CANLI
SKOR
Fatih Doğan

Fatih Doğan

Kartal kanatlandı

Şampiyon parolasıyla yola çıkan bütün takımların güçlü bir hücum hattı oluşturmasının yanısıra onları destekleyecek kanat beklerinin çok iyi olması şarttır.
Oyunu rakip alana yıkmanın, ilerde çoğalırken çizgiye inip farklı pozisyon alternatifleri üretmenin anahtarı bek oyuncularıdır. Dün Denizli deplasmanında Beşiktaş'ı 5-1'lik farklı galibiyete ulaştıran oyunun iki temel noktası vardı. Birincisi; sağda Gökhan ve sol bekte Rıdvan'ın sağ açık gibi sürekli hücum hattının içerisinde ve etkin bir şekilde oynamalarıydı. Lens Denizlispor'un 54'de Estupinan ile attığı kontratak golünde Lens topu sağdan bindiren Gökhan'a verse o gol olmazdı. Hatta Beşiktaş 2-0'ı bile yakalayabilirdi. Gökhan Gönül 5 dakika sonra ceza sahasının göbeğinde kafa golüyle 2-1'i bulmasa Beşiktaş bu maçı 5-1'e ulaşamaz, kırılma anı yaşayabilirdi. Gökhan sözleşmesinin uzatılmasını hakettiğini gösteren muhteşem bir performans sergiledi. Diğer oyunculara birşey demem ama performansıyla Gökhan Gönül'le orta yol bulunup sözleşmesinin bir yıl daha uzatılması doğru olur. Sol bek Rıdvan bu maçta da hücum hattında ne kadar rahat ve etkili bindirmeler yaparak bizleri mahçup etmeyeceğini gösterdi. İkincisi; Açılış golüne imza atan Kaptan Burak'ın, N'Koudou'nun güzel golünde de, Ljajic'in golünde de asisti vardı. Bu ülke istekli ve hazır bir Burak'ın nasıl etk-i li bir golcü olduğunu bilir. Dün maçtaki hırsı üst seviyedeydi. Takım tarafından sevilen, hızıyla büyük potansiyel olan N'Koudou'nun son vuruşlarda iş bitiricilik sorunu yaşadığını biliyoruz. Dünkü görüntüsü geliştirilebilir, bir yıldız kazanılabilir fikrimizi destekliyor. Kartal'ın kanatları bir de golcüsü çok iyi olunca farka uçtu. Özellikle bu hücum hattı geçen hafta sahaya sürülen hücum hattına fark attı. Sergen Yalçın'ın maç öncesi "Şampiyonluğa oynayan bir takım istiyorum. Burası Beşiktaş 10-11 tane genç oyuncuyla oynanmaz" sözleri kamuoyundan önce yönetime net bir mesaj...

Kartal’ın kalite sorunu var

Koronavirüs gölgesinde "özel protokolle de olsa" futbola geri döndük! Tribünlerin boş kaldığı, süreçte psikolojik travmalar yaşayan takımların hazırlık maçı dahi yapmadan oynamak zorunda kaldıkları bir ligde onlardan çok iyi performanslar beklemek hayalcilik olurdu.
Beşiktaş'ın da dün Antalyaspor karşısında diğer takımlar gibi fiziksel zafiyetler yaşadığını gördük. Ancak bu kalite sorununu daha net ortaya çıkardı. Bırakın Vodafone Park'ta "Ruhumuz yeter" diyerek para verip karton resimlerini koyan taraftarları, gerçeği dün tribünde olsa yine takıma etki edemezdi. Özellikle ilk yarı üretemeyen bir forvet, pozisyon alamayan bir defans hattı izledik. Sahada varlığı ile yokluğu hiç belli olmayan forvette Güven arkasında Diaby, Boateng ve Boyd dörtlüsü o kadar uyumsuz, o kadar etkisizdi ki tribündeki taraftar kartonlarının bile kanı çekildi!!!
Planını Beşiktaş defansının kademe hataları üzerine kuran Tamer Tuna ilk yarı 2 golle zekasının karşılığını aldı. Vida, Ruiz ve Gökhan'ın kademe hataları sonucu düştükleri kötü durumu telafi etmek için ikinci yarı daha fazla gayret etmek zorunda kaldı. Beşiktaşlıların ilk yarıdaki tek tesellisi genç Rıdvan oldu. Sergen hoca sahada dökülen Güven Yalçın ve Diaby'i çıkarmak için neden 2-0'ı bekledi bilinmez! 55'te kaleciyle karşı karşıya kaldığı pozisyonda kafasını dahi kaldıramadan topu kaleciye nişanlayan vasat Boyd'a nasıl tahammül etti hâlâ anlamış değilim!
Antalya'nın Sinan'ın 47'de direkten dönen şutunu kenara koyuyorum 65'te Boateng, Boyd, Güven gibi vasat oyuncuların çıkmasından sonra Beşiktaş toparlandı. Adem'in de istekli oyununu eklediğinizde son 30 dakikadaki üstün futbol yenilgiyi çıkarmaya yetmedi. Ancak son yarım saat kimseyi kandırmasın. Beşiktaş'ın bu kadar vasat oyuncuyla yol alabileceğine hiç ihtimal vermiyorum.

