CANLI
SKOR
Bülent Timurlenk

Bülent Timurlenk

Arda iyi niyetli ama...

Üç ay önce evinde 1-1 biten maçta topa yüzde 63 sahip olan santrforsuz G.Saray'dan 22 hücum yiyen Okan Buruk, belli ki 11'ini belirlerken bu 90 dakikayı unutmamış... Orta sahası oturmamış rakibine karşı Crivelli'siz 11'inde Aleksic'i kanada atıp Berkay ile kalabalık olmaya çalışan Buruk'a Terim'in takımı ilk yarıda Belhanda ve Taylan'ın devam eden iyi oyunları, Emre ve Arda'nın presiyle cevap verince ev sahibinin hesabı tutmadı, Aleksic ve Berkay sahada kayboldular. G.Saray penaltıyla öne geçmiş, Visca'yı etkisiz hale getirmiş ama hücumda üretkenlikten uzak (5 hücum) soyunma odasına gitmişti.
İkinci yarıda Başakşehir fabrika ayarlarına döndü ama bir farkla… Clichy artık kadroda yoktu ve Fransız'ın hücumlardaki katkısından mahrumdular. Yine de topa sahip olmayı başardılar ve tabelada öndeki G.Saray, oyunu rakibine verdi. Arda iyi niyetli, pres yapıyor, mücadele ediyor, saha içinde takımı uyarıyor ama G.Saray'ı hücumda eksik oynatıyor. Falcao'yu pozisyona sokamayınca değişmeyen tabela ve Okan Buruk'un değişiklikleri, "Başakşehir'in beraberlik golü geliyor" dedirtti. G.Saray'da az da olsa geciken değişikliklerin amacı rakibi önde yine taze adamlarla baskılayıp kolay gelmesini önlemeye yönelikti ama bu adamlar aynı zamanda hücumda kaliteleri bilinen isimler… Tabelanın fişini çeken de Diagne'nin getirdiği top, Babel'in şık topuk pası oldu. İyi Belhanda da çok iyi bitirdi pozisyonu…
Muslera'sız ve orta sahasından Seri ile Lemina gitmiş G.Saray için bir haftada 3 galibiyet mükemmel başlangıç. Oyunun elbette gelişmesi gerekiyor.

Piri’nin gelişi fark ediliyor

Galatasaray dün bu eleme turuna çıkmayabilir ve hatta Şampiyonlar Ligi ön elemesi oynayabilirdi. Pandemi arasına Başakşehir ile Trabzonspor'un 3 puan gerisinde giren Terim'in takımı kalan 8 lig haftası öncesinde İtalyan kondisyoner Alberto Bartalli'den yoksun çalışmış ve takımın düştüğü, ilk sınav olan Rize deplasmanında ortaya çıkmıştı. 8 maç kazanan takım hikâyenin sonunda 8 maçlık 3 puan hasretiyle zorla kendini buralara attı...
ABD'li kondisyoner Scott Piri'nin farkını ortaya koyduğu önce Antep maçı dün de Bakü'de ortaya çıktı. Futbolcular zincirlerini kırmış, hafiflemişler ve önde baskıyı yapacak motivasyonlarını güçle süslemişler. Terim'in Başakşehir maçı öncesinde Antep maçı 11'iyle çıkmayacağını söylemek zor değildi. 50'nin üzerindeki maç sağanağına her seferinde ideal 11 ile girmenin pratiği de yok, mantığı da...
Sakatlık sonrasında hazır olmayan Luyindama sağlamken de topla çıkışlarda pimi çekilmiş bomba gibiydi. G.Saray'ın risk almadan ayağı raket Marcao ile çıkması ya da oyunu dün dinlenen Omar üzerinden kurması gerekiyor. Belhanda iyi bir 90 dakikanın ardından dün her zamanki yanlışları tekrarladı. Kendi kalesine yüzü dönük top aldığında çevre kontrolünü yapacak kadar tecrübeli ve akıllı ama bir o kadar da sorumsuz.
G.Saray ikinci sınavında da 2. yarıda oyundan düştü. Hızlı oynarken kaptırdığı topu almak için yaptıkları presi 90 dakikaya yayarsalar ne ala ama bunu topa sahip olup aktif dinlenmeyle nabızı düşürerek de yapabilirler... Falcao'dan sonra Diagne'nin de 2 golü, geçen sezonun az gollü takımına bir tekzip... Emre Kılınç beklendiği gibi. Etebo ve beklenen artı bir orta saha, bakalım Taylan'dan formayı kapabilecek mi?

