CANLI
SKOR
Fatih Doğan

Fatih Doğan

Çebi ailesi Sabah Spor için bir araya geldi

Ailemin desteği ile hedef Avrupa'da kupa

"Beşiktaş'ın müzesine bir Avrupa kupası getirmeyi çok istiyorum. İnşallah Allah bunu da bana nasip eder. Konu sadece para değil, çalışmak önemli."

🔴 Bu yola girdiğinizde karanlık bir tünel vardı. Ama her kulvarda önemli başarılara imza attınız. Bu süreçte ailenizle ilgili neler söylersiniz? Ben çekirdek aileme de büyük aileme de çok önem veriyorum. Beşiktaş içindeki tüm takımlara da aile olmayı aşıladım. Benim verdiğim en büyük katkı bu. Amacımız maaşları zamanında ödemekti, onlar da bize bunun karşılığını fazlasıyla verdi. Herkese teşekkür ediyoruz. Herkes tabloda bizi görüyor ama bu anonim bir başarıdır. Beşiktaş'ta geçmiş yıllarda olan kolej havasını yeniden sağladık.

'BIRAKMAM SENİ' KAMPANYASIYLA TEMEL ATILDI

Pandemi bizi çok yordu. Taraftar için varız ama onlarla değildik. Onların enerjisi bir şekilde bize ulaştı. Şampiyonluğu bizimle çalışan, bizimle aynı düşünen veya muhalif olan herkese hediye ediyoruz. Tüm Beşiktaşlılar'ın hakkıdır. Tadını çıkarsınlar, eğlensinler. Taraftarımız transferde bize baskı yapmasın. Biz en iyisini yaparız. En büyük destekçim onlar. 'Bırakmam Seni' kampanyasına destek olan taraftarımız şampiyonluğun temelini attı. Bu iş camiayı kenetledi ve bizi ayağa kaldırdı.

BAŞKANLIĞIN ARDINDAN KİTAP YAZACAĞIM

Yola devam edeceğiz. Beşiktaş'ın müzesine bir Avrupa kupası getirmeyi çok istiyorum. İnşallah Allah onu da nasip eder. Nerelerden geldik, küllerimizden doğduk. Onun için bu şampiyonluğu tarih yazacak. Kadın takımının başarısını yazacak. 17 yaşındaki çocuklarla basketbolda ilk 4'e girdiğimiz finali yazacak. 650 bin artı KDV ile 750 binlik takım. Demek ki konu sadece para değil. Aile olmak gerekiyor, sabırlı olmak ve çalışmak gerekiyor. Şampiyonlukların arkasında çok şey var. Başkanlığı bırakınca kitap yazacağım. Ne kadar çok başarı olursa kitap da o kadar kalın olacak.


DİKENSİZ GÜL BAHÇESİ Mİ BEKLİYORDUN!

Beşiktaş Başkanı, en umutsuz anında babasının bu sözüyle kendine geldiğini ve mücadele gücü bulduğunu söyledi

🔴 Yorulduğunuzda ve stresli anlarınızda gücünüzü nereden aldınız?
Babam, içinden gelen biri olarak futbolu iyi biliyor. Bana çok destek oldu. Başkanlık için şirketten ayrılırken "Bu düzeye getirdin, şimdi kim devam edecek?" dedi. "Mecburum, 2.5 senedir bunu bekliyordum ama şimdi yapmazsam camiaya hesabını veremem" dedim. O da bana "Yapacağın işi tam yaparsın, git ve tam yap" dedi. Sonra sıkıntılı günler oldu, bir tanesinde dedim ki "Baba enerjim bitti, çok yoruldum, ne yapacağım bilmiyorum." Cevabı, "Dikensiz gül bahçesi mi bekliyordun, tabii ki yorulacaksın. Git savaş. Böyle düşünmeye hakkın yok. Mücadele etmek zorundasın" oldu. O an bir mahcubiyet yaşadım. Maç kaybettiğimizde, "Berna Hanım şampiyon olacağız diyorum ama ya olamazsak" dediğimde "Tabii ki olacağız" diyen bir eşim vardı. Hem babama hem eşime teşekkür ediyorum. İki kardeşime de işleri benim omzumdan alarak, holdingi ayakta tuttukları için vefa borcum var, haklarını helal etsinler.

