CANLI
SKOR
İskender Günen

İskender Günen

Zaferin anahtarı takım savunması

Bir büyük maç... Fenerbahçe'den çok Trabzonspor için büyük önem taşımakta.. Çünkü bu maçtan alacağı 3 puan şampiyonluk yarışının içerisinde "Ben de varım" olarak tanımlayacağı bir mücadele. Abdullah Avcı'nın böylesi bir karşılaşmada sahaya sürdüğü 11'in mücadele gücü yüksekti. Takım savunmasını da üst düzeyde yaparak, top üçüncü bölgeye geldiği zaman pozisyon vermeme adına kurulu... İlk yarıda King'in direkten dönen topundan başka Fenerbahçe'ye verilen gol pozisyonu yoktu...
İstek, arzu, mücadele gücü yüksek ve takım savunmasını öne çıkaran bir görüntüdeydi Trabzonspor. Ama top Trabzonspor'a geçtiğinde üçüncü bölgede sorunlar vardı. Bireysel becerili oyuncu eksikliği ve önde çok adamla atak yapamama yoksunluğu ilk yarıda öne çıktı. Maçın kırılma anı Fenerbahçeli Crespo'nun ikinci sarı karttan gördüğü kırmızı kart idi... Ve ardından Maxi Gomez ile gelen gol.
Kendi sahanızda böylesi büyük ve sizi şampiyonluk yarışında var edebilecek bir maçta mutlak 3 puanı almak bundan sonraki haftalar için hem motivasyon hem de konsantrasyon için büyük önem taşır. Bir de ezeli rakibiniz Fenerbahçe'den aldığınız üç puansa...
Trezeguet'nin güzel golü ile perçinlenen sonuç ve alınan üç puan bundan sonraki maçlar için öz güveni arttırma açısından büyük önem taşıyor. Ve dünkü galibiyetle beraber Trabzonspor, "Ben de şampiyonlukta varım" dedi...

Tarihsel kimlik!

Abdullah Avcı'nın büyük maçlarda Trabzonspor'la ortaya koyduğu performans takımın lehine. Bordo-mavililer Avrupa'da Monaco karşısında aldığı 4-0'lık sonucun ardından fiziksel ve mental açıdan çok daha dirençli bir takımla karşılaştı. Maçın kırılma anı ikinci yarıda oyuna giren Enis Bardhi'nin kaçırdığı gol. Atsa 2-1 önde olan Trabzonspor farkı ikiye yükselttikten sonra maçın rengi çok daha farklı olabilirdi. Abdullah Avcı'nın stratejisi son derece oyunu kendi alanında kabul eden ve takım savunmasını öne çıkaran bir strateji. Aynı zamanda hızlı ataklarla çıkma, duran toplarla pozisyon yaratma anlayışı. Bakasetas'ın yaptığı asist Maxi Gomez'in attığı gol, Trabzonspor'un böyle büyük bir maçta öne geçmesini sağladı. Oyunu kendi alanında kabul eden Trabzonspor, Beşiktaş'ın iki kenardan geliştirdiği ataklara kademeli bir şekilde önlem alarak rakibini gol pozisyonlarında üretkenlikten uzaklaştırmaya çalıştı. Yenilen gol ise Larsen'in yanlış duruşundan kaynaklandı.
Büyük maçlarda hatalar maçın sonucunu tayin eder. Beşiktaş'ta Masuaku'nun gereksiz pasının ardından Trabzonspor'u öne geçiren gol geldi. İkinci yarıda Bardhi yakaladığı pozisyonu golle sonuçlandırsaydı derbide 3 puanı alan Trabzonspor olacaktı. Ama bir başka gerçek var ki dünkü maçta ortaya koyulan takım savunması, Monaco gibi bir maçtan sonra alınan 1 puan hiç de küçümsenmemelidir. Avcı'nın Trabzonspor'a geldikten sonra takımın büyük maçlarda ortaya koyduğu oyun ve aldığı sonuçlar bu takımın tarihsel kimliğiyle büyük bir uyum içinde.

