CANLI
SKOR
Ahmet Çakar

Ahmet Çakar

Farkı saygısızlığı!

Fenerbahçe kazandı ama hiç tat vermedi, vermiyor ve verecek gibi de görünmüyor. Jose Mourinho farkı sadece yaptığı hakem saygısızlıklarında görünüyor. Antalyaspor, Süper Lig'in en çok gol yiyen takımlarından biri ama ürettiği gol pozisyonu biri, ikiyi geçmez. Maçın hemen başında Szymanski'nin kaçırdığı bir gol var ki inanılır gibi değil… Kaleye yarım metre uzakta, kaleci kalede yok, kale bomboş… İlk devre ve Tadic'in attığı gole kadar tüm Fenerbahçeliler 9 doğurdu. Amrabat dışında "eh" diyeceğimiz bir oyuncu bile yok. Dzeko'da fiziki düşüş var. Tadic de geriye gidiyor ama attığı akıllı golle birçok şeyi öteleyebiliyor. Tadic'in vuruş tekniği ve oyun zekası iyi olmasa Fenerbahçe ilk golü de bulamazdı. Hemen ardından da Kostic'in soldan yaptığı ortaya Antalyaspor defans oyuncusu kafayı ters vurunca Fenerbahçe maçı kurtardı.
Sonuçta; Fenerbahçe kazanmalıydı, Galatasaray puan kaybetmişti… Kazandılar ama inanın bana futbol olarak her geçen gün iyiye değil, kötüye gidiyorlar.
Hakem Cihan Aydın, oyunun hemen başında top çizgiyi geçti mi geçmedi mi pozisyonunda devam ettirdi, VAR hakeminin yardımıyla da haklı olarak gol kararını vermedi. Çünkü topun az da olsa bir kısmı çizgiyle irtibatlıydı. Ama ilk yarıda Dzeko'ya yapılan mutlak bir penaltı var. Omuzlara bakınca şarj gibi görünüyor ama aşağıdan Veysel Sarı'nın, Dzeko'nun bacağına çok net bir faulü var.

Hakemi beğendim

Büyük derbi Galatasaray'ın galibiyetiyle sonuçlandı. Önce şunu söyleyelim, Galatasaray çok iyi top oynadı. Pozisyon verdiler belki ama iyi kapandılar, yakaladıkları pozisyonları değerlendirdiler ve bazı oyuncuların kalitesiyle de maçı koparttılar. Aslında Fenerbahçe ilk 10 dakika iyiydi. Sonra devre sonuna kadar bütün inisiyatif Galatasaray'a geçti ve Lucas Torreira'nın müthiş vuruşuyla gol geldi. Aslında golü Torreira mı attı yoksa direkten dönen top Livakovic'e çarparak mı girdi, karar hakemlerin olacak. Hemen ardından da buram buram kalite kokan Galatasaray'ın ikinci golü geldi.
Osimhen belki gol atmıyor ama iki haftadır iyi oynuyor. Yapılan ortayı göğsüyle Mertens'in önüne öyle bir indirdi ki Mertens de ayağının üstüyle öyle bir aşırtma yaptı ki bunun adına kalite diyoruz. Burada tartışılacak yan şu; Livakovic bu ikinci golü yemeyebilirdi.
İkinci yarı Fenerbahçe baskın gibi göründü. İlk yarıda Oosterwolde ile kaçırmışlardı, ikinci yarıda da pozisyon buldular ama bu sefer Fenerbahçe amatör takımların yemeyeceği bir gol yedi. Sara aldı, verdi, aralarından geçti ve köşeye bıraktı. Ardından Fenerbahçe bir penaltı kazandı ama tabii ki yetmedi. Sonuçta derbi galibiyetleri şampiyonluğun belirlenmesinde çok önemli ama dün gece Mourinho'yu da gördük. Fenerbahçe'yi ne oynattı, ne oynatmadı. Hakem Atilla Karaoğlan bence çok iyi maç yönetti. Ufak tefek hatalar yaptı ama böylesine bir derbi bu hataları rahatlıkla kaldırır.

