CANLI
SKOR
Fatih Doğan

Fatih Doğan

Hoş geldin Sergen Yalçın

Beşiktaş'ta hocalar, sistemler değişiyor ama bir nokta değişmiyor.
Atiba Hutchinson ve Gökhan Gönül'ün hırsları...
İlerlemiş yaşlarına rağmen yeşil çimende gençlere taş çıkartırcasına yüksek mücadele sergiliyorlar. Dün de çıtayı yüksek tuttular, üstüne üstlük asist ve golle oyuna direkt katkı sağladılar. Teknik direktör Sergen Yalçın'a ilk maçında verilebilecek en güzel hediye Burak Yılmaz'ın beraberlik golünün ardından Gökhan Gönül'ün galibiyeti getiren golüydü. İlk bakışta Sergen Hoca'nın takıma yapmış olduğu en önemli değişiklik oyunun hücum dengesini değiştirmesiydi.
Risk alarak defans çizgisini 15-20 metre daha öne kurdu. Top hakimiyetini tamamen eline aldı. Siyah-beyazlı takımın özellikle defansı bu kadar önde oynamaya alışık değil. Hücum felsefesine alışması, gelişmesi, özellikle kontrataklara karşı çözümler üretmesi şart.
Beşiktaş'ın bu oyunu oynaması için iki sorunu çözmesi şart. Umar Aminu'nun defansın arkasına sarkıp Karius'la karşı karşıya kaldığı ve kaçırdığı pozisyon çok önemli bir uyarı... Mücadeleci, sempatik Vida'nın iki pozisyonda kademe ve koordinasyon hatası es geçilemez. Hırvat savunmacının bu hataları Sergen Yalçın tarafından masaya yatırılmalı. Rize'nin Skoda ile bulduğu golde Karius kadar Vida'nın da hatasının olduğu göz ardı edilemez.

BU TARZ ADEM'E YARAR
Beşiktaş'ta Adem Ljajic'in oyun bölgesi önem kazandı. Gökhan Gönül'ün golündeki asisti yapan Ljajic maç içinde performans noktasında gel-gitler yaşadı. Sergen Yalçın'ın oyun tarzı iyi değerlendirilebilirse bu Adem Ljajic'e yarar. Beşiktaş'ın eksikleri görülse de Sergen Yalçın'ın dokunuşları ve özellikle oyuncuların bu değişime dönüşleri vardı. Taraftardan sonra futbolcular da hep birlikte "Hoş geldin Sergen Yalçın..." dedi.

Cesaret yoksa yetenek kaybolur

Küllerinden doğan A Milli Takım ile 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası biletini almayı başaran Şenol Güneş, yeni yıla büyük umutlarla giriyor. Eleştirilerin odağındaki kırmızı-beyazlı ekibi yeniden ayağa kaldırıp Türk halkını bir amaç uğrunda birleştiren tecrübeli çalıştırıcı, önündeki yeni dönem için de planlarını yapıyor. Haziran'da başlayacak turnuvaya en iyi şekilde hazırlanacaklarını ve en önemlisi cesur olacaklarını söyleyen Güneş, SABAH'a düşünlerini ve hedeflerini anlattı…

YENİ BİR YARIŞ, TAZE BİR BAŞLANGIÇ YAPACAĞIZ

- 2020 Avrupa Şampiyonası'na İtalya ile açılış maçıyla başlayacağız. Dünyanın gözünün orada olacağı bir maç olacak. Hem sportif olarak hem de tanıtım olarak bize büyük görev düşüyor. Her gün yeni bir yarış başlıyor, taze bir başlangıç bizim için. Yarınların daha güzel olması için yeni bir yola çıkıyoruz. Sorumluluklarımız var. Yeni bir futbol kültürü oluşturuyoruz.
- FUTBOL cesurların işidir, öyle sıradan bir iş değil. Çok yetenekli olabilir ama cesur değilse oyun içinde o yetenek kaybolmaya mahkum oluyor. O hırsı göreceksin, inatla savaşacak, kazanma duygusu olacak. Cesaretle bunu üreteceğiz. İş olsun diye konuşulan laflar değil. Onu bu takımda görüyoruz.
- OYUNCULARIMIZIN kendi takımlarında iyi oynamalarını ve başarılı olmalarını istiyorum ki moralleri iyi olsun. Kendi takımları için oynasınlar ama bizi de unutmasınlar.