Değişimler sancılı olur

1- Kızılyıldız maçı ile birlikte neler değişti? Saha içindeki etkili oyunu neye bağlıyorsunuz?
Trabzonspor, teknik adam takımıdır. Abdullah Avcı'nın geldiği günden bu yana oturtmaya çalıştığı sistem, pasa dayalı kompakt bir yapı var. Bu sistemle beraber uzun bir aradan sonra Trabzonspor şampiyon oldu. Sezon başı ise geçen yılki kadrodan eksilmeler yaşandı ve sakatlıklar geldi. Yani bir değişim içerisine girdiler. Her değişim doğal olarak sorunları beraberinde getirir. Kızılyıldız maçına kadar sistemde sorunlar ve başarısız sonuçlar vardı. Fakat Kızılyıldız müsabakasında geçen sezonki performansına yaklaşan bir Trabzonspor izledik. Orta alanda Hamsik bu sistem için olmazsa olmaz bir isim, lider özelliği var ve sahada olduğu zaman arkadaşlarını pozitif etkileyebiliyor. Takıma yeni katılan oyuncuların birlikte oynama süreleri arttıkça daha farklı görüntüler bundan sonraki maçlarda ortaya çıkar.
2- G.Antep karşısında galibiyet için Abdullah Avcı hangi planı uygulamalı?
Gaziantep, oturmuş sistemi olan bir takım. Ama deplasmanlarda gerekli performansı gösteremedikleri de bir gerçek. En önemli özellikleri karşı ataklarda hızlı hücum girişimleri. Önde Maxim, Sagal, Figueiredo gibi yetenekli oyunculara sahip. Özellikle Maxim'e dikkat edilmesi gerekiyor. Böyle bir takıma karşı önde yapılacak baskı ve kaybedilen topun kısa sürede alınması şart. İki kenardan da atak girişimlerinin yapılması gerekiyor. Tabii bir de Bakasetas gibi hücumdaki pas trafiğini yapan oyuncunun performansı ve uzaktan attığı şutlar önem kazanıyor. Rakibin karşı ataklarında ise eksik yakalanmamak, takım savunmasını istenilen düzeyde yapmak lazım. Kızılyıldız maçındaki ortaya konan oyun, bu maç için bir gösterge niteliğinde olmalı.

Takım olma bilincinden uzak

Trabzonspor takımında geçen yıldan 8 farklı isim var... Sekiz oyuncunun değiştiği bir takımda sorunların yaşanması doğal… Ön tarafta Umut Bozok ve Maxi Gomez, sağda Trezeguet, solda Bardhi oynadı. Orta alanda altı oyuncuyla sahaya çıkan Adana Demirspor ise hücumda klasik bir forvet kullanmadı. Ev sahibi takımın attığı ilk golde neden baraj yok bunu düşünmek lazım. Futbol, yanlışları içinde barındıran bir olgu… Kaleci Uğurcan'ın böyle bir pozisyonda baraj kurdurması gerekirdi. Sorunlar, top üçüncü bölgeye geldiği zaman daha da göze çarpıyor. Final paslarındaki yetersizlik ve adam eksilten oyuncunun yokluğu takımın en büyük sorunları. Sağda Trezeguet, solda Bardhi ve arkalarındaki Eren ikili oyunlarda rakibin savunma dengesini bozmak için hiçbir girişimde bulunmuyor. İkinci yarıda yapılan oyuncu değişikliklerinden sonra rakip alanda daha fazla üretken olması beklenen Trabzonspor, bir türlü organize olamadı. Ardından ani gelişen hızlı hücumda Yusuf'un getirdiği topta Ndiaye ikinci golü attı. 2-1'lik skordan sonra ise yine pozisyon bulan Adana Demirspor'du. Buna rağmen Umut'la beraberliğin getireceği puanı yakaladığın bir anda Adana Demir, geliştirdiği organize atakta galibiyet golünü buldu. Sorunların başında gelen en önemli olgu, geçen yılki takım olma bilincinden uzak olunması… Trabzonspor'u geçen sezon başarıya götüren en önemli etken; takım olma, kazanma azmi, coşku ve sorumluluk alma bilinciydi. Şu anda bu özellikler ne yazık ki bu takımda yok.

