CANLI
SKOR
Murat Özbostan

Murat Özbostan

Küstah Messi!

AHMET ÇAKAR İLE KATAR 2022 SOHBETİ


WOUT WEGHORST'A TERBİYESİZLİK YAPTI


🔴 Messi'ye kibrinden dolayı tepkiler var. Weghorst'a 'Aptal' dedi. Sürekli agresif. Düzgün sporcu olmak mı, dünya yıldızı olmak mı?
Messi terbiyeli gibi görünen, beyefendi havası veren aslında küstah ve içten pazarlıklı bir tip. Bu tip kişilik özellikleri çok zor çıkar, çok sıkıntılı anlarda patlak verir. Messi'de de maç sonu Weghorst'a yaptığı o kibir dolu terbiyesiz hareketleri ile ortaya çıktı.




ARJANTİN LOBİSİ VAR

🔴 Portekizli Pepe 'Kupayı Arjantin'e versinler oldu olacak' dedi. Bu isyanda bir haklılık var mı?
Kısmen de olsa var. Örneğin; Arjantin- Hollanda maçında her ne kadar İspanyol hakem, Hollanda'nın elenmesinde herhangi bir rol oynamamış olsa da ancak eski bir hakemin anlayacağı şekilde zaman zaman Messi ve Arjantin'e dokunulmazlık tanıdı. Şunu çok iyi biliyoruz ki FIFA'da çok güçlü bir Arjantin lobisi var. Fakat lobiler de bir yere kadar.

FAS DEYİP GEÇME!

🔴 Hırvatistan ve Belçika'nın olduğu gruptan lider çıkan Fas, İspanya ve Portekiz'i eleyip yarı finale yükseldi. Neler söylersiniz?
Fas deyip geçmeyin. Aslında birçok oyuncusu çok çok önemli Avrupa takımlarında oynuyor. Üstelik atletik bir takım ve daha önemlisi şartları gereği kontratak futbolunu çok iyi tatbik edebiliyorlar. Önlerinde final için bir engel var, o da Fransa. Tabii ki kolay değil.




ARJANTİN-FRANSA FİNALİ OLUR

🔴 Dünya Kupası sizin için nasıl geçiyor? Yarı finalistler belli oldu. Finale kim kalır?
Dünya Kupası, her zamanki gibi. Güzel maçlar da var, çok sıkıcı olanlar da. Futbol, ortalamada vasatın üzerine çıkamıyor. Ama heyecan zaman zaman futbolseverleri televizyona bağlıyor. Her Dünya Kupası'nda olduğu gibi Katar'daki turnuvada da sürpriz takımlar yarı finalde. 1998'in sürprizi Bulgaristan'dı. 2002'ninki bizdik. Bir öncekinin Hırvatistan'dı ve final oynadılar. Bu senenin sürprizi ise yine Hırvatistan diyebiliriz ama asıl sürpriz; Fas'ın yarı finale çıkmış olması. Kağıt üzerinde Arjantin-Fransa finali gibi görünüyor ve sanki tekrar Fransa bir adım önde gibi intiba ediniyoruz. Fakat hiç belli olmaz. Bir bakmışsınız Dünya kupaları tarihinin reytingi en düşük Hırvatistan-Fas finali bile olabilir.

PENALTILAR YAZI-TURA GİBİDİR

🔴 Favori Brezilya elendi. Herkes 'Jesus takımın başına geçsin' diyor. Brezilya niye samba yapamadı?
Brezilya'nın elenmesi tamamen şanssızlık. Hırvatistan kalecisi devleşti, önemli goller kurtardı, uzatmada Brezilya golü buldu ama Hırvatistan bir kere gelip beraberliği yakalayınca da maç penaltılara gitti. Penaltılar yazı tura gibidir. Ne kadar büyük takım olursan ol, ne kadar iyi şutörlerin ya da kalecin olursa olsun elemek veya elenmek sadece 5-10 cm içindedir.