KADRODA BÜYÜK DEĞİŞİM DÜŞÜNMÜYORUM

- ÖNÜNÜZE büyük engeller çıkabilir ama peşin olarak kabullenmek doğru değil, zaten bunu ülke olarak yapan bir millet değiliz. Mevcut durumumuza göre eksiklerimiz, sorunlarımız var ama biz bu şartlar altında başarı elde ettik, ürettik. Daha fazlasını yapabiliriz.
- ELİMİZDEKİ mevcut kadroda büyük değişiklik yapmayı planlamıyorum. Bir-iki oyuncu girebilir. Eldeki grafiğe, sakatlığa bağlı bir durum. Yusuf'a (Yazıcı) çok üzüldüm, ona da geçmiş olsun. Ama kadro iskeleti aşağı yukarı bu olacak diyebilirim. Ne yapacağız, savunmamızı aynı tutacağız ama hücum fonksiyonlarını geliştireceğiz.

EV SAHİBİ OLACAĞIZ

- İTALYA maçına çıktığımızda çok iyi futbol oynayıp kazanabiliriz. Kaybedersek de başımız eğik olmayacak. Çünkü biz sadece futbol oynamaya gitmiyoruz, ülkeyi tanıtmaya da gidiyoruz. Futbolumuzun yanı sıra duruşumuz olduğunu da göstermek istiyoruz. Futbol adına doğruları yapacağız, Fair-Play'in dışına çıkmayacağız. Herkesi hayranlık içinde bırakacak hareketlerimiz olmalı.
- BAZI yanlışlar, kötülükler sizi daha güçlü kılabilir. Durum tespiti için bazı şeyler söylediğinizde mazeret diye algılanırsa bu takım içinde de bize zarar verir. Azerbaycan'da oynayacağımız için mutluyuz ama yolculuk olarak dezavantajı da var. Bakü-Roma hattını kimse istemiyordu. Seyahat uzun geliyor ama sorun değil, biz ev sahibi olacağız.
- İNŞALLAH İtalya'yı da yeneceğiz. Ortak hayalimiz olsun dedik onu yaptık. Şimdi hayalleri gerçeklere dönüştüreceğiz tekrar. Ama yeniden hikâye yazacağız, yeni bir hikâye, yeni bir başlangıç yapacağız.
- AVRUPA Şampiyonası'na katılmak öncelikli hedefimizdi. Şahsım olarak bunu çok istiyordum. Dünya Kupası'na katılmayı da çok istiyorum ama ülkenin her büyük turnuvada olmasını arzuluyorum.

RAKİPLERİMİZ SIRADAN TAKIMLAR DEĞİL

- AVRUPA Şampiyonası için kendimize güvenimiz var. Ama rakiplerimiz öyle sıradan takımlar değiller. Galler, Giggs ile beraber iyi bir çıkış yakaladı. Petkoviç ve Mancini Türkiye'yi tanıyor. Hepsinin analizini yapıyoruz. Bayram Hoca, Şeref Hoca, Erhan Hoca diğer hepsi çalışıyorlar. Hem rakibin hem de kendi oyuncularımızın analizini yapıyoruz. Hepsi yapılacak, kimsenin endişesi olmasın.
- TÜRK futbolunun uluslararası normlara uygun olarak yapılması gereken işler varsa ben de katkı yapmak isterim.
- BIRAKTIĞIM zaman kitap çıkarmayı düşünüyorum ama çıkmasa bile bu konuda öncü olmak hedefindeyim.
- BUGÜN 14 milyon borcu olan kulüplere 15 milyon versek yarın o borç 30 milyon olur. Kulüplerde 14 yabancı var. Yabancıya karşı değilim ama bu şekilde karşıyım, hiçbir kriteri yok. Bu borçların büyük sebebi yabancı futbolcular. Aslında futbol ekonomisi kötü değil. O kadar çok büyüdü ki kulüpler şirket halini almadığı müddetçe düzelmesi zor.

