CANLI
SKOR
Bülent Timurlenk

Bülent Timurlenk

Fenerbahçe sol şeride geçer

Garip bir futbol iklimimiz var. Sezon başından beri B planı olmadığı için haklı olarak eleştirilen Erol Bulut'un, Alanyaspor maçında bir başka oyunu denemesi de "Büyük takım böyle oynar mı?" eleştirileriyle karşılaştı. Günümüz futbolunda gerçek olan şu; iyi kadrolar birden fazla oyunu oynar ve oynamalı... Oynamadığında cezayı keserler. Fenerbahçe tüm bu eleştiriler ve 3 maçlık galibiyet serisinin öz güveniyle yüksek rakımlı Erzurum'a gitti.
Erol Bulut, Valencia ve Ferdi'yi kulübede tutmuş, Pelkas varsa yok bilinen Mert Hakan'a forma vermişti. Erzurum'da görevdeki 3. teknik adam olan Mesut Bakkal, yıllardır takım takım dolaşıyor, burada da bugün var yarın yok. Elindeki kadro belli. Obertan ve Novikovas üzerinden oynayacaklar, hızlı çıkacaklar ve ilk golü atacaklar. Geriye düştüğünde geri dönebilecek bir kadro yoktu Erzurum'da.
Fenerbahçe devrenin artı dakikalarında bulduğu gole, ikinci yarının başında 3 dakikada iki gol ekleyince, Obertan ve kalecisi Farnolle çıkmış ev sahibi için kalan dakikalar eziyete dönüştü.
Lig 34 hafta olsa Fenerbahçe bu kadar fazla transfer yapmazdı. İkinciliğin, 5 ya da 6. olmakla bir farkının olmadığı sezonda Erol Bulut geniş kadronun getirdiği ekstra oksijenle rahat nefes aldı yüksek Erzurum'da. Bir artısı, güçsüz oyunculara yer vermemesi. Kaliteden önce ayağı yere sağlam basan futbolcularına güveniyor Erol Bulut. Lemos, Cisse, Ferdi ve Samatta bu yüzden 11 başlamıyor. Sezonun ilk bölümündeki 4 maçlık galibiyet serisinin bir tekrarının yakalandığı haftada Fenerbahçe'nin önündeki fikstür, seriyi uzatmak için müsait görünüyor. Kalite ve güç bir arada dengelendiğinde Erol Bulut sol şeride geçebilir, yolu düz, trafiği az...

Çağdaş Atan topu evine götürebilir!

İlk yarının son dakikasında Efecan topu auta attığında bu ilk yarıda yüzde 73 topla oynayan Alanyaspor'un tek net pozisyonuydu. Fenerbahçe, Konya maçından farklı olarak biraz daha önde basıyor ama Alanya ağır çıkarak rakibini zorlamıyordu. Sinan'ın arka direğe ortası filelere gittiğinde Erol Bulut skor avantajını cebine koymuş, geçiş oyunuyla tabelanın fişini çekme hesapları yapıyordu. Bunu ilk yarıda yapabilirlerdi, birini Valencia diğerini Ozan'ın yanlış pas tercihleriyle harcadılar.
Her iki yarıda da 10 faul yapan Fenerbahçe'de savunmanın şifresi, Davidson, Bareiro ve Efecan üçlüsünü kalelerine döndürmemekti. Bunda başarılı olunca Alanyaspor'un da hücumları kilitlendi. İkinci yarıya 1-0'ın yetmeyeceği ortadaydı. Ozan Tufan'ın dinamik oyunu, beklerin iyi savunmasıyla geçilen 60'da Sinan Gümüş kenara geldiğinde oyuna giren Mert Hakan hem orta sahaya artı bir oldu hem de Siopsis'in çıkmasıyla Alanya'nın sertliği kayboldu. Maça Berkan ile başlayan ve sarı kart gören oyuncusunu oyunda tutup Siopsis'i oyundan alıp top yapan Salih'ten 60 dakika mahrum oynayan Çağdaş Atan'ın pahalı bir oyun oynuyoruz dediği oyun bir bireysel hatayla pahalıya patlıyordu ki Marafona penaltıyı çıkardı.
Fenerbahçe'nin stratejik oyunu Ozan ve Pelkas işbirliğiyle ikinci golü getirirken Alanya son 10 dakikada tabelayı döndürmek için ilk 80 dakika yapmadığını yaptı. Hızlı oynadılar ama Babacar'ın penaltısı yetmedi. Fenerbahçe için yarışta bu 3 puan büyük adım. Son 5 deplasmanında kaybeden Alanya obsesifleşen oyun planından vazgeçmezse kaybetmeye devam eder... Çağdaş Atan topu alıp evine götürebilir, 3 puan Erol Bulut'un cebinde... Mourinho'ya selam olsun...

