CANLI
SKOR
Murat Özbostan

Murat Özbostan

Mükemmel plan olağanüstü başarı

Tarih yazdık.. Hem de eze eze.. 24 yıl aradan sonra EuroBasket 2025 finalinde 12 Dev Adam.. Yunanistan'ı sahadan silerek, sadece bir maç kazanmadı, bir milletin göğsünü kabarttı bu çocuklar. Bir dünya devine sahayı dar eden bu kahramanlar, finale adını altın harflerle yazdırdı.
Maçın başından itibaren Ergin Ataman, takımı adeta bir satranç ustası gibi oynattı. Alperen Şengün, pota altında bir dev gibiydi.. Yunanistan'ın uzunlarını perişan etti, her ribauntta bir mesaj verdi, adeta haykırdı: Top bizimdir.. Shane Larkin sihirbaz gibiydi.. Olgunluğu, tecrübesi konuştu.. Ercan Osmani 3'er 3'er attı.. Cedi Osman kanatlardan süzüldü, savunmayı delik deşik etti. Hem de sakat sakat.. Ama asıl alkış, takımın ruhuna! Savunmada destan yazdık.. Doubleteam'lerle boğduk, top kayıplarına zorladık. Savunmada hücumda her yerde kazandık. Herkes iki, yeri geldi 3 kişilik oynadı.. Yunanistan'ın morali çöktü, milli takımımız ise coştukça, coştu
Ergin Hoca, bir kez daha neden Avrupa'nın en iyilerinden olduğunu gösterdi. Rotasyonu öyle ustaca yönetti ki oyuncularımız son çeyreğe bile taze girdi. Ataman'ın taktiği basit ama etkiliydi: Hızlı hücum, sert savunma, top paylaşımı. Turnuva başından beri yenilgisiz gelen 12 Dev Adam, bu maçta da ritmini hiç bozmadı. Tek kelimeyle olağanüstü oynadı, olağanüstü mücadele etti..
Şimdi gözler finalde, rakip Almanya. Onlar da turnuvada fırtına gibi esiyor. Kadroları çok zengin. Adeta bir NBA takımı gibi ama biz onlardan daha iyiyiz.
Bu sadece bir basketbol maçı değil, bir milletin kenetlenmesiydi.. 2001'den beri beklediğimiz o büyük zaferin kapısındayız. Çocuklar sahada, milyonlarca insan tribünde ve ekran başında dua edip destek verdik.. Bu destan, kupa ile taçlanacak. Emeğinize sağlık çocuklar, bize bu sevinci, mutluluğu, coşkuyu yaşattığınız için.. Kalbimiz sizinle.

Zeki bir teorisyen ama yolu taşlı ve dikenli

F.Bahçe için zor bir süreç daha başlıyor. Her yıl yeni bir teknik direktörle açılan beyaz sayfalara bir yenisi eklendi. Öncelikle şunu diyeyim: Kim gelirse gelsin, Fenerbahçe'de işi kolay değil. Düşünsenize Mourinho bile başaramadı… Şimdi yeni teknik direktör Tedesco.. Mourinho sonrası Spalletti, Terzic, Zidane ve yerli isim olarak da İsmail Kartal gündeme gelmişti. 3 yabancı hoca görevi kabul etmedi. İsmail Kartal ise her zamanki gibi çalışabileceğini, asbaşkan Hamdi Akın'a söyledi. Fakat Fenerbahçe Başkanı Ali Koç'un dediği gibi bir yabancı hoca şarttı, çünkü takımda oldukça fazla yabancı yıldız futbolcu vardı. Sonuç itibarıyla zaman kalmadığı için de Tedesco, Fenerbahçe'nin yeni teknik direktörü oldu. Açıklandığı andan itibaren kıyametler kopuyor. Fenerbahçe taraftarının içinde bu kararı beğenmeyen isim daha çok… Sanki biraz haksızlık ediliyor. Sonuçta 40 yaşındaki bir teknik adam olarak kariyerine önemli takımları sığdırmış bir isimden bahsediyoruz. Ayrıca FIFA dünya sıralamasında şu anda 8. sırada bulunan Belçika Milli Takımı'nı çalıştırmış bir hoca. Genç oyunculara şans vermesi ve taktik disipliniyle öne çıkan bir isim. Zeki bir teorisyen. Özellikle Belçika Milli Takımı'ndaki performansı, yüksek profilli kadroları yönetmesi konusunda soru işaretleri yaratmıştı. Fakat Leipzig, Schalke, Spartak Moskova gibi takımlarda büyük başarılar kazanmasa da kötü bir performans da ortaya koymadı. Schalke ve Spartak Moskova ile lig ikinciliği, Almanya Kupası, Belçika Milli Takımı'nı gruptan yenilgisiz çıkarması... Fakat Fransa'ya yenilerek turnuvaya veda etmesi eleştirilmesine neden olmuştu. Herkes bir tarafından eleştirebilir ama satırlarımın ilk cümlesinde söylediğim gibi; kim gelirse gelsin, Fenerbahçe'de hoca olmak zor iş. Yolu dikenli, kısa vadede başarılı olmak zorunda, sabırsız bir kitle var. Hem Başkan Ali Koç'u hem de genç teknik adamı zor günler bekliyor.

