CANLI
SKOR
Murat Özbostan

Murat Özbostan

3 büyük 3 teknik adam

Hemen aşağıda teknik direktörlerle ilgili bir haber okuyacaksınız. Biliyorsunuz, ne olursa olsun fatura önce onlara kesilir. Bu işin raconu böyle. Başkanlar başarısızlığı hiç üzerlerine almazlar! Özellikle G.Saray, Beşiktaş ve F.Bahçe bu konuda sıkıntılı bu sezon geçiriyor. Beşiktaş ve Fenerbahçe hocalarını yolladı. Galatasaray'da Avrupa'daki başarı olmasa Fatih Terim'in üzerine çullanacaklardı. 3 takımdaki duruma kısaca bakarsak...
BEŞİKTAŞ: Sergen Yalçın'ın gelişi de gidişi de sancılı olmuştu. Giden gitti zaten. İyi de oldu! Şimdi Önder Karaveli ile sezon sonuna kadar yola devam etmek istiyorlar. Önder hoca ile 6 aylık sözleşme imzalanacak, çok mantıklı. Peki sezon sonu ne olur? Sezon sonu da Şenol Güneş'i, Ahmet Nur Çebi göreve getirir. Aslında şimdi istiyordu Sayın Başkan ama yönetimin içinde farklı sesler çıkınca bu fikir hayata geçmedi.
GALATASARAY: Lige havlu atıp Türkiye Kupası'na erken veda hesapta olmayan bir durumdu. Bugün Galatasaray Avrupa'da olmasa Burak Elmas yönetimi, Fatih Terim'e "Hoca sen bırak" derdi. Geçtiğimiz günlerde Burak Elmas'ın, "Hocam ekibine yeni isimler alsanız" diye bir tavsiyede bulunması altı çizilecek bir durum. Fatih hoca bunu yapar mı, yapmaz mı bilmiyoruz ama başkanlar fikirlerini tabii ki söyleyebilir.

TERİM İÇİN 2.YARI ZOR GEÇECEK
Bu çıkan haberlerden sonra Galatasaray'ın eski oyuncusu Ergün Penbe'nin adı da yardımcı hocalık için geçince diyor ki, "Ben Fatih Terim'den alacağımı aldım. Daha ne alabilirim ki. Terim hangi teknik direktörü yetiştirdi. Var mı? Yok..." Başkan Elmas'ın, Terim'in ekibine yönelik sözleri cesaret vermiş olacak ki bu yorumlar yapılıyor. Hocaların işi takım çalıştırmak. Kulüpler, teknik adam okulu değil sonuçta.. Emre Belözoğlu'nu çalıştığı hocalar mı yetiştirdi ya da İlhan Palut'u? Ve diğerlerini. İlla ki hocalardan bir şeyler alırsınız ama önemli olan kendinizi geliştirmeniz. Bir gerçek var ki yardımcıları da sorgulanan Fatih Terim için ligin ikinci yarısı zor geçecek.

236 GÜN HOCA BULAMAMIŞ
FENERBAHÇE:
Vitor Pereira sonrası da bir B planı olmadığı ortaya çıktı. Ali Koç ve yönetimi günlerdir teknik adam arıyorlar. Bilic, Löw, Daum ve İsmail Kartal derken herhangi bir isim açıklayamadı yönetim.. Başkan Koç, hemen gönderiyor ama yerine birini getirmesi bayağı uzun sürüyor. 3.5 yılda bir teknik adam bile ligi bitiremezken, 236 gün de takımı teknik direktörsüz kalmış.. Bu bir yönetim için büyük başarısızlık. Bakalım yeni yılın ilk günlerinde Fenerbahçe'nin hocası kim olacak!

Bu dostluk tablosu sürer mi!

Galatasaray Başkanı Burak Elmas, seçildiği günden itibaren Fenerbahçe ile iyi ilişkiler içinde olmayı tercih eden bir başkan... F.Bahçe Başkanı Ali Koç ile beraber ortak birçok hamleleri oldu. Son olarak bu sezon ilk kez kurdukları kadın futbol takımları karşı karşıya geldi. Türkiye'nin alkışladığı bu projede iki başkanı yan yana göremedik önceki gece. Neyse bunu bir kenara bırakalım maçın 7-0'lık sonucunu da. Lakin maç sonu özellikle Fenerbahçe Başkan Vekili Erol Bilecik'in ayıp sözleri maçın önüne geçti.