Yalçın, Beşiktaş’ı ayaklandırdı!

3-1'lik G.Antep mağlubiyeti sonrasında kağıt üzerinde Beşiktaş için Başakşehir, F.Bahçe, Kasımpaşa, Alanya serisi elbette zorlu görünüyordu. İki maçı kaybetseler, dibe vuracaklardı şimdi Sergen Yalçın ve öğrencileri bulutların üzerinde. Elinde ideal ilk 11'i olmayabilir ama hem taktik hem de motivasyon olarak Sergen Yalçın Beşiktaş'ı ayaklandırdı. Sezona 3. teknik direktörü ile devam eden Kasımpaşa'da ilk 10 haftanın en iyi adamı Aytaç, Kovid nedeniyle yok. G.Saray ve Trabzon maçlarını kazanan Kasımpaşa'nın Beşiktaş karşısında bunu tekrar edebilmesi zor.

İlk 45 dakikada baskı şart!
Kayseri ve Rize maçlarındaki futbol kalitesi tüm eksiklerine rağmen Florya'da güneş açtığının göstergesi. Falcao, Belhanda, Arda ve Babel, usta isimler ama Rize maçında 4 gollü tabelayı gören G.Saray taraftarı için takım eksik değil. Taylan Antalyalı'nın yüksek form grafiği ve geride kalan 10 haftada yakaladığı özgüven G.Saray'ın santrfor arkasındaki 4 adamının da işini kolaylaştırıyor. Ancak bu takımın daha keskin bir bıçak haline gelebilmesi için iki beki Saracchi ve Omar'a ihtiyacı var. Bu seviyede Hatay'ın iki referans maçı var… 9 kişiyken F.Bahçe ile İstanbul'da golsüz berabere kalıp lider Alanya'dan 6 gol yediler. Sıkı savunma yapıp kontratak arayacaklar. G.Saray, iki farkı bulmadan rahat etmeyeceğini Kayseri maçında öğrenmiştir. Bu yüzden ilk 45 dakika Terim'in takımı yoğun baskı kurar.

Bu eksik kadro da 3 puan alır
Fenerbahçe'nin bu transferlerle gol sıkıntısı yaşamayacağı ortadaydı. Ancak defansif olarak evlerindeki iki maçta 6 gol yiyerek ortaya kocaman bir soru işareti bıraktılar. Erol Bulut, kadro ile çok oynuyor. Derbinin ilk 11'i de, değişiklikleri de aleyhlerine direkt tabelaya yansıdı. Medipol Başakşehir karşısında 3-0'dan 3-3'ü bulan Denizlispor, bu hafta devamını getirmek isteyecek. Ancak kadrolarının F.Bahçe'den 5 gol yiyen G.Birliği'nden daha iyi olduğunu düşünmüyorum. F.Bahçe'de evet önemli eksikler var ama; bu 25 kişilik kadrodaki sağlamlarla da 3 puan alınır.

Avcı ile galibiyet serisi sürer
Sivasspor, Avrupa dönüşü önce Çaykur Rize sonra da Göztepe maçlarını evinde kaybetmişti. Şimdi Villarreal maçı sonrasında Trabzon'a gidecekler. Sivas'ta, teknik direktör Rıza Çalımbay başta olmak üzere karantinada olan isimler var. Abdullah Avcı ile iki maçını da gol yemeden kazanan bordo-mavili takım için DG Sivas elbette Erzurum ve A.Gücü'nden çok daha tehlikeli bir rakip. Orta sahada Abdulkadir Parmak'ın maça yetişmesi Avcı'nın elini rahatlatır. Sivas'ın önemli hücum silahları olsa da Avcı'nın galibiyet serisini 3 maça çıkarmasını bekliyorum.

