CANLI
SKOR
Fatih Doğan

Fatih Doğan

Beşiktaş kritik virajı geçti

Futbolda kırılma anları vardır. Bazen bir pozisyon, bazen bir maç kritik eşiklerden biri olabilir. Beşiktaş'ın Sivas galibiyeti işte bu anlardan biri… 2-3 haftadır eksiklerin girdabında sarsıntılar yaşayan siyah-beyazlı takım, milli ara öncesi kritik virajı geçti. Hem de hakem Yaşar Kemal Uğurlu'nun her iki kulübeyi de geren yanlış kararlarına rağmen. Bu ülkede oyunun hız ve kalite kazanmamasının başlıca nedenlerinden biri hakemlerin oyunu soğutması, adeta birçok maçta akmaya çalışan oyunda el frenine dönüşmesi. Ayrıca dün hakem kararlarındaki standartsızlık maçın da önüne geçti.
Penaltı kararı, Can'ın pozisyonu devam ettirip akabinde Yalçın'ı oyundan atması gibi çok konu var. Hatta Josef'e sarı kart verdiği basmaya kırmızı verse niye verdi demezdim! Özetle Sivas'ın da faullerini vermedi. MHK'nın, Yaşar Kemal Uğurlu'ya hocalarla diyalog farklılıklarını sorması gerekir. Hakemin vücut dili her ne kadar tahrik edici olsa da Sergen hocanın oyunda kalmayı başarması gerekirdi. Beşiktaş ikinci yarıya iyi başladı. İyi oynamaya başladığı dakikalarda 1-1 olması Sivasspor'un neredeyse pozisyonu olmadan maça ortak olmasıydı.
Beşiktaş yine Güven'le 2. golü bulmazsa gerilebilirdi. Rosier ve Rıdvan'ın asistleri Güven'in sahne alması gecenin sürpriziydi. Rıdvan güvenenleri boş çıkarmıyor. Oynadıkça güzelleşiyor. Vida'nın dönüşü defansı çok iyi toparladı. Serdar'a derinlik ve kalite kattı. Milli arada yaralarını saracak Beşiktaş, bu maçtan 3 değil bence 9 puan değerinde bir galibiyet aldı.

Telafisi var

Avrupa futbolunun istikrar abidesi, kupa kolik ve son dönemlerin formda takımı Ajax, sakat ve eksik oyuncularla beli bükülmüş Beşiktaş'a karşı özellikle ilk yarı stressiz maç oynamanın keyfini yaşadı! İlk 45 dakika kontrolü eline alan Hollanda temsilcisi Beşiktaş'ın 4-5-1'le savunmada kalan ve geçiş yollarını kapatan görüntüsü karşısında alışılagelmiş yüksek tempolu oyununun hızını düşürdü. Ya da düşürmek zorunda kaldı. 17'de Berghuis'in golü olmasa belki oyunun adrenalini yükselebilirdi.
43'te Haller, Serdar'ın markajında ve karambolde topu filelere bıraktı. Ancak gol Haller'e yazılsa da Serdar'ın dizinden sekerek kaleye yönelmesi günün şanssızlığıydı. Salih-Oğuzhan, Rıdvan-Gökhan Töre doğru hamleydi. Bu hamle ve devre arası konuşmaları ilk yarıda "defanstan topu ileriye atmak" gibi teslimiyetçi ve vasat görüntüyü değiştirdi. Beşiktaş bu dakikalarda top yapmaya ve rakip kaleyi yoklamaya başladı. Gökhan'ın sağdan ortasında Batshuayi ile top arasına son anda giren Nazruhi olmasa golle sonuçlanabilirdi. Ardından Fransız hakem Bastien, Kenan'ın golünü topu alırken rakibine omuz atarak faul yaptığı gerekçesiyle iptal etti. Bastien, Şampiyonlar Ligi'ne yakışmayan bir basitlikle faul verdi. 2-0'dan sonra Umut Meraş'ın da sakatlanması ile 12 eksiği bulan Beşiktaş, 2003 doğumlu Serdar ve Berkay ile maçı tamamladı. Haller'e, Klaassen'e, Antony'ye karşı bu oyunu oynamak çok kıymetli. Helal olsun çocuklar. 2-0'a üzülmeye gerek yok. Canın sağ olsun Beşiktaş. Bu maçın Vodafone Park'ta rövanşı var.

Beraberliği hak etmedik!

