CANLI
SKOR
Fatih Doğan

Fatih Doğan

N’Sakala’ya rağmen!

Beşiktaş'ın Başakşehir maçında ilk yarıda rekor bir oranla 419'a 131 isabetli pas ve %73'e %27 gibi topla oynama yüzdesine ulaşması kimseyi şaşırtmadı. Başakşehir'in evinde savunma ağırlıklı başlayacağı tahmin ediliyordu. Ancak Aykut Kocaman savunmayı sertleştirmeyip, oyunu çirkinleştirmedi. Hatta ilk yarıda Crivelli ile hesabını yaptığı fırsatı da buldu ancak sonlandırmadı. Sezonun ilk yarısında Beşiktaş'ın yine 3-2 üstünlüğüyle biten maçın yıldızı Rıdvan'dı. Rıdvan o maçta Rafael ve Visca'yı felç etmiş, en iyi performansa imza atmıştı. Sergen Yalçın'ın pozisyon ve kademe hataları yapan N'Sakala ile başlamasının hata olacağını defalarca söyledim. Ancak dün Beşiktaş bu ısrar yüzünden adeta ipten döndü.
Welinton topu kaybediyor, N'Sakala sağa takım olarak yaslanan takımda doğru yerde ve kendi kanadının oyuncusu Deniz'i tutuyor. Ancak gol pozisyonunda Aleksic'in ortasında yine pozisyonu okuyamayıp, Deniz'i kaçırıyor. Deniz de hamlesini yapıp N'Sakala'nın bakışları arasında beraberlik golünü atıyor. Başakşehir'in ikinci golünde yine bir top kaybı, yine basit bir hata ve tuttuğu Demba Ba'yı kaçıran yine N'Sakala. Rıdvan varken Sergen Yalçın'ın bu oyuncudaki ısrarını anlamıyorum. Sık sık hata yapan torpille 11'de oynayan oyuncu gibi. Göndermek için değil sezon sonunu şimdi kadro dışı kararı alsalar alkışlarım. Rıdvan'ı, Dorukhan ile hatta Necip'le yedeklerim, yine bu ismi kadroda tutmam. Bu hatalar şampiyonluk yolunda Beşiktaş'a ağır bedel ödettirebilirdi. Ancak önce Welinton'un sonra Souza'nın golleri bunun önüne geçti.
Cüneyt Çakır ve VAR'da Mustafa Öğretmenoğlu'nun oyun 1-1 devam ederken Larin'e arkadan yapılan müdahalede penaltıyı vermemesi çok kritik bir hataydı. Onun dışında hatasız, temiz bir maç yönetti.

Cenk Tosun yeni başlıyor

Beşiktaş ligin en iyi futbol oynayan takımı. Önde basıyor, hep hücumu ve golü düşünüyor. Farklı dönemlerde farklı olumsuzluklara rağmen felsefesinden hiç taviz vermedi. G.Birliği deplasmanında da 4'ü defans çizgisinde 5 önemli oyuncusundan yoksun olmasına rağmen yine güzel oyunu seçti. Ghezzal "İyi oyun kaliteli oyuncularla oynanır" sözünü desteklercesine adına ve kariyerine uygun güzel bir açılış golü attı. Beşiktaş'ın stresini alıp rakip üzerine daha yoğun girmesinin yolunu açtı. "Rosier'i sol beke alacak" haberlerinin dolaştığı ortamda Sergen Yalçın'ın "Taş yerinde, oyuncu mevkisinde iyidir" diyerek yerinde oynatması yerinde bir karardı. Maçtan önce N'Koudou'nun Rıdvan ve N'Sakala'nın yokluğunda sol bekte daha verimli olabileceğini düşünsem de Dorukhan'ı oynatması da makul bir karardı. Mensah'in yerine on birde çıkan Ljajic'in gayreti yüksek olsa da performansı daha iyi olabilirdi. Bunda Aboubakar ve Larin'in iyi olmaması mı, yoksa Ljajic'in varlığı ve tarzının bu oyuncuları olumsuz etkilediği uzun bir tartışma konusu. Bu yüzden Beşiktaş ilk yarı iyi oyununu skora yansıtamadı. Sergen Yalçın'ın 62'de sakatlanan Ghezzal ve Aboubakar'ı çıkarıp Cenk Tosun ve N'Koudou hamlesi tam zamanındaydı. 74'te Cenk, iki dakika sonra Larin pozisyonu gole çevirebilse rakip daha erken çözülebilirdi. Ancak bu dakikalarda ne Larin'in ne de N'Koudou'nun tecrübesizlikleri değil kaleci Nordfeldt'i aşmak için tecrübenin konuşmasına ihtiyaç vardı. Cenk Tosun sahneye çıktı. Üstü ste 2 gol atarak Beşiktaş'ın rotasını çizdi. Kendisinin de bu yarışta nasıl katkı yapabileceğini bir daha hatırlattı: Cenk yeni başlıyor!

