CANLI
SKOR
İskender Günen

İskender Günen

Yakışmadı!

Antalyaspor'un baskısı ve de pozisyonlarla başlayan bir maç. Ama kritik üç tane pozisyonda Vitor Hugo'nun hamleleri var. Orta alanda Hamsik'in yokluğunda önemli sorunların olduğu bir gerçek. Çünkü Hamsik, takımin lideri ve oyunun temposunu ayarlayan bir isim. Abdullah Avcı savunmanın önünde Dorukhan ve Doğucan ile oyuna başladı. Trabzonspor'un yediği birinci gol de Doğucan'ın yaptığı pas yanlışından gerçekleşti. Sorun, orta alan ve de hücumda pas organizasyonunun oluşmaması. Nwakaeme'nin ayrılmasından sonra transfer edilen Trezeguet, henüz istenilen performansı sahaya yansıtmaktan çok uzak. Önde Cornelius-Djaniny, hücumda var olmaya çalışan iki isim ama orta alanda Bakasetas'ın daha fazla yardımcı olması gereken pozisyonlar var ki bir türlü gerçekleştirilemedi. Yenilen ikinci golde ise Vitor Hugo'nun zamanlamasından doğan penaltı ile gerçekleşti. 2-0'dan sonra oyun anlamında organizasyonu olan Antalyaspor karşısında Abdullah Avcı ilk yarı bitmeden iki değişiklik yapmak zorunda kaldı. Bu değişikliklerden sonra ise Abdülkadir Ömür'ün mükemmel pası, Djaniny ardından Enis Bardhi golü. 2-1'lik sonuç ikinci yarı için moral kondisyonu için önem taşır. İkinci yarı yapılan oyuncu değişikliklerinden sonra ise Bartra'nın direkten dönen topu, rakip alanda daha fazla oynanan oyun ve de 2-2'nin yakalandığı anlardan sonra ise Trezeguet'in hatasıyla yenilen üçüncü gol. Sorun, geçen sezon sizi şampiyonluğa götüren takım savunmasının yetersizliği… Futbolda sizi başarıya getiren en önemli gerçek sahaya yansıttığınız oyun anlayışı ve de takım birlikteliği. Uzun bir aradan sonra böylesi farklı bir sonuç Trabzonspor'a ne yazık ki yakışmadı.

Trabzon kazandı ama yetmez...

Ligin ilk maçı, oyun anlayışı ve oyuncu kalitesi açısından 2 takım arasında büyük farklar var. İstanbulspor sorunlarla dolu bir takım. Hem savunmada hem de hücumda büyük yetersizlikleri var. Dünkü görüntülere bakacak olursak Süper Lig'de işleri çok zor. Böylesi yetersizliklerle dolu bir takıma karşı Trabzonspor'un ortaya koyduğu oyunu olumlu olarak değerlendirme şansımız yok.
Cornelius'un duran toptan attığı golden başka da üretken bir yapının ortaya çıkması gerekirdi. Sahaya çıkan 11, ofansif ağırlıklı bir takım. Orta alanda Siopis mücadele gücü ile sivrilen bir isim. Abdülkadir Ömür ve Bakasetas ise oyunu yönlendirmesi gereken ve ofansif anlamda öndeki oyuncularla pas bağlantısını kurması gereken 2 isim. Ama her iki oyuncu da gerekli performansı bir türlü gösteremediler. Önde her iki kenarda da Trezeguet ve Edin Visca orta alandan gerekli paslar gelmediği için istenilen performansı sahaya yansıtamadılar. Abdullah Avcı orta alanda farklı bir tercih yapmak zorunda. Abdülkadir ve Bakasetas'ın birlikte oynadığı maçlarda önde üretkenlikten uzak bir yapı ortaya çıkıyor. Çünkü çok fazla ofansif oyuncuyla sahaya çıktığınız zaman, önde pas bağlantısıyla ilgili sorunlar yaşarsınız. Trabzonspor da üçüncü bölgede gol pozisyonu üretmekte zorlandı. Ligin ilk maçı, alınan 3 puan başlangıç anlamında çok önemli ama ortaya konan oyun henüz istenilen düzeyde değil.