EURO 2020'de yaşanan başarısızlığın kasvetli gölgesi bir süredir Milli Takım'ın üzerinde duruyordu. Dünya Kupası Grup Elemeleri'nde 3 maç sonunda 7 puanla lider olduğumuzu hatırlamak ve kara bulutları dağıtmak için Karadağ'ı yenmek gerekiyordu. Ancak birçok futbolcusu Atletico Madrid, Lazio, Rubin Kazan ve Partizan gibi takımlarda oynayan ve istikrarlı bir 11'i olan Karadağ'ın tatlı-sert-tempolu futboluyla bizi zorlamasını bekliyordum.
Cengiz'in erken gelen golü çok değerliydi. Takımımızı rahatlattı. Ancak Karadağ'ı özellikle orta sahada karşılayamadığımız anlar oldu. Yusuf'un golünden sonra da rakibin direncinin kırılması beklenirken yine Şenol Güneş ile ekibi tarafından incelenmesi ve analiz edilmesi gereken bir dalgalanma oldu. Basit hatalar zinciri Marusic'in ayağından golü getirdi.
Cengiz, Hakan ve Yusuf bir gerçeği hatırlattı: Kendi takımında istikrarlı ve başarılı oynamanın performansa nasıl yansıdığını. A Milli Takımımız'ın en büyük sorunlarından ve oyundaki gelgitlerin sebeplerinden biri bu. Millilerimiz'in yarıya yakınının kendi takımlarında düzenli oynamaması. Yorulan Okay'ın yerine Alpaslan'ın sokulması yine Şenol Güneş'in sol kanadı kuvvetli rakibe Kenan ve Mert Müldür'le çıkıp ikinci yarı formda Kerem hamlesi yapması yerindeydi.
Top kontrolü, oyun ve pozisyon üstünlüğü de bizdeydi. İkinci yarı biraz daha dikkatli olabilsek farka ulaşabildik. Ancak 'Atamayana atarlar' kuralı işledi. Karadağ uzatmalarda attığı frikik golüyle 2-2'yi ve kendini yarışta tutma biletini aldı. Muhteşem oynamadık, hatalar da yaptık ama son saniye beraberliğini de hak etmedik.

Gaziantep’in kilidini açamadı!

N'Sakala 73. dakikada yerde yığılıp kalınca kenardan koşan Necip Uysal ve sağlık ekibi kaçan dilini çıkarıp ambulansa bildirilince akıllara ister istemez EURO 2020'deki Eriksen vakası geldi. Biz izlerken elimiz ayağımız çekildi, sahada arkadaşlarını o iki-üç dakikada neler hissettiğini sanırım tarif edilemez. Şükür ki gelen haberler bilincinin açık, nefes alımının stabil olduğuydu.
Hem sahada oyuncular hem bizler maça döndük.
Ancak bu sıcak atmosferde mücadele etmenin ne kadar zor ve aralarda verilen su molalarının ne kadar yerinde olduğunu hatırlattı bize.
Maça dönersek; Beşiktaş, Gaziantep deplasmanında geçen sezon kendisini şampiyonluğa taşıyan güçlü hücum felsefesiyle sahadaydı. Özellike 45 dakikada oyunu rakip sahada oynamak adına Rosier ve N'Sakala'yı orta sahaya yakın oynatıp geriyi 2'li, ihtiyaç olduğunda araya Souza'ya sokarak 3'lü de oynattığı anlar oldu. G.Antep topla oyun kurarken Siyah-beyazlı takım bazen 5'li hatta 6 kişiyle önde basarak rakibi bozma ve üstünlüğünü kabul ettirmeye çalıştı. Başarılı olup ev sahibinin kontra ataklara sığınmak zorunda bıraktı.
Ancak rakibi açma konusunda zorlandı.
Ne N'Koudou, Ghezzal ne Atiba ne de Salih iyi kapanan G.Antep savunma hattını aşamadı. Çok çalışan Kenan'ın yeteri kadar nitelikli pas alamadığı için skor da üretilemedi. Sergen Yalçın içeri girmesi için sık sık uyardığı Ghezzal'dan sonuç alamayınca ikinci yarıya Larin'i alarak başladı.
Kanadalı sola ve oyuna hareketlilik getirse de beklemeden gol gelmedi.
Erol Bulut'tan Merkel'in yerine Faruk hamlesi gelirken Sergen Yalçın kulübe şovu yaparcasına 67'de aynı anda Ghezzal-Gökhan, Atiba Texaiera, Kenan- Batshuayi değişiklikleri yaptı. Ancak bu hamlede kademeyi bozmayan savunma anında 5 hatta 6 kişi kapanan G.Antep kilidini açmaya yetmedi. Hatta Erol Bulut'un planı işledi, takımı aradığı kontra ve gol fırsatlarını da bulmasına rağmen değerlendiremedi.
90+'da Jeferson ve son dakikada Furkan golü atsa Beşiktaş 1 puanı da alamayabilirdi.

