CANLI
SKOR
Zeki Uzundurukan

Zeki Uzundurukan

Ziraat Mühendisi!

Galatasaray, Ziraat Türkiye Kupası'nda da farkını ortaya koydu. Grupta 3'te 3 yaparak liderliğini sürdürdü. Okan Buruk, ligdeki Kayserispor maçının ilk 11'den tam 8 değişiklik yaparak İstanbulspor önüne çıktı. Yeni transfer Asprilla ilk kez 11'de sahaya çıktı. Sağ kanattan etkili ataklar geliştirdi. Sürati ve oyun bilgisi ile Galatasaray'a büyük katkı vereceğini gösterdi Asprilla. İstanbulspor'da ise Mendy Mamadou attığı golün dışında Galatasaray savunmasını çok zorladı. Güçlü ve süratlı bir sol kanat oyuncusu Mendy.


Galatasaray'da tüm gözler rekor kırmak için sahaya çıkan İcardi'nin üzerindeydi. Arjantinli gol profesörü, maçın başında attığı şık golle Galatasaray tarihinin en golcü yabancı futbolcusu olmayı başardı. Tam 73 gol... Bize de İcardi'yi tebrik etmek düşer. İcardi'nin golünün asistini yapan Ahmet Kutucu, bir de füze gibi bir şutla fileleri havalandırdı. Dünkü maçta çok istekliydi ve etkiliydi Ahmet Kutucu. Ancak ikinci yarının başında talihsiz ve yüreklerimizi ağzımıza getiren şok bir sakatlık yaşandı sahada. Kaleci İsa Doğan ile Ahmet Kutucu, hava topu mücadelesinde çarpışarak yerde kaldı. İki oyuncu için hemen ambülans sahaya girdi. İsa, hastaneye kaldırıldı.


Ahmet Kutucu'da önemli bir sağlık probleminin olmadığı bildirilirken, kaleci İsa'nın ise elmacık kemiğinde kırık tespit edildiği açıklandı. Ahmet Kutucu ve İsa Doğan'a geçmiş olsun dileklerimizi iletelim. Maalesef bu güzel oyunda böyle talihsiz sakatlıklar da var. Konuk İstanbulspor oyunu çirkinleştirmeden açık bir oyun tercih etti. Attıkları golün dışında zaman zaman Galatasaray kalesinde etkili de oldular. Galatasaray'ın ilk yarıda Torreira ile bulduğu gol de muazzamdı.


Zaten Torreira'nın ceza sahası dışından böyle gollerine alışmıştık. İstanbulspor'un attığı golde Lemina ile birlikte hatası olan Gökdeniz Gürpüz, maç genelinde çok koştu, savaştı, takımı adına başarılı işlere imza attı. Uzun bir aradan sonra sahalara dönen Singo, Galatasaray için adeta yeni bir transfer gibi. Maç eksiğine rağmen hazır gördüm Singo'yu. Galatasaray zorlanmadan İstanbulspor engelini de geçmeyi başardı. Okan Buruk, yedek bekleyen oyuncularının da performansını yakından görmüş oldu.

Kahtalı Mıçe (Muçi)

Ziraat Türkiye Kupası Trabzonspor için birinci hedefken Fatih Tekke'nin büyük bir rotasyon ile sahaya çıkması beni şaşırttı. Bordo-mavililer, son oynadıkları Antalyaspor maçının 11'inde tam 7 değişiklik (biri zorunlu, Zubkov sakattı) ile Fethiyespor karşısına çıkarken, koca ilk yarıda net bir pozisyonu yoktu. Zaten rotasyonlu kadro ile çıktığın Alanyaspor maçını kaybetmişsin. Fethiye maçını kazanmaktan başka seçeneğin yok. Çık ideal 11'in ile. İlk yarıda skoru al, sonra değişikliğe git. Buna da gerek yok ayrıca. Trabzonspor'un Avrupa'sı yok. Haftada tek maç oynuyor. Yorgunluk vs. mazeret olamaz! Trabzonspor'un ilk yarıda Muçi ile kaleyi bulmayan bir serbest vuruşu ve Felipe ile kaleyi bulan tek şutu vardı.