RONALDO'NUN HAZİN SONU

🔴 Ronaldo efsanesi bitti mi? Portekiz kazan gibi kaynıyor.
Maalesef Ronaldo efsanesi sona erdi. Tabii ki Ronaldo, profesyonel yaşamı ve başarılarıyla hem Portekiz hem de dünya futbolunda yerini aldı. Ama şu kesin, dünya futbolunun en mutsuz insanı Ronaldo ve onun için hazin bir son oldu.

FUTBOL, BASKETBOLA DÖNER

🔴 Katar'da hakemler her kayıp dakikayı oynatıyor. TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi de 'Tüm kayıp süreler maça eklenecek' dedi. Bizde maçlar 120 dakikaya çıkar mı?
Bunu yanlış buluyorum. Sakatlıklar, oyuncu değişiklikleri ve kasten vakit geçirmeler zaten ilave ediliyordu. Bu tür fazla ilaveler futbolu basketbola dönüştürür. Her devrenin sonunda 8-10 dakika ilave etmek anlamsız ve tehlikeli. Düşünün mesela, Süper Lig'de bir maçta ilave edeceksiniz, 90+10'da bir gol gelecek, ortalık karışacak. Takip eden bir maçta daha fazla vakit geçirme varken 90+5 ilave edeceksiniz, bu sefer de tartışmalar büyüyecek. TFF Başkanı'nın bu yaklaşımı manasız.




VAR'DAN ANLAMSIZ MÜDAHALE

🔴 Dünya Kupası'nda hakem yönetimlerini ve VAR'ı nasıl buldunuz? 'Bizimkiler de şundan ders almalı' diyeceğiniz noktalar var mı?
Asla yok. İyi hakemler, iyi yönetimler de vardı, kötü ve tuha f yönetimler de. Mesela, Tunus-Fransa maçında gol, ofsayt diye iptal edildi. Ama hakem ve yardımcısı golü vermişlerdi ve oyun başlamıştı. VAR müdahalesi sonradan geldi, gol iptal edildi. Golün iptal edilişi hakem hatası olarak kabul edilebilir ama oyun başladıktan sonra VAR ile golü iptal etmek tam bir kural hatasıydı. İspanyol hakem Mateu Lahoz, Hollanda-Arjantin maçını çok kötü yönetti. Bir ara kontrolü kaybetti, kartlar es geçildi, tam rezillik! Fransa-İngiltere çeyrek finalinde ise İngiltere lehine verilen ikinci penaltıda tuhaf şeyler yaşandı. Hakem direkt penaltıyı verse, fazla bir şey demem ama bu penaltıyı verdirmek için VAR müdahalesi protokole tamamen aykırı. Bugün dünyada birçok maçta böylesine tablolar yaşanırken hiçbirine VAR müdahale etmiyor ya da protokol gereği edemiyor. Ama Dünya Kupası çeyrek finalinde Kolombiyalı VAR hakemi, anlamsız ve hatalı bir VAR müdahalesinde bulundu.

4 BÜYÜKLER'E ETKİSİNİ ZAMAN GÖSTERECEK

🔴 Lige verilen ara, büyükleri etkileyecek mi?
Bunu şimdiden kestirmek mümkün değil. Fakat bu Dünya Kupası döneminde F.Bahçe çok iyi hazırlık maçları oynadı. G.Saray'ın önemli silahlarından biri olan İcardi sakat, Trabzonspor belli değil. Sonuçta baktığımızda etkileyip etkilemeyeceğini maçlar başladıktan sonra daha net şekilde göreceğiz.

Yabancı hakem zirvesi!

