CANLI
SKOR
Ahmet Çakar

Ahmet Çakar

Hakem için kolay maçtı

F.Bahçe farklı kazandı, Cengiz resital yaptı. Kolay değil, 4 gol bir de işin komik tarafı, İstanbulspor'un attığı golde de ayağı kaymakla bir çeşit asist yapmış oldu. Bu karşılaşma ölçü olmaz ama özellikle ilk yarıda F.Bahçe'nin mütevazı rakibine verdiği pozisyonlar gereksiz. Diğer negatif taraf da Dzeko ve Tadic'teki düşüş. İlerleyen maçlar için özellikle Tadic'in olumsuz performansı sıkıntıya neden olabilir. Ama F.Bahçe'nin öyle geniş bir kadrosu var ki, önümüzdeki maç Cengiz mi oynayacak, cezası bitecek İrfan Can mı? Şunu çok rahat söyleyebiliriz, F.Bahçe'nin en istikrarlıları Szymanski ve Ferdi. Skor ne olursa olsun hem oynuyorlar hem de mücadele ediyorlar. Hakem için kolay bir maçtı. Oyuncular iyi niyetli, zaten maç ilk yarının sonunda bitmişti. Ama son dakikalarda aleni bir penaltıyı niye vermezsiniz anlayamıyorum.

İLK GOLDEN ÖNCE FAUL VAR
G.Saray'da çok önemli eksikler vardı. İcardi, Sanchez, Boey ve Torreira. Aslında G.Saray zorlandı da. İlk yarıda oyunu hızlandıramadılar, kanatlara inemediler, bir de karşılarında 18 yaşında mükemmel bir kaleci vardı. İkinci yarı ise Konyaspor hem cesur hem etkili gelmeye başladı. Goller de kaçırdı ama işte atamayana atarlar! G.Saray son bölümde önce Abdülkerim'in mükemmel volesi, sonra Zaha ve yine Abdülkerim ile maçı koparttı. Futbo l böyle bir şey. Şans kadar hakemin dürüstlüğü de yanında olmalı. G.Saray'ın attığı ilk gol öncesi Barış Alper'in, Konyasporlu oyuncuya açık bir faulü var. Skora göre maç yöneten Ali Şansalan, zaten bu dakikalarda aleni Konya faullerini vermedi. Gol öncesi faulü vermedi, bu top gitti serbest vuruş oldu ve gol geldi. Kötü olan ne biliyor musunuz? Hakemin görememesi değil, görüp de verememesi.

Robot hakemlik cahilliktir!

F.Bahçe düelloyu kazanan taraftı. Ama Fred'i sudan sebeple kaybetti. Çok iyi oynamadı, kötü goller yedi ama Batshuayi'nin hat-trick yaptığı karşılaşmada Türkiye'nin belki de Anadolu'da en zor deplasmanı olan Kayseri'de kazanmayı bildi. 3 puan büyük başarı ama Fred'in kaybı Galatasaray maçı için çok çok önemli bir zayiat. Türk hakemleri asla akıllı değiller. 88 dakika iyi-kötü maçı götüren Zorbay Küçük, sihirli bir değnek değmişçesine son 2 dakikada her şeyi berbat etti. F.Bahçe ceza alanı dışında önce bir faul uydurdu, itirazlar oldu. Sarı kartları verdi, bundan sonra devreye hakem sanatı girmeliydi. Kötü niyetli değilsen itirazı devam ettirdiği mazeretine sığınarak bir adamı atamazsın. Çünkü adam seninle konuşuyordu. Zaten sarı kartı da vermiştin. Suratına baktın ve oyundan attın. Robot hakemlik cahilliktir. Tabii eğer kötü niyet yoksa.