İstikrarlı yapı için takım olmak şart

Geçen yıl hücumda gol pozisyonu üreten yapısı olan bir Trabzonspor vardı. Dün sahaya çıkan 11, yeni bir takım. Doğaldır ki önde uyum sorunu yaşanmakta. Ümraniyespor 5-4-1 sistemiyle mücadele etti. Böyle bir oyun anlayışında olan takıma karşı tempoyu artırmak, yön değiştirmek ve topun hızı, pozisyon bulmak açısından büyük önem taşır. Bir de adam eksilten oyuncunuz ve uzaktan atılan şutlar… Pozisyon bulmakta sıkıntılı bir süreç yaşandı, çünkü her iki kenardan da organize atak girişimleri yoktu. Trezeguet, Eren, Dorukhan, Abdülkadir Ömür ikili oyunları ile rakip savunmada adam eksiltmeden yoksun… Uzaktan Bakasetas'ın vurduğu toptan başka pozisyonu olmayan ilk 45 dakika yaşandı. İkinci yarı, oyuncu değişikliklerine rağmen ilk yarıya göre değişen bir şey olmadı. Üç puan Bakasetas'ın attığı şut ve dönen topta Trezeguet ile geldi.
Antalyaspor mağlubiyeti ve ardından Şampiyonlar Ligi'ne veda edilmesi nedeniyle öz güven açısından sorunların yaşanması doğal. Ama bir başka gerçek var ki istikrarlı bir yapı için 'takım olmak' büyük önem taşır. Takım olmak için birlikte oynamak, birbirini tamamlayan futbolcu grubu gerekmekte. Bu nedenle Trabzonspor'u geçen yıldan daha farklı düşünmemiz lazım. Çünkü orta saha ve önde birlikte oynama süreleri çoğaldıkça daha farklı bir yapı ortaya çıkar.
Sonuç: Oyun anlamında istenilen düzeyde olmasa da Trabzonspor'un şu an içinde bulunduğu durum göz önüne getirildiğinde alınan üç puan bundan sonraki maçlar için moral kondisyonu açısından önemlidir.

Büyük hayal kırıklığı yaşattılar

Şampiyonlar Ligi her zaman söylediğim gibi farklı bir kulvar. Bu yüzden mutlak mücadele gücünüzü ve konsantrasyonunuzu maçın sonuna kadar yüksek tutmak zorundasınız. Kopenhag maçında ilk maçta alınan 2-1'lik sonuç ve kendi sahanızdaki coşkulu taraftarınız önünde sonucu lehine çevirebilme fırsatı vardı. Trabzonspor maça coşkulu, arzulu ve rakibi baskı altında tutarak başladı. 5. dakikada Djaniny çok rahat pozisyonda golü atsa maçın seyri çok daha farklı olacaktı. Abdullah Avcı orta alanda Siopis ve yeni transfer Bardhi ile Dorukhan'a görev verdi. Ama bir başka gerçek var ki orta alanda Hamsik'in olmayışı ne yazık ki sorun olmaya devam ediyor. Kopenhag, ilk maçta da söylediğim gibi yabana atılacak bir takım değil. Özellikle Djaniny ve Abdülkadir Ömür'ün top rakipteyken orta alana gelip yardımcı olmadıkları zamanlarda Trabzonspor'un sol kenarından geliştirdikleri atak girişimlerinde gole yaklaştılar. Kopenhag gibi merkezi kapatan takımlara karşı topun hızı ve uzaktan atılan şutlar büyük önem taşıyor. İkinci yarı yapılan oyuncu değişikliklerinden sonra bir 30 dakikalık bölüm var ki rakibi baskı altında tuttular fakat hep merkezden zorladıkları için pozisyon üretmede yetersiz kaldılar. Cornelius'un girdiği gol pozisyonundan başka atak girişimlerinin tamamı etkisiz kaldı. Bu maçta Bakasetas gibi uzaktan şut atabilen oyuncunun son 15 dakikada görev alması da Trabzonspor adına şanssızlıktı. Herkesin Şampiyonlar Ligi'nin hayallerini kurduğu bir maçta büyük bir hayal kırıklığı yaşandığı düşüncesindeyim.