veya kullanımı gibi ağır iddialar, kulübün prestijini, gençlere rol model olma sorumluluğunu ve genel algıyı zedeliyor.

Taraftarın önemli bir bölümü destek veriyor; statta tezahüratlar yapılıyor, kulüp binasında ve sosyal medyada birlik mesajları paylaşılıyor. Buna karşılık istifa çağrıları da var. Bazı Yüksek Divan Kurulu üyeleri, "Kulübü daha fazla yıpratmamak adına" görevden ayrılmasının doğru olacağını savunuyor. Fenerbahçe'nin yaklaşık 900 sporcusu var, her yaş grubunda faaliyet gösteriyor ve olimpiyatlara en çok sporcu veren kulüp olmakla gurur duyuyor. Bu detaylar, konunun ne kadar hassas olduğunu gösteriyor. Ocak ayındaki Yüksek Divan Kurulu toplantısında konu tüm yönleriyle ele alınacaktır. Nihayetinde bu kararı Fenerbahçe kendi iç dinamikleriyle vermelidir. Doğru olan da budur.

BEŞİKTAŞ KAÇ OYUNCU ALMALI?
Beşiktaş, Fenerbahçe'yi kupada yenerek taraftarına sadece bir galibiyet değil, huzur ve umut hed-i ye etti. Türkiye Kupası, Beşiktaş için bu sezon vazgeçilmez olmalı. Transfer konusuna gelince; ikinci yarı için en az 4-6 transfer şart. Yönetim de zaten 5-6 takviye planlıyor.
Merkez orta saha: Rafa Silva'nın olası ayrılığı sonrası en az 2 kaliteli, yaratıcı ve skor katkısı verecek oyuncu gerekiyor.
Sol bek: Kronik bir sorun. Mutlaka transfer şart. Masuaku kalsaydı bu sıkıntılar yaşanmazdı.
Stoper: Savunma hattı sık sık dağılıyor. Eldeki isimlerle olmaz; iki yıldız, marka stoper alınmalı.
Sağ bek: Orada da istikrar yok. Beşiktaş bu bölgeye de transfer istiyor.


F.BAHÇE, MUSABA'YI 1 AY ÖNCE BİTİRDİ!
Musaba'nın Fenerbahçe'ye transferi Samsunspor cephesinde tepki yarattı. Teknik direktör Thomas Reis, A Spor'da sert açıklamalar yaptı. Oyuncunun haftalardır isteksiz olduğunu söyledi. SABAH Spor bu haberi, 23 Kasım'da vermişti. Yani Fenerbahçe, oyuncuyla yaklaşık 34 gün önce masaya oturmuş ve işi bitirmişti. Bu yeni bir gelişme değil. Peki Samsunspor'a haber verilmeli miydi? Elbette. Serbest kalma maddesi süreci kolaylaştırmış olsa da kulüp kapısının çalınması daha doğru olurdu. Artık yapılacak bir şey yok. Transfer tamamlandı ve Fenerbahçe iyi bir iş yaptı. Kerem ve Oğuz düşünsün artık!.


İCARDİ G.SARAY'DA KALDI
G.Saray yönetimi, net yanıtlar vermese de İcardi için kararı taraftar verdi. Arjantinli futbolcuyu her maçta daha fazla bağrına basan seyirci, yönetime net bir mesaj gönderdi: "İcardi ile sözleşme yapın..." Ocak ayında Arjantinli ile masaya oturulup 2 yıllık el sıkışılması bekleniyor.

Rafa Silva’yı unut Cerny’ye bak!

