CANLI
SKOR
Murat Özbostan

Murat Özbostan

Kulüpler Birliği limitleri aşabilecek mi!

Kulüpler Birliği son zamanlarda önemli kararlara imza atıyor. Önce Süper Lig'i 21 takım yaptılar ardından da yabancı meselesini bir yıl ertelettiler. Bu, birlik adına büyük başarıydı. Önceki gün ise harcama limitleri 3 saat boyunca enine boyuna tartışıldı Riva'da. Bir çözüm çıkmadı. Enteresan olan 8 kulüp temsilcisi 8 temel maddeyle Riva'ya gidiyor. Ama toplantıda 8 kulüp arasında tartışma çıkıyor. Daha toplantının başında Kulüpler Birliği Başkanı Mehmet Sepil, Başkan Nihat Özdemir'e, "Sayın Başkan, aramızda mutabık kaldığımız konular için buraya geldik" diyor. Ama bu sözlere itiraz Galatasaray Başkanı Mustafa Cengiz'den geliyor: "Hangi konularda mutabık kaldık Başkan!" Böyle bir havada toplantı başlıyor. Anlaşma olmuyor ve TFF, "21 ıslak imza getirin konuşalım" diyor. Riva'da Ali Koç'a en büyük desteği Beşiktaş, Sivasspor, Kasımpaşa, Başakşehir ve Antalyaspor veriyor. Ali Bey'in istediği en temel şey ne: "Borç yapılandırmasındaki anaparanın hesaba dahil edilmemesi, limit hesaplamasından çıkartılması." Böyle olunca F.Bahçe de G.Saray gibi harcama limitlerine sahip olacak.. G.Saray ve Trabzonspor karşı çıkarken, bugün bakalım Kulüpler Birliği'nde neler olacak! 21 imzanın toplanması mucize. Her şeyden önce iki fire kesin (G.Saray-Trabzon). Yeni bir başkan da seçilecek bugün. Kulüpler Ahmet Nur Çebi'ye teklif götürmüş. Çebi istememiş... Kasımpaşa yöneticisi Fatih Saraç'ın adı gündeme gelmiş. Ama başkan olmadığı için tüzük değişikliği lazım. Mehmet Sepil tekrar aday olmak istemese de ikna edildi. Bugün tekrar başkan seçilecek. Herhalde toplantıya Mustafa Cengiz'in dünkü sözleri damga vuracak.

Kör rolü yapmayın

Trabzonspor, Hüseyin Çimşir ile anlaşarak yollarını ayırdı. Ünal Karaman sonrası yaşanan süreçte genç teknik adam, genel olarak başarılı oldu ama finalde takıldı. Bunun elbette nedenleri var... Hakem hatalarından bahsedilirken, çoğu yorum şöyle oluyordu: "İyi de sen de maçlarını kazanmalıydın." Evet doğru kazanmalıydı. Bu teknik bir konu. İç mesele! Ama kimse de kör rolüne soyunmasın... Açık, net, göstere göstere Trabzonspor aleyhine hatalar yapıldı. Kimse bunlar için ağzını açmadı. Bazı gazeteler yazmadı, çoğu televizyon konuşmadı bile! Özellikle de MHK'yi yöneten insanlar. Onlar hangi gözle maç izlediler bilmiyoruz. Tabi izliyorlarsa!. Onlara göre asayiş berkemal!

F.Bahçe'nin geleceğini baltaladılar
F.BAHÇE 3 sezon önce Kadıköy'deki derbiyi kazansa, Aykut Kocaman'ın takımı şampiyon olacak, ipi göğüsleyecekti... O sezonun puan tablosuna bakarsanız Fenerbahçe'nin sadece 4 mağlubiyeti olduğunu görürsünüz. Bu takım geçen sezon 10, bu yıl ise bitime 1 maç kala 11 kez sahadan yenilgiyle ayrıldı. F.Bahçe iki sezondur kolay kaybeden, kazanma kültürünü yitiren bir takım oldu. Başkandan yöneticisine, hocasından futbolcularına kadar herkesin bu 21 yenilgide 'payı' var!. İki sezon arka arkaya ilk 5 dışında kalarak tarihe geçen F.Bahçe'de, Ali Koç ve yönetimi kendi başarısızlıklarını detaylı bir şekilde analiz etmek yerine gündemi değiştirmek için sürekli Trabzonspor, Galatasaray, TFF, kişiler ve medya ile polemikler yarattılar, algılar oluşturarak taraftarı belki meşgul ettiler ama Fenerbahçe'nin de geleceğini baltaladılar.

