CANLI
SKOR
İskender Günen

İskender Günen

Profesyonel ahlakı için teşekkürler

Marek Hamsik... Bratislava ile başlayan futbol hayatı önce Brescia, ardından Napoli ile devam etti. Napoli'de geçen başarılarla dolu 12 yıl... Slovakya Milli Takım formasını 136 kez giyme başarısı gösteren bir ikon. Kariyeri başarılarla dolu. Böylesi kariyerli bir oyuncunun yolunun Trabzon'a düşmesi hem kendisi hem de Trabzonspor için büyük bir şans. Geçen yıl kazanılan şampiyonlukta büyük pay sahibi. Tam bir profesyonel ve lider bir isim. Ama bir başka gerçek var ki böylesi profesyonel bir oyuncudan bu sezon neden gerekli şekilde yararlanılamadı? Bize bugüne kadar gösterdiği lider oyuncu özelliğinin yanında profesyonel ahlak için de sonsuz teşekkürler. Her genç oyuncunun örnek alması gerekir diye düşünüyorum. Hedefi olmayan 2 takım... Alanyaspor, ligin en fazla kalesinde gol gören ekibi. Bir de bu maçta farklı oyuncu tercihleri yaptı. Sonuç, farklı bir skor ama bu skorun oluşması önce Alanyaspor'un kadro tercihi ve ilk yarı Trabzonspor'un kazandığı penaltıdan sonra 10 kişi kalması olarak yorumlanmalı.
Eğer amaç gelecek sezon ise Bjelica'nın daha farklı oyunculara şans vermesi gerekirdi. İlk 11'de Taha hariç bizim bir sezon boyunca seyrettiğimiz oyuncularla sahaya çıktı. Neden bir Arif yok? Altyapı veya kadronuzda bulanan 1-2 genç oyuncuya görev vermek daha gerçekçi olmaz mıydı? Yeni bir teknik adam ama takıma geldikten sonra ligin sonu da olsa tek düşüncesi sonucu almaksa burada bir sorun vardır!

Defans sıkıntılı!

Görünen o ki Trabzonspor için Süper Lig'de hedef yok! Sıradan takım görüntüleriyle oynanan bir maç ve sorunlar çok fazla. Yenilen ilk gol Trabzonspor savunmasının yerleşme hatasından kaynaklandı. Ardından Kayserispor'un savunmadan çıkarken kaptırdığı topta Gomez beraberlik golünü attı. Önce sahaya çıkan 11'de orta alan yetersizliğini görmemiz gerek. Siopis, Yusuf ve Abdülkadir ile başlanan bir maç…
Siopis, mücadele gücü yüksek tek isim. Yusuf ve Abdülkadir top rakipteyken geriye dönmekte zorlandılar. Önde top ile buluştuklarında da ofansif anlamda katkıdan uzaktılar. Rakip de orta alanı çok iyi kullandı. Ayağa paslarla ve savunmanın ortasına attığı toplarla rahatlıkla pozisyonlar yakaladılar. Thiam'la da ikinci golü buldular. İlk yarıda Markovic'in önce direkten ardından kaleciden dönen gol pozisyonundan başka hiçbir üretkenlik yoktu. İkinci yarı rakip 3. golü de penaltıdan bulmasına rağmen Abdülkadir Ömür'ün ilk yarıya göre daha fazla katkı yaptığını gördük. Rakipten 2 top kaptı ve önce ikinci golü attı, sonra penaltıyla beraberlik geldi. Yenilen 4. golde ise önce defansın ardından Uğurcan'ın hatası vardı.
Sonuç olarak yaşanılan süreçte oyuncu performansında büyük bir düşüş var. Bu da sahaya yansıyor. Sezon başından beri transfer tahtası kapalı olan, önemli oyuncuları ayrılan Çağdaş Atan'ı başarısı için özellikle kutlamak gerekir.

75 dakika ve sonrasında yaşananlar...

