CANLI
SKOR
Ahmet Çakar

Ahmet Çakar

Hakem Palabıyık başarılı yönetti

Spor kamuoyu daha fazlasını bekliyordu. Gol bekliyordu, goller bekliyordu, ciddi pozisyonlar bekliyordu. Hiçbiri olmadı. Çok sayıda faul, çok sayıda kart... İşte dün gecenin özeti bu.
Tartışmasız dün gecenin hayal kırıklığı Galatasaray. Orta saha ve forvet sahada hiç yoklar. Taylan enerjik görünse de gereksiz işler yapmaya çalışırken top kaptırdı ki inanılır gibi değil. Taylan'dan ilerisi bomboş. Arda, Feghouli, Belhanda, dolayısıyla Falcao, bunlar sahada var mıydı, yok muydu belli değil.
Garip bir maç oldu. Her iki takım da ama özellikle Fenerbahçe, orta sahayı çok rahat geçtiler. Basketbol gibi adeta. Bir bakıyorsunuz Gustavo topu kapıyor, 30 metre sonra top atıyor, Thiam ya da Valencia G.Saray ceza alanı içindeler. Bu sefer bunlar topu kaptırıyor, bir bakmışınız top F.Bahçe ceza sahası civarında.
Dedik ya tuhaf bir maç oldu. Ama daha tuhafı şu, bu kadar ceza alanına çabuk gelinen maçta insanları 'ah bu da kaçar mıydı' dedirtecek tek bir pozisyon yok.
İkinci yarı genelde F.Bahçe'nin üstünlüğüyle geçti. Fakat Valencia olsun, Thiam olsun hareketli olsalar da bal yapmayan arı gibiler. Özellikle Gustavo çok iyi oynadı. Ozan geçmiş maçların aksine daha ilerideydi. Sonuçta iki takım da memnun. G.Saray maç öncesi favoriydi ama dün asla favori gibi oynamadı, beraberliğe şükretsinler.
F.Bahçeli oyuncular geçen hafta 9 kişilik Hatay'ı yenememişti ama bence dün gece G.Saray'dan daha iyi oynadılar ve özellikle ikili mücadelelerde daha fazla ayakta kaldılar.
Ali Palabıyık'ı 1-2 hatası dışında başarılı buldum. Sosa ve Taylan'a gösterdiği kartlar yanlış ve özellikle son saniyede orta sahada bir faul verdi ki herhalde yanlış gördü. Ama bu kadar kartın gösterildiği bir G.Saray-F.Bahçe derbisi için kötü yönetti demek haksızlık olur.

Burada bir yanlış VAR

1- Merkez Hakem Kurulu lige kötü başladı. Hakem hataları yine ilk iki haftaya damga vurdu. Derbiye Ali Palabıyık atandı. Bu atamayla ilgili de bir sürü tartışma var. Sizin yorumunuz nedir? Zaten bu tür derbilere atanacak isimler belli. Ali Palabıyık da bunlardan biriydi. Bir sıkıntı yok. Ama asıl sıkıntı Ali Palabıyık'ın geçen hafta oynanan Başakşehir- G.Saray maçında VAR hakemi olmasıydı. MHK şunu düşünmeliydi; madem bir hafta sonraki G.Saray-F.Bahçe maçına Palabıyık'ı düşünüyorsun o halde Başakşehir- G.Saray maçına VAR hakemi olarak ataman çok yanlış. Çünkü Ali Palabıyık geçen hafta Luyindama'nın son adam faulünü hakeme bildirmeyerek ve hemen akabinde de tartışmalı bir elle oynama penaltısında VAR daveti yaparak başrol oyuncusu oldu. Eğer bu gece derbide benzeri bir pozisyon olursa başta ben, sonra tüm spor kamuoyu Palabıyık'a soracak, 'Geçen hafta Başakşehir'de VAR hakemiyken böyle yaptın, bugün niye böyle davrandın?' Bu tür atamalar basit ama çok zeka isteyen atamalardır. MHK, yukarıda da belirttiğim gibi Palabıyık'ı geçen hafta VAR hakemi atamakla yanlış yaptı.

