CANLI
SKOR
Murat Özbostan

Murat Özbostan

Kazanmak hele de farklı olunca iyidir!

Kazanmak hem de farklı bir sonuçla önemliydi. Rakip Bulgaristan zaten gruba havlu atmış, averaj takımı olmuş bir ekipti. Türk Milli Takımı ile mukayese edilemeyecek bir ülkeyle oynadık ama ilk yarı sıkıntılı geçti.. Oyun tutturamadık.. 1-0'ın ardından 1-1 olunca sonuç, bu gol Bulgaristan'ın moralini yükseltti, direncini artırdı. 11-0-0'a döndüler. Türkiye, topu ayağında tutsa da (%83 hakimiyet ilk dakikalarda), yediğimiz gol sonrası tempo düştü. Top bizdeydi ancak rakip kaleye yönelik bir eylem yoktu. Kerem'in zaten varlığıyla yokluğu belli değildi. Kanatlar verimsiz, bekler ileri çıkmıyordu. Bulgaristan da tamamen savunmaya çekilince kilidi kıramadık.. İlk yarı böyle bitince ikinci devreye hemen bir golle başlamak gerekiyordu ki Bulgaristan'ın gardı düşsün; nitekim aynen de öyle oldu. Maşallah ikinci yarı tam bir gol yağmuru vardı.. 46. dakikadan itibaren adeta patlama yaptık. Milli Takım devre arasında Montella'nın talimatlarıyla daha agresif bir pres ve kanat bindirmeleriyle sahaya döndü. Bulgaristan'ın kompakt savunması dağıldı ve sadece 2 dakika arayla 2 gol geldi, skor 3-1'e taşındı. Bu, hem momentumu tamamen bize verdi hem de taraftarları coşturdu. Sonra sazı aldık elimize.. Özellikle 100. maçında kaptan Hakan, frikik organizasyonları ve pas trafiğiyle (%91 isabet) maçı domine etti. Onun orta sahadaki kontrolü, Türkiye'nin %78 top hakimiyetini gollerle süslemesini sağladı. Güzel ve farklı bir sonuç oldu. Özetle bu maç İspanya hezimetinin ardından bize ciddi bir moral ve motivasyon olmuştur. Hele de İspanya'nın 3 attığı takıma 6 gol atarak.

Barış ile G.Saray pazarlıkta!

Barış Alper Yılmaz'ın, Suudi Arabistan ekibi NEOM SC'den gelen transfer teklifi üzerine kafası karışmış ve bir süre kriz yaşanmıştı.. Aradan haftalar geçti.. Milli futbolcu ile Galatasaray arasındaki yeni sözleşme şartları hâlâ gerçekleşmedi.. Görüntüde bir şey yokmuş gibi bir hava olsa da iki taraf ekonomik olarak anlaşma sağlayamamış.. Barış, NEOM'dan 4 yıl için 50 milyon dolarlık bir teklif almıştı. TL olarak da yazalım: 2 milyar 85 milyon TL.. İnsanın aklını alacak kadar büyük bir rakam.. Tabii Galatasaray da oyuncu için 50 milyon dolar istemişti..

Rakamlar 40 milyon dolar seviyesinde kaldı.. Barış özür diledi ve kriz şimdilik rafa kaldırıldı.. Ama milli yıldız yeni sözleşme talep ederken istediği rakam da 7 milyon Euro idi.. Galatasaray, 'Biz sana 5 milyon Euro verelim.. Birkaç da bonus ekler destek oluruz' demiş.. Sonuçta ortada anlaşma yok.. Barış Alper yeni sözleşme imzalamak için bekliyor.. İstediği rakamdan da geri adım atmamış.. Bundan sonraki süreçte ne olacak onu da zaman gösterecek.. İşin perde arkası bu!