PENALTIYI VERMEDİLER
Galatasaray farklı da kazanabilirdi, puan da kaybedebilirdi. İcardi denen efsane, haftalardır var mı, yok mu belli değil. Ama oyundan alınamıyor. Karagümrük'ün kalecisi tuttuğu topu elinden kaçırmasa gol de gelmeyecek. İkinci yarı Karagümrük oyunu iyi forse etti. Pozisyonlar da buldu. Ama en önemli pozisyon Serdar Dursun'un ofsayt diye sayılmayan golü. Karar doğru ama Serdar topa dokunmasa galiba gol oluyordu. Tugay Kaan Numanoğlu ve VAR hakemi... Katliam devam ediyor. İkinci yarıda Barış Alper ceza alanı içinde rakibinin baldırına arkadan vuruyor, penaltı ama hakemlerden tık yok. Torreira'nın ayağına basılma pozisyonu tartışılır. Bence penaltı değil. Karagümrük oyuncusu topa bakıyor, yükselirken de Torreira'nın ayağına basıyor. Diğer kritik pozisyon ise Barış Alper'e kırmızı kart verielbilirdi. Rakibini çekiyor, hakem faulü veriyor. Karşılığı sarı kart. 4-5 metre sonra da hakemin kararını protesto etmek için çok sert topa vuruyor. Arka arkaya iki sarı karttan kırmızı çıkabilirdi.

Arda Kardeşler şaşkın ördek gibi!

Beşiktaş için önemli bir maçtı. Rıza Çalımbay yeni gelmiş ve Beşiktaş için her şey kötü giderken mutlak kazanılması gerekiyordu ve kazandılar. Çok iyi oynamadılar ama 3 puana yetecek kadar performans ortaya koydular. Üstelik Aboubakar ve Cenk gibi iki önemli golcüsünün eksikliğine rağmen. İlk yarıda maçta adeta pozisyon yok. Ama ikinci yarı Beşiktaş istediği pozisyonları buldu ve Rebic'in mükemmel pasıyla Muleka takımını öne geçirdi. Gelelim hakem Arda Kardeşler'e... Oyun genelinde fena değildi. Fakat sahada kibrinden dolayı şaşkın ördek gibi dolaşıp oyuncularda güven tesis edemiyor. Sarı kartı olan Opoku'nun Bakhtiyor'un ağzını burnunu dağıtmasına reaksiyon göstermedi. Hadi diyelim kırmızı kart değil, sarı verse Opoku atılacak.

RODRİGUES KIRMIZI KART GÖRMELİYDİ
EKSİK Fenerbahçe dün puan kaybetti. 90 dakikaya baktığımızda da Fenerbahçe'nin ilk yarıda önde presle kazandığı toplardan ve sonrasındaki şutlardan başka bir pozisyon yok. İlk yarı Fenerbahçe oyunun mutlak hakimiydi. İkinci yarı yorgunluk ve orta saha direncinin azalması, Adana Demirspor'u oyuna ortak etti. Aslında maça baktığımızda gerçek sonuç beraberlikti, hak eden olmadı. Hakem Halil Umut Meler, havaya girmiş. Futbolcuyu rencide edici hareketler içinde. Risk almayıp forvet aleyhine faulleri verebiliyor. Bunun adı eyyamcılıktır. En büyük eyyamı ise ikinci yarıda yaşanan arbedede Rodrigues ve Ndiaye'nin Oosterwolde'yi boğazından tutup yere yatırmasına hiçbir kart vermeyişidir. Bence Rodrigues kırmızı kart görmeliydi. Üstelik VAR müdahalesi de olmadı.