Hakemsiz de oynanabilirdi

Galatasaray dün gece bir maç güle oynaya nasıl kazanılır herkese gösterdi. PAF takımı ile antrenman maçı yapsa, biraz daha zorlanırlardı diye düşünüyorum. Galatasaray oyuna çok iyi ve hızlı başladı. Müsabakanın hemen başında da Barış Alper Yılmaz ile öne geçti. Barış Alper, topu alıp ekseni etrafında dönüp köşeye vurmayı çok iyi beceriyor. Böyle golleri var, dün gece de bunlardan birini attı. Hemen ardından Yunus, mutlak golü kaçırdı ama hemen akabinde Batshuayi'nin topa tıklaması ile aldığı pası gol yaptı. Aslında ilk yarıda Galatasaray çok daha fazla gol bulabilirdi. İkinci devre tam bir rölanti… Sakatlık olmasın, cumartesi günkü büyük önem taşıyan Fenerbahçe ile deplasmanda oynayacağı maç için fazla yorgunluk olmasın diyerek oyunu yavaşlattılar ama bu esnada da Batshuayi ile gol geldi. Dün gece Berkan Kutlu'yu beğendim. Barış Alper'i beğendim… Aslında kötü diyeceğimiz oyuncu yok çünkü ölçü olabilecek tipte bir maç değildi. Gelelim belki de yılın golüne… Gaziantep FK, öyle bir gol attı ki futbol sahalarında çok ender görülür. Tam orta saha çizgisi üzerinden Furkan öyle bir vurdu ki Muslera ilerideydi ve gol oldu. Kolay kolay rastlanacak tipte değil. Aslında maç hakemsiz de oynanabilirdi. Herkes iyi niyetli, Gaziantep sonucu kabul etmiş ama atılan ilk golde top Barış Alper'in sağ kolu ile önüne düşüyor. Ya ben yanlış gördüm ya da VAR hakemi Çağdaş Altay ve orta hakem Cihan Aydın göremedi.

Şansalan kırmızıda haklı 1-2 ufak hatası vardı!

Trabzon'da Beşiktaş mı 2 puan kaybetti, yoksa Trabzonspor mu 1 puan aldı? Aslında maçın hemen başındaki kırmızı kart yani Visca'nın atılması oyundaki tüm dengeleri değiştirdi. Fakat dünya futbolunda az görülen bir olay oldu. Visca atıldı, Trabzonspor öne geçti. Ardından da iyi kapandılar, Beşiktaş'a fazla pozisyon vermiyorlar derken Svensson'un yaratıcılığı ile Gedson Fernandes'in golü geldi. İkinci yarı, maçın mutlak hakimi Beşiktaş'tı… Aslında sağdan soldan iyi geldiler ama özellikle Immobile'yi istediği topla buluşturamadılar.



Trabzonsporlu Uğurcan belki de sahanın en iyisiydi. En az 2 net %100'lük golü kurtardı. Sonuçta Beşiktaş kazanabilirdi, kazanamadı. Herhalde Trabzonspor da 77 dakika bir kişi eksik oynadığı maçı 1 puanla tamamladığı için mutludur. Maç çok zordu, sert başladı. Hakem Ali Şansalan, VAR yardımı ile Visca'ya verdiği kırmızı kartta haklı, belki 1-2 ufak hata yaptı ama genel olarak yönetimini çok başarılı buldum.

***


PENALTIYI NE VAR NE DE MELER GÖRMEK İSTEDİ!
Bu tür maçlardan sonra Fenerbahçe rahat kazandı demek kolay… Aslında rahat kazandılar ama futbol, tempo ve pozisyon olarak taraftarı çok memnun ettiler diyemeyiz. Kişisel kalite skoru belirledi. Maximin'in attığı ilk gol fevkalade iyi. Topu çekişi ve harika şutu. Ardından da yine Maximin kişisel gayretiyle ceza sahasının son çizgisine girdi ve takımı adına penaltıyı kazandırdı. Maça bakınca özellikle ikinci yarı Çağlar'ın bir metreden kaçırdığı golü saymazsak tüm kontrol Kasımpaşa'daydı. Peki gol kaçırdılar mı? Hayır, bal yapmayan arı gibiydiler. Tüm ortalarını ya Becao ya da Çağlar yanlarında rakipten kimse olmadan rahatça savuşturdu. Maçın özeti bu… Hakemin özetiyse; tam bir rezalet. Maçın hemen başında İsmail'in elle oynadığı bir pozisyon var, kimse top kafadan sekti eline geldi lafına itibar etmesin, el yukarıda ve topu çekiveriyor. Ardından Fenerbahçe'nin güme giden çok net bir penaltısı var. Kasımpaşalı oyuncu, 30 metreden gelen topu koluyla kesti, ama ne Meler ne de VAR hakemi görmedi ya da görmek istemedi.