Türkiye’nin gülen yüzü

Türk futbolunun Avrupa'daki gülen yüzü Sivasspor, ilan edilen "Dünya Sivaslılar Günü'nde" hemşehrilerine en güzel hediyelerden birini verdi. UEFA'nın bu yıl ilk kez düzenlediği Konferans Ligi 2. Ön Eleme maçında Petrocub'u iki maçta da 1-0 yenen Yiğidolar, dün de 3. tur ilk karşılaşmasında sekiz eksiğe rağmen Dinamo Batumi'yi 2-1 yenerek tur kapısını araladı. Sivasspor'un özeti teknik direktör Rıza Çalımbay'ın 'Avrupa'da her maç bizim için milli maç' yaklaşımının ta kendisi... Dün Batum'da çok iyi bir strateji ve akıllı taktikle kazanmaya odaklanmış yüksek bir karakter vardı. Rıza Hoca, deplasmandaki ilk maça sezon başı handikaplarını da dikkate alarak kontrollü ve oyunu soğutarak başladı. Rakibin agresif oyununu ilk yarı tolere etti. Yeni transferlerden Petrocub'u karşı oynayan Henrique yerine Kayode ile başlanması stratejinin en önemli parçasıydı. İkinci yarıyla birlikte Sivas tempoyu artırmaya başladı. Rakibin bulduğu gol Sivasspor'un 'galibiyet' üzerine kurulmuş planını tetikledi. 75'te Leke James'le gelen beraberlik, rakibin direncini de kırdı. Özellikle Faycal ve Hakan'ın dirençli mücadelesini beğendim. Rıza Hoca'nın galibiyeti düşünen tavrını bildiğim için son dakikaya kadar Kayode ile golü bekledim. Beklenen gol, 90+5'te geldi. Her iki takımın sahada kazanmak adına yaşadığı gerginlikler bence doğal bir yansımaydı. Tebrikler Avrupa'da Türkiye'nin gülen yüzü Sivasspor. Dünya Sivaslılar Gününüz kutlu olsun...

Fırsat transferi sabır gerektirir

Beşiktaş için transferde çok isim konuşuluyor ancak biten yok. Siyah-beyazlılar geç mi kalıyor?
Trabzonspor'un izlediği stratejiye bakarsan 'Geç kalıyor' dersin. Galatasaray ya da Fenerbahçe'ye bakarsan 'Daha çok zamanı var' diye değerlendirebilirsin. Avrupa Şampiyonası, Avrupa'da transfer piyasasının biraz ağırdan alınmasına yol açtı. Beşiktaş da Şampiyonlar Ligi'ne kadro kuracağı için bu süreci biraz yavaş işletiyor. Aslında bu süreç kaçınılmaz. Hem bonservissiz oyuncu bakacaksınız hem yıldız isimlerle görüşeceksiniz hem de maliyeti düşük olacak, bunu da erken yapacaksınız… Çok mümkün gözükmüyor. Eğer kupon yani fırsat transferi planlıyorsanız, Beşiktaş'ın yaptıklarının doğru olduğunu görebilirsiniz.

DİEGO COSTA YENİ BİR HİKAYE YAZAR

Beşiktaş yönetiminin bir süredir Diego Costa ile görüşme halinde olduğu biliniyor. İspanyol golcü fayda sağlar mı?
Diego Costa, geçmişi başarılarla dolu, etkili bir isim. Beşiktaş'ın planı, Mario Gomez, Aboubakar ve Ghezzal'da olduğu gibi yeni bir hikâye oluşturmak. Kendi değerinin altına düşmüş oyuncuları parlatarak vitrine çıkarmak gibi bir özelliği oluştu Beşiktaş'ın. Costa da bu potansiyele sahip bir yıldız. Rakamlar çok uzlaşılmaz rakamlar değil. Görüşmeler sürüyor ancak Beşiktaş, pazarlık sürecini daha sıkı tutup maliyetleri düşürme ve alternatifleri görme adına bu süreci daha ağır götürüyor. Beşiktaş'ın hücum hattına iki santrfor alacağının altını çizelim. Asbaşkan Emre Kocadağ'ın da açıkladığı gibi o bölgede Edin Dzeko ve Alex Teixeira başta olmak 6-7 isim listede var. Ön görüşme noktasında süreç işletiliyor.