İki takımın da çok eksiği vardı. Buna rağmen kalite düşmedi. Fenerbahçe de Beşiktaş da kazanmak istedi. Ama daha net pozisyonlar bulan Beşiktaş'tı. Maça asıldı. Beşiktaş'ın kulvarı burası çünkü. Avrupa'ya gideceği yer kupa.. Bu galibiyet ligdeki puan kayıplarını da unutturur, devre arasına güzel girerdi.. İşte Beşiktaş, kendisi için anlamı çok daha fazla olan bu derbiyi aldı. Cerny tam bir derbi canavarı! Kadıköy'de hem ilk golü atıp takımı öne geçirdi hem de 90+1'de fişi çekti. Maçı tek başına çeviren adamdı. Bu sezon Beşiktaş'a geldikten sonra hızlı adapte oldu. Hızlı, teknik, sol ayağı çok etkili, sağ kanatta veya 10 numarada da fark yarattı.. Bir sağ ayağı bir de sol ayağı ile gol attı. Rafa Silva yokken boşluğu dolduruyor, kontralarda önemli bir silah olduğunu gösterdi. Beşiktaş'ın transferleri bu kadar tartışılırken özellikle büyük maçlarda sahneye çıktı. Özetle, sadece 3 puan değil; prestij, moral ve kupa iddiası için dev bir adımdı Kadıköy'de kazanmak.. Beşiktaş taraftarı çok acı çekti bu sezon. 2025 biterken gülmeyi hak etti. Kadroya bakarsak Orkun istediği şutları atamadı, Tarık'a takıldı.. Ama sahada psikolojik bir güçtü.. Devrim iyi mücadele etti.. Emirhan kritik müdahaleler yaptı. Abraham penaltıyı yaptırsa da sırtı dönük halde mükemmel bir pasla Cerny'yi kaçırdı ve ilk golün asistini verdi. Onun dışında forvette yalnız kaldı ama top tuttu, mücadele etti, alan açtı. Salih... Genel olarak orta sahada top dağıttı, defansif katkısı iyiydi, rotasyonlu kadroda oyunu dengede tutan isimlerden biriydi. Ama maçın yıldızı tabi ki Cerny.. Rafa Silva'yı unut Cerny'ye bak! Son söz: Eksikler ne olursa olsun tarih sonucu yazar!

Stres ve baskı altında şifa gibi 3 puan!

Beşiktaş evinde kazanarak gerçekten derin bir "Oh" çekti... Aksi bir sonuç deprem etkisi yaratırdı. Eksik çok, sakat çok... Üstüne Abraham da sakatlanınca Beşiktaş'ın oynayacak futbolcusu bile kalmadı. Transfer dönemindeki plansızlık Beşiktaş'ın bugünlerde acı çekmesine neden oluyor. Bu kadar soruna rağmen tribüne gelen taraftar için ne yazsak azdır. O kadar büyük bir sevgi ve vefa var ki, kulüplerine karşı her hafta "Elbet beyaz bir sayfa açacağız" diye hep umut içindeler. Ligin ilk yarısı bitti; Beşiktaş'ın defans kurgusu, bekleri oturmadı. Orta saha desek, aynı durumda. Kanatlar hep sorun... Aslında şu maçtan bu kadar soruna rağmen 3 puan almak müthiş bir şey. Rafa Silva ısınmak için sahaya çıkıyor. Topa zoraki vuruyor. Kendini gizlemek için de siyahlara bürünüp sadece gözleri görünüyor... Banka soyguncusu gibi! Zaten golde de sevinmeyen tek adamdı. Bu uygunsuz tavırlar takımın enerjisini de aşağı çeker... Yollayın da herkes kurtulsun artık..
İlk yarıdaki tıkanıklık sonrası Rashica gibi bir yıldızın devreye girmesi ve attığı nefis gol camianın da taraftarın da umudu oldu. Beşiktaş'ın kadro kalitesini ve derinliğini artırması lazım. Transfer döneminde en az 5 oyuncu şart... Stoper, sağ bek, sol bek, orta saha, forvet... Bu maçta Abraham sakatlandı, El Bilal Toure yok... Genç Mustafa Hekimoğlu hep sorunlu. Forvete Rashica'yı geçirdi Sergen Yalçın, bu hamlesi golle karşılık verdi. Sonuçta Beşiktaşlı oyuncular mücadele etti, koştu, çabaladı ama sonuç ve kalite bu kadar. Beşiktaş maçları tamamen kontrol altına alıp baskılı oynayamıyor. Rakiplerine oynama fırsatı veriyor. Stresli oldukları, panik halleri her türlü belli oluyordu. Sakin ve rahat değildi kimse… Bunu da normal karşılamak lazım. Beşiktaş'ın devre arasında yapacağı çok iş var..

Şah-mat’ı hangi taraf söyleyecek!