Taylan’ı dönüştürmek

Çocukluğumda herkesin Almanya'dan uzaktan kumandalı araba getirecek akrabası yoktu. Birçoğumuz telli arabalarla mutlu olan çocuklardık. Maça gidince şapka alacak parası olmayanlar gazete kağıdından şapka yapardı. Yokluk zamanlarında çare üretmek hayatta da futbolda da önemlidir. Orta sahaya yapılacak 2 transferden birinin Antep maçına 3 gün kala yapıldığı G.Saray'da Fatih Terim haftalardır bu bölgeye Taylan'ı hazırladı. Geçmişte Ümit Davala, Emre Çolak, birçok oyuncunun mevkiini değiştirip kariyerlerini başka bir kulvara sokmuştu. Mariano sonrası Omar da nokta transfer. Ama maç öncesi soru işareti orta sahada Taylan ve Belhanda'nın ve büyük maç eksiği olan Arda'nın ortaya ne koyacağıydı. Arda'nın zamana ihtiyacı var. Emre ile alan paylaşımında da yapılacak daha çok hesapları var ama dün Belhanda ve Taylan iyi futbollarıyla maç öncesindeki soru işaretlerini ortadan kaldırdılar. Sağlam Falcao'nun sadece son vuruşları değil oyun zekası ve servisleri de dün tabelayı rahatlattı.
Hafta ortasında Neftçi deplasmanı olduğundan, 5 oyuncu değişikliğinin olduğu oyunda Terim, geçen sezondan farklı olarak 80'leri beklemeden 67'de 3 oyuncu değiştirip zorlu fikstürü düşündü. 2. yarıda G.Saray'ın temposunun düştüğü doğrudur. Ama Etebo ve büyük ihtimalle kadroya katılacak Okay Yokuşlu ile Terim başka bir G.Saray izlettirecek. F.Bahçe gibi G.Saray'ın da zenginleşen kulübesi 5 değişiklik hakkının olduğu sezonda fark yaratacak. Yedek kulübesindekilerin artık 'Nasıl olsa 11 çıkmıyorum' diyerek hazır olmamak gibi bir lüksleri yok artık.

Bardağın boş tarafına da bakın

Ligin başlamasına 2 gün kaldı. Kamuoyunda çok transfer yapan F.Bahçe'nin sezona önde başlayacağı yönünde yorumlar var. Ne diyorsunuz?
F.BAHÇE, Gökhan, Caner ve Sosa gibi ligin ustalarını alarak 'tecrübe şampiyonluğa götürür' mesajını verdi. İki sezon yaşanan hayal kırıklığının ardından yeni hoca ve 11'de 9 yeni ismin olması elbette heyecan verici. Taraftara geride kalan zor günleri hatırlatan adamlar sahada olmayacak gibi duruyor. Fenerbahçe her sezona şampiyonluk adayı olarak girer ama beyaz sayfa açılırken bardağın boş tarafına da bakmak lazım. Vedat gitti, santrfor bekleniyor ve geçen sezon aksayan iki beke alınan 3 tecrübeli adam dışında alınanların performansının Ozan, Garry, Ferdi gibi isimlerden daha iyi olması gerekiyor. Defans göbeği ve kalede kalite çizgisi, gelen tecrübeli isimlerin yanında sorgulanır… Elbette iyi başlamak mühim, geçen sezon 15 gol 5 asistle oynayan Vedat'ın yerine gelecek olan isim bugün itibariyle daha mühim.