Neydi o söz; "Biz 6 Kasım'da 6 attık. Siz Cincon'a 7 Aralık'ta 7 tane attınız." Bu sözler zaten ayrıştırma.. Siz biz ne! Sonra Bilecik, tepkiler çığ gibi büyüyünce 'dil sürçmesi' dedi ama özür dilemedi. Keşke özür de dileyebilseydi. Ben tüm kadınlardan özür diliyorum. Bu sözleri için! Şimdi merak ettiğim iki konu var:
1- Ali Koç, kadın haklarına çok önem veren, bu konuda kampanyalar yapan, bu maçı organize eden bir başkan olarak, ezeli rakiplerine karşı böyle bir söz söyleyen Erol Bilecik'ten istifasını isteyecek mi?
2- Galatasaray Başkanı Burak Elmas, Erol Bilecik'e bir yanıt verecek mi?



ÖZEL MAÇTA YOKTULAR!

F.Bahçe'nin G.Saray'ı Aslantepe'de 2-1 yendiği derbide Ali Koç ve Burak Elmas'ın samimi sohbetleri objektiflere yansımıştı. İkili, kadınların özel maçında ise yoktu.



GEÇ KALININCA
HOCA DA YIPRANDI
Beşiktaş, Devler Ligi'nde tarihe kara leke olarak geçecek bir hezimete imza attı. Yıllarca bu maçlar ve tabloda yazan 0 puan konuşulacak. Olan oldu... 3 hafta önceki yazımda 'Yeni bir sayfa açın' demiştim. Yönetim bunu yapmadı. Çok geç kaldı. Başkan Ahmet Nur Çebi, radikal kararlar alabilen bir insan. Mesela Abdullah Avcı'nın bir günde işine son vermişti. Sergen Yalçın, Beşiktaş'ın evladı. İyi de destek verdi camia. Ama gelin görün ki bitti her şey. 20 bin kişilik imza töreninden bugün Sergen Yalçın için "İstifa et" noktasına geldik. Bu tablo Yalçın için de hoş değil. Çözüm üretemiyor, psikolojik olarak çökük!. Hocaya da yazık, yorulmuş... 'Artık beni bırakın' diyor. Arada ekonomik (para işleri) bir durum var mı yok mu bilmiyorum ama yeni bir sayfa açılmalıydı günler önce. Artık Kayseri ve F.Bahçe derbisi var. Kazansa ne olur kazanmasa ne olur! Taraftar umudunu kesmiş, asıl önemlisi bu. Özetle Beşiktaş da kaybetti, Türk futbolu da…

ELMAS AÇIKLAYACAK MI!
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) ile Galatasaray arasında soğuk rüzgârlar esiyor bir süredir. Sayın Elmas, "İzin verirlerse TFF'de 6 kişi arasında geçen konuşmayı açıklarım, büyük keyifle" dedi.. TFF Başkanı Nihat Özdemir de "Her şeyi açıkla isim isim" diyerek açık çek verdi.. Şimdi Galatasaray'ın Lazio maçı var.. Sonrasında ne olacak? Burak Elmas konuşulanları açıklar mı? Ben hiç sanmıyorum!

Ferdi Kadıoğlu’nun Milli Takım meselesi

F.Bahçe'nin bu sezon ismi başarısıyla sık sık gündeme gelen genç oyuncusu Ferdi Kadıoğlu (21 yaş) seçimini Türk Milli Takımı'ndan yana yaptı.. Bu haberi dün SABAH Spor'da okudunuz.. Milli Takım Teknik Direktörü Kuntz "Önce Ferdi bir karar vermeli.. Türk vatandaşlığı için başvurmalı" dedi. Arkasından baba Feyzullah Kadıoğlu, "Ferdi Kadıoğlu TC kimlik kartı.. Gerisini size bırakırım TFF" paylaşımı yapmıştı.. (Kuntz eksik bilgi almış bu arada) Biraz da sanki kafalar karıştı.

