CANLI
SKOR
Ahmet Çakar

Ahmet Çakar

Çakır iyi yönetti

Sanırım bu satırları okuyan Trabzonlular Alanya ve Ankaragücü maçlarına yanım yanım yanıyorlardır. Birini kazanmış olsalardı bugün şampiyon olmak için büyük avantaj elde etmişlerdi. Maç bir başladı ki tam bir halı saha. İki takım da defans önlemleri almaksızın karşılıklı pozisyonlar buldu. Geniş bir orta saha, yakalanan ama yararlanılamayan pozisyonlar... Aslında oyun dengedeydi. Ta ki Feghouli adlı bir sorumsuzun yaptığı ihanete kadar. Kendini attırdı. Bu tür maçlarda hele hele böyle bir sıcak havada, bir de üstelik kazanmak zorundaysanız 11'e 10 oynamak büyük handikaptır. Devre biterken penaltı geldi ve aslında Trabzonspor bence maçı orada kazandı. İkinci yarı kontrol Trabzon'daydı. Ve tabii Novak'tan kendi klasiğine uygun yine çok güzel bir kafa golü izledik. Sörloth ise Türk futbol tarihinin gelmiş geçmiş en iyi forvetlerinden biri. Attığı 3. gol müthiş. Topu alışı, sıyrılışı ve vuruş tekniğiyle 'Artık ben Türkiye'de kalamam, buraya çok fazlayım' der gibiydi.
Trabzon pes etmiyor. Artık bundan sonra Sosa ve Ekuban'ın da katılımıyla zor puan kaybeder. Ama onların kazanması yetmiyor, Başakşehir'in takılması lazım. Trabzon bekleyecek, yapabilecekleri fazla bir şey yok.
Dün gece Cüneyt Çakır bir kez daha dünyanın en iyilerinden biri olduğunu gösterdi. Millet diyor ki, 'Niye sen kırmızı kartı vermedin, niye direkt penaltıyı çalmadın...' Penaltı çok enteresan bir pozisyondu. Tıpkı G.Saray'ın kazandığı penaltı gibi vuruştan sonra darbe var. Feghouli'yi direkt atmamasını da VAR'dan yardım alarak atmasını doğru buluyorum. Zira bileğine darbe almış düşerken Da Costa'nın göğsüne ayağını kasten mi vurdu, yoksa düşerken gayri kasti mi çarptı bunu VAR'dan görmesi de doğruydu.

Yedekleri de dahil en kaliteli takım

Futbol kamuoyunun büyük bir kısmı Başakşehir'in puan kaybedebileceğini düşünüyordu. Çünkü başta Visca olmak üzere ciddi eksikler vardı. Ayrıca çıkışta olan Antalyaspor ile sauna gibi bir ortamda oynayacaklardı. Ama 90 dakikaya baktığımızda beklenen olmadı. İlk yarıya her iki takım da tedbirli başladı. Ama Başakşehir'in topa sahip olma mantığı, fazla pozisyon bulmasa da oyun kontrolünü elinde tutmasını sağladı. İlk yarıda karşılıklı iki ciddi pozisyon var. Demba Ba iyi vursa güzel bir gol olurdu. Aynı şekilde Antalyaspor da Poldi'nin Mert'ten dönen topunu iyi tamamlasalar golü bulabilirlerdi. Ama ikinci yarıda roller tamamen değişti. Maçın tüm ağırlığı Başakşehir'e doğru kaydı. İyi takım dediğimiz Antalyaspor, sadece bir 45 dakika dayanabildi. İkinci yarı sahada Antalyaspor diye bir takım yok. Çok net olmasa da Başakşehir pozisyonlara girmeye başladı ve bana göre sahanın en iyisi Demba Ba'nın kişisel gayretiyle topu alışı ve zoraki bir burun vuruşu Başakşehir'e golü getirdi. Garip olan şu: Bu pozisyondan önce Podolski neredeyse karşı karşıya net pozisyonda topu bıraktı, lifi attı. Dönen topta da Demba Ba'nın golü geldi. Sonuçta dün gece belki de Başakşehir sezonun en önemli galibiyetini aldı. Trabzonspor bugün kazanamazsa Başakşehir "Şampi" diyebiliriz. Ama dün gece gördük ki Türkiye'de yedekleri dahil en kaliteli takımların başında Başakşehir geliyor. Bu maç sadece Başakşehir'i değil Trabzonspor ve Galatasaray'ı da ilgilendiriyordu ama Yaşar Kemal Uğurlu tek kelimeyle iyi bir maç yönetti.