Hesabı Diagne kesti

Kayseri maçı sonrasında G.Saray adına bardağın dolu tarafı, iyi futbol oynamışlardı ve bu oyunda iyi oynayanlar lig maratonunda bir sonraki haftaya umutla bakarlar, ne kadar eksikleri olsa da... Bir devam filmi gibi başladı Rize'de maç. G.Saray baskıyı kurdu, iyi pas yapıyor, sahada doğru yere koşu yapıyorlar ve pas alternatifi için iyi pozisyon alıyorlardı. İlk yarım saat geride kaldığında sıkıntı yine aynıydı. İyi futbol ama değişmeyen tabela..
İlk yarıda rakip ceza sahasına bir kez giren ev sahibi karşısında G.Saray direkten dönen top, Oğulcan'ın nefis plasesi, Diagne'nin iki kaçırdığı derken soyunma odasına yine 0-0 ile gidiyordu ki futbolun yeni gerçeği VAR devreye girdi. Geçmişte bu pozisyonları hakem süzemezse oyun devam ederdi. Orta sahada faul ve sarı kart olacak dirsek ceza sahasında elbette penaltıydı...
Belhanda'nın yokluğunda Terim, Feghouli'yi orta saha derinine çekerek hem Taylan'ı rahatlattı hem de takım top yapıp rakibi bozdu. Taylan için sezon başında değişmesi dönüşmesi ve 6 numarada oynayabileceği notu düştüğümde taraftar yeni transferi taşıyan uçağı gözlüyordu. Bazen çare içerdedir, yokluk zamanında taşın altına elini koyan formayı kapar. Dün iyi oyununu klas golle süsleyen Taylan'ın yaptığı budur.
2-0'ı bulduktan (dakika 52) sonra oyunu sahasında kabul eden G.Saray ilk değişikliği 78'de yaptı ve 26 dakikayı Rizespor değerlendiremedi. Diagne topu beklemeyip, topa gittiğinde neler yapabileceğini iki sezon önce göstermişti. Dün de G.Saray'ın şampiyon olduğu iki sezon önce olduğu gibi Rize'de hesabı kesen isimdi. Terim ve öğrencileri bu akşam derbiyi ayaklarını uzatıp izleyecekler. Sonrası Hatay sınavı...

En pahalı golcün maç izliyor!

Kötü futbol oynayıp da farklı kazanabilirsiniz, iyi futbol da bazen galibiyete yetmeyebilir. Bu oyunun tek doğrusu yok ama değişmeyen bir gerçeği var, gol kelimesinin anlamı dünyanın birçok dilinde "amaç"tır. Dün Galatasaray'ın sahaya çıkan 11'inde ligde gol atmış oyuncu sayısı birdi; Emre Kılınç... İlk 15 dakikada yakalanan 4 pozisyonun ardından 'Terim'in takımı bu maçı alır' dedirtti. Buna itirazı olan adam ise Kayseri kalecisi Lung'du… Belhanda, Arda, Falcao, Omar... Bunlar önemli eksikler ama bir gerçeği unutmamak lazım Florya'nın kapısından girip imza atan her futbolcu Kayseri engelini aşacak kalitededir ama sorun kalibrede, sorun güçsüzlük. Emre Akbaba, tribünlere göre "Cimbom'un çocuğu" ama tribünde ve ekranda ondan daha hırslı ve istekli milyonlarca Galatasaraylı var. Diagne iki pasa duvar oldu bir de penaltıyı attı. Haftada 10 maç oynanıyor ve bu takımın 13 milyon Euro ödediği santrfor haftada tek maç izliyor. Onu da çoğunlukla yedek kulübesinde ya da dün sahada.. Kayseri hoca değiştirmiş, Samet Aybaba en son neyi değiştirmiş olabilir Türk futbolunda? Dün oyunu sahasında kabul ederken bile çift haneli net pozisyon verdiler ve tek net hücumla bitirdikleri maçta golü Donk'un hatasından güzel bir vuruşla buldular. İkinci yarıda Kayseri'de Lung çıkmış, Muğdat oyundan atılmı ş ve G.Saray 1-0 önde. Futbolun tek doğrusu yok ama bir klişesi var: Atamayana atarlar ve G.Saray yedi. Oyuna sonradan giren gençlerin ayakları titrerken, dermanı kalmayan Feghouli ve Emre Kılınç son düdüğe kadar sahada kalabilirdi. Evet, Pandemi, Florya'yı vurdu ama Galatasaray da kendini…