YAŞAR KAPTAN ÇEBİ: BAŞARI BEDEL İSTER

Baba Yaşar Kaptan Çebi,
oğlunun ve Beşiktaş'ın başarısını şöyle yorumladı: "Ben Trabzonsporluyum, eski futbolcuyum. Karabükspor'un kuruluşunda varım. Futbolu da futbol yönetimini de bilirim. Başkanlık zaman ister, emek ister, bedel ister. Başkan olmasına başta gönlüm yoktu. Kaptan Holding'i son 20 yılda birçok alanda faaliyet gösteren uluslararası büyük bir şirket haline getirdi. Ama Beşiktaş sevgisi ağır bastı. Sonrasında ailecek arkasında olduk. Enerjisi düştüğü anlarda "Dikensiz gül bahçesi mi bekliyordun. Yılgınlık yok, savaşacaksın ve bu işi de başaracaksın" dedim. Şükür ki çok emek verdi, hayatından bedeller ödedi. Kardeşi Tayfun, ailesi geride kalan ağır yükünü sırtlandı ve o da başardı. Ahmet'le gurur duyuyorum. Ahmet'i de kongre üyesi yapan rahmetli dostum ve akrabam Recep Yazıcı'nın ruhu şad olsun.


Berna Çebi:
BEDENİ BİZİMLEYKEN
BİLE AKLI VE RUHU BEŞİKTAŞ'TAYDI

Beşiktaş'ın First Lady'si çifte kupanın tüm sıkıntılara değdiğini belirtirken, "Kendini Beşiktaş'a adadı"dedi
BEŞIKTAŞ'A başkan olmak kadar başkan eşi ve ailesi olmak da fedakârlık istiyor. Ahmet titizdir, detaycıdır. Biz, Beşiktaş'taki 2. başkanlık döneminden bu süreçte bizi neyin beklediğini biliyorduk. Başkanlığı istiyordu. Tahminimizden 2.5 yıl erken başladı. Herkes aynı şeyi soruyor, "Size vakit ayırabildi mi?" Ahmet ailesine düşkündür, aileye önem verir. Çocukları, torunları onun enerji kaynağıdır. Ancak ben size şunu söyleyeyim, bu 1.5 yılda bırakın bize vakit ayırmayı kendine vakit ayırabilmiş mi? Bir gece sağlıklı bir gece uyku uyuyabilmiş mi? Hiç durmayan telefonlar, 24 saat kesilmeyen mesajlar, bitmeyen sorunlar! Bizimle olduğunda bile bedeni bizimle ama aklı ve ruhu hep Beşiktaş'taydı. 1.5 yıldır kendini Beşiktaş'a adadı. Benim Ahmet Başkan'a her zaman güvenim tamdı. Şampiyon olunacağına da inanıyor ve güveniyordum. Bu işi de yaparsa Ahmet yapardı. Biz ailecek hep bunu hissettirdik. Çok yoruldu ama yıkılmadı. İki kupa her şeye değdi. Gurur duyuyoruz.