Fatih Tekke, ikinci yarıya başlarken doğru iki hamle birden yaptı. Bouchouari ve Felipe kenara gelirken; Onuachu ve Oulai oyuna dahil oldu. Oulai orta sahaya üretkenlik getirirken, Onuachu girer girmez Fethiyespor defansını yıpratmaya başladı. Bordo-mavililer, iki sihirli değişikliğin ardından oyunu tamamen rakip sahada oynamaya ve üst üste pozisyonlar üretmeye başladı. Kanatlardan Onuachu'yu topla buluşturma gayreti de Trabzonspor'un artı bir yönüydü. Fethiyespor'da Şahan Akyüz, Melih Okutan ve Ramazan Çevik etkiliydi.


Herkes Trabzonspor'dan gol beklerken Fethiyespor golü buldu. VAR Odası'nda gol incelendi, hakem Fatih Tokail monitöre davet edildi ve ofsayt kararı çıktı. Gol iptal oldu. Ardından Muçi'den artık alıştığımız Messivari bir gol geldi. Nwakaeme'nin pasında jeneriklik bir gol daha atarak Trabzonspor'a galibiyet kapısını aralayan isim oldu Muçi. Tüm kulvarlarda bu sezon 11. golünü kaydetti Muçi. Hem de her golü çok güzel ve çok değerli Muçi'nin.


Muçi, Trabzonspor'u sırtlamaya devam ediyor. Onu izlerken, halk müziği sanatçılarımızdan ünlü Kahtalı Mıçe aklıma geliyor. Mekanı cennet olsun. İkinci gol de Onuachu'dan geldi. Bu golde de atağı başlatan isim Muçi idi. Pina da asisti yapan isimdi. Nwakaeme, şampiyonluk sezonunda bol bol attığı gollerden birini kaydederek farkı getirdi. Bu golün hazırlayıcısı da Muçi oldu! Trabzonspor çok önemli bir galibiyet alarak, Ziraat Türkiye kupası'nda yoluna devam ediyor.

Şifre çözücüler!

Kocaelispor tribünleri her zamanki gibi yine muhteşemdi. Ama bu muazzam taraftarı coşturacak bir oyun ortaya koyamadı Körfez ekibi.
Aslında iki takım da ilk yarıda pozisyona girmekte zorlandı.
İlk yarıda sahada fark yaratan oyuncu Asensio idi.
Fenerbahçe'nin orkestra şefi, uzatma anlarında sahneye çıkarak jeneriklik bir golle Fenerbahçe'yi öne geçirdi.
Asensio dışında her iki takımda da ön plana çıkan başka bir oyuncu yoktu.

İkinci yarıya daha iyi başlayan taraf ev sahibi Kocaelispor'du.
Özellikle Petkovic'in karşı karşıya bir pozisyonu var ki...
Aslında Petkovic mükemmel bir vuruş yaptı ama kaleci Ederson, mucizevi bir kurtarışla gole izin vermedi.
Sonrasında Kocaelispor, bir pozisyonda direğe takıldı.
Tedesco baktı ki işler yolunda gitmiyor. Hemen üç oyuncu birden değiştirdi.

Kerem Aktürkoğlu'nun girişi, Fenerbahçe sağ kanadına canlılık getirdi. Nitekim işlemeye başlayan sağ kanattan ikinci golü buldu Fenerbahçe!
Semedo'nun getirip ceza sahasına ortaladığı pozisyonda Nene topu ağlara gönderdi.
Kocaelispor'un baskılı oynadığı dakikalarda ikinci golü bulan Fenerbahçe rahat bir nefes aldı.
Ev sahibi takımın da ikinci golden sonra direnci kırıldı.

