CANLI
SKOR
Bülent Timurlenk

Bülent Timurlenk

Roma’da minimum 4 bin Türk olacak

Yarın akşam Roma Olimpiyat Stadı'nda kaç taraftarımız olacak? İtalya-Türkiye maçı için satışa çıkan bilet sayısı 15 bin 948 idi. Bu biletlerin yüzde 60'ının İtalya dışında satıldığı bilgisi önemli. Türkiye sınırları içinden bilet alan 2 bin 300 kişiden İtalyanların Schengen bölgesi dışından ülkeye giriş yasağı nedeniyle kaç kişinin etkileneceğini ise maçın ertesi günü göreceğiz. İtalyanlar yarısından fazlası ülke dışında satılan biletlere Almanya ve Hollanda'da yaşayan gurbetçilerimizin yoğun ilgi gösterdiğini biliyorlar. Tahminler yarın akşam Roma'da tribünlerde minimum 4 bin Türk taraftarın olacağı yönünde. 69 bin kapasiteli stadyumda 15 bin 948 taraftar, 12 farklı tribünde sosyal mesafeyi koruyarak maskeli olarak maçı izleyecek. Stadyum içinde 48 termal kamera ile kontrol, kapılar açıldıktan sonra yapılacak. Şeref tribününde 125 koltuktan 75'i de boş bırakılacak.

EURO 2020'NİN NÜFUS KAYITLARI
Euro 2020'de kaç çift pasaportlu ya da kendi vatanı dışında doğan kaç futbolcu var? Almanya ve Polonya dışında 22 milli takımın kadrosunda da ülkesinden farklı bir coğrafyada doğmuş ya da çifte vatandaşlığı olan 65 futbolcu bulunuyor. Bizde Kenan, Hakan ve Kaan; Almanya doğumlu. Halil ve Orkun ise Hollanda. Mert Müldür de Avusturya doğumlu.



İtalya'da Brezilya asıllı 3 futbolcu var: Jorginho, Emerson ve Toloi. Galler'de ülke sınırları dışında doğan futbolcu sayısı 11. İsviçre'de ise iki Kamerunlu Embolo ve Mvogo, Makendonyalı Mehmedi ve Kosova doğumlu Shaqiri var. Fransa kadrosunda ülke dışında doğan yedek kaleci Mandanda (Kongo) ve Lilian Thuram'ın İtalya'da dünyaya gelen oğlu Marcus Thuram var. Portekiz kadrosunda yaşlı kurt Pepe, Brezilya asıllı ve kadroda Portekiz dışında doğan çift pasaportlu 4 oyuncu daha var. İspanyollar da Fransa'nın Bask bölgesinde doğan Aymenic Laporte ve İtalya doğumlu Thiago'yu kadrolarında bulunduruyorlar…

BALE'İN SUSKUNLUĞU
İtalya'dan sonra karşılaşacağımız Galler'in ilk maçı cumartesi günü İsviçre ile ve doğal olarak gözler Gareth Bale'de olacak. Real Madrid'deki son dönemini golf oynayarak geçiren ve eski kulübü Tottenham'a döndükten sonra 2021 yılında 13 gole imza atan Bale, Ekim 2019'dan beri milli takım forması altında gol sevinci yaşayamadı. 91 kez forma giydiği Galler Milli Takımı'nda 33 golle ülke tarihinin en golcü ismi olan Gareth Bale, kariyerinde iki kez İsviçre'ye rakip olmuş ve iki maçta da gol atmıştı.

İşte İtalyanların gözünden Türkiye

İtalya maçına iki gün kala rakibimizin medyası hakkımızda ne düşünüyor? Dün La Gazzetta dello Sport'taki bir paragraf dikkat çekiciydi, aktarıyorum: "Gruptaki hiçbir rakibimizden korkmuyoruz ama hepsi saygıyı hak ediyor. Türkiye, Hollanda'ya 4 gol atmış bir takım. Hakan Çalhanoğlu, Milan'da sezon finalini iyi oynamadı ama milli forma ile yakalayacağı havayla sezonun ilk yarısındaki günlerine dönebilir.