Beşiktaş’a fren

Beşiktaş'ın şampiyonluk hesapları yaptığı derbide sürpriz hamle Fatih Terim'den geldi. Sergen Yalçın'ın çok sayıda sakatı nedeniyle sıkıntılı çıktığı maçta Fatih Hoca geniş kadroya sahip olmanın avantajını kullanarak radikal değişikliklere gitti. Yedlin, Saracchi, Onyekuru, Falcao ve Babel gibi 5 mevkide değişiklikle oyuna başlayan Terim derbide istediği reaksiyonu oluşturdu. Bu sürpriz hamlesi galibiyete giden yolun anahtarı oldu. Maçın ilerleyen bölümlerinde yaptığı oyuncu değişiklikleriyle Beşiktaş'ın temposunun karşısında durabildiği gibi kaliteyi de düşürmedi.
Babel'in ofsaytı bozup golünü atması çalışılmış bir goldü. G.Saray oyunda kaldığı sürece Onyekuru ileride benzer pozisyonları denedi. Beşiktaş'ın istediği oyunu sergileyememesinin bir nedeni de hamle yapacağı kulübe yetersizliğinden önce, en güçlü olduğu orta sahadaki uyumun ve pas trafiğinin bozulmasıydı. G.Saray ikinci bölgede sert müdahalelerle bunu sağladı.
Yalçın'dan Töre-Dorukhan değişikliği geldi. Ardından Fatih Terim; Onyekuru- Kerem, Falcao-Mostafa değişikliğiyle cevap verdi. Töre zaman zaman forvette, kimi zaman sol açıkta oynadığı maçta bekleneni veremedi. Karşılaşmada tartışmaya ve eleştiriye açık birçok hakem hatası vardı. Donk'un Atiba'ya önce vurma sonra ayağına basmasıyla penaltı kararı çıktı. Falcao bu kriz anını iyi değerlendirip Atiba'dan kazandığı penaltıyı gole çevirdi. Atiba'nın top çizgiye daha 20 cm mesafe olmasına rağmen oyunda tuttuğu yardımcı hakemin "çıktı" kararıyla Beşiktaş'ın atağının kesilerek net bir hata yapıldığı pozisyondan sonra ikili averajı bitiren 3. golün gelmesi Beşiktaş'ın şanssızlığıydı. Ancak bu oyun ve skorla Beşiktaş avantaj kaybetse de hâlâ lider ve şampiyonluğa en yakın takım durumunda.

Kupalara Kartal pençesi

Türk futbolunun en önemli, en kritik derbilerinden biri bu pazar Beşiktaş ile Fenerbahçe arasında oynanacak. Derbi haftasında; bir tarafta F.Bahçe'den hakemleri, özellikle VAR'dakileri hedef alan ağır ithamlar! Diğer tarafta buna karşın "İddia sahipleri belgesini koysun, ispatını yapsın, eyyam yapmasın!" edasıyla konuları resmen Cumhuriyet Savcılarına havale eden TFF... Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur Çebi'nin ilk yarıdaki derbi öncesi "Hakemin Koç Grubu'nda çalıştığı yönünde iddialar geldi!" çıkışına atıf yapan bir "Algıda rövanş" hamlesi mi? Bilinmez ama ortalık yangın yeri!
Siyah-beyazlılar Türkiye Kupası yarı finalinde Başakşehir maçına öz güvenli çıkmasına ve ilk yarı goller bulmasına rağmen maça derbinin gölgesi düştü.
Rakibi kendi yarı sahasına kapatan, sadece golcüleriyle değil bekleri hatta stoperleriyle de ablukaya alan Beşiktaş, ilk yarıdaki oyunun ödülünü Aboubakar'ın kalite akan golü ve Vida'nın kafasından gelen 2. golle aldı.
İkinci devre fotoğraf değişti. Darbe alan Aboubakar'ın riske edilmeyip çıkarılması anlaşılabilir. Ancak 2-0'ın etkisiyle Beşiktaş'ın temposu zayıfladı, Başakşehir cesaretlendi. Utku'nun tecrübesizliğiyle Deniz ile golü de buldu. Düşen orta sahayı ilk golün asistini yapan Oğuzhan yerine Atiba'yı alarak destekleyen Sergen Yalçın'ın tempoyu yükseltmesi gerekirdi.
Aykut Kocaman'ın 77'de Aleksic, Giuliano ve Crivelli'yi aynı anda oyuna alması erken ödüle dönüştü. Giuliano'nun, Deniz'in asistinde golü oyuna girdiği dakikada atması oyuna denge getirdi.
Sergen hocanın Dorukhan yerine Ljajic ve Rıdvan yerine N'Sakala takviyeleri maçın uzamasının önüne geçemedi. Birinci uzatmada Ljajic'in pasında Larin'in golü kupaya atılmış Kartal pençesi gibiydi.