Kulüpler Birliği bugün yabancı hakem meselesini mercek altına alacak. İstanbul'daki merkezinde saat 14.00'te başlayacak toplantının birkaç önemli önemli meselesi var. 1- Ekonomi. 2- Yabancı hakem. 3- Yabancı sayısı. Katar 2022 nedeniyle kulüpler ekonomik olarak 45 günlük durağan bir döneme girdi: 1- Mağazalardaki ürün satışları düştü. 2- Maç günü hasılatları yok. 3- Reklam ve sponsorluk gelirleri azaldı. Bir yanda bu gelişmeler yaşanırken oyuncu bonservis bedelleri ve futbolcu ücretleri ise ödeniyor. Bugün bu aranın ekonomik bilançosu üzerine çözüm yolları masaya yatırılacak. Diğer bir konu ise yabancı hakem meselesi... Futbol Federasyonu, VAR hakem kadrosuna yabancı hakem katılacağını daha önce açıklamış ve bu konuda Avrupa ülkeleriyle yazışmaların devam ettiğini belirtmişti. Bir kısım Süper Lig kulübü, VAR'da yabancı hakem meselesine sıcak bakarken diğer bir kesim ise sahada da yabancı hakem olsun fikrini savunuyor. Durum böyle iken bugün yabancı hakemle ilgili kulüp başkanlarına bir sunum yapılacak. VAR kadrosunun yetersiz olduğunu savunan bazı kulüpler özellikle ilk yarıda MHK ve TFF için sert açıklamalar yapmışlardı. Ligin ikinci yarısında VAR'da yabancı hakem konusunda bugün TFF'ye olumlu ya da olumsuz bir mesaj verilmesi bekleniyor.



Peki yabancı hakem olur mu? Madem 'yabancı hakem gelsin' diyenler var. O zaman ikinci yarıda maçlarda denensin!.. Gelecek hakemlerin kalitesinin nasıl olacağını bilmesek de Türkiye'nin bu tartışmaya nokta koyması için iyi bir fırsat.. Bakalım her şey düzelecek mi? (Düzeleceğini düşünmüyorum) Önemli olan sistem ve istikrar.. TFF Yönetimi hakem akademisi kurmanın planlarını yapıyor. Böylece MHK bu konuda devre dışı kalacak. Açıkcası hayata geçerse iyi olur. MHK sistemi düzeltemiyorsa, TFF düzeltmelidir… Eğer Futbol Federasyonu yönetimi bu değişimleri hayata geçiremezse bir gün kulüpler, yabancı başkan gelsin derse ne olacak! Yani bu işin sonu için devrim lazım..

Şenol Güneş başarmak zorunda

Süper Lig'de aranın başlamasıyla beraber herhalde bu süreçte en çok merak edilen takım Beşiktaş. Şenol Güneş tercihiyle gelen heyecanın Dünya Kupası sonrası devam etmesi elde edilecek başarılara bağlı. İlk göreve geldiği zaman bile Şenol hocanın üzerinde bu kadar stres ve baskı yoktu. Beşiktaş'ta herkes transfer beklese de Şenol Güneş, Antalya kampı sonrası oynanacak 3-4 maçın ardından karar verecek. Bu nedenle genç yetenekleri takip ediyor ve kampa 4 futbolcu götürecek. Akıllara madem gençler bu kadar önemli "Neden Serdar Saatçı (Braga/1.5 milyon Euro) ve Emirhan İlkhan (Torino/ 4.5 milyon Euro) gitti?" sorusu gelecek.



O günlerde Güneş olsaydı herhalde menajerler Ümraniye'de cirit atmaz ve bu gençler de Beşiktaş'ın bünyesinde kalırdı. Elin yabancı teknik direktörü Valerien İsmael hiçbir şeyi umursamadı. Bugün var, yarın yoktu ve nitekim paraları aldı gitti. Güneş için takımdaki birinci sorun; iletişim. Oyuncular arasındaki kopukluk. Bunu Antalya kampında tedavi etmeyi planlıyor. Mevcut kadroyu Güneş yapmadı. Eldeki malzemeyle neler olabileceğini Antalya kampı ve sonrasındaki maçlar belirleyecek. Ümraniye'ye hakim olan bir teknik kadro, başarı için bir basamak yukarı çıkabilir. Özetle Beşiktaş taraftarının beklentisi çok büyük ve Şenol Güneş de bunun farkında. Zaten başarısız olursa hoca da Ahmet Nur Çebi yönetimi de sancılı bir döneme girer.