Bundesliga bizim için iyi bir örnek

🔴 12 Haziran için geri sayım başladı... Nasıl bir 8 hafta bekliyorsun?
Futbol; dünyanın en fazla kitleye ulaşan, en büyük eğlence kaynağı... İş ve pazarlama dünyasının lokomotifi, bahis şirketlerinin gözbebeği. Hal böyle olunca futbolu pandemi bile durduramadı. Nihat Özdemir'in giydiği "ateşten gömlek" oynanma süreciyle çelikten bir zırha dönüşmeye başladı. Bu krizden eli güçlenerek çıkacak gibi görünüyor. Son toplantıda 18 kulübün "Para yok, kriz büyük" diyerek TFF'ye verdiği "Siz en iyisini bilirsiniz!" desteği, Nihat Özdemir'in liderliğini güçlendirdi. Futbol kalitesine gelince... Bundesliga iyi bir örnek. 12 Haziran'a kadar bizim takımlarımızda sakatlık risklerinin artacağını da öngörerek fizik kondisyon olarak yeteri seviyede hazır olacaklarına inanıyorum.

Gönül'ün Beşiktaş'tan ayrılma ihtimali yüksek
🔴 Gökhan ve Caner'in Fenerbahçe'ye döneceği konuşuluyor. Giderler mi?
Beşiktaş ve Çebi ile ilişkileri iyi olan Ali Koç, Beşiktaş'a rağmen Beşiktaş'tan futbolcu almaz. Ancak Beşiktaş, Gökhan ve Caner'e yıllık 750 bin Euro teklif edecek. Beşiktaş mecburi tavırla iki oyuncuya kapıyı açıyor. F.Bahçe de Beşiktaş'ın anlaşamamasını bekliyor. Gökhan için ücret tavizi verilebilir ama ayrılık yüksek ihtimal.
🔴 Kriz nedeniyle yeni dönemde genç bir Beşiktaş izleyebilir miyiz?
Beşiktaş gençlerle başarı öyküsü yazmış, hem de birkaç kez. Bu ülkede 4 büyüklerden bu işi başaracak bir takım varsa Beşiktaş'tır. Gençlere dönülmeli. Şu batmış ekonomide futbola ve başarıya aç gençlerin arasına tecrübeli ve kaliteli 3-5 yıldız serpiştirince 30 milyon Euro gibi bütçelerle başarı gelir. Destekliyorum.

Terim oturduğu postu gençlere bırakacaktır
🔴 Aurelio, F.Bahçe teknik ekibine katıldı. Başarılı olur mu?
Aurelio iyi bir profesyonel, iyi iletişim yeteneğine sahip zeki bir isim, F.Bahçe'ye değer katacaktır. Ancak F.Bahçe çok zaman kaybediyor. Daha net olmalı. Emre Belözoğlu sportif direktör oldu mu? Bu açıklanmalı. Erol Bulut'ta karar kılındı mı, paylaşılmalı. Bu, yol alırken avantaj sağlar.
🔴 Çimşir, Yalçın, Buruk ile F.Bahçe için adı geçen Bulut... Gençler mi, Terim mi?
Bu soru bence adaletli ve doğru bir soru değil. Fatih Terim ağır sıklet, gençler hafif sıklet... İkisine maç yaptıramazsın... Kazanan belli olur. Ancak hayatın döngüsü zamanı geldiğinde ki çok fazla kalmadı, Fatih Terim oturduğu postu gençlere bırakacaktır. Sergen Yalçın, Okan Buruk, Erol Bulut, İbrahim Üzülmez ve daha birçok hoca gümbür gümbür geliyorlar

