CANLI
SKOR
İskender Günen

İskender Günen

Bir puan kazanç

Dört haftadır galibiyete hasret bir takım… Kayıp 9 puan… Kendi sahasında Karagümrük maçında hedef mutlak 3 puandı. Gaziantep maçından farklı bir 11 vardı sahada. Nwakaeme ve Abdülkadir Ömür yok... Bakasetas ile Cornelius 11'deydi. İlk 45 dakikalık sürede Trabzonspor'un futbol adına olumlu görüntüleri çok azdı.
Fatih Karagümrük merkezi çok iyi kapattı. İki kenarda da Trabzonspor'a organize olma olanağı vermedi. Hücumda ise Karagümrük çok yetersizdi. Trabzonspor böyle olunca tempoyu da arttıramadı, oyunun yönünü çabuk değiştirmeyi düşünmedi ve kenarlardan adam eksilten hücum girişimleri oluşmadı. İlk yarının son dakikalarında Karagümrük'ün önemli oyuncularından Lucas Biglia'nın mükemmel frikiğinden gol geldi.
İkinci yarı Yusuf Erdoğan ve Cornelius'un yerine Nwakaeme ile Abdülkadir Ömür oyuna dahil oldu. Dorukhan, Vitor Hugo'nun yanına geldi. Denswil maçın başındaki sol bek pozisyonuna geçti. İlk yarıya göre daha fazla rakip alanda görünen özellikle Nwakaeme'nin bireysel becerileriyle getirdiği toplarla pozisyonlar üretilmeye başlandı. Hamsik'in mükemmel pası ve ardından Hugo ile beraberlik golü geldi…
1-1'den sonra Karagümrük'ün hücumda üç kez çok etkili girişimleri oldu. Birinde top direkten geri döndü. Trabzonspor adına bana göre en büyük şans bu maçta Karagümrük'te Emre Mor ve Jimmy Durmaz'ın olmamasıydı. Trabzonspor'un son dört maçı şampiyonluk yolunda kayıp gibi görünse bile alınan bir puan kazanç olarak yorumlanabilir.

Bir kaleci Uğurcan bir de Siopis!

Muhteşem bir atmosfer... Etkilenmemek mümkün değil. Trabzonspor 11'inde hücum ağırlıklı oyuncular fazlaydı. Beşiktaş ise yeni bir teknik adam ve yeni bir oyun anlayışı ile sahadaydı. Maçın başlamasıyla birlikte Beşiktaş'ın önde yaptığı pres, kaptığı toplar ve öne çabuk oynamaya çalışan bir yapı içerisinde olduğunu gördük. Trabzonspor'da böyle bir oyun anlayışı karşısında sorunlar öne çıktı. Bunda en büyük etken orta alan yetersizliği. Önde hücum ağırlıklı oyuncularınız varsa rakip alanda daha fazla kalmanız gerekmekte. Fakat önde çabuk top kayıpları olduğundan geri dönüşlerde de zaaflar ortaya çıktı ve Beşiktaş rahatlıkla hücum girişimlerinde bulundu. Orta alanda Siopis, tek başına maç süresince büyük bir mücadele gösterdi ve takımını ayakta tutmaya çalıştı. İkinci yarı Cornelius'un oyuna girmesinden sonra Ersin'in yaptığı hatadan kaynaklı gelen golden sonra beklentilerin uzağında bir Trabzonspor vardı. Bir türlü organize olamadılar. Kopuk kopuk oynamaya çalıştılar. Özellikle savunmanın sol kenarında oynayan Puchacz, maç süresince büyük hatalar yaptı. Rosier ve Ghezzal birlikteliği ile Trabzonspor'un sol kenarını çok iyi kullandılar. Kazandıkları penaltı ve kaçan golün ardından Rosier'le gelen Beşiktaş'ın beraberlik golü... Bu maçta Beşiktaş, Trabzonspor'a göre daha organize görüntüler ortaya koyan takımdı. Trabzonspor'da ise beklentilerin uzağında olan oyuncular vardı. Böylesi büyük maçta her ne kadar futbol takım oyunu olsa da yetenekli oyuncu performansları büyük önem taşır. Beklentileri karşılayan iki isim ise kaleci Uğurcan ve Siopis'ti.

