CANLI
SKOR
Murat Özbostan

Murat Özbostan

Ya erken gol ya da stres ve panik!

Yarın büyük gün. Çok uzun ve yorucu bir maraton oldu. 21 takımlı ligin getirmiş olduğu maç yükü, futbolun bütün aktörlerini çok yordu. Beşiktaş ipleri elinde tutan takım. Avantajı da hâlâ cebinde. Durum böyle iken siyah- beyazlı takımın önündeki tek engel stres ve panik. 4-5 haftadır bu hastalık var. Özellikle Sergen Yalçın'ın kaybedilen 2 maç sonrasındaki düşük yüz ifadesi ve iddialı olmayan söylemleri camianın gardını düşürdü. İzmir'de de bu görüntü devam ederse Beşiktaş kâbus görür. Göztepe maçında istenen galibiyetin gelmesi için Beşiktaş'ın erken golü bulması ve rahatlaması şart. Karagümrük maçında yüzde 500 aranan Atiba'nın hem oyuncu hem de kaptan olarak sahaya dönecek olması Kartal'ın maçtaki büyük avantajı. Ne Necip ne de Dorukhan bu boşluğu doldurdu. Yüzde 90 verdiğim Beşiktaş'ın şampiyonluk oranını yüzde 70'e indirdim ama…

***

G.Saray kaybederse karalar bağlamaz

Galatasaray'a yılın fırsatını hem Beşiktaş hem Fenerbahçe verdi. Sarı-kırmızılılar, Beşiktaş'a göre daha rahat olan taraf. Şampiyon olamazsa da karalar bağlamaz. Galatasaray'da Babel, Taylan, Gedson formda. Santrfor kim oynasa golünü atıyor. Derbi galibiyeti Galatasaray'ı açıkçası havaya soktu. Başkan Mustafa Cengiz'in sessizliği, Florya'nın dış dünyaya kapanması, Fatih Terim'in tam konsantrasyonu Galatasaray'ın kupayı ucundan tutmasına neden oldu. Sarı kırmızılı takımın en büyük kozu Terim.. Çünkü Kurt Hoca, yılların tecrübesiyle Süper Lig'in havasını en iyi koklayan ve bu ligin kodlarını çok iyi bilen isim.

***

Yapılan kötü bir anlaşma değil

İstanbul'daki Şampiyonlar Ligi finali bizden alınarak Porto'ya verildi. Bu haberin detaylarını 3 gün önce bu sayfalarda ve sabah.com.tr'de okudunuz. Ayrıca giden final yerine de 11 Ağustos'taki Süper Kupa finalinin Türkiye'ye verildiğini ve 2023'te ise Şampiyonlar Ligi finalinin İstanbul'da olacağını okudunuz. Dün UEFA, SABAH Spor'un yazdığı gibi finalinin Porto'ya alındığı resmen açıkladı. UEFA Süper Kupası Kuzey İrlanda'nın başkenti Belfast'ta oynanacaktı. UEFA önümüzdeki günlerde finali oradan alacak ve Türkiye'ye verecek. Vakaların da hızla düştüğü ve yaz ayları düşünüldüğünde Süper Kupa finalinin İstanbul'da seyircili oynanması özellikle turizm için de iyi olacak. Cumhuriyetimizin 100. yılında 2023'teki final de düşünüldüğü zaman UEFA ile yapılan anlaşmanın kötü olduğunu düşünmemek lazım. Eğer bir final alınıp sadece Süper Kupa verilseydi o zaman iyi bir tarafı olamazdı. Ayrıca suyu bulandırıp ortalığı ayağa kaldıran ve her türlü çirkinliği yapan İngilizler'in de ne kadar terbiyesiz olduklarını bir kez daha hatırlatalım.

Uilenberg’in masalları!

Merkez Hakem Kurulu Eğitim Danışmanı Jaap Uilenberg uzun uzun anlatmış... Konuşmalarını dinleyince insanın şaşırmaması mümkün değil. Aylardır kulüpler, başkanlar, teknik adamlar, futbolcular boşu boşuna ortalığı yıkıyor. Uilenberg özellikle yabancı hakem tartışması için, 'Yaban hakemlerin başka ülkede görev almasını desteklemiyorum. Yurt dışından hakem getirdiğinizde kendi hakem yapınıza zarar verirsiniz. Yabancı hakemler de hata yapabiliyor. Fark, insanlar yabancı hakemlerin yaptığı hataları daha kolay kabul ediyor' diyor.