Sen F.Bahçe’deki ‘FETÖ’cülere bak!

Güzel görüntülerle başlayan bir maç. Hataysporlu oyuncularının şampiyonluğu kazanan Trabzonspor'a alkışlarla yaptıkları jest… Bir sezon verilen emeğe duyulan saygı. Keşke herkes aynı duyarlılıkta olsa! Sayın Ali Koç'un açıklamalarını büyük bir üzüntü ile izledim. Önce bir tespit yapmak gerek. 4 yıldan beri büyük bir takımın başkanısınız ama başkanı olduğunuz takım başarısız. Bunda sizin herhangi bir suçunuz yok mu? Konuşmaların büyük bölümü bu sezona ait. İsmail Kartal, takımınızın başına gelmeden önce F.Bahçe'nin içinde bulunduğu durum ve de Trabzonspor'la aranızda olan puan farkı neydi? FETÖ'den her fırsatta söz ediyorsunuz. Acaba F.Bahçe takımının içinde bulunan FETÖ'cü oyuncularınızı neden gündeme getirmiyorsunuz? 4 yıldan beri başarısızlıklarınızı örtmek adına böylesi açıklamalar yapmak büyük takımın başkanına yakışmıyor. Sezon başından beri Trabzonsporlu oyuncuların ortaya koyduğu performansa saygı duymanız gerekmez mi? Yazık!
Hatay maçı, her iki takımın da farklı kadrolarla sahaya çıktığı bir karşılaşma. Bakasetas ile kaçan penaltı ve ardından Hatayspor'un girdiği gol pozisyonları… Bu maçta dikkatimi çeken ise Trabzon'da Murat Cem denen genç oyuncu… Eğer fiziksel anlamda temposunu artırabilirse takıma katkı yapabilecek yetenekte bir isim. 2. yarı yapılan oyuncu değişiklikleri sonrasında Trabzon kendi kimliği ile sahadaydı. Djaniny ile gol de geldi sonrasında. Berat'ı bu maçta çok beğendim. Çünkü mücadele gücü üst düzeyde. Aldığı topları da öne ve çabuk oynadı. Djaniny'nin golünde asistini yaptı. 90+4'te ise Diouf'un golü sonucu belirledi.

Trabzonspor’a çok yakıştı

Yıllardır vuslat hep başka baharlara kaldı. Her sezon şampiyonluk parolasıyla yola çıkıldı ama hayal kırıklıkları yaşandı. Trabzonspor özel bir takım. Özelliği ise İstanbul'un 3 büyük takımına karşı bir devrimi gerçekleştirmek. Ve bunu sayısız kere yapmasıydı.
Bu takımın bir futbol kültürü olduğu gerçeğini kimse yadsımamalı. Geçen sezonla başlayan ve bu sezonla devam eden doğru yapılanma ile istikrarlı bir süreç yaşandı. Sezon başından beri oynadıkları her maçta takım olma bilincini, kazanma azimlerini, coşkularını ve her şeyden önemlisi sorumluluk anlayışlarını sahaya yansıtan bir ekip olarak gördük. Şampiyonluğu kesinlikle hak ettiler.
Gösterdikleri performansa ve istikrarlı yapıya büyük saygı duymak gerekir. Taraftarıyla da sezon başından beri bir bütün halinde olan Trabzonspor'a bu şampiyonluk çok yakıştı. Başta Abdullah Avcı olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür etmek gerekiyor. Takımda her oyuncunun bugün gelinen noktada emekleri çok büyük ama bir oyuncu var ki şampiyonluğun gelmesinde en büyük payın sahibi. Bu isim kaleci Uğurcan Çakır. Bunu dün kurtardığı penaltıyla bir kez daha gösterdi. Yıllardır özlemle beklenilen bu şampiyonluk bugün doya doya yaşanmalı ama Trabzonspor'un bir büyük takım olduğu gerçeğini düşünerek sorumluluklarının daha da arttığını söylersek herhalde yanlış olmaz. Çünkü bu takımın tarihinde şampiyonluklara çok fazla ara verilmez. Dünkü görüntü Trabzonspor'u büyük olarak görmeyenlere ve şampiyonluklarını kabul etmeyenlere herhalde büyük bir ders olmuştur.