Penaltının iptal edilmesi hata

F.Bahçe rekora devam ediyor. Aslında dün geceye baktığımızda mükemmel bir ilk yarı, kontrollü bir ikinci yarı ama sadece gecenin değil yılın en güzel gollerinden ikisini atan takım da Hatayspor… Fenerbahçe maça öyle bir başladı ki, öyle bir 45 dakika oynadı ki seyreden herkes 'Bu takımı kim durduracak, bu takım Türkiye Ligi'nde kime kaybedecek' diye düşünmeye başlamıştır. Szymanski, Osayi ve Dzeko ile art arda gelen gollerle ilk yarı bitti. Aslında devrede skor 6/7-0'a gidebilirdi. İkinci yarıda Hatay hareketlendi. O anlarda da Ghoulam ile harika bir frikik golü buldu. Acaba maç sıkıntıya girebilir mi derken bu sefer de İrfan Can serbest vuruştan skoru perçinledi.
Fenerbahçe her mevkisiyle Türkiye'nin en iyi oyuncularına sahip. Takım savunmasını belki de Türkiye'de en az hatayla yapan takım.
Hücum silahlarına baktığımızda da 4-5 oyuncusu var ki her an her şeyi yapıp, skoru değiştirebilirler.
Sonuçta F.Bahçe oynadığı futbol ve sıfır puan kaybıyla şampiyonluğa emin adımlarla ilerliyor. Üstelik her oyuncunun kendine kalite olarak yakın alternatifi de mevcut. İstanbul derbileri hariç belki Adana Demir dışında Fenerbahçe'den puan alacak takım olur mu bilmiyorum.
Hakem Volkan Bayarslan samimi ve iyi niyetli bir hakem. Oyuncuların da ona sevgisi ve güveni olduğunu çok net görüyorum. Dün gece de oldukça iyi bir maç yönetti. Ancak VAR hakemi Mustafa İlker Coşkun'un, Fenerbahçe lehine verilen penaltıda 'Dzeko ofsaytta' diyerek penaltıyı iptal ettirmesi hata. Dzeko'nun topa hamlesi yok, üstelik top o hamle yapsa bile yet-i şemeyeceği mesafede. Dolayısıyla burada ofsayttan söz edilemez.

Halil Umut Meler çok başarılıydı

Galatasaray maçın 3/2'sini bir kişi eksik oynayan Beşiktaş'ı şaşırtıcı da olsa zor yendi. 'Zor yendi' diyoruz çünkü karşılaşmanın bitimine 15-20 dakika kala skorda eşitlik vardı. Gecenin en çok konuşulan isimlerinin başında hakem Halil Umut Meler geliyor. Kaleci Mert'i oyundan attı. Gerekçe ceza sahası dışında topu elle oynayarak bariz gol şansına engel olmak. Karar tartışmasız doğru. O el destek eli filan değil. Destek elinde avuç içi yere basar. Bu pozisyonda Mert açılmış koluyla topu engelledi. İkinci yarıda yine Beşiktaş defansının saçmaladığı anlarda Amir Hadziahmetovic'in pozisyonuna penaltı verdi. Bu VAR'dan döndü. Çünkü topa vuran Amir… VAR yine doğruyu verdi. Maçın sonlarına doğru da Galatasaray'a 3 puanı getiren penaltıda da karar doğru. Yine Amir, kafaya çıkıyor, Torreira'dan seken top eline çarpıyor, tartışmasız penaltı.
İkinci yarıda İcardi vole vururken, Ghezzal'ın bir hareketi var. Hakem ve VAR'a göre penaltı değil. Bana göre de değil. İki futbolcu ayaklarını topa uzatmış ve çarpışmış. Genel olarak baktığımızda kritik pozisyonun çok fazla olduğu bir derbide Halil Umut Meler, çok başarılıydı. Belki bir-iki faul hatası, biriki sarı kart hatası yoruma açık olabilir ama genel anlamda baktığımızda başarılıydı.
Beşiktaş, Türkiye'nin en kötü savunma yapan takımı. Yediği gol savunma hatası. Mert'in kırmızı gördüğü pozisyon savunma hatası. Çıkarken kaptırdılar ve dağıldılar. Galatasaray ise farka gideceği maçta ikinci yarıda Rosier'i kesemedi, sıfıra indi ve Chamberlain bomboş vurdu bu da Galatasaray için savunma zaafıydı.