VİSCA İLE BİRLİKTE ATMOSFER DEĞİŞİR
Bir takım için bazı özel futbolcular vardır. Mesela Trabzonspor'da Edin Visca... İlk yarı boyunca bordo-mavili takımın en çok aradığı isim oydu... Şimdi idmanlara başladı. Abdullah Avcı o bölgede Abdülkadir Ömür, Yusuf Yazıcı, Djaniny ve Trezeguet'yi denedi. Ama ne yapsa olmadı. Sağ kanat, "Ben Visca'yı istiyorum" diye bağırdı. Trabzonspor 45 günlük ara sonrası yolculuğa yeniden başlayacak. Üstelik de Fenerbahçe maçıyla.. Visca'nın dönüşüyle, Avcı'nın söylediği gibi takım canlanıp, bir de üzerine F.Bahçe maçı kazanılırsa geçen sezonki atmosfer geri döner.



SERVİSTE GEÇEN 3 SAAT
Keskin bir kalem, gazetecilikte referans noktasıydı. Yazıları, TV programları ve dergicilikte geçen yılları. Hıncal Uluç, "Bugün ne yazdı?" diye merak uyandıran bir adamdı. Bize eleştirilerini dört duvar arasında değil, köşesinde yapması bir tercihti. Canımız yandı ama her seferinde ders çıkarıp bir ustanın öğütlerini kulağımıza küpe yaptık. Nitekim bir gün kendisini servisimize davet etmiştik. Ekip olarak 3 saat beraber olduk. O öğütleri canlı canlı dinlemek hepimiz için güzel bir anıydı. Arkadaşlarım sormuştu, "Hıncal ağabey, gazeteler olmasa internet ve sosyal medya içeriik üretemiyor. Biz sayfaya iyi haberler koymak için saatler harcıyoruz. Bu haksızlık değil mi? Gazetecilik mesleği ucuzlamadı mı?" diye. Yanıt çok kısaydı: "Siz işinizi yapın. Bin adet gazete satılsa bile. Gören görür, okuyan okur." Allah rahmet eylesin.

Yürek ve akılla destek olmalıyız

Ekim ayı başında EURO 2024 kuraları çekilmeden önce A Milli Takım teknik direktörünün değişeceği yönündeki spekülasyonları bizzat TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi'ye sormuş ve "Doğru değil" yanıtını almıştım. TFF'nin Kuntz ve ekibine tam desteği var. Almanya'daki EURO 2024'e Alman teknik adamla gideceğimize inançları da tam. Spor medyası ile TFF'nin içindeki bazı isimlerin, artık bu teknik ekibe tam destek vermesi gerekiyor. Bugüne kadar olası bir olumsuz sonucun ardından yeni hoca arayışlarının bizi bir yere götürdüğü de yok sonuç olarak...

ÜÇLÜ SAVUNMA PROVALARI
Dünya Kupası play-off'unda Portekiz
karşısına üçlü savunmayla çıkmamız hataydı. Milli Takım'ın bu dizilişle pratiği yoktu. İskoçya ve Çekya'yı devirdiğimiz maçları üçlü savunmayla oynadık ve mart ayındaki eleme grubu maçlarında da bu dizilişten vazgeçmeyeceğiz gibi duruyor. Orta sahanın kanat bekleri, üçlü defansın kilit mevkileridir. Bu bölgelerde yeteri kadar oyuncumuz var. Avrupa'da da birçok milli takım üçlü savunmayla oynuyor. Keşke Ermenistan ve Hırvatistan karşılaşmaları öncesi 2 hazırlık maçı daha oynayabileceğimiz bir takvim olsaydı ama Dünya Kupası sonrası lig ve Avrupa Kupaları'ndaki yoğun fikstür buna müsaade etmiyor.