MERT GÜNOK'U LİNÇ EDERKEN BİR DÜŞÜNÜN!
Beşiktaş'ın kaptanı ve kalecisi Mert Günok yerden yere vuruluyor. Hataları olsa da biraz başka açıdan da bakmak lazım olaya.. Beşiktaş defansı 2.5 yıldır evlere şenlik.. Bir türlü aşı tutmadı, 9 stoper geldi-gitti! Her maç, önünde başka stoper ikilisi var. Bekler de Allah'a emanet.. Bu düzende bir kale- ci ne kadar başarılı olabilir ki! Galatasaray 10 kişiyle her topta soluğu Beşiktaş'ın kalesinde aldı..

36 yaşındaki eldiven, siyah-beyazlıların kalesini 129 maçta korurken, kariyerinde toplam 328 müsabakada forma giydi. Tam bir tecrübe abidesi olan Mert, 15 yaşında sırtına geçirdiği milli takım formasını 73 kez (37 kere A Milli) başarıyla terletti. Deneyimli isim, 43 defa da Avrupa sahnesinde boy gösterdi. Daha düne kadar milli takımın kalesini koruyan Mert, Uğurcan'dan çok daha kariyerli bir isim.


UEFA, TFF'YE KEREM'İ SORDU!
Kerem Aktürkoğlu'nun sözleşmesiyle ilgili bir süredir oldukça fazla iddia var. Milli oyuncu için F.Bahçe iki sözleşme yapmış. Biri asgari ücreti kapsayan ve TFF'ye yollanan muvakale, diğeri ise eski F.Bahçe yöneticisi Hakan Safi'nin yaptığı ve şirketini kapsayan yıllık 8 milyon 750 bin Euro (Vergi ve menajer ücreti dahil) olan sözleşme..

İki ayrı mukaveleyle ilgili UEFA, çıkan haberlerden dolayı TFF'den bilgi istemiş! TFF ise konuyla ilgili bir değerlendirme yaparken, F.Bahçe de uluslararası bir hukuk bürosundan görüş istemiş. Peki ne olacak? Konu TFF'nin masasında. En kötü senaryoda Kerem 4 ila 12 maç ceza alma riski ile karşı karşıya..

Derbinin asıl kaybedenleri!

🔴 GALATASARAY, Liverpool zaferinin ardından evinde kaybetse İngiliz ekibi karşısında alınan galibiyet unutulur, oklar yine Okan Buruk'a dönerdi. Başarılı teknik adamı doğrardı sosyal medya. Bu nedenle teknik adam olarak Okan Buruk maçın kazananıdır.
🔴 SERGEN Yalçın iyi bir plan ile maça başladı ve olması gereken her şey Beşiktaş'ın lehine gelişti. Ama Sergen hoca başaramadı. 10 kişi kalmış G.Saray'a topu bırakmak nasıl bir mantık! G.Saray gol atsın diye bekledi. Derbinin kaybeden teknik adamı Yalçın'dır. Altın tepside sunulan fırsatı tepti.

🔴 SERGEN Yalçın maç sonu basın toplantısında "Takıma verdiğim direktifleri yapamadılar. Böyle konuşmamıştık. Takım ısrarla geri çekildi" yorumunu yaptı. Buradan şu çıkıyor: Beşiktaşlı futbolcularda ciddi bir güven sorunu var. Bunu aşmak da bayağı bir zaman alacak. Bir takım otomatik olarak geriye yaslanıyorsa bu bir travmadır. Kolay da tedavi edilmez.
🔴 GALATASARAY'DA Torreira müthiş bir adam. Sakatlansa da koşuyor, mücadele ve takip ediyor. Her şeyini ortaya koyuyor. Galatasaray'da bir Torreira gerçeği var ve olmasa sarı kırmızılı takım bu şampiyonlukları kolay kolay yaşayamazdı. Çok net!

🔴 MERT önemli bir kaleci olsa da Beşiktaş'ın onu yedekleme zamanı gelmiş. Maçtaki hatası Beşiktaş'ın 2 puan kaybetmesinde önemliydi. Sezon başından itibaren Süper Lig'de maç başına ortalama 1.8 kurtarış yapan Günok, 23 kaleci arasında 20. sırada yer alıyor. Bu, önceki sezonlara kıyasla belirgin bir gerileme ve güven kaybı yaratmış. Beşiktaş ocak ayında bir kaleci transferi de artık yapmalı ve B planına geçmelidir. Ersin'de de çünkü o ışık yok.
🔴 OSIMHEN çok agresif ve sert. Gol atamadığı zaman adeta çıldırıyor. Galatasaray onu tarihinin hatta Türk futbol tarihinin en büyük fedakârlığını yaparak aldı ama bu gerginlik devam ederse kırmızı kart görmemesi işten bile değil. Osimhen, hücumda takımın en önemli silahı olarak büyük bir sorumluluk taşıyor ve bu baskı, sinirlerini geriyor belli ki.