Birisi bu faturayı ödemelidir!

Takke düştü kel göründü... Hem de çok acı... Gürcistan'ı yensek de fiziksel ve zihinsel olarak oldukça fazla eksiğimiz vardı. Fazla havaya girdik ama İspanya gibi zekasıyla oynayan bir takıma karşı bu eksikliklerimiz daha çok göze battı. Dünyanın en iyi 2- 3 takımından biri olan İspanya karşısında bu kadar aciz kalacağımızı hele ilk yarıda teslim olacağımızı tahmin etmiyorduk. Bir de bu muhteşem taraftar önünde… Ayıp ettiniz! İspanya'nın golleri genelde hızlı hücumlar ve savunma arkasına sarkan oyuncularla geldi. Özellikle Merino'nun iki golü, orta sahada kaptırılan toplar ve savunmadaki pozisyon hatalarından doğdu. Abdülkerim ve Merih, İspanya'nın tempolu pas trafiğine karşı alan kapatamadı, adeta döküldüler. Uğurcan'ın kurtarışları olmasa 10 gol yerdik. Orta sahadaki kopukluk, maçı İspanya'nın domine etmesine yol açtı. Montella'nın 4-2-3-1 dizilişi, Gürcistan maçında işlese de İspanya gibi kompakt ve disiplinli bir takıma karşı çöktü. İlk yarıda Kerem'in direkten dönen şutu dışında pozisyon üretilemedi. İspanya'nın yüksek temposuna karşı daha pragmatik bir yaklaşım örneğin, daha kalabalık bir orta saha kurgusu belki skoru dengede tutabilirdi. Bunu da hoca beceremedi. Top, İspanya'dayken Arda'nın sürekli önde olması merkezi eksik ve zayıf bıraktı. Gürcistan galibiyeti sonrası rehavet mi oldu, yoksa İspanya'nın erken golleri mi takımı mental olarak kırdı, bu da sorgulanmalı. Asıl sorgulanması gereken şudur; Montella yoluna devam etmeli midir, yoksa bu tarihi eziyetin faturasını ödemeli midir? Bunun kararını da TFF verecek. Duygusal olmanın gereği yok! Konya taraftarı centilmence muhteşem destek verdi. Maç sonu oyuncuları çağırıp "Konya sizinle gurur duyuyor" tezahüratı bu hezimete rağmen en güzel jestti...

Futbolu düşünmüyorlar güçlü hoca arıyorlar!

🔴 Başkan adayı Sadettin Saran'ın açıklamaları için yorumunuz nedir?

Yaklaşık 25 yıldır bu koltuk için hazırlanan bir isimden bahsediyoruz. Son kongre öncesinde kulüp hesapları bile açıldı kendisine. İşin mali tarafına da hakim olduğunu düşünüyorum. Böylesine büyük rakamların konuşulduğu bir dönemde, "İlk kongrede aday olacağım" sözünü de tutması önemli. Saran sadece, "Ben daha iyi yapacağım" diyor. Fenerbahçe Başkanlığı önemli bir koltuk ve talibinin çok olması gerekiyor zaten. Seçim rekabeti sadece muhalefet veya rakip olmak değildir. Yönetenleri diri tuttuğu gibi, kulüp içindeki harareti de yükseltir ve herkesin konsantre olmasını sağlar. Keşke, Sadettin Saran dışında da benzer iddialara sahip, projeleri olan başka adaylar da çıksa.