ROSİER, GHEZZAL'DAN DAHA ÖNCE BİTECEK

Ghezzal için çalışmalar uzun süredir devam ediyor ancak hâlâ sonuç alınamadı. Bu kadar ısrar doğru mu? Beşiktaş'ın başka bir alternatifi var mı?
Rosier, Ghezzal'dan daha önce bitecek gibi gözüküyor. Hem Rosier'in hem de Sporting'in tavrı, bu işin olma ihtimalini yükseltiyor. Beşiktaş, Rosier'e bonservis ödemeye hazır. 2 milyon Euro teklif ettiler ama bu rakamın üzerine de çıkabilme ihtimali bulunuyor. Ancak Ghezzal biraz daha karışık. Sözleşmesinin son dönemi olması, Leicester'ın tavrını belirleyici kılacak. O yüzden menajerleri bir taraftan Beşiktaş'ı sıcak tutarken, diğer taraftan birçok başka kulübe pazarlamaya çalışıyor. Ama Beşiktaş iki oyuncunun transferini bitirirse kat etmesi gereken yolun yüzde 30'unu alır. Asbaşkan Emre Kocadağ'ın, "Geçen sene yaptık, yine yaparız. Taraftarlarımız bize güvensin. Sergen Hoca'ya, Şampiyonlar Ligi'nde mücadele edecek iyi bir takım vereceğiz" şeklindeki sözleri, geçen seneki isabetten dolayı makul görünüyor.

Ülke puanı için Cumhurbaşkanımıza söz verdim

"Başkanlığa geldikten sonra tüm sözlerimi harfiyen yerine getirdim. Kimsenin bir kuruş alacağı yok. Gününde maaş veren bir kurum olduk"

Avrupa'da kupa kaldırma hedefiniz var ama bu sadece hayalle gerçekleşecek bir şey mi?
Şampiyonlar Ligi'nde de başarılı olabiliriz. Cumhurbaşkanımıza söz verdim. Ülkenin puana ihtiyacı var. Seneye maalesef bunun acısını çekeceğiz. Beşiktaş olarak toplumsal futbola vazifelerimizi yerine getirmek için Avrupa'daki maçlarda başarılı olmak istiyoruz. Popüler transferlerle değil sağlıklı ve nokta transferlerle yapma amacındayız. Klasik yollar yerine, denenmemiş ve bilinmeyen yollardan geçerek bunu yapmak istiyorum. Mevcut kadroyu, teknik kadroyu muhafaza etmek birinci hedefim. Yapamadıklarımızın yerine daha iyilerini almak istiyorum. Taraftarımız rahat olsun.

BENDEN DOLAYI KONUŞMUYORLAR


🔴 Futbolculara 'Size yalan söylemeyeceğim' dediniz. Takıma da sordum 'Başkan ne söz verdiyse zamanında yaptı' dediler. Neler söylersiniz?
Tüm sözlerimi harfiyen yerine getirdim. Yapamayacağım hiçbir sözü vermedim. Gününde maaş veren bir kurum olduk. Beşiktaş'tan kimsenin bir kuruş alacağı yok. Yönetici arkadaşlarım da eleştiriliyorlar ama çok katkı verdiler. Susun dediğimiz için kendilerini anlatamıyorlar ama katkıları büyüktür. Böyle bilinsin.

BİR KAĞIT PARÇASINA İMZA ATACAK HERKES DE GÖRECEK

Başkan Çebi, siyah-beyazlı taraftarlar kadar futbol kamuoyunun da merakla beklediği Sergen Yalçın'ın imzası için "Hocamız bizim için değerli. Karşılıklı isteklerimizi söyledik, düşünme evresindeyiz. Sonuç olarak bir kağıt parçasına imza atacağız" dedi

'NİYET İYİ OLUNCA ORTAK YOL BULUNUR

S
ergen Hocamız bizim için çok önemli bir değer. Bu yüzden devam etmek istiyoruz. Görüştük; beklentilerini, isteklerini sorduk. Biz de beklentilerimizi ve verebileceklerimizi söyledik. Karşılıklı düşünme evresindeyiz. Sonuç itibariyle bir kağıt parçasına imza atacağız. Beşiktaş'ın şartları ortada ve herkes de farkında. Niyetler iyi olunca ortak bir çözüm yolu bulacağımıza inanıyorum.