ŞENOL GÜNEŞ NE DEMİŞTİ?
Öncelikle Milli Takım'ın eski teknik direktörü Şenol Güneş, 30 Ağustos 2020'de verdiği bir röportajda bu konuyla ilgili bir soruya bakın ne yanıt vermiş: "Milli takımına alınamayan iki oyuncu var, işlem olarak yetişemeyen. Bir de karar olarak geç kaldığımız bir oyuncu yani alınması geç olan bir oyuncu var. Bunlar Fenerbahçe'den Ferdi ile Sinan Gümüş. Sinan; iki pasaportlu olduğu için hakkını kaybetmeden alabilmek için önce evet demesi, sonra işlem yapılması gerekiyor. Bu maça yetişmedi, daha sonra yetişirse değerlendireceğiz. Ferdi, o konuda henüz kararını netleştirmedi. Daha önceden karar vermiş olsaydı, evet dedikten sonra imza atacak, evraklar hazırlanıp FIFA'ya gidecekti. Dolayısıyla o süre şu anda yetişmiyor. Bundan sonrası için bir karar verip işleme koyarsak o zaman değerlendiririz."

FERDİ: BENİMLE TEMASA GEÇTİLER
Yani Milli Takım, Ferdi'yi beklemiş ama oyuncu yanıtını vermemiş.. Tabii konu önemli. Hollanda doğumlu olduğu için de basın Ferdi'nin peşini bırakmamış. Ferdi, milli takım kariyeri hakkında Hollanda'nın De Telegraaf gazetesine 23 Mart 2021'de bir demeç vermiş: "A Milli Takım yetkilileri benimle temas kurdu. Bu, zor bir seçim. Sezon başında Şenol Güneş ile görüştüm. Bu konuda dikkatlice düşünmek istiyorum çünkü yapacağım seçim kariyerimin geri kalanını belirleyecek."

HOLLANDA İSTEMEDİ Mİ!
Babası Türk, annesi Kanadalı olan yıldız futbolcuya Kanada da teklifte bulunmuş. Ama Ferdi kabul etmemiş. Oyuncunun ilk seçeneği Hollanda A Milli Takımı.. Hollanda Milli Takımı başarılı futbolcuyla ilgili bir karar verememiş. Bunun üzerine Ferdi de Türkiye'yi seçmiş. İyi de yapmış. Umarız gerekli evraklar kısa zamanda düzenlenir ve Ay-Yıldızlı takıma uzun yıllar hizmet eder.

BAŞKA TAKIM OLURSA YABANCI SAYILACAK
Diğer bir ayrıntı da önemli. Ferdi bugüne kadar Hollanda'nın U15'ten U21 takımlarına kadar bütün yaş kategorilerinde milli olurken, Türk Milli Takımı'nın genç yaş kategorilerinde hiç oynamadı. Kurallara göre, başka bir ülkenin A Milli Takımı'nın formasını giyen bir oyuncu, Türk pasaportuna sahip olsa da yabancı statüsünde sayılıyor. Ferdi eğer Hollanda ya da Kanada'yı tercih etseydi, F.Bahçe'de yabancı statüsünde oynamaya başlayacaktı. Bu da yerli oyuncunun çok önemli olduğu bir dönemde Fenerbahçe'ye zarar veren bir durum olacaktı.

Yenik değil bu genç adamlar

Pandemi günlerinde karantina yüzünden 4-5 eksiği olan çok takım gördük ama ideal 11'inden 8 eksiği olan, kadro derinliğini yitirmiş Beşiktaş'ın çileli başlayan Amsterdam yolculuğu, yürekli gençlerin oyunu sayesinde çoğu insanın aklından geçen çok farklı bir mağlubiyetten uzak bitti. Bahis şirketleri çok üzülmüştür herhalde! Üstelik Fransız hakem, Kenan'ın attığı gol öncesi omuz omuza mücadelesine komik bir faul çalarak Sergen Yalçın'ın takımının zor günlerinde adeta açık yaraya parmak bastı… Kötü niyetli bir hakemdi.. Dortmund karşısındaki Beşiktaş 11'i Ajax karşısında da belki favori olmazdı ama kalite ve tecrübe eksikliği dün tabelayı belirledi. Oğuzhan'ı kulübede oturtup çok güvendiği Can'a forma veren Sergen Yalçın, sol kanatta da önde Rıdvan'ı oynatırken rakibin en azından bir kanadını kırmak niyetindeydi ama Hollanda ekibinin büyük kozu Tadic sol kanattaydı. Batshuayi'nin direkten dönen topu gol olsa Beşiktaş oyunu rakip sahaya yıkmış Ajax'ın fiyakasını bozacaktı. Lizbon'da 5, liginde bir maçta 9 gol atmış Ajax ilk golde rakibini kovalamayan Kenan'ın hatasıyla kolay tabela yaptı. Sporting'e 4 gol atan Haller, bu sezon tutulması zor bir santrfor, onun golüyle devreye 2-0 önde gittiler… Sakatlar kervanına Umut Meraş da eklenirken Sergen Yalçın'ın takımı 90 dakikayı stoper ikilisinde 18 yaşında iki genç Serdar ve Berkay ile bitirdi. Tarih bunu da yazar.. Evet bu mecburiyetti ama yine de iki genç sonuna kadar savaştı. Ve elbette kalede 20 yaşındaki Ersin.. Ajax karşısında farkın büyümesine tek başına engel olan kurtarışlarıyla hem kendi geleceğini hem de Kartal'ın Sivas maçı öncesi önünü aydınlattı.