Olimpiyat meşalesi sönmeyecek

Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) Asbaşkanı ve Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) Başkanı Prof. Dr. Uğur Erdener, Koronavirüs nedeniyle 2021 yılına ertelenen Tokyo Olimpiyatları ile ilgili gelinen son durumu değerlendirdi. SABAH'a telekonferansla bağlanan Erdener, yaşanan süreci ve merak edilenleri anlattı…

BİZİM 3 ÖNEMLİ KRİTERİMİZ VAR

🔴 Koronavirüs'ün pandemi olarak ilan edilmesinden sonra 24 Mart'ta IOC Başkanı Thomas Bach, Japonya Başbakanı Sayın Shinzo Abe ile görüştü ve Olimpiyat ve Paralimpik Oyunları yine TOKYO 2020 adıyla 2021 yılı temmuz ve ağustos aylarına ertelendi. Çünkü 3 önemli kriter vardı: İnsan sağlığı, sporcuların antrenman olanaklarına ulaşamaması, kota müsabakaları ve oyunlar için seyahat kısıtlamalarının olması.

2021'DE DAHA ANLAMLI OLACAK

🔴 Dünyanın olimpiyata, insanlığın olimpiyat ruhuna ihtiyacı var. Olimpiyat oyunları 1896'dan bu yana 3 kez savaşlar nedeniyle iptal edildi. İlk kez de pandemi nedeniyle ertelendi. Şuna inanıyoruz ki, Olimpiyat ve Paralimpik Oyunları'nın meşalesi sönmeyecek. Tokyo 2020'nin 2021'de çok daha farklı ve anlamlı şekilde gerçekleştirileceğini düşünüyorum.

800 MİLYON DOLARLIK DESTEK

🔴 IOC, Olimpiyat Oyunları'nın tüm paydaşları, yayın hakkı sahipleri ve sponsorlarla sürekli görüşüyor. 23 Temmuz 2021'de Olimpiyat Oyunları yine aynı program ile başlayacak. IOC yönetimi, 14 Mayıs'ta 800 milyon dolarlık bir destek programını kabul etti. 650 milyon dolarlık bölüm, ertelenen olimpiyat oyunlarının bazı harcamalarına kullanılacak. Diğer 150 milyon doları ise uluslararası federasyonların olimpiyat komitelerince sporculara sağlanacak destekler çerçevesinde değerlendirilecek.

HAZİRANDA NORMALLEŞME BAŞLAYACAK

Avrupa'da hazirandan itibaren normalleşme başlıyor. Bizde de haziranda başlaması bekleniyor. Bu yıl önemli bir kota yarışması olmayacak. Ama Dünya Okçuluk Federasyonu olarak ekim-kasım aylarında 2 dünya kupası yapacağız.

KOTALAR GEÇERLİ

🔴 Olimpiyatlar için 24 Mart itibariyle tüm dallarda yüzde 57 kota kazanılmıştı. Kalan yüzde 43 için 1 yıl süre var. Kazanılmış yüzde 57 kota 2021'de geçerli olacak. Kalan 43 için federasyonlar yeni yarışma takvimlerini belirleyecek.
🔴 Kazanılan kotalar geçerli ama federasyonlar değiştirme hakkına sahip. Türkiye için sporcularımız tarafından kazanılan kota sayısı, 11 olimpik spor dalında (kadın voleybol takım kotamız dahil) 58 oldu. Daha fazla kota kazanma şansımız sürüyor.

