CANLI
SKOR
Murat Özbostan

Murat Özbostan

Türkiye olunca balta çıkıyor!

Koronavirüs günlerinde futbol ekonomisi dibe vururken, UEFA'nın Finansal Fair Play kurallarında esneme yapması ve kulüplere kolaylık sağlaması bekleniyordu. Borçsuzluk evrakının bir ay ötelenmesi dışında UEFA'dan nefes açıcı bir paket gelmedi. Trabzonspor bu sezon Süper Lig'in yönetim katında en organize olan, en iyi yönetilen kulübü.. Başkan Ahmet Ağaoğlu yıllık maaş bütçesini "20 milyon Euro'nun altına düşüreceğim" dediğinde çok insan inanmadı buna. Düşürse bile o takımın yarışta olmayacağını iddia ettiler. Bugün gelinen noktada 16 milyon Euro takım bütçesiyle Avrupa'da şampiyonluk yarışı veren bir başka takım bulamazsınız.. Bir yıl men cezasına karşı Trabzonspor yönetimi çok iyi savunma hazırlamalı ve CAS'tan da hakkını almalı..
Bizim kulüplerimizin borcu yok demiyorum.. Bugüne kadar çok iyi yönetildiklerini de söyleyemem. Ama iş men cezası vermeye gelince, UEFA'nın ilgili kurullarının baltası sadece bizim için topraktan çıkıyor. Oysa ki Avrupa'da borç batağında yüzen onlarca kulüp var!.. Başka ceza açıklandı mı? Hayır! Bu arada saha içindeki rekabet sonuna kadar olmalı iken bir Türk kulübünün aldığı cezaya diğer takım taraftarlarının sevinmesi hatta alkış tutması akıl alacak bir durum değil. TFF Başkanı Nihat Özdemir geçmişte bu cezayı alan tüm kulüplere verdiği desteği Trabzonspor için de yineledi ve linç yedi... Özellikle de bir grup F.Bahçe taraftarından! Ligin başlamasına sayılı günler kala ortamı germenin özellikle de sosyal medya üzerinden bunu yapmanın gereği yok.

Basınıyla, sponsoruyla UEFA ile SALDIRI!

2010 Dünya Kupası'ndan bu yana gencecik yaşta Alman Milli Takımı maestrosu olan Mesut Özil'e aylardır bir mobing uygulanıyor. O bitti şimdi sponsorlara baskı yapılıyor bir bir yıldız futbolcuyu bıraksınlar diye... Alman basını zaten sürekli, "Nereden Mesut'a vursak" diye aportta bekliyor. Hedef; oyuncuyu yok etmek... Daha önce de yazmıştım; yıllar önce Türk Milli Takımı'nı seçmediği için zamanında kendi ülkesinden eleştiri alan ancak yetiştiği Alman Milli Takımı'nın forması için de elinden geleni yapan Özil'e, Almanların bu yaptığı ikiyüzlülük ve büyük bir vefasızlıktır.
Oyuncunun Türkiye Cumhuriyeti'nin Başkanıyla bir araya geldiği an sonrası başlayan saldırılar 2.5 yıldır hız kesmeden devam ediyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ülkesinin sanatçısı, edebiyatçı ya da sporcularıyla bir araya gelmesi dünyanın her yerinde normal bir durum iken, Almanya Milli Takımı'na, bayrağına hizmet eden bir futbolcuyu önce manevi sonra da ekonomik olarak yıpratmaya çalışmak Türkiye'ye yapılan bir çirkinliktir.

Lafla dostluk olmaz
Dün akşam saatlerinde de UEFA, Trabzonspor'u Avrupa'dan 1 yıl men etti. Tabi daha tam detaylarını bilmiyoruz. Ama insanın aklına her şey geliyor! Geçtiğimiz günlerde de İstanbul'daki Şampiyonlar Ligi Finali için Avrupa basınında bir sürü olumsuz haber çıkarttılar. Bu arka arkaya yaşanan gelişmelere bakarsak, UEFA'nın da bu süreçte çok masum olduğunu düşünmüyorum. Türkiye Futbol Federasyonu herhalde bu süreçte Trabzonspor'un yanında yer alacaktır. Özellikle UEFA Yönetim Kurulu Üyesi Servet Yardımcı bu süreci çok yakından takip etmeli... Gerekirse Kulüpler Birliği de Trabzonspor'a her türlü desteği vermelidir. Lafla dostluk olmaz...

Geçmişten ders alın geçmişte kalmayın!

Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur Çebi ve yönetimi göreve geldikleri günden bu yana hemen hemen bütün açıklamalarında geçmişe odaklandı... Bundan önceki yönetim başarılı icraatlar yaptığı kadar özellikle borç konusunda kötü bir tablo bıraktı. Ancak sürekli geçmişe dönmek, geçmişteki konuları gündeme getirmek ne Sayın Başkan'a ne de Beşiktaş'a bir şey kazandırmadı. Başkan Çebi dün camiasına önemli mesajlar verdi. Bunları okuduğum zaman yine karamsarlığa kapıldım. Pandemi sürecinde dünyanın dev kulüpleri bile zarar içine girdi. Beşiktaş'ın etkilenmesi de gayet doğal. Bir yandan zararlardan bahsedip diğer yandan geçmişteki durumu zihinlerde taze tutmak camiadan beklenen desteği engeller. Beşiktaş gençlerle yola devam edecekse bunu yapmalı. Amatör şubelerini kapatacaksa kapatmalı. Oyuncularından yüzde 50 indirim istiyorsa uygulamalı…. Bunlar yapılmayacaksa sürekli aynı şeyleri tekrar etmek kolaycılık olur.

AMATÖRLER YÜK DEĞİL...
Eğer amatör şubeler zarar ediyorsa, zarar etmeyecek yarışçı bir kadro kurulur ve bu şekilde devam edilir. Bugüne kadar kupaları alan takımlar hep yüksek bütçeyle mi bunu başardılar? Türkiye genç nüfusa sahip bir ülke. Bu gençleri spora ve eğitime yönlendirmek lazım. Amatörler yük değildir. Oyunculardan fedakârlık istediklerini söylüyor Başkan. Bu nasıl bir fedakârlık! Bir futbolcuya 'Maaşını yarıya indir' dersen bunu yapacak isim bulamazsın. Gençlere elbette şans verilmeli... Ancak hiçbir teknik direktör 11 genç oyuncu ile sahaya çıkıp oynamaz.

PEREİRA ÖRNEK OLSUN
Bakın Trabzonspor, Türk futbol tarihinde yapılması zor işlere imza attı. Başkan Ahmet Ağaoğlu takımın bütçesini düşüreceklerini söyledi; yaptı… Yüksek maliyetli bütün oyuncuları yolladı. Disiplin adına Burak Yılmaz ve Onur Kıvrak'la yolları ayırdılar. Bu kararları almak çok zordu. Ama aldılar ve başardılar. Önceki gün Pereira 500 bin Euro'ya imza attı. Şimdiden genç futbolcuları transfer etmeye başladılar. Bir yandan bakıyorsunuz yıldızlar, diğer tarafta gelecek vaad eden gençler… Ve şu an Süper Lig'in lideri onlar. Beşiktaş geleceğini planlarken elbette geçmişi unutmasın, 117 yıllık bir çınar, camiasıyla içindeki durumdan rahatlıkla çıkabilir.

%60 vaka İstanbul’da maçları burada mı oynayalım

12 Haziran'da başlaması planlanan ve tüm takımların bu takvime göre çalışmalarını sürdürdüğü Süper Lig'de müsabakaların sağlıklı bir biçimde oynanması adına TFF'nin aldığı kararlar var. Bunları kulüpler ne kadar uygulayacak onu bilmiyoruz ama artık ok yaydan çıktı.. Bu net! 12 Haziran ya da bir hafta sonrası.. TFF Başkanı Nihat Özdemir'in birkaç defa altını çizerek, "Maçlar deplasmanlı sistemde oynanacak" demesine rağmen farklı düşünen kulüpler hâlâ var.. Bunun son örneği de geçen hafta Riva'da yapılan toplantıda yaşandı.. Galatasaray 2. Başkanı Abdurrahim Albayrak'ın gündeme getirdiği, "Süper Lig İstanbul'da oynansın ya da kura çekelim" şeklindeki önerisine Beşiktaş, Fenerbahçe, Kasımpaşa ve Başakşehir destek verse de karşı tarafta olan grup bir hayli fazla..

BUNDESLİGA ÖRNEK OLACAK!
Türkiye'de bugüne kadar rastlanan 157 bin vakanın neredeyse yüzde 60'ını barındıran İstanbul'u gündeme getiren İstanbul ekipleri ve özellikle de Galatasaray tabii ki yarışta bir avantaj elde etmek istiyor.. Trabzonspor ve Anadolu takımlarını komple günlerce İstanbul'a taşımak ve 2 ay bir otel ya da tesiste tutmak mantıksız ve oldukça riskli ve de bayağı masraflı.. Her konuda Almanya örneğinden hareket eden TFF'nin, Bundesliga'da aynı şekilde devam eden deplasmanlı lig takvimini Türkiye'de aynen uygulayacağını düşünüyorum.. Zaten bu konuda en büyük tepkiyi gösteren kulüp olan Trabzonspor da "Madem öyle, buyurun Karadeniz'e o zaman" görüşünü ortaya atıyor.