'BANA TUTUMLU VE PAZARLIKÇI DİYORLAR'

Vermek en kolayı ama Beşiktaş'ın 5 kuruşunu düşündüğüm için bana 'Tutumlu, pazarlıkçı' diyorlar. Canları sağ olsun, yeter ki Beşiktaş iyi olsun. Abdullah Avcı ile yollarımızı ayırdığımız için eleştirenler, Sergen Yalçın'ı bizim getirdiğimiz gerçeğini göz ardı ediyorlar. Ben ve yönetimimin, bu kriz sürecini iyi yönettiğimizi düşünüyorum. Arkadaşlarımın emeğine sağlık.

İLK GÜNDEN ÖNE ÇIKANLAR:

🔴 Yorulduğum bir anda babamın 'Dikensiz gül bahçesi mi bekliyordun' sözü beni kendime getirdi.
🔴 Ailemin sevgisi, desteği ile hedef; Avrupa'da bir kupa kazanmak. İnşallah nasip olur.
🔴 Ailemden gördüğüm sevgiyi Beşiktaş içindeki tüm takımlara aşıladım. Verdiğim en büyük katkı bu.
🔴 Başkanlığı bırakınca bir kitap yazacağım. Ne kadar çok başarı elde edersek kitap o kadar kalın olur.
🔴 Baba Yaşar Kaptan Çebi: Başarı bedel ister. Çok emek verdi, bedeller ödedi. Onunla gurur duyuyorum.
🔴 Eşi Berna Çebi: Bedeni bizimleyken bile aklı ve ruhu Beşiktaş'la birlikteydi. İki kupa tüm sıkıntılara değdi.

KARAKTERLİSİNİ BULUNCA OLUYOR

🔴 Kiralıklarda durum nedir? Konu futbolcunun elinde olsa olacak da kulübün elinde bir bonservis durumu var. Rachid bu trene son binenlerdendi. Kimlerle konuştuk olmadı, o geldi şampiyonluk oldu. Olursa mutlu oluruz, olmazsa daha iyilerini buluruz. Karakterlisini bulunca oluyor. İman var, inanç var, istek var. Genç çocuğumuz Rosier aynı şekilde. N'Koudou da öyle. Çocuklarımızın hepsi ayrı karakter ama hepsinin ortak özelliği vardı. 'İnandık, çalışacağız, kazanacağız ve şampiyon olacağız.' Karakterler ayrı, tavırlar aynı, amaç aynı olmalı.

SÖZLEŞME TARAFTARIN NECİP'E DÜĞÜN HEDİYESİ

NECİP'IN sözleşmesi artık bende değil, onun sözleşmesi taraftarla. Düğünde dedim ki 'Taraftardan talimat aldım, sözleşmeni uzatıyorum. Bu sana taraftarın düğün hediyesi.' Çok memnun oldu. 2 yıl yaptık. Oynamadığı yer kalmadı. Bir kale var, Allah da oraya geçirmesin. 10 gol atan futbolcudan daha değerli. 40 gol kurtaran kaleciden daha önemli bizim için.
ATİBA direkt Beşiktaş kulübü ile anlaşmalı. Benimle ya da yönetimle konuşmasına gerek yok. Ne zaman isterse imzayı atar.
DORUKHAN Avrupa için bizden izin istedi. Umarım yurt dışında Türkiye'yi temsil eder. "Başkanım kapı açık olmak kaydıyla Avrupa için gidebilir miyim?"dedi. Ben sadece kendimi düşünmüyorum. Futbolcumu ve Türk futbolunu da düşünüyorum. İzin verdik.
ABOUBAKAR'A bir teklif yaptık. Şartlarda, kontratında bizim için makul bir iyileştirme önerdik. Cevabını bekliyoruz. Değer vermesek teklif yapmazdık.

ŞENOL HOCA BİZDEKİNDEN DAHA BAŞARILI OLSUN

🔴 Milli Takım Şenol Güneş'le zorlu bir şampiyonada mücadele edecek, beklentiniz nedir?
Türk Milli Takımı'nın başarılı olmasını çok istiyorum. Şenol Hoca prensipli, sistemli, çalışkan ve dürüsttür. Umarım Beşiktaş'taki başarısından çok daha başarılı olur. Milli Takım hepimizin. Türk futbolunun geleceği açısından genç çocuklarımızın oynatılmasını bekliyorum. Burak Fransa'da harikalar yarattı. Zeki'si, Yusuf'u hepsiyle gurur duyuyorum. Burak bizden gitti. Bizim genel kurul üyemiz, gurur kaynağıdır. Giderken büyük de fedakârlık yaptı. İyi bir baba, iyi bir vatansever. Bizim için o Beşiktaşlı Burak. O da Sergen Hocamız da başka takımlarda oynadı ama onlar profesyonel. Önemli olan Türk futboluna bıraktıkları.