Abdullah Avcı ikinci yarıda çözdü

Maçta iki ayrı devre, iki farklı oyun izledik. Her iki takım için de oyunda gitgeller çok fazla oldu. İlk yarı kendi oyun anlayışı dışında bir Trabzonspor vardı sahada. Sorun orta alandaydı. Dorukhan'ın yokluğunda teknik direktör Abdullah Avcı; Bakasetas, Abdülkadir Ömür ve Siopis'ten oluşan bir orta alan kurgusuyla sahaya çıktı. Böyle yumuşak ve dirençsiz bir orta saha ile gördük ki Kayserispor, doğru bir oyun anlayışı ile çok rahat hücum girişimlerinde bulundu. Trabzonspor'un çıkarken kaptırdığı toplarda sol kenardan Onur'la çok rahat ataklar geliştiren Kayserispor, ilk yarıyı 2-0 önde kapattı. Trabzonspor hücumda da üretkenlikten çok uzak bir görüntü çizdi.
Abdullah Avcı ikinci yarıya başlarken oyuncu değişiklikleri yaptı. Maçı çözen isim Djaniny oldu. Çünkü her ne kadar rakip çok fazla kendi ceza alanı içinde oyunu kabul etse de böyle bir rakibe karşı orta alanda adam eksilten oyuncu, farklı bir katkı sağlar. Djaniny önce birinci golün hazırlayıcılığını yaptı, ardından ikinci golde Nwakaeme'nin asistiyle beraberliği getiren isim oldu. 2-2'den sonra Kayserispor'un oyuncu değişiklikeri geldi.
Bu bölümde Trabzonspor'un direkten dönen iki topu, Kayseri'nin ise girdiği iki net gol pozisyonu var. Ama her zaman belirttiğim gibi sonucu belirleyen futbolda 'anlar'dır. Oyunun son dakikalarında kazanılan penaltı ve ardından gelen üçüncü gol... 2-0'dan sonra ortaya konulan mücadele gücü ve kazanma azmi gerçekten bir büyük takıma yakışan görüntüydü.

Trabzonspor ve diğer takımlar

Alanyaspor kağıt üzerinde zorlu bir deplasman takımı. Fakat rakip Trabzonspor ise zor olan şey bir anda kolaya dönüşüyor! Maçın başlangıcında Alanyaspor'da sorunlar dolu. Özellikle kaleci ve savunmasının yaptığı hatalar öne çıktı. Topla birlikte savunmadan çıkarken Dorukhan'ın yaptığı pres ve Nwakaeme ile gelen gol. Ondan sonra Cornelius'un kaleciden dönen topu, yine Nwakaeme'nin ayağından gelen ikinci gol. Zorlu bir deplasmanda 2-0'lık bir sonuç ve ardından oyunu istediği gibi yönlendiren, coşkusunu sahaya yansıtan bir Trabzonspor. Orta alanda Siopis ve Dorukhan mücadele gücü çok yüksek oyuncular… Rakipten kaptıkları kritik topların hepsi atak girişimi olarak gerçekleşti. İlk yarı önce Cornelius ardından Dorukhan ile çok farklı bir sonuç ortaya çıktı. Dün bir gerçeği daha gördük ki; bu sezon Süper Lig'i Trabzonspor ve diğerleri olarak yorumlamak gerek. Abdullah Avcı öyle bir takım yapılanması gerçekleştirdi ki rakip kim olursa olsun sahaya çıkan 11 ve ardından oyuna giren diğer oyuncular, bir takım birlikteliği içerisinde verilen görevi en iyi şekilde yapıyor. Paylaşma duygusu yüksek bir mücadeleyi sahaya yansıtıyorlar. Bu da başarıyı getiren en büyük etken olsa gerek. Sistemi oturmuş, istikrarı yakalamış, gerek oyun anlayışı gerekse bireysel becerileri yüksek kadro zenginliğiyle bundan sonraki haftalarda da kendisine gerekli puanları rahatlıkla alabilecek ve beklentileri karşılayabilecek bir Trabzonspor gerçeğiyle karşı karşıyayız. Oynanan oyundaki farklı sonuç bu gerçeğin en büyük göstergesi.