10 oyuncu gider de 10 oyuncu gelir mi?
SERGEN Yalçın, "8-10 tane transfer lazım" dedi. Bu Beşiktaş'ın sahadaki 11'inin hepsinin değişmesi demek! Sergen hoca birkaç defadır bu açıklamaları yapıyor. Konuyu sıcak tutmaya çalışıyor. Yönetim cephesinden ise hocaya bir yanıt geldi. Değerli meslek büyüğümüz Bilal Meşe'ye konuşan Transferden Sorumlu yönetici Erdal Torunoğulları, "Sergen hoca haklı ama takımda yer alan yüzde 95 oyuncunun 2022'ye kadar sözleşmesi var. Yani elimiz kolumuz bağlı. Bir de limit konusunda belirsizlik var" diyor. Yani 'Biz 10 tane oyuncu alamayız' demeye getiriyor. Birçok takım gibi Beşiktaş da önünü göremiyor. Bu durumda Beşiktaş 10 transfer yapar mı yapmaz mı bilemem ama 10 oyuncu gider... Son halka Burak Yılmaz oldu. Beşiktaş için önemli bir eksiklik ama sözleşmesi çok ağır olan bir isimdi. Şimdi gözler Vida, Gökhan, Lens, Dorukhan, Adem ve Caner'de... Özetle siyahbeyazlı takımı sıcak bir transfer dönemi bekliyor.

O zaman ligler niye oynandı!
KÜME düşme olmasın düşüncesini TFF 1. Lig takımları yeniden gündeme getirdi. Bunu ısıtıp ısıtıp gündeme taşımak futbola ne kazandırır ki! Mücadele eden; emeğiyle, teriyle puanları toplayan takımları bir kenara bırakıp, başarısız olan ekiplere af mı gelsin! Domino taşı etkisiyle Süper Lig de 21 takımla oynansın şeklinde fantastik yorumlar var. Bu saatten sonra 'Küme düşme olmasın' demek futbolun ruhuna aykırıdır. O zaman niye ligler oynandı. TFF birçok konuya açıklama getirmiyor. Zaten en büyük eksiklikleri de bu. Açıklayın! Ne düşünüyorsanız açıklayın...

Okuyup, öğrenelim
HABER ve manşetlerimiz sosyal medyayı da televizyonları da internet sitelerini de süslüyor bir süredir... Pandemi sonrası gelişen süreçte saha içi ve dışında yaşanan birçok süreci, fotoğrafı, haberi bu sayfalarda buldunuz. Beğenen oldu, beğenmeyen oldu... Herkes işine nasıl geliyorsa öyle yorum yapıyor. Özellikle de sosyal medya çöplüğünde...

Yabancı meselesine bakış -2-

Yabancı kuralının aynen devam etmesi için 9 kulüp Tahkim Kurulu'na başvurdu. Yabancı kararındaki kademeli düşüşün bir süre sonra (2021-2022 sezonu) başlamasını isteyen takımlar için Tahkim Kurulu'nun önümüzdeki hafta vereceği karar merak konusu! Başvuran takımlar kimler: Kasımpaşa, Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş, Başakşehir, Sivasspor, Alanyaspor, Göztepe ve Antalyaspor... Bu ekiplerden Fenerbahçe'nin Başkanı Ali Koç, Türk oyuncu transferine ağırlık verdiklerini söyleyip kadro yapılanmasını buna göre yaptıklarını açıkladı. Takımın Sportif Direktörü, kaptanı, oyuncusu Emre Belözoğlu 'Sahada en az 3 Türk futbolcu olmalı' diye Arda Turan ile bir sohbet gerçekleştirdi. Kulüp soluğu Tahkim'de aldı! Sivasspor Teknik Direktörü Rıza Çalımbay, "Sahada 6 yabancı olsun" deyip TFF'ye kendi el yazısıyla kulübü adına bir açıklama yollamış.. Sivasspor bu sezon şu ana kadar sahada ortalama 7.25 yabancı oynatmış... 8 rakamına ulaşamamış. Ve pandemi sonrası bu rakam 5.25'e düşmüş. Hoca '6 olsun' derken kulüp de Tahkim'e başvurmuş! Diyalog önemli. TFF, kulüpler, teknik adamlar... Ama rakamlar da önemli... 'Sınırsız olsun' deyip, bu sezon maçlarda 6, 7, 8 ortalama ile oynamak ne yaman çelişki.. Süper Lig'in ortalamasını da yazmıştım geçtiğimiz günlerde. O rakam 7.60'dan 7.23'e düştü! Kısacası 20-21 sezonu için 14 rakamı gayet iyi... Sahada 8 yabancı, bir de üstüne 5 değişiklik hakkı. Daha ne olsun!