G.Saray hep aynı tezgahtan alıyor!

G.Saray, orta saha için Etebo'yu getirdi. Transfer resmileşmedi henüz ama taraftar Nijeryalı oyuncuyu beğenmedi. Yönetimin bu hamlesi sizce doğru mu yoksa transferde yanlış bir politika mı izleniyor?
FERNANDO, Seri ve Lemina gibi yüksek profilli isimlerden sonra elbette taraftar Etebo'yu beğenmez. G.Saray geçen sezonun ortasında orta sahasında biri gitmiş 3 kiralık oyuncu ve futbolu bırakacak olan Selçuk olduğunu biliyordu. Yani bir kulüp gelip de yüksek bonservisle orta sahadaki yıldızını alıp götürmedi. Aylardır orta saha için doğru planlama yapılmaması, Etebo'nun ligin başlamasına 4 gün kala gelmesi ve G.Saray'ın sürekli aynı menajerin portföyünden oyuncu seçmek zorunda kalması… Semt pazarına gittiğinizde bütün sebze-meyveyi tek tezgahtan mı alırsınız yoksa şöyle bir tur atıp hem ürüne hem de etiketine bakıp mı seçersiniz? G.Saray ilkini yapıyor, pazara gidenler bilir ki doğrusu ikincisidir... Çok zor 5 maçla başlayacaklar ve oyunun kalbindeki eksikleri bu kadar kısa sürede tamamlayıp ortaya iyi futbol koymak sezon başının sürprizi olur…

TRABZONSPOR Sörloth'u satıp önüne bakmalı

Trabzonspor'da Sörloth büyük ihtimalle satılacak. Norveçlinin ayrılışı takımda nasıl bir güç kaybı yaratır?
SÖRLOTH, Trabzonspor'a Clark Kent gibi geldi, Superman kostümünü giydi ve o günden beri de yere ayak basmış değil! Avrupa'da bir sezonda 30+ gol atan her santrfor büyük bütçeli takımların radarına girer. Kontratındaki şartların ne olduğunun net olarak ortaya konmamış olması kafa karıştırıyor. Sörloth'un Haziran 2021'de satın alma opsiyonu 6, bonservisini eline alma hakkı ise 9 milyon Euro ise işin sonunda oyuncudan 3 milyon kazanacak Trabzonspor, kiralık kontrattaki hakkını çift haneli bir rakama devredip önüne bakmalı. Sörloth giderse büyük kayıp ama Leipzig onun aklını çelmişse ve gitmek istiyorsa kadroda tutup verim alamazsınız.. Beşiktaş maçını oynar ama sonrasında Başkan Ahmet Ağaoğlu'nun bu polemiklere son noktayı koyması lazım.

Alanyaspor'da sorun istikrar

Şu ana kadar kurulan takımları değerlendirince yeni sezonda geçtiğimiz seneki gibi Sivasspor, Alanyaspor ya da başka bir takımdan flaş bir çıkış bekliyor musunuz?
ALANYASPOR, ligin en iyi yönetilen takımı olabilir ama teknik adam istikrarları yok. Sevilla gibi çok akıllı transferler yapıyorlar. Sivas, takımı sırtlayan Mert Hakan ve Emre'nin yerini dolduracak şevke sahip mi? Hedeflerini büyütüyorlar mı? İşte bu soru işareti… Geçen sezonun iyilerinden Gaziantep FK'nın da bu sezon ligin büyüklerini deviren takım olmasını bekliyorum. 5 şampiyonluk adayı ve bu iki takım dışında kalan 14 takım arasında dengeyi bozacak olanlar iyi kaleci ve golcüye sahip olanlar olacak. Bu sezon 4 takımın düşeceği 42 haftalık uzun lig maratonu için büyük harflerle tahmin yapabilmek çok zor…

