CANLI
SKOR
Murat Özbostan

Murat Özbostan

Dün, dünde kaldı!

Kulüpler Birliği Vakfı'nın yeni başkanı Ali Koç oldu. Toplantı sonrası hem Koç hem de eski başkan Ahmet Ağaoğlu birlikte açıklama yaptı. Buraya kadar her şey normal! Ağaoğlu zor bir dönemde göreve geldiğini, birçok sorunla uğraştığını vurguladı ve yeni TFF'den umutlu olduğunu ifade etti. Trabzonspor Kulübü'nün, TFF seçimi öncesi bir eleştirisi yoktu. Ali Koç ise aksine TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi için hem siteden hem de sözlü olarak çok sert açıklamalar yapmıştı. Birazını hatırlayalım: 'Şu an bir kişi resmi adaydır. Fenerbahçe'nin hem bu konudaki hassasiyetini hem federasyonun Türk futbolunu Trabzonlulaştırma rahatsızlığını duyduğumuzu biliyorsunuz. TFF Başkanı olacak kişinin ailesinden birinci derece kan bağı olan birinin bu yapıyla (FETÖ'yü kast ediyor) dün, bugün ve yarın hiçbir ilişkisi olmamalı. Yeni bir aday bulunması ivedilikle şarttır. Hiçbir şüpheye yer olmamalıdır."



Aradan 15 gün geçti. Sayın Koç, Kulüpler Birliği Başkanı olarak verdiği ilk demecinde, "TFF'nin sergilediği tavır umut verici. Eski yönetim bizi dinlemiyordu. Bunlarda o irade var. TFF ile çıtayı yukarı çıkaracağız" dedi. Uzlaşmacı olmak güzel bir şey. Sonuçta dün, dünde kaldı değil mi! Türk futbolunun birçok sorunu var. Çözmek için ortak irade, akıl, fikir ve güç lazım. Yeni Kulüpler Birliği Başkanı Koç, umarız bu sorunların çözüme kavuşmasına yardımcı olacak adımları atar. Artık bütün kulüplerin temsilcisi oldu.
Bir noktayı daha yazmadan edemeyeceğim. Sayın Koç, 'Eski TFF bizi dinlemiyordu' diyor. Eski başkan Nihat Özdemir ve o dönemin MHK Başkanı Zekeriya Alp sizi özel olarak Zorlu Center'da kabul etti ve hakemlerle ilgili özel brifing aldınız. Yani haklarını yemeyin. Çok fazla dinlediler, hem de herkesi.

DESTEK OLMAZSA İŞİ ZOR
Galatasaray yönetimi, yabancılarda rakam yüksek olunca Okan Buruk'u takımın başına getirdi. Sezonu 13. kapatan, psikolojik olarak büyük bir çöküntü yaşayan, sürekli başkan ve teknik adam değiştiren, kongrelerden başını kaldıramayan bir kulüpte Buruk'un işi de hiç kolay olmayacak. Hiçbir takımın taraftarında artık sabır yok. Bu nedenle yönetim, Okan Buruk'un arkasında duvar olmalı. Aksi her şeyi başka bir noktaya taşır! Söz uçar yazı kalır!

Yabancı ile Aslan ayağa kalkamazdı

G.Saray'da bütün camia yeni teknik direktörün kim olacağını merak ediyor. Başkan Dursun Özbek ve yönetiminin teknik adam meselesini daha çabuk çözmesini beklerdim. G.Saray için her dakika önemli. Torrent'in gitmek istemediğini biliyoruz, sonuçta alacağı bir rakam var. Buna bir de yardımcıları ve sportif direktör Sensibile'nin ücretini koyarsak 3 milyon Euro'luk bir rakam ortaya çıkıyor. Anladığımız kadarıyla Dursun Bey bu parayı ödemek istemiyor. Haklıdır ama bu meseleyi nasıl çözer, orası soru işareti… G.Saray'da yabancı bir hoca aramak hayalperest bir davranıştı. Sarı-kırmızılıların kısa sürede toparlanması gerekiyor. Normal şartlarda bunu yapabilecek ilk insan Fatih Terim. Kısa süre önce Oğulcan Çağlayan'ın düğünündeki görüntülere bakarsak takım da onu özlemiş. Verdiği poz-i tif enerji, G.Saray'ın en çok ihtiyacı olan şey. Yabanc ı bir teknik direktörle G.Saray maddi ve manevi kayıplara uğrar. Taraftar 48 saattir sosyal medyadan Fatih Terim'in takımın başına geçmesi için kampanya başlattı. 12. adam böyle düşünse de Dursun Özbek yönetimi, Fatih Terim ismine mesafeli yaklaşıyor. Ben Galatasaray Başkanı olsaydım, seçildikten sonra Fatih Terim'i açıklardım. 21 Nisan 2022 tarihinde SABAH SPOR'a bir röportaj veren Okan Buruk, Galatasaray için "Hazırım" demişti. Çıkmaza giren yönetimin, en azından sezona Okan Buruk ile başlayacağı güçlü bir ihtimal haline geldi. Bakalım önümüzdeki saatlerde neler olacak.