Ne ‘Zorlu’su be Fatih Hoca!

🔴 Fatih Terim, "Organize ve profesyonelce başlayıp ZORLU geçen bir sezonu, adalet arayarak bitiriyoruz" diye bir mesaj paylaştı. Hoca 'adalet' mesajı veriyor ancak bir taraftan da 5 maçtır kazanamayan bir takım var. Bu durumu sadece hakeme bağlamak doğru mu?
Terim, tartışmasız Türk futbol tarihinin en başarılı teknik direktörü ama çifte standart, algı yönetimi, menfaatçilik konusunda da yine zirvede. İnsan biraz utanır. 9 kere geldin, 8 şampiyonluk yaşadın. Geçen yıl Rize'de Türk hakemliğinin 11 Eylül'ü diye tanımladığım bir operasyonla şampiyon oldun. O zamanlar adalet vardı, yine onun deyimiyle hakemler namusluydu ama bu sene başarısız olduğunda abuk subuk konuşuyorsun. Ne 'Zorlu'su be Fatih hoca ne zorlusu! F.Bahçe bu sene hakem hatalarından en fazla canı yanan takım. Üstelik son 5 maçta 1 galibiyet bile alamamış G.Saray var ortada. Geçen sene Diagne'yi 14 milyon Euro'ya aldırttın, sonra nasıl elden çıkarırız diye kara kara düşündünüz. Bu sene bitik Falcao'yu aldırdın, şimdi de ondan nasıl kurtuluruz diye düşünüyorsun. Terim başarılı olduğunda herkes namuslu, adalet yüzde 100 var, hakemler süper, ama Terim başarısız olduğunda suç onda değil ya Zorlu'da ya da adaletsizlikte. Bunu belki bazı camialara yedirebilirsin ama artık Türk milleti ve spor kamuoyu böylesine algı yönetimlerini yemiyor.

MHK ÇAKIR'A MECBUR KALDI!
🔴 Pazar günü oynanacak belki de zirve yarışının düğümünün çözüleceği Galatasaray-Trabzonspor karşılaşmasını Cüneyt Çakır yönetecek. Bu atamayı nasıl buldunuz?
Ben artık Türk hakemlerine inanmıyorum. Geçmiş yıllarda yapılan bazı hataların masum olabileceğini düşünürken bu sezon ise bazı maçlarda bazı hakemlerin kasten operasyon yaptıkları kanaatindeyim. Pazar gecesi Galatasaray-Trabzonspor maçı her anlamda ligin kaderini belirleyecek. Nereden bakarsanız bakın, ligin ilk 3 sırasını direkt etkileyecek bir karşılaşma. MHK, Türk futbol tarihinin en basiretsiz MHK'si. En yumuşak ifadelerle bunu söyleyebiliyorum. Macera aradılar, aylarca çok ciddi maçlara çok yeteneksiz ve yetersiz hakemleri verdiler. Sonunda da pazar geceki G.Saray-Trabzon maçına Cüneyt Çakır'ı vermek zorunda kaldılar.