Önce bir hatırlayalım… Rafa Silva, 2 Kasım'da oynanan Fenerbahçe derbisinin ardından yaklaşık 1 ay boyunca sakatlık (bel, adale ve kas ağrılar ı vb.) gerekçesiyle idmanlara çıkmadı ve maç kadrolarına alınmadı. Takımla çalışmalara döndükten sonra oynamaya hazır hissetmediği gerekçesiyle Gaziantep ve Trabzonspor maçı kadrolarında yer almadı. İki aya yaklaşan bu süreçte devre arasında ayrılmak istediği, Benfica'ya ya da başka bir Portekiz takımına transfer olacağı ve Türkiye'de oynamayacağı yönünde iddiaları gündeme geldi. Hatta ayrılığına izin verilmezse futbolu bırakacağı dahi konuşuldu.

YOKLUĞU BEŞİKTAŞ'I ETKİLEDİ!
Beşiktaş'ın hücum hattında önemli bir rolü olmasına rağmen Rafa'nın yokluğu, özellikle kritik maçlarda takımın skor üretmesini ciddi şekilde zorlaştırdı. Yaşanan sakatlıklar ve Rafa'nın belirsiz durumu, şampiyonluk şansını doğrudan etkiledi. Bu süreç; teknik heyet (Sergen Yalçın), yönetim (Başkan Serdal Adalı) ve oyuncu arasında bir krize dönüştü. Taraftar ve medya ikiye bölündü. Bir kesim Rafa'yı savunurken, çoğunluk "profesyonel davranmıyor" eleştirisini yöneltti. Portekiz basını da Rafa'nın imajının zarar gördüğünü yazdı.

BEDAVA VERMEYECEĞİZ!
Beşiktaş, bonservissiz kadrosuna kattığı Rafa için yüksek bir maaş ve imza parası ödemişti (yıllık yaklaşık 9.5 milyon Euro). Başkan Serdal Adalı, olası bir ayrılık için en az 15 milyon Euro bonservis talep ederek "bedava verilmez, kulübe zaten zarar verdi" tavrını aldı.

HAMLE HAMLE BAKALIM:
Rafa'nın hamlesi: "Hazır değilim, oynamam, Benfica'yı istiyorum" söylemiyle köşeye sıkıştırmaya çalışıyor. Zamanın lehine işleyeceğini düşünüyor. Beşiktaş'ın (Adalı+Sergen) hamlesi: "15 milyon Euro getirmeden gidemezsin. 'Hazırım' dersen kadroya alırım ama zorlamam." Bu duruş hem mali kaybı azaltmayı hedefliyor hem de Rafa'yı kamuoyu önünde 'kendi isteğiyle oynamayan' konumuna getiriyor. Kamuoyu desteği, Beşiktaş'tan yana.

BENFİCA ACELE ETMİYOR!
Benfica'nın (Mourinho+Rui Costa) hamlesi: Acele etmiyorlar, Beşiktaş'a doğrudan teklifleri yok. Benfica'dan bonservis kazandırmadan ayrıldığı için dönüşünün de bonservissiz olmasını istiyorlar. Menajeri bonservissiz çıkmak istediklerini söyledi. Beşiktaş'ın tavrının ardından önce 3 milyon Euro sonrasında ise '5 milyon Euro get-i relim' diye yoklama yaptı ama kulübün yanıtı değişmedi. Beşiktaş'ın zamanla fiyat kıracağını hesaplıyorlar. Zaman faktörü: Ocak transfer dönemi sadece bir ay. Her geçen gün Beşiktaş'ın eli biraz zayıflarken, Rafa'nın da sezonu kulübede geçirip kariyerine zarar verme riski artıyor.

FORMA GİYERSE BUZLAR ERİR
Sonuç: Şu an tablo berabere gibi görünse de "şah-mat" yakın. Ya Benfica ya Arap kulüpleri son hafta 10-12 milyon Euro civarında bir teklif yapıp transferi bitirecek, ya da Beşiktaş direnip Rafa'yı sezon sonuna kadar kadroda tutacak (ki bu senaryo herkes için kayıp). İşin en ilginç yanı şu: Rafa, bugün Rizespor maçı kadrosunda olacak. 20–30 dakika süre de alırsa, bütün bu satranç bir anda "Kriz bitti" noktasına dönebilir. Oynamazsa devre arası finali iyice kızışır.