Fransa şampiyonu Lille'deki 3 Türk oyuncudan Yusuf Yazıcı'yı unutmayalım. Bizim kalecimiz Donnarumma'ya San Siro'da 3 gol attı." 2018 Dünya Kupası'na gidemeyen İtalya'dan 28 maçtır kaybetmeyen İtalya'ya.. Mancini döneminin rakamları onların öz güvenine tavan yaptırdı ama cuma akşamı Roma'da bizim de söyleyeceklerimiz olmalı. Var da zaten…



ÇAĞLAR'IN DEĞERİ FİNLANDİYA'DAN FAZLA
Euro 2020'de piyasa değerlerine baktığımızda bizim Milli Takımımız kaçıncı sırada? En yüksek değer 45 milyon Euro ile Çağlar Söyüncü'ye biçilirken Türk Milli Takımı'nın değeri turnuva öncesinde 325 milyon Euro. Çağlar'ın değeri 44.6 milyon toplam değere sahip Finlandiya'dan yüksek. Sahada elbette bonservis bedelleri oynamayacak ama devam edeyim… İngiltere, 1 milyar 250 milyon Euro ile turnuvanın en pahalı takımı. Fransa, 1 milyar 30 milyon Euro, Almanya ise 936 milyon Euro ile kürsüde. 24 takım arasında 10. sıradayız ve bizim önümüzde sırasıyla Hırvatistan, Belçika, İtalya, Portekiz ve İspanya var. Grubumuzdaki İsviçre 283 milyonla 13. sırada. Galler ise 176 milyonla 20. sırada. EURO 2020 bittiğinde bonservis bedelleri güncellenecek ve turnuvaya damga vuranların fiyatı elbette yükselecek. Bakalım 325 milyon Euro değer biçilen Türkiye kadrosu 15 Temmuz'da nerede olacak?



İSPANYOLLAR KAOS SEVER

Euro 2008 ve EURO 2012'yi kazanarak turnuva tarihinde iki kupayı arka arkaya müzesine götüren tek ülke olan İspanya, son üç büyük turnuvaya gelirken kendi içindeki idari problemlerle uğraşıyor. Aragones'in EURO 2008'e Raul'u, Luis Enrique'nin ise Sergio Ramos'u EURO 2020'ye götürmemesi polemik konusuydu ama İspanyolların derdi başka. EURO 2016 öncesinde kaleci David de Gea kendini bir fuhuş skandalı suçlamasının ortasında bulmuş, iki yıl sonra Dünya Kupası'nda Real Madrid, milli takımı karıştırmıştı. Milli takımın hocası Lopetegui'nin yeni sezonda hocaları olacağını açıklayan Real Madrid tepki çekmiş, federasyon ilk maça 3 gün kala teknik direktörünün görevine son vermişti. Son sıkıntı ise milli takıma turnuvadan iki ay önce aşı önceliğinin tanınmaması. Finallere sayılı günler kala kaptan Busquets'in testinin pozitif çıkması sonrasında İspanyollar dün bireysel idman yaptılar ve toplu yemekler iptal edildi. Aşılama kararı ise dün çıktı ve İspanyol medyası, bakanlığı bu izni 2 ay önce vermediği için eleştiri yağmuruna tuttu.

Çizme’ye karşı korakor oyun!

EURO 2020'nin açılışı öncesinde İtalyanlar bizim gibi son provalarını ideal 11'leriyle yaptılar Çekler karşısında. Ülke medyası oynanan futbolu göklere çıkartırken Mancini ve öğrencileri 27 maçtır kaybetmeyen bir takım olmanın öz güveniyle çıkacaklar karşımıza. Çekler karşısında topa %63 sahip olan ve 626 pas yapan İtalyanlar, 4-0 olduğunda bile rakip sahada prese devam ediyordu. Mancini yönetiminde 32 maçta 79 gol atan ve 14 gol yiyen İtalya son 8 maçta kalesini gole kapadı. Karşımıza çıkacak 11'de Çek maçına göre değişiklik beklenmiyor. Orta sahada Verratti'nin yetişse bile 2. maçlarında İsviçre karşısında forma giymesi bekleniyor. Kalede Donnarumma, defansta Florenzi-Bonucci-Chiellini-Spinazzola dörtlüsüyle sahaya çıkan Gök Mavililer'de orta saha Jorginho, Barella ve Locatelli'den oluşuyor. Forvette solda Insigne sağda ise Berardi forma giydi. Chiesa da sağ kanat için hazır kıta bekliyor. En uçtaki isim Immobile… İtalya karşısında oynayacağımız oyun belli. Geçiş oyunuyla hızlı hücumlarla gol ararken, orta sahası top seven İtalyanlarla korakor mücadele edeceğiz. Sonrası Uğurcan ve önündeki Avrupa etiketli dört defans oyuncumuza kalacak