TÜRK HAKEMLERE NİYE YABANCI EĞİTMEN VAR?
Türk hakemlerine neden yabancı bir eğitmen ders veriyor? Madem yabancı hakeme karşı beyefendi, o zaman kendisine de gerek yok. 10-15 bin Euro maaş alıp, Türk hakemliğine ne verdi!T artışmalar mı azaldı? Hayır… Başarı grafiğini mi yükseltti? Hayır… Uilenberg yerine Türkiye'de eğitim danışmanlığı yapacak eski Türk hakem yok mu! Elbette var... Ama UEFA'da lobi yapsın diye de para ödüyoruz. İngiltere, Almanya,İ spanya ve İtalya gibi liglerde hakemlere yabancı eğitmen mi ders veriyor?

BAZI ÜLKELERDE BU İŞİ YAPIYORLAR AMA...
Veren ülkeler var tabi. Yunanistan MHK'sında Eylül 2020'den bu yana İngiliz Mark Clattenburg görev yapıyor. Daha önce de bir Portekizli getirmişler... Romanya'da Yunan Kyros Vassaras var. Rusya'da Macar Viktor Kassai danışmanlık yapıyor. Belçika hakemlerini İngiliz David Elleray eğitiyor. Japonya, İngiliz Ray Olivier ile 3 yıldır çalışıyor. Onlar da bakmış bu iş iyi bir şey değil. Şubatta Japonya, Olivier ile yollarını ayırmış. Ülkeler ve ligler dikkatinizi çekmiştir herhalde!

'KÖTÜ' DERSE KENDİSİ DE KÖTÜ EĞİTMEN OLACAK
Hakemlerin kötü olmadığını ifade eden Ulienberg bakın ne demiş: 'Buradaki hakemlerin hepsinin adil olduğunu düşünüyorum. Bence şu ana kadar hakemlerin performansları iyi. VAR hakemleri de insan. Ekran önünde hata yapabilir. Ekran başındaki de insan.' Tabi ki hepimiz insanız. Sahadaki hakem bir pozisyonda zaten hata yapıyor. Bunu da normal karşılıyoruz. Ama bazen öyle şeyler yapıyorlar ki normal nasıl karşılansın… İnsanlar boşuna mı çıldırıyor. Sezon başından beri hakemler için kim iyi diyebilir? TFF Başkanı Nihat Özdemir bile hatalardan dolayı dertlenirken, uykuları kaçmıyor mu? Ulienberg 'İyi' diyor. Tabi 'İyiler' diyecek. Sonuçta bu hakemlere eğitimi o veriyor. Kötü mü diyecek yani! Kötü derse kendisi de kötü olacak!

10 DEFA POZİSYONU İZLEYİP HATA YAPAMAZ
VAR başındaki hakem insan ama sahadaki bir kere izliyorsa o 10 defa izleyebilir, durum böyle iken hata da yapamaz! Buna lüksü yok. Önlerinde teknoloji var. 'Onlar da insan hata yapabilir' mantığı ile yaklaşmak fazla duygusallıktır. Türkiye'de hakemlere futbolculardan çok daha önemliymiş gibi davranıldığını anlatan Ulienberg, 'Aslında oyuncular hakemlerden daha önemlidir. Maç sonu oyunun kalitesi yerine hakemlerin performansı konuşuluyor' diyor. Hakem hata yapıyorsa, can yakıyorsa tabi ki konuşulacak. Bundan doğal ne olabilir ki! Eğer hakem iyi yönetiyorsa o zaman hakem konuşulmuyor zaten. Konuyu sulandırmak gereksiz! Özetle Uilenberg için para şahane, gerisi hikâye…

İyi ki tribünlerde taraftar yok!