HER ŞEYİMİZ DÖRT DÖRTLÜK
Dünya Kupası başladı, biz yine yokuz. EURO 2024'te mutlaka yer almalıyız. Avrupa'da en yeni stadyumlar bizde, genç bir nüfusumuz ve milli takımda da genç ve yetenekli bir jenerasyonumuz var. Almanya'daki EURO 2024 büyük sahne ve orada gurbetçilerimizin desteğiyle 2008'deki hikâyenin bir benzerini yazabiliriz. Milli formayı sırtına geçiren her oyuncunun bunun önemini kavraması ve hakkını vermesi gerekiyor. Deplasmanda Ermenistan ve evimizde Hırvatistan maçlarıyla başlayacağız. Yüreğimiz de aklımız da bu takımla olmalı. Tek milli takımımız var. Net olan bu.

Madalya sayısına yetişemiyoruz

Türkiye, 5. İslami Dayanışma Oyunları ve 4. Dünya Göçebe Oyunları'nın ardından bu kez de Avrupa sporuna yön veren isimleri Antalya'da ağırlıyor. Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu başkanlığında "Herkes için sporu yeniden düşünmek: bireyin sağlığı, yaşamı ve hayalleri için emsalsiz bir destek" ana temasıyla gerçekleştirilen konferansta 54 ülkenin spordan sorumlu bakanlarının yanı sıra EPAS Danışma Komitesi üyesi UEFA ve FIBA gibi 29 uluslararası spor kuruluşunun ve diğer uluslararası spor kuruluşlarının (IOC, IPC, FIFA, WADA vb.) temsilcileri yer aldı. 3 gün sürecek organizasyonun ilk gününde ikili görüşmelerle bazı toplantılar gerçekleştirildi.




SİYASETİMİZ GENÇ ODAKLI
Bakan Kasapoğlu yaptığı konuşmada, spor diplomasisini önemli bir enstrüman olarak gördüklerini belirtip şunları söyledi: "Birleştirici misyonumuzla geçtiğimiz yıl 164 uluslararası spor organizasyona ev sahipliği yaptık. Devasa bir altyapıya sahibiz. Spor diplomasi alanında yeni pencereler açmak için de 40'ın üzerinde uluslararası spor anlaşmasını bu süreçte gerçekleştirdik. Madalya sayısına yetişemediğimizi göğsümüzü gere gere söylüyorum. Artık bir branşta değil her branşta tepede olan bir Türkiye var. Yeteneklerin tesadüflere bırakıldığı dönemler artık geride kaldı. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde 21 yıllık süreçte spor, sporcu ve genç odaklı bir siyaset anlayışımız var."

İMZALAR BUGÜN ATILACAK
Bakanlar Konferansında, sporda yolsuzluk ile mücadele konusunda uluslararası statüdeki tek anlaşma özelliğinde bulunan "Spor Müsabakalarının Manipülasyonu Üzerine Avrupa Konseyi Sözleşmesi" (Macolin Sözleşmesi) bugün düzenlenecek törenle imzalanacak. Türkiye Cumhuriyeti adına Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Kasapoğlu imzayı atacak.

Derbiyi yabancı hakem yönetsin!