Bir puan kazanç

Dört haftadır galibiyete hasret bir takım… Kayıp 9 puan… Kendi sahasında Karagümrük maçında hedef mutlak 3 puandı. Gaziantep maçından farklı bir 11 vardı sahada. Nwakaeme ve Abdülkadir Ömür yok... Bakasetas ile Cornelius 11'deydi. İlk 45 dakikalık sürede Trabzonspor'un futbol adına olumlu görüntüleri çok azdı.
Fatih Karagümrük merkezi çok iyi kapattı. İki kenarda da Trabzonspor'a organize olma olanağı vermedi. Hücumda ise Karagümrük çok yetersizdi. Trabzonspor böyle olunca tempoyu da arttıramadı, oyunun yönünü çabuk değiştirmeyi düşünmedi ve kenarlardan adam eksilten hücum girişimleri oluşmadı. İlk yarının son dakikalarında Karagümrük'ün önemli oyuncularından Lucas Biglia'nın mükemmel frikiğinden gol geldi.
İkinci yarı Yusuf Erdoğan ve Cornelius'un yerine Nwakaeme ile Abdülkadir Ömür oyuna dahil oldu. Dorukhan, Vitor Hugo'nun yanına geldi. Denswil maçın başındaki sol bek pozisyonuna geçti. İlk yarıya göre daha fazla rakip alanda görünen özellikle Nwakaeme'nin bireysel becerileriyle getirdiği toplarla pozisyonlar üretilmeye başlandı. Hamsik'in mükemmel pası ve ardından Hugo ile beraberlik golü geldi…
1-1'den sonra Karagümrük'ün hücumda üç kez çok etkili girişimleri oldu. Birinde top direkten geri döndü. Trabzonspor adına bana göre en büyük şans bu maçta Karagümrük'te Emre Mor ve Jimmy Durmaz'ın olmamasıydı. Trabzonspor'un son dört maçı şampiyonluk yolunda kayıp gibi görünse bile alınan bir puan kazanç olarak yorumlanabilir.

Bir kaleci Uğurcan bir de Siopis!

Muhteşem bir atmosfer... Etkilenmemek mümkün değil. Trabzonspor 11'inde hücum ağırlıklı oyuncular fazlaydı. Beşiktaş ise yeni bir teknik adam ve yeni bir oyun anlayışı ile sahadaydı. Maçın başlamasıyla birlikte Beşiktaş'ın önde yaptığı pres, kaptığı toplar ve öne çabuk oynamaya çalışan bir yapı içerisinde olduğunu gördük. Trabzonspor'da böyle bir oyun anlayışı karşısında sorunlar öne çıktı. Bunda en büyük etken orta alan yetersizliği. Önde hücum ağırlıklı oyuncularınız varsa rakip alanda daha fazla kalmanız gerekmekte. Fakat önde çabuk top kayıpları olduğundan geri dönüşlerde de zaaflar ortaya çıktı ve Beşiktaş rahatlıkla hücum girişimlerinde bulundu. Orta alanda Siopis, tek başına maç süresince büyük bir mücadele gösterdi ve takımını ayakta tutmaya çalıştı. İkinci yarı Cornelius'un oyuna girmesinden sonra Ersin'in yaptığı hatadan kaynaklı gelen golden sonra beklentilerin uzağında bir Trabzonspor vardı. Bir türlü organize olamadılar. Kopuk kopuk oynamaya çalıştılar. Özellikle savunmanın sol kenarında oynayan Puchacz, maç süresince büyük hatalar yaptı. Rosier ve Ghezzal birlikteliği ile Trabzonspor'un sol kenarını çok iyi kullandılar. Kazandıkları penaltı ve kaçan golün ardından Rosier'le gelen Beşiktaş'ın beraberlik golü... Bu maçta Beşiktaş, Trabzonspor'a göre daha organize görüntüler ortaya koyan takımdı. Trabzonspor'da ise beklentilerin uzağında olan oyuncular vardı. Böylesi büyük maçta her ne kadar futbol takım oyunu olsa da yetenekli oyuncu performansları büyük önem taşır. Beklentileri karşılayan iki isim ise kaleci Uğurcan ve Siopis'ti.