Osimhen çok faydalı olacak

Galatasaray, Rize karşısında tıpkı Fenerbahçe'nin aldığı gibi çok rahat bir galibiyet aldı. Görünen o ki Anadolu takımları 3 büyükler karşısında bu yıl çok zorlanacaklar. Makas çok açılmış. Mesela ilk yarı iki duran toptan gelen iki Galatasaray golü. Buna karşılık maç boyu sahada Rizespor diye bir takım var mı, yok mu belli değil. Sözüm ona bu Rizespor, Anadolu'nun iyi takımlarından.
Sara soru işaretiydi, dün gece iki asist, bir golle "Ben de önemli oyuncuyum" imajını vermeye başladı. Osimhen dün gece gol atmadı. 5 gol var ama Osimhen'in golü yok. Yine de hiç fark etmez, Galatasaray için çok faydalı olacağı çok açık. Defansın arkasına koşuları var, dribblig özelliği var, ceza alanı içinde kıpır kıpır, yani bir başka maçta denk getirdiğinde 3-4 gol atabilir.
Diğer bir yeni transfer Jakobs, defansif yönü iyi ama ofansif yönünü değerlendirebilmek için birkaç maç daha izlemek lazım. Böyle olunca da Galatasaray dün gece genelde Barış Alper ile sağ kanadı kullandı. Galatasaray seyircisi yetersiz transfer nedeniyle köpürüyor. Bence abartıyorlar. Galatasaray'ın kadrosu kötü değil. Sol kanatta sorunları olduğu bir gerçek ama giderilmeyecek sorun değil.
Hakem için iyi şeyler söylemeyi isterdim. Maç basitti ama Yunus'a sarı kart göstermedi ve çok tuhaf bir pozisyon var. Galatasaray ceza alanı içinde Torreira, rakibine faul yapıp kendini yere atıyor. Hakem de Torreira'nın lehine faul veriyor. Fakat çok dikkatli baktığımızda pozisyonun penaltı olduğunu görüyoruz.

Biri Mourinho’ya ‘saldır’ dedi

🔴 Fenerbahçe Teknik Direktörü Jose Mourinho, Türkiye'ye geldiğinden beri hemen hemen bütün açıklamalarında Galatasaray ile ilgili ifadeler kullanıyor. Sizce amacı nedir?
Mourinho, karizması ve dünya çapında kazandığı kupalarla müthiş bir fenomen ve oyunu kurallarına göre oynamasını iyi biliyor. Hedefinde sürekli Galatasaray var. Sarı kart görmediklerinden dem vurmasından tutun da Okan Buruk'un hakemlerle arkadaşlığına kadar her türlü psikolojik savaş unsurlarını kullanmayı beceriyor ama pek tabii ki bunu ona birileri söyledi. Dediler ki, "En ciddi rakibimiz Galatasaray. Saha dışındaki en güçlü takım Galatasaray. Onlara saldır." O da saldırdı. Yalnız bu işler dakka dukkadır. Devran döndüğünde veya Galatasaray iç huzursuzluğu toparladığında da Mourinho'nun hedefe konulması kaçınılmazdır.



PANİK TRANSFERLER YÜZÜNDEN İSTİFA ETTİ

🔴 Özellikle sosyal medyada yapılan yorumlar büyük takımlarımızı baskı altına alıyor mu? Mesela transferde Galatasaray'ın zayıf kaldığı için çok ağır ifadelerle yönetime suçlamalar var. Son olarak dün Galatasaray'da Cenk Ergün istifa etti. Özetle sosyal medya artık kulüpleri yönetir hale mi geldi?
Sosyal medya sadece Türk futbolunu etkilemiyor, siyasetimizden tutun da yargımıza kadar her türlü kurumu ister istemez baskı altına alabiliyor. Bir anda doğal veya suni olarak organize olup büyük bir baskı unsuru oluşturabiliyorlar. Bundan en çok etkilenen takım Galatasaray ve onun yöneticileri. Birkaç yıldır bakıyoruz, Galatasaray'ı neredeyse sosyal medya ve taraftar grupları yönlendiriyor. Baskıdan oluşan panik transferleri geliyor, yine baskıdan kaynaklanan bazı oyuncu ve yöneticiler antipatik hale getiriliyor. Şu anda sosyal medya belki de Türkiye'deki devletin kurumlarından sonraki en büyük güç. Cenk Ergün tanımadığım biri ama olumlu bir kanaatim yok. Panik transferleri başarısız olduğunda sosyal medya ve taraftar baskısıyla Ergün istifa etti. Hep belirttiğim gibi özellikle G.Saray'ı Dursun Özbek ve yöneticiler değil taraftar grubu ve sosyal medya yönetiyor.