G.Saray sadece derbinin değil ligin de favorisi
2- Şu ana kadar yapılan yorumlarda Galatasaray'ın derbide ağır bastığı vurgulanıyor. Size göre de Galatasaray bu maçın favorisi mi?
Maçın favorisi hatta şu güne kadar oynanan maçlarda takımlarımıza baktığımızda ligin de favorisi G.Saray. Ama derbilerde futbol tarihimizde çok görülmüştür ki favorilerin kazanması pek de kolay olmamıştır. Üstelik seyirci yok ve bence saha avantajı da yok. F.Bahçe'de defansif olarak hatalar geçen yıla göre azalmış olsa da hücum aksiyonlarında büyük eksikler var. Mesela Hatayspor'u geçen hafta en az 15 dakika 9 kişi olmalarına rağmen yenemediler.

3- Teknik direktörler Fatih Terim ile Erol Bulut arasında geçen sezon büyük gerilim yaşanmıştı. Bu durum derbiye de yansır mı?
Gerilimler anlık meseledir. Örneğin 25. dakikada çizginin önünde bir faul olur, Terim oradan, Bulut öbür taraftan olaya müdahale etmeye kalkarlar. Ortalık birden karışıverir. Türkiye'de hiçbir maçta gerilim olmaz diyemiyoruz. Taraftar gelmiş olsaydı gerilim olma ihtimali artardı. Ama G.Saray-F.Bahçe maçları daima gerilime ve sıkıntıya hazır maçlardır.

YAPTIKLARI UCUZ POLİTİKA!
4- Galatasaray 2. Başkanı Abdurrahim Albayrak hakemle ilgili, "Beyaz sayfa açıyoruz. Bu konuda yorum yapmak istemiyorum" dedi. Fatih Terim ise bu sözler için, "Aynı kurumda olabiliriz ama fikirlerimiz farklı olabilir" ifadesini kullandı. Bu konudaki düşünceniz nedir?
Bunlar Türkiye'nin 50 yıldır gördüğü ucuz politikalar. Fatih Terim veya Albayrak özelinde söylemiyorum. Bu tür maçlardan önce idareciler, antrenörler, hakemi etkilemek ve baskı altına almak için her türlü yolu denerler. 40 yıl önce de aynydı, bugün de aynı.

BAŞROL KALECİLERDE
5- Maçın kilit oyuncuları kimler olur?
Potansiyel olarak baktığımızda genel cevaplar 'atanlar ve tutanlar' yönündedir. Ama isimsiz bir oyuncu ya da hiç ihtimal verilmeyen bir oyuncunun yaptığı ya da yapmadığı bir hareket maça damga vurabilir. Ancak ben bu geceki maçta başrol oyuncusunun bir kaleci olacağını düşünüyorum. Ama hangisi belli değil. Mesela, herhangi bir kaleci hatalı bir gol yer ya da diğer kaleci yüzde yüz gollük bir vuruşu keser, 3 puan bir taraftan bir tarafa geçiverir. İçimden bir ses bu gecenin olumlu ya da olumsuz anlamda başrol oyuncusunun bir kaleci olacağını söylüyor.

Hakem Öztürk kusursuzdu!

Koskoca Fenerbahçe'nin, mütevazı Hatay karşısında, üstelik son 15 dakikayı iki kişi eksik oynarken bırakın maçı kazanmayı, neredeyse tek pozisyonu yok. Aslında 90 dakika baktığımızda da Gökhan Gönül'ün direkten dönen topu dışında da kayda değer hiçbir şeyi yok.
Bunun temel sebebi şu: Fenerbahçe'de meziyeti sonucu değiştirecek, bireysel kalitesiyle maçı alabilecek oyuncu yok. Belki biraz Sosa, hepsi bu! İlk yarıya bakıyoruz: Tolga, Gustavo ve Ozan. Defansif orta sahalar... Sanki rakip Real Madrid gibi... İleriye oynamakta zorlanan, ofansif etkinliği az olan bu üç orta saha ile oynamanın mantığı ne olabilir? Pek tabii ki hiçbir mantığı yok. Zaten ilk yarının sonunda da Erol Bulut bazı şeylerden rahatsız oldu ki ciddi değişikliğe gitti.
Fenerbahçe'nin gol umudu Valencia ama sahada yok. Hem yok hem de istediği pasları alamıyor. Eğer sen Hatayspor gibi yeni kurulmuş, kendi yağında kavrulan bir takıma karşı böyle oynarsan rakip biraz meziyetli olduğunda neler olabileceğini düşünemiyorum.
İkinci yarı kartlarla beraber doğal olarak baskı arttı. Ama şartlar ne olursa olsun 15 dakika senden iki oyuncu eksik oynayan bir takıma karşı gol atamıyorsan, hele hele pozisyon bulamıyorsan Fenerbahçe'de büyük problemler var demektir. Hatayspor, Başakşehir'i yendi ama çok ahım şahım bir takım değil. İyi savundular hepsi bu kadar.
Maçın hakemi Ümit Öztürk'e gelince, kusursuza yakın maç yönetti. İkinci sarı karttan gelen iki kırmızı kartta da haklı. Ama bu haklı kırmızı kartlarda sahadan atılan oyuncuları eleştirmek lazım. Aslında her ikisi de umut vadeden akında rakibi çektikleri için kırmızı kart gördüler.