Fenerbahçe, bu zor deplasmandan galibiyetle dönerek, şampiyonluk yolunda önemli bir engeli daha kayıpsız geçmeyi bildi.
Asensio gibi büyük bir oyuncun, Ederson gibi kalede uçan panterin varsa kazanırsın!
Fenerbahçe'de skoru değiştirecek, maç kazandıracak oyuncu çok!
Her maç bir yıldız sahneye çıkıp, Fenerbahçe'yi sırtlıyor.
Tedesco da bu muazzam takımı, sevk ve idare konusunda şu ana kadar çok başarılı bir sınav verdi!

Kanatlara iki hızlı tren!

Galatasaray, Kayserispor karşısında çok iyi bir maç çıkardı ve farklı kazandı.
Tüm gözler, maça ilk 11'de başlayan Lang'ın üzerindeydi.
Sol kanatta mükemmel bir maç çıkardı Lang. Güçlü, hızlı, oyun bilgisi çok iyi.
Ayağa oynuyor, çabuk düşünüyor, öz güveni yüksek. Maç boyunca etkili şutlar da attı Lang.
Galatasaray'a büyük katkı vereceğini daha ilk maçında belgeledi.

Galatasaray maçın başında adeta bir piyango golü ile öne geçti.
Yunus'un ceza sahasına ortasında Opoku ters bir vuruşla topu kendi kalesine gönderdi.
Bu golden sonra tek taraflı bir karşılaşma izlemeye başladık.
Nitekim Denswil'in hatalı pasında araya giren Osimhen, kaleci Bilal tarafından yere indirildi.
Osimhen penaltıdan skor tabelasına 2-0'ı yazdırdı.

Maçın ikinci yarısına da çok hızlı başlayan Galatasaray, bu kez süper golcüsü Osimhen'in asistinde farka gitti.
Osimhen'in asistinde son maçların formda ismi Sara, net bir vuruşla fileleri havalandırdı.
Galatasaray'ın Şampiyonlar Ligi'nde yoluna devam etmesi, hem futbolculara büyük moral olmuş Hem de Galatasaray tribünlerinin neşesini yerine getirmiş.
İstanbul'daki yağışlı ve buz gibi bir havaya rağmen RAMS Park tribünleri yine doluydu ve muhteşemdi.

Gün içinde Juventus'un İcardi'yi istediği ile ilgili haberlere Galatasaray tribünleri net mesajını verdi.
Tribünler, daha İcardi oyuna girmeden 'İcardi... İcardi...' tezahüratları ile Seyrantepe'yi inletti.
Mesaj net: 'İcardi bizim baştacımız! Kırmızı çizgimiz. İcardi'yi satamazsınız!' Benim Galatasaray tribünlerinin verdiği dünkü mesajdan anladığım bu!
İcardi konusundaki gelişmeleri bekleyip, hep birlikte göreceğiz.
Ama Başkan Dursun Özbek'in ve Okan Buruk'un İcardi'den vazgeçeceğini düşünmüyorum.
İcardi gibi bir marka golcü ile yolları ayırmak çılgınlık olur.

Lang'ın yerine oyunun son bölümünde giren Yaser Asprilla (sağ kanat) da çok iyi bir oyuncu.
Az süre içinde hücuma katkı verdi.
Şu bir gerçek ki, iyi oyuncunun uyum problemi olmuyor.
Dün bunu Lang'da da Asprilla'da da gördük.
Galatasaray formasını sırtına geçirdiler ve takır takır oynadılar.
Galatasaray, iki faydalı kanat oyuncusu transfer etmiş.
Maçın uzatma anlarında VAR uyarısı ile Galatasaray bir penaltı daha kazandı.
Penaltıyı kullanan İcardi farkı getirdi;
RAMS Park'ı bayram yerine çevirdi.
Sonuç olarak Avrupa'da yoluna devam eden Galatasaray, ligde de emin adımlarla şampiyonluğa doğru yürüyor.

Savaşmazsan kazanamazsın!