N’Sakala’ya rağmen!

Beşiktaş'ın Başakşehir maçında ilk yarıda rekor bir oranla 419'a 131 isabetli pas ve %73'e %27 gibi topla oynama yüzdesine ulaşması kimseyi şaşırtmadı. Başakşehir'in evinde savunma ağırlıklı başlayacağı tahmin ediliyordu. Ancak Aykut Kocaman savunmayı sertleştirmeyip, oyunu çirkinleştirmedi. Hatta ilk yarıda Crivelli ile hesabını yaptığı fırsatı da buldu ancak sonlandırmadı. Sezonun ilk yarısında Beşiktaş'ın yine 3-2 üstünlüğüyle biten maçın yıldızı Rıdvan'dı. Rıdvan o maçta Rafael ve Visca'yı felç etmiş, en iyi performansa imza atmıştı. Sergen Yalçın'ın pozisyon ve kademe hataları yapan N'Sakala ile başlamasının hata olacağını defalarca söyledim. Ancak dün Beşiktaş bu ısrar yüzünden adeta ipten döndü.
Welinton topu kaybediyor, N'Sakala sağa takım olarak yaslanan takımda doğru yerde ve kendi kanadının oyuncusu Deniz'i tutuyor. Ancak gol pozisyonunda Aleksic'in ortasında yine pozisyonu okuyamayıp, Deniz'i kaçırıyor. Deniz de hamlesini yapıp N'Sakala'nın bakışları arasında beraberlik golünü atıyor. Başakşehir'in ikinci golünde yine bir top kaybı, yine basit bir hata ve tuttuğu Demba Ba'yı kaçıran yine N'Sakala. Rıdvan varken Sergen Yalçın'ın bu oyuncudaki ısrarını anlamıyorum. Sık sık hata yapan torpille 11'de oynayan oyuncu gibi. Göndermek için değil sezon sonunu şimdi kadro dışı kararı alsalar alkışlarım. Rıdvan'ı, Dorukhan ile hatta Necip'le yedeklerim, yine bu ismi kadroda tutmam. Bu hatalar şampiyonluk yolunda Beşiktaş'a ağır bedel ödettirebilirdi. Ancak önce Welinton'un sonra Souza'nın golleri bunun önüne geçti.
Cüneyt Çakır ve VAR'da Mustafa Öğretmenoğlu'nun oyun 1-1 devam ederken Larin'e arkadan yapılan müdahalede penaltıyı vermemesi çok kritik bir hataydı. Onun dışında hatasız, temiz bir maç yönetti.

Cenk Tosun yeni başlıyor

Beşiktaş ligin en iyi futbol oynayan takımı. Önde basıyor, hep hücumu ve golü düşünüyor. Farklı dönemlerde farklı olumsuzluklara rağmen felsefesinden hiç taviz vermedi. G.Birliği deplasmanında da 4'ü defans çizgisinde 5 önemli oyuncusundan yoksun olmasına rağmen yine güzel oyunu seçti. Ghezzal "İyi oyun kaliteli oyuncularla oynanır" sözünü desteklercesine adına ve kariyerine uygun güzel bir açılış golü attı. Beşiktaş'ın stresini alıp rakip üzerine daha yoğun girmesinin yolunu açtı. "Rosier'i sol beke alacak" haberlerinin dolaştığı ortamda Sergen Yalçın'ın "Taş yerinde, oyuncu mevkisinde iyidir" diyerek yerinde oynatması yerinde bir karardı. Maçtan önce N'Koudou'nun Rıdvan ve N'Sakala'nın yokluğunda sol bekte daha verimli olabileceğini düşünsem de Dorukhan'ı oynatması da makul bir karardı. Mensah'in yerine on birde çıkan Ljajic'in gayreti yüksek olsa da performansı daha iyi olabilirdi. Bunda Aboubakar ve Larin'in iyi olmaması mı, yoksa Ljajic'in varlığı ve tarzının bu oyuncuları olumsuz etkilediği uzun bir tartışma konusu. Bu yüzden Beşiktaş ilk yarı iyi oyununu skora yansıtamadı. Sergen Yalçın'ın 62'de sakatlanan Ghezzal ve Aboubakar'ı çıkarıp Cenk Tosun ve N'Koudou hamlesi tam zamanındaydı. 74'te Cenk, iki dakika sonra Larin pozisyonu gole çevirebilse rakip daha erken çözülebilirdi. Ancak bu dakikalarda ne Larin'in ne de N'Koudou'nun tecrübesizlikleri değil kaleci Nordfeldt'i aşmak için tecrübenin konuşmasına ihtiyaç vardı. Cenk Tosun sahneye çıktı. Üstü ste 2 gol atarak Beşiktaş'ın rotasını çizdi. Kendisinin de bu yarışta nasıl katkı yapabileceğini bir daha hatırlattı: Cenk yeni başlıyor!