Volkan Bayarslan’ı beğenmedim

G.Saray, sezonun en iyi maçlarından birini oynadı ama çok zor bir galibiyet aldı. Bunun tek sebebiyse Ankaragücü'nün kalecisi Bahadır… Mükemmel ve muhteşemden öte bir performans sergiledi. Eğer vasat oynasaydı, maç 7-1 biterdi. Çok iyi oynasaydı 4-1 biterdi. Olağanüstü oynadı skor 2-1 oldu.
Önce şunu söyleyelim; sakat olmadıkları takdirde Zaha ve Sanchez Galatasaray'ın değişmez yıldızları olur. Zaha öyle bir potansiyele sahip ki 10 metrekarede 3-4 rakip oyuncuyu ekarte edebilecek yeteneği var. Attığı beraberlik golünde de topu alıyor, düzeltip vurması buram buram kal-i te kokuyor. İlk yarı 5-0 bitecekken 0-0 bitti. İkinci yarının başında Galatasaray bir kez adamını kaçırdı, Ankaragücü golü buldu. Ardından da Zaha'nın beraberlik golü ve sonrasında gelen tartışmalı golle Galatasaray maçı alıverdi. Önce yayıncı kuruluşa şunu söylemek lazım; tamam top çizgiyi geçmiş gibi görünüyor. Fakat tam korner direğinin oradaki bir kameradan topun geçtiğini tüm Türkiye'ye göstermeniz gerekiyor. Ya da TFF, İngiltere'deki gibi hakemlere gol line teknolojisini getirmesi gerek.
Volkan Bayarslan'ı hiç beğenmedim. Kerem Demirbay'ın Bahadır'ın karnına tekmesi en az sarı karttı. G.Saray'ın attığı beraberlik golü öncesi top taca çıkarken Kerem'in rakibine faulü var. Bunlar hep atlandı. Yine Torreira'nın ilk yarıda penaltı olabilecek bir pozisyonu var. Her ne kadar ilk etapta topa sol omzuyla dokunsa da sonra dirseği ile uzaklaştırıyor. Dedik ya çekimler yetersiz, çekim açıları yetersiz. Unutmadan söyleyelim, gerçekten böyle işler Türk futbolunun marka değerini zirveye taşıyor ne dersiniz?

Szymanski’nin verdiği mesaj!

F.Bahçe tuhaf şeyler yapmaya devam ediyor. Ne kadar sorunlu olursa olsun, Başakşehir'i sahadan sildiler. Neredeyse tek bir pozisyon vermediler, kafasını bile kaldırtmadılar. Tarihi bir rekorla da maçı kazanabilirlerdi. Fenerbahçe çok iyi başladı. Bir kornerde dönen topta Djiku çaprazdan vurdu ve Fenerbahçe maça adeta 1-0 önde başlayıverdi. Kolay değil ilk 20 dakikada 3-0'ı bulmak, rakip kim olursa olsun… Aslında Dzeko attı demiştik ki ikinci golü Başakşehirli oyuncu kendi kalesine atmış. Szymanski çok iyi vurunca da 20. dakikada maç bitiverdi.
Herkes çok iyi niyetli. Yardımlaşma mükemmel. Alan daraltan, sürekli basan F.Bahçe'ydi. Szymanski belki de Türkiye'ye gelmiş en kaliteli futbolcu değil ama en fedakârı. 2. yarıda bir Başakşehir hücumunda adeta son adam oldu ve topu kornere atabildi. Forvet arkasında oynayan bir futbolcunun böylesine fedakârlıklar yapıp, kendi ceza sahasından top çıkartması hem takıma fayda hem de tüm oyunculara açık bir mesaj.
Gelelim Başakşehir'e; ciddi anlamda küme düşme korkusu yaşayacaklar. Kaliteli oyuncuları var ama takım havası kaçmış bir gazoz gibi. İstanbulspor ile Başakşehir maalesef Süper Lig'in en kötü iki takımı. 6'da 6 yapan bir Fenerbahçe var ki toplamda da seriyi 13'e çıkardılar. Kolay bir istatistik değil.
Hakem Zorbay Küçük için maç kolaydı. Son bir yılda Zorbay, daha öncesine oranla iyi maçlar yönetiyor. Dün gece de iyiydi ama ikinci yarıda Szymanski faul yapmamasına rağmen hem sarı kart verdi hem de Başakşehir lehine tehlikeli bir yerden manasız bir serbest vuruş uyduruverdi.