Bonservis Fenerbahçe kiralık Galatasaray!

Halil Dervişoğlu bir kez daha Galatasaray forması giyecek. Bir gün önce oyuncu hem Fenerbahçe hem de Galatasaray'a gitti. Menajerlerin ellerini ovuşturduğu 24 saatte futbolcuyu tekrar Galatasaray kiraladı. Aynı günün akşamında Fenerbahçe Başkanı Ali Koç şunu söylüyordu: "Bize menajerler önerdi. Oyuncu bonservisimi alırsanız Fenerbahçe'ye gelirim." Şimdi gerçek şu: "Satın alınsa Fenerbahçe'ye gidecekti kiralık olunca Galatasaraylı oldu.." Yani Halil'in 'Ben illa Galatasaray'a gideceğim' diye bir tercihi yoktu! Bu işlerde parayı kim verirse oyuncu rotasını ona göre çiziyor. Takımmış, renkmiş, sevgiymiş, bu tür sözler her futbolcu için geçerli değil. Profesyonel yaşamda zaten olmasın da... Bu kadar basit.

LA GAZZETTA DELLO SPORT'TAKİ MOSTAFA GERÇEKLERİ!
Mostafa Mohamed, dün Fransa'ya gittiği gibi geri döndü. 15 saatlik bir operasyon mutsuz sonuçlandı. Şimdi Galatasaray istemese de Mısırlı forvet ile yola devam edecek gibi! Bundan sonra Galatasaray ile Mohamed arasındaki ilişkiler ne düzeyde olur bilmiyorum ama transferin olmaması Galatasaray için iyi olmadı. Düşük performansı nedeniyle teknik direktör Fatih Terim'in düşünmediği oyuncu için söylediği bir söz aklıma geldi. Terim, La Gazzetta dello Sport'a 16 Temmuz'da verdiği röportajda "Birçok maç 120 dakika oynandı. Buna karşın kalite düşmedi. Örneğin ben, bizim Mısırlı forvetimiz Mostafa Mohamed'i maçları benimle izlemesi için davet ettim. Ona forvet oyuncularının nasıl orta saha oyuncuları kadar çok koştuğunu göstermek istiyordum" ifadesini kullanmıştı. İşte o günlerde söylenen bu sözler bugünlerin habercisiydi. Belli ki aradan geçen sürede Fatih Hoca'nın istediklerini yapamamış Mohamed...

KURTARICI GEDSON!
Bugünlerde yine transferde en çok adı geçen bir başka futbolcu da Gedson. Adamı hem Beşiktaş istiyor, hem Galatasaray... Şurada kaldı saatler! İki takım da istiyor. Beşiktaş tarafından gelen bilgilere göre Gedson, Beşiktaş ile anlaştı. Galatasaray son dakikaya kadar bu transferi kovalıyor. Sanki bedava adam! İki büyük takımın kurtarıcısı olmuş Gedson!