🔴 MERKEZ Hakem Kurulu, cuma günü Trabzonspor-Kayserispor maçını yöneten Ali Şansalan'ı gece 01.30'da uçağa bindirip, İstanbul'a 03.30'da indirip, 05.00'te Riva'ya getiriyor. Gündüz uyuyor ve sonra da derbiye VAR hakemi oluyor. Bunu MHK'nin yabancı danışmanları biliyor mu? Bu atama garip değil aslında ama Türkiye'deki hakemlik sisteminin kronik sorunu.
🔴 OKAN Buruk, maç sonu ihaleyi hakemlere keserken Beşiktaş taraftarı da "Yasin Kol ve Ali Şansalan yüzünden kaybettik" diye isyan etti. Ama Beşiktaş'ta hiçbir makam buna değinmedi. Bu da dikkat çeken bir durumdu.

Oyunla değil mutlu skorlarla düzelecek!

G.Saray, Liverpool'u devirdikten sonra yaşanan futboldaki bayramın devam etmesi için bir galibiyette de F.Bahçe'den bekleniyordu.. Bir de buna yeni başkan ve yönetim, eklenince sarı lacivertli futbolcular bu motisyonla sahaya çıktı ve golleri de erken buldu.. Günlerdir sözleşmesi didik didik edilen Kerem Aktürkoğlu, parladı gitti. Hücumda sürekli tehdit, topu alınca rakibi zorlayan bir dinamizmdi.. Golleri sadece sonuç odaklı değil, aynı zamanda estetikti; tekniği ve zamanlaması mükemmeldi. Büyük coşku yaşadı. Bu duygusal bir patlamaydı.. Goller sonrası yaşanan bir sevinçlerdeki bir detay da dikkat çekiciydi! F.Bahçe komple takım halinde sevinirken Kerem'e gösterilen ilgi, "İşte Fenerbahçe'nin de aradığı ruh, birlik" dedirtiyordu. Talisca eskiden bu kadar koşmazdı.. Tedesco ondan vazgeçmiyor.. Brezilyalı futbolcu da oyundan çıkana kadar büyük efor harcadı.. İsmail'in enerji patlaması da başka bir detaydı.. Koştu, mücadele etti ama yoruldu.. Tabi ikinci yarının tablosu biraz farklı oldu. Skor 2-1 olunca stres başladı.. İlk yarıdaki o coşkulu ve baskın oyun, ikinci devrede yerini daha kontrollü ama biraz ağır bir tempoya bıraktı. Hücumda ilk yarıdaki gibi fazla pozisyon üretemediler, savunmada ise daha temkinli oynadılar ama bu biraz oyunun hızını kesti.. Takım genel olarak skoru korumaya odaklanmıştı. Tedesco'nun bilinçli bir tercihi ama riskli bir stratejiydi. Genç teknik adam ikinci yarıdaki düşüşe karşı proaktif bir hamle yapmaktan ziyade skoru tutmaya odaklandı. Son dakikalar stresli geçse de bunu da başardı.. Şu an Fenerbahçe'ye iyi oyun değil iyi skor lazım.. Skorlarla moral bulacak, skorlarla kendine gelecek.. Gerçek bu…

İlkay Gündoğan zekâsıyla sırtladı!