LİG DÖRDÜNCÜSÜ SİVAS NİYE GELMEK İSTESİN Kİ!
Sonuçta TFF kararını vermiştir.. Henüz resmi bir açıklama yapmalıdır bu konuda! İstanbul fikrini savunan önemli bir grup olsa da Anadolu takımları ve Trabzonspor da aksini düşünüyor. Mesela lig dördüncüsü Sivas'ta yok denecek kadar az vaka var. Sivasspor niye kalksın İstanbul'a gelsin? Yapılması gereken ise Almanya ve diğer ülkelerde olduğu gibi lojistik esnasında karantina kurallarına uymak ve sosyal mesafeli seyahatlerle izole bir şekilde deplasmanlı lig takvimine devam etmek olarak gözüküyor.

THY İLE GÖRÜŞÜLÜYOR
THY tarafından kulüplerimize tahsis edilecek özel uçaklar ve kulüplerin kendi otobüsleriyle seyahatleri en güvenilir yöntem.. TFF, Türk Hava Yolları ile görüşmelerini sürdürüyor.. Sonuçta eğer lig bitecekse, tek bir şehirde olamaz, küme düşmenin kalkması diye de bir şey olmaz. Bir de konuyu gündeme getirip işi sulandıranlar oldu. O zaman ligi niye oynuyorsunuz! Oynanacaksa, kurallara göre oynanır ve biter.

Devler Ligi’ni bölüşelim

TFF ile Kulüpler Birliği önceki gün Riva'da 4 saat süren bir toplantı yaptı. Bazı kulüp temsilcileri bizzat yerinde, bazıları ise video konferans sistemi ile toplantıya katılım sağladılar. TFF ile masaya oturmadan önce de kulüpler kendi aralarında bir saat süren bir durum değerlendirmesi yaptı. İşte yaşananlar:

YABANCI DOSYASI RAFTAN İNDİ
Kulüpler Birliği Başkanı Mehmet Sepil, mevkidaşlarına ve TFF'ye hitaben "Durumumuz sıkıntılı. Pandemi sonrası yeni bir transfer politikası çizmeliyiz. TFF yabancı dosyasını çalışmıştı. Gelin beraber tekrar üzerinden geçelim. Yabancı sayısı düşmeli" dedi. G.Saray 2. Başkanı Abdurrahim Albayrak, bu durumun Avrupa'da haksız rekabete neden olduğunu söyleyip karşı çıktı. Bunun üzerine "Kademeli düşüş" görüşü geldi. Kulüpler ile TFF ortak bir yol arayacak. Konuşulan bir formül yok ama saha içindeki yabancı sayısının 7 ya da 8 olması gündemde.

AVRUPA'YA GİDEN BİZE PARA VERSİN!
Toplantıda Avrupa'da ülkemizi temsil edecek takımların UEFA'dan alacakları paranın tüm kulüplere bölüştürülmesi en çok ilgi çeken ve seslerin yükselmesine neden olan konu oldu. Bu konuyu gündeme getiren kulüplere, "Avrupa'da oynayacağım, ekstra efor sarf edeceğim üstüne parayı bölüşeceğim. Siz Avrupa'ya gitseniz bizimle bölüşecek misiniz?" sorusu yöneltildi. G.Saray Şampiyonlar Ligi'nden bu sezon 40 milyon Euro civarında (Yaklaşık 300 milyon TL) parayı kasasına koymuştu

İSTANBUL ÇOK RİSKLİ KARADENİZ'E GELİN!
Uzun zamandır son 8 haftanın Antalya veya İstanbul gibi tek bir şehirde oynanması tartışılıyordu. Hatta Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın bu konuyla ilgili çalışma yaptığı da gündeme gelmişti. Riva'daki zirvede G.Saray cephesi maçların İstanbul'da oynanmasını tekrar masaya koydu. Stat, konaklama ve idman sahası sorunu olmadığı belirtildi. Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu, "İstanbul virüsün en yaygın olduğu yer. O zaman gelin Trabzon, Rize, Giresun, Samsun ve Ordu'da oynayalım. Çok da tesis var" diyerek olayı başka bir noktaya taşıdı. Son sözü TFF, "İlk açıkladığımız gibi deplasmanlı olacak" diyerek söyledi.