Önce Milli Takım...

Riva'da dün önemli bir toplantı daha yapıldı.. 6 saat süren görüşmede birçok konu masaya yatırıldı. Toplantının başlığı için "Kördüğüm" demek yerinde olur. Çünkü taraflar hiçbir konuda anlaşma sağlayamadı. Yeni sezonun başlangıç tarihi için kulüpler 11 Eylül'ü işaret etmiş, TFF ise 21 ya da 28 Ağustos tarihi üzerinde durmuştu. Dünkü toplantıda bu tarihler konuşulsa da kimse taviz vermedi ve bir tarih açıklanamadı. Kulüpler, "Dinlenmek istiyoruz.. Oyunculara izin lazım" diye diretti. Şenol Güneş'in yaptığı çalışmaya göre liglerin nisan sonu gibi bitmesi planlanıyor. Güneş, EURO 2021'e güçlü girmek istiyor. Yani uzun süreli bir kamp ve bol hazırlık maçı. Tabi ligin nisan sonu bitmesi için, hafta içi de maçların oynanması gerekiyor. Takvim çok sıkışık. Önümüzdeki hafta bu konu tekrar gündeme gelecek. Elbet orta bir yol bulunacak... Ligin tarihinin ağustosta başlaması gerekiyorsa başlamalı; burada önemli olan Milli Takım'dır.

Altyapıdan 2 oyuncu direkt 11'e girecek
Yabancı meselesi sakız gibi uzadı. Aylardır üzerinde bir çalışma var ama uzlaşma olmayan bir konu.. Galatasaray sınırsız yabancı olmasını istiyor. Bu konudaki fikri net! Diğer kulüplerin fikri ise tam belli değil.. Bir gerçek var ki 3 yılda bu rakam kademeli olarak düşecek. 12-10 ve 8... Formül kısmına girmeyeceğim ama 2020- 2021'de 12 yabancı olacak. Sahada 8… Sonraki süreçte yavaş yavaş inecek. Ama burada önemli bir nokta var. Bundan sonra kulüpler altyapıdan 2 oyuncuyu 11'e direkt koyacaklar. Bu rakam 1 ya da 2 olacak. Bunun da pazarlığı sürüyor. Ne kadar formül üretirseniz üretin önemli olan yöneticilerdir. Bakın Falcao sakat. Bu sezonun çoğunda sakattı. Şimdi Galatasaray Kolombiyalı oyuncuyu biri alsa da kurtulsak havasında. Buna benzer yüzlerce örnek var.

3 Ağustos'ta başlar 5 Ekim'de de biter
Transfer dönemi çok merak edilen bir konu. Her dönem taraftarın çok ilgisini çeker, yönetime baskı kurarlar: "Şu takım bunu aldı bu takım bunu alıyor" İşte bu dönemin tarihi için de dün 3 Ağustos gündeme geldi.. Yani liglerin bitmesinin ardından Türkiye'de transfer başlayacak ve 5 Ekim'de bitecek. Hayırlı olsun! Borç çok ama bol kasadan harcamaya devam edin.