Penaltı kararı doğru değildi!

G.Saray, dün gece özellikle ilk yarıda son şampiyon Başakşehir'i sahadan sildi. Bazı oyuncular çok toparlamış. Örneğin Marcao… Çok iyi oynadı. Luyindama da maç eksikliğini giderince belki de Türkiye'nin en güçlü defans göbeği onlar olacak. Taylan dün gece sahanın yıldızı oldu. Ahtapot gibi. Çok güçlü, devamlılığı var, az da pozisyon hatası yapıyor. Belhanda, Feghouli iyiler. Hele hele Arda, fizik olarak hazır hale geldiğinde belki de bu seneye damgasını vuracak. Aslında G.Saray, pandemi öncesinde de çok iyi duruma gelmişti ama salgın onları bitirdi… Bugün oynanacak F.Bahçe maçını seyrettikten sonra şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki; şu an Türkiye'nin en hazırı ve kadro kalitesi en genişi G.Saray! Düşünebiliyor musunuz… Babel ve Diagne ilk 11 oyuncusu değil. Ama bunlar başka takımda olsa, ilk 11'e ilk koyulacak oyuncular.
İlk devre penaltı ile golü bulan G.Saray, ikinci yarı daha kontrollü ve kontratak oynamaya çalıştı. Gol de yiyebilirlerdi ama daha fazla gol de bulabilirlerdi. Belhanda'nın attığı gol tam bir ekip çalışması. Diagne getiriyor, içeri kesiyorlar. Babel harika bir asist yapıyor. Belhanda da ayak üstü ile açık köşeye topu bırakıyor. Başakşehir geçen seneki Başakşehir değil. Adeta futbolcular doymuşlar. İdealleri kalmamış gibi oynuyorlar. Ama kadro kalitesine baktığımızda toparlanacakları muhakkak.
Gelelim hakeme… Kötü bir maç yönetti. Verdiği penaltı, VAR daveti ile çalındı. Penaltı değil! Neden değil? Çünkü Luyindama ile Demba Ba kafaya çıkıyor, Demba Ba'nın kolu doğal konumunda ve top Luyindama'nın kafasından sekip kola çarpıyor. Bence penaltı yanlış. Ama bu penaltı için VAR daveti olurken neden ilk yarıda Luyindama'nın Demba Ba'ya son adam olarak yaptığı faulde kırmızı kart için davet etmiyor? İnanılır gibi değil.

Penaltı öncesinde faul VAR’dı!