Çift başlı Kara Kartal

Süper Lig'in en iyi oynayan takımı Beşiktaş Sergen Yalçın ile ZTK çeyrek final maçında Konyaspor karşısında Fenerbahçe ve Galatasaray'ın elenişinden bağımsız kendi programını uyguladı. On birin değişmez 5 ismini yedeğe alıp Cenk Tosun, Oğuzhan, Necip, Hasic ve Utku ile çıkması alışılagelen güzel oyunun temposunu düşürdü. Beşiktaş 4 gün önce 10 kişiyle oynayıp yendiği Konyaspor karşısında 11 kişiyle de maçın mutlak hakimiydi.
2. yarıda temposunu artırarak iyi seviyede olduğu görülen Cenk Tosun'un varlığı ilk yarıda golünü de atan Oğuzhan Özyakup'a yaradığı ve yarayacağı kesin. Hasic bu ikiliye ayak uydurulabilse ve Beşiktaş biraz daha tempoyu artırsa ilk yarı 1-1 bitmez ve farklı olabilirdi. 65'te Aboubakar ile Larin'in, Hasic ve Cenk Tosun'un yerine girmesi beklenen etkiyi yaptı. Ancak Beşiktaş 2. yarıda girdiği 5 net gol pozisyonundan yararlanamaması ve stoperde kaptan Abdülkerim ile kaleci Eray'a takılması kulübede teknik direktör Sergen Yalçın'ı çıldırtacak kadar şaşırtıcıydı! Son vuruşlardaki rahatlık, hatta beceriksizlik iyi oyuna hiç yakışmadı.

GHEZZAL YETMEDİ!
Ev sahibinin gardının düştüğü ama savunmasının düşmediği bu anlarda Josef ve Ghezzal takviyesi de maçın uzatmaya kalmasının önüne geçemedi. Rotasyon ve dinlendirme ile tur atlama planı da kısmen düştü. 2. yarıdan itibaren tek kale maça dönüşen gecede penaltılar Konya için piyangoya dönüştü. Piyangoda Konya'ya boş, Beşiktaş'a Utku'nun ellerinden yarı final çıktı.

Rıdvan oynamayınca Beşiktaş...