GHEZZAL: İSTERİM AMA KALACAĞIMIN GARANTİSİ YOK

BEŞIKTAŞ'LA kiralık sözleşmesi sona eren ve şampiyonlukta en büyük pay sahibi isimlerden biri olan Rachid Ghezzal, Türkiye'den ayrılmak istemediğini söyledi. Ülkesinin ulusal televizyonuna röportaj veren futbolcu, Beşiktaş'la gösterdiği performans sayesinde Cezayir Milli Takımı'na geri döndüğünü belirterek kariyerinin bu döneminde istikrara ihtiyacı olduğunu söyledi. Ghezzal, "Beşiktaş'ta kalacağımın garantisini ben veremiyorum çünkü Leicester City ve Beşiktaş henüz aralarında anlaşmadı. Ben anlaşma sağlamalarını çok isterim" şeklinde konuştu.

Çebi ailesi Sabah Spor için bir araya geldi

Ailemin desteği ile hedef Avrupa'da kupa

"Beşiktaş'ın müzesine bir Avrupa kupası getirmeyi çok istiyorum. İnşallah Allah bunu da bana nasip eder. Konu sadece para değil, çalışmak önemli."

🔴 Bu yola girdiğinizde karanlık bir tünel vardı. Ama her kulvarda önemli başarılara imza attınız. Bu süreçte ailenizle ilgili neler söylersiniz? Ben çekirdek aileme de büyük aileme de çok önem veriyorum. Beşiktaş içindeki tüm takımlara da aile olmayı aşıladım. Benim verdiğim en büyük katkı bu. Amacımız maaşları zamanında ödemekti, onlar da bize bunun karşılığını fazlasıyla verdi. Herkese teşekkür ediyoruz. Herkes tabloda bizi görüyor ama bu anonim bir başarıdır. Beşiktaş'ta geçmiş yıllarda olan kolej havasını yeniden sağladık.

'BIRAKMAM SENİ' KAMPANYASIYLA TEMEL ATILDI

Pandemi bizi çok yordu. Taraftar için varız ama onlarla değildik. Onların enerjisi bir şekilde bize ulaştı. Şampiyonluğu bizimle çalışan, bizimle aynı düşünen veya muhalif olan herkese hediye ediyoruz. Tüm Beşiktaşlılar'ın hakkıdır. Tadını çıkarsınlar, eğlensinler. Taraftarımız transferde bize baskı yapmasın. Biz en iyisini yaparız. En büyük destekçim onlar. 'Bırakmam Seni' kampanyasına destek olan taraftarımız şampiyonluğun temelini attı. Bu iş camiayı kenetledi ve bizi ayağa kaldırdı.

BAŞKANLIĞIN ARDINDAN KİTAP YAZACAĞIM

Yola devam edeceğiz. Beşiktaş'ın müzesine bir Avrupa kupası getirmeyi çok istiyorum. İnşallah Allah onu da nasip eder. Nerelerden geldik, küllerimizden doğduk. Onun için bu şampiyonluğu tarih yazacak. Kadın takımının başarısını yazacak. 17 yaşındaki çocuklarla basketbolda ilk 4'e girdiğimiz finali yazacak. 650 bin artı KDV ile 750 binlik takım. Demek ki konu sadece para değil. Aile olmak gerekiyor, sabırlı olmak ve çalışmak gerekiyor. Şampiyonlukların arkasında çok şey var. Başkanlığı bırakınca kitap yazacağım. Ne kadar çok başarı olursa kitap da o kadar kalın olacak.


DİKENSİZ GÜL BAHÇESİ Mİ BEKLİYORDUN!