Trabzonspor, Antalyaspor karşısında ilk yarıda o kadar yavaş, o kadar etkisiz bir futbol oynadı ki...
Sanki lig bitmiş, hedefine ulaşmış, tatil için gün sayan futbolcular topluluğu gibiydi Trabzon!
Bordo-mavililer, oyunun hücum yönünde de savunma tarafında da sahada yoktu.
İlk yarıda Oulai'nin hatasından Antalyaspor golü buldu.
Oulai çok genç bir oyuncu ve transfer tekliflerinden belli ki çok etkilenmiş.
Futbol hatalar oyunu. Her oyuncu böyle hatalar yapabilir.
Oulai için bu hata da bir nazar boncuğu diye düşünüyorum.
Lovik, ilerleyen haftalarda ritm tutar, güçlenir ve Trabzonspor'a faydalı olabilir.
Ama şu anki güçsüz haliyle ilk 11 oynayacak düzeyde değil.

Ayrıca Trabzonspor'un haftalardır bir oyun ezberi vardı. Neydi o ezber!
Zubkov'un kanadından oynayıp sonuç alan bir Trabzonspor izliyorduk.
Lovik geldi diye sol kanadı da kullanmaya çalıştı dün Trabzonspor.
Ama Lovik ve önündeki Augusto etkisiz kalınca, ilk 45'te kanatsız bir Fırtına izledik.
Fatih Tekke, Lovik'in ilk 45'teki vasat futbolunu gördükten sonra yanlışından dönüp, ikinci yarıya Mustafa Eskihellaç ile başladı.
Çok doğru bir karardı bu. Takım bir anda kendine geldi.
Nitekim Mustafa oyuna girdikten sonra daha hızlı oynayan, sahada daha güçlü duran bir Trabzonspor izlemeye başladı.

Trabzonspor ikinci yarıda penaltıdan beraberliği yakaladı.
Penaltı pozisyonunda Hüseyin'in, Onuachu'ya sert bir darbesi var.
Antalyaspor teknik direktörü Sami Uğurlu bu pozisyonun nesine itiraz etti anlamadım. Buz gibi penaltı pozisyon.
Onuachu golden sonra kendine geldi. Aslında Trabzonspor takım halinde uykudan uyandı ve futbol oynamaya başladı.
Üst üste pozisyonlara girdi bordo mavililer.
Trabzonspor maçın sonlarına doğru bir penaltı daha kazandı. Ama Onuachu bu kez penaltıda kaleci Julian Cuesta'ya takıldı.
Kötü bir penaltı kullandı Onuachu ve ilk kez penaltı kaçırdı.
Onuachu kalitesinde bir golcü, penaltıyı köşeye göndermeliydi. İki penaltıyı da ortaya vurdu.
Trabzonspor zirve yarışında ağır bir yara aldı.
Kazansaydı maç fazlasıyla ikinci sıraya çıkacaktı.
Büyük bir fırsatı kaçırdı bordomavililer.

Dağlar kadar fark var!

Etihad Stadı'nda o kadar kötü bir ilk yarı oynadık ki... Galatasaray sahada yoktu adeta... Aslında 10 eksiği olan Manchester City çok iyi değildi. City, Galatasaray çok kötü olunca güle oynaya ilk yarıyı 2-0 önde kapattı. Maç öncesi A Spor'daki yayınımızda Doku'nun sol kanattan Haaland'ı besleyen isim olduğunu söyledik. Uyardık, 'pas bağlantıları kesilmeli Haaland'ın' dedik. Rayan Cherki'nin çok büyük bir silah olduğunu, mutlaka önlem alınması gerektiğinin altını çizdik. İlk yarıda bu üç oyuncu, ceza sahamızda adeta cirit attı. Goller bu üç oyuncunun ortaklaşa becerisinden geldi.