🔴 Fenerbahçe teknik direktör adayları için papatya falı açıyor adeta.. Neden böyle oldu? Sorun nedir?

Mourinho efekti sahada olmadı ama burada devam ediyor. Büyük bir teknik adamı gönderdikten sonra boşluğu doldururken, herkesi tatmin etmek zorunda hissediyorlar kendilerini. "Öyle birini getirelim ki yıpranmamış olsun, taraftarın desteğini alsın, oyuncunun karşısına da güçlü çıksın" diye düşünüyorlar. Dikkat edin; nasıl futbol oynatacağı, takım yönetimi, Türkiye'deki saha dışı dinamiklerini yönetme kapasitesi gibi detaylar ikinci planda.. Başkan Ali Koç, bu etapta birlikte çalışırken uyum yakalayacağı teknik adamı da arıyor. Kulüp kaynakları, birçok ismin Başkan'a önerildiğini ve hiçbir yorum yapmadığını da belirtiyorlar. Pazartesi günü 'cin şişeden çıkar'

ZİDANE İYİ BİR SEÇENEKTİR!

🔴 SABAH Spor dünkü manşetinde Zidane'ı aday olarak yazdı. Ünlü Fransız hoca için yorumunuz nedir?

Belirttiğim gibi Mourinho depremini bitirecek, oyuncu ve teknik adam geçmişiyle herkesin saygı duyacağı bir isim. Önemli oyuncuların alındığı, "Nasıl yönetilecek" denilen kadroyu da elinde tutacağına inanılır. Mourinho'da da yaşadık, başka örnekler de oldu. Büyük isimler, beraberlerinde büyük egoları ile gelirler. Zidane'ı boşuna Real Madrid'in başına getirmediler. Veya ayrıldıktan sonra teklifleri değerlendirirken boşuna seçici olmadı. Birbirlerinin gözlerine bakıp, birbirlerine inanmaları gerekiyor.

🔴 İsmail Kartal, Asbaşkan Hamdi Akın'ın evine gitti ve 2 saat görüştü 1 hafta önce.. Kartal ne anlattı ve şu ana kadar İsmail hoca da açıklanmadı..

Orası bir sır. Ahmet Ketenci'nin İsmail Kartal'a yakınlığı biliniyor. Ama görüşmeyi Hamdi Akın'ın yapması, yönetimin ciddiyetini gösteriyor. İsmail hocanın anlattıklarını tahmin etmek güç değil. Daha önce yaptıklarını, bu kadro ile nasıl tekrarlanacağını veya eksik gördüğü bölge varsa, işaret ettiğini söyleyebiliriz. Kartal, böyle bir görevde önce neler olduğuna veya kendisine nasıl haksızlık yapıldığına bakmaz. Elbette dert eder ama hep önüne odaklanan bir isimdir. Hamdi Akın bu görüşmeyi Başkan'a 'simüle' etmiştir. O yüzden hâlâ en kuvvetli adaylar arasında.

Grubun en hayati maçını kazandık

Dünya Kupası içimizi yakan bir özlem… Dün gece yeni bir yolculuğa umutlu başladık. Ama çok stres yaşadık. Grubun gelişim gösteren takımı Gürcistan'ı 3-2 yendik ama öldük öldük dirildik.

Birkaç maddede maça bakalım:

1- Üçüncü dakikada gelen gol bizim için bir şanstı. Rakibin morali ve direnci bozuldu. İlk yarının sonuna kadar oyunu domine ettik ve nitekim ikinci golü de bulduk. İkinci yarı attığımız 3. golle fişi çektiğimizi düşündük ama öyle olmadı.

2- Oyuna giren son günlerin sıkıntılı oyuncusu Barış Alper'in kontrolsüz bir faulü nedeniyle takımımız 10 kişi kaldı. Neden sıkıntı diyorum, son 15 günde yaşadığı ve yaşattıkları normal değildi. Montella'nın yerinde olsam psikolojisi normal olmayan Barış'ı bu seferlik kadroya almazdım. Nitekim atılmasını da buna yorumluyorum. Konsantrasyon sorunu yaşıyordu.

3-Tempomuz düşünce dağınık oynamaya başladık. Rakip 1 kişi fazla olmanın moraliyle cesaretlendi ve üzerimize oynayıp, baskıyı artırıp golü de attılar. Son 20 dakika biraz kâbus gibiydi. Güle oynaya götürdüğümüz gerildikçe gerildik.