Galatasaray bir haftadır, "Bize operasyon çekiliyor" diyerek, açıklama üstüne açıklama yapıyor. İddialar ve ithamlar çok ağır ve vahim. Varsa ellerinde bir bilgi veya belge savcılığa gitmeliler. En son Erden Timur, "Bu ligi gerekirse oynatmayız" dedi. (-ki bana göre çok yanlış bir açıklama) Bu büyük fırtına ya Galatasaray'ı yutacak ya da nefes aldıracak. Bir diğer gerçek ise takımının hocasından futbolcusuna kadar herkes 'hakem' diyor. Peki TFF ne yapacak? Kulislerdeki iddialara göre Dünya Kupası arasında Merkez Hakem Kurulu'nda bir değişim yaşanacak. Bu değişim muhtemelen hakemlerin içinden olacak. Kimler gidecek kimler kalacak göreceğiz
Gelelim yabancı hakeme... Galatasaray, Beşiktaş ve Fenerbahçe başkanları yabancı hakeme sıcak baktıklarını zaman zaman açıkladılar. 5 Kasım'da Galatasaray-Beşiktaş derbisi var. TFF bu derbi için hem VAR'a hem de sahaya yabancı hakem getirsin. Madem yabancı hakem istiyorlar, herkes bir görsün bu işler nasıl oluyor! Bu hakemlerin maliyeti de iki kulüpten tahsil edilsin. Benimki bir fikir jimnastiği... Ayrıca 'VAR da yabancı olsun' diyorlar... Zaten TFF "Geçiş sürecinde UEFA'ya bağlı ülkelerdeki VAR sertifikasına sahip hakemlerden faydalanılacaktır" açıklamasını yapmıştı. Sahada Türk, VAR'da yabancı olur mu? Olmaz!.. Bunu TFF de biliyor. Görev yapan hakemlerinin hepsinin aynı dili konuşması gerekiyor. 34 kişilik hakem kadrosunda dil bilen kaç hakem var! Derbiyi komple yabancı hakemler yönetsin, görelim bakalım bu yangın sönecek mi!..

İddialar çok büyük! Soruşturma açılmalı

Çok ağır bir toplantıydı. Sözler, ifadeler net ve fazlasıyla keskindi. 'Savaş, kafamızı koyduk, iplikler pazara çıkacak, kurgu var, sabotajın tillahı, bizden korkun, katil' gibi ifadeleri sayın Erden Timur birçok kez söyledi. Daha önce bu kadarını duymamıştım. Bir kere şunu ifade edelim; Galatasaray kendisine karşı Merkez Hakem Kurulu'nun bir operasyon yaptığını ve bunun başında da Murat Ilgaz'ın olduğunu açık açık söylüyor. Ayrıca Fenerbahçe'nin de kayrıldığını net bir şekilde açıkladı Timur. Dün, VAR ile ilgili geniş bir yazı kaleme almıştım. Oradaki temel sorunun kadronun yetersiz ve tecrübesiz olduğuydu. Acil olarak maç yöneten hakemlerin VAR'ın başına geçmesi gerektiğini söylemiştim.

DETAYLI BİR ŞEKİLDE ARAŞTIRILMALI
Erden Timur'un iddiaları ise çok büyük. Yan tarafta detaylarını okuyacaksınız. Bu iddialar için TFF yönetiminin bir komisyon kurup soruşturma açması gerek. Gerçekten bir kurgu var mı? Sezonun 10 haftasını geride bırakırken futboldan kopup bunların gündeme gelmesi insanı bu oyundan da soğutur. Dolayısıyla haksızlık veya kurgu varsa verilerle araştırılması lazım. Timur'un sözlerinin bir kenara atılması doğru olmaz. Galatasaray resmi olarak TFF'ye başvurmalı ve iddiaların araştırılmasını 'resmen' istemelidir.

FUTBOL TAKIMI ZARAR GÖRÜR!
Peki bu iddialar gerçek değilse ne olur? O zaman da sorun olur. Galatasaray Futbol Takımı bundan zarar görür. Geçmişte bu tür iddiaları gündeme getiren tüm kulüplerin saha içi performanslarının düştüğü görülmüştü. Çünkü takım da teknik kadroda da bu süreçten etkileniyor.

YÖNETMENİ KİM ARIYOR!
Timur'un yine en çok dikkatimi çeken bir sözü de yayıncı kuruluş ile olan açıklaması. Yönetmenlerin arandığını, bazı pozisyonların öyle getirildiğini ya da gösterilmediğini ifade etti. Bu da önemli bir iddia... Yayıncı kuruluş, takımlara ve pozisyonlara göre maç izletiyorsa, gerçekten vahim. Vahim diyorum Erden Timur'un sözleri bunlar. Bu konuda da yayıncı kuruluş bir açıklama yapar herhalde!.