BAŞAKŞEHİR'İ EKSİKLERİ YAKABİLİR
🔴 Ligdeki dengeleri nasıl görüyorsunuz? Başakşehir zirvede 2 puan önde. Trabzonspor ve Galatasaray'ın tüm maçlarını kazanmak zorunda olduğu bir tablo var.
Bu hafta sonu çok kritik. Başakşehir kazanır ve Trabzonspor kazanamazsa Başakşehir şampiyon olur. Ama tam tersi olduğunda da Trabzonspor liderliğe oturur ve o saatten sonra şampiyonluğu kaybedeceğini düşünmüyorum. Şurası muhakkak ki 2 puanlık fark ve kadro derinliği Başakşehir'den yana. Ama Antalya'da çok eksikleri var ve iyi bir takıma karşı oynayacaklar. Dolasıyla Başakşehir'in puan kaybetme olasılığı yüksek. Ama G.Saray-Trabzonspor maçında da 3 ihtimalin birbirine çok yakın olduğunu düşünüyorum.

F.BAHÇE BÖYLE YÖNETİLMEMELİ
🔴 Fenerbahçe hocasız, takımdan ayrılan ayrılana, ekonomik de ciddi bir sıkıntı var… Sarı-lacivertli ekip gelecek sezonda şampiyonluğa oynayacak bir yapıya bürünebilir mi?
Ali Koç için F.Bahçe'nin geleceği dedik, F.Bahçe'yi kendi emellerine alet etmez dedik, F.Bahçe'yi şaha kaldırabilir dedik ki bunları zaten kendisi de söyledi. Ama icraatlarına ve saha sonuçlarına baktığımızda tam bir hayal kırıklığı. Kruse'yi sırf kibirden kaybettiler. Yıllar önce G.Saray, Ribery'yi bir entrika ile kaybetmişti, F.Bahçe belki Kruse'yi kaybederken kötü niyet yok ama aşırı bir kendini beğenmişlik vardı. Hadi şimdi Kruse ayarında bir oyuncuyu kaça alacaksınız, düşünün. Üstelik FIFA'daki davayı Kruse kazanırsa durduk yere 8-10 milyon Euro tazminat ödeyeceksiniz. F.Bahçe böyle yönetilmemeli.

Hakem objektifti

Enteresan bir maç oldu. Aslındı karşılaşma gitti geldi... İkinci yarının hemen başında Başakşehir golü bulduktan sonra ikinci golü de atıp belki de şampiyon olabilirdi. Ama son 10 dakika maç 1-1 olup üstelik 10 kişi kaldığında maçı da kaybedebilirler, Galatasaray'ı da yarışa sokabilirlerdi. Ama ikisi de olmadı. Görünen o ki şampiyonluk Başakşehir ile Trabzonspor arasında geçecek gibi. İlk yarı Başakşehir oyuna iyi başlamış olmasına rağmen özellikle Seri'nin organizasyonunda Galatasaray oyunu tutmayı bildi. Baktığımız vakit, fazla bir pozisyon yok ama ikinci yarı Başakşehir çok iyi başladı. Üstelik golü de buldular. Soldan mükemmel bir ortaya Aleksic'in bombaş kafası skor üstünlüğünü getirdi. Ama sormak lazım. O Aleksic o kafayı bomboş nasıl vuruyor? İşte bu dakikadan sonra Başakşehir ikiyi bulsa belki lig bitecekti ama Başakşehir çıkarken topu kaptırdı, Saracchi soldan çok iyi girdi ve Emre Akbaba'ya 'Al da at' dedi. İşte bu golden sonra bütün ibre Galatasaray'a döndü. Visca oyundan atıldı ve Galatasaray pozisyonlar bulmaya başladı. Bu dakikalarda Galatasaray'ın son vuruşu yapacak bir oyuncusu olsa bugün belki de lig bambaşka bir durumda olacaktı. Başakşehir iki puan önde ama başta Visca olmak üzere çok önemli oyuncuları haftaya Antalya'da cezalı. Dolayısıyla haftaya Trabzon, Galatasaray'ı İstanbul'da yenerse tekrar lider olabilir. Hakem Ali Palabıyık maçın genelinde iyi olmasına rağmen bence Visca'ya gösterdiği ikinci sarı kartta hatalı. Top ortada yüksekte, iki oyuncu birden hamle yapıyor ve çarpışıyorlar. Kasti bir hareket yok. Dolayısıyla sarı kart yok ve Visca oyundan atılmamalıydı. Bütün bunlara rağmen bu pozisyon dışında oyunun kontrolünü elinde tuttu ve objektifti.