TFF izlemesin müdahale etsin

MHK Başkanı Zekeriya Alp, 8 haftalık maç periyodu başlamadan önce yayıncı kuruluşa çıkıp hakemleri "Futbolculardan daha hazırız…" diyerek, öve öve bitirememişti… Riva'da nasıl hazırlandıklarını oynanan 3 haftada gördük. Üstüne basa basa vurgulamış, "Kararlarınız vicdanları yaralamasın, adaletli olun" vurgusu yapmıştık. Ne okuyorlar ne dinliyorlar ne de görüyorlar… Üç maymunu oynamaya devam ediyorlar! Şampiyonu da küme düşecekleri de göstere göstere belirliyorlar. Hiç çekinmiyorlar da..
Alp, bu hafta yanına Ünsal Çimen ve Oğuz Sarvan'ı alsın yine geçen hafta hakemlere söylediği "Çok iyisiniz, kimsenin lafını dikkate almayıp, bu şekilde devam edin" sözlerini bu sefer de kamuoyu önünde tekrarlasın. Trabzonspor, sezon başından beri hakemler konusunda en çok başı ağrıyan takım oldu. Buna rağmen mücadelesini sürdürdü, bugünlere kadar geldi. Futbolda klasik tabiriyle kaybetmek de var kazanmak da… Ama sizin maçınızın kaderini bir hakem belirliyorsa, o zaman ne yapacaksınız? İsyan edeceksiniz… Trabzonspor da bunu yapıyor. Kimi çevrelere göre bu bir abartı… Hatta öyle bir algı yarattılar ki "Siyasi güç Trabzonspor'un yanındaymış!" Onun için mi gizli gizli değil, çatır çatır doğranıyor. Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim, geçen hafta "Operasyonlarla durdurulduk" dedi. Fenerbahçe sezon başından beri "Operasyon" diye bağırıyor. Şimdi geçen hafta Ankaragücü, bu hafta Yeni Malatyaspor hakemlerden dert yandı. Ama Kulüpler Birliği'nde 18 takım bir araya geldiğinde orta bir noktada buluşamıyorlar. Çünkü ayağına basılmayan sesini çıkartmıyor. Bundan sonra ne olur bilinmez… Çünkü TFF yönetimi çözüm bulamıyor, MHK Başkanı Polyannacılık oynuyor… Ligin altını da üstünü de hakem camiası şekillendiriyor. TFF Başkanı Sayın Nihat Özdemir bu gidişe 'dur' demezse yönettiği federasyonun kurulları kendisini töhmet altında bırakmaya devam eder.

Emek ve kalite

Atiba'yı yazmak lazım önce.. 200. kez Beşiktaş formasını giydi... Tüm maçlarında canla başladı oynadı... Çizgisini hiç bozmadı... Rakibine, en önemlisi kendisine her zaman saygı duydu. Her futbolcuya, her insana örnek gösterilecek bir yıldız, bir centilmen olarak Beşiktaş'ın tarihine şimdiden adını yazdırdı. Yönetim sözleşmesini bir yıl daha uzatacak mı bilmiyoruz ama aksi bir düşüncesi varsa da bundan vazgeçmeli. 37 yaşında da olsa Atiba bir yıl daha siyah-beyazlı renkleri büyük bir gurur ve aşkla temsil eder.
Beşiktaş'ın en fazla lig maçına çıkan yabancı oyuncusu unvanını da elinde bulunduran Atiba'yı bir futbolsever olarak tebrik ederim.
Umarım her takıma senin gibi yabancılar, senin gibi yürekli adamlar gelir. Biz de her zaman alkışlarız.
Maça gelirsek; Konyasporlu Hadziahmetovic küme düşmeme mücadelesi veren takımına ihanet edercesine kırmızı kartla oyundan atılınca Beşiktaş rahatladı. 15. dakikadan sonra rakip 10 kişi kalınca, Sergen Yalçın geldikten sonra iyi organize olan ve coşkulu oynayan Kartal, maçı aldı götürdü. Çok mu iyi oynadı hayır! Ama eksikliklerini hissettikleri kalite, yavaş yavaş Beşiktaş'ın damarlarına girmeye başladı...
Adem'in yokluğu sıkıntı olur mu derken Burak Yılmaz sahne aldı. Ceza sahası içinde kendini atışı kusurunun dışında bu ligin en büyük golcüsü olduğunu dün akşam boş tribünlere haykırdı. Maça konsantre olduğu taktirde hem oynuyor hem oynatıyor hem de atıyor. Genç Rıdvan'ın maçtan maça artan performansı da Sergen Yalçın'ın emeğiydi. Takıma değen bu emek, bu özen Beşiktaş'ın yolunu da tayin edecektir...