Beşiktaş Başkanı, en umutsuz anında babasının bu sözüyle kendine geldiğini ve mücadele gücü bulduğunu söyledi

🔴 Yorulduğunuzda ve stresli anlarınızda gücünüzü nereden aldınız?
Babam, içinden gelen biri olarak futbolu iyi biliyor. Bana çok destek oldu. Başkanlık için şirketten ayrılırken "Bu düzeye getirdin, şimdi kim devam edecek?" dedi. "Mecburum, 2.5 senedir bunu bekliyordum ama şimdi yapmazsam camiaya hesabını veremem" dedim. O da bana "Yapacağın işi tam yaparsın, git ve tam yap" dedi. Sonra sıkıntılı günler oldu, bir tanesinde dedim ki "Baba enerjim bitti, çok yoruldum, ne yapacağım bilmiyorum." Cevabı, "Dikensiz gül bahçesi mi bekliyordun, tabii ki yorulacaksın. Git savaş. Böyle düşünmeye hakkın yok. Mücadele etmek zorundasın" oldu. O an bir mahcubiyet yaşadım. Maç kaybettiğimizde, "Berna Hanım şampiyon olacağız diyorum ama ya olamazsak" dediğimde "Tabii ki olacağız" diyen bir eşim vardı. Hem babama hem eşime teşekkür ediyorum. İki kardeşime de işleri benim omzumdan alarak, holdingi ayakta tuttukları için vefa borcum var, haklarını helal etsinler.

YAŞAR KAPTAN ÇEBİ: BAŞARI BEDEL İSTER

Baba Yaşar Kaptan Çebi,
oğlunun ve Beşiktaş'ın başarısını şöyle yorumladı: "Ben Trabzonsporluyum, eski futbolcuyum. Karabükspor'un kuruluşunda varım. Futbolu da futbol yönetimini de bilirim. Başkanlık zaman ister, emek ister, bedel ister. Başkan olmasına başta gönlüm yoktu. Kaptan Holding'i son 20 yılda birçok alanda faaliyet gösteren uluslararası büyük bir şirket haline getirdi. Ama Beşiktaş sevgisi ağır bastı. Sonrasında ailecek arkasında olduk. Enerjisi düştüğü anlarda "Dikensiz gül bahçesi mi bekliyordun. Yılgınlık yok, savaşacaksın ve bu işi de başaracaksın" dedim. Şükür ki çok emek verdi, hayatından bedeller ödedi. Kardeşi Tayfun, ailesi geride kalan ağır yükünü sırtlandı ve o da başardı. Ahmet'le gurur duyuyorum. Ahmet'i de kongre üyesi yapan rahmetli dostum ve akrabam Recep Yazıcı'nın ruhu şad olsun.


Berna Çebi:
BEDENİ BİZİMLEYKEN
BİLE AKLI VE RUHU BEŞİKTAŞ'TAYDI

Beşiktaş'ın First Lady'si çifte kupanın tüm sıkıntılara değdiğini belirtirken, "Kendini Beşiktaş'a adadı"dedi
BEŞIKTAŞ'A başkan olmak kadar başkan eşi ve ailesi olmak da fedakârlık istiyor. Ahmet titizdir, detaycıdır. Biz, Beşiktaş'taki 2. başkanlık döneminden bu süreçte bizi neyin beklediğini biliyorduk. Başkanlığı istiyordu. Tahminimizden 2.5 yıl erken başladı. Herkes aynı şeyi soruyor, "Size vakit ayırabildi mi?" Ahmet ailesine düşkündür, aileye önem verir. Çocukları, torunları onun enerji kaynağıdır. Ancak ben size şunu söyleyeyim, bu 1.5 yılda bırakın bize vakit ayırmayı kendine vakit ayırabilmiş mi? Bir gece sağlıklı bir gece uyku uyuyabilmiş mi? Hiç durmayan telefonlar, 24 saat kesilmeyen mesajlar, bitmeyen sorunlar! Bizimle olduğunda bile bedeni bizimle ama aklı ve ruhu hep Beşiktaş'taydı. 1.5 yıldır kendini Beşiktaş'a adadı. Benim Ahmet Başkan'a her zaman güvenim tamdı. Şampiyon olunacağına da inanıyor ve güveniyordum. Bu işi de yaparsa Ahmet yapardı. Biz ailecek hep bunu hissettirdik. Çok yoruldu ama yıkılmadı. İki kupa her şeye değdi. Gurur duyuyoruz.