UEFA Uluslar Ligi’ne bakışımız değişmeli

Macarıstan'I hafife alıp hedef maç olarak dün akşamı gördüğümüz fikrini önceki gün dile getiren Sırbistan'ın hocası "haklı olabilir" diye düşünmüştüm ama dün sahaya çıkan 11'imizin kazanmaktan daha çok kaybetmemek üzerine kurgulanmış olduğunu baştan söylemek lazım. Ruslardan 3 gol yiyen Sırplar'ın son 8 maçında iki kalede 36 gol olması Güneş'i tedirgin etmiş. Rakip 3-5-1-1 dizilişiyle oynarken bizim 4-2-3-1'deki ısrarımız da oyunu kısırlaştırdı. Bazen rakibe göre radikal dizilişler, hatta bu stoper zenginliğinde üçlü defansı denememeliyiz.
Kale ve defans göbeğinde çıtayı çok yükselttik ama hücum konusunda eksik kalacağımız daha santra düdüğünde belliydi. İrfan, Cengiz, Hakan Çalhanoğlu ve Burak'ın olmadığı bir 11'den yaratıcılık ve hücum zenginliği beklememek lazım zaten. Enes Ünal ve Kenan Karaman, Süper Lig'de şampiyonluk yarışı verecek takımlarda banko 11 oynayacak seviyede değiller, Milli Takım kadrosuna da derinlik katmak dışında bir işlevleri yok. Bu iki isimde ısrarcı olmak milli formayı bekleyenlere de haksızlık oluyor… Son 8 maçta rakip fileleri 12 kez havalandıran Mitrovic'i iyi kitledik, Tadic'in tadı kaçıktı, Milinkovic Savic de kadroda yoktu. Sırbistan'ın hocası Tumbakovic "Coşkulu oyun ve bol pozisyonlu bir maç bekliyorum" demişti ama dün Kolarov kırmızı görmeden önce de sahalarında oyununun kontrolünü kısa dilimler haricinde ellerine geçiremediler. Biz de 40 dakika 10 kişi oynayan rakibe 1 gol bile atamadık
Bizim Uluslar Ligi'ne bakışımız değişmeli. Bu maçları hazırlık olarak görmek ilerideki turnuvalarda hesaplarımızı bozabilir. Çalhanoğlu, Cengiz ve İrfan, 20'li yaşlarında 3 günde bir maça çıkmaya alışkın. Milli Takım'ın hücumda beraber oynama alışkanlığını kazanması gerekiyor. Abdülkadir Ömür'ün de katılımıyla Güneş'in ekim ayı hedefi bu olmalı, olacaktır da zaten…

"Sergen’in ellerinde yükselebilir"

Barcelona ve Real Madrid kadar olmasa da Atletico Madrid de İspanya'da verimli çalışan altyapıya sahip bir kulüp ve geçen sezon başındaki hazırlık kampına teknik direktör Diego Simeone, Beşiktaş forması giyecek olan Francisco Montero ile birlikte Toni Moya, Sanabria, Sanchez, Isaac, Solano, Dos Santos, San Ramon, Camello ve Riquelme gibi gençleri çağırmıştı. Sevilla'da doğan ve Atletico Madrid altyapısında yetişen Montero'ya 2018-19 sezonunda şans veren Simeone, Godin'in ayrılığı sonrasında takımda tutulması beklenen genç stoperi Deportivo'ya yolladı.

2. LİG'İN EN ZAYIF TAKIMI HEDEFLERİNİ ETKİLEDİ
O sezon B.Dortmund başta olmak üzere birçok kulübün yakından takip ettiği Montero'nun kontratını 2024'e kadar uzatan ve 25 milyon Euro serbest kalma bedeli belirleyen Atletico, oyuncuyu bu kez İspanya dışına yollamayı tercih etti. Montero'nun İspanya 2. Ligi'nin en zayıf takımlarından birinde forma giymesi ve 30 kez şans bulduğu Deportivo defansının ligin en kötü savunmalarından biri olması oyuncunun da hedeflerinin önüne set çekti.