ÖZİL'İN SİNİRLERİYLE OYNANIYOR
Mesut Özil geldiği günden beri tartışılıyor. Bu kadar çok hakkında yorum yapılması onun bir dünya yıldızı olmasından dolayı... Normal yani. Fenerbahçe'de bir maçta kaptan oluyor bir maçta yedek... Bir diğer karşılaşmada ise tribünde oturuyor.. Pereira, Mesut Özil'i ekstra, özel bir futbolcu olarak görmüyor. Bunu net bir şekilde ifade etti. Özetle şu mesajı verdi: "Duruma göre oynatabilirim seni ama kulübede yanımda da oturabilirsin. Bunu sorun etme." Mesut fizik olarak hâlâ hazır değil. Eksikleri var. Ama kulübeden de hamle oyuncusu olmaz. Bu iş tatsız bir noktaya giderse şaşırmam. Yedek oturacağını sanmıyorum. ABD'ye giderse de şaşırmam!

Kendi kendilerine sorun yarattılar

MURAT ÖZBOSTAN sordu, GÜRCAN BİLGİÇ gündemi değerlendirdi

Genel olarak bakarsak Fenerbahçe'yi hazırlık maçlarında nasıl buldunuz? Artıları, eksileri nedir?
1- Geçen sezonlara göre oyun anlamında daha iyi değiller. Bunu sistemin değişikliğine de bağlayabiliriz. Aslında durduk yere, kendi kendilerine sorun yarattılar; bunu "gelişme" olarak açıklamaya çalışıyorlar, farkında da değiller. Oyuncu grubu sahada çok istekli oynuyor. Hepsi elinden geleni yapmaya çalışıyor. Pereira da Mesut Özil üstüne oyun kurmuyor... Takım kendi oyununu oynarken, Mesut'un bunun bir parçası olmasını istiyor. Dinamo maçı önemli bir test oldu. Takımın skor problemleri hâlâ devam ediyor. Pozisyona giriyorlar ama bir gol çıkarttılar. Buna karşın pozisyon verme sıkıntısı da devam ediyor. Yani defansif-ofansif sorunların sahibiyken, oyuna hükmetme, rakibi baskı altında tutma, önde şok pres özellikleri devam ediyor. Bu noktada kalmaları da önemliydi. Halbuki, oturması için zaman ve transfer gereken üçlü macerası yerine, takımın en iyi bildiği dörtlü düzeni geliştirip, belki de sadece tek santrfor transferi ile yollarına son sürat devam edebilirlerdi. Bunun yanlış olduğunu fark edecekler ama umarım geç kalmazlar.

SKORU OĞULCAN'A BAĞLAMAK YANLIŞ
2- G.Saray, Oğulcan Çağlayan için Tahkim'i istifaya çağırdı. Oğulcan olayı için görüşünüz nedir?
Hani o çok şikâyet edilen, küçük harflerle yazılmış maddeler vardır ya; Rizespor böyle bir manevra ile "Opsiyon tek taraflı değerlendirilmez" diye yazmış Oğulcan'ın sözleşmesine. Hukuk delile göre karar verdiğine göre, kararın Rizespor lehine çıkması kaçınılmazdı. Avrupa maçında lisans verilse bu kez 1 milyon 250 bin Euro alması gereken Rizespor mağdur olacaktı. Aslında Oğulcan'ın son maçlara çıkmadan, Galatasaray ile anlaşma yapması sırasında, iki kulüp masada buluşup daha uygun şartlarda da anlaşabilirlerdi. Tahir Kıran, Rizespor'un başına geçtikten sonra, bu uzlaşmacı tavır ile iki tarafı da memnun edecek ortamı hazırladı. Bravo… Durum tam tersi olsa, tazminat kararı Galatasaray lehine gelişseydi, bu kez itiraz sahibi onlar olacaktı. Tazminatı ödemesi gereken Oğulcan'dı. Galatasaray serbest kalan oyuncu ile sözleşme imzalarken bu riskleri de kabul edip transferi gerçekleştirdi. Fatih Terim veya yöneticiler PSV maçlarındaki skoru Oğulcan'ın oynamamasına bağlıyorlarsa, benim için inandırıcı değil.