VAR ODALARI İSVİÇRE'DE

Turnuva tarihinde bir ilk gerçekleşecek ve Avrupa dışından bir hakem düdük çalacak. Arjantinli Rapallini, EURO 2020'de görev yaparken İspanyol Jesus Gil Manzano da Copa America'nın hakem listesinde yer alıyor. UEFA'da hakemlerin patronu R.Rosetti, kafa karıştıran ele çarpma pozisyonları için bir kez daha açıklama yaptı. Buna göre, bir oyuncu isteği dışında da top eline çarpar ve devamında gol atarsa, bu gol iptal edilecek. Her türlü ele çarpıp filelere giden toplar da gol sayılmayacak. Bir oyuncunun kontrolü dışında top eline çarpıp takım arkadaşına gol vuruşu olursa bu gol geçerli kabul edilecek. 51 maçın VAR hakemleri Nyon'daki UEFA merkezindeki odalarda görev yapacak. 11 stadyumla da 200 mbit/s hızında internet bağlantısı hazır ve ofsayt kameralarında 4K teknolojisi kullanılacak. Bu sayede santimlerle ölçülen pozisyonlarda VAR hakemlerine maksimum görüntü olanağı sağlanacak.

Mancini’nin İtalya’sı daha genç daha hızlı daha golcü

Kasım 2017'de İsveç ile play-off rövanş maçında golsüz berabere kalıp 60 yıl sonra ilk kez Dünya Kupası'na gidemeyen ve 2018 Rusya'yı evinde izlemek zorunda kalan İtalyanlar, büyük rüyalarından da uyanmıştı. Milli takımları 12 yılda bir Dünya Kupası finali oynar, bir kazanır bir kaybederdi 1970'ten beri. 70'te Brezilya ağır gelmiş, 82'de kazanmışlar, 94'te Baggio topu göklere dikmiş, 2006 Berlin'de gülmüşlerdi. 2018'de final hayali, evde kalmak kâbusuyla yüzleştiğinde göreve Roberto Mancini (Mayıs 2018) geldi.

BÜYÜK DEĞİŞİM YAŞANDI
11 Haziran'da başkentleri Roma'da bizimle açılış maçını oynayacak İtalya Milli Takımı, geride kalan 3 yılda büyük bir değişim geçirdi. Roberto Mancini'nin EURO 2020 için açıkladığı 26 futbolcuya geleceğiz ama bu kadroyu oluşturabilmek için geçtikleri yolu hatırlamamız lazım. Mancini döneminde İtalya Milli Takımı'na 78 futbolcu çağrıldı. Gök Mavililer'de son 3 yılda 8 kaleci, 26 defans, 19 orta saha ve 23 forvet oyuncusu milli maçlarda görev yaptı ve bu dönemde 33 futbolcu ilk kez milli formayı giydi. EURO 2016'ya çeyrek finalde veda eden takımdan EURO 2020 kadrosunda olan futbolcu sayısı sadece yedi. Yedek kaleci Sirigu, Bonucci, Chiellini, İnsigne, Bernardeschi, Florenzi ve golcü Immobile..