EDGAR DAVİDS'LE TEK BENZER YANI GÖZLÜKLERİ
2017'de sol gözünün retinasında hasar oluşan Montero, koruyucu gözlükle sahaya çıkıyor. Ona "Yeni Edgar Davids" (Davids glokom rahatsızlığı nedeniyle gözlük takıyordu) lakabını getiren de Hollandalı eski yıldız gibi bir orta saha oyuncusu olması değil, elbette ki gözlükleri. Montero, Beşiktaş gibi zirveye oynayan takım için elbette yeterli tecrübeye sahip değil ama Simeone'nin eleğinden geçmiş, Atletico'da A Takım'a yükselmiş solak stoper, Sergen Yalçın'ın ellerinde yükselebilir.

MONTERO İMZAYA GELDİ
Kartal'ın, Atletico Madrid'den 1 yıllığına kiraladığı Montero, dün akşam İstanbul'a geldi. Havalanında 'Bırakmam Seni' tişörtünü giyen 21 yaşındaki İspanyol oyuncu basın mensuplarına poz verdi. Genç savunmacı bugün sağlık kontrolünden geçtikten sonra Beşiktaş ile sözleşmeye imza atacak.

Taylan dönüşmeli

🔴 G.Saray'da transferin gecikmesi Terim'in planlarını etkiler mi?
Geçen sezon 11'inde 5 kiralık oyuncu oynatan ve orta sahasındaki 3 adamı kiralık olan G.Saray'ın transfer döneminde zorlanacağı belliydi. Çünkü bu kadro iki sezondur Şampiyonlar Ligi gelirleriyle oluşturulmuş ve tekrar o gelirlere muhtaç hesaba sahipti. Terim'in takımının ilk 5 hafta zorlu bir fikstürü var. Kale Muslera dönemine kadar soru işareti, defans ve forvet hattı ise şu anda sorunsuz. Bu orta sahada öncelikle Taylan'ın değişip dönüşmesi lazım. Ayhan Akman'dan Mascherano'ya Emre Belözoğlu'ndan Pirlo'ya birçok oyuncunun kariyeri mevki değişikleriyle uzadı. G.Saray elbette orta sahaya oyuncu almalı ama Terim, Diagne ve Falcao'yu birlikte kullanıp başka bir formül de üretebilir. Mevcut ekonomi ile G.Saray'ın çok kaliteli iki orta saha bulabilmesi zor görünüyor. Bu yüzden 'tanıdık' Seri'yi tekrar kiralayıp Taylan'ı değişime zorlamalılar.

F.BAHÇE İYİ BAŞLAMAK ZORUNDA

🔴 F.Bahçe'de transferler sonrası kimler dışarıda kalabilir?
F.Bahçe'de geçen sezondan Altay ve Gustavo dışında kimseye ideal 11'de yer yok. Sosa ve Mert Hakan'ın gelişiyle Ozan bile kulübede kalacak. Vedat'ın Lazio'ya transferi gerçekleşirse Erol Bulut'un santrfor isteyeceği kesin. Çünkü Thiam ve Enner Valencia bu mevkide oynayabilecek isimler olsalar da Vedat'ın 15 gol + 5 asistlik tabela gücünü üstlenebilmeleri zor. Tüm bu transfer sağanağında Giuliano ve Bakasetas'ın da isminin geçmesi kafaları karıştırıyor. Bu transfer operasyonunun sonunda şampiyonluk dışında sonuç başarısızlık kabul edilecek. Avrupa'da olmayan F.Bahçe için yarıştaki rakiplerinden Avrupa Ligi'ne giderlerse Beşiktaş ve G.Saray ile Şampiyonlar Ligi'ndeki Başakşehir'e karşı ekim, kasım aylarında fikstür avantajı olacak. Kısacası sezona iyi başlamaları gerek.