Abdullah Avcı ikinci yarıda çözdü

Maçta iki ayrı devre, iki farklı oyun izledik. Her iki takım için de oyunda gitgeller çok fazla oldu. İlk yarı kendi oyun anlayışı dışında bir Trabzonspor vardı sahada. Sorun orta alandaydı. Dorukhan'ın yokluğunda teknik direktör Abdullah Avcı; Bakasetas, Abdülkadir Ömür ve Siopis'ten oluşan bir orta alan kurgusuyla sahaya çıktı. Böyle yumuşak ve dirençsiz bir orta saha ile gördük ki Kayserispor, doğru bir oyun anlayışı ile çok rahat hücum girişimlerinde bulundu. Trabzonspor'un çıkarken kaptırdığı toplarda sol kenardan Onur'la çok rahat ataklar geliştiren Kayserispor, ilk yarıyı 2-0 önde kapattı. Trabzonspor hücumda da üretkenlikten çok uzak bir görüntü çizdi.
Abdullah Avcı ikinci yarıya başlarken oyuncu değişiklikleri yaptı. Maçı çözen isim Djaniny oldu. Çünkü her ne kadar rakip çok fazla kendi ceza alanı içinde oyunu kabul etse de böyle bir rakibe karşı orta alanda adam eksilten oyuncu, farklı bir katkı sağlar. Djaniny önce birinci golün hazırlayıcılığını yaptı, ardından ikinci golde Nwakaeme'nin asistiyle beraberliği getiren isim oldu. 2-2'den sonra Kayserispor'un oyuncu değişiklikeri geldi.
Bu bölümde Trabzonspor'un direkten dönen iki topu, Kayseri'nin ise girdiği iki net gol pozisyonu var. Ama her zaman belirttiğim gibi sonucu belirleyen futbolda 'anlar'dır. Oyunun son dakikalarında kazanılan penaltı ve ardından gelen üçüncü gol... 2-0'dan sonra ortaya konulan mücadele gücü ve kazanma azmi gerçekten bir büyük takıma yakışan görüntüydü.

Trabzonspor ve diğer takımlar

Alanyaspor kağıt üzerinde zorlu bir deplasman takımı. Fakat rakip Trabzonspor ise zor olan şey bir anda kolaya dönüşüyor! Maçın başlangıcında Alanyaspor'da sorunlar dolu. Özellikle kaleci ve savunmasının yaptığı hatalar öne çıktı. Topla birlikte savunmadan çıkarken Dorukhan'ın yaptığı pres ve Nwakaeme ile gelen gol. Ondan sonra Cornelius'un kaleciden dönen topu, yine Nwakaeme'nin ayağından gelen ikinci gol. Zorlu bir deplasmanda 2-0'lık bir sonuç ve ardından oyunu istediği gibi yönlendiren, coşkusunu sahaya yansıtan bir Trabzonspor. Orta alanda Siopis ve Dorukhan mücadele gücü çok yüksek oyuncular… Rakipten kaptıkları kritik topların hepsi atak girişimi olarak gerçekleşti. İlk yarı önce Cornelius ardından Dorukhan ile çok farklı bir sonuç ortaya çıktı. Dün bir gerçeği daha gördük ki; bu sezon Süper Lig'i Trabzonspor ve diğerleri olarak yorumlamak gerek. Abdullah Avcı öyle bir takım yapılanması gerçekleştirdi ki rakip kim olursa olsun sahaya çıkan 11 ve ardından oyuna giren diğer oyuncular, bir takım birlikteliği içerisinde verilen görevi en iyi şekilde yapıyor. Paylaşma duygusu yüksek bir mücadeleyi sahaya yansıtıyorlar. Bu da başarıyı getiren en büyük etken olsa gerek. Sistemi oturmuş, istikrarı yakalamış, gerek oyun anlayışı gerekse bireysel becerileri yüksek kadro zenginliğiyle bundan sonraki haftalarda da kendisine gerekli puanları rahatlıkla alabilecek ve beklentileri karşılayabilecek bir Trabzonspor gerçeğiyle karşı karşıyayız. Oynanan oyundaki farklı sonuç bu gerçeğin en büyük göstergesi.