THY SON 8 HAFTAYA SPONSOR OLSUN
12 Haziran'da başlayacak ligde kulüplerin deplasmanlara nasıl gideceği de çok tartışıldı. TFF ve Kulüpler Birliği'nin düşüncesi, "THY kalan 8 maç için ulaşım sponsoru olsun" şeklindeydi. TFF de önümüzdeki günlerde THY ile temasa geçerek bu konuyu görüşecek. Hedef her kulübün deplasmana özel uçakla maç günü gidip, dönmesi. Ancak bunun ekonomik boyutu ağır olduğu için kulüpler sponsor arıyor. THY'nin sponsorluğu bayramdan sonra yapılacak görüşmelerle netlik kazanacak.

21 TAKIMLA LİG BİTER Mİ!..
Toplantıda en ilgi çekici istek ise puan cetvelinde son 7 sırada yer alan takımların (Kayseri, Ankaragücü, Rize, Malatya, Konya, Kasımpaşa, G.Birliği) küme düşmenin kalkmasını istemesi oldu. Bu konuda dün itibariyle ıslak imzalı bir başvuru yoktu. Ancak bu fikir olumsuz karşılandı. TFF öneriyi imkansız bulurken, "O zaman ligi niye oynatıyoruz" görüşü hakim. Küme düşmenin kalkmasının gelecek sezon EURO 2021 planlarını sekteye uğratması nedeniyle de karşılığı yok. Çünkü 21 takımlı mücadelede ligin bitişi bile 1.5 ay uzayacak ve hazırlıkların geç başlamasına neden olacak.

140 HAKEM KAMPA!
MHK, top santraya konmadan 10 gün önce Süper Lig ve yardımcı hakem kadrosunu İstanbul'daki Futbol Federasyonu Riva Tesisleri'nde kampa alacak. Kampa 140 hakem katılacak. Bu konuda hazırlıklarını yapan MHK hakemleri fiziksel olarak maçlara hazırlayacak.

BÜTÜN KULÜPLER YABANCI CENNETİ
4 Büyükler başta olmak üzere Süper Lig ekiplerinin Euro ile ödeme yaptığı yabancı oyuncuların fazlalığı mali dengelerini de bozuyor



Yabancı sayıları da takımların artık en büyük sorunlarından. Başta 4 büyük kulüp olmak üzere tüm ekipler kadrolarındaki yabancı oyuncuların Euro üzerinden olan ücretleri nedeniyle de sıkıntılar yaşıyor. G.Saray 15'i kadrosunda, dördü de kiralık olmak üzere toplam 19 yabancısı ile öne çıkarken onu 15+3 kiralık oyuncu ile Başakşehir izliyor. Trabzonspor 12+2, Beşiktaş 13+3 ve F.Bahçe de 11'i kadrosunda biri de kiralık olmak üzere 12 yabancıya sahip. Salgın döneminde kasaları boşalan kulüpler bu isimlerle bir an önce yollarını ayırıp mali yükten kurtulmak istiyor.

BİR GÖRÜŞ: ÖMER ÜRÜNDÜL
Düşme kalkamaz
Kulüplerin ligin devamı için ortak görüş bildirmesini ve 'düşme kalksın' fikrini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Koronavirüs salgını nedeniyle, bütün dünyada dengeler altüst oldu. Tabi bu doğal olarak spora da yansıdı. Bazı ülkeler liglerini tescil ettiler. Almanya, İspanya, İtalya ve İngiltere de oynatmak istiyor. TFF de 12 Haziran'da başlatma kararı almıştı. TFF ile Kulüpler Birliği'nin yaptığı toplantıda bu konuda mutabakat sağlandı. Ancak ligler oynanacaksa kesinlikle eski statüde devam etmeli. Yani hem şampiyon, hem de küme düşenler belli olmalı. Ama lig başlayamaz ise doğal olarak zaten küme düşme devreye girmeyecektir. Ama TFF 1. Lig de tescil edilerek Süper Lig'e gelecek takımlar da açıklanmalı. Sonuçta onların da Süper lig yolunda ciddi emekleri var.
Bu koşullarda önümüzdeki sezon için Süper Lig'in başlama tarihini de 21 takıma göre düzenlersin. Liglerin de 1.5 ay uzayacağını düşünürsek EURO 2021 hazırlıkları da etkilenmez…
Ama hem oynatılsın hem de düşme olmasın dersen takvim daralacaktır. Bu da EURO 2021 hazırlıklarını fazlasıyla etkileyecektir.

Öneriden çıktı!