4-İki gol atan ve daha sonra oyundan alınan Kerem Aktürkoğlu sahanın yıldızıydı. Eski takım arkadaşlarıyla küs olduğu ve konuşmadığı yönünde bir şehir efsanesi vardı. Yani yalan! Gol sevinçlerinde bunun da yalan olduğu ortaya çıktı. Görüntü güzel mutluluk tablosu harikaydı.

Sonuca gelirsek; A Milli Takım zor bir deplasmandan 3 puanla dönerek elemelere büyük bir avantajla başladı. Final gibi bir maçtı. Grubun hayati önem taşıyan karşılaşmasıydı. İşte böyle bir maçtan galip çıkmaz ne olursa olsun altın değerindedir… Pazar günü Konya'da grubun favorisi İspanya ile karşılaşacağız. Ben İspanya maçlarına şöyle bakıyorum, ne alırsak kârdır.

Milli davada polemik olmaz

GÜRCİSTAN MAÇINI CANLI CANLI İZLEDİK, 90 DAKİKANIN ARDINDAN DİNAMO ARENA'DA KONUŞTUK

A Milli Takım'ı Tiflis'te beraber izledik. Çok stresli anlar yaşasak da 3-2 kazandık ve ilk maçta üç puanı cebimize koyduk. Öncelikle Gürcistan karşısındaki 90 dakikayı nasıl değerlendirirsiniz?

Bu maç çok kritikti. Zaten senelerdir eylül aylarına futbolcularımız fiziksel olarak yeterince hazırlanamıyorlar. Bir de transferlerle birlikte zihinsel rahatsızlıklar da eklenince işler iyice zorlaşıyor. Gürcistan gelişim içinde ve fizik açıdan güçlüler. Kvaratskhelia gibi önemli bir forvete sahipler. Montella fizik olarak hazır olmadığımızı bildiği için kontrol futboluna ağırlık vererek oynadı. Rakip 18'den çıkarken önde baskı uyguladık. Top bizim alanımıza geldiğinde Uğurcan'ı da işin içine alıp tempoyu ayarlayarak hazırlık paslarına öncelik tanımaya başladık. Sonra da uzun toplarla rakip savunmanın arkasına sprinter forvetlerimizi kaçırmaya çalıştık. İkinci golü de bulduk. Hatta ikinci devrede 3-0 öne geçtik. Ama işte ondan sonra kimsenin beklemediği sorunlar başladı. Önce bir kolay gol yedik. Sonra Barış'ın kırmızısıyla eksik kaldık. Gürcistan kondisyonu iyi olduğu için sanki iki kişi fazla oynar duruma geldi. Ağır bir baskı yedik. Tehlikeler atlattık. Bizim dünyada benzeri olmayan bir sıkıntımız var. Zoru kolaya çevirdiğimizde, kolayı bir anda tekrar zora sokuyoruz. İlk yarıda Kerem'in attığı golden sonra devrenin bitimine 3 dakika kala, "Aman! En tehlikeli anlar, soyunma odasına gol yemeden gidelim" dedim. Gol yemedik ama son anda Gürcistan belki de maçın en net pozisyonunu kaçırdı.

KONU AY-YILDIZ'SA SORUNLAR RAFA KALKAR

Türkiye'de bir aydır Kerem Aktürkoğlu konuşuluyor. Gürcistan maçında iki gol attı ve Fenerbahçe'nin yeni futbolcusu olarak büyük alkış aldı. Kerem için neler söylersiniz?

Ben polemiklerle uğraşmayı seven bir insan değilim. Her zaman şunu söylüyorum, 'İşin içine Milli Takım giriyorsa her türlü sorun devre dışı kalır.' Bunun da böyle olması gerekir. Böyle de olduğunu maçta açıkça gördük.

BARIŞ ZİHİNSEL OLARAK SIKINTI İÇİNDE

Barış Alper Yılmaz, Kerem'in yerine oyuna girdi ve 4 dakika sonra kırmızı kart gördü. Bizim için çok değerli bir oyuncu ama İspanya maçında olmayacak. Barış'ın kafası transferde mi kalmış yoksa 'Futbol bu, bir kaza yaşandı' diye mi yorumlamalıyız?