Şampiyonlar Ligi'nde Galatasaray'a maksimum fayda sağlasın, liderlik yapsın diye alınan İlkay Gündoğan'ı Etihad'da ara ki bulasın. Manchester City'yi (eski takımını) genlerine kadar tanıyan İlkay, sahada yoktu adeta. Bu ne hal İlkay... Bu maçta Galatasaray'ı sırtlamayacaksın da hangi maçta oynayacaksın! Haaland'ın attığı ilk golde Abdülkerim Bardakcı önde iken Haaland bir anda üç metre geçip golü attı. Abdülkerim geniş alanda çok ağır kaldı.

Maçta iki asist yapan, adeta canımıza okuyan o Jeremy Doku, 36'da sakatlanıp çıktı. Bizim adımıza büyük bir şanstı. Rayan Cherki'nin attığı ikinci golde ise Davinson Sanchez, Doku'dan çok kolay bir çalım yedi. Stoperlerimiz çok aksadı dün. Leroy Sane, Sallai'ye yardıma gelmedi. Manchester City, sol kanadı adeta bir koridor gibi kullandı. İlk yarıda O'Reilly'nin füze gibi şutunu Uğurcan Çakır çok iyi çıkardı.

Torreira'nın eksikliğini orta alanda çok hissettik. City maç boyunca orta alanımızı adeta vızır vızır geçti. Manchester City'nin savunma hattında yer alan Khusanov ve Ake ikilisi, baskı anında hata yapmaya meyilli oyuncular. Ama bu ikiliyi dün hiç zorlayamadık. Osimhen de etkili olamadı bu ikili karşısında. İkinci yarıda Osimhen'in müthiş bir şutu vardı ama Donnarumma müthiş çıkardı bu şutu! Kabul edelim ki Osimhen olağanüstü bir vuruş yaptı ama olmadı!

Uğurcan Çakır ikinci yarıda muazzam kurtarışlar yaptı. 67 dakika sahada kalan Barış Alper'in en ufak bir katkısı olmadı Galatasaray'a dün gece. İkinci yarıda futbol oynamayı hatırladık. Zaman zaman City kalesinde gol de aradık. Peki ilk yarıda neredeydik! Neden bu kadar kötüydük... Sonuç olarak Şampiyonlar Ligi'nde yolumuza devam ediyoruz. Ama City karşısında Galatasaray'dan iyi futbol bekliyorduk. City'nin oyunu ile bizim futbolumuz arasında dağlar kadar fark var... Hayal kırıklığına uğradık!

GABRİEL haSARA izin vermedi!

Galatasaray, ilk yarıda Karagümrük karşısında tanınmaz haldeydi. Sanki Galatasaray değil de başka bir takım izliyor gibiydik. Rakip lig sonuncusuydu. 30. saniyede öne geçmişsin. Artık herkes 'Galatasaray bu işi bitirdi' gözüyle bakarken, tel tel dökülen bir takıma dönüşüverdi Galatasaray! Galatasaray ilk yarıda duran toptan öyle amatörce bir gol yedi ki… Serginho'nun önüne atılan uzun topta, Brezilyalı oyuncu ceza sahasına girip önce Davinson'u çalımladı, kalesinden çıkan Uğurcan'ı etkisiz kale getirip, geriden gelen Barış Kalaycı'ya 'golü sen at' dedi. Skor 1-1 olduktan sonra daha da içine kapanan, kabuğuna çekilen bir Galatasaray izlemeye başladık. Fatih Karagümrük, etkili geçiş hücumları ile sık sık Galatasaray kalesinde gol aramaya başladı.

İlk yarıda daha fazla pozisyona giren, daha iyi oynayan takım, lig sonuncusu Karagümrük'tü. İlkay ve Yunus, ilk bölümde Galatasaray'ı adeta 9 kişi oynattı. Sara-İlkay-Yunus orta sahası adeta pamuk gibiydi. Torreira'nın da yıpranmışlığı ve yorgunluğu buna eklenince, Galatasaray oyunu orta alanda kaybetti. Karagümrük vızır vızır geçti bu alanı. Karagümrük, Galatasaray'ı çok geriye koşturdu, yordu ilk 45'te.