İcardi’nin kaderini bu süreç belirleyecek

Kasım ortasında Alman basını (Sky Sports DEFlorian Plettenberg) G.Saray'ın İcardi'yi tutmak istediğini, menajeriyle görüşme planladığını yazmıştı. Hatta maaşı düşürerek (10 milyon Euro'dan 8 milyon Euro'ya) 1+1 veya 2 yıllık uzatma gündemdeydi. Sonra Başkan Dursun Özbek, "Devre arasında değerlendirilecek, acele yok" dedi. Aralık başına gelindiğinde işler değişti.. G.Saray'dan resmi teklif gelmedi. İcardi, 10-11 Aralık'ta Instagram'dan sert açıklama yaptı: "Kimse beni/menajerimi aramadı, yenilememe kararı bildirilmedi. Sözleşmem bitince başım dik giderim, erken gidersem benim kararım olur. Birkaç ay daha İcardi izleyin, tadını çıkarın." Bu sözler ültimatom gibiydi.. Antalya maçında kral yine golünü attı.. Maç sonu "Osimhen onu itirek hadi git üçlü çektir" dedi.. Yani Nijeryalı oyuncu jest yapıp takım arkadaşını motive etti.. Şimdi Osimhen yok.. Gözler Arjantinli futbolcuda olacak.. Yani kaptan direkt 11'de başlayacak.. İşte bu süreç de İcardi'nin sözleşmesinin olup olmayacağını tayin edecek.. Okan Buruk sıkı sıkı İcardi'ye tutunsun.. Kendisinin geleceği de Arjantinli futbolcunun performansına bağlı..



DÖRTLÜ FİNALLER İTALYA&İSPANYA'DA FUTBOL BAYRAMI OLDU
Her sezon hortlayan bir durum var.. Türkiye Kupası'nı itibarsızlaştırmak için yapılan yorumlar.. Bitmiyor! Bir de buna takım, teknik direktör ve yöneticileri de katılınca ortaya saçma sapan tartışmalar çıkıyor.. Mesela Okan Buruk sürekli itiraz ediyor.. 3 sezondur şampiyon ama hâlâ Çarşamba- Perşembe hesabı yapıyor.. Oysa kariyerindeki ilk önemli başarısını Akhisar Belediye'de (2017-18) Türkiye Kupasını alarak elde etti.. Ondan sonra yolu açıldı. Bunun gibi onlarca örnek var! Şimdi Süper Kupa turnuvası var.. Türkiye'nin en iyi durumdaki 4 takımı müthiş bir ziyafete imza atacak.. Vatandaş açık kanalda doya doya izleyecek.. Turkuvaz Medya Grubu yıllardır bu kamu görevini başarıyla yerine getirdi. Getirirken de büyük bedeller ödedi.. Hem maddi hem de manevi.. Mesela İspanya Süper Kupası geçen sezon dört takımla Suudi Arabistan'da gerçekleştirildi. Ocak 2025'te yarı finalde A.Bilbao-Barcelona ve R.Madrid-Mallorca maçları sonrasında finalde Barcelona, R.Madrid'i 5-2 yenerek tarihi bir maça sahne oldu. Bu sezon ise 7-11 Ocak 2026'da yine dörtlü final yapılacak. İtalya'ya baktığımızda ise Napoli, Milan, Bologna ve İnter'in katılımı ile 17-18 Aralık'ta yarı finallerle başlayacak. İtalya'nın devleri, geçen sezon ise yine dört takımlı final turnuvasında Milan'ın şampiyonluğunda Suudi Arabistan'da futbol resitali sunmuştu. Gelelim Türkiye Kupası'na… Türkiye'yi kucaklayan Türkiye Kupası'nda grup aşaması, 8'er takımlı 3 gruptan oluşuyor bu sezon. Her ekip, toplam 4 maç yapacak. İlk 2 sırada bitiren 6 takım ve en iyi iki grup üçüncüsü toplam 8 ekip çeyrek finale yükselecek. Bundan güzel ne olabilir.. Ziyafet bu.. İnsanlar doya doya maç izleyecek.. Yeni gençleri, yeni yıldız adaylarını izleyecek.. Beyoğlu Yeni Çarşı'nın performansını merak eden yok mu?.. Ve Iğdır, Keçiörengücü, Fethiye.. Buyrun şölene.