BİTMEYEN DEJAVU!
Transfer dönemi başladı. Her sene yaşadığımız tablonun kopyasını görüyoruz. Yine aynı isimler, yine aynı futbolculara yapılan teklifler. Dejavu! Bu oyuncuları alırken genelde şu ifadeler kullanılıyor: 'Daha önce Türkiye Süper Ligi'nde oynamış, ülkemize uyum sağlamış oldukları için tercih ediliyor' gibisinden... Kendimizi kandırıyoruz. Çünkü kulüp başkanlarının işine geliyor. Tam bir kolaycılık. Bugün medyada adı geçen birçok futbolcunun illaki Türkiye'den yolu geçmiş. Gittikleri yerlerde başarılı olamıyorlar; sonra tekrar bir umutla, menajerlerin pazarlamasıyla ülkemize dönüyorlar, hem de öyle böyle rakamlara değil. Gerçekten yazık!

TFF KURULLARINDA ADALET OLACAK MI?
Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Büyükekşi oldu. Öncelikle kendisine ve ekibine başarılar dilerim... Sayın Büyükekşi bir güç gösterisiyle göreve başladı ve kurulların istifalarını istedi. Ankara'da yaptığı konuşmada özellikle marka ve güven meselesine dikkat çekmişti. Futbol dünyasında kimsenin kimseye güvenmediğini ve bu nedenle markanın itibarının zedelendiğini ifade etmişti. Şimdi yapılması gereken şey; futbola gönül vermiş bütün seyircilerin ve futbolla ilgili bütün paydaşların gözünde TFF'nin itibarının yeniden inşa edilmesi için gerekli adımların hızlıca atılması…
Tabii aynı şekilde kulüplerin de TFF'ye yardımcı olması gerekiyor... Ankara'daki ortama baktığımız zaman çok güzel dostluk görüntüleri vardı. Fakat bunlar hep anlık olaylar, maçlar başladığı zaman kavga, gürültü, açıklamalar ardı ardına geliyor. Sahada oynanan futbol, yerini kaos ortamına bırakıyor. Kulüpler sosyal medya hesaplarından taraftar kitlelerini adeta isyana teşvik ediyor. Bunu ne yazık ki büyük kulüplerimiz yapıyor. TFF'nin bundan sonraki birinci görevi, biraz önce ifade ettiğim gibi 'güven ve itibar' meselesini tekrar kazandırmak olmalı. Bir kere kulüplerin aba altından sopa göstermesine izin vermeyecek. Eğer kulüpler yanlış bir şey yapıyorlarsa mesela harcama limitlerini aşıyorlarsa cezalarını kesecek. Yoksa hem futbolun ekonomisi düzelmez hem de o bahsettiğimiz güven yerine gelmez. Merkez Hakem Kurulu, Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu ve Tahkim Kurulu en çok tartışılan kurullar… Bunların yeniden yapılanması şart. Aynı şekilde Temsilciler Kurulu'nun da... Bakalım neler olacak.

***

Bugün Babalar Günü. Babamı kaybedeli 19 yıl oldu. Başta büyük bir özlemle varlığını hep aradığım babam olmak üzere tüm Hakk'ın rahmetine kavuşmuş ve hayatta olan babaların günlerini kutlarım.

Riva’da tarihi gün!