Galatasaray için dev bir prestij maçıydı… Varını yoğunu ortaya koyması lazımdı.. Ve öyle de oldu.. Taraftar motivasyonu, bitmek bilmeyen bir uğultu Liverpool'u sağır etti.. Yani Okan Buruk'un ekibi, RAMS Park'ta adeta ateş püskürdü. Osimhen'in gol vuruşu, Barış Alper'in kanat bindirmeleri ve Lemina'nın orta saha dominasyonu...
Ve İlkay… Liverpool'un baskısına rağmen orta sahayı adeta orkestra şefi gibi yönetti, pasları, sakinliği, liderliği ve taktik zekâsıyla takımı sırtladı.. 34 yaşında olup bu seviyede oynamak.. Müthişti.. Maçın kritik anlarında topu ters tarafa yönlendirip Torreira-Barış Alper bağlantısını kurması, duran toplardaki etkili ortaları... Liverpool'un yıldızlarına karşı dimdik, aslanlar gibi durdu. Osimhen'in penaltısını hazırlayan preslerden tut, Liverpool'un ritmini bozan müdahalelere kadar. Galatasaray'da kimin başı sıkışsa yanında hemen İlkay bitti.. Herkesi rahatlattı.. İlkay "Sahadaki beyin" idi.. Özetle.. Galatasaray onu alarak on numara hareket yapmış. İşte büyük maçların büyük yıldızı ve tecrübeli ismiydi.. Yeni bir Muslera geliyor.. Adı Uğurcan.. Dün gecenin iyi adamlarından biri de oydu.. "Eren mi, Jakobs mu?" derken Okan Buruk, Jakobs'a şans vermişti.. Çok yerinde olmuştu.. Singo parmak ısırttı. 8 maçta 11'de sahaya çıkan Sane , Liverpool maçında kulübeye girdi.. Bunu da Okan Hoca yaptı ve Sane'yi kesti.. Yunus aldı sazı eline, iyi de oynadı, sürekli içeri girdi. . Liverpool'u zorladıkça zorladı.. Karşındaki rakip kalite olarak senden iyi olabilir ama sen ondan daha iyi mücadele edersen o fark ortadan kalkar.. Galatasaray işte bunu yaptı.. RAMS Park'ın cehennem atmosferi, Liverpool oyuncularını boğdu.. Sahada 11 Aslan, tribünlerde 12. adam vardı.. Bu tarihi galibiyet, Galatasaray taraftarının "Avrupa Fatihi" ruhunu yeniden canlandırdı.

Beşiktaş’ın bir numaralı yıldızını neden harcamaya kalktılar!

Rafa Silva hakkında sürekli bir eleştiri bombardımanı oluyor.. Özellikle sezon başında performansının beklentilerin altında kaldığı yönünde yorumlar yapıldı. Rafa'nın formsuz olduğu, takıma yeterli katkıyı sağlayamadığı ve hatta "Gamsız" bir tavır sergilediği gibi eleştiriler oldu. "Rafa ocakta gönderilmeli…" gibi çıkışlar aldı başını yürüdü.. Bir insanı itibarsız hale getirmek kolay bir şey.. Hele de son yıllarda bu moda haline geldi oyuncular için. Ayrıca, Sergen Yalçın'ın Rafa'yı bazı maçlarda erken oyundan alması ya da farklı mevkilerde kullanması, bu eleştirilerin artmasına neden oldu; bazıları hocayla arasında sorun olduğu spekülasyonunu bile yaptı. Rafa'nın idman yapmayı çok sevmediği de yeni bir şey değil.. Sergen Yalçın da futbolcu iken sevmezdi! Ne var ki!
Ancak Portekizli futbolcu, sahada bu eleştirilere güçlü bir yanıt verdi. Özellikle Kayserispor'a karşı oynanan maçta kariyerinin ilk hat-trick'ini yaparak adeta patlama yaptı (4-0'lık galibiyet). Bu maçta 5 isabetli şut, 3 şut pası, 4/4 ikili mücadele kazanma ve rakip ceza sahasında 9 topla buluşma gibi etkileyici istatistiklerle sahanın yıldızı oldu.. Son Kocaelispor maçında performans olarak çok üstün olmasa da golü ve sahadaki gücüyle tribünlere renk verdi.. Yaratıcılığı tartışılmaz; topu ayağına aldığında ne yapacağı kestirilemiyor, çalımları, pasları ve gol vuruşlarıyla Beşiktaş'ın hücumuna seviye atlatıyor.. Beşiktaş'ın zaten bir kalite sorunu var.. Durum böyle iken elinizdeki yaratıcı, skor değiştirecek futbolcuları bir anda harcamayın.. Sosyal medya yüzünden en büyük zararı da Beşiktaş gördü ve görmeye de devam ediyor.. Galatasaray derbisinin adamı olur Rafa Silva.. Kenara yazın!