Asla tesadüf değil

Man. United'ın 26 yaş ortalaması 11'ine karşı 27 ortalamayla çıkan Başakşehir'de Okan Buruk'un orta sahayı İrfan-Berkay- Aleksic ile kurması Mahmut-Topal'lı bir orta sahaya göre takımın toplam yaşını 15 geriye çekmişti. Evet, Mahmut yoktu ama rakibin en önemli silahı Bruno Fernandes'i kontrol edecek savunma temelli orta saha yerine top yapan adamları tercih eden Okan Buruk, artık ustalık günlerini geçiriyor. İngilizler grupta iki maçı kazanmışlardı ve ligde kötü gidiş, önlerinde zorlu Everton maçı varken as kadrosuyla sahadaydı. Üstelik Pogba ve Cavani gibi yıldızlar da kulübede… Başarısızlıkları, tecrübesizlikle açıklamamız en büyük bahanemiz. Geçen sezon bu takım Sporting Lizbon'u parçalamış, çift maç olsa belki Kopenhag'ı eleyip bu Man. United'a Avrupa Ligi'nde çeyrek finalde rakip olacaktı. İlk kez katılan Atalanta'nın geçen yıl Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek final oynadığını unutmayalım, takım olmayı başarıp doğru transferler yaparsanız bir oyun karakteriniz olur.
Dün Man. United savunmasını cezalandıran Demba Ba ve Visca karşılıklı asistlerle de tabelayı yazdılar ama maçın asıl kahramanları Rafael, Deniz, İrfan Can ve son dakikada çizgiden çok zor topu çıkartan Epureanu'dur.
Geçen hafta PSG orta saha kurgusunu yanlış yapıp Başakşehir'e fırsatı vermiş ama Buruk'un takımı değerlendirememişti. Bu kez iyi futbol iki golle süslendi ve yenilen gol dışında 4 forvetle yüklenen Man. United'a net bir pozisyon vermediler. Geçen yıl ligde iki mağlubiyet ve Roma hezimetiyle başladığı sezonda şampiyon olup, Avrupa'da son 16 gören Başakşehir, iki doğru transfer Rafael ve Deniz ile Berkay'ın orta sahaya montesiyle ligde 3 galibiyet aldı ve dünkü zafere imza attı. Birileri tesadüf derse sakın inanmayın…