Sorumlusu Hosseini’dir

Trabzonspor belki de dün gece Alanyaspor deplasmanında şampiyonluğu kaybetti. Ve bu da kesinlikle kendi hatalarından oldu. Mesela ikinci yarı takım 2-1 öndeyken bir anda Hosseini rakip alanda kendi kalesinden 80 metre ötede rakibin dizine neden basar? Kendini neden attırır? Sonra 90+4'te yenen gole bakın. O deneyimli Ndiaye adama atlıyor. Adam çekip vuruyor. Niye atlıyorsun be adam? Ayakta dur. Aslında genel olarak baktığımızda Trabzonspor iyi oynamadı. Alanyaspor defans hattının hatasından maçın hemen başında gol bulmasına rağmen tam devre bitecekti ki Campi ağır kaldı, Cisse de harika bir gol vuruşuyla beraberliği getirdi. Trabzonspor ikinci yarıda öne geçmesine rağmen verdiği pozisyonlarda Uğurcan Çakır'ın yerine oyuna giren Erce çok başarılıydı. Sörloth'a bakıyoruz, ilk golün asistini yaptı ama maç boyu çok yalnız kaldı. Bazı oyuncular çok güzel işler yapıyor. Örneğin Abdülkadir Ömür. Golü atan Novak'ın önüne bıraktığı top gerçekten çok iyiydi. Ama aynı disiplini diğer bazı oyuncularda asla göremedik. Baş sorumlu da kendini attıran hem de rakip sahada kırmızı kart gören Hosseini... Şimdi artık Trabzonspor, Medipol Başakşehir'in puan kaybetmesini bekleyecek. Kötü oyuna rağmen az daha galibiyet geliyordu ama futbol bu! Maçın hakemi Atilla Karaoğlan çok deneyimsiz. Ama bana göre kusursuza yakın bir karşılaşma yönetti. Verdiği iki kırmızı kart da doğru. Oyun kontrolü ve faul standardı da mükemmele yakındı.

Hakem penaltıyı icat etti

Dün gece Türk hakemliğinin iflası ve Galatasaray'ın bir hakem tarafından nasıl boğulduğunun gösterisi oldu. Galatasaray kazanmayı hak etmemiş olabilir. Özellikle son 5-6 dakikada mağlup Gaziantep tek kale de oynamış olabilir ama Alper Ulusoy maalesef Türk hakemliğine büyük bir utanç gecesi yaşattı.
İlk devre iyi bir Galatasaray vardı sahada. Çoğu zaman takım savunmasında aksasa da rakip Gaziantep'in savruk ve disiplinsiz oyunundan dolayı sarı-kırmızılı ekip devreyi önde bitirdi. İkinci yarı büyük fark olacak derken önce Ahmet Çalık, son adam kuralından atıldı. Ardından Galatasaray üçüncüyü buldu ama rahatlamadı. Antep 3-2'ye getirdikten sonra maçın tüm görünümü Antep lehine değişiverdi.
Sağdan geldiler, soldan geldiler gol ha geldi ha gelecek dedik ve geldi de. Fakat bu gol VAR yardımıyla yaklaşık 80 saniye öncesine döndürülüp 100 metre uzaktaki korner bayrağı dibindeki faulden dolayı iptal edildi. Buraya kadar her şey normal gibi görünse de bundan sonra utanç dakikaları başladı.
Uzatma dakikaları belki dakika 100, kaleci Okan yattı topu aldı. Ama hakem günah çıkartacak ya 8 saniye ayağıyla Galatasaray aleyhine bir çift vuruşa hükmetti daha doğrusu icat etti, bu çift vuruştan da penaltı geldi ve Galatasaray'ın bence şampiyonluğu resmen gitti.
Sonuçta eski bir hakem olarak utanç duydum. Hepimiz hata yaptık, hepimiz yanlış penaltılar verdik ama bir takımın aleyhine manasız bir icatta bulunup takımın puanını gasp etmedik. MHK utanç duymalıdır, hakem utanç duymalıdır.