Altyapıya dönmeleri şart

Aktif Bank'ın 2016 yılından bu yana hazırladığı futbol ekonomisi raporları serisi EkoLig'e geçtiğimiz günlerde yeni bir araştırma daha ekledi. Koronavirüs'ün spor ekonomisine etkilerini inceleyen raporu ve futbol ekonomisini bekleyen değişiklikleri Passolig Genel Müdürü Ceyhun Kazancı'ya sorduk. Kazancı'nın açıklamalarından önemli bölümler şöyle: "Avrupa'nın 5 büyük liginin bulunduğu ülkelerdeki erteleme kararlarını o günkü vaka/ölüm oranları ile karşılaştırarak bir tablo oluşturduk."



TÜRKİYE, AVRUPA'YI GERİDE BIRAKTI
"Ülkelerde ilk vakanın görülmesinin ardından müsabakalarla ilgili en hızlı karar alma sürecinin Türkiye'de gerçekleştiğini gördük. Süper Lig, bu anlamda Avrupa'nın en büyük liglerini geride bıraktı. Kulüplerin bu süreci minimum zararla atlatabilmeleri için altyapıya yönelmeleri gerekiyor. Eldeki kaynakların etkin kullanımı futbolun olmazsa olmazlarından olacak. Dünya futbolunu zor günler bekliyor. Bu zor günlerde herkesin taşın altına elini sokması gerekecek."



MAÇLAR OYNANMAZSA KAYIP 4 MİLYAR EURO'YU BULACAK
Avrupa futbolunda pasta büyüklüğünün 25 milyar Euro'yu geçtiğini belirten Kazancı, "En kötü senaryoda, kalan 1317 müsabakanın oynanmaması durumunda yaşanacak toplam finansal kayıp 3.5-4 milyar Euro'yu bulacak. Süper Lig'de kalan 72 maçın seyircisiz oynanması halinde kayıp 100 milyon TL'yi bulacak. Bir diğer senaryoda tüm maçlar iptal edilirse Süper Lig'in kaybı 1 milyar TL'ye ulaşacaktır. UEFA'nın Fransa'da gerçekleşen Avrupa Şampiyonası'ndan elde ettiği net gelir 830 milyon Euro'ydu. 2021'e ertelenen Avrupa Şampiyonası ise en fazla gelir elde edilen turnuva olması bekleniyordu. Ayrıca Şampiyonlar Ligi finali, UEFA Avrupa Ligi finali ile Süper Kupa finalinin olmaması durumunda, UEFA'nın sadece maç günü gelirlerinden kaybı 15 milyon Euro'nun üzerinde olacaktır" diye konuştu.

Korona bitsin şampiyonluk sonraki iş

Koronavirüs tüm dünyayı sarmadan önce Demir Grup Sivasspor da şampiyonluk için mücadele eden takımlardan biriydi. 49 puanla lider Trabzon'un 4 puan gerisinde 4. sırada yer alan kırmızı-beyazlıların teknik direktörü Rıza Çalımbay'ın Sivas'taki evine telefonla konuk olduk.
🔴 Bir insan ve spor adamı olarak Koronavirüs'ü nasıl yorumluyorsunuz?
İlk kez bütün dünya bir konuda birleşti. Başta Amerika olmak üzere ülkelerin bu kadar etkileneceğini, çaresiz kalacağını beklemiyordum. Anladığım kadarıyla sorun görünenden daha büyük. Dünya ilk kez ortak hareket etmek zorunda.
🔴 Şampiyonluk yarışında iddialı bir şekilde giderken bu ara sizi nasıl etkiledi?
Her şeyin başı sağlık. Şampiyonluk iddiamızı koruyoruz ama şu an için tek bir isteğimiz var. İnsanlar ölmesin, aşı bulunsun.
🔴 Futbolcuların durumu nedir?
Her futbolcu için zor ama yabancılar için daha zor. En çok etkilenen ailesi İtalyada olan Isaac'tı. Özel uçakla gidip almak istedi. Konuşup ikna ettik, burada kaldı.