Sağlam defans hattı, sert ve dengeli orta sahası, ikinci bölgeden üçüncü bölgeye hızlı geçişleriyle dikkat çeken Hatayspor'un zorlu bir deplasman olduğu biliniyordu. Aboubakar'la 6. dakikada gelen erken gol Beşiktaş'a istediği fırsatı verdi. Ancak 1 dakika sonra Hatay cevap verince bu avantaj suya düştü. Hatay'ın golü öncesinde taca çıkan topu teknik direktör Ömer Erdoğan hızlı şekilde oyuncusuna verdi. Asist hocaya yazar! N'Sakala'ın uyanmakta geç kaldığı pozisyonda Akintola sağdan girip asistini yaptı ve Boupendza golünü attı. Ankaragücü deplasmanında arkasına çok oyuncu kaçıran N'Sakala'nın bu hatası pahalıya mal oldu. Rıdvan'ın oynamadığı her maçta Beşiktaş'ın solu, takım performansının gerisinde kalıyor. İkinci yarıda Sergen Yalçın hamle olarak Necip-Oğuzhan, 68'de de iyi performans gösteremeyen Ghezzal-N'Koudou değişikliğine gitti. Çok top kaybı yapan Welinton'u çıkarıp Necip'i stopere çekse daha isabetli olurdu. "Sarı kart görmez, derbide cezalı duruma düşmezdi" demiyorum çünkü bu performansla iyi bir derbi çıkarabileceğini düşünmüyorum.
Beşiktaş'ta sağda Rosier istenen oyuna katkı verirken solda N'Sakala el freni oldu. İç sahada kolay geçit vermeyen Hatay, dün akşam Aboubakar, Larin, Souza, Oğuzhan ve Rosier'in gayretine rağmen ikinci yarı gole izin vermedi. Sergen Yalçın hoca N'Sakala'yı hatta Welinton'u kazanmaya çalıştıkça Beşiktaş ya çok top kaybediyor, ya pozisyon ya da puan... İyi niyet ve gayret kabul ancak şu ana kadarki performansları takımın seviyesinin gerisinde kalıyor.

Gecenin yıldızı Rachid Ghezzal

Futbol oynarken sahada keyif alan her oyuncu grubu rakibi için tehlikelidir. Beşiktaş'a baktığımda son üç maçtır gördüğüm en önemli fotoğraf oyuncuların sahada birlikte oynamaktan keyif aldığı gerçeğidir. Kartal; Başakşehir ve F.Bahçe galibiyetleriyle moral dopingi almış. Kasımpaşa karşısında da net bir galibiyet aldı. Maçı 3 bölümde inceleyebiliriz. Mensah'ın attığı ilk gole kadar Beşiktaş, 45 dakika kapanan defansı açmakta zorlandı. Gözler yakın markajda etkisizleşen Aboubakar'ın yanına bir uzun, ya da getirince çilingir görevi görecek bir asist ustası aradı. Takımı soyunma odasına 1-0 götüren Mensah beklenen çilingir görevini geç de olsa üstlendi. Beşiktaş, forvet arkasında oyunu açacak formda bir Ljajic'e ihtiyaç duydu. Olmuyorsa da en erken zamanda yolları ayırıp yerine o bölgeye alternatif bakılmalı. Dün o görevi kısmen de olsa Ghezzal üstlendi. F.Bahçe maçında Aboubakar'a attırdığı golü bu sefer Atiba'ya attırdı. Bir farkla. Ghezzal bu maçta sadece asistle oynamadı. Üçüncü golde de atak başlangıcını yaptı. Maçın başından bu yana oyunun içinde... Geçişleri, ataklardaki etkisi ile 'Ben buradayım' diyor. N'Koudou da dün çalışan isimlerin başındaydı. Formda bir N'Koudou'yu durdurmak zor. Necip Uysal, Başakşehir ve F.Bahçe maçlarında stoperde hayat kurtardı ve yedek çıktı. Yerine oynayan Welinton her an bir hata yapacakmış hissi veriyor. Kasımpaşa ile son 3 maçta çıkan sonuçlardan biri de şu; öz güven ve ritmini bulan oyuncuların sayısı gün geçtikçe artıyor. Bu durum Beşiktaş'ı yükseltiyor. Eksikler ve kırmızı kart Kasımpaşa'nın belini büktü. 4'lü savunmaya geçiş bile yeterli olmadı.