Nwakaeme üretkenlikten uzaktı!

Sahadaki oyun her ne kadar önemli olsa da 3 puan almak çok daha fazla değerli. Çünkü her geçen hafta sezonun boyu kısaldıkça, oynanan oyundan çok sizin aldığınız 3 puan şampiyonluğa yaklaştırıyor. Her maçın kendi içinde zorluğu olduğu bir gerçek. Rakip Kasımpaşa ise oynadığı son 5 maçta 15 puan alma başarısını gösteren bir ekip. Trabzonspor'da Bakasetas ve Hamsik yoktu. Özellikle Hamsik bu takım için olmazsa olmaz bir isim. Orta alanda organizasyonu sağlayan bir takım lideri. Olmadığında ise sorunların oluşması normal.Siopis ve Dorukhan'la başlanan bir oyun. Kasımpaşa gibi bir rakip karşısında orta alanda yapılan pres ve Dorukhan'ın Visca'ya yaptığı asist... Ardından böylesine zorlu bir maçta öne geçen taraf Trabzonspor. 1-0 öne geçmek moral ve motivasyonu artırma açısından büyük önem taşır. Fakat kendinden çok şey beklenen oyuncu performansları da sonuç ne olursa olsun büyük önem taşır. Nwakaeme gibi Trabzonspor için önemli bir ismin üretkenlikten uzak olması, Abdülkadir Ömür'ün 1-2 pozisyondan başka önde beklenenden uzak yapısı, üretkenliğin en önemli sorunlarının başında geldi. Visca attığı golden başka savunma görevlerinde de iki kritik pozisyonda öne çıkan isim oldu. Savunmanın ortasında görev alan Denswil ise bu maçın yaptığı kritik müdahaleleriyle öne çıktı. Ligin en formda takımlarının başında gelen Kasımpaşa'nın dünkü mücadelesini gördükten sonra alınan 3 puan şampiyonluk yolunda büyük önem taşımakta. Mücadele gücü yüksek her iki takımın da ortaya koyduğu oyun, herhalde izleyenlere heyecan dolu bir maç seyrettirmiştir diye düşünüyorum.

Başrol Uğurcan’ın

Bazı maçlar var ki oyun bazında istediklerinizi yapamazsınız. Ama futbolda anlar vardır. Aynen dün olduğu gibi. Önce Uğurcan'ın kurtardığı iki kritik pozisyon ve ardından yakaladığı tek fırsatı değerlendiren Bakasetas ve Taylan'ın hatası ile Visca'nın mükemmel vuruşuyla gelen ikinci gol... Ve Uğurcan'ın uzatmada kurtardığı bir top daha... Fakat maçın genelini düşündüğümüzde Trabzonspor'un beklenenden uzak bir oyun ortaya koyduğu gerçeği var. Maçın ilk yarısında baskı altında kaldılar. Orta alanda Berat pozisyon almada ve pas bağlantısı anlamında yetersizdi. Orta sahada oluşan sorunlardan başka önde Visca, Nwakaeme, Bakasetas ve Cornelius'un istenilen düzeyde olmadıklarını gördük.
İlk yarıyı Trabzonspor adına büyük bir hayal kırıklığı olarak değerlendirmek gerekiyor. İkinci yarıda ise yapılan oyuncu değişiklerinden sonra rakip alanda daha fazla topla oynamaya çalışan bir takım izledik. Cornelius ve Ahmetcan Kaplan ile yararlanılamayan iki gol fırsatından sonra ise Bakasetas ile gelen beraberlik golünü gördük. Ve Visca'nın kaliteli vuruşu ile gelen üç puan...
Oynanan futbol her ne kadar istenilen düzeyde olmasa da bu maçta alınan üç puan Trabzonspor için büyük önem taşıyor. Bu maçın üç puanla sonuçlanmasında en büyük pay ise bana göre kaleci Uğurcan'dır... Karşılaşmanın son anlarında yaptığı mükemmel kurtarışlarla takımına hayat verdiğini düşünüyorum.
Hakem Karaoğlan gördüğünü çaldı, iyi maç yönetmeye çalıştı.