Her sezon yarış olurdu da böylesi pek görülmezdi. Artık sahayı bir kenara bırakan kulüpler, sosyal medya ve basın üzerinden taraftarlarını yönetmeye çalışıyorlar. Açıklamalara ve sözlere bakarsak, birbirlerine selam bile vermemeleri lazım. Ama yeri geliyor Kulüpler Birliği toplantılarında şakalaşıyorlar. Ortada ters bir durum var. Ya da 'Şampiyon olmak için her yolu denemek lazım' mantığının getirdiği bir eylemi yapıyorlar. Çünkü bilirsiniz en çok duyduğumuz şey "Aynı gemideyiz" lafı. Gemi delik deşik olmuş. Allah'tan batmıyor, bir şekilde yüzmeye devam ediyor! Son zamanlarda yaşananların Avrupa'da eşi benzeri yok. Hakaretlerin havada uçuştuğu bir dönemde dua etsinler ki tribünler boş. Aksini düşünmek istemiyor insan. Sosyal medya denen yerde unutmayalım ki genç insanlar çoğunlukta. Bu açıklamalara imza atan insanlar ise baba, dede, amca yaşlarında. Bu kuşağa bu kadar zarar vermeyelim. Şimdi iki insan futbol konuşmaya başladı mı iş sahadan çıkıyor. Eski tartışmalarda bir tatlılık, bir güzellik vardı. Bugün gerilime dönen sohbetler var hayatta. Maçlar böyle kazanılmaz. Futbolun aktörleri teknik adamlar, futbolcular ve sonra da taraftarlardır. Şu rol çalma işini bir kenara koyalım.

***

TARİHİ BİR OLAY VE TARİHİ BİR ADIMDIR



Genç sporcuların en büyük hayali ülkemize madalya kazandırmak. Ama bir kritik nokta daha var: Ay-Yıldızlı bayrağımızı göndere çektirirken gelecek adına bir meslek edinmek, okumak. Devlet yine büyüklüğünü gösterdi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde dün düzenlenen Milli Sporcu Bursu Tanıtım Toplantısı tarihimiz için önemlidir. 'Eğitim mi, spor mu?' ikilemi sorunu ortadan kalkmıştır. Sporunu yaparken yüzde 100 burslu okuyacak bir sporcu; yarınların da mühendisi, doktoru, pilotu olacaktır. Bu açıdan spordan ya da eğitimden feragat etme dönemi kapanmıştır. Sporun ekonomisi ve altyapısıyla ilgilenen, tesisleşme kadar sporcu yetiştirirken sosyolojisine ve psikolojisine de inanan, bunun için büyük mesai harcayan devlet büyüklerimizi kutlar, minnet duygularımı sunarım.

***

AMAN DEĞİŞTİRMEYİN BOZUK DA OLSA OYNARIZ!



Sahaların durumuyla ilgili SABAH SPOR olarak 2 gündür önemli haberlere imza atıyoruz. Bu konuda en çok Futbol Federasyonu suçlanıyor. Kulüplerimiz önce transfer sonra da birbirleriyle yaşadıkları çatışmalar nedeniyle maçlarını oynadıkları zeminlere iyi bakmıyorlar. Aslında TFF yetkisi gereği zemini kötü olan statlardaki maçları başka yerlere kaydırabiliyor. Bununla ilgili alınan birçok karar da var. Fakat Süper Lig ve TFF de bu bir sorun. Zemin kötü bile olsa saha değiştirmeye hiçbir kulüp yanaşmıyor. Böyle bir karar aldığınız anda da telefonlar susmak bilmiyormuş; "Niye bizim stadımız değişiyor?" O zaman bu zeminlere daha iyi bakın. TFF de denetimleri sıklaştırsın.

***

BİR DEVİR KAPANIYOR...

Şampiyonlar Ligi son 16'da bu hafta oynanan 4 maç bize bir kez daha gösterdi ki futbol genç oyuncuların, özellikle de hızlı ve atletik isimlerin oyunu artık. Son 15 yıla damga vuran Messi- Ronaldo rekabeti artık sona ermek üzere. Bu hafta Messi de kaybetti, Ronaldo da. Kazanan iki genç isim, Paris Saint Germain'den Mbappe ve B. Dortmund'dan Haaland. İkisi de hızlı, ikisi de güçlü. 2015'ten beri Şampiyonlar Ligi kazanamayan Barcelona da tüm Avrupa'ya 'kulüp nasıl kötü yönetilir? Dünyanın en iyi futbolcusu kadrosundayken bile nasıl her sezon Şampiyonlar Ligi'nde fiyasko yaşanır?' bunu öğretiyor. Barcelona'nın başkanı, yönetimi yok, borcu 1 milyar Euro civarında. Messi de sezon sonunda kontratı bittiğinde gemiyi terk edecek. Ronaldo'nun ise gelecek sezon Juventus'ta kalması zor ihtimal. Futbolda bir devir kapanıyor.

