CANLI
SKOR
Levent Tüzemen

Levent Tüzemen

Futbolun adaletsizliği

G.Saray sezon rekorunu kıracağı pozisyonları ilk 45'te Kayserispor'a karşı buldu. Maçı izlemeyenlere ekranı durdurup "Bu pozisyonda ne oldu?" diye sorsak çoğunluğun cevabı "Gol" olur.. Emre Akbaba'nın karşı karşıya kaldığı pozisyon ile Donk'un direkten dönen kafa vuruşu hariç Galatasaray'ın Feghouli, Emre Kılınç ve Diagne ile girdiği pozisyonlarını hepsini Lung kurtardı. Büyük maçlarda devleşen Lung tek başına Galatasaray ataklarına resmen kafa tuttu. Galatasaray pas oyununda maça öyle bir ağırlık koydu ki; Kayserisporlu oyuncular sadece gol yememek için direndi ve çok adamla derin bir savunma yaptı.
Emre Akbaba'nın oynamadığı sürede bazı yetenekleri körelmiş. 10'uncu dakikada Donk'un savunma arkasına attığı müthiş pası Akbaba düzelttikten sonra topu Lung'un üstünden aşırtmayı düşünseydi golü atardı ama tereddüt edince pozisyonu öldürdü. Oğulcan kendini sorgulamalı çünkü maç boyu ürkek, tedirgin ve etkisizdi. Feghouli arkadaşlarını lider gibi yönetti, pozisyona girdi, etkili paslar attı. G.Saray'ın çok üstün oynadığı bir maçta golün penaltıyla gelmesi ilginçti. Muğdat'ın ceza alanı içinde Linnes'e kontrolsüz yaptığı faulü eğer VAR olmasaydı gözden kaçardı. Linnes'in çalışkanlığına baktığımızda performans olarak Omar'ın önünde. Fatih Terim'in gol sonrası oyuncu değişikliklerine gitmesi bence aceleci oldu. Ama kaçan galibiyeti buna değil futbolun adaletsizliğine bağlamak gerekir. Maç boyu G.Saray kalesine tek isabetli şut atan Kayseri'nin bulduğu golle 1 puanı aldı. Futbolda bu tur kazalar vardır ama G.Saray güçsüz rakibine karşı onca girdiği pozisyonları değerlendiremeyince kaderine razı oldu.

Tuzağa düştü

Fatih hocanın maç öncesi şu iki sözü dikkatimi çekti: 1-Bazı oyuncular hiç durmadan oynadı. Fiziğimizi ekonomik olarak kullanabiliriz. 2-Sorgulanmayacak bir şey, o da benim tercihim. Kasımpaşa sezon başından beri yaslanarak oynuyor ve rakiplerini kontratak silahıyla yıpratıyor. G.Saray geniş alanda oynayınca Kasımpaşa'nın hücum tuzağına düştü. G.Saraylı oyuncular fizik güçlerini ekonomik olarak kullanmayınca sürekli hızlı hücum eden Kasımpaşalı oyuncuları yakalamak için sürekli geriye koşmak zorunda kaldı. Taylan-Etebo ikilisinin mücadele etmekten, rakipleri kovalamaktan hatta boğuşmaktan dilleri dışarı çıktı. Belhanda, Arda, Diagne, Feghouli takım savunmasına destek olmadı. Özellikle Galatasaray'ın etkili olacak hücumlarında Belhanda-Feghouli'nin çevre kontrolü yapmadan birbirleriyle şova dönük paslaşmaları arkadaşlarına karşı yaptıkları saygısızlıktı
Sezon başından beri Terim tüm değişiklik hamlelerini yerinde yaptı. Kasımpaşa maçına gripten yeni çıkmış Arda ile Rangers maçının iki kötüsü Belhanda-Feghouli ikilisiyle başlamak bir tercih hatasıydı. Omar'ın kanadını Yusuf dağıttı, Feghouli yardıma bile gelmedi. Yusuf da haftanın golüne aday bir vuruş yaparak kaleci Fatih'i avladı. Peki; Fatih hocam 2. yarı ne yaptın? Devre arası üçünü de oyundan aldın ve Emre Kılınç, Babel ve Falcao'yu sokup ikili forvete döndün. Bu değişikler hareket, hız getirirken dengeli hücum etmesini sağladı. Özellikle Babel'in getirdiği toplar Galatasaray adına tehlike yarattı. Falcao, son vuruşlarda etkisizdi. Terim, ilk 11'i değişiklik yaptığı oyuncularla yapsaydı, Galatasaray daha etkili olurdu. Eğer Yusuf Erdoğan, Galatasaray'da olsaydı maçı Kasımpaşa farklı kaybederdi. Çünkü Galatasaray'ı rakip sahaya hızlı götürecek oyuncusu yok. 33 yaşındaki Arda, bitik Diagne, motivasyonu kaybolmuş Feghouli ile hızlı hücum edemezsin.

