CANLI
SKOR
Turgay Demir

Turgay Demir

Orkun'u parçalayın!

Beşiktaş, Göztepe'yi ezdi, geçti… Göztepe dişli takım, sahanın her yerinde bir savaşçısı var. Sert oynuyorlar. Ligin en az gol yiyen takımı ve gol yedikleri zaman da bozulmuyorlar. Kornerden yedikleri gol yoktu düne kadar. Dün oldu. Bir deplasmanda en fazla üç gol yemişlerdi dün dört oldu.
Beşiktaş dişli rakibi karşısında çok oynadı, iyi top yaptı.. Dar alanda Göz Göz'ü oyalarken aniden uzun toplarla savunma arkasına sarkmayı bildi Siyah-Beyazlılar.

Beşiktaş yıllar sonra savunmanın sağında kaliteli bir çift krampon bulabildi. Murillo'da Roiser esintisi var, bindirdikçe bindiriyor, son çizgiye iniyor, pozisyon bulunca da Yaradana sığınıp kaleyi yokluyor. Attığı gole şapka çıkarılır vesselam.
Cerny yine çok klastı, Olaitan sol kanadın çökertti bir de gol attı eski takımına.

OH ayrı hikaye… Tribüne Koreliler dolmaya başladı bile… Takımın havasını değiştirdi bu çocuk...
Üçüncü maçta üçüncü golünü attı, hem de ne gol… Yine doğru ve güzel paslaşmalar sonrası sağdan ceza sahasına giren OH adeta güdümlü füze gönderdi Göztepe kalesine.

Gelelim Kartal'ın asi ruhuna… Orkun yine müthişti.. İki asist yaptı..
Harika uzun toplar attı. Üstelik topla her buluşmasında resmen dayak yemesine rağmen yaptı bunları… Evet resmen dayak yedi Orkun… Yetmedi, haklı olarak isyan edince bir de sarı görüp cezalı duruma düştü!. Öyleyse bırakalım parçalasınlar Orkun'u ve herkes rahatlasın… Sen misin iyi oynayan diye dövdürelim her maç!..
Sevgili Ozan Ergün kardeşim FIFA yıldızları koruyun derken, Orkun gibi oyunculardan bahsediyor, gökteki yıldızlardan değil. Bilgin olsun..

Golcü affetmez!

Tansfer döneminde kan kaybeden ve ardından gelen başarısız sonuçlar nedeniyle teknik direktör Thomas Reis'le yolları arayıp vatandaşı Fink'i göreve getiren Samsunspor, Avrupa'da tur kapısını araladı.

Kuzey Makedonya'nın köklü kulüplerinden ve Arnavut kardeşlerimizin gözbebeği Shkendija son yıllarda hemen hemen her sene Avrupa Kupalarına katılmayı başaran bir takım.

Maçın hemen başında Assoumou'ya yapılan sert hareket nedeniyle kazandığımız penaltıyı Ndiaye üstten dışarı göndermek yerine direkler arasına gönderebilse belki maç bizim adımıza çok daha kolay olurdu.

Shkendija disiplinli bir takım. İlk 45'te orta sahada yaptıkları baskı Samsunspor'un oyununu bozdu. Tomasson, Van Drongelen, Makoumbou, Ntcham, Holse gibi oyuncularımız bu dönemde çok top kaybı yaptılar.

Rakip kontratak düzeninde gol ararken sahanın en yaşlısı (39) Tetovo, savunmamızın seyrettiği pozisyonda az kalsın canımızı yakmayı başarıyordu.

Oyunun büyük bölümünde harcadığı enerjinin karşılığını alamayan Samsunspor son bölümde Avrupa'da en çok gol atan oyuncusu Mouandilmadji'yi oyuna aldı. Cad'lı oyuncu da, son çizgiye inen Holse'nin ön direğe gönderdiği topu ağlara gönderip ayağının tozuyla golünü attı. Hemen ardından karşı karşıya kaldığı pozisyonda ise vücut açısını kaleciyi geçmek üzerine ayarlayan Moundilmadji son anda fikir değiştirip tek vuruş yapınca top yandan dışarı attı. Yoksa fişi tam çekmiş olacaktık. Şimdi durum ne derseniz, fiş çekilmeye hazır, haftaya turlarız.

Golcü affetmez!

Tansfer döneminde kan kaybeden ve ardından gelen başarısız sonuçlar nedeniyle teknik direktör Thomas Reis'le yolları arayıp vatandaşı Fink'i göreve getiren Samsunspor, Avrupa'da tur kapısını araladı.

Kuzey Makedonya'nın köklü kulüplerinden ve Arnavut kardeşlerimizin gözbebeği Shkendija son yıllarda hemen hemen her sene Avrupa Kupalarına katılmayı başaran bir takım.