ELBETTE MHK'YE GÜVENMİYORUM
3- Nihat Özdemir MHK'ye ve başkanına sahip çıktı. Siz sezon öncesi MHK'ye güveniyor musunuz?
Elbette güvenmiyorum. Önlerindeki ekrandan gördüklerini bile takıma ve o günkü algıya göre yorumlayan hakemleri var. Onları değiştirmediklerine göre, problemler de devam edecek. Hakemler karar verirken, "Şunu şampiyon yapalım, ötekini yapmayalım" demezler. Düdükler veya telsiz sesi "güçlü" kimse, onun için ses verir. Bu sezon en çok kimin sesi çıkar, algıyı yönetir, bu baskıyı oluşturursa, hakem kararlarını da arkasına alacaktır. Bakın geçen sene ligi tepede bitiren iki teknik adam, maçlardan önce veya sonra ne konuşmuşlar? Oyundan mı bahsetmişler, hakemlerden veya VAR'dan mı ?

PEREİRA TAKIMINI KURUYOR
4- Caner Erkin kararı için yorumunuz nedir? Pereira kadro dışı kararını performansına göre mi verdi, yoksa geçmişte yaşanan durumla ilgili mi?
Sadece Caner Erkin değil, Sinan Gümüş kararı da sistemin sol kanadında oynayacak iki oyuncunun tasfiyesi. Bir bakıma Pereira'nın istediği sol kanat oyuncusuna yer açtılar. İki oyuncunun da hazırlık dönemindeki yüz ifadeleri "mutlu" değildi. Yedek kalmak bu tecrübedeki oyuncular için can sıkıcıdır. Eğer oynatmayacaksa, başka takıma gitmesi takım için de en doğru karar olur. Çünkü şikâyetler başlayınca ortamın da huzuru kaçar. Buradan hareket edersek kulübedeki diğer dört isim; Ozan, İrfan Can, Mert Hakan ve Sosa da doğru yönetilmesi gereken krizin içindeler. Geçen sezonun en önemli oyuncuları, bu durumu saygı ile kabul etmekte zorlanabilir. Her şey bir yana Emre Belözoğlu döneminin de prensleriydi bu ekip. Pereira kendi takımını kuruyor anlaşılan.

Güle oynaya çıkarlar

Kulüpler Birliği ile TFF arasındaki mektuplara önceki gün bir yenisi daha eklendi. Yeni Başkan Ahmet Ağaoğlu ve 19 kulüp başkanı, isteklerini 4 madde ile sıraladı. En can alıcı nokta ise son satırlarda: "Gerekirse maçlara çıkmayız." Bir kere böyle bir şey olacağına ihtimal dahi vermiyorum. Markayı yönetmek TFF'nin görevi olsa da futbolun aktörleri kulüpler. Ama futboldaki en büyük sıkıntı nedir diye sorduğumuzda 'ekonomi' yanıtını alıyoruz. Ne yaptılar; Bankalar Birliği ile anlaşma... Neden yaptılar; çeviremedikleri borçları için... İşin en can alıcı noktası para olduğuna göre bunu yönetmeye talip olmak önemli bir cesaret... Geçmişe dair bu konuda bir başarı yok. Bugün bütün kulüpler borç rüzgarında sağa sola savruluyorsa bundan sonraki süreçte bu işi nasıl yönetecekler? Yaban meselesine gelirsek… 8+6 yanlış bir karar… En iyi rakam, artısız 10 olmalıydı. 10 yabancı alırsın, kaçını oynatırsan oynat... Artı 6 gereksiz. Bu arada kulüpler sınırsız istiyor yine! Orta bir yol mutlaka bulunur. Ama sahaya güle oynaya çıkarlar…



KULÜPLER YANA YANA SAĞ BEK ARIYOR...

Beşiktaş'ta Ghezzal ile Rosier'in durumu hâlâ belli değil. İyi bir golcü alınmadı... Takımın yüzde 50'si gitti... Günler geçiyor... Beşiktaş yönetimi hem Ghezzal hem de Rosier'in kulüpleri ile sıkı pazarlıkta. Galatasaray da Fenerbahçe de sağ bek arıyor. Trabzonspor sağ bek (Bruno Peres) aldı... Demek ki sağ bek sıkıntısı var. Beşiktaş biraz kesenin ağzını açacak ve Rosier'i bitirecek. Bu durum Ghezzal için de geçerli. Bonservisi yüksek. Konuşulan çok rakam var. Galatasaray da Fenerbahçe de aportta bekliyor. Giden yüzde 50 için daha fazla zaman kaybetmemek lazım sanki!