Okan Buruk ikinci yarıya başlarken Torreira'yı kenara alıp, Lemina'yı sahaya sürdü. Bu değişiklik, Galatasaray'a bir ivme kazandırdı. Orta alan toparlandı. İkinci yarının başında Sara ile gelen ikinci gol, Galatasaray'a rahat bir nefes aldırdı. Karagümrük'ün ise direnci kırıldı. Osimhen'in jeneriklik golünden sonra ise hem Atatürk Olimpiyat Stadı'na gelen Galatasaraylı taraftarlar rahatladı hem de kenardaki Okan Buruk! İlkay'ın ortasında Osimhen, topla adeta dans edip, kalenin 90 diye tabir edilen noktasındaki örümcek ağlarını aldı.

Dünkü maçı iki bölüm halinde okumak lazım. İlk bölümde maça nasıl olsa kazanırız gözüyle bakıp, rehavete giren Galatasaray'ın kötü futbolu… İkinci bölümde ise maçın öneminin farkına varıp, işi ciddiye alan Galatasaray'ın ne kadar rahat sonuca gittiğini gördük. Avrupa yorgunu Galatasaray, kazanarak liderliğini sürdürdü. Ancak şu bir gerçek ki bu takımın yeni yüzlere, güçlü profillere ihtiyacı var. Yeni transferler hem Galatasaray'a güç katar hem de rekabeti artırır. Lider Galatasaray'ın lig sonuncusu Karagümrük'e bu kadar gol pozisyonu vermesini iyi analiz etmeli Okan hoca. Özelllikle Davinson Sanchez, haftalardır çok kötü oynuyor. Dün iki golle Galatasaray'ı sırtlayan Sara, sadece duble yapmakla kalmadı, etkili bir futbol ortaya koydu.

Trabzon yarışta! Taraftar nerede!

Maç öncesinde Akyazı (Papara Park) Kırmızı- Beyaz'dı!
Ay-Yıldızlı şanlı bayrağımız, tribünlerde dalgalanırken, Binbir Gece Masalları'na gittik bir anda!
Ama maç başladı, tribünlerde çıt yok adeta! Maça gelen az sayıda Trabzonspor taraftarının sanki Karadeniz'de gemileri batmış gibiydi!
Ne bir tezahürat, ne sahadaki oyuncularını ateşleyecek bir hamle!
Hiçbirisini göremedik bordo mavili taraftarlardan!

Taraftarların bu ruh hali ve sessizliği, sahadaki bordo-mavili oyunculara da yansıdı!
Enerjisi düşük tribünler, Trabzonsporlu futbolcuların da enerjisinin dip yapmasına neden oldu. Emre Belözoğlu yönetiminde son 4 lig maçında gol bile atamayan Kasımpaşa, ilk yarıda net pozisyona giren taraftı. Rakibin karşı karşıya pozisyonunu Batagov önledi.
Trabzonspor'un haftalardır vızır vızır işleyen sağ kanadında Pina da Zubkov da çok etkisizdi ilk 45'te.

Fatih Tekke'nin maça Onuachu ile başlamaması, herkes için sürprizdi.
Ancak Fatih hoca, maçtan önce bu konuya açıklık getirdi.
Yorgun ve sakatlık eşiğine gelen Onuachu'yu riske etmemek belki doğruydu. Ama Trabzonspor, Onuachu'yu yedeğe çekince ilk yarıda galibiyeti riske atmış oldu.
İlk yarıda oyun Onuachu'yu çağırdı durdu. Trabzonspor ilk yarıda pozisyon üretemedi.
Üst üste 3-5 pas yapamadı.
Kanatları kullanamadı. Ön alan presi yapamadı.
Kasımpaşa'nın istediği gibi bir oyun ortaya çıktı. Trabzonspor ilk yarıda rakip ceza sahasında sadece 5 kez topla buluştu. Şaka gibi!