Futbol dünyasının gözü kulağı bugün Riva'da olacak. Gündem çok yoğun. Önce TFF Yönetim Kurulu toplanacak. Geçtiğimiz hafta TFF Başkan Vekilliği, İcra Kurulu Üyeliği ve Hukuk İşleri Sorumluluğu görevlerinden istifa eden Mehmet Baykan'ın yerine atanacak yeni isim belirlenecek. Hamit Altıntop bu göreve talip. Fakat Baykan'ın yerine adı geçen isimlerden biri de Mustafa Çağlar. Yönetim Kurulu'ndan nasıl bir karar çıkar bilinmez ama yüzde 51 yönetim kurulu üyesi Çağlar, Baykan'ın yerine oturacak. TFF yönetimi daha sonra Kulüpler Birliği ile toplantı yapacak. Bu toplantıda sonucu aylardır merakla beklenen yayın ihalesinin sonuçlandırılması bekleniyor. Kulüplerin istediği para sezon başına 3 milyar TL... Fakat bu rakamı veren yok. Bein Sports tekrar topa girdi. Saran Grubu da imzaları atmıştı. Fakat Saran'ın verdiği rakam kulüpleri tatmin etmedi. Grup TFF'ye, teminatlı olarak ve yarısı dolar cinsinden olmak üzere toplam 125 milyon dolar garanti edilirken, üzerine Kulüpler Birliği de gelir paylaşımlı bir de model önermişti. Geçtiğimiz hafta Katar'a giden TFF heyeti, yaptığı görüşmelerde Bein'in rakamı 2.6 milyar TL'ya kadar çıkardığı öğrenildi. Daha önce bu para 2 milyar TL civarıydı.



KULÜPLERE PRİM ÖNERİSİ
Günün
diğer bir gündem maddesi ise Şampiyonluk Primi meselesi... Bugün TFF Yönetiminin, Kulüpler Birliği'ne resmen, "Bir sezon için şampiyonluk primlerini almayın. Anadolu kulüplerin durumu çok kötü. Gelirlerinin yüzde 80'i yayın parası. Bu parayı Anadolu kulüplerine dağıtalım. Sizin kaybınız yüzde 20 olur" diyeceği ifade ediliyor. Bu teklifine büyük takımların ne diyeceği merak konusu! Söz konusu rakamın bedeli 255 milyon TL civarı… Özetle futbolun ateşi bugün Riva'da yanacak!

İddia sahibi, iddiasını ispatlamak zorunda!

Galatasaray yöneticisi Işıtan Gün, itiraf niteliğinde bir mektup yayınladı... Suçlamaları ağır. Galatasaray'ın özel bir dosyasını (Başkan Burak Elmas'ın bilgisiyle) bir bir açıkladı. Fatih Terim'in ettiği küfüre kadar yazdı. Raporun hazırlanış tarihi 2021 Haziran ayı. Burak Elmas'ın yönetime geldiği günler... Daha o günlerde Galatasaray'da bir transfer çetesi varmış. Çetenin isimleri açıklanmıyor ama iddialar önemli. Anlıyoruz ki Fatih Terim'e bu yönetimin aldığı tavır ve hocayı göndermeye yönelik eylem planı o günlerde hayata geçmiş. İddia sahibi kişi iddialarını ispatlamakla mükelleftir. Elmas, bir ay sonra olmayacak. Bu sürede belge-bilgi varsa elinizde açıklayın! Savcılığa gidin. Yoksa Işıtan Gün'ün başkan için hazırladığı özel dosyanın hiçbir hükmü yoktur. Genel Kurul'da konuşmak istememiş Sayın Gün. Kanımca büyük tepki alacağı için konuşamadı. Özetle Işıtan Gün olaylı geldi, olaylı da gidiyor.

25 MİLYAR TL BORCU KİM YAPTI!
Futbol Federasyonu için bir linç kampanyası başlatıldı. Bunu çok açık bir şekilde görebiliyoruz. 4 sezondur hakemlerin değişmesini isteyen bazı kulüpler, kadro dışı kalan hakemlere cansiperane bir şekilde sahip çıktılar. Hatta bu hakemlere görev verilsin istiyorlar! Siyahla beyaz gibi... Fikirleri çok çabuk değişmiş. İnsan neye inanacağına şaşırıyor. Yarın TFF yönetimi de gidince bu sefer aynı kulüpler, "Biz böyle bir şey istemedik. Bu nereden çıktı. Başarılı bir yönetim vardı" diyecekler. Yeni bir oyun kurgulanıyor! Türk futbolu kötü bir durumda ise bunun sorumlusu tabi ki TFF'dir. Ama kulüplerin de ülke futboluna ne kadar katkı verdikleri ortada. 25 milyar TL borcu TFF yapmadı sonuçta!