YABANCI HAKEMDEN VAZGEÇİN
Galatasaray dün yapılan basın toplantısı itibariyle açık ve net bir şekilde bir savaş başlattı. Erden Timur'un "Kellemizi koyduk" cümlesi bunun net bir göstergesi. Sarıkırmızı takımın "Futbol için adalet" parolasıyla başlattığı mücadele diğer takımlardan ne kadar destek görür bilmem ama sonuçlarını yaşayarak hafta hafta göreceğiz. Teknik direktör Okan Buruk'un sorumluluğu da dün itibarıyla daha da artmıştır. Takımı diri tutmak, iyi futbol ve sonuçlarla ancak mücadeleye destek olabilir. Son olarak yabancı hakem meselesini gündeme getirdi Erden Timur... Ve yabancı hakem istedi. Ben buna hep karşı oldum, yine karşıyım...

VAR meselesine genel bir bakış!

Futbolun endüstriyel bir iş kolu haline dönüşmesi, birer yatırım, para alanı olarak görülen yeşil sahaların, hatalardan mümkün olduğunca uzaklaştırılarak adil bir yapıya dönüştürülmesi zorunluluk olmuştu. Hakemler; bu devasa sektör içerisinde, futbolun en önemli üç faktöründen birisi olarak yerini alırken, yapılan büyük hatalar sonrası Video Yardımcı Hakem Sistemi dünyada hayata geçirildi.. Dünyada bu sistemi kullanan bazı ülkelere bir bakalım: Avusturya, Japonya, Belçika, ABD, Brezilya, Çin, Çek Cumhuriyeti, İngiltere, Fransa, Katar, Almanya, İtalya, Yunanistan, İsrail, Hollanda, Polonya, İspanya, İskoçya, Güney Kore, Portekiz, Meksika, Cezayir ve biz.. Sistem genel olarak yüzde 86 başarı sağlarken en çok tartışma Türkiye'de yaşanıyor. Futbol Federasyonu, artan VAR tepkileri üzerine bugün önce medya ile Riva'da bir araya gelecek. Salı gününe de kulüpler davet edildi. Kötü bir fikir değil, bakıldığı zaman...




Fakat sorunlar çözülür mü? Burası soru işareti işte... TFF yönetimi VAR ile orta hakemleri ayırdı. 11 VAR hakemi var. Özgür Yankaya, Alper Çetin, Alper Ulusoy, Hakan Ceylan, Koray Gençerler, Mustafa Öğretmenoğlu, Bülent Birincioğlu, Serkan Tokat, Özgüç Türkalp, Emre Malok, Erkan Engin... Bu ekip maçlarda görev yapıyor. Yetmiyor tabi.. Bir de tecrübe sorunu devreye girince tuhaf hatalar yaşanıyor. Dolayısıyla sorunun temelinde bu varken VAR sistemini, ofsayt çizgilerini anlatmak dertleri bitirmeyecek. Dünyanın başarılı bir şekilde kullandığı bu sistemde bizde arızalar çıkması enteresan. İnsan ve beyin gücünün devreye girmesi, Süper Lig hakemlerinin de tekrar sisteme dahil olmaları gerek. 11 kişilik ekiple koca bir sezon gitmeyecek. Bu net. Dünya Kupası arasında MHK'de yeni bir operasyon olabilir. Mesala Cüneyt Çakır hocalık da yapsın VAR'da da görev alsın! Sonuç olarak; VAR pek çok ülkede kabul görmüş bir sistem olmasına rağmen ülkemizde dâhil olmak üzere, özellikle taraftarlar, medya, kulüpler tarafından hâlâ tam anlamıyla sindirilemedi. Tartışmalar bitmeyecek.. Dünyada teknolojik gelişmelerin gün gün değiştiği bir hayatta futbola dair daha başka hangi sistemler devreye girer bilinmez ama futbolda ve takım olarak oynanan pek çok spor branşında adalet duygusu ağır basıyor.. Net olan bu!