Fatih Tekke baktı ki planlar tutmadı!
İkinci yarıya başlarken Onuachu'yu oyuna almak zorunda kaldı.
Olaigbe kenara geldi.
Onuachu, girer girmez harika bir gol attı, ne kadar büyük bir golcü olduğunu gösterdi ve ligde 12 gole ulaştı. Bu güzel gol bile Trabzonspor tribünlerini ateşleyemedi!
Nesi var bu tribünlerin, neden böyle bir türlü çözemedim!
Bu arada Nwaiwu'nun savunma performansını beğendim. Çok topla buluştu. Geriden oyun kurdu, bekine yardım etti, etkili kademelere girdi.
Her maç daha iyiye gidiyor. En önemlisi de Batagov'u rahatlattı.

Mathias Lovik öne doğru oynayan bir sol bek. Oysa oyunun bir de savunma tarafı var.
Diabate'nin attığı golde ortalarda yoktu, çok gerilerde kaldı Lovik.
İlk maçıydı acımasız olmamak lazım. Ama etkisizdi.
Batagov da bu kadar rahat vuruş şansı vermemeliydi Kasımpaşalı oyuncuya.
Skora denge geldikten sonra Trabzonspor daha hızlı oynamalıydı.
Maç boyunca önde çoğalamayan bir Trabzonspor izledik.
Ama oyunun son bölümde Zubkov öyle bir gol attı ki… Bir anda gözlerimizin pası silindi. Sezonun en güzel gollerinden birini attı Trabzonspor'un cesur yüreği!
Trabzonspor belki iyi oynamadı ama kazanmasını bildi. Zirve yarışının içinde bir Trabzonspor var ortada!
Peki taraftar nerede!

İkinci yarıda Villa'yı salladık

Maç öncesinde Kadıköy'de Chobani Stadı'nın tribünleri Kırmızı-Beyaz bir gül bahçesi gibiydi adeta.
Tribünleri dolduran taraftarlarımızın ellerindeki bayrağımızın güzelliği ile duygulandık. Coştuk!
Rakip bir Premier Lig devi, Aston Villa idi. Avrupa Ligi'nin favorisiydi.
Rakip elbette çok güçlüydü. Ama Fenerbahçe'nin bu zor rakip karşısında nasıl bir direnç göstereceği önemliydi.

Aslında maça iyi başladık. Aston Villa atakları karşısında çok dik durduk, iyi savunma yaptık.
Özellikle de Skriniar, Mert ve Oosterwolde muazzam kademleri ile büyük alkış aldı.
Aston Villa'nın müthiş bir oyun ezberi var. Hem çok iyi savunma yapıyorlar hem de çok iyi hücum...
Bu hücumlardan birinde İsmail'in kafasından seken topu Sancho ağlarımıza gönderdi.

İlk yarıda Aston Villa'nın fizik gücüne ve takım kalitesine ayak uyduramadık.
Durum böyle olunca rakibi durdurmaya ve oyununu bozmaya çalışan bir Fenerbahçe izledik.
İkinci yarıya da çok iyi başlayan bir Aston Villa vardı sahada. Üst üste net pozisyonlara girdiler.
Ederson mucizevi kurtarışlar yaptı.
Biz ise ilk net pozisyonumuzu 60'ta Talisca ile yakaladık. Talisca karşı karşıya pozisyonda Bizot'u geçemedi.

Sonrasında Kerem ile bir pozisyon daha yakaladık. Kerem etkisiz bir vuruş yapınca topu kaleci çıkardı.
İsmail'in adeta yaradana sığınıp vurduğu bazukayı da çıkardı Bizot. Vay canına! Ne şuttu be İsmail!
Helal olsun sana! İki takımın kalecisi kurtarışları ile maça damgasını vurdu.
Kerem ile bulduğumuz golde Duran ofsayt pozisyonunda olduğu için iptal kararı çıktı.