Barış Alper, zaten biraz kontrolsüz bir oyuncu yapısına sahip. Hatırlarsak Galler maçında da 2. sarıdan kırmızı görmüştü. Bu aralar zihinsel olarak da sıkıntısı olduğu için istemeden de olsa kırmızı kartı gördü. Ama ben Milli Takım'ın maçlarını yorumlarken hiçbir zaman bir oyuncuyu topluma hedef göstermem.

KIRMIZI GÖRECEĞİNİ DÜŞÜNEMEDİ

Montella'nın kadro seçimini, sahaya dizilişini nasıl buldunuz?

Montella artık kafasına göre bir ideal 11 oluşturdu. Bu benim beklediğim bir kadroydu. Çünkü Orkun Kökçü'nün fizik olarak düşüş içinde olması nedeniyle İsmail Yüksek'i tercih etti. Sarı kartı olduğu için de 2-0 öndeyken İsmail'i kenara alarak Orkun'a görev verdi. Barış'ın kırmızı göreceği aklına gelemezdi. Sonrasında uzun bir sakatlıktan çıkan Ferdi'yi Kenan Yıldız'ın yerine alarak defansif açıdan eksikken Eren'nin yanına yardımcı olarak yerleştirdi.

İSPANYA DÜNYANIN EN İYİ TAKIMI!..

Pazar günü Konya'da İspanya ile oynayacağız. Onlar da ilk maçlarında Bulgaristan'ı 3-0 yendiler. Son Avrupa Şampiyonu karşısında 3 puan için umutlanalım mı yoksa bir puan bile bize yeter mi?

Hiçbir zaman hayalperest bir yazar olmadım. İspanya bugün bana göre dünyanın en iyi takımı. Ama bir de yeri geldikçe vurgulamadığım bir görüşüm vardır; rakip ne kadar üstün olup net favori gösterilse de futbolda çareler tükenmez. Bakalım ekibimiz o çareleri üretebilecek mi? Ben takıma özgüven kazandıracak bir futbol oynanmasını bekliyorum, neticeden bağımsız olarak.

KENAN YILDIZ MAÇIN HAVASINA GİREMEDİ

Son olarak takıma genel olarak bakarsak, oyuncularımızla ilgili isim isim neler söylersiniz?

Uğurcan Çakır; kritik bir atmosferde maça çıktı. Bir-iki hata yaptı ama son saniyede beraberlik golünü kurtararak 3 puanda büyük katkısı oldu. Geriden oyunu başlatması ve 70 metrelik defansın arkasına uzun topları çok iyi atması iyi görüntüydü. Mert Müldür; Milli Takım'da çok daha özgüvenli. Öne çıkan en önemli isimdi. Çok güzel bir gol attı. İkinci gol onun mücadelesi sonrası oluşan pozisyonla geldi. Bir de Kvaratskhelia ile boğuştu. İki stoperimizi de başarılı buldum. Eren'deki gelişme çok başarılı. Hakan Çalhanoğlu; tam bir kaptan. Ama henüz fiziksel eksikliği var. Arda Güler; 10 kişi kalana kadar çok iyiydi, sonra oyundan düştü. Kumaştaki en verimsiz oyuncu çok umut bağladığımız Kenan Yıldız'dı. Kuvvetli olmasına rağmen maçın havasına giremedi. İstediklerini gerçekleştiremedi. Kerem golünü attı. Nokta santrfor olmadığı halde iki gol attı. Yunus'un da futbol bilgisini ve oyun görüşünü beğenirim. Kaliteli hareketlerini belli sürelerde yaptı ama fizik olarak daha güçlenmesi lazım.

Sultanlarımız artık global bir markadır!

TÜRK sporunda altın günler yaşıyoruz. Hem voleybolda hem de basketbolda tarihi bir başarıya imza attık. Futbolda da Gürcistan'ı evinde yendik. Sıra İspanya'da inşallah! Önce Sultanlar'dan başlayalım. Japonya gibi disiplinli ve teknik bir takımı geçmek, final öncesi öz güvenimizi tavan yaptırdı. Japonya, hızlı ve teknik oyunuyla ilk seti 25-16 aldı. Ancak millilerimiz, bu sete takılmadan mental olarak o kadar çabuk toparlandı ki, koç Santarelli'nin taktik değişiklikleri ve oyuncuların sakin kalması, geri dönüşün anahtarı oldu. Bu zafer, Türk voleybolunu dünya sahnesinde daha da görünür kıldı. Filenin Sultanları, artık sadece bir takım değil, global bir markadır. İlk kez Dünya Şampiyonası finaline çıkan kadın voleybol takımımız, müthiş bir mücadele ruhu, taktiksel disiplin ve dünya çapında bir performans sergiledi. Ebrar, Vargas, Eda ve diğerlerinin liderliğinde kupa hayali artık çok yakın!. Bu başarı, sadece voleybolu değil, Türk sporunu ve genç nesilleri de ilhamla dolduruyor.