Çift başlı Kara Kartal

Süper Lig'in en iyi oynayan takımı Beşiktaş Sergen Yalçın ile ZTK çeyrek final maçında Konyaspor karşısında Fenerbahçe ve Galatasaray'ın elenişinden bağımsız kendi programını uyguladı. On birin değişmez 5 ismini yedeğe alıp Cenk Tosun, Oğuzhan, Necip, Hasic ve Utku ile çıkması alışılagelen güzel oyunun temposunu düşürdü. Beşiktaş 4 gün önce 10 kişiyle oynayıp yendiği Konyaspor karşısında 11 kişiyle de maçın mutlak hakimiydi.
2. yarıda temposunu artırarak iyi seviyede olduğu görülen Cenk Tosun'un varlığı ilk yarıda golünü de atan Oğuzhan Özyakup'a yaradığı ve yarayacağı kesin. Hasic bu ikiliye ayak uydurulabilse ve Beşiktaş biraz daha tempoyu artırsa ilk yarı 1-1 bitmez ve farklı olabilirdi. 65'te Aboubakar ile Larin'in, Hasic ve Cenk Tosun'un yerine girmesi beklenen etkiyi yaptı. Ancak Beşiktaş 2. yarıda girdiği 5 net gol pozisyonundan yararlanamaması ve stoperde kaptan Abdülkerim ile kaleci Eray'a takılması kulübede teknik direktör Sergen Yalçın'ı çıldırtacak kadar şaşırtıcıydı! Son vuruşlardaki rahatlık, hatta beceriksizlik iyi oyuna hiç yakışmadı.

GHEZZAL YETMEDİ!
Ev sahibinin gardının düştüğü ama savunmasının düşmediği bu anlarda Josef ve Ghezzal takviyesi de maçın uzatmaya kalmasının önüne geçemedi. Rotasyon ve dinlendirme ile tur atlama planı da kısmen düştü. 2. yarıdan itibaren tek kale maça dönüşen gecede penaltılar Konya için piyangoya dönüştü. Piyangoda Konya'ya boş, Beşiktaş'a Utku'nun ellerinden yarı final çıktı.

Rıdvan oynamayınca Beşiktaş...