28 MAÇTIR YENİLMİYOR
Roberto Mancini, İtalya Milli Takımı'nın başında 33 maça çıktı ve 22 galibiyet, 7 beraberlik, 2 mağlubiyetle ülke tarihinin en başarılı teknik adamı unvanını 3 yılda ele geçirdi. EURO 2020 eleme grubundaki 10 maçını da kazanan İtalya, Eylül 2018'den beri oynadığı 28 maçı da kaybetmedi ve 2022 Dünya Kupası elemelerine de 3 galibiyetle başladı.

BUFFON'UN VELİAHTI DONNARUMMA
"Yeni" İtalya'yı İtalya'da da EURO 2020'nin favorileri arasında gören yok ama İngiltere, Almanya, Fransa, İspanya'dan sonra Mancini'nin takımı 2016'ya göre yaş ortalaması iki yaş (26.2) düşmüş kadrosuyla ve grup maçlarına ev sahipliği yapma avantajıyla turnuvanın potansiyel çeyrek final adaylarından biri. Geniş kadroyu 35 futbolcudan oluşturan, sonra 28'e düşüren Mancini'nin EURO 2020 listesine kalecilerle başlayalım. Milan'dan ayrılacağı haberleriyle manşetlerden düşmeyen Donnarumma, Buffon sonrası efsane kaleci gibi genç yaşta üç direk arasını teslim aldı. İtalyanlarda yedek file bekçileri tecrübeli Sirigu ve Napolili Meret.

BEKLER HÜCUMU SEVİYOR
Takımını çoğunlukla 4-3-3 dizilişiyle sahaya süren, bazı maçlarda ise üçlü defans deneyen Roberto Mancini'nin iki bekinden birini hücuma yolladığı ve dörtlü defansın üçlüye dönüp takımın 3-2-4-1 dizildiği hücum modeli en önemli silahı. İtalyanların defans göbeğinde Bonucci, Chiellini gibi eski kurtların yanında Acerbi, Bastoni, Toloi gibi Serie A'da son sezonlara damga vuran isimler var. Sağ bekte Florenzi'den vazgeçmeyen Mancini, solda ise Spinazzola ve Emerson'a şans veriyor.

JORGİNHO GARANTİ, BARELLA FAVORİ
Orta sahada Mancini'nin aday kadroyu açıklarken sakatlıklarının düzelmesini beklediği iki isim de turnuvaya yetişti. PSG forması giyen Verratti ve Inter'li Sensi'yle birlikte İtalyanların orta saha rotasyonu çok geniş. Chelsea ile Şampiyonlar Ligi Kupası'nı kazanan ve kampa geç katılan Jorginho'nun ideal 11'deki yeri garanti gibi. Genç Barella da Mancini'nin favori oyuncularından. Cristante, Locatelli ve Pellegrini de 11'de başlamasalar bile 5 oyuncu değişikliğinin verdiği imkânla mutlaka forma giyecek isimler…

FORVETTE ZOR TERCİH
İtalyanların forvet hattında sürpriz, Kean'in kadrodan çıkartılması... Mancini, A takım formasını hiç giymemiş Raspadori'yi kadroya alırken, forvet hattı yıldızlar topluluğu. Sağda formaya yakın isim Juventuslu Chiesa, solda Napolili Insigne. En uçtaki isim için Mancini'nin zor bir tercih yapması gerekiyor. Immobile, favori santrfor Belotti ve ikilinin ardında şans bekleyen Berardi…

ŞOV PROGRAMINA KATILDILAR
Önceki akşam RAI kanalında "Milli Takım" şov programında moral bulan İtalya, yarın Bologna'da Çekya ile son hazırlık maçını yapacak. Coverciano'daki milli takım tesislerinde bir hafta kamp yapacak İtalya, 10 Haziran'da Roma'ya geçecek ve 11 Haziran akşamı saat 22:00'de "Bizim Çocuklar"ın karşısına çıkacak.