YALÇIN ÇİLELİ BİR DÖNEMDE

🔴 Beşiktaş'ın eksikleri neler?
PAOK maçı mart ayında Avrupa Ligi'nde son 16 turu maçı olsaydı ve siz bana, "Yarın akşam Beşiktaş'ta Gökhan, Caner, Elneny, Adem Ljajic ve Burak yok" deseydiniz ben de cevap olarak, "Beşiktaş'ın şansı neyse onu 3'e bölün" derdim. Elbette Beşiktaş maça 11 kişiyle çıktı ama kabul edelim Sergen Yalçın'ın takımı önemli oyuncular kaybetti. Ndiaye'nin istenmesi kağıt üzerinde Ljajic'in satılacağı ipucunu veriyor. Beşiktaş kanat oyuncularından yeterli tabela gücünü alamayan bir takım. Bu yüzden alacağı santrforun 20+ gol atabilecek kalibrede olması gerekiyor. Lige zorlu Trabzon deplasmanı ile başlayacaklar. Sergen Yalçın bu ülkenin en önemli futbol akıllarından biri ama kadro açısından bakarsak çileli bir dönemde yetiştiği kulübün başında.

GİDENLERİ ARAMASINLAR YETER!

🔴 Trabzonspor 2'si genç, toplam 6 transfer yaptı şu ana kadar… Eddie Newton'ın hangi bölgedeki sorunlara çare olmasını bekliyorsunuz?
'Forvetler şampiyonluk yarışında tutar, defanslar şampiyon yapar' sözüne inanırım. Ronaldo gittikten sonra 30 gol daha az atan Real Madrid bu sezon bir önceki sezondan daha az gol yiyip şampiyon oldu. Şampiyonluğu kaçıran Trabzonspor için teşhis çok netti: Çok atan forvet attı ve çok pozisyon veren, öne geçtiği maçların tabelasını tutamayan bir takım. Yeni gelen oyuncular hepimiz için kapalı kutu. Doğrusu yakın geçmişte Nwakaeme, Ekuban ve Novak da öyleydi. Onlar Sturridge ve Obi Mikel gibi hepimizin 100+ maçını seyrettiği adamlar değillerdi ama katkıları çok daha fazla oldu. Trabzon'un yeni aldığı oyuncuların gidenlerin ortaya koyduklarına yakın performanslarını görürsek ve Leipzig-Sörloth iddiaları lig başlamadan son bulursa Trabzonspor, salim kafayla sezona girer.

Rüzgarı tersine çevirir!

Sorun çıkarmayan Mario Balotelli, sadece Beşiktaş'ın değil dünyanın her takımında banko oynar ama işte o "sorun" kelimesi kariyerinin özeti. 20 yıl önce Anelka ne ise 12 yıl önce Balotelli o idi. Bugün de Mbappe… Genç, kuvvetli, hızlı, dağıtan ve bitirici noktada ölümcül olan santrforlar… Burak Yılmaz'dan boşalan mevki kadar Beşiktaş'ta Caner, Gökhan ve Elneny'nin ayrılığıyla birlikte esen "Yıldızlar gidiyor" rüzgârlarını da tersine çevirebilecek karizmaya sahip Balotelli. Her ne kadar tribünlerde taraftar olmayacaksa bile Pascal Nouma'dan beri Beşiktaş taraftarının "Deli" santrforla bütünleşme hasreti için zaten 3 yıldır Balotelli sürekli manşetlerdeydi. Nice'teki gibi oynarsa Beşiktaş'ta kral olur..