ATAMAN'IN LİDERLİĞİNDE MÜTHİŞ BİR ORKESTRA!

VE basketbol… 12 Dev Adam'ın tekrar dirilişine tanıklık ediyoruz. Tüm maçlarını kazanan Ay-Yıldızlı takımda koç Ergin Ataman büyük övgüyü hak ediyor.. Hem saha içi hem de saha dışı söylemleriyle gerçek bir liderlik örneği gösterdi. İsveç maçında üçüncü çeyrekteki savunma devrimi (6.5 dakikada 2 sayı) Ataman'ın hamleleriyle geldi. Oyunu okuyup doğru rotasyonlar ve savunma planıyla maçı çevirdi. Ataman, Alperen Şengün, Cedi Osman, Larkin gibi yıldızları bir orkestra gibi yönetti. Genç oyuncular (Bona, Osmani) ve veteranları harmanlayarak takım kimyasını üst düzeye çıkardı. İsveç karşısında 34. dakikada eşitlik anında (69-69) soğukkanlı kalarak doğru oyunculara sorumluluk vermesi, zaferi getirdi. Panathinaikos'la EuroLeague şampiyonluğu, Anadolu Efes'le iki EuroLeague zaferi ve şimdi milli takımla tarihi bir çeyrek final. Ataman, Türk basketbolunun efsanesi olduğunu bir kez daha kanıtladı. Tebrikler 12 Dev Adam.

Transferi unut Gürcistan’a bak

A Milli Takımımız için heyecan verici ve kritik bir serüven başlıyor bugün! Dünya Kupası'na katılım hasretimizi gidermek için büyük bir fırsat var önümüzde… 2002'den bu yana o coşkuyu yaşamadık. Ne yazık ki malum transfer haberlerinden dolayı Milli Takımımız gündemin uzağında kaldı. Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzon'un art arda indirdiği uçakları ve gelen yolcuları şimdilik bir kenara bırakma zamanı. Takımımızın en önemli yıldızları Hakan Çalhanoğlu, Uğurcan Çakır, Kerem Aktürkoğlu, Barış Alper Yılmaz ve Orkun Kökçü yaz transfer döneminin başından bu yana en çok konuşulan isimler oldular. An itibariyle kimisi çok mutlu, kimisi mutsuz. Bazıları linç edildi, bazıları göklere çıkartıldı. Bu olumlu ve olumsuz tablonun bu akşamki maça nasıl yansıyacağını merak ediyorum. 2026 Dünya Kupası'na gidebilmek için E Grubu'nda İspanya (EURO 2024 şampiyonu ve 2022 Dünya Kupası'nda son 16 turunu gördü), Gürcistan (son yıllarda sürpriz yükselişte, EURO 2024'te aynı gruptaydık) ve Bulgaristan (Dünya Kupası finallerine 7, Avrupa Şampiyonası finallerine 2 kez katılma başarısı gösterdi) ile oynayacağız. Gruptan birinci çıkmak doğrudan Dünya Kupası bileti demek. İkincilik ise play-off'lara yol açıyor. İspanya'nın varlığı, diğer takımlar için grubu "ölüm grubu" yapıyor. Son dönemde iyi bir jenerasyon yakaladık. Kadromuzun büyük bir kısmı Avrupa'nın dev kulüplerinde forma giyen ve giymeye devam eden isimlerden oluşuyor. Montella, Avrupa Şampiyonası'nın ardından yeni yönetimle yeni sözleşme imzaladı, morali yerinde. Beni endişelendiren tek şey yaşanan transfer süreci… İyi başlamak ve özellikle İspanya maçı öncesi kayıp yaşamamak lazım. O nedenle Gürcistan deplasmanından puan ya da puanlar almak çok değerli.