Fenerbahçe’nin komik oyuncuları

Aslında baktığımızda iki takımın da çok iyi oynadığını söyleyemeyiz. Oyun kontrolü Fenerbahçe'de ama pozisyon zenginliği Trabzonspor'daydı. Önce şunu söylemeliyim ki Fenerbahçe'de bazı oyuncular var. Komik duruma düşmek ve rezil olmak için her şeyi yapıyorlar. Son dakikalarda Trabzonspor'un attığı gole bakın. Ekuban 60 metre top sürüyor. Fenerbahçe'de Jailson denen bir oyuncu var ki verilen paralara yazık. Ağır, hamle zamanlaması yok. Ekuban 60 metre topu getirip, Sörloth'a 'Al da boş kaleye at' dediğinde Trabzonspor finale de çıkıveriyor.
Trabzonspor maça Sörloth'un golüyle başladı. Uzun bir top, aslında Norveçli iyi vurmadı ama Serdar Aziz'e çarpan top Altay'ı kontrpiyede bıraktı. Bu dakikadan sonra Trabzonspor çok daha iyi oynar diye bekliyorduk ki asla iyi oynamadılar. Topu tutamadılar, hücuma çıkamadılar ve öyle bir gol yediler ki inanılır gibi değil. Devre biterken Hasan Ali soldan ortayı yaptı, bomboş pozisyondaki Deniz Türüç de jeneriklik bir gol attı. İkinci yarı Fenerbahçe maçı kazanabilirdi. Fazla pozisyon bulmamalarına rağmen baskıyı kurdular. Belki bir gol atsalar, sonuç çok farklı olabilirdi ama dedik ya son dakika golü Jailson'un komik durumu, Trabzonspor'a finali getirdi.
Bu takımdaki birçok oyuncu asla Fenerbahçe'nin oyuncusu değil... Baktığımız vakit çok yazık diyoruz. Bunları kim niye almış, kaç liraya almış. Mesela aynı eleştiriyi Trabzonspor için yapamıyoruz. Ekonomik koşullardan genç ve ucuz oyunculara yöneldiler, buna rağmen Türkiye Kupası finalindeler. Ama Trabzonspor Sosa'ya bir an önce kavuşmalı. Dün gece çok iyi oynamadan kazandılar ama bu futbol ve Sosa'nın olmaması sürpriz puan kayıplarına neden olabilir.
Sahanın kenarında Emre Belözoğlu diye bir çocuk var. Yine agresif... Sen nasıl teknik direktör ya da sportif direktör olacaksın.
Cüneyt Çakır; iyi, hoş, dünya çapında ama ceza alanının köşesinde Sörloth'a yapılan net penaltıyı vermedi.