Kaybetmeyi hak etti

Orta sahası problemli, Muslera'nın olmadığı Galatasaray'ın bu milli araya kadar lig ve Avrupa fikstürüne baktığımda "İşi çok zor" notunu düşmüştüm. İlk 4 maçı kazandıklarında "yanıldım" dedim ama erkenmiş. Çünkü Neftçi ve H.Split'e karşı kazanmak sadece istatistikti, yanıltan 4 maçını da kazanamayan son şampiyon Başakşehir oldu. G.Saray, derbiyle başlayan 3 maçlık seride 1 gol attı, Avrupa'dan elendi ve ligde 5 puan kaybetti. Evet, 22 günde 7 maça çıkmak sezon başı hazırlığının yeterli yapılmadığı bir sezon başında yeteri kadar ağır ama aylardır maç oynamayan Etebo enerjisiyle dün takımının en iyisi oluyorsa bu işte bir gariplik var demektir.
Dün ilk yarıda gayet açık oynayan Kasımpaşa karşısında Galatasaray hücumcularının topla ikinci hamleyi yapacak mecalleri yoktu. Arda Belhanda ve Feghouli yetenekli ama enerjileri düşük. 2 yıldır her gün satılan Belhanda'nın vücut dili ortada, "Verin bonservisimi bugün gideyim"diyor. Feghouli için ise her sezonun ilk yarısı aynı hikâye… Sadece Saracchi'nin sakatlığı bile Terim'in takımının dinamizmini bitirdi. Omar lige iyi girmişti ama bozuk Feghouli onu da bozdu. İkinci yarının başında Falcao-Babel ve Emre'nin oyuna girişi, Kasımpaşa'nın 70'e kadar oyunu sahasında gereğinden fazla kabul etmesi bir baskıyı getirdi ama oradan da Falcao'nun Haliç'e giden iki şutu çıktı… Son 20'de oyun Diagne dışarı Ömer içeri diye bağırırken Linnes'in girmesi de bir başka gariplik...
G.Saray kaybetmeyi sonuna kadar hak etti. Milli arada biten şarjlarını doldurmak zorundalar. Kasımpaşa'da Yusuf Erdoğan'ın nefis golü, Aytaç Kara'nın orta sahada maestro dedirten oyunu, G.Saray'da Fatih, Luyindama ve Etebo üçlüsünün savaşı… Cüneyt Çakır 2 metre önündeki faulü vermeyip, ofsayt tartışması için çağrıldığı VAR'da faulü 5.5 dakikada tespit edip ilk yarıyı 3 dakika uzattı. Sorarsanız memleketin en kıdemli ve en iyi hakemi (!)

Favori olan takım kötü oynadı

SORU: İki takımın derbi performansı ve oyun anlayışlarını değerlendirir misiniz?
4 maçtaki futbolu ezber sayılan ideal 11'i ile Galatasaray evinde favoriydi. Ancak tarihte favori oldukları birçok derbideki gibi kötü futbol oynadılar. Santrforunuzu pozisyona sokamıyorsanız adının Falcao olmasının önemi kalmıyor. İlk 4 maçın iyisi Taylan, orta sahada çoğu zaman tek başına kalsa da takımı adına Marcao ile birlikte iki iyiden biriydi. Belhanda ise eleştirilen oyununa döndü. Omar-Feghouli arasında pas bağlantısını kuramayan, solda da Saracchi'yi arayan G.Saray'ı F.Bahçe iyi bozdu. Deplasman derbilerinde dünyanın her yerinde önce rakibi bozmaya, tabelada sıfırda tutup golü bulmaya oynarsınız. Erol Bulut'un forvet ve orta saha arasındaki Ozan tercihi ne kadar doğru ise Deniz'le başlamak o kadar yanlıştı. Gustavo defansın önünü nefis toparladı. Oyunun ilk dakikasından son dakikaya kadar G.Saray'ın top yapmasını önlediler. Oynatmamak kadar, oynamak da mühim. Sonuçta Fatih'i zorlayacak bir pozisyon yaratamadılar.

SORU: Değişiklikleri nasıl buldunuz?
5 oyuncu değişikliğinin olduğu sezonda toplu değişiklikler, üç oyuncunun birden girmesi takımların bence dengesini bozuyor. Dün Galatasaray bu hamleyi, Arda, Feghouli ve Falcao'yu kenara alarak yaptı. Fenerbahçe de kağıt üzerinde yapması gereken üç hamleyi Ferdi, Samatta ve Mert Hakan ile yaptı ama son ikisinin hazır olmadığı ortada.

SORU: Beraberlik nasıl bir sonuç?
Galatasaray, favori olduğu derbide evinde iki puanı yaktı. Fenerbahçe içinse şu dönemde bir puan iyi sonuç.

Arda iyi niyetli ama...