Fırsat kaçtı

Fenerbahçe savunmasını ve orta alanını hem kalabalık hem de birbirine yakın tutunca Galatasaray'ın Arda- Emre-Falcao-Belhanda-Feghouli beşlisinden oluşan hücum hattı "ezber pas" senaryolarını sahaya yansıtamadı. Lemos ile Altay riskli paslar yapmasına rağmen Fenerbahçeli oyuncular çok dikkatli oynamaya ve Galatasaray'a geniş alan bırakmamaya dikkat ettiler. Fenerbahçe "önce savunma, sonra hücum" anlayışıyla oynadı.
Galatasaray, bireysel beceriler doğrultusunda 3 net pozisyon buldu. Arda'nın ve Linnes'in vuruşlarında doğru yer tutan Altay önemli kurtarışlar yaptı. Özellikle kazanılan frikikte topun başına Falcao'nun geçmesi hataydı. O frikiği sol ayaklı Emre Kılınç kullanmalıydı.
Galatasaray orta alanda Fenerbahçe'ye tam üstünlük kuramadı çünkü Gustavo-Ozan ikilisinden Taylan çok baskı yedi.
Galatasaray orta sahası ikinci yarının başında Fenerbahçe'yi karşılamakta zorluk yaşadı. Luyindama- Marcao ve Taylan üçlüsü kritik pozisyonlarda doğru hamlelerle Fenerbahçe ataklarını engelledi. Terim oyuna geç müdahale etti. Etebo'nun Arda'nın yerine daha erken oyuna girmesi gerekirdi. Falcao da Fenerbahçe defansı arkasında kayboldu, Feghouli'de yorgunluk vardı ve final paslarında etkisiz kaldı.
Fenerbahçe takım olarak iyi mücadele etti, direnç gösterdi. Özellikle kaleci Altay net 5 gol pozisyonunu kurtardı. Eğer Terim oyuna Etebo- Taylan ikilisi ile başlamış olsaydı, Gustavo-Ozan-Sosa üçlüsü bu kadar rahat hareket edemezdi. Galatasaray bir derbide beklenenden çok daha fazla pozisyona girdi. Ancak son vuruşlarda Arda, Linnes, Feghouli etkisiz kaldı. Büyük bir derbide bu golleri atacaksın. Fenerbahçe'nin ana hedefi kaybetmemekti. Caner'in, Gökhan'ın Gustavo ve kaleci Altay'ın mükemmel oyunları diğer oyunculara itici güç oldu. Sonuçta Galatasaray fırsat kaçırdı, iyi direnen Fenerbahçe derbiyi kaybetmedi.