Josef-Atiba’ya nefes aldırmadılar

İlk yarı bittiğinde filelerde 3 gol vardı. Geçen hafta Hatay'a 7 gol atan Beşiktaş'ın istatistikleri sezonun en verimsiz 45 dakikasını işaret ediyordu. Muslera'nın koruduğu 3 direğe top isabet etmemiş, penaltıya sebep veren pozisyon da duran toptan gelmişti. Fatih Terim derbiye ustalarla ve Onyekuru ile başlayınca oyun planı netti. Geçiş oynayacaklardı ve mühim olan Beşiktaş'ın bitiremediği hücumlarda orta sahada kazandığı ikinci topları bertaraf etmekti. Babel'in golüyle öne geçtikten sonra korakor mücadelede hem ezeli rakiplerini hırpaladılar hem de pozisyon vermediler. Gedson- Taylan ve onlara eşlik eden Babel ile Emre Akbaba, Josef-Atiba ikilisine sezonun en nefes aldırmayan anlarını yaşattılar. Atiba'nın yaptığı penaltı bir kez daha tabelayı değiştirirken, ikinci yarıda Sergen Yalçın elindeki tüm opsiyonları kullanmaya çalıştı. Dorukhan'ı sol açık yapacak kadar kadro derinliğini yitirmişseniz eliniz kolunuz bağlanır. G.Saray, beklentilerin ötesinde müthiş konsantrasyon ile oynadı derbiyi. İkinci yarıda da Beşiktaş'ın hücumlarını çok fazla zorlanmadan eritirken yorgun düşen Sergen Yalçın'ın takımının karşısında 2 farkı buldular. Şimdi elbette geriye dönüp yaptıkları puan kayıplarına yanacak çok kimse vardır ama Terim'in tecrübesi hep önüne bakmayı gerektiriyor.
Beşiktaş'ın mağlubiyetin travmasını atlatabilmesi için sadece 3 günü var. Galatasaray ise sahada ve dışında çalkantılarla geçen bir sezonun mayıs ayında taraftarına sezonun ikinci derbi galibiyetini tattırdı. Kalan iki haftada ne olur derseniz her şey olur.

Yol ayrımı

Galatasaray iki ay önce bu stadyuma geldiğinde 8 maçlık galibiyet serisini arkasına almış, liderlik koltuğunda oturuyordu. Ankaragücü maçına çıkarken hafta içinde Belhanda ile yollarını ayırmışlar ve o hafta son sıradaki Başkent ekibi karşısında seriyi 9 maça çıkarmak için net favori idiler. Yokuş aşağı frenlerin patladığı 90 dakika oydu. Sonrasında kendi sahasında 4 maç arka arkaya kazanamayan Galatasaray aslında 4-3'lük Rize yenilgisiyle yarışa kafa olarak veda etmiş ama Beşiktaş'ın üç maçtaki 7 puanlık kaybı ile matematiksel olarak yarışın içinde kalmıştı. Üstüne bir de 29 Mayıs'ta yapılıp yapılmayacağı belli olmayan bir seçimin kulislerini de eklerseniz her şey bu takıma "çok fazla" geldi. Altından kalkamadılar. Şampiyonluk hesabı hâlâ devam ediyor olabilir ama sanıyorum dün sarı-kırmızılı taraftarlar da 90 dakikayı "seneye bu takımda kimler kalır" filtresi ile izlemişlerdir.
Galatasaray bir yol ayrımında. Ya bonservis maliyeti olmayan, kontratı biten ama performansları tartışmalı Ömer, Emre Akbaba gibi isimlerle yeni sözleşme yapacak ya da oyuncu kiralamaya devam edecek. G.Birliği için önde oldukları Kayseri deplasmanı ve evlerinde 2-0 öne geçtikleri Sivasspor maçında kaybettikleri 5 puan dün sahadaki çaresiz takımın yakın geçmişteki hasarıydı. G.Saray yine ilk 45 dakikada pozisyon bulmakta zorlandı ama oyunu bu kadar tek taraflı oynarsanız kaderinize razı olursunuz. Önce Halil, sonra Emre Akbaba'nın golleri ile maç bitti. Derbilerin favorisi olmaz derler. Klişedir. Hafta sonu derbinin favorisi Beşiktaş... G.Saray'ın buna bir itirazı var mı cumartesi akşamı göreceğiz.