Kim ne derse desin Galatasaray kadrosu Türkiye'nin en geniş ve en iyi kadrosu... Belki Başakşehir'le kıyaslayabiliriz. Her mevkide önemli oyuncuları var. Ama hâlâ orta saha diyorlar. Hoca diyor, taraftar diyor... Tamam fazla mal göz çıkartmaz ama bu dakikadan sonra transfer yapılmasa bile Galatasaray kadrosu dün gece gösterdi ki Türkiye'nin en iyilerinden biri... Son vuruşlar iyi olsa belki de Galatasaray tarihinin Süper Lig'deki gol rekorunu kıracak. Bir ilk yarı oynadılar ki 3 gol attılar ama 7-8 olabilirdi. Hele 33. dakikada Antep kalecisi Günay, bir dakika içinde 3 tane yüzde yüz gol kurtardı. Falcao golleriyle döndü. Arda fizik olarak iyileştiğinde hem lider olarak hem de kalite olarak büyük katkı sağlayacak. Yeni alınan Norveçli sağ bek Omar, çok olumlu sinyaller verdi. Taylan, asla sırıtmadı. Luyindama sakatlıktan yeni döndü ağır ve tedirgin ama o da toparlayacak. Ama belki de en önemli katkıyı Emre Kılınç yapacak. Hem golünü attı hem de sistemsel olarak Galatasaray'a önemli katkılar verecek gibi duruyor. Geçen sene Seri- Lemina vardı ama bu sene Emre Kılınç ve Arda geldiler. Sakın bu oyuncuları yabana atmayın. Konsantre olup, güçleri yerinde olduğunda herbiri birer maç kazandırabilir. Kaldı ki Babel, kürkçü dükkanına dönmüş, Diagne o da kürkçü dükkanında... Ve bunlar görünüşe bakılırsa ilk 11'in oyuncuları değil. Ama böyle yedek hangi takımda var. Dolayısıyla Galatasaray taraftarının dünkü maç özelinde lig maratonuna baktığımızda tedirgin olmasına hiç gerek yok.
Genç hakem Bahattin Şimşek'i genel anlamda beğendim. Sıkıntılı durum VAR uygulaması. G.Saray lehine VAR yardımıyla verdiği karar doğru. Her ne kadar top vücuttan sekip açık kola çarpıyorsa da kol açık olduğu için penaltı kararı doğru. Fakat bu penaltıdan hemen önce Taylan'ın yaptığı bir faul var ve maalesef VAR burada faulü tespit edemedi.

Penaltıyı bilinçaltındaki şeytan verdi

Türkçemizde mükemmel bir benzetme ya da deyim vardır. "Şeytan ayrıntıda gizlidir" diye. 40 senedir futbolun içerisindeyim bunun yarıdan fazlası hakemlik yapmakla geçti. Maçın son dakikasında olan penaltıyı asla bir insan vermedi. O penaltıyı bilinçaltında olan şeytan verdi! Türk hakemleri cin gibidir. Hatta daha ağır konuşuyorum: Rüzgar gülü gibidir. Gelen MHK, giden MHK, söylentiler vıdı vıdılar.. Bir Türk hakemine o son dakikada olan komik penaltıyı çaldırdı. Oyun genelinde bir hakem mükemmel olabilir ama dedik ya şeytan ayrıntıda gizlidir. Gelelim maça.. Fenerbahçe kazandı. Kazanamayabilirlerdi de ama şunu iddia ediyorum.. Bu Fenerbahçe geçtiğimiz sezon olan Fenerbahçe'den güçlü değil. Eğer Sosa iyi oynamaz, uzun süreli sakatlıklar geçirirse bu Fenerbahçe ilk üçe giremez. Kim ne derse desin Vedat Muriqi, Emre Belözoğlu hatta o beğenmediğimiz alkolik ve nikotinman Max Kruse'nin bırakın yerini tutmayı yanına yaklaşacak bir oyuncu yok. Oyuncular çok sıradan, yukarıda da belirttiğim gibi eğer Sosa bazı maçları bireysel yeteneğiyle almaz ya da sakatlıklar nedeniyle git gel yaşarsa Fenerbahçe son derece sıradan bir takım olur. Hâlâ bakıyoruz, Zanka ve Frey'lerle oynamaya çalışıyorlar. Gökhan ve Caner'in kaliteleri belli ama ne kadar süreyle istikrarlı oynayabilecekler. Orta sahada yaratıcı adam pek az. Kanatlar iyi değil. Valencia için konuşmak çok erken. Ufak tefek ama çabuk. Bir Vedat Muriqi olabilir mi bu konu çok tartışılır. Bir zamanlar yıldız olabilir ama son üç senesi Meksika gibi sıradan bir ligde geçmiş. Sonuç olarak Serdar Tatlı'yı kutlamak lazım. Dün gece hakemleriyle çok başarılı bir giriş yaptı. Umarım son dakika penaltısının hesabını önce hakem sonra Serdar Tatlı kamuoyuna verirler

Hakem hatası görmeden...