ZARARI YİNE TÜRK FUTBOLU GÖRÜYOR!
Fenerbahçe, Mesut Özil'i kadro dışı bıraktı ve takım iyi durumda olduğu için bu konu geniş bir yankı uyandırmadı. İşler iyi giderken böyle şeyler fazla göze batmaz. Bugün Kayserispor maçı var. Aynı saatlerde Ozan ve Mesut da Samandıra'da idman yapacak büyük ihtimalle. Maçı izlemeye vakitleri olur mu bilmem! İki oyuncunun antrenman saatleri de takıma göre ayarlandığı için kimse kimseyi görmüyor tesislerde! Cezaları büyük. Fiziki temas sıfır! Mesut'un menajeri Erkut Söğüt, "3.5 yıl anlaşma imzaladık. 6 ay Mesut bedava oynadı. Mesut hiçbir yere gitmeyecek" diyerek net bir açıklama yaptı. Fenerbahçe sessiz. Bugün İsmail Kartal illa ki bir şeyler diyecektir. Konunun tatlıya bağlanma olasılığı zayıf gibi. Avrupa'da her gün bir Mesut Özil haberi var. Onlar bizden daha ilgili! Zararı yine futbol görüyor.

Kulüpler Birliği dağılır mı?

Kulüpler Birliği'nde son zamanlarda tuhaf şeyler oluyor. Süper Lig başkanlarının ortak bir noktada buluştukları konular azalmaya başladı. Özellikle Galatasaray ve Fenerbahçe her şeye muhalefet ediyor. Yayın ihalesi için büyük plan ve projelerle yola çıkıldı mesala. "Süper Lig markasını en iyi biz satarız" ifadesiyle, "Masada olacağız" dediler. Bugün gelinen noktada hâlâ kimin ihaleyi aldığı belli değil. Rakam da zaten 1 milyar TL'nin altında.
MHK'nin 13 hakemle ilgili aldığı karar için de ortak bir duygu yok. Oysa herkes hakemlerden yana dert yanıp, sistemin de bu hakemlerin de değişmesini istiyordu. Neler söylediler neler! Önceki gün Galatasaray Başkanı Burak Elmas şunu toplantıda diyordu: "G.Saray olarak kulübümüzün ağırlığına uygun bir birlik göremiyoruz. Biz ve F.Bahçe camia olarak bu birliğin ağır toplarıyız. Kendi prestijimizi, ağırlığımızı bu birliğe emanet ediyoruz. Ama birlik, adımızı kullanarak yaptığı işlerde haber bile verme zahmetinde bulunmuyor."



Sayın Elmas, Fenerbahçe ve Başakşehir dışındaki herkesi suçluyor. Çünkü Başakşehir de memnun değil. Beşiktaş ve Trabzonspor'u da ağır top olarak görmüyor. Fenerbahçe ve Galatasaray olmazsa birlik de olmaz demeye getiriyor net şekilde. Zaten bu sözlere destek veren Sayın Ali Koç, "Ciddi ciddi birlikten çıkmayı istiyoruz" diyerek noktayı koyuyor. Çıkın! Yıllar içinde bu tür cümleler çok kez kullanıldı. Çıkmak istiyorsanız çıkın birlikten. Bugün Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe'nin hali ortada.. Ligdeki durumları hayal kırıklığı.. Birliğin ağır topları Anadolu takımları olmuş. Bugün Türkiye Kupası'nda Trabzonspor var. Bu üç takım yok. Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe son yıllarda Türk futbolu için neler yapmış! Biz niye Avrupa'da 4 takıma düştük 2023-24'te! Eğer bu takımlar varsa neden bu ihaledeki rakamlar bu kadar düşük! Neden Galatasaray 15. sırada! Fenerbahçe 4 yıldır niye başarılı değil! Beşiktaş niye Avrupa'da sıfır çekti! Ortada bir yanlış var. Bir yandan "Biz birliğin ağır topuyuz" diyeceksiniz diğer yandan kulüp bazında başarılı olamayacaksınız. Ahmet Ağaoğlu sonrası Ali Koç'un başkan olmak istediği de kulislerde konuşuluyor. Yarın önemli bir maçımız var. Türkiye, Portekiz ile oynayacak.. 20 kulüp başkanı uçağa binip keşke soluğu Porto'da alsaydı. Önemli olan bu değil mi? Futbolun üzerine daha fazla kar yağdırmayın!