Şapka çıkarılır

Beşiktaş sezonun ilk yarısında hem oyun hem de skor anlamında gel-gitler yaşadı. Çok iyi maçları olduğu kadar beklentilerin altında maçları da oldu. Ancak Beşiktaş'ta gel-git yaşamayan, istikrarını hiç bozmayan tek isim vardı:
Atiba Hutchinson...
36 yaşında olmasına rağmen, 850 bin Euro gibi arkadaşlarının çok altında bir ücrete oynamasına rağmen ondan daha profesyoneli, daha çalışkanı görülmedi.
Beşiktaş'ın G.Birliği karşısında attığı 3 golün arkasında asistleriyle Atiba vardı.
Yetmedi, kapanış golüne de imza attı. Atiba'nın neredeyse her maç bu profesyonellik ötesi mücadelesini ve futbolunu görünce aklıma "Atiba'yı klonlanlama imkânı olsa, 18 takıma birer tane verilse, futbolumuzun çehresi değişir" düşüncesi geliyor. Atiba'yla ilgili ortak düşüncelere sahip olan Beşiktaş Futbol Şube Sorumlusu Emre Kocadağ, "Keşke klonlayabilsek!
Atiba ile 1 yıl daha sözleşme imzalayacağız. Sonrasında kulüpte görev vereceğiz" dedi.
Beşiktaş, G.Birliği maçını 4-1 kazanarak ilk yarıyı yarış grubunun içinde tamamladı. Ancak ikinci yarı daha çetin geçecek. Takviyeye ihtiyaç var. Avcı'ya forvet ve kanat oyuncusu lazım. Eğer ikisini birden alacak imkân yoksa çok iyi bir kanat forvete ihtiyaç var. Talisca gibi 2-3 yönlü oynayabilecek bir isim lazım. Ljajic ve Diaby'nin dün performansını toplasan bir Atiba'nın yarı performansı etmez. Bu kadar kişiliksiz oyun yakışmıyor. Orada sorun çok baş ağrıtacağa benziyor. İkinci yarı Oğuzhan'ın Diaby'nin yerine alınması işe yaradı. N'Koudou'nun sağa çekilip attığı gol Avcı'nın İngiliz stili taktik hamlesiydi.
Beşiktaş dün Oğuzhan'ı da kazandı.
Devam ettirirse hem kendi kazanır hem Beşiktaş hem de Milli Takım!

Beşiktaş’ın oyunu 3 puanı hak etmiyordu

FENERBAHÇE için galibiyet dışında herhangi bir seçenek farklı bir kaosa gebeydi. Beşiktaş maçına bu psikoloji ve hırsla çıktılar. Abdullah Avcı'nın rakibin iyi motive olmuş oyununa vereceği taktiksel cevap, istediği gibi olmadı. Beşiktaş, pas oyunu ile oyunu kontrol edip rakibin başlangıç agresifliğini kırması beklenirken, topu tutmakta zorlandı. İlk yarıda öyle dilimler oldu ki Beşiktaş'ın 3 pas üst üste yapamadığı anları izledik.

F.Bahçe'nin de ilk yarıda bulduğu golde biri penaltıdan iki gol kaliteli oyununun değil iştahlı futbolun sonucuydu. Beşiktaş, ilk yarı iyi değildi ancak Cüneyt Çakır takdir haklarını çok kez ev sahibi ekipten yana kullandı. Örnek mi? Serdar Aziz'in maç boyunca pozisyonları incelensin. Sarı çıkar, kırmızıya döner. Beşiktaş bir penaltı kazanabilirdi. 17'de Lens'e kontrolsüz çift ayakla dalan Serdar'a sarı beklenirken, Lens sarı görüyor. Serdar ilk ve ikinci yarıda kafaya yükselmeye hazırlanan Vida'yı ilkinde omuz darbesiyle diğerinde karga tulumba yere indiriyor. Serdar sanki görünmez adam kimliğine bürünmüş hem Çakır'ın hem de VAR'ın göz kadrajına girmiyor. Ben bu ligde benzer pozisyonlara çok penaltı çalındığını gördüm. Ama dün çalınmadı.