Futbol Federasyonu Başkanı Nihat Özdemir daha önceki açıklamalarının aksine dün 'Ne olursa olsun' ligleri oynatacaklarını söyledi. Sayın Başkan, ilk defa maçların oynatılması ile ilgili bu kadar cesur konuştu. Söylenenler, cesur açıklamalar olmakla beraber, futbolun paydaşlarının içini rahatlatmayan birçok nokta da var. Madde madde bakalım
1- Sağlık Bakanı ile aynı fikirde olduklarını söylüyor... Oysa Sayın Fahrettin Koca alınan kararın Futbol Federasyonu'na ait olduğunu ifade etmişti. Nihat Bey, geçen hafta Bilim Kurulu ve Sağlık Bakanlığı'na protokolü yolladıklarını ve yanıt beklediklerini açıklamıştı. Bu cevaba göre liglerin oynanıp oynanmayacağına karar vereceklerini söylemişti. Dün anladık ki herhangi bir yanıt olmadığı için, 'Biz ne olursa olsun oynatacağız' dedi.
2- 'Takımlarda virüs dahi çıksa onları ayırarak yolumuza devam ederiz...' Bu garip bir açıklama. Daha birkaç gün önce Beşiktaş oldukça fazla vaka sayısı ile karşı karşıya kaldı. Şu ans iyahbeyazlılar oynamak istemiyor. Yani gerçekçi olalım. 1-2 kişi neyse 5-6 vaka çıkarsa devam edemezsiniz. Böyle bir şey olamaz
3- '12 Haziran olmazsa başka alternatif var...' Başkan başka alternatif olduğunu hatta temmuzun ortasına kadar opsiyonları bulunduğunu ifade ediyor. Bu önemli bir konu ancak alternatifin ne olduğundan bahsedilmedi. TFF'nin işin zamanlaması ile ilgili ciddi bir planlaması olmadığı hissiyatı yaratan ve her şeyin kontrol altında olduğu konusunda güven telkin etmeyen bir tutum. O zaman temmuzun ortasına kadar bir erteleme olursa sıkıştırılmış bir lig mi olacak? Diyelim oynanmadı, ne olacak temmuz ortasına kadar!
4- 'Takımlar sürekli testten geçirilecek...' Bu durumda sorulması gereken soru 'Takımlar müsabakalara kadar kamplarda mı kalacak?' Çünkü test yaptığınız oyuncu evine, sokağına gittiğinde testin ne anlamı kalıyor ki. Bu konudaki net plan nedir? Takımlar kaç gün kamp yapacak?
5- 'Tescil gündemimizde yok...' Başkan yarışın nefes nefese geçtiğini söyledi. Evet, Süper Lig gerçekten nefes nefese geçen bir lig. Ama bu konuda değişik fikirler var. Maçların oynanıp şampiyonun belli olmasını yarışta mücadele edenler de çok istiyor. Zaten bunun aksini düşünen de yok. Merak edilen bu çerçevede futbolu yönetenlerin yol planları öneri olarak değil net olarak nedir?
6- 'Artık iş futbola dönüş öneri protokolü değil...' Hem kulüplerin hem de federasyonun ekonomik yapılarının ayakta kalması için maçların oynanması şart. Nihat Özdemir'in açıklamalarıyla bu da bir kez daha ortaya çıktı. Bir yandan sağlık dese de diğer taraftan işin ucu ekonomiye gidiyor. 588 milyon TL büyük para!

Futbola dönülemez protokolü 2

TFF, takımların antrenmanlara başlaması nedeniyle 1 Mayıs tarihinde "Futbola Dönüş" Öneri Protokolü açıklamış, çalışma döneminde uyulması gereken kuralları 222 maddede anlatmıştı. Bu kurallara kulüplerin uymasının zor olduğu konuşulurken, liglerin başlama tarihinin 12 Haziran olarak açıklanması ve ardı ardına gelen vaka haberleri, tartışmaları iyiden iyiye alevlendirdi. TFF bunun üzerine protokolün tamamını açıklama kararı aldı. Protokolün öneri paketi olduğuna vurgu yapıldı. İşte dikkat edilmesi istenen o kurallar:

1- VAKA ÇIKARSA, TESİSTE NE OLACAK?
Bu konuda sorumluluk tesis müdürü, idari direktör ve takım doktorundadır… Günlük ateş ölçme yapılacak, maske ile gezilip gezilmediği kontrol edilecek, eldiven takılacak… Bunlar düzenli olarak kontrol edilecek. Ayrıca bir vaka tespit edilirse hemen İl Sağlık Müdürlüğü ile irtibata geçilecek. Tesiste olan olmayan herkes 24 saat içinde çağrılıp teste tabi tutulacak. Vaka çıkan kişinin ailesi için de evde test planlaması yapılacak. Vaka ev izolasyonunda kalacak ise 5 günde bir kendi evinde kontrol testi planlanması önerilir.