Dört nokta atışı

Başakşehirli ve Galatasaraylı oyuncular futbol oynamayı tercih edince mücadelesi yüksek, kıran kırana bir maç izledik. Kadro istikrarı adına Fatih Terim, Gaziantep'i yenen takımı bozmadı ve doğru yaptı. Çünkü yeni oyuncuların istikrar adına her zaman birbirleri ile oynama alışkanlığına ihtiyacı vardır. Demba Ba'nın yaptığı penaltı sonrası oyunun direksiyonunun başına Galatasaray oturdu. Başakşehirli oyunculara topu kullanacak geniş alan bırakmadılar. Önde yapılan baskı ve ilk toplara müdahale etme isteği Galatasaraylı oyuncuların maçta üstünlüğü ele geçirmelerini sağladı. Başakşehir'in yakaladığı pozisyonlar Galatasaraylı oyuncuların bireysel hatalarından kaynaklandı.
Luyindama çok güçlü bir stoper ama laubaliliği bırakmalı. Terim'in sisteminin şifrelerinden biri olan Marcao'yu Galatasaray yarışta kalmak istiyorsa satmamalı. Bu iki oyuncu geriden akıllı top kullanıyorlar. Özellikle Marcao kademelere doğru giriyor. Başakşehir gibi gövdeli orta sahaya rağmen tek Taylan ile mücadele etmek yürekli bir davranıştı. Eğer Feghouli ve Arda biraz daha fiziksel olarak güçlü olsaydı Galatasaray skoru erken arttırabilirdi.
Okan Buruk'un çift forvete dönmesi Galatasaray'da bir sarsıntı yaratsa da Terim'in biri zorunluluktan olmak üzere yaptığı 4 değişiklik tam bir nokta atışı idi. Falcao, Arda ve Feghouli yorulmuşlardı, Babel,Diagne ve Etebo Galatasaray'a dinamizm kazandırdı. Özellikle Belhanda'nın attığı golde Diagne ve Babel'in payı çok büyüktü. Terim'in, Galatasaray'da yeniden oluşturduğu sistem hazırlık maçları dahil her 90 dakika daha iyiye giderek çalışıyor. Uzun lig maratonunda kulübesi zengin olan ayakta kalacak. Galatasaray'ın sadece oyunu ve sistemi parlamıyor, kulübesi de ışıldıyor.
Son sözüm Taylan Antalyalı'ya... Tırnakları ile formayı kapan Taylan'ın çalışkanlığını alkışlıyorum…

Kadro avantajı

Galatasaraylı oyuncuların ilk yarım saatte önde basan, sahanın her yerinde baskı uygulayan ve Bakü'ye hücum etme fırsatını vermeyen oyunu göz kamaştırıcıydı. Ömer Bayram-Saracchi- Babel üçlüsü solda oluşturdukları pas üçgenleriyle hücum zenginliği yarattı. Ömer'in rakip arkasına yaptığı koşular tehlikeli atağa dönüştü. Linnes sağdan yaptığı birdirmelerle etkili oldu. 30 dakikalık süreçte Galatasaray bir topu direkten dönen Diagne ile golü buldu. Gol öncesi Linnes'in hızlı atağa çıkışı ve ölçülü ortası mükemmeldi. İyi oyununun yanında Bakü'nün etkisiz kalması başta Belhanda olmak üzere tüm takımı "Biz bu maçı rahat kazanırız" rahatlığına itti. Galatasaraylı oyuncuların rehaveti Bakülü oyuncuları cesaretlendirdi ve pozisyon üretmelerini sağladı. İkinci yarının başında gelen Neftçi golüne eğer Galatasaray Luyindama ile çabuk cevap vermeseydi ciddi sıkıntı yaşayabilirdi.

LİNNES TAKIMIN JOKERİ
Terim'in 4-1-4-1 düzeninde orta sahanın kontrolünü Galatasaraylı oyuncular tamamen Taylan'a bırakmışlar ve yardıma bile gelmiyorlar. Taylan koşacak, top kazanacak, rakiple boğuşacak, pas dağıtacak... Taylan'a destek şart. Galatasaray'da golcüler yeni sezona 2'şer golle başladı. Falcao'dan sonra Diagne de iki gol attı, Luyindama'nın golü öncesi tehlikeyi başlattı. Diagne'nin fırsat türü ikinci golünde Bakü kalecisi Mammadov'un hatası vardı ama Emre Kılınç'ın takipçiliği, çabukluğu ve egoist davranmaması çok önemliydi. Terim nihayet elini güçlendirecek ve rekabet yaratacak geniş kadroyu yakaladı. Belhanda hata yapınca Feghouli girdi, Emre yorulunca Arda görevi aldı. Önerim; joker oyuncu Martin Linnes takımda kalmalı.