ÖNDER HOCAYI YAKTIN BATSHUAYİ

Sezon bitmiş, Beşiktaş 8 maçlığına teknik adam arıyor. Birkaç gündür bayağı bir isim yazılıp çiziliyor. İbrahim Üzülmez demeç veriyor, "Hazırım" diyerek. İki gündür yönetim toplantılar yapıyor.. İnce eleyip sık dokuyor. Anlaşılan Valerien İsmael enine boyuna masaya yatırılıyor. Önder Karaveli kötü adam oldu. Futbolun vefasızlığı! Eğer Batshuayi kaçırdıklarını atsaydı, Önder hoca da omuzlara alınacaktı. İsmael Beşiktaş'a hayırlı olsun.

Boşuna bu kadar fark atmamış!

Trabzonspor başını alıp giderken, bu saatten sonra kendisine rakip olabilecek bir takım yok.. Şampiyonluk ifadesini kullanmak için de erken değil.. Özetle bordo-mavili takım hedefine tam gaz gidiyor.. Hatta eze eze.. Bir Trabzonspor var bir de artık diğerleri.. Maça gelirsek.. Trabzonspor'un alışılagelmiş önde baskıyla rakibi hataya zorlayıp, topu kaparak gol yapma becerisini Antalyaspor'un genç hocası Farioli göz ardı etmiş.. Çok beğenilen bir teknik adam olsa da dünkü maçta şu ortaya çıktı; tecrübesiz ve daha yolu uzun bir hoca.. Kaleciden başlayarak geriden oyun kurmaya çalışmak Alanyaspor için harakiriydi. Çünkü ligin en iyi hücum futbolunu oynayan Trabzonspor'un hataları affetmediği biliniyordu. Orta sahadaki Siopis, Dorukhan ve Bakasetas'ın da hırslı oyunuyla birlikte bir iki pozisyon verseler de ilk yarıda Trabzonspor fişi çekti. Nwakaeme sihirbazlığını, takipçiliğini, aklını ve oyun bilgisini yine gösterdi. Topu takip edip usta işi son vuruşlarıyla geçen sezonki gol sayısını da şimdiden geçti. Cornelius ise fizik gücünü muhteşem kullandı. Omuz omuza mücadelede rakibini egale ederek şık vuruşuyla fileleri havalandırdı. Attı ve attırdı. Dorukhan'ın kafa golü de jeneriklikti. Abdullah Avcı ile ne kadar başarılı bir yol aldı Dorukhan.. Bu arada adı Galatasaray için bile geçen Farioli'nin maçı film izler gibi takip edip bir B planı üretememesi de Trabzonspor'un işini kolaylaştırdı.
Artık haftaları sayan bir Trabzonspor var. Kararlı, istekli, arzulu, hırslı.. Ne ararsanız var.. Boşuna bu kadar rakiplerine fark atmamış..

Hiç ‘Mesut’ olamadılar!

