Spor yazarları Liverpool-Galatasaray maçını yorumladı!
Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi son 16 turu rövanş maçında Liverpool ile karşı karşıya geldi. Temsilcimiz mücadeleden 4-0'lık mağlubiyetle ayrılarak turnuvaya veda etti. Fotomaç Gazetesi yazarları da Galatasaray-Liverpool müsabakasını çarpıcı ifadelerle değerlendirdi. İşte ayrıntılar... | Son dakika Galatasaray haberleri (GS spor haberi)
Galatasaray'a Avrupa'da ortaya koyduğu başarılardan dolayı teşekkür etmek gerekir. Devler arenasında ilk 24'e kalıp, ardından İtalyan devi Juventus'u 7 gol atarak elemek büyük bir başarıydı. Liverpool'u iki kez yenmek çok değerliydi. İngiliz medyası tarafından eleştirilen Arne Slot ve Liverpool'lu oyuncular, Galatasaray'a karşı müthiş bilenmişlerdi.
Gecenin en büyük sürprizi Polonyalı ünlü hakem Szymon Marciniak'ın şaşırtıcı sakatlığı sonucu dördüncü hakem Pawel Raczkowski sürpriz bir şekilde maçın baş hakemi oldu. Özellikle Arne Slot'u hiç bu kadar yedek kulübesinde öfkeli, tepkili ve kendini yerden yere atan bir durumda görmemiştim. Yaptığı hareketlerle değerli hocam Yılmaz Vural'ı bile geride bıraktı.
Galatasaray'da Victor Osimhen'in sakatlandıktan sonra oyuna devam etmesi büyük hataydı çünkü hiç katkısı olmadı. Osimhen'in sakatlandığı pozisyonda İngiliz rejisi tekrar bile vermedi. Penaltı kurtaran Uğurcan Çakır, Galatasaray adına gecenin en iyi oyuncusu olmasına rağmen ikinci yarı Liverpool'un gollerine yapabileceği hiçbir şey yoktu. İlk devre pas yapmakta zorlanan Galatasaraylı oyuncular, Liverpool baskısından kurtulamadıkları gibi rakip kalede pozisyon bile üretemediler. İkinci yarıda vites yükselten Liverpool, G.Saray'ı yenerken farklı skora da ulaştı. Penaltıyı kaçıran Salah ikinci yarı, resmen Liverpool'un lokomotifi oldu.
SERKAN KORKMAZ-GEÇMİŞ OLSUN
Her güzel şeyin bir sonu var. Ama son var, "son" var... Şampiyonlar Ligi başladığında ligin en değerli 24. takımıydı Galatasaray. İlk 16'ya kalan takımlar arasında da 15. idi temsilcimiz. Bir sezonda iki kez Liverpool'u (hem de gol yemeden) yenmek, İspanyol devi Atletico ile oynanan maç hafızalardan kolay kolay silinmeyecek anılar. Bu macera, farklı bir hezimetle bitmeseydi, zayiat bu denli büyük olmasaydı, maçla ilgili yorumlar tatlıya bağlanabilirdi. "Başarı" ve "başarısızlık" şıkları bu sezonki Avrupa karnesine dair yapılan bir ankette yeterli olmazdı, makul bir yenilgiyle final yapılabilseydi.
Keza bence; gayet "iyi iş" çıkarılmıştı. Ayakta alkışlanmak, gururlanmak abartılı olsa da Okan Buruk ve talebeleri için bir "aferin" çok görülmemeliydi; bir, iki hatta üç farklı bir yenilgi halinde bile. Dün gece sadece Galatasaray değil Türk futbolu da ağır bir yara aldı. Şampiyonlar Ligine ağır bir yenilgiyle veda etmenin ötesinde kritik milli maçlar öncesinde hiç hoş olmadı. Uğurcan'ın muhteşem kurtarışlarına rağmen böyle bir skor tabelasına maruz kalmak ciddi şekilde moralimizi bozdu.