MONTELLA'NIN PARALI GAZETECİSİ YOK

🔴 A Milli Takım Teknik Direktörü Vincenzo Montella'nın durumu bile son zamanlarda tartışılıyor. Ay-Yıldızlı takımı ve hocasını siz başarılı buluyor musunuz yoksa gerçekten bir değişime gerek var mı? Yoksa bu tartışmalar neden çıkıyor?
Montella çok şanslı bir hoca. Galler deplasmanında çok kötü oynadık, ağır farkla kaybedebilirdik ama puanla döndük. İzlanda maçı ise tam tersi, hem iyi oynadık hem de güzel bir skorla kazandık. Eğer İzlanda'ya da puan kaybetseydik Montella'nın suyu çok ısınabilirdi. Ama Montella'nın kredisi, asla bir başka hoca kadar yüksek değil. Bunun sebebi kesinlikle başarı veya başarısızlık değil, basın gücünün ve paralı gazetecilerinin olmaması. Kısaca lobisinin olmaması.



ŞENOL GÜNEŞ İÇİN TRABZON SON DURAK

🔴 Trabzonspor, Şenol Güneş ile yeni bir sayfa açtı. Beşiktaş ise tam gaz yola devam ediyor. Yarınki maçtan nasıl bir sonuç bekliyorsunuz?
Trabzonspor, belki de üzülerek Abdullah Avcı ile yollarını ayırdı. Trabzonspor gibi bir takımın lige ve Avrupa'ya başlangıcı bu kadar kötü olmamalıydı. Görünen o ki Şenol Güneş için Trabzonspor son durak. 15 gün ara vardı, takım hazırlandı ve Beşiktaş karşısına çıkacaklar. Beşiktaş ise sezona en iyi başlayan takımlardan biri. Transferler tuttu. Kadro derinliği diğer takımlara göre zayıf olsa da aldıkları sonuçlar başarılı. 3 ihtimalin de birbirine çok yakın olduğu bir maç izleyeceğiz. Güneşli Trabzonspor, taraftarıyla barışmak ve maçı kazanmak için müthiş motive olacak. Beşiktaş da çıkışını sürdürmek isteyecektir. Şahsi görüşüm o ki Trabzonspor, bu zor maçı kaybetmeyecektir.

ŞANSALAN TERCİHİ ŞAŞIRTMADI

🔴 Merkez Hakem Kurulu, Trabzonspor-Beşiktaş maçına Ali Şansalan'ı atadı. Bu atama için yorumunuz nedir? Ligin başından beri hakem performansını genel olarak nasıl görüyorsunuz?
Bu maça Ali Şansalan'ın atanması çok doğal. Günahlarıyla sevaplarıyla yıllardır bu ülkede önemli maçlar yönetiyor. Çok beğendiğimi söyleyemem, oyuncularla gereksiz yüzgöz oluyor, fazla konuşuyor ama nihayetinde bu maçı da bir Türk hakem yönetecek, Ali Şansalan'ın da atanması anormal değil

FEDERASYON 'DUR' DEMEZSE KARA DELİK BÜYÜYECEK

🔴 Kulüplerimiz yine çılgın transferler yaptı. Harcanan paralarla daha derin borçların altına girdikleri bir gerçek. Mesela G.Saray'ın son transferi Osimhen, F.Bahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'a da önerilmiş. TFF ise bu kadar büyük borç altında olan kulüplerle ilgili herhangi bir yaptırıma gitmiyor. Siz kulüplerin bu çılgınlığını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Cevap çok basit, 'lafla uslanmayanın hakkı kötektir' diye bir atasözü vardır. İdareciler için takımlarının geleceğinin hiçbir önemi yok. Sadece günü kurtarmaya çalışıyorlar. Hemen hemen tüm takımlarımız için durum böyle. Çünkü aksi halde bir daha seçilemezler. Eğer tablo böyleyse, her ülkede olduğu gibi bunlara 'dur' diyecek yegane güç var; o da futbol federasyonlarıdır. Eğer TFF, mevcut kuralları harfiyen, esnetmeden, kimsenin gözünün yaşına bakmadan uygularsa bu çılgınlık çok azalır. Aksi halde kara delik büyüdükçe büyür.