Dünkü şampiyonluğun en önemli ıspatı 87. dakikadır... Maçın bitmesine 3-5 dakika kala Napoli'de oynamış Gökhan İnler ile Real Madrid'de oynamış Robinho yedek oyuncu olarak oyuna girmek için kenardalarsa söylenecek fazla bir şey yok. Doğru transferler, çok pahalı olmayan transferler ve camia bile olamamış bir takımın şampiyonluğu...
Belki hakem hatalarından en az etkilenen takım oldular. Rakipleri başta Trabzonspor olmak üzere zaman zaman hakem hatalarından muzdarip oldular ama dün Başakşehir hak etti demek durumundayız. Onlar için pandemi fazla bir şey farkettirmedi. Zaten pandemi öncesi 300-500 kişiye oynuyorlardı, dün de protokolde zaten o kadar adam vardı. Mevkiilerine baktığımızda kim ne derse desin Türkiye'nin en iyi kadrosu... 10 yıllık mazileri var. Sistem takımı oldular, rahat rahat oynadılar... Hiçbir oyuncu uzak ara yıldızlaşmadı ama sistem istikrarı şampiyonluğu getirdi. Bu şampiyonlukta her oyuncunun katkısı var ama ben Demba Ba derim. Beşiktaş'ın yolladığı, büyük takımların beğenmediği bir adam çok etkili oldu. Ayrıca İrfan Can gibi Türkiye'nin en güçlü oyuncusunu Gençlerbirliği'nden alıp çok önemli yerlere getirdiler. Skrtel, Fenerbahçe'den gönderildi, defansın yıldızlarından biri oldu. Ve gelelim Trabzonspor'a... Taraftarlarına inanılmaz bir hayal kırıklığı yaşattılar. Kaybetmemeleri gereken maçları komik bir şekilde kaybettiler. Mesela dün akşam. 3-1 öndesin, Kayseri'nin atacağı bir gol belki de İstanbul'dan beraberliği getirecek ve son 20-25 dakikada 3-1'den 4-3 kaybediyorsan tüm camia çuvaldızı önce kendine batırmalı. Kaybedilen Ankaragücü, Denizli maçları ile berabere biten Antalya maçlarını da saymıyorum bile. Çoğunda öne geçip kaybettiler.

Artık şampiyonluğu vermez

Çok gariptir, Başakşehir belki de sezonun en kötü maçlarından birini oynadı. Üstelik böyle bir maça önde ve penaltı golü ile başlamışlardı. Daha sonra ne olduysa oldu Başakşehir, birden işi bıraktı. Art arda gelen goller tüm oyuncularda bir anda 'ne oluyoruz' intibası yarattı. Oysa ki bu tür maçlar şampiyonluk için çok önemli. Sanki şartlar ne olursa olsun 'biz şampiyon olduk, iş bitti' havası var. İkinci yarı peş peşe attığı gollerle Başakşehir beraberliği yakaladı. Ama dedik ya yine son dakikalarda yedikleri amatörce bir gol Konyaspor'u öne geçirdi. Başakşehirli oyuncularda büyük bir maç trafiği olmamasına rağmen bir yorgunluk var. Ama bu da normal. Zira önde giden zorlanıyor, stres yaşıyor. Ama dün geceye bakıyoruz, Başakşehir'in kaybettiği hiçbir şey yok. Zira Trabzonspor da kaybetti. Artık bu dakikadan sonra Başakşehir'den şampiyonluğu da kimse alamaz. Ama dün gece Trabzospor kazanmış olsaydı bugün biz çok farklı şeyler konuşuyor olacaktık. Konyaspor için hayati bir galibiyet. Küme düşmenin en önemli namzetleriyken şimdi biraz olsun nefes aldılar ama her şey bitmiş değil.
Cüneyt Çakır o kadar kendinden emin ki, o kadar rahat ki çok doğru kararlar verdi. Maçın başında verdiği penaltı yüzde 100 doğru. Ayrıca anlamadığımız bir şekilde VAR daveti başka bir pozisyon için geldi. Pek tabii ki penaltı değil ama davet niye geldi, VAR hakemi neye göre penaltı olabilir diye düşündü anlayamıyoruz. Konyalı oyuncunun topa hamle yaptığı sırada topuğundan seken top eline çarptı. Tabii ki penaltı değil. Zaten hakem Cüneyt Çakır da öyle dedi.

Palabıyık kusursuzdu!