Çalkantılı bir süreç... Teknik adam Abdullah Avcı'nın istifası ve olağanüstü kongre kararının alınmasının ardından oyuncuların böyle bir ortamdan etkilenmemesi mümkün değil. Oyunu 75 dakika ve sonrası olarak değerlendirmek gerekir. İstekli, arzulu bir başlangıçtan sonra Yusuf'un kişisel becerisiyle kazanılan bir gol yaşandı. 1-0 dan sonra ise Belhanda'nın kırmızı kartla oyun dışı kalmasından sonra çok daha rahat bir süreç gelir diye düşünürken Adana Demirspor teknik direktörü 2 değişiklik yaptı ve üçlü savunmaya geçti. Adana ilk yarının sonuna kadar 10 kişi kalmasına rağmen oyunu kontrol eden ve pozisyonlar üreten taraftı.
1-1'i yakaladıktan sonra ikinci golü rahatlıkla bulabilecek pozisyonlar vardı. İkinci yarının başlamasıyla yapılan oyuncu değişiklikleri oldu. Gomez, kariyerli ve yetenekli bir isim. Ama önde ceza sahası içerisinde bulunması gerekirken kenarlara gelerek top alma düşüncesi kendisini etkisiz kılıyor. Görünen o ki Trabzonspor'un oyun sisteminde kendisinden yararlanmak kolay değil. 75. dakikadan sonra, zaten 1 kişi eksik olan Adana Demirspor'da fiziksel düşüşler yaşandı. Kazanılan 2 gol de duran toptan kaynaklı oldu. Visca'nın uzun aradan sonra golle sahalara dönmesi kendisi ve takım adına sevindirici.
4-1'lik sonuç kulübün içinde bulunduğu süreci göz önüne getirdiğimizde, morallerin artması açısından önemliydi. Ama unutulmaması gereken bir şey var, geçen yılki takım bütünselliğinden uzak görünen bu yapıyla istikrarlı sonuçlar almak mümkün gözükmüyor.

Bu tablonun sebebi yanlış transferler

Öylesi bir travma ki kurtulmak mümkün değil. Acıyla, gözyaşıyla geçen günler. Fakat yaşam zor da olsa devam ediyor. Yine hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yakınlarına da başsağlığı diliyorum. Gelelim maça; ligin son sırasında yer alan bir takıma karşı sahanızda yeniliyorsanız sorunlarınız çok çok demektir. Önce Şampiyonlar Ligi, sonra Avrupa Ligi ve ardından Konferans Ligi'nin dışında kalmanızdan sonra ligde bulunduğunuz yer bize gösterdi ki sezon başı transferlerinizde yanlışlar çok. Geçen yıl, Trabzon'un kazandığı şampiyonluğun en önemli nedeni takım olma bilinciydi. Bu olgu, ayrılanlar ve yeni katılanları düşündüğünüzde yeni transferlerin gerekli yeterlilikte olmadığını gösteriyor. En önemli sorun, transferde yapılan yanlışlardır.
Maçın ilk yarısında Abdülkadir'in sezon başından beri beklediğimiz, arzu ettiğimiz performansını ortaya koyduğu anlar var. Abdülkadir'i ofansif katkısı konusunda her maç eleştirdim. Dün maçın ilk yarısında direkten dönen 2 topundan başka en fazla katkı yapan oyuncu olarak öne çıktı.
Oyuncu değişikliklerinden sonra belirli bir saha içi organizasyonunuz yoksa bu durumları yaşamanız doğaldır. Yenilen 2 gol, duran toptan kaynaklı. Bu da takımın savunma anlayışındaki yetersizlikleri gösterdi. Bu sonuçtan sonra artık tek hedef Türkiye Kupası olarak görünmekte. Ama bir başka gerçek var ki şu an Trabzonspor'un içinde bulunduğu durumdan dolayı bu hedefe ulaşması kolay gözükmüyor.

Siopis ve Baka...