İkinci yarının büyük bölümünde Aston Villa'ya karşı başa baş bir mücadele ortaya koyduk.
Hatta bazı bölümlerde Aston Villa'dan bile daha iyiydik. Gol için her şeyi yaptık.
Kenarlardan geldik, göbekten geldik, şutlar attık, ortalar yaptık. Olmayınca olmuyor.
Ama Fenerbahçe'yi özellikle ikinci yarıdaki yürekli futbolu nedeniyle tebrik etmek lazım!
Yenildik ama ezilmedik! Hatta Villa'yı salladık, salladık ama deviremedik!
Haftaya Bükreş deplasmanında kazanır, yolumuza devam ederiz.

Afrika Kupası Osimhen'i yıpratmış!

Rams Park'ın tribünleri, Liverpool maçında olduğu gibi yine muhteşemdi. Galatasaray, maça adeta 1-0 geride başladı.
Sörloth ile gelişen atakta Atletico Madrid, Giuliano Simeone ile golü buldu.
Yediğimiz golde hava topuna çıkan Abdülkerim ve Eren'in hatası vardı.
Hava topuna çıkıyorsan vuracaksın!
Vuramayınca Eren'in arkasında pusuda bekleyen Simeone topu ağlara gönderdi.

Maçın hemen başında yediğimiz gol, bizi kendimize getirdi. İki takım da orta alanları çok çabuk geçti. Biz de golü bir yan top organizasyonunda bulduk.
Leroy Sane'nin harika ara pasında ceza sahasına sağdan giren Sallai'nin ortasını Marcus Llorente kendi kalesine gönderdi.
Skora eşitliği getirdikten sonra ilk yarının son anlarında Barış Alper'in kaçırdığı bir gol var ki...
Yunus Akgün'ün bu güzel pasının hakkı goldü. Ama Barış kötü bir vuruş yaptı. Atletico Madrid ise kanatları çok iyi kullandı.
Pozisyona girmekte zorlanmadı İspanyol temsilcisi. Özellikle Alvares ile kalemizi yokladılar.

En büyük silahımız Osimhen ise bir türlü markajdan kurtulamadı.
Kurtulduğu anlarda ise final hareketlerinde etkisizdi ilk yarıda.
İlk yarıda ceza sahasında topla buluşmalara baktığımızda Atletico Madrid 26, Galatasaray ise 11 kez buluşmuş.
Diego Simone'nin takımı, La Liga'da savunma performansı ile ön plana çıkan bir ekip.
Ama Şampiyonlar Ligi'nde dün olduğu gibi çok fazla pozisyon veriyorlar.

İkinci yarıya daha baskılı başlayan taraf, Atletico Madrid'di. Bu dakikalarda çok iyi savunma yaptık.
İyi de baskı kurduk.
Atletico'nun baskısını kırdıktan sonra son yarım saat biz gol için yüklendik.
Barış Alper maç genelinde kendi kanadını çok iyi kullandı. Sane de iyiydi. Savunmaya da destek verdi.
Evet ilk yarıda rakibe çok pozisyon verdik. Ama ikinci devrede Atletico pozisyona girmekte zorlandı.
Afrika Kupası, Osimhen'i çok yıpratmış, yormuş. Maç genelinde etkisizdi Osimhen.
85'te Griezmann'ın serbest vuruştan kaleye gönderdiği topu Uğurcan Çakır jeneriklik bir kurtarışla önledi. Uğurcan, 86'da bu kez Baena'nin mermi gibi şutunu önleyerek alkışlandı.
Uzatma anlarında resmen galibiyeti kaçırdık. Osimhen'in müthiş pasında Sara kaleci ile karşı karşıya şutunu attı ama Oblak kurtardı. Sara, ayağımıza gelen galibiyet fırsatını tepmiş oldu.
Galatasaray, Atletico Madrid'den bir puan alarak ilk 24 yolunda önemli bir adım attı.
Galatasaray'ın dünkü performansını beğendim. İyi savaştı. Özellikle ikinci yarıdaki istekli futbol Manchester City maçı öncesi umutlarımızı artırdı.