Maçın hemen başında Assoumou'ya yapılan sert hareket nedeniyle kazandığımız penaltıyı Ndiaye üstten dışarı göndermek yerine direkler arasına gönderebilse belki maç bizim adımıza çok daha kolay olurdu.

Shkendija disiplinli bir takım. İlk 45'te orta sahada yaptıkları baskı Samsunspor'un oyununu bozdu. Tomasson, Van Drongelen, Makoumbou, Ntcham, Holse gibi oyuncularımız bu dönemde çok top kaybı yaptılar.

Rakip kontratak düzeninde gol ararken sahanın en yaşlısı (39) Tetovo, savunmamızın seyrettiği pozisyonda az kalsın canımızı yakmayı başarıyordu.

Oyunun büyük bölümünde harcadığı enerjinin karşılığını alamayan Samsunspor son bölümde Avrupa'da en çok gol atan oyuncusu Mouandilmadji'yi oyuna aldı. Cad'lı oyuncu da, son çizgiye inen Holse'nin ön direğe gönderdiği topu ağlara gönderip ayağının tozuyla golünü attı. Hemen ardından karşı karşıya kaldığı pozisyonda ise vücut açısını kaleciyi geçmek üzerine ayarlayan Moundilmadji son anda fikir değiştirip tek vuruş yapınca top yandan dışarı attı. Yoksa fişi tam çekmiş olacaktık. Şimdi durum ne derseniz, fiş çekilmeye hazır, haftaya turlarız.

Takım inandı!

Beşiktaş'ın ara transferde aldığı oyuncuları görünce, "Sergen Yalçın beraberlik takımı kuruyor" diye düşünmüştüm. Dün Başakşehir maçı öncesi hocanın, "Kontrollü oynayacağız" açıklamasını dinleyince artık kesinlikle eminim; "beraberlik yeter" diyor... Kesinlikle hiçbir Beşiktaşlının kabul edebileceği bir şey değil bu!.. Başakşehir homojen bir takım, sahanın her yerini dengeli kullanmaya çalışıyorlar. Attıkları iki golün dışında en az dört tane de Ersin'in kurtardığı var… Beşiktaş da attığı üç gol dışında bir o kadar da kaçırdı. Yani iki takım adına da çok kontrollü bir maç değildi. Ya da şöyle diyelim maç ikinci yarıda Sergen hocanın kontrolünden çıkmış olmalı!.. Çünkü takım son dakikalarda yediği golü hazmedemedi, pes etmedi… Siyah-Beyazlı oyuncular, adeta "Beraberlik bize yetmez" dercesine rakip kaleye yüklendiler ve harika paslaşmalar sonrasında genç Mustafa işi bitirdi.
Ersin çok kurtardı doğru ama yediği iki golde de hatası vardı. Ersin ayağına gelen şeyin bomba olmadığını ve panikleyip arkasında rakip olan arkadaşına bu meşin yuvarlağı göndermemesi gerektiğini artık öğrenmeli. Ayrıca ceza sahası ortasındaki topa çıkan Ersin kardeşim, altı pastaki topa neden çıkmadı ve Bertuğ'tan o golü nasıl yedi bunun da cevabını kendine versin. Mümkünse ayna karşısında yapsın bu konuşmayı ve kendi gözlerinin içine baksın!.. OH yine attı ve bir de asist yaptı. Harikaydı Güney Koreli… Sahanın en iyisi olduğunu söyleyebilirim. Bu çocuk daha iyi olacak ona şüphe yok ama Kartal'ın kanatları hala kırık… Kanatsız da uçulmuyor ki…

Takım olmak!

İlk 15 dakikada sahada ne yaptığını bilen bir tek Beşiktaşlı yoktu. Önde top tutamayan, orta sahada rakibi bozamayan Beşiktaş savunma arkasına atılan iki topta, iki gol yedi. Bu manzarada Beşiktaş'ın oyunu açısından şaşılacak bir şey yoktu… Manzarada şaşırtıcı olan tek şey normalde dört pozisyonda bir gol atma becerisi olan Güven'in ikide iki yapmasıydı. Aynı oyuncular, aynı rakibe karşı 2-0'dan sonra başkalaştılar. Önde bastılar, bloklar arası mesafeyi kısalttılar, ikili mücadelelerde ayakta kalırken rakiplere kademeli olarak müdahale ettiler. Ve bilin bakalım ne oldu; oyun değişti! Aynı oyuncular, aynı rakibe karşı, aynı maçta bu kadar farklı bir görüntü veriyorsa o takım sahaya bir sisteme dayalı çıkmamış demektir. Dahası sistemin adı şu dur; saldım çayıra, Mevlam kayıra…
Olaitan, Agbadou ve Oh yani üç yeni transfer aynı anda sahadaydı. Takımın kötü olduğu bölümde, OH'a top gelmedi, Agbadou hatalar yaptı, Olaitan da çok top ezdi. Şimdi dikkat buyurun, takımın geri kalanı toparlanıp kendine gelince Agbadoğu cesaretle öne çıktı, harika oynadı, asist yaptı Olaitan daha bir özgüvenle top kullandı, Koreli OH da canla, başla çalışıp muhteşem bir gol attı… Yani bütün hikaye, bir felsefeyle hareket edip takım halinde mücadele etmektir. Yedi yeni oyuncu geldi ve bir takım ara transferde ancak bu kadar takviye yapar.İyi takviyelere rağmen, Kartal, kendi sahasında 2-0 öne geçip berabere kalsaydı taraftar isyan ederdi… Şimdi durum tam tersi… Alanyaspor karşısında iki farklı yenilgiden beraberliğe dönüldü… Üzülmek mi, sevinmek mi gerekir bilemedim!..