Hakem Uğurlu intikam aldı

Bence dün gece Galatasaray şampiyonluğu kaybetti. Sadece şampiyonluğu değil Muslera'yı en az 6 ay, Andone'yi ise kaç ay bilmem. İnsanın aklına mistik olaylar geliyor. Geçen sene Galatasaray bu sahada Türk hakemliğinin '11 Eylül'ü diye nitelediğimiz hakem operasyonu ile galip gelmişti. Ve o hakemin lisansı sezon sonunda da iptal edilmişti. Dün geceki sakatlıklara bakıyoruz. Asla Rizesporlu oyuncuların kastı yok. Galatasaray'ın rezil bir futbol oynadığı da çok açık. Vasatı bulan birkaç oyuncu dışında Galatasaray emeklilerin yaz kamplarında oynadığı futbol gibi oynadı. Bazı oyuncular var ki adını ilk defa 40'lı dakikalarda duyduk. Mesela Falcao... Acı olan şu, G.Saray kötü de oynasa sahada adeta geçen senenin intikamını alırcasına kararalar veren bir hakem vardı.
G.Saray'ın aleyhine verdiği penaltıya asla katılmıyorum. Darbe var, darbeden sonra Rizesporlu oyuncu ayağını yere basıyor, bir adım daha atıyor, baktı ki Okan Kocuk topa yetişecek kendini yere atıyor. Bu penaltı doğru değil. Aynı hakeme sormak lazım, ikinci yarıda Andone'nin sakatlandığı pozisyonda VAR'ın, hakemi kenara davet etmesi normal ve usule uygun olmasa da madem davet edildin, orada Rizesporlu kalecinin topa teması yok ve Andone'nin diz kapağının üzerine düşüyor. Maden VAR çağırdı, futbolun düz mantığında o da penaltı. Yine ilk yarıda Donk'a yapılan net penaltı var. O da es geçildi. Dedik ya Türk hakemliğinde bazı yıllar bir takıma bazı yıllar başka bir takıma çalışan bir gladyo var. İstedikleri operasyonları çekiyorlar, istedikleri gibi at koşturuyorlar.

Hakeme rağmen kazandı

Trabzonspor kaldığı yerden devam ediyor. Üstelik maç öncesi birçok futbolseverin acaba dedikleri bir maçtı ama Göztepe o alıştığımız sürprizleri yapacak bir takım görüntüsü vermedi. Trabzonspor, kesinlikle galibiyeti hak etti. Oyuna çok iyi başladılar ve golü de buldular. Sağdan Pereira çok iyi geldi, Nwakaeme'ye adeta 'al da at' dercesine golü yaptırdı. İlk yarıya baktığımız vakit sahanın mutlak hakimi Trabzonspor. Sörloth tartışmasız Türkiye'nin fizik gücü en yüksek, en kuvvetli oyuncusu. İlk yarının son dakikalarına doğru Guilherme oyundan atıldı. Kırmızı kart kesinlikle tartışılır. İkinci yarı 10 kişi oynayan Trabzonspor, bana göre maçın kırılma anında belki de en önemli dakikada ikinci golü buldu. Sörloth, o bildiğimiz fizik gücüyle panzer gibi aldı, gitti ve penaltıyı yaptırdı
Trabzon 10 kişi oynamasına rağmen 2 farklı avantajı bulduğunda rahatlamıştı ki yine tartışılan bir VAR kararı ile Göztepe penaltıdan golü buldu. Tek farklı galibiyetler, üstelik bir kişi eksik oynuyorsanız her zaman diken üzerinde oturmak gibidir. Ama Trabzonspor diken üzerinde oturmadı, belki topla oynama yüzdesi Göztepe'de olsa da aynı Göztepe'nin 'ahlar vahlar' arasında kaçırdığı fazla da bir pozisyonu yok. Ve maçın bitmesine çok az kala da sahanın iyi olmayan isimlerinden biri Abdülkadir Ömür, kaleci Beto'nun da hatasıyla golü yapıp Trabzonspor'un şampiyonluk yarışında emin adımlarla ilerlemesini sağladı. Sonuç olarak potansiyel bir puan kaybı maçı olabilecekken Trabzonspor altın değerinde 3 puanı aldı. Gelelim hakeme... Gençliği, bilgisi ve fiziğiyle Türk hakemliğinin geleceği diye düşündüğüm Zorbay Küçük'ün 2 kararına katılmıyorum. Bir maçta 2. sarı karttan bir oyuncuyu atıyorsanız, o 2. sarı kart asla tartışılır olmamalı. Ama Guilherme'nin ikinci sarı karttan atıldığı pozisyonda sarı kart ağır karar. Dolasıyla bu tür kırmızı kartlar hep sorun çıkartır. Ayrıca Göztepe lehine VAR uyarısıyla verdiği penaltı da VAR uygulamasının mantığına aykırı. Zorbay, VAR yardımıyla penaltıyı verdi. Bu tür yüksek toplarda oyuncuların karşılıklı birbirlerini itip tuttuğu pozisyonlarda VAR devreye girmemeli. Belki Göztepeli oyuncu çekiliyor ama onun da Trabzonspor defans oyuncusuna bir müdahalesi var. Şunu çok net söyleyebilirim, Trabzonspor puan kaybetseydi hakemle ilgili çok şey konuşulurdu. Şurası muhakkak ki Zorbay Küçük'ü önce Allah sonra skor korudu.