Üç ay önce evinde 1-1 biten maçta topa yüzde 63 sahip olan santrforsuz G.Saray'dan 22 hücum yiyen Okan Buruk, belli ki 11'ini belirlerken bu 90 dakikayı unutmamış... Orta sahası oturmamış rakibine karşı Crivelli'siz 11'inde Aleksic'i kanada atıp Berkay ile kalabalık olmaya çalışan Buruk'a Terim'in takımı ilk yarıda Belhanda ve Taylan'ın devam eden iyi oyunları, Emre ve Arda'nın presiyle cevap verince ev sahibinin hesabı tutmadı, Aleksic ve Berkay sahada kayboldular. G.Saray penaltıyla öne geçmiş, Visca'yı etkisiz hale getirmiş ama hücumda üretkenlikten uzak (5 hücum) soyunma odasına gitmişti.
İkinci yarıda Başakşehir fabrika ayarlarına döndü ama bir farkla… Clichy artık kadroda yoktu ve Fransız'ın hücumlardaki katkısından mahrumdular. Yine de topa sahip olmayı başardılar ve tabelada öndeki G.Saray, oyunu rakibine verdi. Arda iyi niyetli, pres yapıyor, mücadele ediyor, saha içinde takımı uyarıyor ama G.Saray'ı hücumda eksik oynatıyor. Falcao'yu pozisyona sokamayınca değişmeyen tabela ve Okan Buruk'un değişiklikleri, "Başakşehir'in beraberlik golü geliyor" dedirtti. G.Saray'da az da olsa geciken değişikliklerin amacı rakibi önde yine taze adamlarla baskılayıp kolay gelmesini önlemeye yönelikti ama bu adamlar aynı zamanda hücumda kaliteleri bilinen isimler… Tabelanın fişini çeken de Diagne'nin getirdiği top, Babel'in şık topuk pası oldu. İyi Belhanda da çok iyi bitirdi pozisyonu…
Muslera'sız ve orta sahasından Seri ile Lemina gitmiş G.Saray için bir haftada 3 galibiyet mükemmel başlangıç. Oyunun elbette gelişmesi gerekiyor.

Piri’nin gelişi fark ediliyor

Galatasaray dün bu eleme turuna çıkmayabilir ve hatta Şampiyonlar Ligi ön elemesi oynayabilirdi. Pandemi arasına Başakşehir ile Trabzonspor'un 3 puan gerisinde giren Terim'in takımı kalan 8 lig haftası öncesinde İtalyan kondisyoner Alberto Bartalli'den yoksun çalışmış ve takımın düştüğü, ilk sınav olan Rize deplasmanında ortaya çıkmıştı. 8 maç kazanan takım hikâyenin sonunda 8 maçlık 3 puan hasretiyle zorla kendini buralara attı...
ABD'li kondisyoner Scott Piri'nin farkını ortaya koyduğu önce Antep maçı dün de Bakü'de ortaya çıktı. Futbolcular zincirlerini kırmış, hafiflemişler ve önde baskıyı yapacak motivasyonlarını güçle süslemişler. Terim'in Başakşehir maçı öncesinde Antep maçı 11'iyle çıkmayacağını söylemek zor değildi. 50'nin üzerindeki maç sağanağına her seferinde ideal 11 ile girmenin pratiği de yok, mantığı da...
Sakatlık sonrasında hazır olmayan Luyindama sağlamken de topla çıkışlarda pimi çekilmiş bomba gibiydi. G.Saray'ın risk almadan ayağı raket Marcao ile çıkması ya da oyunu dün dinlenen Omar üzerinden kurması gerekiyor. Belhanda iyi bir 90 dakikanın ardından dün her zamanki yanlışları tekrarladı. Kendi kalesine yüzü dönük top aldığında çevre kontrolünü yapacak kadar tecrübeli ve akıllı ama bir o kadar da sorumsuz.
G.Saray ikinci sınavında da 2. yarıda oyundan düştü. Hızlı oynarken kaptırdığı topu almak için yaptıkları presi 90 dakikaya yayarsalar ne ala ama bunu topa sahip olup aktif dinlenmeyle nabızı düşürerek de yapabilirler... Falcao'dan sonra Diagne'nin de 2 golü, geçen sezonun az gollü takımına bir tekzip... Emre Kılınç beklendiği gibi. Etebo ve beklenen artı bir orta saha, bakalım Taylan'dan formayı kapabilecek mi?