Kalitesi FB ve GS’den daha iyi

Beşiktaş ligin tartışmasız en iyi futbolunu oynayan ekibi. Maçlarını izlerken keyif, tat ve zevk alıyorsunuz. Ne Galatasaray ne de Fenerbahçe... Üç takım, aynı puanda ama oyun kalitesi olarak Beşiktaş bu iki takımın çok çok üstünde. Kupada zor geçen bir maç sonrası tur atlayan siyah beyazlı ekip, Ankara deplasmanında da çatır çatır oynadı. 1, 2 derken 3. golü de aradı ve buldu. Dükkanı kapatmadı. Kısacası üstüne yatmıyor skorun. Bunu yapan çok takım olduğu için Beşiktaş her futbolseveri şaşırtıyor.
Birkaç maddeyle de maça bakalım:
1- Sergen Yalçın elindeki kadroyu muhteşem kullanıyor. Galatasaray ve Fenerbahçe'ye göre o kadar şanslı da değil. Ama Sergen Yalçın, dün de Dorukhan'ı sol bek oynattı.
2- Cenk Tosun, Beşiktaş'a güç kattı. 3 şut denemesinde 2 gol bulması önemliydi. Küçük bir gözdağı da oldu takım arkadaşlarına. Aboubakar var ama Beşiktaşlılar'ın gözü artık arkada kalmaz. İkisi de oynar.
3- Sergen Yalçın ile yönetim hemen yeni sözleşme yapmalı. Bu sözleşme meselesi kapanırsa bundan sonraki maçlarda bir daha gündem gelmez. Hatta güzel bir tören de yapılmalı.
4- Larin yoruldu. Beşiktaş'ı taşıdı, goller attı ve asist yaptı. Daha diri olsa da biraz artık dinlenmeli. Beşiktaş için önümüzdeki haftalar dinlenmeye müsait olacak.
5- Nihayet bir maç sonrası hakem konuşulmadı. Yaşar Kemal Uğurlu harika bir maç yönetti. MHK'ye nefes aldırdı.
6- Ligde ilk golünü G.Birliği'ne karşı atan Ghezzal'ın vuruşu nefisti. Bu gol yılllarca hafızalardan silinmez.

Buyurun yönetin Galatasaray’ı!

Galatasaray Başkanı Mustafa Cengiz bir gün önce imza töreninde çok şey söyledi. Sayın Başkan göreve geldiği günden beri kendi camiasının hedefindeki bir isim. Cengiz, "Haziranda biz olmayabiliriz. Biz devam edersek ki etmeyeceğiz gibi gözüküyor. Çünkü haziran ayında ibra etmeyecekler. Ne yalanlar ne kurgular" dedi. Bu sözler ağır bir sitemdi. G.Saray'ın en zor zamanlarında muhalefet olarak tarif edilen insanlar her zaman hiçbir şeyi beğenmeyen, eleştirmekten öte elini taşın altına koymayan insanlardır.

Madem iyi G.Saraylı'sınız, Galatasaray'a gelir getirecek bir projeniz varsa ya da sponsor olacaksanız seçimi beklemeyin. 15-20 yetişkin toplanmış sosyal medyada "İbra etmeyeceğiz" diye yaramaz çocuklar gibi gürültü yapıyorlar. Buyurun size hodri meydan. Cengiz, "Hazirandan sonra yokum" diyor. Çıkın G.Saray'ı yönetin. Hayatlarında iki yumurta kırmamış insanların, önlerine gelen her tabağı eliyle itip beğenmemesi bir garip doğrusu.

ÜÇ İYİ OYUNCU DA GEÇEN SEZONDAN
Fenerbahçe fıstık gibi kadro yaptı ve şampiyonluğun 1 numaralı favorisi olarak gösterildi. Bu söyleme Başkan Ali Koç olmak üzere herkes itiraz etti ve medyayı suçladı: "Bizim favori gösterilmemiz bir oyundur, sakın inanmayın." Oysa taraftar çok inanmıştı. Bugün gelinen noktada taraftarın inandığı şampiyonluğa takım ne kadar inanıyor sorgulanmaya başlandı. Dünya kadar oyuncu alınan bir kulübün en iyi 3 futbolcusu hâlâ geçen sezondan devam eden; Altay, Ozan ve Gustavo ise zaten söyleyecek de fazla bir söz yok.