1024 İSİM DAHA MERCEK ALTINDA
Bahis ve şike soruşmasında önemli bir haftaya daha giriyoruz.. 1024 futbolcu soruşturma altında.. Menajerlerin de yeni dalganın içinde olması bekleniyor.. Futboldaki temizlik operasyonu için bazı kafalardan saçma sesler çıksa da şu ana kadar yap-ı lan işlemlerin yerinde olduğu da bir gerçek.. Bu işin büyük küçük takım diye de bir ayrımı yok.. Bu hafta özellikle Futbol Federasyonu tarafında başka isimlerin açıklanmasını bekliyorum..

Rakamlar, kuponlar, isimler içimizi acıtıyor!

Ekim ayında başlatılan futboldaki bahis operasyonu, tüm yönleriyle sürüyor. TFF ile Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından birlikte yürütülen soruşturmalarda SABAH'ın bugünkü özel haberi birçok detayı içinde barındırıyor. Detaylar, bu kirliliğin nasıl ahtapot gibi her yeri sardığını gözler önüne seriyor. 118 yıllık mazisiyle Türk futbolunun koca bir çınarı olan F.Bahçe'nin kaptanlığına yükselme onuruna ulaşan Mert Hakan'ın, iddialara göre büyük rakamlarla bahis ağının içinde olması şaşkınlık verici… Burada masumiyet karinesi çok önemli. Suçu ispatlanana kadar her kişi masumdur. MASAK'ın (Mali Suçları Araştırma Kurulu) raporlarında Mert Hakan'ın, arkadaşı Ersin Dikmen'e 4 Aralık 2021 ile 26 Ekim 2025 tarihleri arasında gönderdiği toplam4 milyon 453 bin TL'nin, anında bahis sitelerine yönlendirildiği tespit ediliyor. MASAK, Mert Hakan'ın, Dikmen vasıtasıyla 2021'den itibaren yani 4 yıldır F.Bahçe maçlarına bahis oynadığını belirliyor. Hem çok vahim hem de çok dramatik... Bunlar hangi maçlar! İşin daha da vahimi bir kaptanın takım arkadaşı, milli takımın gözbebeği İsmail Yüksek için 'en az 3 faul yapar' ve 'kart görür' şeklinde kupon yaparak genç bir oyuncuyu bu işlere alet etmesi… Bu iddiaların her detayı ile açığa kavuşturulması lazım.. Kendisi ifadesinde, Dikmen'e borç verdiğini ve bu kişinin bahis oynadığını bilmediğini söylemiş.. Yasa dışı bahis sitesinde slot oynadığını ise söylemiş..

METEHAN: G.SARAY'A OYNADIM
Asrın
soruşturmasında savcılık ile TFF'nin incelemeleri ve araştırmaları titizlikle devam ediyor. Futbolun en üst seviyesine gelmiş bir oyuncunun şu anki yaşadığı durum sarı-lacivertli camia adına da üzüntü verici.. F.Bahçe yönetimi de konuyu yakından takip ediyor.. Kulübün avukatları da bu iş için seferber oldu.. Yine futbola odaklanıp sırtına geçirdiği Galatasaray formasının kıymetini bilmesi gereken Metehan Baltacı da maalesef bahis uğruna geleceğini heba etti. Genç bir isim..
Oynadığı kuponlar 5 TL ile 1800 TL arasında.. 36 kupondaki kazancı 920 TL.. Rakam tabii ki önemli değil burada.. Kendisi de İskenderun ve Eyüp'te oynarken bu işlere karıştığını söylemiş.. İfadesinde şunu söylemiş: "Yasal bahis oynadım. Kiralık olduğum dönemde G.Saray üzerine kupon yaptım..." Metehan, G.Saray kazanır ve 2.5 üst oynamış..

KÜÇÜK, PARA VE 14 KİŞİ!
Bir
diğer mesele; MASAK'ın radarına takılan hakem Zorbay Küçük'ün hesaplarında toplam 22 milyon 377 bin liralık işlem tespit edilmiş. Buradaki dikkat çeken nokta, bankacılık transferi gerçekleştirdiği 14 kişi hakkında yası dışı bahis faaliyetleri kapsamında temasta bulunması.. Bu kanser, futbolcusundan, hakemine, başkanından, teknik direktörüne, menajerinden kongre üyelerine kadar Türk futboluna el atmış… Futbolumuz ameliyat masasında.. Doğru teşhis ve tedavi ile mutluluk yakındır diye düşünüyorum..