İtalya-Türkiye maçına 17 bin seyirci alınacak

Avrupa Şampiyonası (EURO 2020) için futbolseverlere müjdeli haber: Tribünler taraftarlara açılıyor... 11 Haziran'da İtalya- Türkiye arasında Roma'da oynanacak olan açılış karşılaşmasında Olimpiyat Stadı'na 17 bin seyirci alınacak. 69.831 kapasiteli Roma Olimpiyat Stadı'nda taraftarların, aralarında 3 koltuk boş bırakacak şekilde oturarak maç izleyebilecekleri ifade edildi. İtalyanlar, Türkiye karşılaşmasında stadyuma gelecek taraftarlar için 3 farklı sağlık kategorisi belirledi: Aşı olanlar, Kovid-19 rahatsızlığını geçirip atlatanlar ve maç tarihinden kısa süre önce testi negatif çıkanlar. Roma Olimpiyat Stadı'na 48 termal kameranın yerleştirileceği ve bu sayede ateşi yüksek isimlerin belirlenebileceği ifade edildi.



BAKÜ'DE YÜZDE 50 KAPASİTE
A Milli Takımımız'ın Bakü'de oynayacağı
İsviçre ve Galler maçlarında ise stadyum kapasitesi yüzde 50 olacak. Münih için kararını 19 Nisan'a kadar vermek zorunda olan Almanya'nın dışında Dublin şehriyle ev sahipliği yapacak İrlanda'nın geri adım attığı ve burada oynanacak maçların Manchester'a verileceği konuşuluyor. İspanya'da ise maçlara ev sahipliği yapacak Bilbao yerine Sevilla şehrinin devreye sokulması gündemde. Avrupa Şampiyonası'nda İngiltere, İskoçya, Hollanda, Danimarka ve Romanya; İtalya gibi %25 kapasite ile seyirci almayı planlarken Rusya'nın bu oranı yüzde 50 olarak belirlediği, Macaristan'ın ise %100 ile maçlara ev sahipliği yapabileceğini UEFA'ya bildirdiği öğrenildi.

Bu kafa ile zor

Üzerlerindeki formayı ve armayı unutun... Çünkü sayacağım isimlerin G.Saray forması giydiklerine dair bir sorumlulukları ya da adanmışlıkları yok... Süper Lig'de bir takımın sağ beki Şener, sol beki Ömer, orta sahasında Etebo ve Emre Akbaba, bir kanadında da Oğulcan var ise o takımın maç kazanabilmesi zordur. İyi futbol beklemek ise Polyannacılık.. Dün G.Saray'da Taylan ve Onyekuru yoktu. Ligin ilk yarısındaki maçı çözen adam Alessane Ndao karşısında ise Ömer başlamıştı. Terim'in takımının bu orta saha ile rakibi kendi yarı sahasına hapsetmesi pratikte mümkün değildi. Üstelik Biglia yokken... Sol kanatta Borini'nin yerine forma giyen Lens ilk yarıda üç pozisyonu harcarken G.Saray, VAR'dan iptal olan gol dışında yine çerçeveyi bulamadı. Alanya'dan gelen İtalyan Farioli'nin kendi altı pasının içinde pasla çıkan fazla obsesif (takıntılı) oyunu öne geçen Karagümrük'ü Babel'in golüyle cezalandırdı. Hatay'da Galatasaray'ın fiziği de kimyası da bozuk demiştim. Hafta ortasını dinlenerek geçiren takımın istikrarlı olduğu tek şey kötü futbol. Puan tablosundaki matematik devam ettiği sürece pozitif cümleler kuruyorlar ancak son 6 maçta 1 galibiyet, iki beraberlik alıp 13 puan kaybeden takımın neresine bakarsanız bakın, herşey negatif... G.Saray'ın bu oyun, bu kafa, bu istikrarsız ve sürprizlerle dolu 11'leri ile sezonun kalan haftalarında alacağı galibiyetler sürpriz olur. Rize maçından sonra şampiyonluktan bahsetmemeleri gerektiğini not düşmüştüm. O günün gerçeğine itiraz etmedikleri için bugün bu haldeler.