Phillip Cocu, Erwin Koeman, Damien Comolli (Sportif Direktör), Ersun Yanal, Tahir Karapınar ve Erol Bulut... Son 2.5 sezonda ender görülebilecek bir tablo. Giden gelen oyuncuları yazsak buraya sığmaz zaten. Şimdi de Erol Bulut tartışılıyor. Fenerbahçe'nin bu saatten sonra yapacağı en iyi şey Erol Bulut'a destek vermek. Sonuçta ligde nefes nefese devam eden bir yarış var. Kim ne derse desin en iyi kadroya sahip takım da Fenerbahçe...

Bir Mesut Özil analizi!

Mesut Özil artık F.Bahçe'nin formasını giyecek. Transferi sadece Fenerbahçe taraftarını değil tüm futbolseverleri de oldukça heyecanlardırdı..
Durum böyle iken son günlerde transferine dair fazlasıyla yorum ve analiz var.. Bunu Fenerbahçeliler bir kıskançlık olarak yorumluyor.. Diğer takımların taraftarları ise Mesut'un Fenerbahçe'de başarılı olma ihtimalini görmüyor.. Her şeyi zaman gösterecek ama ben de birkaç satır cümleyi madde madde yazmak istedim:
1- MESUT ÖZİL Türkiye'ye gelmiş kariyeri en parlak oyunculardan biri..
(Drogba, Roberto Carlos, Guti, Sneijder aklıma gelenler) Dolayısıyla transferiyle ilgili küçük düşürücü, itibar zedeleyici ifadeler kullanmak yanlıştır. Kıskançlık yapmaya gerek yok.
2- MESUT'UN kariyeri için Arsenal'dan Fenerbahçe'ye transfer olması 3-4 basamak aşağı inmesidir. Yani kariyerinde geri bir adım atmışdır.
Bu yanlış bir yorum değildir.
3- FENERBAHÇE bu transferle global bir marka olmak açısından dev bir adım atmıştır. Bugün dünyada birçok insan Fenerbahçe'nin adını duymuştur. 26 milyon takipçisi olan bir oyuncuyu transfer etmek markalaşma ve ekonomik açıdan büyük bir kazanımdır.
4- ARTIK sahada konuşacak olan Mesut'tur.. Kariyerinde ya altın bir sayfa açar ya da daha geriye gider. Sorumluluğu çok fazladır..
5- BURAK YILMAZ'IN Mesut için "Başarılar dilerim.. Ama milli formayı giyen yıldızları bana sorun" cümlesi saçmalıktır.. Mesut Özil de ona, "Ben Türkiye'nin milli formasını giymedim ama senin giydiğin dönemdeki skandalları çok okudum" dese ne olacak! Konuşurken dikkatli olmak lazım.
6- BU Fenerbahçe'yi Mesut Özil uçurur demek hayalciliktir. Bu kadar yavaş ve ağır hücum eden bir takımın oyun kurgusu da değişmelidir. Yoksa birkaç Mesut Özil gelse de bir şey değişmez.
7- MESUT'UN gelişi Erol Bulut'ta stres yaratır mı? Evet! Bulut'un işi artık daha zordur. Bu süreci iyi yönetemezse kendisi gider.
8- MESUT ÖZİL kariyeri boyunca kazandığı büyük rakamlar hep konuşuldu. Fakat onun ne kadar yardımsever bir insan olduğunu da unutmayalım.
Okuttuğu çocuklar, ameliyat ettirdiği insanlar ve mültecilere yaptığı gıda yardımları.. Bunun için de onu bir kez daha alkışlıyorum..
Özetle durum budur…

Liste dışı kalan yabancılar geri dönsün!

