Dünyanın sonu!
2002 Dünya Kupası'nı (Güney Kore ve Japonya'nın ortaklaşa düzenlediği) yerinde izleyen biri olarak, derin bir acı ve tarifsiz bir hayal kırıklığı içindeyim.
2002 Dünya Kupası'ndaki yürekli ve kolej havasındaki Milli Takım ile 2026 Dünya Kupası'ndaki Milli Takım arasında güneş ışığı ile mum aydınlığı kadar fark olduğunu gördüm!
O turnuvaya giderken, dönemin teknik direktörü Şenol Güneş'e ne hakaretler yapılmıştı...
Giydiği ceketten-saç modeline kadar! Hocayı yerle bir ederek 2002'ye göndermiştik.
Ama o Şenol Güneş, Dünya Üçüncüsü olarak Türk futboluna çağ atlatmıştı.
Kendisini şuursuzca eleştirenlere kapak yapmıştı Dünya Üçüncülüğünü!
O turnuvada şampiyon olan Brezilya'ya sahayı dar etmiştik. Hem de tarihin en iyi Brezilya'sına!
Nereden-nereye! 24 yılda nasıl da geriye gitmişiz!
2026 Dünya Kupası'na bizi götürdü diye el bebek gül bebek pamuklara sardığımız Montella ise ne yaptı!
O toz kondurmadığımız, bir dediğini iki etmediğimiz, her türlü konforunu sağladığımız, baştacı yaptığımız Montella!
Hani Avustralya yenilgisinden sonra bizlere ayar vermeye çalışan Montella'dan bahsediyorum!
2026'ya katılan 48 milli takım arasında en parıltılı olan Türk Milli Takımı'nı yerle bir eden hocasın sen Montella!
Dünya Kupası'nda belki de final oynayacak Türkiye'ye facia hataların ve inatların yüzünden sıfır çektirdin!
Bizleri hüsrana uğrattın, yasa boğdun!
Dünya Kupası'nda en kötü futbolu oynayan 3-5 takımdan biri olduk!
Sayende Haiti ile birlikte ikinci maçlar sonunda turnuvaya veda ettik!
Sen Montella hocam, Dünya Kupası'nda tarihi tersten yazdın!
Türk Milli Takımı'nı santrforsuz ilkel bir oyuna mahkum ettin!
Bana istatistiklerle gelme! Rakip kaleyi şuta boğmuşsun öyle mi hocam!
Hani gol nerde hocam! Senin şutların dağa-taşa gitmiş! Çünkü sen golcüsüz oynuyorsun!
Elindeki kadroyu kullanmayı bile bilmiyorsun!
Avustralya'nın hocası da, Paraguay'ın teknik direktörü de seni çözmüş hocam!
Ama sen rakipleri çözmeyi bırak, kendi takımını kördüğüme çevirdin!
Yahu korner bile atmadan maçı tamamlayan, bir devreyi 10 kişi oynayan Paraguay'a yenildin!
'Olmak ya da olmamak' maçına böyle mi çıkar bir milli takım!
Gerektiğinde topu bile ısıracaksın arkadaş!
Gözlerinizden alev fışkıracak ki rakip sizden çekinsin, korksun, tedirgin olsun!
Arda Güler'den, Kenan Yıldız'a, Uğurcan Çakır'dan, Hakan Çalhanoğlu'na kadar iki maçta da tel tel dökülen bir futbolcular topluluğu izledik sayende hocam! Avustralya maçında sahada hayalet gibi dolaşan Kerem Aktürkoğlu ile Paraguay maçına çıkmak akıl tutulmasıdır hocam!
Senin kazanmaya, gol atmaya ihtiyacın var. Golcün kulübede!
Bu takıma ne oldu hocam! Sahada ne takım bütünlüğü vardı, ne yardımlaşma, ne de savaş! İki maçı da 'bitse de gitsek' havasında oynadınız!
Sonuç mu hocam, elde var sıfır!
Sınıfta kaldın hocam!
Sayende yastayız hocam!
Dünyayı başımıza yıktın hocam!
Hayaller finaldi, gerçekler kabus oldu hocam!
Bize La Fontaine'den Masallar anlatmayı bırak hocam!
Bu başarısızlığın faturası sana çıkar hocam!