Sağlam defans hattı, sert ve dengeli orta sahası, ikinci bölgeden üçüncü bölgeye hızlı geçişleriyle dikkat çeken Hatayspor'un zorlu bir deplasman olduğu biliniyordu. Aboubakar'la 6. dakikada gelen erken gol Beşiktaş'a istediği fırsatı verdi. Ancak 1 dakika sonra Hatay cevap verince bu avantaj suya düştü. Hatay'ın golü öncesinde taca çıkan topu teknik direktör Ömer Erdoğan hızlı şekilde oyuncusuna verdi. Asist hocaya yazar! N'Sakala'ın uyanmakta geç kaldığı pozisyonda Akintola sağdan girip asistini yaptı ve Boupendza golünü attı. Ankaragücü deplasmanında arkasına çok oyuncu kaçıran N'Sakala'nın bu hatası pahalıya mal oldu. Rıdvan'ın oynamadığı her maçta Beşiktaş'ın solu, takım performansının gerisinde kalıyor. İkinci yarıda Sergen Yalçın hamle olarak Necip-Oğuzhan, 68'de de iyi performans gösteremeyen Ghezzal-N'Koudou değişikliğine gitti. Çok top kaybı yapan Welinton'u çıkarıp Necip'i stopere çekse daha isabetli olurdu. "Sarı kart görmez, derbide cezalı duruma düşmezdi" demiyorum çünkü bu performansla iyi bir derbi çıkarabileceğini düşünmüyorum.
Beşiktaş'ta sağda Rosier istenen oyuna katkı verirken solda N'Sakala el freni oldu. İç sahada kolay geçit vermeyen Hatay, dün akşam Aboubakar, Larin, Souza, Oğuzhan ve Rosier'in gayretine rağmen ikinci yarı gole izin vermedi. Sergen Yalçın hoca N'Sakala'yı hatta Welinton'u kazanmaya çalıştıkça Beşiktaş ya çok top kaybediyor, ya pozisyon ya da puan... İyi niyet ve gayret kabul ancak şu ana kadarki performansları takımın seviyesinin gerisinde kalıyor.

Gecenin yıldızı Rachid Ghezzal

Futbol oynarken sahada keyif alan her oyuncu grubu rakibi için tehlikelidir. Beşiktaş'a baktığımda son üç maçtır gördüğüm en önemli fotoğraf oyuncuların sahada birlikte oynamaktan keyif aldığı gerçeğidir. Kartal; Başakşehir ve F.Bahçe galibiyetleriyle moral dopingi almış. Kasımpaşa karşısında da net bir galibiyet aldı. Maçı 3 bölümde inceleyebiliriz. Mensah'ın attığı ilk gole kadar Beşiktaş, 45 dakika kapanan defansı açmakta zorlandı. Gözler yakın markajda etkisizleşen Aboubakar'ın yanına bir uzun, ya da getirince çilingir görevi görecek bir asist ustası aradı. Takımı soyunma odasına 1-0 götüren Mensah beklenen çilingir görevini geç de olsa üstlendi. Beşiktaş, forvet arkasında oyunu açacak formda bir Ljajic'e ihtiyaç duydu. Olmuyorsa da en erken zamanda yolları ayırıp yerine o bölgeye alternatif bakılmalı. Dün o görevi kısmen de olsa Ghezzal üstlendi. F.Bahçe maçında Aboubakar'a attırdığı golü bu sefer Atiba'ya attırdı. Bir farkla. Ghezzal bu maçta sadece asistle oynamadı. Üçüncü golde de atak başlangıcını yaptı. Maçın başından bu yana oyunun içinde... Geçişleri, ataklardaki etkisi ile 'Ben buradayım' diyor. N'Koudou da dün çalışan isimlerin başındaydı. Formda bir N'Koudou'yu durdurmak zor. Necip Uysal, Başakşehir ve F.Bahçe maçlarında stoperde hayat kurtardı ve yedek çıktı. Yerine oynayan Welinton her an bir hata yapacakmış hissi veriyor. Kasımpaşa ile son 3 maçta çıkan sonuçlardan biri de şu; öz güven ve ritmini bulan oyuncuların sayısı gün geçtikçe artıyor. Bu durum Beşiktaş'ı yükseltiyor. Eksikler ve kırmızı kart Kasımpaşa'nın belini büktü. 4'lü savunmaya geçiş bile yeterli olmadı.