KAYMAKLI ŞÖBİYET GİBİ…
Zidane'ın Materazzi'ye kafa attığı finalin ardından Thierry Henry "Bir adamı gettodan çıkartabilirsiniz ama içindeki gettoyu asla" demişti. Balotelli dizginlenebilecek bir adam değil. Ne Mourinho ne Mancini bunu başarabildi. Anelka gibi 18 yaşında gelen şöhreti kaldıramayan Balotelli'nin futbol yeteneği her kulüp ve teknik adam için "Deneyelim, belki bizde akıllanır" dedirtiyor. Zayıflamak isteyen insanın önüne konan koca bir porsiyon kaymaklı şöbiyet gibi Balotelli.. İtalyan oyuncunun sorunu saha içinde değil. Her seferinde beyaz sayfa açıyor ama gelin görün ki çabuk sıkılıyor ve her seferinde "Bu hayatı kafama göre yaşarım" fikri galip çıkıyor.

BONSERVİSİ 150 MİLYON OLURDU!
Burak 35 yaşında peşini bırakmayan sakatlıklara rağmen oyuna ve takımına kendini veren bir profesyoneldi ama artık yok. Balotelli elbette onun vurduğu kafaları vurur, defans arkasına sarkar, İtalyan Milli Takımı'nda bir dönem bile olsa santrfor olmak zaten bütün soru işaretlerinin cevabı ama sorun Mario Balotelli'nin 12 yılda 6 kulüpte hiçbir sezon 30 maçın üzerine çıkamamış olması. 30 yaşında ve son 3 sezonda her seferinde son kurşununu atar gibi takım değiştiriyor. Sorunsuz bir Balotelli 27-28 yaşına kadar her şeyi doğru yapsa zaten bonservisi 150 milyon Euro olurdu.. Bonservis maliyeti olmadığı için Beşiktaş onu 2.5 milyon Euro altında bir maaşa ikna edecekse elbette ki denemeye değer.

14
Balottelli, İtalya Milli Takımı formasını 36 kez giyerken 14 gol attı.

21
İtalyan oyuncu kariyerinin en yüksek piyasa değerine (32 milyon Euro) 21 yaşındayken M.City formasıyla ulaştı.

282
Bu sezon Brescia'da 19 maça çıkan ve 5 gol atan Balottelli, 282 dakikada bir ağları sarstı…

3 İHTİMAL DAHA VAR!
Beşiktaş yönetimi Balotelli'de sorun çıkması halinde Seferovic, Ze Luis ve Akpom için de nabız yokluyor
Siyah-beyazlılarda Mario Balotelli dışında yönetimin üzerinde durduğu başka forvetler de var… Benfica'da forma giyen Haris Seferovic için Kartal kiralama teklifini iletti. Bu sezon 30 lig maçında forma giyen ve 5 gol atıp 4 kez de asist katkısı yapan İsviçreli forvetin de Beşiktaş'a sıcak baktığı öğrenildi. Listedeki bir diğer isim olan Ze Luis için ise Porto'nun 10 milyon Euro zorunlu satın alma opsiyonu koydurmak istemesi sebebiyle transfer tıkandı. PAOK forması giyen Akpom için Yunan ekibine yapılan 2 milyon Euro'luk teklif için henüz geri dönüş sağlanamadı.

İrfan Can Kahveci’nin peşinden koşanlar

Sevilla'dan Roma'ya giden sportif direktör Monchi'nin listesindeki Cengiz Ünder için devreye o transfer döneminde Manchester City girince milli oyuncuya biçilen 8 milyon Euro değer katlanmıştı. Roma- City kapışınca kazanan Başakşehir oldu. Şimdi benzer bir kapışma İrfan Can için bu kez 3 kulüp arasında yaşanabilir. Bugün Avrupa Ligi'nde çeyrek final kapısını aralayacak maça çıkacak olan ve gelecek sezon önce Şampiyonlar Ligi ardından EURO 2020 vitrinine çıkacak olan İrfan Can'ı bu transfer döneminde satmak aslında doğru karar gibi görünmüyor. Hem oyuncunun fiyatını yükseltebilme ihtimali hem de Okan Buruk için vazgeçilmez bir oyuncu olması, Başakşehir için zor bir seçimi gerektiriyor. 25 yaşındaki İrfan Can modern futbolun aranan orta sahalarından biri. Sezon devamlılığı olmadığı yönünde takip raporları da var hakkında ama bir gerçek var; 3 kulüp onu istiyor. İngiltere'den Newcastle United ve West Ham ile İspanya'dan Sevilla.