Beşiktaş için kırılma anı maç 2-1 iken Burak Yılmaz'ın Altay'la karşı karşıya kaldığı pozisyonda atamadığı goldü. Beşiktaş'ın gerçekten santrforda alternatife ihtiyacı var. Atiba tutuyor, savunuyor, pas veriyor ve hatta atıyor. Muhteşem oynuyor. Ya Atiba'dan klonlayacaksın ya da her mevkiye alternatif oluşturacaksın.

Dün Beşiktaş galibiyeti hak edecek bir oyun ortaya koymadı. F.Bahçe, 3 puanı agresif futbolunun ödülü olarak aldı.

Kasımpaşalı Avcı!

Beşiktaş, son adam Karim Hafez'in 15. dakikada kırmızı kartla oyun dışı kalmasıyla 10 kişi kalan Kasımpaşa karşısında avantajlı duruma geçmesi bekleniyordu.
Ancak bu tür durumlarda rakibe üstünlük kurmanın iki yolu vardır.
İlki; oyunu dengeli olarak ikinci ve üçüncü bölgeye taşıyıp sağlı sollu ataklar ve ara paslarla rakibi hataya zorlamak.
İkincisi; ya defanstan ya da kulübeden takviyelerle hücum gücünü artırmak!
Beşiktaş'ın iki golünde de ileri çıkan Gökhan Gönül'ün imzası vardı. İki asistin biri Caner'e, diğeri Umut'a iki gol! Ancak Beşiktaş'ta sahanın en iyisi Gökhan ve ona eşlik eden sol açık Caner'in dışında onlara eşlik etmesi gereken sağ kanat Diaby ve forvet arkası oynayan Adem Ljajic istenilen seviyenin çok gerisindeydi. Beşiktaş özellikle Diaby ve Adem ile adeta 9 kişi ile oyundaydı.
Abdullah Avcı, Diaby'yi çıkarmakla haklıydı. Umut'u sokmakla ilk doğru dokunuşunu yaptı. Ancak Abdullah Hoca inanıyorum ki Diaby'yi sağ kanat yerine Adem'in mevkiine forvet arkasında oynatmayı yeniden tartışacaktır!
Çünkü, Beşiktaş'ın sadece Atiba, Gökhan, Caner ve Mohamed Elneny ile mücadele edip gol atmaya çalışmasının sonuç getirmediği dakikalar ilerledikçe daha iyi anlaşıldı.
Çok boş koşu ve pres yapan Burak Yılmaz'ın performansı bu maç yeterli değildi. Markajda kaldı.
Abdullah Avcı, Umut'u alarak doğru dokunuşu yaptı. Sonra Lens'i alarak zayıflayan sağ kanadı güçlendirdi. Bu hamleler Beşiktaş'ın ihtiyacı olan hamlelerdi.
Gecenin üç kahramanı vardı. İki gol atan Umut Nayir, iki asist yapan Gökhan Gönül ve 3 hamlesinden sonuç alan Abdullah Avcı.
Arda Kardeşler FIFA hazırlıkları yaparken bence başarılı bir sınav vermedi.
Oyunun kontrolünü eline almakta zorlandı. Tutmak için sürekli sarı karta başvurdu. Bu performans FIFA'ya vize vermez...
Kasımpaşa Teknik Direktörü Tayfur Havutçu, merkezi iyi kapatıp, doğru çıkışlarla oynattığı ve iyi mücadele ettirdiği takımına güzel dokunuşlar yapmış.
Yeni görevinde başarılar dilerim.

Çok sözümüz var!