Kulüpler Birliği, video konferans yöntemiyle önemli bir toplantı yaptı...
21 takımın başkan ve yöneticilerinin katıldığı toplantıda özellikle 2 konu üzerinde duruldu.
Hatırlarsanız bir süre önce TFF Başkanı Nihat Özdemir, Kulüpler Birliği ile yaptığı toplantıda başkanlara şunu söylemişti: "Ligin ikinci yarısı itibariyle Kovid-19'dan dolayı maçları ertelemeden hükmen yenilgi kararı almayı düşünüyoruz. Aranızda bu konuyu konuşun, tartışın." Aradan 15 gün geçti, konu hakkında herkes bir şeyler söyledi.
İşte önceki gün bu konu gündemin en önemli maddesiydi.
Genel olarak, isteyen grup ağırlıkta olsa da karşı çıkanlar da yok değildi.
Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur Çebi'nin bir fikri oldu toplantıda: "Bu iş olur ama biz kadromuza ismini yazamadığımız yabancı oyuncuların 35 kişilik listede olmasını istiyoruz." Öneriye destek veren de oldu, vermeyen de...
Böyle bir şeyin olması için yabancı kuralının değişmesi lazım... Liste dışı kalan yabancı sayısı her takımda farklı şekilde.
Diğer konu ise yayın meselesi... 18 Kasım'da Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Kasapoğlu, TFF Başkanı Nihat Özdemir ve beIN Media Group CEO'su Yousef Al- Obaidly anlaşmıştı. Rakam da 2 milyar 650 milyon TL idi. Küme düşmenin kaldırılması nedeniyle lig bu sezon biliyorsunuz 21 takım oldu. Pastaya 3 takım daha girdiği için 300 milyon TL kaybı olan 18 takım, bu paranın TFF tarafından karşılanmasını istiyor. Bu konuda da yapılan toplantıda tüm kulüpler hemfikir oldu. Fakat sorunun nasıl çözüleceği belirsiz!
Bakalım zaman ne gösterecek...

Bulut’un 3 maçlık kredisi yok mu!

Fenerbahçe'nin Beşiktaş'a yenilmesi, sarılacivertli camiada adeta deprem etkisi yaptı... O gün bu gündür, yazılanlara çizilenlere bakınca 18 transfer yapan Fenerbahçe'de teknik direktör Erol Bulut'un 3 maçlık kredisi bile olmadığını görüyoruz. Bulut için yazılanlar, çizilenler, yapılan yorumlar, hocanın her maça boynunda bir iple çıktığını göstermiş oldu. Tabi bu süreçte Fenerbahçe Başkanı Ali Koç ya da Sportif Direktör Emre Belözoğlu'nun açıklamalarına denk gelemedik. Oysa ki bu tür sonuçlardan sonra başkan ya da sportif direktörün hocaya dair olumlu şeyler yapması lazım. Fenerbahçe bu yenilgiyle ne lige havlu attı ne de şampiyonluk yarışından uzaklaştı. Ama böyle bir havanın estiriliyor olması bile sarı-lacivertli camia adına gerçekten büyük tehlike. Hocam, 18 transferin var ama 3 maçlık kredin yok aman dikkat et!

Hükmen yenilgi 2021'de başlıyor
Türkiye Futbol Federasyonu'nun pandemi nedeniyle sahaya çıkamayacak takımlar için düşündüğü hükmen yenilgi olayı ligin ikinci yarısıyla hayata geçecek. Bu konuyu hem yazılı hem de görsel medyada geçtiğimiz günlerde fazlaca tartıştık. Federasyon, 2021 yılına %99 bu kararla girecek. Bu karara şu anda itiraz eden kulüpler olsa da süreç içerisinde yumuşayıp daha ılımlı bir hal alacakları da gerçek... SABAH'ın Uluslararası Futbol Ekonomi Forumu'nda bir araya getirdiğimiz Trabzonspor, Galatasaray ve Beşiktaş başkanlarına bu soruyu sorduğumda Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur Çebi endişeleri olmakla beraber şartlar yerine getirilirse bu olaya sıcak bakabileceklerini ifade etmişti. Galatasaray Başkanı Mustafa Cengiz ile Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu da bu konuda aynı görüşteydi. Konu, Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu'nda oylamaya sunulacak ve büyük bir sürpriz olmazsa 2021'de hükmen yenilgi devreye girecek. Bu kararla birlikte takım kadrolarına alacakları oyuncu sayısı 40 kişiye çıkartılacak. Bu arada akşam saatlerinde Sayın Nihat Özdemir'in Koronavirüs'e yakalandığını öğrendim. Kendisine geçmiş olsun dilekleriml iletiyorum. İnşallah en kısa sürede atlatır.