Şansalan tek kelimeyle mükemmeldi

Beşiktaş kazanmak zorundaydı, çok kötü bir ilk yarı oynadı, ne zaman ki golü yediler, 47. dakikadan sonra akılları başlarına geldi ve 3 puanı aldılar. İlk yarı çok düşük bir tempo ve sürekli gelen bir Kayserispor vardı. 47. dakikada Kayserispor öne geçti, hemen ardından da Beşiktaş önce kornerden gelen topu kafayla Aboubakar, birkaç dakika sonra da Salih'in mükemmel pasını iyi değerlendiren Chamberlain'in golüyle hayata döndü. Brugge maçında 1 puan alındı ama berbat bir futbol vardı. Eğer dün de bir puan kaybı yaşansaydı işler çok karışacaktı. Hakem Ali Şansalan dün tek kelimeyle kusursuz bir maç yönetti, bravo.

SARILAR DOĞRU, İKİSİ DE KIRMIZI OLMAZ
Fenerbahçe doludizgin devam ediyor. Maça baktığımızda da rahatlıkla hak ettiler diyebiliriz. Bir an olsun oyunun kontrolünü Alanyaspor'a bırakmadılar. Fazla bir pozisyon üretmedikleri devre biterken kalite ortaya çıktı. Dzeko ceza sahası içinde mükemmel bir pas verdi. İrfan Can da vurur gibi yapıp, yana çekip skoru getirdi. Takım savunmasına baktığımızda Fenerbahçe çok iyi. Livakovic fazla iş düşmemesine rağmen güven veriyor. Szymanski müthiş iyi niyetiyle her yerde. Sonuçta Fenerbahçe problemsiz yoluna devam ediyor.
Fenerbahçe'nin golünde VAR kontrolü uzun sürdü. Sebebi Dzeko'nun ayağı. Tadic'in ofsayt olmadığı belli ama Dzeko'nun durumu flu idi. Bu nedenle inceleme uzadı. Ama doğru karar verildi. Dzeko'ya ve İrfan Can'a verdiği sarı kartlar doğru. İkisi de kırmızı olmaz.

Sağlam uydurdu, VAR uyudu!

Galatasaray kazandı ama futbol adına ortaya fazla bir şey koymadı. Ortada bir kaos var. Maça Ziyech sağ değil biraz daha içeride başlıyor, sakatlanan Kazımcan'ın yerine yerli sınırı nedeniyle Abdülkerim sola geçiyor, ikinci yarı Kerem, Zaha giriyor. Zaha solda oynuyor, Kerem'in nerede oynadığı belli değil. Tam bir kaos. Koskoca Galatasaray, 2-1 öndeyken aslında en önemli gol pozisyonunu 87. dakikada Sanchez'in kafasıyla buluyor. Önce şunu söyleyelim, Sanchez, iyi bir oyuncu ve doğru bir transfer.
İlk gol pozisyonuna bakıyoruz, 87. dakikada demiştik. Oysa ki Galatasaray o dakikada 2-1 öndeydi. Peki goller nasıl oldu? İlk devre biterken, Ziyech'in müthiş kalitesiyle gelen vuruşuyla Galatasaray öne geçti. Çok az oyuncu o golü atabilir. İkinci yarıda da Galatasaray uydurma bir penaltı kazandı ve İcardi ile skoru 2-0'a getirdi. Daha sonra da Dubois sağdan gitti, Muslera 'Açılayım mı, açılmayayım mı' dedi. Dubois vurdu, çizginin hemen içinde çevrildi ama tabii ki haklı bir gol kararı geldi
İlk yarıda aslında Başakşehir önemli pozisyonlar buldu. En önemlisi de Serdar'ın kendi kendine yaptığı tuhaf ve komik penaltı. Şaka bir yana penaltı değil tabii ki ama Serdar sola çıkartsa ya da kendisi vursa gol gelebilirdi.
Hakem Kadir Sağlam çok kötü bir maç yönetti. İlk yarıda Torreira'ya yapılan bir penaltı var. Onu vermedi, VAR hakemleri de çağırmadı. Yine Berkay'ın mutlak kırmızı kart görmesi gereken bir harekette kart gelmedi, VAR'dan yine uyarı çıkmadı. Gelelim Galatasaray'ın kazandığı penaltıya… Karar yanlış. Başakşehirli oyuncu iki defa topla oynuyor. Hakem penaltıyı uyduruyor, VAR uyuyor, sözüm ona Türkiye'de hakemlik yapılıyor.