Her ne kadar futbol bir takım oyunu olsa da bir maçta bazı oyuncular öne çıkar. Dün Trabzonspor adına söyleyebileceğimiz iki isim vardı; Siopis ve Bakasetas. Siopis, mücadele gücü yüksek, rakipten en fazla top kazanan isim oldu. Bakasetas ise iyi ki Trabzonspor'da. Sezon başından beri her maç şapkadan tavşan çıkaran bir isim. Gerek asist gerek attığı gollerle yalnız olmasına rağmen takımın bu günlere gelmesindeki en önemli oyuncu. Dün de Trabzonspor'un Trezeguet ile kazandığı golde asisti yapan isim oldu. İkinci yarı boyunca Djaniny, ardından Trezeguet'ye iki mükemmel final pası attı ki söylenecek sözümüz yok. Kendi sahasında her maç baskıyla başlayan bir oyun var.
En önemli sorun, öndeki oyuncunun performansı. Gomez'in bütün bir maç boyunca topla buluştuğu anlar son derece az. Djaniny geçen yılki performansından çok uzak. Trezeguet ise attığı gollere rağmen çok savruk bir isim. Önde hücum organizasyonlarındaki sorunlar sezon başından beri bir türlü gerekli yeterliliğe ulaşmadı. Antalyaspor'un oyunu kendi alanında kabul eden bir yapısı, ilk yarı direkten dönen bir topu ve ikinci yarıda Eren'in sakatlanma pahasına önlediği bir pozisyon var. Oyunun son dakikaları ise Trabzonspor'un attığı 2. golden önce yoğun bir baskı kurdukları bir gerçek. Sonuç, her zaman kendi sahasında olduğu gibi 3 puan. Sorun ise sezon başından beri deplasmanlardaki bu takımın kimliğine yakışmayan farklı yenilgiler. Fakat bir başka gerçek var ki geçen yıl Trabzonspor'u başarıya götüren takım bütünselliği ne yazık ki hâlâ yok.

Bu galibiyetin Trabzonspor için anlamı büyük

Geçen haftaki farklı mağlubiyetten sonra Başakşehir gibi organize ve üst düzey bir takıma karşı 3 puan almak kolay bir şey değil. Çünkü farklı yenilgi alan ve travma içerisinde olan bir oyuncu grubu öz güvenden mutlak suretle yoksun olur. Maç öncesi sorunların büyük olduğu bir ortamda, istekli arzulu bir oyunla yapılan başlangıç vardı. Başakşehir'in savunmasından çıkarken kaptırdığı toplar oldu. Eğer bireysel becerileri yeterli olsa ya da final pasında doğru tercih yapabilseler herhalde maç başlangıcı daha farklı yerlere gidebilirdi.
İlk yarı hücum girişimlerinin olduğu kenar, Trabzonspor'un solu oldu. Eren, Trezeguet ve bu ikiliye destek olan Bakasetas'la geliştirilen ataklar vardı. Ardından Bakasetas'ın dönerek vurduğu topta Volkan'ın büyük hatasıyla gelen gol... Böylesi zorlu bir maçta öne geçmek sizi daha farklı bir oyuna yönlendirmesi gerekirken rakip alanda yapılan top kayıpları öne çıktı. İkinci yarıya Trabzonspor 1-0 önde girmesine rağmen kendi alanında oyunu kabul eden bir yapıya döndü. En büyük sorun mücadele gücü ve takım savunması üst düzey Başakşehir'in sahasına gittiklerinde topu rakibe çabuk vermekti. Yapılan oyuncu değişikliklerinde acaba bir Hamsik gibi orta alanda pas organizasyonunu çok daha gerçekçi yapabilen bir oyuncu sahada düşünülmez miydi? Çalkantılı bir süreçte alınan 3 puan hele rakip Başakşehir ise asla küçümsenmemeli.