Fenerbahçe bildiğimiz gibi.. Ama acı olan şu, kazansalar tepe için Avrupa için umutlanacaklarken kaybettiler. Milyonlarca Euro harcanarak yapılan transferlerle başlanan sezon, en sonunda mevkiinde oynamayan futbolcular ve tabiri caizse çoluk çocuğa kaldı. İnanılır gibi değil, Ozan Tufan'ı defansın göbeğinde başlattılar. Böyle bir mantık olabilir mi? Ozan kaleci oynar ama defansın göbeğinde oynayamaz. Mesela yaptırdığı penaltı... Bodoslama atlıyor. Çünkü ceza alanı içinde hamle yapmayı bilmiyor. Fenerbahçe'nin yediği ikinci gole bakın, ofsaytı bozuyor, kaleci Altay çıkmakta gecikiyor ve Sivasspor öne geçiyor.
Yazık olan şu; çok önemli transferler yaptılar, dünya kadar oyuncuyu aldırdılar ama hala mevkilere adam devşiriyorlar. Ondan sonra da 'yabancı sınırı kalksın mı, kalkmasın mı' diye tartışıyorlar. Bu sadece Fenerbahçe'nin sorunu değil tabii, bütün takımların sorunu.
Sivasspor Türkiye'nin en diri takımlarından biri ve Emre Kılınç şu anda belki de Türkiye'nin en formda yerli oyuncusu. Özellikle Emre Kılınç ilk yarıda Fenerbahçe'yi dağıttı desek hiç de abartmış olmayız. Penaltıyı yaptırdı, ardından da galibiyet golünü attı.
Aslında Sivasspor için söylenecek çok şey var. Pandemiden sonra bir dağılmasalar belki de son birkaç haftaya şampiyon adaylarından biri olarak girebilirlerdi. Ancak içeride-dışarıda anlamsız puanlar kaybettiler. Ama hala Trabzonspor'un ceza alması durumlunda Şampiyonlar Ligi ön eleme oynama şansları var.
Hakem Ali Palabıyık kusursuza yakın bir maç yönetti. Sakin, kibar. Verdiği penaltı da zaten hiçbir tartışma götürmeyecek bir penaltı.

Bu futbolla şampiyon olunmaz

Bir şehir yıllardır şampiyonluğu bekliyor, yüzmüş yüzmüş kuyruğuna gelmişken şampiyonluğu kendi ellerinle kaybediyorsun. İki hafta önce Ankaragücü, dün akşam da Antalyaspor kayıpları bence Trabzonspor'u şampiyonluktan koparttı.
90 dakikaya bakıyoruz, oyunun hiçbir anında sahada Trabzonspor diye bir takım yok. İki gol attılar ama tek gol pozisyonu yok. 2-2'den sonra Antalya biraz şanslı olsa maçı alır giderdi de... Bunu formsuzluk ya da başka bir şeyle açıklamak mümkün değil. Daha 3 gün öncesine bakıyoruz, Galatasaray'ı yenmişsin ama dün Antalyaspor son vuruşlarda becerikli olsa maçı 5 yapardı. Sörloth yok, aslında istediği topları da alamadı. Ekuban yok, Ndiaye yok, Abdülkadir Ömür eskisi gibi değil, defans rezil. Yedikleri ikinci gol Trabzonspor'un amatör takımının yemeyeceği bir gol. Böyle oynarsanız zaten söylenecek bir şey yok.
Üstelik Antalyaspor 'çok eksik' dediler, doğru. Çok eksik ama o yerli, gencecik oyuncular Antalyaspor adına 90 dakika şov yaptılar. Maçın tüm kontrolü, pas yüzdesi, ikili mücadele üstünlüğü hep Antalyaspor'daydı.
Gelelim Hüseyin Çimşir'e... Sevgili kardeşim, maç kilitlenmiş, 2-1 öndesin ama Antalyaspor ha attı ha atacak. Alsana önlemini. Ama yok! Maalesef görünen o ki Trabzonspor bu sene de kaybetti. Üstelik dün gece sahada Trabzonspor'u hiç üzmeyecek bir hakem ve özellikle de VAR hakemi vardı. Antalyaspor lehine verilen penaltı yüzde 100, tartışmasız. Trabzon'a verilen ikinci penaltı da penaltı zira Ekuban'ın ayağının arkasına basıyorlar. Ama kornerden gelen topta verilen penaltı bana göre doğru değil. Mesafe çok yakın, Veysel'in koluna istemeden vuruyor. Diğer koluna vursa tamam ama bence bu penaltı ağır ve VAR hakeminin asla çağırmaması gereken bir pozisyon.