Premier Lig için temposunu yükseltmesi gerekiyor ama La Liga'daki futbol için hazır İrfan Can.. Roma'ya Cengiz'i alan ve geçen sezonun başında Sevilla'ya dönen sportif direktör Monchi'nin listesindeki ilk isim; Marsilya forması giyen Maxime Lopez. Sevilla, Fransızların istediği rakamı düşüremezse Monchi'nin B planı İrfan Can… Transfer dönemi yeni başladı, izleyip göreceğiz.




LEO MESSİ'NİN TEK RAKİBİ MARC KİMDİR?
Oğluna sevdiği futbolcunun ismini vermek dünyanın her yerinde futbolseverleri eşleriyle karşı karşıya getirir. Leo Messi, 2000 yılında ailesiyle birlikte Barselona şehrine geldiğinde, Katalonya bölgesinde o yıl doğan 4 çocuğun adı Leo idi. 2004 yılında Messi, Barça formasıyla sahaya çıktığında ise bölgede sadece 11 çocuğa Leo adı verilmişti ve erkek çocuklara verilen isimler sıralamasında Leo, 262. sıradaydı… Yıllar içinde Barselona ve çevresinde Messi sayesinde Leo ismi popüler oldu ve yeni doğan erkek çocuklarına Leo ismini verenlerin sayısı 10 yıl önce 136'ya çıktı. Messi attıkça, Leo ismi de çoğalmaya başladı. 2015 yılında 454 Leo ismi verilen çocuk dünyaya geldi. Leo zirveye koşuyordu, 262. sıradan ilk 10'a girdiği 2018 yılında 459 çocuk hayata Leo olarak başladı ve 2019'un istatistikleri geldiğinde sıralamada Leo, 500 çocukla ikinci sıraya çıktı. Johan Cruyff'un oğluna verdiği isim Jordi, tarih boyunca popüler bir isimdi Katalonya'da. Leo onu solladı ve artık önünde tek bir isim var: Cristiano değil elbette! O isim Marc…



"ATİBA" YAYA TOURE VE PEP GUARDİOLA
Pep Guardiola ile basamakları çıkan ve yıldız olan futbolcular da var, Katalan teknik adam ile yolları kesiştiğinde keyfi kaçan ve bavulunu toplayan da. Ona Fildişi Sahilli Atiba diyelim: Yaya Toure... Atiba ondan 3 ay büyük ve ikisi de 37 yaşında futbol kariyerlerine devam ediyorlar. Bugün Atiba, Beşiktaş formasıyla çok daha üst seviyede oynarken, Yaya Toure kariyerinin erken yıllarında Barça forması giymiş bir isimdi. Guardiola, Barça altyapısından yetişen Sergio Busquets'i 2009'da orta sahaya monte ettiğinde Yaya Toure artık yedek stoper olarak yola devam ed-i yordu ve çareyi ayrılmakta buldu. Guardiola ile iyi ayrılmadıkalrı ortada ama 2010'da M.City'ye giden ve altın yıllarını (8 sezon) İngiliz kulübünde geçiren Toure bir kez daha karşısında Guardiola'yı buldu. İkili arasındaki soğuk rüzgarlar Toure'nin kulüpte sonunu hazırladı, o da kürkçü dükkanına, Monaco öncesi çıkış yaptığı Olympiakos'a döndü. İki yıllık Çin macerası ve şimdi 37 yaşında kendine kulüp arayan Yaya Toure…