21 GÜN YETER AMA BİZ 15 GÜNDE TOPARLANIRIZ
🔴 Sivas'ta hayat nasıl geçiyor?
Sabah-akşam koşu yapıyorum. Tesisi karantinaya alıp kapattık ama Sivasspor'un sahası futbolculara açık. Karantina uygulamalarında her futbolcu belli aralıklarla idman yapıyor. Hepsi bana raporlanıyor. Ben de sabah-akşam iki kez tesislere gelerek koşu yapıyorum. Sonrasında evdeyim. Kitap okuyorum. En son okuduğum kitap Sil Baştan. En son izlediğim film Şener Şen'in Yol Ayrımı. Bu arada bir de yabancı dilimi geliştirmek için çalışmalar yapıyorum. Eski maçları izliyorum. Yeni antrenman sistemleri üzerinde çalışıyoruz. Almanya bireysel antrenmanlara başladı. Dünyayı takip ediyoruz. Mesafeli antrenmanlar. Biz de mesafeli antrenmanlarla nasıl bu işi çözeriz diye çalışıyoruz. O sürece girersek saat 10.30 ve 11.30 olmak üzere iki ayrı takımla çalışacağız. 21 gün yeter ama biz 15 günde toparlarız.

MİNİ DÜNYA KUPASI OLUR
🔴 Maçların Antalya'da oynanması fikrini ortaya atmıştınız. Aynı fikirde misiniz?
Antalya'da oynanması, mini bir Dünya Kupası olmasını destekliyorum. Antalya'da havalar sıcak olacak. Kamp yapmak için güzel oteller var. Sahalar da aynı şekilde çok güzel. Kamplar bile oraya alınabilir. Hakemler de orada olur. Ancak maçların seyircisiz oynanması gerekiyor ki kimseye avantaj sağlanmasın. Yolculuk olmayacağı için takımlar yorulmayacak. O zaman haftada iki maç çok rahat oynanabilir.
🔴 Futbolcular psikolojik-mentör desteği almalı mı?
Bizim için zor bir dönem. Futbol topundan ayrı olmak. Çünkü bizim işimiz bu. Ama öyle bir haldeyiz ki kimse futbolu düşünecek durumda değil. Hayat, can, aile bunlar futbolun önüne geçti. Futbol oynanırsa toplum deşarj olur. Psikoloji iyi olur. Herkes için daha sağlıklıb ir ortam olur.

KULÜPLER YAŞAMALI Kİ SİSTEM DEVAM ETSİN
🔴 Futbol ekonomisi çöktü. FIFA yardım yapacağını açıkladı.
Bütün ülkeler ve takımlar zor duruma girecek. Destek olması güzel. Hibe de olabilir, borç da olabilir. Takımlar borcu ilerleyen dönemlerde geri ödeyebilir.
🔴 FIFA 'Lig bitmeden sözleşme bitmeyecek' dedi. Yorumunuz?
Çok doğru bir karar. Belirsizlik bir nebze ortadan kalktı.
🔴 Avrupa'da pek çok futbolcu indirim yaptı. Bizde olur mu?
Bu işte herkes üzerine düşeni yapmalı. Kulüpler yaşamalı ki sistem devam etsin. Biz de üzerimize düşeni yaparız ama insanların önünü görmesi lazım ki en doğru karar verilsin. Neyin ne olduğunu bilmediğiniz zaman yapacağınız hamleler de havada kalabilir.
🔴 UEFA Finansal Fair Play'i erteledi. Bu karar için görüşünüz ne?
TFF de aynı esnekliği göstermeli. Sivasspor olarak bizim bir sıkıntımız yok ama sonuçta her kulüp etkilenecektir. Çünkü seyirci gelirleri, maç başı gelirler, sponsorluk gelirleri her kulüp için sıkıntı oluşturabilecek nitelikte.

Tatsız tuzsuz!