Orkun kurtardı!

En önemli hedefi Avrupa ve Ziraat Türkiye Kupası Olan Beşiktaş, Kocaeli deplasmanında öldü öldü dirildi. Önce yiğidin hakkını yiğide verelim; lige çok kötü başlayan Kocaelispor daha sonra toparlandı ve çok iyi yardımlaşan ve çok koşan bir takım haline geldi. Üç gün içinde ligde Fenerbahçe, Kupa'da Beşiktaş'la kora kor, hatta rakiplerinden daha iyi oynamak her babayiğidin harcı değil. Bravo Selçuk İnan ve öğrencilerine. Sergen Yalçın bu maçı alternatif oyuncuları ve iki yeni transferi gözlemlemek için bir şans olarak görmüş olacak ki, Cerny ve Orkun gibi iki önemli oyuncuyu kenarda oturttu. Maç boyu ne yaptığını tam olarak anlayamadığımız bir Beşiktaş izledik. Savunma, orta alan ve hücum bölgeleri hep ayrı tellerden çaldılar. Buna karşılık Kocaelispor daha iyi top yaptı, daha çok pozisyon buldu.


Penaltı golüyle öne geçen Kocaelispor, Beşiktaş'ın dengesiz olduğu ve bir türlü oyun kuramadığı dakikalarda farkı açabilse muhtemelen maçı da kazanırdı. Ancak bunu yapamadılar. Sergen Yalçın, Orkun, Cengiz gibi isimleri sahaya sürdüğünde Beşiktaş toparlanır gibi oldu. Tıpkı ilk penaltı gibi bana göre yine tartışmalı bir kararla bu kez Beşiktaş penaltı kazandı ve tabelayı eşitledi. Yeni transferlerden Olaitan iyi bir görüntü verdi. Zaten bildiğimiz bir oyuncu ve kendisi bir Rafa Silva olmasa da Beşiktaş'a faydalı olacaktır. Yasin Özcan çok heyecanlı göründü ama kumaşı gayet iyi. İş yapar evvelallah. Asıl hikaye golcü de.. Hyeongyu kısa sürede uyum sağlarsa Beşiktaşlılar OH çekebilirler. Bakalım…

Çatladı, çatlayacak!

Eyüpspor'da Başkan Murat Özkaya ve 2. Başkan Fatih Kulaksız tutuklanmış. Maddi, manevi dengeler bozulmuş.
Hal böyleyken kompakt bir ekip haline gelmeyi başarmışlar. Yani dertlerini unutup lige sarılmışlar.
Dün maç boyu mücadeleyi hiç bırakmadılar.
Buna karşılık transfer dönemi stratejisini "Giden çok, gelen yok" şeklinde özetleyebileceğimiz Beşiktaş ise ilk yarıyı önde tamamlamasına rağmen doğrudüzgün pozisyon bulamadı.

Kanatlardaki Rashica ve Jota Silva'ya bir kez dahi bekledikleri toplar atılmadı. Orta alanda yapılan etkisiz paslaşmalarla koca 45 dakika geldi geçti.
İkinci yarıya Eyüpspor daha etkili başladı ve önce beraberliği yakalayıp ardından da öne geçti.
Sergen Yalçın, Cengiz, Salih ve Mustafa'yı oyuna alırken ne kadar doğru yaptıysa, takımın kalite ortalamasını yükselten Cerny'i çıkartması o kadar yanlıştı.
İnanamadım…
Yağmurla birlikte kayganlaşan zeminde kora kor mücadeleler vardı ve ikinci yarı gerçekten zevkliydi.
Rıdvan ve Cengiz'in, gol olsa uzun süre unutulmayacak müthiş şutları direkte patladı.
Eyüpspor'un iki golü ofsayta takıldı. Eyüpspor'un kazandığı penaltıda darbe dışarıda gibi geldi bana ama her halde VAR'dakiler en azından işin o tarafını kontrol etmişlerdir her halde!..
Sonuç olarak iki puan daha kaybeden Beşiktaş'ın görüntüsü iyi değil.
En az beş transfer şart gibi.