2- VİRÜS KAPAN OYUNCU NE ZAMAN DÖNECEK?
Vaka hastanede ya da evinde süreci geçirecek. Oyuncu ise bu kişinin idmanlara başlayabilmesi için 3 testin negatif çıkması şart. Ayrıca eforlu EKG, akciğer tomografisi ve kan tetkiki de istenecek. Tüm bu işlemlerin sorumlusu kulüp doktoru olacak. Bunlardan istenen sonuçlar çıkmazsa kişinin karantina süreci devam edecek. Maça ve idmana çıkamayacak.

3- RAKİPTE COVİD-19 ÇIKARSA SÜREÇ NASIL OLACAK?
Pozitif test sonucu 4 hafta içinde karşılaşılmış bir rakip takım üyesinde çıkarsa, tüm oyuncu ve tesis çalışanları en geç 48 saat içinde tarama testine girecekler. Sorumluluk kulüp doktoru ve idari direktöre ait olacak. İdari direktör konuyla ilgili Türkiye Futbol Federasyonu'na bilgi verecek.



4- AYNI HAFTA 2-3 MAÇ VARSA AYNI ŞEHİRDE OYNANABİLİR!
Bu dönemde oyuncular antrenman yaparken aynı haftada 2 ya da 3 müsabakaya çıkmaları gerekebilir. Buraya dikkat edin, bu maçlar deplasmanlı sistem ya da tek bir şehirde oynanabilir. Her müsabakadan iki gün önce tüm takım, teknik kadro, destek ekipleri tarama testine tabi tutulmalıdır. Burada sorumlu yine kulüp doktorudur.

5- HER MAÇ STAT DEZENFEKTE EDİLECEK
Statlar maç sabahı ya da bir gün önceden dezenfekte edilecek. Stadyuma takım en geç 4 saat önce giriş yapacak. Karşılaşma öncesi ayrı ayrı çalışma odaları oluşturulacak. Bu alanlara sorumluluğu olmayanlar alınmayacak. İki doping odası olacak. Yedek kulübesi ve ısınma alanlarına takım harici kimse girmeyecek. Statta 20 metre aralıklarla el dezenfektanı olacak. Tuvaletler saat başı temizlenecek.

6- KAMPTA ÖNLEMLER NASIL OLMALI?
Kamp kadrosuna katılacak oyuncular iki gün önceden PCR testine tabi tutulacak. Mümkün olduğunca az kişi kampta olacak. Futbolcular ayrı ayrı dönemlerde yemek yemeli. Kulüp çalışanları futbolculardan uzak durmalı, maske takımına özen gösterilecek, tüm odalar dezenfekte edilecek.

7- OTELDE ODALARDA TEK KİŞİ KALACAK!
Otel sosyal mesafe açısına uygun olmalı. Kampa ziyaretçi kabul edilmeyecek. Herkes tek kişilik odalarda kalacak. Her koridorda kirli sepeti olacak. Mümkünse takım yemeklerini kulüp aşçısı yapacak. Otelin fitness salonu kullanılmayacak. Birden fazla otobüs ve ulaşım aracı olacak. En az 6 saat mesafelik deplasmanlarda takım otobüsü tercih edilecek.


TFF'nin açıkladığı protokolde maç sırasında statların güvenliği de önemli bir yer tutuyor. Protokolde herkesin bulunacağı yerler belirtilirken maç önü ve maç sonrası için de kesin kurallar mevcut.

8- HAKEM MAÇA KADAR MASKESİNİ TAKACAK!
Top toplayıcı çocuklar 2 metre mesafede duracak. Eldiven ve maske takacaklar. Her iki takımın ve hakemlerin stada girişlerinde 15 dakika zaman aralığı olacak. Soyunma odasında destek ekipleri maske takacak. Hakemler stada giriş esnasında ve sahaya çıkana kadar maske kullanacak. Statta yemek ve içecek servisi yasak.

9- BASINLA 4 METRE ARA ŞARTI
Tüm medya mensupları maske takacak. Yayıncı kuruluş 50 kişi ile statta olabilecek. Maksimum 12 foto muhabiri 20 gazeteci, 8 kameraman akredite olabilecek. Gazeteciler oyunculara 4 metreden fazla yaklaşamayacak. Gazeteciler kendi yiyeceklerini getirebilecek. Basın toplantısına gireceklerin sayısı kısıtlanacak. Basın mensupları maç saatinden en az 30 dakika önce stada girecek. İmkânlar el vermiyorsa sosyal mesafeyi korumak için röportajlar 2 metrelik mesafeyi oluşturacak ayaklı veya çubuklu mikrofonlar ile yapılmalı.