Kartal, Fenerbahçe’yi rüyadan uyandırdı

Sergen Yalçın için Fenerbahçe deplasmanında yapılacak en doğru hareket ofansif futbolu tercih etmeseydi. Çünkü Beşiktaş'ın en zayıf yeri defansıydı. 11'ler açıklandığında cezalı Dorukhan'ın yerine Rosier değişikliğiyle Başakşehir maçını da oynayan ofansif kadroyu sahaya sürdü.
Bu oyun Trabzonspor ve Başakşehir maçlarında son bölümlerde tempo çok düşse de sonuç vermişti.
Beşiktaş bu tempoyla F.Bahçe'ye oyun kurdurmadı. Üst üste Aboubakar'ın şık golleriyle adeta felç etti. Aboubakar'ın 2. golünün asistini yapan Ghezzal oyunun akışında inisiyatif alabilse Beşiktaş çok daha radikal bir sonuç çıkarabilirdi.
İlk kez derbiye çıkan genç hakem Tugay Kaan Numanoğlu'nın iyi niyetinden şüphe etmedim. Ama hatalar yaptı. Özellikle kırmızı karttaki standartsızlığı... Larin'i çift sarıdan atarak Beşiktaş'ı 10 kişi bırakan Numanoğlu, Rıdvan'ı arkadan çekip indirerek atak avantajını kesen Mert Hakan Yandaş'a ikinci sarıyı gösteremedi. Beşiktaş'ı 100 dakikalık maçın 50 dakikasını 1 kişi eksik oynamaya mahkum etti.
Beşiktaş'ta maçı çeviren Necip Uysal'ın golüydü. 10 kişiyle atılan bu gol takımı zinde tuttu.
Bu zafer önce Sergen Yalçın'a yazar. F.Bahçe'de de yenilgi; hamlelere karşılık vermeyen Erol Bulut'a..
10 kişiyle Kadıköy'den 3-4'le çıkmanın adı zaferdir. Rıza Çalımbay döneminde de yaşanan 9 kişiyle 4-3'lük maçı hatırlattı.
Beşiktaş, F.Bahçe'yi "Kesin şampiyonuz" rüyasından uyandırdı. Ve şampiyonluk yarışında tek değilsin biz de varız dedi.

Alkışlar Oğuzhan’a

Geçenlerde bir çalışma dikkatimi çekti: "Türk futbolunda kayan yıldızlar" diye... Dün sahada Oğuzhan Özyakup'u görünce nedense aklıma bu yazı geldi. Sanırım özel yetenekli futbolculardan her zaman çok iyi performans göstermesini ve yeteneklerine ihanet etmemesini istiyoruz. Oğuzhan'ı Beşiktaş'a geldiği günden bu yana kişilik olarak da yeteneğiyle de hep sevdim, saydım. Ama performansıyla ilgili iniş çıkışlarını da yeri geldiğinde eleştirdim. Dün Vodafone Park'ta tribünden maçı izlerken özellikle Oğuzhan'a dikkat ettim. İstekli ve hareketliydi. Daha nitelikli sonuçlar üretecek yeteneğinin olduğunu biliyoruz ama dün Malatyaspor karşısında takımın iyilerindendi. Çıkarken seyirciden aldığı motivasyon yüklü alkışları hak etti. Oğuzhan bu hikâyeyi devam ettirmeli. Beşiktaş'ın 10 numaraya ihtiyaç duyduğu bir ortamda yeni transfer etkisi yapıp, fark oluşturabilir. Oğuzhan gibi yetenekli ayaklar neden önemli? Malatya maçında gördük. Misafir takım ilk yarı çok iyi kapandı. Beşiktaş açmakta zorlandı. İlk yarı standart altı vasat oyunun nedeni bu! Beşiktaş'ın kapanan takımlara karşı B planı var mı? Bence yok. Böyle anlarda kilidi açacak yetenekli ayaklara ve organizasyonlara ihtiyaç var. Maçı koşanlarla oynarsın, yetenekli ayaklarla açarsın. Larin'in kafa golü takımı da ikinci yarı oyunu da rahatlattı. Beşiktaş'a kalite getiren Aboubakar bile 2-3 kez pozisyon harcıyorsa Beşiktaş'ın alternatif gol pozisyonları çalışması, hamleleri yapması lazım. Beşiktaş galibiyeti hak etti. Çok değerli 3 puan aldı. Ancak hem futbol hem skor olarak daha iyi ve izleyeni güvende hissettirecek bir oyuna evrilmesi şart.