Omar’ı bu maçta çok beğendim...

Bir oyuncuyu "Nokta transfer" olarak almak kıymetlidir. Mariano'nun koltuğuna oturan Omar'ı hayranlıkla izledim. Norveçli sağ bek hücuma çıkıyor, oyunu dikkatle takip ediyor, hücumdan savunmaya çabuk dönüyor, kademeye giriyor ve disiplinli oynuyor. Feghouli ile uyum yakaladığında Galatasaray'ın sağ kanadı Omar'ın katkısıyla hücum zenginliği yaşar.
Arda, Falcao, Emre, Belhanda, Feghouli ve Omar'ın teknik becerileri ve pas kaliteleri yüksek olunca Galatasaray oyuna hükmettiği gibi pozisyon üretmekte zorlanmadı. Galatasaray'ın ilk kez rakip kaleye bu kadar etkili ve bol şut attığını gördüm. Bir takım şut atmaktan korkmayacak. Arda'nın sürekli arkadaşlarını "Oraya oyna, buraya pas ver" diye uyarması birçok atağın çabuk başlamasını sağladı. Galatasaray'ın pas oyunundan keyif alan Falcao iki gol, bir asiste imza attı. Uzun aradan sonra coşkulu, sürekli pozisyon alan ve golü arayan bir Falcao izledik. Emre Kılınç büyük kazanç. Emre'nin topun dibine girerek attığı gol akıl ve kalite doluydu. Kolay golleri kaçıran Feghouli tekniğini zekasıyla birleştirdiğinde güçlü bir silah olduğunu gösterdi ve Falcao'ya attırdığı golün pasını da ölçerek verdi.
Terim'in Sarrachi ile Luyindama'yı basit oynamaları konusunda uyarması gerekiyor. Bu iki oyuncu riskli oynuyor. Özellikle Luyindama aşırı güvenden dolayı top kayıpları yapıyor ve rakibi karşılamada ağır kalıyor. Andre'nin attığı golde kolay çalım yiyen Luyindama'nın payı vardı. Golde üzerine gelen ve tokatlayamayan Fatih de hatalıydı. Galatasaray çok pozisyon harcadığı maçta farkı kaçırdı. Terim'in oyuncu değişikliklerinde zamanlaması yerindeydi. Bu galibiyeti abartmamak lazım. Galatasaraylılar, lige 3 puanla girmenin sevincini yaşamalılar.

G.Saray köstebeği bulmalı!

G.Saray'da menajerlere ödenen ücretlerle ilgili iddialar ortaya atıldı. Ne diyorsunuz bu konu hakkında?
G.SARAY'DA Omar ve Emre Kılınç transferleriyle ilgili belgeler ortada uçuşuyor. Yapılan algı operasyonuna göre menajerlere ödenen paraların yüksek olduğu söyleniyor. Hatta 'Bir yolsuzluk mu var' iddiası konuşuluyor. G.Saray yönetimi ile görüştüm, belgelerdeki ödemeleri doğruladılar. İki oyuncuyu da bonservis bedeli ödemeden aldıklarını söylediler. Futbolcuların da imza paralarının menajerler adına hesaba yatırılmak istendiğini vurguladılar. Bu bilgi beni kesmedi, tanıdığım birçok menajer ile de konuştum, birçok kulübün bonservis bedeli ödemediği oyuncularla ilgili bu uygulamaları yaptıklarını öğrendim. G.Saray yönetimi, menajerlere ödenen paraları gizlememiş ki… Naylon bir sözleşme yok ki… Burada sorun bu belgelerin kimler tarafından sızdırıldığıdır. Federasyonda bu sözleşmeyi bilen tam 22 kişi var. Bu kişiler, lisans sicil kurulunda, bölge müdürlüğünde ve federasyon yönetiminde bulunuyor. Bence G.Saray yönetimi bu köstebeği ortaya çıkarmalı ve mahkemeye başvurmalıdır.

