CANLI
SKOR
Ahmet Çakar

Ahmet Çakar

Her şey bitti!

Fenerbahçe için artık her şey bitti diyebiliriz… Şu anda fark 6 puan ve sadece 3 maç kaldı. Dünya futbol tarihinin en büyük sürprizi olmadığı takdirde Fenerbahçe bu sene de şampiyonluğu kaybetti. Dün geceki mücadeleye bakıyoruz, sarı-lacivertliler çok coşkulu, tempolu oynamamış olsa bile böyle bir deplasmanda bulması gereken pozisyonları buldu ama atamadı. Sırf ikinci yarı Dzeko'nun ama kafayla ama ayakla kaçırdığı 2-3 mutlak pozisyon var. İlk yarıda da Tadic'in mutlak atması gereken bir gol vardı, o da kaçırdı… Konyaspor hücum organizasyonu olmayan bir takım… İyi kapanmaya çalıştılar, kompakt oynamaya çalıştılar ve çok önemli bir puan aldılar. Aslında organize tek atakları da attıkları goldü fakat haklı olarak ofsayt diye sayılmadı. Şu hatalı bu hatalı diyemiyoruz. Dzeko ile İcardi'nin farkı şu; Galatasaraylı oyuncu yakaladı mı atıyor… Ne Dzeko kadar mücadele ediyor ne de onun kadar koşuyor ama yakaladı mı atıyor. Dzeko ise çok kaçırıyor. Dün bazı kafa şutları var ki bu kafalara Avrupa'da en iyi vuran santrforlardan ama golü yapamadı. Sonuçta; F.Bahçe için %99 oranla bir yıl daha heba oldu. Kolay değil, 10 senedir şampiyonluk yok. Bugünden itibaren Fenerbahçe'de çok taş yerinden oynar. Hatta Ali Koç bile... Hakem Bahattin Şimşek bir pozisyon dışında genelde iyi götürdü. Hatası ilk yarıda Ferdi bir faul yapıyor, bu faulü vermiyor, hemen akabinde de Ahmet Oğuz, Ferdi'nin kalçasına topla oynanmayacak mesafede şiddetli bir diz vuruyor. Bu diz kırmızı kartlık bir pozisyon ama öncesinde atlanmış bir faul var.

Penaltıyı es geçti

Galatasaray dün gece şov yaptı… Sadece şov da yapmadı, averajını düzeltti, beklenen üç puanını aldı ve siz bu satırları okurken Fenerbahçelilerin umutları artık çok ama çok azaldı. Galatasaray, Sivas'ı çok mu sıktı? Hayır… İlk yarıda atılan iki golün de mimarı Barış Alper. Soldan girişi, topu en iyi yere çıkarışı, müthiş bir kalite özelliği. İlkinde Hakim Ziyech'e 'al da at' dedi… İkinci golde ise Barış Alper kadar bacağını açıp topun üstünden atlayıp bomboş Mertens'e bırakan İcardi'nin de katkısı büyük. İkinci yarıya Sivasspor golle başladı. Kornerden attılar. Bu kadar iyi oynarken ikinci yarının hemen başında gol yemek moral bozar mı diye düşünürken hemen art arda iki gol geldi. İcardi'nin koşusu, topla son andaki teması, hemen ardından Ziyech'in jeneriklik bir gol atması, tamamen ve tamamen kaliteyle alakalı. Sonuçta Galatasaray, oynadığı futbolla kim ne derse desin şu anda şampiyonluğu hak ediyor. Kaldı 3 maç… Bu gece Fenerbahçe'nin ne yapacağını bilemiyoruz ama yüzyılın mucizesi olmazsa Galatasaray işi bitirdi. Gelelim Arda Kardeşler'e; ilk yarıda İcardi'ye yapılan mutlak penaltıyı es geçti. Sivaslı defans oyuncusu, İcardi topa vurduğu anda topuğuna basıyor. Tartışmasız bir penaltı. İkinci yarıdaysa İcardi'nin golünü kaleciye faul diyerek iptal etmesi doğru. Zira söz konusu pozisyonda kaleci, eliyle topun üstüne temas etmişti. Böyle durumlarda bu topa dokunursanız faul olur.