“Bırakmam seni” için 3 puan şarttı

BEŞİKTAŞ Başkanı Ahmet Nur Çebi, hafta boyunca televizyonlara çıkarak kulübün başlattığı kampanyayı tanıttı ve camiadan destek istedi. Geçen hafta Antalya yenilgisi sonrası sms'ler oldukça azalmıştı. Taraftar kulübüne destek veriyor ama bir yandan da takımının kazandığını görmek istiyor.
İşte dünkü maç hem Avrupa hem para hem de kampanya için önemliydi. Birkaç maddeyle maça bakalım:
1- BURAK alternatifsiz olduğunu gösterdi. Perdeyi açması Beşiktaş'ı maça bağladı. Belki geçen hafta Burak sahada olsaydı Antalya maçında o goller kaçmazdı.. Burak'sız Beşiktaş olmuyor..
2- GÖKHAN Gönül'ün sözleşmesi bitiyor.. Caner ve Gökhan için yeni sözleşme "Olacak mı olmayacak mı?" diye papatya falları açılıyor ama Gönül kalacak gibi.. Sergen Yalçın'ın yeni sezonda da kafasında olduğu gerçek ama Caner için bunu diyemeyiz.. Golü Beşiktaş'ı rahatlattı..
3- BEŞİKTAŞ kapalı savunmaları açamıyordu..
Yaratıcı oyuncu eksikliği ciddi bir sorundu.. Sergen Yalçın'ın pek yüzüne bakmadığı Adem 11'de sahaya çıktı..
Maçın önemli isimlerinden biri oldu..
Attı, attırdı..
4- HAZIRLIK dönemini verimli geçiremeyen Beşiktaş, dün sıcak ve nemli bir akşamda Denizli'de farka koşarken hem daha hazırdı hem de Avrupa umutlarını devam ettirdi.
5- RIDVAN daha pişecek. Bayağı pişecek.. Denizlispor genç oyuncuyu çok zorlamadı.. Şans bulması ona da Beşiktaş'a da umuttur.. Aynı duygularım kaleci Ersin için de geçerli.. Aynen devam gençler..
6- DENİZLİ ilk yarının son bölümü ve ikinci yarıda birkaç dakika hariç gücü kadar oynadı.. 10 kişi ile savun ma yapıp kontratağa çıkma hayali kurmuştu.. Bir gol bulmaları bile şanstı..
NOT: Tüm babaların babalar günü kutlu olsun. Rahmetli babamı da sevgiyle, özlem ve minnetle anıyorum...

Zorlu zirvesinden ihraç günlerine...

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, Türk futbol tarihine geçecek eylemlerine devam ediyor… TFF Başkanı Nihat Özdemir'i söylediği bir cümle nedeniyle kulüpten atmaya karar veren Koç ve ekibi, aslında Aziz Yıldırım döneminin isimlerini bir bir uzaklaştırıyor. Nihat Bey, ihraç edilmesine fırsat vermeden istifa etti. Tartışmaları da bir kalemde bitirdi. Şimdi, Ali Bey'in söyleyeceği ya da gündeme taşıyacağı yeni şeyler neler, onlara bakmalı! Yaşananlar Türk Futbolu adına üzücü! Bu iki isim 2010-11 döneminde kader birliği yaptı. UEFA'ya bile birlikte gittiler, et ve tırnak gibiydiler. Bir cümleye bu kadar alınıp camiayı ayağa kaldırmak yerine, öncesinde olduğu gibi Zorlu'ya Nihat Bey'in ofisine gidip konuyu konuşabilirdi. Hatırlıyor musunuz Nihat Bey'in Zorlu'daki ofisinde Zekeriya Alp, Semih Özsoy ve Ali Koç, Nihat Bey'le bir araya gelip Fenerbahçe'nin hakem şikâyetlerini masaya yatırmışlardı. O günlerde Nihat Bey'e, "Bir TFF Başkanı özel ofisinde nasıl bir kulüp başkanına izahat verir. Zekeriya Alp'i oraya nasıl çağırır" diye ağır eleştiriler yapılmıştı. Nihat Bey suçlu, Ali Koç ise kahraman gibiydi. Nihat Bey kamuoyuna olayı izah etmeye çalışırken Fenerbahçeli değil miydi! F.Bahçe yönetimi sosyal medya mesajlarına göre TFF Başkanı'nın kulüple ilişkisini kesti. Bunun artıları ya da eksileri ne olacak zaman içinde göreceğiz. Ama bir gerçek var ki bir kapı açılmıştır. Yönetimler değiştiğinde gelen başkanlar gidenler için disiplin yönetmeliklerini devreye sokarlarsa hiç şaşırmam artık!