BİR GRAM KREDİSİ YOK
Fenerbahçe, Pereira'yı takımın başına getirdi. Bu konuda suçlu yine medya oldu. Fenerbahçe yönetimi, 'Hocamızı itibarsızlaştırmayın' diyor. Kimse kimseyi itibarsızlaştırmıyor. Teknik adam için oluşan yüksek havayı yönetim ve başkan oluşturdu. Biz bir şey demedik. Herkes bu tercihin son 48 saat içinde yapıldığını bal gibi biliyor. Artık en zor iş Pereira'nın... Tribünler de açılıyor. Portekizli teknik adamın bir gram bile kredisi yok. Durum böyle iken de sürekli Topuk Yaylası'nın disiplin ve idman notlarını medya ile paylaşan Fenerbahçe, camiaya "Hocamız işinin başında... Çok çalışıyor" mesajını veriyor. Onu bunu bilmem de kaybedecek bir üç puanı bile yok Pereira'nın…

Fenerbahçe’nin yeni hocasını Özil belirler!

Trabzonspor transferde sağlam adımlar atıyor. Erken başladılar. En önemli avantajları ise takımın başında bir hocasının olması. Abdullah Avcı bir reçete yazdı, yönetim de uyguluyor. Galatasaray'ın şu an teknik direktörü yok. Fenerbahçe hoca arıyor. Şampiyon Beşiktaş, Sergen Yalçın ile masada. Burak Elmas seçimi kazanırsa, Fatih Terim ile devam edecek.
Diğer adaylar için net bir yorum yapılamıyor. 23 Haziran'da yeni yönetim mazbatasını aldığı zaman ya Terim ya da başka bir teknik adam olacak. Mesela Yiğit Şardan'ın ekibi de Okan Buruk ile flörtte... Ne olursa olsun bu zaman kaybının faturasını kim ödeyecek?

Ali Koç, Emre Belözoğlu için risk almam deyip, yabancı bir hocaya risk haklarını kullanacak. Yerli de olsa yabancı da olsa Fenerbahçe'nin işi önümüzdeki sezon da zor! Yabancı teknik adamın ilk senesinde gelip bir takımı şampiyon yapması %35'lik bir ihtimal. Sayın Koç bu riski göze almış! Ayrıca Mesut Özil'in yeni teknik adam seçiminde aktif rol oynayacağını da düşünüyorum.
Bu nedenle de Alman bir teknik adam yüksek ihtimal.
Sezon biteli 19 gün oldu. Beşiktaş, Sergen Yalçın ile yeni mukavele yapmadı. Taraflar 'Hiçbir sorun yok" diyor. Kulisler ise farklı şeyler! İllaki imzalar atılacak. Ama biraz geç kalınmıyor mu? Bugün belki bir imza çıkar.

BİRAZ DA FUTBOL KULÜPLERİ AVRUPA'DA BAŞARILI OLSUN!
SON aylarda basketbolda, voleybolda, cimnastikte, atletizm, güreş ve halterde Türkiye büyük başarılara imza attı. Son olarak Anadolu Efes ülkemize EuroLeague'de büyük bir gurur yaşattı. Sırf eleştiri olsun diye 'Bu kadar tesis niye yapılıyor' şeklinde zaman zaman eleştiriler oluyor. Bu tesislerden her sene şampiyonlar çıkmaya başladı. Türk sporu son zamanlarda büyük bir atılım yaptı. 8 gün sonra Avrupa Futbol Şampiyonası başlayacak. Milli Takımımız da inşallah Türk halkına mutlu günler yaşatacak.

Dünya ve Avrupa'da sporla var olmak önemli. Bugün Anadolu Efes'in yaptığı tanıtımının maddi değeri de manevi değeri de oldukça yüksek. Geçmişte futbol kulüplerimiz de ses getirecek sonuçlar alıyordu. Özellikle iki sezondur başta büyük takımlarımız olmak üzere Avrupa'da nal topluyoruz. Şimdi yine transfer dönemine girdik. Transfer haberleri havada uçuşuyor. Oysa bakıldığı zaman kulüplerin kasasının tamtakır olduğu gerçek. Ben yine inşallah deyip temennide bulunayım. Umarız Avrupa'da başarılı olurlar. Bayrağı göndere çektiren tüm sporcularımıza teşekkür ederim.