Muslera takımın ritmini bozdu!

Perşembenin gelişi zaten çarşambadan belliydi… Takım motive olamamış, problemli… Üstelik Okan Buruk dün gece hem intihar etti hem de Galatasaray'daki kariyerini üzülerek söylüyorum ama bitirdi… Bu takım böylesine önemli maçlarda kaç kere çift santrfor başlamış? Son 15 dakika dışında Galatasaray oyunda yok. Oyunun yönünü değiştiremiyor, maça tempo veremiyor. Bunları kim yapıyordu? Bunların başrol oyuncusu Mertens'ti. 75 dakika Mertens'i oyuna almamak için direndi. Galatasaray üretmedi. Oysa Young Boys aldığı her topla elini kolunu sallaya sallaya Galatasaray kalesine geldi, beceri eksikliği yüzünden ilk yarıda golü bulamadılar. Böylesine bir maçta Okan Buruk sahada olmalıydı; yok… Böylesine bir maçta çift santrfor kumarı oynanmamalıydı; fakat bunu da yaptı. Son 15 dakika Galatasaray, pozisyon üretmese de baskıyı kurdu. Ama bitime çok az dakika kala Young Boys maç boyunca atamadığı golü buldu ve turu geçti.
Bir parantez de Muslera'ya… İlk maçta çok düşündürücü goller yedi. Dün gece de baskının arttığı dakikalarda manasız şekilde ortamı gerdi, oyundan çıkan Young Boys'lu oyunculara müdahale etti, takımın ritmi bozuldu, son dakikada da golden sonra hakeme kendini attırdı. Çok düşündürücü, çok rahatsız edici bir durum. Sonuçta; Galatasaray, UEFA Avrupa Ligi'nde… Ama Muslera en az iki maç yok. Görünen o ki büyük bir ihtimal Okan Buruk da olmayacak. Galatasaray'da çanlar bangır bangır çalıyor.

Beşiktaş’ın yeni yıldızları çok iyi

Galatasaray, tüm zamanların en kötü sezon başlangıcını yaptı. Formalarını ve oyuncuları tanımasak, 'Beşiktaş, İkinci Lig B Grubu'ndan bir takımla hazırlık maçı yaptı' derdik. Beşiktaş ise yeni transferlerin göz doldurduğu maçta çok daha iyi oynadı, yakaladığını attı, rakibin hatalarından yararlandı ve 5-0'lık tarihi bir skor elde etti.
Maça Beşiktaş adeta 1-0 önde başladı. Nelsson'un ıskalayıp ayağının kayması ve İmmobile'nin golü… Maç boyu bakıyoruz, G.Saray'ın hiçbir oyuncusu vasat bile değil. Bir takım iki ayda nasıl bu hale gelir? Pek tabii ki böyle bir başlangıç lig için ölçü olmaz ama mesela Mertens ve Ziyech sanki emekli olmuşlar. Nelsson hata üstüne hata yapıyor, Berkan ve Torreria'nın hücum destekleri sıfır. Buna karşılık Beşiktaş çok daha doğru oynadı. İmmobile olsun, Rafa olsun, yeni transferler etki gösterdi. Eleştirilen Svensson bile gol attı. G.Saray için söyleyebileceğimiz tek iyi bir şey yok. Ama Beşiktaş takımının çizgi savunması ve rakibin baskı altında kalmadan bu savunmanın arkasına attığı toplar, ileride çok baş yakabilir. Sonuçta G.Saray çok şaşırttı. Belki de böyle bir mağlubiyet bazı şeyler konusunda erken önlem almalarını sağlar.
Hakem Atilla Karaoğlan bence iyi maç yönetti. Belki çok fazla sarı kartına başvurdu ama belki de kabul edemediğimiz tek hatası, ilk yarıda Kerem'e göstermesi gereken mutlak sarı kart.