Rafa'dan iyi bir on numara, Gedson'dan iyi bir orta saha, Paulista'dan iyi bir stoper, Mert Günok'tan iyi bir yerli kaleci bulamazlarsa, Başkan Adalı ve Sergen Yalçın kimseye dertlerini anlatamazlar.
Çünkü milyonlarca Beşiktaşlı kahroluyor, üzülüyor.
Sabır taşı çatladı, çatlayacak.

Hak yerini buldu

Futbol oynamayı bırakıp, futbolun kuytu köşelerine saklanmaya çalışan takımların son dakikada yedikleri golle mağlup olmaları genel olarak "Hak yerini buldu" şeklinde yorumlanır. Dün yaşanan manzara da bu sınıfa giriyor. Kaleci Bilal başta olmak üzere Kayserisporlu oyuncular sürekli zaman çalmak için çaba harcadılar. Oynamaya değil oynatmamaya için sahaya çıkmışlardı. Az kalsın bu kötü taktikle puan da alacaklardı, neyse ki son dakika golüyle hak yerini buldu ve Bilal, Bilal'in cezasını kesti!..

Hava buz gibi, en az koşan oyuncu bile üşümemek için kendi sınırlarını zorladı doğal olarak. Tempolu bir maç oldu vesselam. Beşiktaş; maçın, topun, atılan şutların, yakalanan pozisyonların sahibiydi ama bir türlü duvarı delemedi... Peki bu işte bir yanlışlık yok mu!? Var tabii.. El Bilal boş alan oyuncusu, kapanan takıma karşı kalabalıklar içinde kaybolup gider. Yani bu şartlarda Cerny, Jota gibi oyuncuları birlikte kullanmak çok daha akıllıca olurdu! Yok eğer siz, "Bilal kafa golü atar ve biz kazanırız" diye bir şey düşünerek kadro kurduysanız ona söyleyecek söz yok!.. Şimdi diyeceksiniz ki; Bilal attı, takım kazandı, sen ne anlatıyorsun!? Ben böyle düşünenlere bir şey anlatmıyorum, sadece çekirge her zaman sıçramaz diyorum.

Futbol akıl oyunudur diyorum, rakip kapanıyorsa araya oynayabilen, adam eksilten oyuncular kullanılır diyorum. Ya da şöyle söyleyeyim; Rafa, Cerny, Cengiz, Jota dörtlüsü ön tarafta olsaydı bu gol bu kadar gecikmezdi… Birini beğenmez, ötekini oynatmazsan işin tesadüflere kalır. Tıpkı dün olduğu gibi.

Bir kupadan fazlası

Ziraat Türkiye Kupası, nereden baksanız bir kupadan çok daha fazlası..
Alt lig, üst lig fark etmez kendine güvenen sahneye çıkar ve futbol manşetlerini süsleyebilir.
Düşük bütçeli takımlar için vitrine çıkma anlamında büyük bir fırsat olduğu gibi dev bütçeli takımlardaki alternatif oyuncular için de bulunmaz nimet.
O nedenle her Kupa maçı ayrı bir keyiftir. Dün Beşiktaş, önceki iki günde ise Galatasaray ve Fenerbahçe alt liglerden gelen rakipleriyle oynadılar.
Hiç biri de rahat kazanamadı… İşte Kupa böyle bir şey.

Keçiörengücü karşısında Beşiktaş skor olarak rahat kazanmış gibi görünse de oyun olarak Ankara takımı her daim maçın içindeydi. Onlar da pozisyon buldular ama atamadılar.
Sergen Yalçın'ın ligde pek şans vermediği Taylan, formayı taşıyabileceğini bir kez daha gösterdi.
Asist yaptı, harika ortalar gönderdi ceza alanına.
Abraham gol attı, moral buldu ama çok daha iyisini yapmalı. Pozitif oyunun içinde hep var, sırtı dönük oynayabiliyor sadece son vuruşlarda adına yakışmayacak kadar aceleci davranıyor.
El Bilal, Afrika'dan ayağının tozuyla geldi, çok güzel bir kafa golü attı.
Önünde boş alan bulduğunda uçup giden, kalabalıklar arasında ise kaybolun Bilal orta-şut seçimlerini doğru yaptığı zaman daha etkili olacaktır.
Beşiktaş, zaman zaman zorlansa da net bir skorla kazanıp Kupa'da ikide iki yaptı. Yolları açık ola.