Fenerbahçe'yi analiz edelim

Antalyaspor maçı öncesi Fenerbahçe'nin çiçeği burnunda başkanı Saran'ın futbolculara soyunma odasında yaptığı ateşli konuşma gündeme oturdu. Saran'ın futbolculara yönelik kullandığı, "Savaşın! Sizden tek isteğim bu.. Arkanızdayım.. İnanın" şeklindeki sözleri, bu zamana kadar hiçbir kulüp başkanından duymadık, görmedik.. Saran'ın ateşli konuşmaları yurt dışında bile ilgi çekti, spor sitelerinde yerini aldı. Bu doğru mu? Bir başkan tesislere gidip futbolcularla toplantı yapabilir, o toplantıya teknik ekip de katılır. Bir başkan kötü ya da iyi biten bir maçtan sonra soyunma odasına iner, teknik ekibi ve futbolcuları kutlar.. Kötü bir mağlubiyet sonrası da hocadan rapor ister.. Saran'ın maç öncesi konuşmalarını biz genelde teknik adamlardan görürüz. Guardiola, Fatih Terim, Mustafa Denizli, Okan Buruk, Klopp, Arda Turan… Motivasyon olarak futbolculara Türk tabiriyle gaz verilir..

TEKNİK ADAM HİÇE SAYILIR

Ama bir başkanın teknik heyeti hiçe sayarak, 'Sahaya yüreğinizi koyun. Tekmeye kafa uzatın' söylemi doğru bir yaklaşım değildir.. Futbolcuların gözünde teknik adam bir anda ikinci plana itilir. Cin gibi olan futbolcular, durumdan vazife çıkarıp 'Bizim patronumuz başkandır' havasına girer.. Futbolcu kötü oynadığında hocasından eleştiri alınca umursamaz çünkü muhatabını başkan olarak görür.. Sporcu kimliği de olan Sadettin Bey'in bu davranışının yanlış olduğunu düşünüyor, teknik adamın otoritesine zarar verdiğine inanıyorum.. Fenerbahçe tabii ki kritik bir süreçte.. Baskı çok.. Camia umut istiyor, iyi sonuç bekliyor.. Böyle bir ortamda Antalyaspor maçı kazanılmasa fırtınalar kopardı.. Bu nedenle de bu motivasyon konuşması yapılmış olabilir.. Sonuç olarak Fenerbahçe kazansa da öyle savaşmadı, yüreğini ortaya koymadı.. Fakat nefes aldı.. Aslında Antalyaspor maçının özeti buydu. Gelelim teknik adam meselesine.. Tedesco'nun durumu hâlâ pamuk ipliğine bağlı.. Fakat Antalyaspor maçının ardından yaptığı konuşmada genç teknik adam, Gökhan Gönül'ün yerine yeni bir antrenör istemeyeceğini açıkladı.. Yani "Ben buradayım" mesajını da verdi..

TEDESCO İLE DEVAM EDİLMELİ

Başkan ya kendisi ya da başka kanallar üzerinden Aykut Kocaman, İsmail Kartal ve Volkan Demirel ile görüştü.. Belli ki bir B planı yok.. Aslında en doğrusu Tedesco'nun arkasında durup hoca ile sezonu bitirmek.. 1-2 maça göre gözlem yapmak doğru bir seçenek değil.. Belirsizlik mental sıkıntı yaşatır.. Takımda da hocada da.. Doğru olan "Hocamız Tedesco'dur" deyip yola devam etmektir..

Daha iyisini hak etmiştik!