Ali Bey, Galatasaray’dan nefret ediyor

Mehmet Büyükekşi, belli bir dönemdir TFF Başkanı. Kendi başkanlığında Türk futbolunda her türlü olay yaşandı. Suudi Arabistan krizi sonrası az kalsın ülkemizle Suudi Arabistan arasında diplomatik kriz olacaktı ki halledildi. Ardından hakemin dövülmesi, takımların sahadan çekilmesi, alt liglerde bir sürü şike ve bahis söylentisi...Y üz yıllık Türk futbolunda hiç yaşanmamış olaylar meydana geldi. Yazıklar olsun desek az gelir. Dün gece maç bitmiş , şeref tribününde gülüyor. Yanında Bakanımız Osman Aşkın Bak'ın suratına bakıyorum, üzgün, yüzünden düşen bin parça. F.Bahçe'ye aylardır, belki yıllardır çok ciddi bir lobi düşman. TFF'lerde bulunan anti F.Bahçe lobileri, yıllardır F.Bahçe'ye zarar, acı verdi. F.Bahçe'nin dün sahaya U19 ile çıkmasını eleştirebiliriz. En önemli rakipleri, hatta zaman zaman söylemlere baktığımızda yegane hasımları G.Saray'a elleriyle bir kupa hediye ettiler ama çok önemli bir şeyi yapmad-ı lar. U19 takımı çıkıp soytarılık yapmadı. Sakatlanma bahanesi ya da kırmızı kart hileleriyle maçı yarım bırakmadı.
Bu ülkenin bir reisi var, Recep Tayyip Erdoğan. Bütün bunların müsebbibi, Büyükekşi'dir. Üzülüyorum… Sayın Cumhurbaşkanımızın yapması gereken bir tek şey var; bu adama görevden el çektirmek. Kanunen görevden alamaz ama görevden el çektirebilir. Konuyu spordan ağabeyim olan Sayın Erdoğan'a arz ediyorum. Yoksa kaos büyümeye devam eder.

Kardeşler’in iki önemli hatası

Kalecilerin komik, tuhaf hatalar yaptığı maçı Fenerbahçe, kazanmayı başardı. Zaten beklenen de oydu. Özellikle ilk yarı Fenerbahçe, mükemmel top oynadı. İlk yarı sonucunda skor 4-0, 5-0 olması gerekirken 1-1 bitti. Fenerbahçe adeta oyuna golle başladı. Kornerden gelen topu Djiku arka direkte tamamlayıp takımını öne geçirdi. İlk yarıda Demirspor bir kere geldi, aslında o da gelmek değil İrfan Can topu, Balotelli'nin önüne yolladı, o da golü yapıverdi.
İlk yarı sonunda Demirspor kalecisi sakatlandı çıktı. Yerine gelen Vedat, tam evlere şenlik. Neredeyse yediği tüm gollerde hatalı. Serdar Dursun'un kafayla attığı golde kaleciye bakın. Amatör kalecinin yapacağı hatalar değil.
Tadic'in attığı gole ayrı bir paragraf açalım. Kalecinin hatası ve ardından kaleyi boşaltması nedeniyle Tadic, 47 metre uzaklıktan topu kaptı. Öyle bir vurdu ki, yapılacak hiçbir şey yok.
Gelelim maçın hakemi Arda Kardeşler'e. Maç kolay, aslında ilk yarıyı da iyi yönetti. Ama ikinci yarıda Adana Demirspor lehine ceza alanı dışında verdiği serbest vuruş vardı. Son darbe ceza alanı içinde görülüyor, yani penaltı olmalıydı. VAR da yardım etmedi ve Adana Demirspor'un penaltısı verilmedi. Serdar Dursun'un attığı kafa golü öncesi verilen serbest vuruşta da hata var. Adana sol beki atlıyor ama Fenerbahçeli oyuncuyla teması yok. O da kendini bırakıyor. Hatalı bir serbest vuruş kararı ve sonrasında Fenerbahçe'nin golü geliyor.