Kartal, Fenerbahçe’yi rüyadan uyandırdı

Sergen Yalçın için Fenerbahçe deplasmanında yapılacak en doğru hareket ofansif futbolu tercih etmeseydi. Çünkü Beşiktaş'ın en zayıf yeri defansıydı. 11'ler açıklandığında cezalı Dorukhan'ın yerine Rosier değişikliğiyle Başakşehir maçını da oynayan ofansif kadroyu sahaya sürdü.
Bu oyun Trabzonspor ve Başakşehir maçlarında son bölümlerde tempo çok düşse de sonuç vermişti.
Beşiktaş bu tempoyla F.Bahçe'ye oyun kurdurmadı. Üst üste Aboubakar'ın şık golleriyle adeta felç etti. Aboubakar'ın 2. golünün asistini yapan Ghezzal oyunun akışında inisiyatif alabilse Beşiktaş çok daha radikal bir sonuç çıkarabilirdi.
İlk kez derbiye çıkan genç hakem Tugay Kaan Numanoğlu'nın iyi niyetinden şüphe etmedim. Ama hatalar yaptı. Özellikle kırmızı karttaki standartsızlığı... Larin'i çift sarıdan atarak Beşiktaş'ı 10 kişi bırakan Numanoğlu, Rıdvan'ı arkadan çekip indirerek atak avantajını kesen Mert Hakan Yandaş'a ikinci sarıyı gösteremedi. Beşiktaş'ı 100 dakikalık maçın 50 dakikasını 1 kişi eksik oynamaya mahkum etti.
Beşiktaş'ta maçı çeviren Necip Uysal'ın golüydü. 10 kişiyle atılan bu gol takımı zinde tuttu.
Bu zafer önce Sergen Yalçın'a yazar. F.Bahçe'de de yenilgi; hamlelere karşılık vermeyen Erol Bulut'a..
10 kişiyle Kadıköy'den 3-4'le çıkmanın adı zaferdir. Rıza Çalımbay döneminde de yaşanan 9 kişiyle 4-3'lük maçı hatırlattı.
Beşiktaş, F.Bahçe'yi "Kesin şampiyonuz" rüyasından uyandırdı. Ve şampiyonluk yarışında tek değilsin biz de varız dedi.

Alkışlar Oğuzhan’a

Geçenlerde bir çalışma dikkatimi çekti: "Türk futbolunda kayan yıldızlar" diye... Dün sahada Oğuzhan Özyakup'u görünce nedense aklıma bu yazı geldi. Sanırım özel yetenekli futbolculardan her zaman çok iyi performans göstermesini ve yeteneklerine ihanet etmemesini istiyoruz. Oğuzhan'ı Beşiktaş'a geldiği günden bu yana kişilik olarak da yeteneğiyle de hep sevdim, saydım. Ama performansıyla ilgili iniş çıkışlarını da yeri geldiğinde eleştirdim. Dün Vodafone Park'ta tribünden maçı izlerken özellikle Oğuzhan'a dikkat ettim. İstekli ve hareketliydi. Daha nitelikli sonuçlar üretecek yeteneğinin olduğunu biliyoruz ama dün Malatyaspor karşısında takımın iyilerindendi. Çıkarken seyirciden aldığı motivasyon yüklü alkışları hak etti. Oğuzhan bu hikâyeyi devam ettirmeli. Beşiktaş'ın 10 numaraya ihtiyaç duyduğu bir ortamda yeni transfer etkisi yapıp, fark oluşturabilir. Oğuzhan gibi yetenekli ayaklar neden önemli? Malatya maçında gördük. Misafir takım ilk yarı çok iyi kapandı. Beşiktaş açmakta zorlandı. İlk yarı standart altı vasat oyunun nedeni bu! Beşiktaş'ın kapanan takımlara karşı B planı var mı? Bence yok. Böyle anlarda kilidi açacak yetenekli ayaklara ve organizasyonlara ihtiyaç var. Maçı koşanlarla oynarsın, yetenekli ayaklarla açarsın. Larin'in kafa golü takımı da ikinci yarı oyunu da rahatlattı. Beşiktaş'a kalite getiren Aboubakar bile 2-3 kez pozisyon harcıyorsa Beşiktaş'ın alternatif gol pozisyonları çalışması, hamleleri yapması lazım. Beşiktaş galibiyeti hak etti. Çok değerli 3 puan aldı. Ancak hem futbol hem skor olarak daha iyi ve izleyeni güvende hissettirecek bir oyuna evrilmesi şart.