İç saha dış saha diye bir şey yok

🔴 12 Haziran'da başlayacak ligin kalanı için nasıl bir öngörünüz var?
TFF'nin aldığı karar yüzde 100 doğru. Avrupa'da Fransa hariç neredeyse tüm ligler başlıyor. Ve tekrar artık kim şampiyon olacak, kimler düşecek tartışılmaya başlandı. Kim ne derse desin 4 takımın da birbirine yakın şampiyonluk şansı var. Ama seyircisiz oynandığında bana göre bu işten en fazla nemalanma ihtimali olan takım Başakşehir. Zira zaten evlerinde çok az seyirci ile oynuyorlar ve buna alışıklar. Ama artık özellikle G.Saray ve Trabzonspor için iç saha maçları avantaj olmaktan çıkıyor. Trabzonspor ve G.Saray iç sahada ortalama 30-40 bin kişi ile hem rakip hem de hakem üzerinde baskı oluştururlarken şimdi bu avantajlarını kaybettiler. Almanya'dan örnek verelim; maçlar seyircisiz oynanmaya başlandı. Birkaç hafta geride kaldı, sayısal olarak baktığımızda deplasman takımlarının başarısı yükseliverdi. Artık bence iç saha dış saha diye bir şey kalmadı.

Hakemlerimizin bahanesi kalmadı

🔴 Hüseyin Çimşir, Fatih Terim, Okan Buruk ve Rıza Çalımbay da kıyasıya bir rekabete girecek…
Bunların içinde en tecrübelisi Fatih Terim. Stresi, şampiyonlukları son düzlük baskılarını yıllar içinde çok yaşadı. Ne Okan Buruk ne de Hüseyin Çimşir bunların onda birini bile yaşamadılar. Rıza Çalımbay ise tam arada. Hoca avantajı mutlak G.Saray ve Terim lehine.
🔴 Hakemleri de 8 haftada zorlu bir süreç bekliyor? Yarışı ne kadar etkiler hakem performansları?
Seyircisiz maçlar sadece deplasman takımları değil hakem için de bir avantaj. Baskı yok, uğultu yok, kötü tezahürat yok. Buna rağmen hakemlerin çok dikkat etmesi lazım. Verilecek bir yanlış karar şampiyonu ve düşeni değiştirebilir.

Yabancıda optimumu bulmak zorundayız

🔴 TFF, küme düşmenin kaldırılmasını isteyen 7 kulübe olumsuz yanıt verdi. Ne düşünüyorsunuz bu konuda?
Komik ve manasız bir istek. Futbolla alakası olmayan bir istek. Düşme niye kalkacakmış? Maçlar oynanmasaydı, lig sonlandırılmış olsaydı bu talebin kendi içinde bir mantığı olabilirdi. TFF pek tabii ki reddetmekle doğruyu yaptı.
🔴 Yabancı oyuncu sayısının düşürülmesi konusunda komisyon çalışmaya başladı. Sizce nasıl bir formül olmalı?
Yabancı sayısını sıfırlamak hem mantıklı değil hem de global futbolda yeri yok. Optimumu bulmak zorundayız. Bir takım sahaya çıktığında hiçbiri Türk Milli Takımı'nda oynayacak seviyede değilse o işte sakat bir şey vardır. Arayı bulmak, optimumu bulmak çok önemli.