Gecenin kahramanı Kartal

Dün gece ilk yarı bittiğinde, 30 milyon F.Bahçeli karalar bağlamıştı. Rakip Rizespor bu yarıyı önde kapattı, sadece önde kapatmakla kalmadı, pozisyonlar buldu. F.Bahçe diye bir takım ise sahada yoktu. İlk yarıda en büyük hata F.Bahçe'nin böylesine kötü bir sahada pas oyunu ile çıkmak istemesiydi. İkinci yarı sahneye bir adam çıktı; adı İsmail Kartal! Namı diğer Arap İsmail. 3 değişiklik yaptı, maçı aldı. Serdar Dursun, İrfan Can ve Mert Hakan sahaya sürüldü. F.Bahçe, bu değişikliklerden sonra maçı kaybetseydi belki de İsmail Kartal siz şu satırları okurken Türkiye'nin gündemindeydi. Bu tür maçları çevirebilmek için 2. yarının başında gol bulmak lazım. Buldu da! İrfan Can ortaladı, Serdar Dursun son anda ayağını uzatıp F.Bahçe'yi hayata döndürdü. Ardından Mert Hakan, çok güzel bir zamanlama ile Dzeko'nun önüne bıraktı o da iyi vurup F.Bahçe'yi öne geçirdi. Ve bitime dakikalar kala da İrfan Can skoru pekiştirdi. Dün gecenin kahramanı, İsmail Kartal demiştik. Devre arasında oyuna soktuğu 3 oyuncu da gollere katkıda bulundular. Ya gol attılar ya asist yaptılar. İşte futbol böyle bir şey. Bu değişiklikler sonrası F.Bahçe maçı kazandı. İsmail Hoca bugün kahraman! Kaybetseydi 'böyle değişiklikler mi olur kardeşim' derler, hedefe koyarlardı. Sonuçta F.Bahçe lige veda edebileceği gece şimdi psikolojik üstünlüğü eline aldı. Hakem Arda Kardeşleri kutluyorum. Böylesine ağır bir sahada çok iyi maç yönetti.

Hataları, İcardi telafi etti!

Galatasaray çok zorlandı, hatalar yaptı ama zar zor da olsa kazanmayı bildi… Bitime dakikalar kala haftalardır suskun olan İcardi'nin hayata döndüren golüyle. Oysa bu pozisyondan bir dakika önce karşılaşma 2-2'yken Prag öyle goller kaçırdı ki Muslera'nın ne denli önemli bir kaleci olduğu belgelendi.
Galatasaray maça iyi başlamadı. Praglı oyuncu biraz becerikli olsa ya da dar açıdan atılan şutu Muslera kurtarmasa, Prag öne geçecekti. İlk yarıda da rakibin önemli pozisyonları var. Ama golü Kerem Demirbay'la Galatasaray buldu. Kapalı açıdan öyle güzel vurdu ki şut güzel ama bu seviyelerde bir kalecinin yememesi gereken bir gol. Prag ikinci yarının hemen başında mükemmel bir golle beraberliği yakaladı. Bu gol aslında Galatasaray'ı biraz uyandırdı. Mertens'in şans golüyle Galatasaray öne geçti. Aslında bu golü Mertens mi attı rakip mi tartışılır. İşte bu dakikadan sonra temsilcimiz için kötü dakikalar başladı. Önce Nelsson son adamdan atıldı, hemen ardından da bir yan topta Prag beraberliği buldu. Bu kafa golünün hatası Barış Alper'e yazar. Kontrol etmesi gereken adam çıktı kafayı vurdu ve golü attı. Bitime dakikalar kala işte dedik ya İcardi, korkunç bir avantaj olan galibiyet golünü attı belki de turu getirdi.
İspanyol hakem mükemmel bir yönetim gösterdi. Nelsson'un kırmızısı yüzde yüz doğru. Galatasaray penaltı bekledi ama Barış Alper kendini öne bırakıyor devam kararı doğru. Sparta Praglı oyuncuyu ikinci sarıdan atması da kesinlikle isabetli bir karar.