Andorra'da soğuk havayı yüzlerce kilometre mesafeden gelmiş bine yakın Türk'ün tezahüratları ısıttı. Formaliteye dönen maçta bu ilgi ve desteğin en büyük nedeni Şenol Güneş'in önderliğindeki Milli Takım'ın yeniden insanımızın ortak sevgi ve başarı dili haline gelmesi. Bu tabloya bakıp EURO 2020'de Türkler'in şampiyonaya nasıl bir renk katacağını tahmin etmek zor değil. Romanya'da ay sonu çekilecek kurada C Grubu (Amsterdam- Bükreş) veya F Grubu'dan (Münih-Budapeşte) birine düşmemiz halinde her maçın İstanbul havası yaşayacağı kesin...
Şenol Güneş dün Hakan, Merih ve Ozan Tufan hariç rotasyon yaptı. Çok da isabetli oldu. Sentetik zemin, buz gibi havada her türlü sertliğe başvuran Andorra'yı görünce "iyi ki bu işi İstanbul'da halletmişiz" demekten kendimi alamadım. Yüzde 75 topla oynama oranına ulaştığımız ilk yarıda ev sahibi ekibin oyun bozmak ve tekme atmak dışında futbol adına ürettiği bir değer göremedik. Enes'in biri penaltıdan attığı 2 gol milli takımı rahatlattı. Ozan ve Kaan'ın orta sahadaki dinamik oyunu dikkat çekiciydi. Hakan'ın liderliği kıymetliydi. Milli olan Ahmet Kutucu dahil bütün oyuncularımız elinden gelen mücadeleyi gösterdi. Bu sentetik zemine ve rakibe sağlam direnç gösterdiler.
Şenol Güneş'in oyun 2-0, dakika 44 iken saha kenarındaki uyarılarını ve adeta çırpınışlarını görünce "Bu aşk ve bu heyacan bitmez" dedim.
Ben Şenol Güneş'e hep inandım ve güvendim. Hiç mahcup olmadım. Bu yüzden bekle bizi EURO 2020. Türkler geliyor. Takımımızla, taraftarımızla söyleyecek çok sözümüz olacak...

Hakeme rağmen Beşiktaş

Abdullah Avcı, Denizlispor maçına hem sistem hem oyuncu hem de mevki değişiklikleriyle çıktı. 4-2-3- 1'le sistem değişikliğine gittiği maçta asıl çarpıcı tercihi Caner'in sol bek, sol açık derken sağ açığa devşirilmesiydi.
Sağ açık ve forvet arkası oynayan Diaby'nin 10 numarada, bu aralar uyarı üzerine uyarı yiyen Adem Ljajiç'in 11'de ve sol açıkta oynatılması gecenin sürpriziydi.
Abdullah hoca da ters ayaklarla rakibi aşma denemesinin tutmayacağını görünce 25. dakikada herkesi ideal yerlerine döndürdü.
Bu değişim oyuna da olumlu yansıdı.
28'de Adem'in soldan pozisyonuyla başlayan atak pozisyon zenginliğine dönüştü.
Ancak hakem Yankaya ve VAR'da Hakan Ceylan 29'da Mustafa Yumlu'nun Diaby'nin yüzüne attığı dirseğe seyirci kaldı. VAR'a dahi gitmeyerek Beşiktaş'ın penaltısının üzerine yattı. 67'de Sackey arkadan Diaby'ye çift daldı.
Önce sarıyı veren sonra VAR'da Hakan Ceylan'ı dinleyen Özgür Yankaya bununla yetindi. 82'de yine Yumlu'nun çizgide kendini geçen Diaby'yi indirmesini de pas geçti. Yankaya ve VAR ekibi Beşiktaş'ın net 2 penaltısını ve bir kırmızısını yedi. Beşiktaş 25'teki yer değişiklikleri ve 30'da günün en iyilerinden Rebocho'nun ortasında Diaby'le kaçan pozisyondan itibaren sahanın tek hakimiydi.
Çalışan, iyi paylaşmakta ve hücumda iyi çoğalan bir takım izlemeye başladık. İlk yarı kaptan Burak üzerine oynanmasa belki daha erken sonuç alınabilirdi.
Avcı'nın kırmızı kovalayan Caner'in yerine N'Koudou'yu alması ikinci kritik ve doğru hamleydi.
Bu hamle 70'de kilidi açan ve N'Koudou'dan golü getiren hamleydi.