Ya takıma ya kendine güvenmiyor

Gençlerbirliği maçının 11'i netleşince odaklandığım konu Atiba, Dorukhan ve Souza'nın orta sahada birlikte tercih edilmesiydi. Bu üçlünün iç saha değil de deplasman tercihi gibi durduğu ortamda şaşırdığımı belirtmeliyim.
Avrupa ve lig maçlarında "Eskişehir'de sağ bek oynayan Dorukhan, bu geçiş döneminde Necip'in yerine sağ bek oynarsa daha verimli olur" beklentisini dile getirdikçe hücuma doğru kaydırılmaya başlandı! Dün Dorukhan çoğu zaman forvet arkası gibi oynadı. Kabul edelim ki Dorukhan'nın da Souza'nın da daha zamana ihtiyacı var. Sonuç; ilk 45 dakika yeteri kadar top alamayan, boş koşu yapmaktan yorulan Aboubakar ve yeteri kadar pozisyon üretemediği için 0-1'le devreye giren Beşiktaş...
Beklendiği üzere ilk yarıda kendi evinde Souza, Atiba ve Dorukhan'la çok fazla nitelikli pozisyon üretemeyince Sergen Yalçın ilk hamlesini ikinci yarıya Dorukhan'ı çıkarıp Mensah'ı alarak yaptı. 1-0'ın da etkisiyle G.Birliği geriye de yaslanınca ikinci yarıda Beşiktaş daha çok oyun alanı buldu. Ancak katı defans duvarı ve kontrataklarla karşılaştı.
Sergen hoca son 30 periyodunda Ljajic, Larin, Güven, Hasic değişikliğiyle takımın yönünü ofansif futbola döndürdü. İkinci yarı topun da oyunun da pozisyonların da hâkimi Beşiktaş, topu çizgiden geçiremedi. Beşiktaş'ın maçta en iyisi genç Rıdvan ile Montero'ydu. İspanyol oyuncu ikinci yarıda çizgiden çıkardığı pozisyona gelmeden, topu oyuna sokuşu ve yerinde müdahaleleriyle göz doldurdu. Sergen Yalçın'ın gerek transferdeki defansif oyuncu tercihleri gerekse kadro tercihler şaşırtıyor! Tanıdığımız Sergen hoca ya takımına güvenmiyor ya da kendine! Beşiktaş evinde ne bu anlayışla maça başlar ne de bu anlayışla lige ortak olur

Sumudica’nın işaret fişeği

Türk futbolunun çok büyük sorunları var... Bunların başında da menajerlik sisteminde gelinen nokta yer alıyor... Hiçbir kritere dayanmayan, sınırları çizilmeyen, "Ben menajerim-futbolcu temsilcisiyim" diyen herhangi biri, bu işi yapar durumda... Menajerlik yapan babaları, arkadaşları biliyor ve garipsiyorduk da son bir-iki yıldır Türk futbolunda vahşi bir menajerlik düzeni oluştu. İşini iyi yapan menajerlere saygımız sonsuz. Ancak çizgiyi aşan, birbirini boğazlayan, çalışırken hiçbir sınır tanımayan bir sürü menajer, alt-üst lig demeden futbol sistemini esir alıyor. Başkanların, hocaların hatta basın mensuplarının masalarda konuştuğu ama kamuoyunun önünde suspus olduğu bir durumla karşı karşıyayız. Gaziantep FK Teknik Direktörü Marius Sumudica, önceki gün ortamı sarsacak iddialarda bulundu. Aslında fitili ateşledi.
Diyor ki; "Geçen hafta bir oyuncu önerildi. Türkiye'den iki menajer beni aradı. Bu futbolcuyu kabul etmem için menajerler bana 50 bin Euro teklif etti. Sadece iyi futbolcu olduğunu yönetime söylememi istediler. 'Çünkü son sözü sen söylüyorsun' dediler. Benim için kolay olurdu. Geçen sene bu oyuncu sadece 1 gol attı. Ben onu buraya nasıl getiririm, bunun sorumluluğunu nasıl alırım?"