Beşiktaş’a fren

Beşiktaş'ın şampiyonluk hesapları yaptığı derbide sürpriz hamle Fatih Terim'den geldi. Sergen Yalçın'ın çok sayıda sakatı nedeniyle sıkıntılı çıktığı maçta Fatih Hoca geniş kadroya sahip olmanın avantajını kullanarak radikal değişikliklere gitti. Yedlin, Saracchi, Onyekuru, Falcao ve Babel gibi 5 mevkide değişiklikle oyuna başlayan Terim derbide istediği reaksiyonu oluşturdu. Bu sürpriz hamlesi galibiyete giden yolun anahtarı oldu. Maçın ilerleyen bölümlerinde yaptığı oyuncu değişiklikleriyle Beşiktaş'ın temposunun karşısında durabildiği gibi kaliteyi de düşürmedi.
Babel'in ofsaytı bozup golünü atması çalışılmış bir goldü. G.Saray oyunda kaldığı sürece Onyekuru ileride benzer pozisyonları denedi. Beşiktaş'ın istediği oyunu sergileyememesinin bir nedeni de hamle yapacağı kulübe yetersizliğinden önce, en güçlü olduğu orta sahadaki uyumun ve pas trafiğinin bozulmasıydı. G.Saray ikinci bölgede sert müdahalelerle bunu sağladı.
Yalçın'dan Töre-Dorukhan değişikliği geldi. Ardından Fatih Terim; Onyekuru- Kerem, Falcao-Mostafa değişikliğiyle cevap verdi. Töre zaman zaman forvette, kimi zaman sol açıkta oynadığı maçta bekleneni veremedi. Karşılaşmada tartışmaya ve eleştiriye açık birçok hakem hatası vardı. Donk'un Atiba'ya önce vurma sonra ayağına basmasıyla penaltı kararı çıktı. Falcao bu kriz anını iyi değerlendirip Atiba'dan kazandığı penaltıyı gole çevirdi. Atiba'nın top çizgiye daha 20 cm mesafe olmasına rağmen oyunda tuttuğu yardımcı hakemin "çıktı" kararıyla Beşiktaş'ın atağının kesilerek net bir hata yapıldığı pozisyondan sonra ikili averajı bitiren 3. golün gelmesi Beşiktaş'ın şanssızlığıydı. Ancak bu oyun ve skorla Beşiktaş avantaj kaybetse de hâlâ lider ve şampiyonluğa en yakın takım durumunda.

Kupalara Kartal pençesi

Türk futbolunun en önemli, en kritik derbilerinden biri bu pazar Beşiktaş ile Fenerbahçe arasında oynanacak. Derbi haftasında; bir tarafta F.Bahçe'den hakemleri, özellikle VAR'dakileri hedef alan ağır ithamlar! Diğer tarafta buna karşın "İddia sahipleri belgesini koysun, ispatını yapsın, eyyam yapmasın!" edasıyla konuları resmen Cumhuriyet Savcılarına havale eden TFF... Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur Çebi'nin ilk yarıdaki derbi öncesi "Hakemin Koç Grubu'nda çalıştığı yönünde iddialar geldi!" çıkışına atıf yapan bir "Algıda rövanş" hamlesi mi? Bilinmez ama ortalık yangın yeri!
Siyah-beyazlılar Türkiye Kupası yarı finalinde Başakşehir maçına öz güvenli çıkmasına ve ilk yarı goller bulmasına rağmen maça derbinin gölgesi düştü.
Rakibi kendi yarı sahasına kapatan, sadece golcüleriyle değil bekleri hatta stoperleriyle de ablukaya alan Beşiktaş, ilk yarıdaki oyunun ödülünü Aboubakar'ın kalite akan golü ve Vida'nın kafasından gelen 2. golle aldı.
İkinci devre fotoğraf değişti. Darbe alan Aboubakar'ın riske edilmeyip çıkarılması anlaşılabilir. Ancak 2-0'ın etkisiyle Beşiktaş'ın temposu zayıfladı, Başakşehir cesaretlendi. Utku'nun tecrübesizliğiyle Deniz ile golü de buldu. Düşen orta sahayı ilk golün asistini yapan Oğuzhan yerine Atiba'yı alarak destekleyen Sergen Yalçın'ın tempoyu yükseltmesi gerekirdi.
Aykut Kocaman'ın 77'de Aleksic, Giuliano ve Crivelli'yi aynı anda oyuna alması erken ödüle dönüştü. Giuliano'nun, Deniz'in asistinde golü oyuna girdiği dakikada atması oyuna denge getirdi.
Sergen hocanın Dorukhan yerine Ljajic ve Rıdvan yerine N'Sakala takviyeleri maçın uzamasının önüne geçemedi. Birinci uzatmada Ljajic'in pasında Larin'in golü kupaya atılmış Kartal pençesi gibiydi.