Büyük maçlara
TECRÜBELİ hakem atanır
Merkez Hakem Kurulu, son yaptığı saçmalıkla 34 yaşındaki Tugay Kaan Numanoğlu'nu derbiye atadı. Bu atamayla da kar-i yerinin büyük darbe almasına neden oldu. 'Saçmalık' diyorum çünkü tecrübesiz bir hakemin böyle önemli bir maça verilmesinden dolayı bu ifadeyi kullanmakta sakınca görmüyorum. Süper Lig'de 4 büyük takımın aralarında yaptığı karşılaşmalara tecrübesiz hakem verilmez... Elindeki en elit hakem kimse onu o maça atayacaksın. İşte sonuç ortada... Numanoğlu'nun hakemlik kariyeri babasının da açıklamalarıyla büyük zarar görmüştür. Ben MHK'nin yerinde olsam ikinci yarıya kadar maç vermem.

UFEF artık bir markadır

Perşembe günü Uluslararası Futbol Ekonomi Forumu'nun (UFEF) üçüncüsünü düzenledik. Pandemi dönemi olması nedeniyle aldığımız sıkı önlemlerle panelistler ve sektörün önde gelen isimlerini SABAH Gazetesi'nin yeni binasında ağırladık. Türk futbolu adına yine verimli bir forum oldu. UFEF artık grubumuzun itibarlı ve ilgi gören, tüm medyanın da yakından takip ettiği bir organizasyon haline geldi.

ÇALIŞMAYA DEVAM
2.5 yılda başarılı bir yol kat ettik. Bu projenin fikir aşamasından başlayarak bir marka olmasında emeği olan aktörlerden biri olduğum için mutluyum. Seneye inşallah Koronavirüs'ün etkisini yitirmesiyle daha global boyutta bir etkinlik gerçekleştirerek UFEF'in alanında en başarılı uluslararası markalardan biri olması için çalışmaya devam edeceğiz.



İŞTE ZİRVENİN KISA ÖZETİ
Dün sayfalarımızda okudunuz ama ben de kendimce üçüncü zirvenin kısa bir özetini yapmak isterim. 1PANDEMI döneminde Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor özelinde kulüplerin yaşadığı ekonomik sıkıntının boyutunun ne kadar büyük olduğunu bir kez daha gördük. Sadece üç kulüp için bile rakam yaklaşık 120 milyon Euro. 2ALDIĞI ücret her yenilgide tartışılan Şenol Güneş'in sözleşmesinin TL üzerinden olduğunu birinci ağızdan, TFF Başkanı'ndan öğrendik. 3ÜÇ kulüp, şartlar sağlanırsa Futbol Federasyonu'nun düşündüğü hükmen yenilgiye olumlu. 4FUTBOL ekonomisinin düzelmesinin bir numaralı şartının altyapıdan oyuncu yetiştirmek olduğu bir kez daha vurgulandı. Yani yetiştir, parlat, sat. 5KADINLAR futbol için çok önemli bir unsur. Sadece sahada değil tribünde olmaları kulüpler için önemli bir güç. Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur Çebi'nin dediği gibi, kadın tribüne gelirse çocuk da gelir. Böylelikle taraftar sayısı artar, gelir çoğalır.



TEŞEKKÜRLER…
Bu organizasyonda bizi onurlandıran Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu'na, TFF Başkanı Nihat Özdemir ve değerli yöneticilerine, beni hiçbir zaman kırmayan, her organizasyonumuzda yanımızda olan A Milli Takım Teknik Direktörümüz Şenol Güneş'e, rahatsızlığı nedeniyle zorlu bir tedavi süreci geçiren ve üç yıldır bizimle olan Galatasaray Başkanı Mustafa Cengiz'e, yoğun programına rağmen aramızda olan Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu'na, Beşiktaş'ın ekonomik sıkıntılarını çözmek için gece gündüz mücadele eden Başkan Ahmet Nur Çebi'ye, telekonferansla bağlanan Kayserispor Başkanı Berna Gözbaşı'na teşekkürü borç bilirim. Tabii forumumuzda değerli fikirlerini paylaşan Prof. Dr. Lale Orta, Beşiktaş Kadın Futbol Takım Teknik Direktörü Bahar Özgüvenç, TFF VAR Koordinatörü Barış Şimşek, Türk Telekom İş Geliştirme ve Yeni Girişimler Direktörü Muhammed Özhan, Fortuna Sittard Başkanı Özgür Işıtan Gün ile Westerlo Kulübü İkinci Başkanı Hasan Çetinkaya'ya da katılımları için minnettarız.
Son söz.. Turkuvaz Medya yöneticilerine, moderatörlerimize, Reklam'a, Kurumsal İletişim ve A Spor ile her zaman yanımızda olan, desteğini esirgemeyen Turkuvaz Medya Grubu Başkan Vekili Dr. Serhat Albayrak'a teşekkür ederim. Dördüncüsünde buluşmak dileğiyle...