Virgülü bol noktası eksik

Ligin ilk yarısında Erzurumspor maçıyla başlamıştı Abdullah Avcı'nın Trabzonspor kariyeri. O maçı 1-0 kazanırken Trabzonspor, golsüz berabere kaldığı Denizli deplasmanı dışında ilk kez kalesinde gol görmemiş ve Avcı'nın takım defansını yeniden kurduğu günler başlamıştı. İşin hücum tarafında ise takım 10 hücum girişimi üstüne çıkmakta zorlanıyor, Rus ruletine dönen bazı maçlarda çıktığında da sahadan mağlup ayrılıyordu (Galatasaray ve Fenerbahçe). Dün ilk 70 dakikada rakip kaleye isabetli şut atamayan Trabzonspor, Flavio ile bunu denedikten sonra da çerçeveyi bulamadı ki Avcı'nın takımı adına en net pozisyon Djaniny'nin üstten auta giden topuydu...
Erzurumspor için kağıt üzerinde bir puan iyi sonuçta. Şaşırtıcı biçimde iç saha avantajını kullanamayan ve ligde evinde en az kazanan takım olan Erzurumspor'da oyunu ince oynayan ve kalitesini yükselten iki isim Novikovas ve Obertan kulübede başladı. Mücadele gücü yüksek ama yaratıcılıktan uzak kadro, rakipte Hugo ve Berat yokken özellikle göbekten yeteri kadar oyun kurgulamadığından kanatlardan hercai ortalara başvurdu ki o ortaların sayısı 31, isabetli olanı ise sadece üçtü... Fenerbahçe maçı Trabzonspor'un zirve yarışında büyük harfle konuşmasını sağlayacak 90 dakikaydı. O maçta kaybedilen 3 puanın ardından deplasmandaki Kasımpaşa galibiyetine rağmen Avcı'nın takımı, kısa cümleler kurmaya başladı. Sözünü bir kez daha kesen geçen hafta Alanyaspor'du... Dün de cümle kurmakta zorlanırken oyunun virgülü bol, noktası eksikti.. Soru işaretlerini ortadan kaldırmak elbette ki Abdullah Hoca'nın işi...

Gölge etmesinler!

5 puan kaybettiği son iki maçta devre arasına yenik giden Galatasaray'ın Kayseri yolunda cebinde kocaman bir futbol gerçeği vardı. Beşiktaş 5 puan öndeydi ve Fatih Terim'in takımı bu sezon geriye düştüğü hiçbir maçı kazanamamıştı. Falcao-Mostafa çift santrforlu oyunun sürprizi, kanat oyuncusu kullanılmamasıydı. Geçen hafta maç kadrosuna bile olmayan Emre Akbaba'nın ilk 11'de olması, Arda, Feghouli ve Onyekuru'nun kulübede başlaması, sanırım Kayseri teknik kadrosunu da şaşırtmıştır. Oyun merkezde sıkıştığında ancak bekleriyle kanatlardan gelebilen Galatasaray, pozisyon bulmakta zorlanırken, ev sahibi adına maçın kader anı konuk ekibin bireysel hatası sonucu Henrique'nin atamadığı pozisyon oldu. Santrforlarını beslemekte zorlanan G.Saray'ın ilk yarıdaki en kaliteli ortasına Falcao'nun usta vuruşu, Terim'in takımını soyunma odasına moralli götürdü. G.Saray'ın birçok maçta temel problemi set oyununu layığı ile oynayamaması. Top kayıpları ile geriye çok koşan takım, hücuma döndüğünde pas mesafesi uzandığından oyunun momentumunu eline alamıyor. Ancak dün Fatih Terim doğru zamanda doğru değişikliklerle tabelanın 1-1'e gelmesini engellerken, farkın da büyümesini sağladı. Hafta içindeki Belhanda krizi, seçim kulislerinin yoğunlaşması Galatasaray'daki havanın yeteri kadar parçalı bulutlu olmasına neden olmuştu. Dün alınan galibiyet, Beşiktaş-Fenerbahçe derbisi öncesinde Florya'da güneş açmasını sağladı. Kimse gölge etmezse Çaykur Rize maçına da bol güneşli ve moralli çıkarlar…