Galatasaray-Beşiktaş derbisine Koronavirüs gölgesi düştü. Bu şartların takımların motivasyonunu etkilediğini, seyircisiz oynanan maçların bu oyunu tatsız tuzsuz hale getirdiğini söylemeliyiz. Ali Sami Yen Spor Kompleksi'nde gerek kötü hava koşulları gerek oyuncuların dünyadaki Kovid-19 salgını nedeniyle motivasyon noktasında gösterdikleri mücadeleyi kutlamak gerek. Dünya yanarken kolay değil bu işler. Bu sezonki istatistikler derbinin favorisi olarak net Galatasaray'ı işaret ediyordu. Fatih Terim ile ilk derbisine çıkan Sergen Yalçın'ın takımlarının mücadelesi beklentilerin gerisinde kalsa da Koronavirüs gölgesinde ancak bu kadar olabilirdi. Golü daha çok isteyen, bunun için ataklar geliştiren taraf Galatasaray'dı. Beşiktaş'ın şut denemesi yapmadığı ilk yarıda ev sahibi Donk'la bulduğu en net pozisyonunu gole çevirse ikinci yarıya daha farklı çıkabilirdi. Fatih Terim'in Belhanda'nın yerine Ömer, Sergen Yalçın'ın sakatlanan Gökhan'ın yerine Lens, daha sonra Boateng'in yerine Ljajic'i alarak yaptıkları hamleler takımları adına yerindeydi. Muslera'nın Beşiktaş'ın gole en çok yaklaştığı N'Koudou'nun pozisyonunda açıyı kapatması alışılagelmiş bir performans. Orada N'Koudou vurmak yerine sağda bomboş Boateng'e çıkarsa net gol olurdu. Ancak Karius'un 3 kurtarış yaparak sahanın en iyilerinden biri olduğunu belirtelim. Beşiktaş bu oyunla 1 puana üzülmemeli. Hakem Abdulkadir Bitigen ilk derbisinde alkışı hak etti. Alınan tedbirlerin milletimizin tedbirleri için alındığını unutmadan seyircisiz derbinin de futbolun da tadının olmadığını altını çizelim. Koronavirüs umarım dünyanın üzerinden kalkar ve seyircili günlere döneriz.

Yükselen yıldızlar

Beşiktaş 5. dakikada doğru bir penaltı kararı ile Burak'ın ayağından öne geçince takım içgüdüsel olarak tempoyu düşürdü.
Bu standart farklılığını Sergen Yalçın'ın kulübede olduğu maçları dikkate alarak yaptığımızı söyleyelim. Beşiktaş son 5 maçında temposuyla, oyun sertliğiyle ve pozisyon bolluğuyla agresif, atak, özetle güçlü bir oyun performansı ortaya koymuştu.
Özellikle ilk 60 dakika bunun başlıca sebebinin erken golün yanı sıra Galatasaray'la haftaya oynanacak derbi olduğunu düşünüyorum. Sarı kart görmeleri halinde Atiba, Burak, Caner, N'Koudou, Boyd ve yedek de olsa Umut, Galatasaray maçında cezalı duruma düşecekti.
Bu yüzden ikili mücadelelerde dikkatli, oyunun temposunu yükseltmede kontrollü davrandılar. İş kazası yaşama riskine rağmen kart görmeme konusunda uyarıldıkları görüldü.
Galatasaray maçında oynayıp, kazanarak şampiyonluk yarışında iddialı olmak istemeleri anlaşılır bir durum. İkili temaslardan kaçınsa da istekli oyunuyla Atiba, Elneny ve Burak'ın yanı sıra sağ açıkta Boyd'un yükselen performansı da iyiydi.
Sağ bek başlayan Lens'in hücum aksiyonlarına daha çok destek vermesi gerekirdi.
Gökhan olmayınca gözler onu arıyor.
Ljajic'in 88'de attığı golden sonra kulaklarını kapatıp -'konuşmayın' işaretleri yapması uyarıya muhtaç!
Oğuzhan'ın hareketini ve Beşiktaş taraftarının bu konudaki hassasiyetini hatırlatırım.
Artık Beşiktaşlı taraftarlar beklentiyi yükselten Sergen hocadan şunu istedi, "Galatasaray'ı yen".