TFF KONUYLA İLGİLİ DÜĞMEYE BASTI
Sumudica'nın Romanya'da yaşadıklarını biliyoruz... Ancak bu açıklamaları önemli. TFF'ye ve kamuoyuna davet mektubu gönderiyor. "Gelin benimle konuşun, iki menajerin ismini vereyim" diyor. Türkiye Futbol Federasyonu da bu konuyla ilgili düğmeye bastı ve soruşturma başlattı. TFF adına bir müfettiş Gaziantep'e gidip Rumen teknik adamdan isimleri almalı. PFDK sevkine gerek olacak kusurlu bir hal varsa, bütün menajerlere leke atan bu iki kişi ifşa edilip, lisansı iptal edilip meslekten men edilmeliler. Sumudica, isimleri vermiyorsa o zaman da kendisi 'Ortalığı karıştırmak ve ligin marka değerine zarar vermekten' PFDK'ya sevk edilmeli.

Mentör şart!

Konyaspor geçen sene küme düşme hattının ateşini yaşayan bir takım... Stoperi 1. Lig'den... Santrforu 1. Lig'den...
Diğer santrforu Kravets aynı kulvarın yolcusu Kayseri'den... Çıkıyor Beşiktaş'a 4 gol atıyor. Hiç kimse bu maç için takım kalitesizliğinden "duyar" kasmasın.
N'Sakala, Welinton, Necip'i büyük maçlarda, derbilerdeki kıyaslamada mevzu bahis edebiliriz. Konya maçını ise 'İyi futbol iyi oyuncularla oynanır' repliği ile açıklayamayız. Bu maç koordinasyonsuzluk ve ruhsuzluk maçı.
Maç başlarken teslim olmuş, gol geldiğinde reaksiyon vermeyen bir Beşiktaş izledik. Bu maç başta Sergen Yalçın ve futbolculara yazar.
İki konu var. Yanlış tercihler üzerine kurulu.
Geçen hafta sonlarda oyuna giren 4 ara pası ve 9'a yakın etkili atakla iyi bir başlangıç yapan Gökhan Töre ile başlamak varken genç Atakan'ı oynatmanın mantığı ne? Boyd'dan vazgeçmediğini istatistikler söylüyor ama Boyd'un oyunun savunma bölümünde sürekli adam kaçırdığını da istatistiklere sokamazsanız, Beşiktaş'ın kolay atak yediğini göremezsiniz.
Sergen hocanın futbolcuları hazırlık dönemi psikolojisinden çıkarıp takım hüviyetine sokması lazım.
Sürekli ve anlamsız rotasyonlar takımın ve emek verenlerin kredisini tüketiyor.
Sağ bek transferindeki gecikme yönetimin suçu ama 1 sezonda 3.9 milyon Euro kazanan Vida'yı nereye koyacağız?
Vida kötüyken sadece kendini değil yanındaki iyiyi de bozuyor. "Ya sat ya oynat" kuralı geçerli olmalı.
Aboubakar'ı iyi gördüm. Sakat görünmüyor ve katkı sağlar.
Bu takım toparlanır ama takımın ivedilikle profesyonel mentör desteğine, yönetimin de yeni bir iletişim stratejisine ihtiyacı var.