Artık top Futbol Federasyonu’nda

İlk dakikalardan itibaren aslında oyuncularımızın havası şuydu; maç bitse de gitsek… 2-0 olduktan sonra biraz toparlanır gibi olduk çünkü oyuncular rezil olduklarının farkına vardılar ama iş işten geçmişti. Karşımızdaki rakip, oyun disiplininden hiç taviz vermeden maçı kazanmak için her şeyi yaptı ve sonuca da ulaştı. Bu karşılaşmanın teknik analizini yapmaya gerek yok. Gruptan çıkıp B Ligi'ne yükseldiğimize sevinecek bir halimiz de yoktu. Bu hezimet bizim için daha ağır bir sonuç oldu. Utanç verici… Bu saatten sonra TFF'nin önemli bir karara imza atması gerekiyor. Bu da Kuntz ile devam edip etmeme kararı... Zaten bu maçlar sonrasında yollanacağına dair iddialar gündemdeydi. Her ne kadar Sayın Başkan Mehmet Büyükekşi bu haberleri yalanlasa da bugün itibari ile artık Alman hoca ile çalışmanın pek mümkün olduğunu düşünmüyorum. Bu sonuç sabrı bitirdi. Hele de maçtan sonraki skandal ifadeleri kabul edilemez. Ne demiş? "Hocayı değiştirelim demek kolay. Gerçeklerle yüzleşmemiz lazım. Türk Milli Takımı'nın gerçek durumu bu. Hocayı değiştirerek, şu anki realitenin değişmesini beklemek de pek gerçekçi değil." Evet hoca değiştirmek bir çözüm olmuyor fakat bu skandal yenilgiyi de bu sözlerle açıklayamayız. O zaman Şenol Güneş'in gitmemesi lazımdı ama faturayı ödedi... Yineliyorum TFF bir karar vermek zorunda. Ya Kuntz ile devam ettiğini duyurur ya da yeni bir teknik adamı Avrupa Şampiyonası kuraları öncesi açıklar. Milli Takım'la ilgili de bir heyet kurulmalı. Türk futbolunun önemli isimleri bu heyette olmalı. Onların söylemleri ve fikirleri ile belli yıllara göre A, B ve C planlar ı yapılmalı. Bizi, biz düzlüğe çıkartırız…

Yabancı kuralı değişmeyecek

Daha birkaç gün önce Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı Ali Koç, TFF'ye geçmiş olsun ziyaretini yaptığında şöyle diyordu: "Kulüplerimizin içinde bulunduğu ekonomik ortam kulüpten kulübe değişir ama bu sezonun sonunu getirmemiz mümkün gözükmüyor. İnanın büyük küçük takım demiyorum hepimizin nefesi bir yerde kesilecek. Derdimizi her yere anlattık. Ama bir çare bulamadık. Devletimizle beraber bu sorunları çözmeliyiz." Başta 4 büyük takım 49 futbolcu almışlar. Yaklaşık 85 milyon Euro (1.5 milyar TL) harcamışlar. Ve uzun süreli çoğu kontratlar... O rakamlara girersem içinden çıkamam. Sattıkları futbolcular da var. Kimisi artıda kimisi ekside. Sonuçta aldıkça aldılar. 'Oyuncu sattık, parayı kasaya koyduk' deyip durmadılar. Taraftar mutlu. Artık tarifeli değil özel jetlerle geliyorlar. Biri iniyor biri kalkıyor uçakların. Özel bir uçağın maliyeti en az 15 bin Euro (270 bin TL). Para çok!
Rezerv Lig kaldırıldı 5 hafta bitmeden. Çünkü "Çok masraflı, paramız yok" dediler. Şimdi sosyal medyada ve bazı medya organlarında şu algı var: "Herhalde TFF yabancı sayısını serbest bırakacak." Beklenti bu yönde... 8+3 çok sıkıcı geliyor çünkü. Lig başlamış kural değişir mi? Değişmez tabii. TFF'de böyle bir adım atmayacak zaten. 8+3 aynen devam edecek. Gelelim Ali Bey'in sözlerine... Devlet kulüplere çok şey yaptı, kulüpler ülke futbolu için ne yaptı?