Maçın kazananı Türk futbolu

Beşiktaş-Trabzonspor derbisi yüksek hırs ve mücadele görmek, bol pozisyon izlemek ve özetle güzel bir oyunu yaşamak isteyenler için ideal bir maçtı. Yıllardır "Büyük derbi" kavramının içini şiddet, gerilim ve kaosla doldurup Türk futbolunu süslü algıların içinde boğanlar bir kez daha dünkü muhteşem derbiye bakıp umarım hatalarının farkına varırlar. Her iki takımı da mücadelelerinden ve iyi niyetle kazanmak için ortaya koydukları futboldan dolayı kutluyorum. Dün gece kazanan takım olmadı ama Türk futbolu kazandı. Saha içine bakarsak güzel mücadele ve oyuna rağmen alkışlanacak ve eleştirilebilecek noktalar var. Bir tarafta ilk yenilen golde Beşiktaş'ın Karius handikapı, diğer yanda Trabzon'da Uğurcan'ın avantajı. Öyle anlar oldu ki "Uğurcan daha ne yapsın" noktasına geldik. Beşiktaş'ın 1-0'dan 2-1'e getiren kararlılık, bu sezonun en iyi performansı. Karius, Lens dışında vasat isim yoktu. Gökhan, N'Koudou ve Boateng çok üst seviyeye çıktı. Siyah-beyazlı takımın iştahlı oyununa, dinamizmine Trabzonspor cevap vermekte zorlandı. Genelde kararlarını beğendiğim Hüseyin Çimşir hocanın kulübesinde sıkıntı vardı. Obi Mikel ve Nwakaeme'nin yokluğunu mazeret sayabilir. Hakkıdır. Ancak Guilherme ile Trabzon kondisyon olarak 1 eksik oynuyor. Hal böyle ilken Sturridge'yle başlayıp Ekuban'ı tercih etmemesi tartışılabilir. Ancak Ekuban'ın 3 gündür takımla çalışıyor olması anlaşılabilir bir durum. Fiziksel olarak düşen orta sahayı toparlamak adına henüz hazır olmayan Abdülkadir'in yerine Kamil Ahmet'i almak durumunda kaldı. Obi Mikel olsa çözüm bulabilirdi. Ekuban'ın maça dokunuşu sezonun yıldızı Sörloth'un beraberlik golü altın değerinde 1 puan getirdi. "Şampiyonluğun favorisi benim" dedi.

Beşiktaş artık lige havlu attı!

Beşiktaş son yıllarda hiç olmadığı kadar iyi oynadığı Başakşehir karşısında "final vuruşlarını" iyi yapamayınca rakibine yenilerek şampiyonluk yarışında havlu attı. Sergen Yalçın oyun kurarken Mohamed Elneny'nin sarkık libero gibi geriye gelmesini ve beklerin öne çıkmasını istiyor. Lens sağ bek başlamayı yadırgadığını maçın başında yaptığı hatayla hissettirse de kontrol etme görevini aldığı Demba Ba'yı iyi marke etti. Demba'nın golünde Visca'nın pasında da kademe sorumluluğu yoktu. Ba'yı bir kez kaçırdılar, golü kalede buldular. Gökhan'ın yokluğunda Lens'le başlamak Sergen Yalçın adına doğru bir tercihti. Verim de aldı.
Topla daha az oynayan, daha az pas ve pas hatası yapmasına rağmen Beşiktaş'ta istatistiksel olarak daha iyi görünmesine rağmen pas hataları daha kritik ve hissedilirdi.
Skor tabelası Beşiktaş aleyhine olsa da arzu, oyun ve pozisyon açısından Beşiktaş çok daha iyiydi. Sergen Yalçın'ın takımının en büyük hatası atağa çıkarken basit hatalarla kaptırdığı topların geri ani dönüş olarak takımın dengesini ve dönmek için gücünü gereksiz yere zorlamasıydı.
Sergen'in Diaby'nin yerine Ljajic'i alması yerinde bir hamleydi. Mert'in de üst üste kalesinde kurtarışlar yaparak sağlam durması Beşiktaşlı oyuncuları demoralize etti. Burak'ı sahadan direkt soyunma odasına götüren 81'deki Umut değişikliği ikinci kez yapılan ilginç bir değişiklikti. Burak'ın oyunda kalması ve gol için defanstan (örneğin Caner) birinin çıkması Sergen'in alabileceği bir riskti. Bize göre oyunun hakkı bu sonuç değildi. En kötü bir beraberlik maçı kaldırabilirdi. Ancak tabela oyunu değil golü yazıyor.