Zaferin anahtarı takım savunması

Bir büyük maç... Fenerbahçe'den çok Trabzonspor için büyük önem taşımakta.. Çünkü bu maçtan alacağı 3 puan şampiyonluk yarışının içerisinde "Ben de varım" olarak tanımlayacağı bir mücadele. Abdullah Avcı'nın böylesi bir karşılaşmada sahaya sürdüğü 11'in mücadele gücü yüksekti. Takım savunmasını da üst düzeyde yaparak, top üçüncü bölgeye geldiği zaman pozisyon vermeme adına kurulu... İlk yarıda King'in direkten dönen topundan başka Fenerbahçe'ye verilen gol pozisyonu yoktu...
İstek, arzu, mücadele gücü yüksek ve takım savunmasını öne çıkaran bir görüntüdeydi Trabzonspor. Ama top Trabzonspor'a geçtiğinde üçüncü bölgede sorunlar vardı. Bireysel becerili oyuncu eksikliği ve önde çok adamla atak yapamama yoksunluğu ilk yarıda öne çıktı. Maçın kırılma anı Fenerbahçeli Crespo'nun ikinci sarı karttan gördüğü kırmızı kart idi... Ve ardından Maxi Gomez ile gelen gol.
Kendi sahanızda böylesi büyük ve sizi şampiyonluk yarışında var edebilecek bir maçta mutlak 3 puanı almak bundan sonraki haftalar için hem motivasyon hem de konsantrasyon için büyük önem taşır. Bir de ezeli rakibiniz Fenerbahçe'den aldığınız üç puansa...
Trezeguet'nin güzel golü ile perçinlenen sonuç ve alınan üç puan bundan sonraki maçlar için öz güveni arttırma açısından büyük önem taşıyor. Ve dünkü galibiyetle beraber Trabzonspor, "Ben de şampiyonlukta varım" dedi...

Tarihsel kimlik!

Abdullah Avcı'nın büyük maçlarda Trabzonspor'la ortaya koyduğu performans takımın lehine. Bordo-mavililer Avrupa'da Monaco karşısında aldığı 4-0'lık sonucun ardından fiziksel ve mental açıdan çok daha dirençli bir takımla karşılaştı. Maçın kırılma anı ikinci yarıda oyuna giren Enis Bardhi'nin kaçırdığı gol. Atsa 2-1 önde olan Trabzonspor farkı ikiye yükselttikten sonra maçın rengi çok daha farklı olabilirdi. Abdullah Avcı'nın stratejisi son derece oyunu kendi alanında kabul eden ve takım savunmasını öne çıkaran bir strateji. Aynı zamanda hızlı ataklarla çıkma, duran toplarla pozisyon yaratma anlayışı. Bakasetas'ın yaptığı asist Maxi Gomez'in attığı gol, Trabzonspor'un böyle büyük bir maçta öne geçmesini sağladı. Oyunu kendi alanında kabul eden Trabzonspor, Beşiktaş'ın iki kenardan geliştirdiği ataklara kademeli bir şekilde önlem alarak rakibini gol pozisyonlarında üretkenlikten uzaklaştırmaya çalıştı. Yenilen gol ise Larsen'in yanlış duruşundan kaynaklandı.
Büyük maçlarda hatalar maçın sonucunu tayin eder. Beşiktaş'ta Masuaku'nun gereksiz pasının ardından Trabzonspor'u öne geçiren gol geldi. İkinci yarıda Bardhi yakaladığı pozisyonu golle sonuçlandırsaydı derbide 3 puanı alan Trabzonspor olacaktı. Ama bir başka gerçek var ki dünkü maçta ortaya koyulan takım savunması, Monaco gibi bir maçtan sonra alınan 1 puan hiç de küçümsenmemelidir. Avcı'nın Trabzonspor'a geldikten sonra takımın büyük maçlarda ortaya koyduğu oyun ve aldığı sonuçlar bu takımın tarihsel kimliğiyle büyük bir uyum içinde.