Gaziantep maçı kolay olmayacak
Galatasaray sezona Gaziantep maçıyla başlıyor. Takım yeni sezona hazır mı?
G.SARAY dahil 4 Büyükler henüz ideal kadrolarını yakalayamadı. 5 Ekim'de transferin bittiğini düşünürsek oyuncu alımları sürecektir. G.Saray'ı Hatay maçının ilk yarısında beğendim. Ama takım hâlâ yüksek tempoda değil. Maç takvimine girdikten sonra gerçek G.Saray'ı göreceğim. Sezona galibiyetle başlamak önemlidir. Ancak Gaziantep pandemi döneminin flaş takımıydı. Kadroyu koruduğu gibi güçlendirdi. Ayrıca seyircisiz maç dezavantajını da göz ardı etmemek gerek.

Başkan Mustafa Cengiz Arda'yı çok beğenmiş
Arda Turan hem idman performansı hem de hazırlık maçlarındaki görüntüsüyle göze girdi. Sizce eski günlerine döner mi?
ARDA Turan'ı futbolu özlemiş olarak gördüm. A.Madrid'deki fit halini yakalamış. 33 yaşında olmasına rağmen Hatay maçında müthiş bir performans gösterdi. Savunmaya yardıma geldi, orta sahada top kazandı, arkadaşlarını hücuma çıkardı, attığı gol kalitesinin bir ürünüydü. Terim bence Arda'yı sol tarafta değil, forvet arkasında Belhanda'nın yerine kullanmalı. Çünkü Arda kuvvetli ve yere sağlam basan bir oyuncu. Falcao ile önlü arkalı oynadıklarında yapacakları duvar paslarıyla G.Saray'a hücum zenginliği kazandırırlar. Arda Turan'ı Başkan Mustafa Cengiz de çok beğenmiş. Arda G.Saray'ın saha içi lideri olacaktır.

İstikrarın önemi

FRANSA hariç birçok ülkede ligler başlamadan sezonu Milli maç ile açmanın sıkıntısını yaşadık. Şenol Güneş'in "Yarışırken değişimi de düşünelim" politikası Milli Takım'ın beğeni toplayan iyi oyununa olumsuz yansıdı. EURO 2020'ye giden kadro zaten Şenol Hoca'nın bir devrimiydi. 2019'da oynadığımız Fransa ve İzlanda maçlarındaki istikrarlı kadrodan sadece Merih, Çağlar, Umut Meraş, Kaan Ayhan, Hakan Çalhanoğlu ve Burak Macaristan'a karşı ilk on birdeydi. Uğurcan'ın kalesinde devleştiği maçın ilk yarısında Macarlar'a karşı oyun ve pozisyon olarak üstünlük kuramadık. Kadro değişimi sonucu oyuncuların birbirleriyle oynama alışkanlığının olmaması yüzünden akordu bozuk bir orkestraya benzedik. Macar kalesinde akılda kalan tek pozisyon bile üretemedik
Macarlar ise istikrarlı kadrolarıyla oynadı. Özellikle Bristol City'li Nagy, Mainz 05'li Szalai, Salzburg'lu Szoboszlai, FC Lugano'lu Holender ve Freiburg'lu Sallai koşu kalitesi, pas uyumu, hızlı hücuma çıkma konusunda göz kamaştırdılar. Macar oyuncuların oynadığı kulüpler şampiyonluk yarışında değiller. Üstelik aldıkları ücretler de el yakmıyor. Bizim kulüplerimiz maalesef Macar futboluna bakmayı akıl edemiyor.
Savunmadaki istikrara dokunmayarak doğru yapan Şenol Hoca keşke ilk milli maçta kadro istikrarını Macarlar önünde de sürdürseydi. Milli Takım'ın uyumsuz oyununu dengeleme adına Yusuf Yazıcı'yı ve İrfan Can Kahveci'yi oyuna almak yeterli olmadı. Yarışırken değişimi düşünmek için zamanlamayı doğru yapmalıyız. Enseyi karatmayalım. Yeni isimleri yapacağımız hazırlık maçlarıyla rekabet havuzunda harmanlayıp Milli Takım'ın parçası haline getirebiliriz. EURO 2020 elemelerinde oynadığımız oyunlarla alkışı hak eden bir unvanımız var. Şenol Hoca pazar günü deplasmandaki Sırbistan maçında istikrarı ön planda tutup kazanan kadroyu sahaya sürmelidir.

Ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol!

Dostlukları yapışık ikizler kadar güçlüydü. Yedikleri içtikleri ayrı gitmiyordu. Saha içinde ortak performansları bir elmanın iki yarısı gibiydi. Sivasspor'un başarısına iki ortak olarak büyük katkı yaptılar. Sözleşmeleri aynı anda bitiyordu. İkisi de tek bir kulüpte oynamak için söz vermişlerdi. Ve; o kulübün adı Galatasaray'dı.. Pandemi ile birlikte düşünceler değişti. Mert Hakan Yandaş, sarı-kırmızıdan vazgeçip sarı-laciverti tercih etti. İki canciğer ortak, bir anda birbirlerine rakip olacak kulüplere imza attı. Mert Hakan Yandaş Fenerbahçeli, Emre Kılınç da söz verdiği gibi Galatasaraylı oldu.

***

Söz uçar, yazı kalırmış. Şimdi zaman tüneline uzanıp 17 Nisan 2005 tarihinde pazar günü Hürriyet'in ekinde çıkan bir röportajı önemli içerikleriyle yazacağım. Röportajı Milano'da yapan; Sibel Arna.. Röportajı veren; İnter'de oynayan Emre Belözoğlu..
Emre şöyle diyor: "Türkiye'ye dönme fikri bana çok uzak. Galatasaray'da 5 sezon oynadım. Üst üste 4 kez lig şampiyonu olduk. UEFA Kupası'nı aldık, Süper Kupa'yı kaldırdık. Türkiye'de yaşanabilecek her türlü başarıyı yaşadığımı söyleyebilirim."

EMRE: G.SARAYLIYIM
Futbolu Fenerbahçe'de bırakan ve şimdi sportif direktörlüğe soyunan Emre Belözoğlu'na röportajda Sibel Arna, 3 kritik soru soruyor..
* ARNA: Fenerbahçe size transfer teklifinde bulundu mu?
* EMRE: Ben kimseyle görüşmedim. Ama Fenerbahçeli yöneticiler menajerim Ahmet Bulut'la görüşmüşler ve ciddi anlamda ilgileniyorlarmış.
* ARNA: Fenerbahçe camiası sizin gözünüzde nasıl bir camia?
* EMRE: Türkiye'nin dört büyük takımından biri. Ama ben Galatasaray'da çok güzel şeyler yaşadım ve Galatasaraylıyım..
* ARNA: Fenerbahçe'ye sempati duyuyor musunuz?
* EMRE: Hayır.. Galatasaray dışındaki hiçbir Türk takımına sempati duymuyorum. Beşiktaş, Trabzon ve Fenerbahçe hepsi benim gözümde bir..
Bu röportaj Emre ile Galatasaray'dan ayrıldıktan 4 yıl sonra yapılıyor. Baskı yok. Kurgu yok. Sorular ve cevaplar çok net.. Kendi ifadesiyle, "G.Saraylıyım. Fenerbahçe'ye sempati duymuyorum" diyen Emre'nin söylemlerine ve tercihlerine bakınca şimdi Mert Hakan Yandaş ile Emre Kılınç'ı "Gönül vermedikleri takımlara transfer oldular" şeklinde itibarsızlaştırmaya çalışmanın anlamı yok. Son yıllarda herhalde bu renk değiştirmelerin temelinde, "Benjamin Franklin" yatıyor! Mevlana'nın "Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol" sözü bazı futbolcularda ilgi görmüyor. Çünkü parayı kim daha çok verirse düdüğü o çalıyor.