10- KULÜBEYLE GOL SEVİNCİ YOK TÜM HAKEMLERLE MESAFE EN AZ İKİ METRE OLACAK!
Maç öncesi tokalaşmak, takım fotoğrafı vermek yasak. Gol sevinçlerinde kulübeye koşulmayacak. Maç esnasında futbolcular ve teknik ekip hakeme 2 metreden daha fazla yaklaşamayacak. Yedek kulübesi sosyal mesafeli olacak. Topa eldivensiz dokunulduğunda top dezenfekte edilecek. Sahadaki oyuncu ve yedek kulübesindeki herkesin ayrı su şişesi olacak ve bunları da malzemeciler yerine herkes kendisi taşıyacak Yedek kulübesine el dezenfektanı yerleştirilecek. Saha kenarındaki herkes maske takacak. Statlar maçtan sonra da dezenfekte edilecek. Soyunma odalarına girerken de herkesin arasında en az 2 metre mesafe olacak.

FUTBOL, FUTBOL OLMAKTAN ÇIKIYOR
SONUÇ:
Okuduğunuz satırlardan sonra eminim ki siz de aynı şeyi düşüneceksiniz… Futbol Nasıl Oynanmaz Protokolü! Neden… Bunu yazanlar da biliyorlar ki, Türkiye'de maçlarda özellikle alt ligleri bir tarafa bırakın 4 büyüklerin bile bu maddeleri hayata geçirmeleri imkânsız… Bu kuralları uygulayacak lojistik imkânlar yok. Statlarda nasıl oluşacak merak ediyorum. Bu kurallar uygulanırsa futbol futbol olmaktan çıkar. TFF'nin öneri dediği ve sorumluluk almadığı bu protokolü kim denetleyecek. TFF'nin bu altyapısı var mı? Yaptırım yok. Zaten ısrarla vurgulanan: "Biz sorumluluk almayız, her şey kulüplere ait…Bol bol test yaptırın. Sonuçlarına göre hareket edin." Zaten bunu kimse uygulamaz. Sadece kafalar karıştırılmış. En iyisi liglerle ilgili bir karar hemen verilsin. Onun da sorumluluğu federasyonda olsun.

12 Haziran ikilemi!

FUTBOL Federasyonu'nun, liglerin 12 Haziran'da başlayacağını resmen ilan etmesiyle, tartışmalar da arka arkaya gelmeye başladı. Şimdi hem gelinen noktayı özetleyelim hem de tartışmalara madde madde bakalım:
1- Futbol Federasyonu ligleri oynatmayı istiyor… Hem UEFA'nın baskısından hem de Kulüpler Birliği toplantısında genel olarak bu karar oluştu. Bazı kulüplerin bir numaralı sorunu ligi bitirmek değil, yayıncı kuruluştan gelecek para… Kaderlerini bu para tayin edecek..
2- Koronavirüs testlerini yaptıran takımlardan her gün haberler geliyor. Çoğunluk negatif ama pozitif vakalar da var.. Dün bunlara Beşiktaş ve Sancaktepe eklendi. Beşiktaş'taki durum hem bir personel hem de oyuncu… Bu şu demek; Ümraniye Tesisleri'nin 14 gün karantinaya alınması gerek. İdman yapamaz. Beşiktaş çalışmaya başlayalı 10 gün oldu.. Testler yeni yapıldı.. Bundan sonrası muamma. Aynı şey Fenerbahçe için de geçerli. Orada da bir çalışanda pozitif vaka çıktı.. Samandıra da sıkıntılı..
3- Genel olarak ülkemizdeki vaka sayısı sıfıra düşmediği sürece biz bu haberleri almaya devam edeceğiz. TFF de bunu biliyor. Kimsenin uygulamayı başaramayacağı 222 maddelik 'Futbola Dönüş' protokolü hazırladılar. Ben şu ana kadar "Biz bunu dört dörtlük uygularız" diyen bir kulüp duymadım. Duyamayız da.. Rapor süper ama..
4- Sivasspor Teknik Direktörü Rıza Çalımbay 12 Haziran'ın erken bir tarih olduğunu ağustosta oynamaları gerektiğini söylüyor. Nasıl olacaksa.. Aynı kulübün başkanı Mecnun Otyakmaz farklı düşünüyor. Teknik heyetler ile yönetici kadrolar arasında bile fikir ayrılıkları var. Bu her kulüpte var..
5- Yayıncı kuruluş, 12 Haziran açıklamasının ardından hiçbir resmi açıklama yapmadı. Liglerin oynanmasını istiyorlar mı istemiyorlar mı? Benim düşünceme göre maçların başlamasını istemiyorlar. Rakam 500 milyon TL den fazla.. Maçlar oynanmazsa para kasada kalır. Bu kâr demektir.
6- Federasyon, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın "Sorumluluk TFF'de" açıklamalarına rağmen topu ısrarla Bilim Kurulu ve Sağlık Bakanlığı'na atıyor. Eğer bakanlık ve Bilim Kurulu üyeleri "Biz sorumluluk almayız" diyorlarsa TFF de satranç oynamamalı! Sonuç; 12 Haziran'a daha çok var… Önümüzdeki günlerde ne olacağını kestirmek mümkün değil. Hem de hiç..