Sarı kırmızılılar için "başarılı", "başarısız" veya "aferin" diyemiyorum... Ne diyeyim; sadece, Osimhen'e, Lang'a değil, hepimize büyük geçmiş olsun. Uğurcan olmasaydı çok çok daha ağır bir sonuçla yüzleşmek zorunda kalabilirdik. Liverpool'a gelince, antipatik hocalarıyla birlikte PSG karşısında kendilerine pek şans tanımıyorum. Fransa temsilcisinin rahatlıkla yarı finale yükselmesi benim için sürpriz olmayacak.
ZEKİ UZUNDURUKAN-ÇOK KOLAY TESLİM OLDUK!
Uğurcan Çakır, Anfield Road'da yeri geldi uçan panter oldu, yeri geldi örümcek adam! Tonla gol çıkardı milli kalecimiz. Liverpool, öyle tahrip gücü yüksek bir maç başlangıcına imza attı ki... Önde top tutamadık, üst üste üç pas yapamadık. Maçın başında daha geriye yaslanmak zorunda kaldık. Hal böyle olunca maç, Liverpool'lu oyuncularla Uğurcan Çakır arasında geçmeye başladı. Kalecimiz Uğurcan Çakır, Salah'ın penaltısını çıkardı. Uğurcan Çakır'ın yenilgiye baş kaldırışı diğer takım arkadaşlarını uykudan uyandıramadı maalesef! Zaten ilk yarıda Osimhen'in kolundan sakatlanması, hem golcümüzün hem de tüm takımın direncini ve enerjisini darmadağın etti. Osimhen'in sakatlığı ile kader ağlarını örmeye başlamıştı zaten!
İlk yarıdaki kötü oyunumuzu görünce, 'eyvah eyvah, bu Liverpool ikinci yarıda farka gider' dedim. Demez olaydım. Ama ortada görünen kötü bir gerçek vardı. Çok kötü oynuyorduk! Okan Buruk'un ikinci yarıya başlarken yaptığı doğru değişiklikleri bile Galatasaray'ın vasat futboluna bir arpa boyu ritm ve tempo katamadı. İlk yarıda olduğu gibi ikinci bölümde de Liverpool oynadı, biz takım halinde seyrettik. Uğurcan Çakır hariç tabii ki. İlk yarıda tonla gol kurtaran Uğurcan, ikinci yarıda da kurtarışlarına devam etti. Ama Liverpool, adeta Kandilli akıntısı gibi dalga dalga kalemize geldi. Dur durak bilmediler. Adeta yanardağ ordusu gibiydiler. Kabus gibi üzerimize çöktüler. Kalite ve güç farkıyla turu elimizden aldılar.
Her şeyi anladım da... İlk yediğimiz duran top golünde ceza sahası dışında Szoboszlai'yi neden bomboş bıraktık. Öyle ya Arne Slot, Rams Park'taki maçtan sonra düzenlediği basın toplantısında 'Biz de İngiltere'deki rövanşta Galatasaray'a duran toptan gol atacağız' demişti. Galatasaray maçına özel olarak hazırladıkları oyuncuyu böyle bomboş bırakmak bize hiç yakışmadı. Galatasaray'ın Liverpool'a gücü yetmedi tamam da. Anları çok iyi oynayan Galatasaray, bu alışkanlığını İstanbul'da bırakarak mı Anfield Road'a çıktı! Sahada doğru yaptığımız çok az şey vardı dün. Uğurcan Çakır dışındaki tüm oyuncularımız döküldü. Çok kolay teslim oldu. Oysa ne hayallerimiz vardı. 'PSG'yi nasıl deviririz?' diye düşünmeye bile başlamıştık.
Yazık, çok yazık oldu! Çeyrek finalin anahtarını kapının üzerinde bıraktık! Rakip bu turnuvanın favorisi Liverpool'du. Şampiyonlar Ligi Şampiyonu olabilmek için yaz transfer döneminde tam 500 milyon euro harcayan İngiliz devi! Kağıt üzerinde karınca ile filin savaşıydı zaten... Avrupa'da daha önce ihtimalleri ihtilallere çeviren Galatasaray, bu kez dağı deviremedi! Bir tarih daha yazmayı erteledi sadece... Başka bir bahara kaldı tarihi yeniden yazmak! Şampiyonlar Ligi'nde tüm Türkiye'ye yaşattığın büyük heyecan için teşekkürler Galatasaray!