Mertens’in golünde faul yok!

Galatasaray ucuz kurtuldu. Fenerbahçe önemli bir deplasman galibiyeti aldığında G.Saray'da ister istemez bir sinirlilik, bir panik ortaya çıktı. Maçın geneline baktığımızda da G.Saray'ın asla iyi oynadığını söyleyemeyiz. Belki ilk golü attılar, öne geçtiler ama ondan sonra tempo ve pas yüzdesinde ciddi eksiklikler yaşadılar. Hele hele Kayserispor'un penaltı kaçırdığını da eklemeliyiz. İkinci yarı tüm camia, tüm taraftar diken üstündeydi. Puan kaybı, farkı en az 4 puana çıkartıp işi daha da zora sokacaktı. Zaten soktu da! Torreira'nın hatası ile Kayserispor golü buldu. İşte bu dakikadan itibaren belki de sezon sonuna kadar gidebilecek büyük bir travmanın ayak seslerini duyduk. Derken sahneye Barış Alper çıktı. Bir yan topta VAR'ın yardımı ile hakem Atilla Karaoğlan bir penaltı verdi ve Galatasaray rahatlıkla puan kaybedebileceği maçta 3 puanı alıverdi. Sonuçta baktığımızda sıkıntı şu: G.Saray kör topal ilerliyor, F.Bahçe zor kazansa da rakibini sürklase edebiliyor. Ve şu anda aradaki fark sadece 2 puan. İcardi nerede belli değil, ciddi bir disiplinsizlik hakim. Gelelim hakeme... Verdiği iki penaltıda da haklı. İlkinde bir elle oynama var, diğerinde ise Barış Alper'in, VAR yardımı ile gelen bir çekilmesi var. Fakat Mertens'in attığı golde asla faul olduğuna inanmıyorum. Topa Halil dokunuyor, Mertens golü yapıyor. Kesinlikle büyük hata var.

Kimse hakeme laf söylemesin

F.Bahçe şampiyonluk yarışında çok zorlanıp 3 puanı aldı… Maç boyu oyunun hakimi Fenerbahçe'ydi. Topla oynama yüzdesi de onlardaydı. Ama ortalar ve final pasları çok kötü. Ta ki 80. dakikaya kadar. Sonradan oyuna giren İrfan Can adeta Fenerbahçe'yi ipten aldı. Bu tür galibiyetler çok önemli. Hatta 90+7'de de Livakovic'in çıkardığı o çok önemli top olmasa maç berabere de bitebilirdi. Maçın hakemi Tugay Kaan Numanoğlu bence fevkalade bir karşılaşma yönetti. Verdiği inanın her karar ders niteliğinde ve doğru… İlk yarıda Bonucci penaltı bekliyor, devam kararı doğru… İkinci yarıda Fred'e yapılan hareket çok net bir penaltı, burada da doğru karar veriyor. Herkes Batshuayi'ye kırmızı kart vermesi gerekirdi diyor, her ne kadar dizi rakibin göğsüne gelse de güç transferi yok ve Batshuayi ayağını sakınıyor. İlk yarıda Fred'in yüksekten gelen topa bakarken rakibinin aşil tendonuna basması var ama Fred, rakibi görmüyor ve yukarıdaki topa bakıyor. Burada da kart vermemesi doğru. Yarı ofsayta geçtik, bu sistem bir golü iptal ettirdi, birini verdi. Söylenecek bir şey yok. Ayrıca golde herkes İrfan Can kafayı vurduğunda Batshuayi kalecinin görüş alanında ve topu engelliyor dedi, oysaki 30 metre ötedeki sağ bek net bir şekilde ofsaytı bozuyordu. Sonuç olarak baktığımızda çok fazla pozisyon var ama yiğidin hakkı yiğide, kimse de hakeme laf söylemesin. Çok iyi bir maç yönetti.