3 puan güzel ama eksik var

Oyun tek taraflı ama sorunlar büyük. Malatyaspor 5-4-1 anlayışı ile sahadaydı. Oyunun sadece savunma tarafındalardı ama top kendilerine geçtiğinde hücum girişimleri de son derece yetersizdi. Trabzonspor, karşı alanda yaptığı baskı, rakipten kapılan toplar ve de top Nwakaeme'ye geldiğinde daha farklı bir görüntü verdi. Nwakaeme adam eksiltme özelliği ile hücumu organize eden isimdi. Cornelius'un attığı golde de büyük pay sahibiydi. Top saklama becerisi ile savunma yapan Malatyaspor'a karşı takımını rahatlatan isim oldu.
Sağ kenarda ise aynı özellikte bir oyuncunun olmadığı gerçeği var. Orta alanda Hamsik her zamanki gibi mücadele gücü yüksek ve de oyunu yönlendiren isim ama önündeki Abdülkadir Ömür ve Bakasetas istenilen düzeyde değildi. Malatyaspor gibi kendi sahasında çok adamla savunma yapan takımlara karşı topun daha hızlı yönlendirilmesi gerekirken çok daha temposu düşük, yana ve geriye oyun yüzünden hücumda istenilen etkinliğin gösterilmesini engelledi.
Bir de savunmada bireysel hataların öne çıktığı anlar var. Önce sol bek ile başlayan sorun ve ardından savunmanın ortasındaki Hüseyin ile devam eden yetersizlikler göz önüne getirilmeli. Hele son yaptığı harekette hakem Fırat Aydınus VAR'a gitse Trabzonspor'un başını yakabilirdi. Çünkü her rakip Malatyaspor değil... Sonuçta ikinci yarının ilk maçında alınan üç puan şampiyonluk yolunda büyük önem taşır ama eksiklerin görülmesi gerekmekte.

Şapkadan tavşan çıkaran sihirbaz

İngilizler "Futbol tuhaf oyun" diyor. Dün bu gerçeği bir kez daha gördük. İlk yarı Trabzonspor'un çok farklı skorla soyunma odasına gideceği bir maç oynandı. Ama savunmada yapılan bir hata ile Kayserispor beraberliği yakaladı. Bu maçta söz edilmesi gereken oyuncu Bakasetas... Sezon başından beri attığı goller ve asistleriyle öne çıkan bir isim. Sanki sihirbaz. Her maç şapkadan tavşan çıkarıyor. Önce Cornelius'a attığı mükemmel pasla arkadaşını kaleciyle karşı karşıya bıraktı. Ardından Kasımpaşa maçında olduğu gibi kaleye gönderdiği füzeyle 1-0 takımını öne geçirdi... Sezon başından beri asist ve gollerde var olan bir isim.

GERVINHO YETERSIZ KALIYOR
1-0 öne geçtikten sona Cornelius'un direkten dönen ve de Nwakaeme'nin girdiği gol pozisyonu ve yine aynı oyuncunun direkten dönen topu... Nwakaeme- Hamsik birlikteliği sol kenardan sıkça atak girişimlerinin odak yeriydi. Ama aynı atak girişimleri Gervinho'nun yetersizliğinden sağ kenardan bir türlü gerçekleşmedi. İkinci yarı ise Bakasetas'ın attığı penaltı golünden sonra üzerinde durulması gereken en önemli konu ise Trabzonspor'un ofansif anlamda oyuncularının bir türlü üçüncü golü bulamaması. Rakibi eksik yakaladıkları birçok anlar var ama final pası yetersizliği, pas-şut tercih yanlışlığı ve final şutunun isabetsizliği ne yazık ki öne çıktı. Önemli olan tabii ki 3 puandı. Bunu başardılar ama şu gerçeği de kimse göz ardı etmemeli. Bu kadar gol pozisyonu yakalanan bir maçta daha sorumlu davranmak zorunluğu var. Çünkü maçın son dakikalarında yenilecek bir gol puan kaybını getirebilirdi.