Galatasaray camiası!
GALATASARAY Başkanı Mustafa Cengiz, ağır bir beyin ameliyatı geçirdi… Kendisi yoğun bakımda.. Bir kez daha buradan geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Her şey son bir haftada gerçekleşti. İnsan hayatı sürprizlerle dolu. Galatasaray camiasının ileri gelenleri, eski yöneticileri, başkanları, divanı... Genelde son yıllarda G.Saray ile ilgili birçok konu hakkında demeçler veriyorlardı ama ben birkaç kişi dışında sayın Başkan'a dair bir paylaşım göremedim. Bir satır iyi dilek de! Diğer takımlarda da böyle mi olurdu acaba!

Bugün anneler günü...
BUGÜN anneler günü. Sokağa çıkma yasağı nedeniyle çoğu insan ailesiyle sıklıkla yüz yüze görüşemedi. Bir de benim gibi annesiyle ayrı şehirlerde yaşayanlar var. Buradan hem annemin hem de tüm annelerin gününü kutlarım.

Atiba 38’de de kralını oynar!

Futbolda artık Koronavirüs öncesi ve sonrası var. Transferde de öyle olacak. Normal şartlarda 87 doğumlu, 33 yaşına girmiş Arda Turan'ın bu saatten sonra Galatasaray'a dönmesinden bahsedilemezdi. Şimdi yüksek ihtimalle Arda Turan Galatasaray'a dönecek. Yine normal şartlarda 37 yaşındaki Atiba'ya teşekkür plaketi verilir, hatta heykeli dikilir, gelecek sezon forma verilmezdi. Ama bu transfer döneminde bu tür hamleler yapılır. Atiba da gelecek sezon Beşiktaş'ta krallar gibi oynar. Keşke her profesyonel futbolcu onun gibi olsa. Bu yoklukta bonservisi cebinde olan oyuncular büyük takımlarda şans bulabilir. Arda Turan yüksek ücret almadan niye oynamasın Galatasaray'da?

HARCANACAK PARA-GELİR YOK
Bütün bunlar aslında yeni transfer döneminin çöken futbol ekonomisinin getireceği hamleler. Futbol gerçeğinde doğrular değil ama hayatta bugün ayağını yorganına göre uzatma fikri önemli. Harcanacak bir para da yok gelir de. Durum ortada. Son toplantıda kulüpler, Gençlik Spor Bakanı'ndan maddi yardım talebinde bulunurken vergilerin de tekrar yüzde 15'e çekilmesi için yardım istediler. Bunu da hatırlatalım arada.

5-6 GENÇLE ÇIKMAK HAYALCİLİK
Bir yanda bunlar olurken diğer yanda gençler ne olacak? Şimdi yine bir altyapı hikayeleri çıktı. Bir kere gençler avantajlı onu belirtelim. Fizik olarak iyi durumda iseler o formayı kaparlar. Ama üst düzey futbolda illa da 'Genç oynatacağım' diye bir şey yok. Şu virüs günlerinde genç futbolcular daha çok şans bulabilirler. Ama bütün teknik adamların üzerindeki hedef, baskı şampiyonluk üzerine! "Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe 5-6 genç oyuncuyla sahaya çıksın" demek hayalcilikten öte bir şey değildir. Hiçbir teknik adam buna cesaret edemez. Yapabilen de 2-3 oyuncuyu 11'e koyabilir. Mesela Trabzonspor bunu kısmen yapıyor. Gidecek oyuncuların yerine takımlar büyük ihtimalle transfer yapamayacak. Bu fırsattır. Ama önemli olan da o formayı kapmaktır.

GEÇMİŞ OLSUN SAYIN BAŞKAN
Galatasaray Kulübü Başkanı Mustafa Cengiz'in rahatsızlığını büyük üzüntüyle öğrendik. Sevgili Başkan'a şifalar dilerim. Görevi boyunca çok stresli günler, anlar ve saatler yaşadı. Çoğu da ne yazık ki kendi camiası içinden kaynaklandı! Yönetimden indirilmek için her yol denendi. Böyle bir ortamda insanın yıpranmaması, hastalanmaması mucize olurdu. İnşallah Sayın Cengiz sağlığına bir an önce kavuşur. Çok geçmiş olsun.