Nwakaeme üretkenlikten uzaktı!

Sahadaki oyun her ne kadar önemli olsa da 3 puan almak çok daha fazla değerli. Çünkü her geçen hafta sezonun boyu kısaldıkça, oynanan oyundan çok sizin aldığınız 3 puan şampiyonluğa yaklaştırıyor. Her maçın kendi içinde zorluğu olduğu bir gerçek. Rakip Kasımpaşa ise oynadığı son 5 maçta 15 puan alma başarısını gösteren bir ekip. Trabzonspor'da Bakasetas ve Hamsik yoktu. Özellikle Hamsik bu takım için olmazsa olmaz bir isim. Orta alanda organizasyonu sağlayan bir takım lideri. Olmadığında ise sorunların oluşması normal.Siopis ve Dorukhan'la başlanan bir oyun. Kasımpaşa gibi bir rakip karşısında orta alanda yapılan pres ve Dorukhan'ın Visca'ya yaptığı asist... Ardından böylesine zorlu bir maçta öne geçen taraf Trabzonspor. 1-0 öne geçmek moral ve motivasyonu artırma açısından büyük önem taşır. Fakat kendinden çok şey beklenen oyuncu performansları da sonuç ne olursa olsun büyük önem taşır. Nwakaeme gibi Trabzonspor için önemli bir ismin üretkenlikten uzak olması, Abdülkadir Ömür'ün 1-2 pozisyondan başka önde beklenenden uzak yapısı, üretkenliğin en önemli sorunlarının başında geldi. Visca attığı golden başka savunma görevlerinde de iki kritik pozisyonda öne çıkan isim oldu. Savunmanın ortasında görev alan Denswil ise bu maçın yaptığı kritik müdahaleleriyle öne çıktı. Ligin en formda takımlarının başında gelen Kasımpaşa'nın dünkü mücadelesini gördükten sonra alınan 3 puan şampiyonluk yolunda büyük önem taşımakta. Mücadele gücü yüksek her iki takımın da ortaya koyduğu oyun, herhalde izleyenlere heyecan dolu bir maç seyrettirmiştir diye düşünüyorum.

Başrol Uğurcan’ın

Bazı maçlar var ki oyun bazında istediklerinizi yapamazsınız. Ama futbolda anlar vardır. Aynen dün olduğu gibi. Önce Uğurcan'ın kurtardığı iki kritik pozisyon ve ardından yakaladığı tek fırsatı değerlendiren Bakasetas ve Taylan'ın hatası ile Visca'nın mükemmel vuruşuyla gelen ikinci gol... Ve Uğurcan'ın uzatmada kurtardığı bir top daha... Fakat maçın genelini düşündüğümüzde Trabzonspor'un beklenenden uzak bir oyun ortaya koyduğu gerçeği var. Maçın ilk yarısında baskı altında kaldılar. Orta alanda Berat pozisyon almada ve pas bağlantısı anlamında yetersizdi. Orta sahada oluşan sorunlardan başka önde Visca, Nwakaeme, Bakasetas ve Cornelius'un istenilen düzeyde olmadıklarını gördük.
İlk yarıyı Trabzonspor adına büyük bir hayal kırıklığı olarak değerlendirmek gerekiyor. İkinci yarıda ise yapılan oyuncu değişiklerinden sonra rakip alanda daha fazla topla oynamaya çalışan bir takım izledik. Cornelius ve Ahmetcan Kaplan ile yararlanılamayan iki gol fırsatından sonra ise Bakasetas ile gelen beraberlik golünü gördük. Ve Visca'nın kaliteli vuruşu ile gelen üç puan...
Oynanan futbol her ne kadar istenilen düzeyde olmasa da bu maçta alınan üç puan Trabzonspor için büyük önem taşıyor. Bu maçın üç puanla sonuçlanmasında en büyük pay ise bana göre kaleci Uğurcan'dır... Karşılaşmanın son anlarında yaptığı mükemmel kurtarışlarla takımına hayat verdiğini düşünüyorum.
Hakem Karaoğlan gördüğünü çaldı, iyi maç yönetmeye çalıştı.