Serkan Kırıntılı engel oldu

Trabzonspor'un topa sahip olduğu ve de baskı kurduğu bir oyun oynandı. Ama bir takımın bu kadar baskı kurduğu maçta ilk yarıda daha üretken olması gerekirdi.
Alanyaspor, Bülent Korkmaz'ın gelmesiyle bir değişim içine girdi. Oyunu kendi alanında kabul ederek orta sahayı savunmalarına yakın kurdular. Trabzonspor'u eksik yakaladıklarında ise öne çabuk atak girişimlerinde bulunup gol aradılar. Konuk takım, bunların birinde kaleci Uğurcan'ın hatasından kaynaklı öne de geçti. Trabzonspor'un bireysel anlamda yetenekli oyuncuları var. Nwakaeme, Bakasetas, Hamsik, Djaniny gibi... Alanyaspor, bu oyuncular topla buluştuklarında kademeli bir savunma anlayışı ile bordo-mavililerin silahlarını etkisiz kıldı. Özellikle ilk yarıda duran topta Cornelius'un attığı golden başka girilen gol pozisyonu yok. İkinci yarı çok daha fazla baskının olduğunu gördük. Özellikle oyunun son bölümlerinde Trabzonspor'un sonucu değiştirebilecek gol pozisyonu üretkenliği vardı. Kaleci Serkan, yaptığı başarılı kurtarışlarla bunlara izin vermedi.
Bu arada Hüseyin Türkmen'in ikinci sarı kartla kırmızı kart gördüğü pozisyonda verilen kırmızı kart bana göre ağırdı. Liderliğin yakalanacağı bir maçtı ama galibiyet golü gelmeyince bu kez de olmadı. Ancak 10 kişi kalmasına rağmen oyunun son dakikasına kadar mücadele gücü yüksek ve sonucu değiştirmek için elinden geleni yapan bir Trabzonspor gerçeğini kimse göz ardı etmemeli.

Hatalar gecesi

Bir büyük maç... Kendi sahasında daha farklı görüntüde olması beklenen Trabzonspor için bana göre sonuç büyük hayal kırıklığı. Kendi sahasında oynamasının avantajını, taraftarının da desteğiyle coşkulu bir oyunla sahaya yansıtmasını beklediğimiz Trabzonspor beklentilerden çok uzak kaldı. Galatasaray, deplasmanda oynamasına rağmen önde yaptığı baskıyla Trabzonspor'un hatalarından faydalanarak gol bulmayı amaçlayan bir taktikle maça başladı. Zaten yenilen iki golde de bunu gördük. İlk golde Edgar, ikinci golde de İsmail Köybaşı'nın büyük hatalarını izledik.
Trabzonspor'un en sorunlu bölgesi sol kenar... Sezon başından beri İsmail Köybaşı'nın bireysel anlamda büyük hataları öne çıktı. Kendi sahasında 2-0 geriye düşen takımda sorgulanması gereken bazı şeylerin olduğunu kimse inkâr edemez.
Öncelikle belirtmek gerekir ki Djaniny ve Gervinho bu takım için büyük önem taşıyan iki isim. Djaniny önde gezen, rakibi rahatsız eden, topla buluştuğunda bireysel becerisi ile pozisyonlar bulan ve de gol vuruşları üst düzey bir forvet. Cornelius her ne kadar golle buluşsa da Djaniny gibi rakip savunmanın arkasına sarkan ve de gezen bir oyuncu değil.
Böylesi büyük maçlarda orta sahadaki gösterdiğiniz performans çok öne çıkar. Bana göre Berat tercihi yanlıştı. Onun yerinde Siopis gibi daha agresif özellikleri olan bir oyuncunun daha fazla katkı yapma şansı vardı diye düşünüyorum. Sonuç Trabzonspor için büyük bir hayal kırıklığı.. Çünkü şampiyonluk yarışında kendi sahanızda yaptığınız karşılaşmalarda rakipleriniz olarak gördüğünüz takımları yenmeniz sizi öne çıkaracaktır.