Kulüplerimiz patinaj yaparken Milli Takımı hedefe koymak!

Milli Takım üç önemli maç oynadı, bir hafta içerisinde.. Almanya, Rusya ve Sırbistan... Üçü de iyi takım.. Her maç sonrası Şenol Güneş'e eleştiriler yapıldı. Bu işin doğasında bu var, adettendir! Hataları var mı? Var! Süper Lig'in ilk 4 haftasında kim iyi top oynadı! Galatasaray, Alanyaspor ve Beşiktaş Avrupa'ya havlu atarken, Sivas ve Başakşehir'e kaldık sadece! Onların da gruplarında alacağı sonuçlar merak konusu! Ülke puanında kritik seviyenin altına düştük. Ortada böyle vahim bir durum varken, Beşiktaş'ın başında Şampiyonlar Ligi'nde puanları toplayan da Şenol Güneş'ti. Şimdi o puanlarla şampiyonumuz hâlâ direkt gruplara kalıyor. Eksikleri, hataları yanlışları eleştirelim... 1- Niye kadro istikrarını bulamadık diyelim... 2- İlk yarıları neden çöpe attığımızı soralım... 3- Daha çok stoper niye kadroya almadık diyelim... 4- Galibiyet özlemi ne kadar uzun sürdü, "yeter" diyelim... Yani diyecek çok şey var.. Milli Takım'ın ne olursa olsun, kulüplerin süründüğü bir zamanda uluslararası yarışta gündeme gelmesi bile önemlidir.. Eğer Milli Takım aldığı beraberlikler için yerden yere vuruluyorsa, yabancılarıyla dökülen, bütçelerinin çeyreği bile olmayan takımlara yenilip elenen, üç kuruşluk futbol oynamayan kulüplere ne diyeceğiz! Biraz bunu da düşünelim!

21 takımdan ıslak imza: Geri adım yok!
SON aylarda en çok konuşulan mesele kulüpler ile yayıncı kuruluş arasındaki sorunlar... Bu süreçte şu ana kadar tam bir anlaşma sağlanamadı... 21 kulüp TFF'ye gönderdikleri imzalı başvuru ile şunu talep etti: "İndirimi kabul etmiyoruz, pazarlıkta yokuz." Şimdi top TFF'de... Müzakereler karşılıklı devam ediyor. Para 3 milyar TL. Yayıncı kuruluş 2 milyar TL veriyor... Peki kulüpler hiçbir indirimi kabul etmezken orta bir yol nasıl bulunacak? Bu önümüzdeki hafta belli olacak bir konu.

LOCALARDA DEĞİL tribünde otursunlar!
FUTBOL Federasyonu locaların yüzde 50'sini açtı... Sırbistan maçında da uygulamasını gördük. Ne var ki tiyatro izler gibi maç takip edildi... Bu konuda TFF de, "Neden localar açıldı da tribünler açılmıyor" diye eleştiriliyor. Loca kararı tamamen Kulüpler Birliği'nin talebiyle alındı. Tribün kararı içinse henüz erken! Kulüpler Birliği Başkanı Mehmet Sepil önceki gün bu konuda, "Biz 21 kulüp olarak tribünlerin de açılmasını istiyoruz" dedi. Pandemi bazı şehirlerde artarken, bu karar ancak Sağlık Bakanlığı ile TFF'nin yapacağı müzakereler sonucu alınabilir. Fakat tribüne de yüzde 15'lik seyirci alınması fena olmaz...