Bundan 1 yıl önce Mesut Özil, Fenerbahçe'ye imza atmıştı. Türk futbolu için tarihi bir gündü… Mesut hayallerindeki takıma, Fenerbahçe de Mesut'a kavuşmuştu. Ama geride kalan bir yılda hiç 'Mesut' olamadılar. Ne Fenerbahçe ne de taraftarlar. Mesut Özil'le ilgili binlerce haberin yarısından fazlası olumsuzdu. Aşı tutmadı… Bunun birçok nedeni olabilir. Bu kadar kariyerli bir yıldız, Fenerbahçe'de istediği ortamı bulamadı. Bugün sorsak 'Yok öyle bir şey' der... Lakin gerçekler farklı. Futbola uzun bir ara veren, Arsenal'de mobbinge maruz kalan ve Almanya'da yerden yere vurulan bir dünya yıldızının Fenerbahçe'de tekrar eski kimliğine kavuşmasını beklemek belki de bizler için büyük bir hayalcilikti. Ben 'Olur' diye ummuştum. Mesut'un Süper Lig'de olması marka değeri için önemliydi. Bugün hâlâ Fenerbahçe'de en çok konuşulan isim... Erol Bulut, Emre Belözoğlu, Pereira ve İsmail Kartal... Özellikle Portekizli teknik adam ile frekansları fazlasıyla çatıştı. Bardak taştığı zaman da Pereira kovuldu. İsmail Kartal, "Kaptanımız bize, bana destek olmalı" dedi ama o günden beri Mesut yok... Sakat! Antalya kampına da götürülmedi... Oysa bu kampta takım kaptanı olarak bulunmalıydı. Bu takımın Mesut'a, Mesut'un da Fenerbahçe'ye çok ihtiyacı var. Ama başkan Ali Koç bile Mesut için, 'Ticarete değil futboluna baksın' dedi. Durum böyle iken aradan geçen 1 yılda kimse 'Mesut' olamadı. İnşallah gelecek yıllarda olurlar!



19 MAÇTA FORMA GİYMEDİ
NOT: 25 Ocak 2021'de çocukluk hayali kurduğu Fenerbahçe'ye imza atan Mesut Özil, 34 maçta forma giydi. 24'ünde ilk 11'de sahaya çıkan 33 yaşındaki yıldız futbolcu 8 gole imza atıp 5 de asist katkısı verdi. Kırmızı kart görmeyen Mesut, sadece 1 sarı ile cezalandırıldı. Sakatlıklar ve antrenman eksikliğinden dolayı Fenerbahçe'de toplamda 19 mücadelede boy gösteremedi.

Terim’e yapılan net mobbing!

Galatasaray'da birkaç haftadır ilginç olaylar yaşanıyor. Galatasaray yöneticisi Işıtan Gün dedi ki; "Ben Burak Elmas'ın talimatıyla Pep Guardiola'nın yardımcısıyla görüşme gerçekleştirdim. Guardiola'nın yardımcısını, Fatih Terim'in yardımcısı yapmak için görüştüm." Sayın Gün, Başkan Burak Elmas'ın izniyle bunu çıktı açıkladı. Artık Galatasaray'da ve futbol kamuoyunda şu algı var: "Biz hocamıza Guardiola'nın yardımcısını bulduk, görüştük ama kabul etmedi. Yönetim görevini yaptı." Şimdi bugün bıçak sırtında bir maç var. Taraftar kötü sonuçlardan dolayı zaten kızgın. Giresunspor maçındaki olumsuz bir sonuçta fatura, Fatih Terim'e çıkacak. Tehlikeli bir satranç oynanıyor. Rus ruleti gibi hatta! Galatasaray yönetimi hocasından memnun değilse, Fenerbahçe ve Beşiktaş gibi bir adım atar ve görevden alır. Bu kadar basit! Ama yardımcı da olsa Terim'in yanına bir teknik adam aramak, bulmak arkadan dolanmaktır.



Adı geçen isim de öyle yardımcı teknik adam değil bir teknik direktör adayı aslında! Domenec Torrent… Barcelona, Manchester City ve Bayern Münih'te çalışmış. ABD'ye gitmiş; New York City'nin başına geçmiş. Yani yardımcı teknik adam misyonunu çoktan doldurmuş. Diyelim ki yardımcı antrenör olacak. Olabilir de... Lakin Fatih Terim'e herhalde çalıştığı başkanlar arasında ilk defa bir yönetim, 'Hocam senin seçtiğin ekip yaramaz. Biz sana başka antrenör bulalım' demiştir. Aslında bu mobbingtir. Fatih Terim'e, görevi bırakması için Burak Elmas değil G.Saray yönetimi mobbing yapıyor. Fatih Terim ligde başarısız, kupadan da elenmiştir. Ancak Avrupa'da son 16'ya kalıp takımını Türkiye'nin gururu yapmıştır. Sıradan bir teknik direktör değil Galatasaray'ın efsanesidir... Yönetim bu konuda kararlıysa kırıp dökmeden, arkadan dolanmadan, oyunu kuralına göre oynayıp gereğini yapmalıdır...