Gururluyuz, ne olursa olsun.. Bize ülkemize müthiş bir onur yaşattılar. Son topa kadar oynadık mücadele ettik.. Hak etmiştik bu şampiyonluğu... Sonuna kadar... Son 2 dakikada maç elimizden bir anda kaydı gitti. Bize büyük sevinçler yaşattı çocuklar. Larkin, Cedi, Adem Bona muazzam oynadı. Alperen turnuva başından beri bir kahramandı.. Çok mücadele etti yine… Hücumda takıldık dün gece... Son 6 dakikada 7 sayı atabildik.. Son ana kadar çok iyi gittik ama tecrübe ağır bastı. Schröder ve Wagner kritik anlarda skoru taşıdı. Schröder'in bitime 10 saniye kala attığı sayılar maçı bitirdi. Almanya, faul çizgisinde %85 isabetle oynarken, bizim %78'lik oranımız yetmedi. Çok top kayıpları yaşadık.. Diğer maçlarda bu kadar kayıp yoktu. Bu kayıplar Almanya'ya 15 ekstra sayı olarak döndü.. Sekiz maç yenilgisiz gelen ay yıldızlı takım, finalde yorgunluk belirtileri de gösterdi. Almanya'nın fiziksel üstünlüğü (özellikle Wagner-Şengün eşleşmesinde) ve hızlı hücum savunmamızın zayıflığı fark yarattı. Adamlar son çeyrekte %60 şut isabetiyle oynadı. 25 üçlükte 9 isabet yakaladık... Almanya burada bize fark attı... 26 denemede 14 üçlük soktular. Bu sayılarla maçı aldılar. Almanya'nın kenardan gelen oyuncuları 18 sayı üretti, bizim bench sadece 10... Gel gitleri çok olan bir maç oldu. Nefis bir finaldi. Ama son 3:35'te onların disiplini ve bizim faul hatalarımız sonucu belirledi. Canınız sağolsun. Her şey için teşekkürler... Türkiye'yi büyük bir karakter göstererek en iyi şekilde temsil ettiler... Gözyaşları ne kadar oyuncularımızın kupayı istediğinin bir göstergesiydi. Emeği geçen herkesi tebrik ediyorum...

Mükemmel plan olağanüstü başarı

Tarih yazdık.. Hem de eze eze.. 24 yıl aradan sonra EuroBasket 2025 finalinde 12 Dev Adam.. Yunanistan'ı sahadan silerek, sadece bir maç kazanmadı, bir milletin göğsünü kabarttı bu çocuklar. Bir dünya devine sahayı dar eden bu kahramanlar, finale adını altın harflerle yazdırdı.
Maçın başından itibaren Ergin Ataman, takımı adeta bir satranç ustası gibi oynattı. Alperen Şengün, pota altında bir dev gibiydi.. Yunanistan'ın uzunlarını perişan etti, her ribauntta bir mesaj verdi, adeta haykırdı: Top bizimdir.. Shane Larkin sihirbaz gibiydi.. Olgunluğu, tecrübesi konuştu.. Ercan Osmani 3'er 3'er attı.. Cedi Osman kanatlardan süzüldü, savunmayı delik deşik etti. Hem de sakat sakat.. Ama asıl alkış, takımın ruhuna! Savunmada destan yazdık.. Doubleteam'lerle boğduk, top kayıplarına zorladık. Savunmada hücumda her yerde kazandık. Herkes iki, yeri geldi 3 kişilik oynadı.. Yunanistan'ın morali çöktü, milli takımımız ise coştukça, coştu
Ergin Hoca, bir kez daha neden Avrupa'nın en iyilerinden olduğunu gösterdi. Rotasyonu öyle ustaca yönetti ki oyuncularımız son çeyreğe bile taze girdi. Ataman'ın taktiği basit ama etkiliydi: Hızlı hücum, sert savunma, top paylaşımı. Turnuva başından beri yenilgisiz gelen 12 Dev Adam, bu maçta da ritmini hiç bozmadı. Tek kelimeyle olağanüstü oynadı, olağanüstü mücadele etti..
Şimdi gözler finalde, rakip Almanya. Onlar da turnuvada fırtına gibi esiyor. Kadroları çok zengin. Adeta bir NBA takımı gibi ama biz onlardan daha iyiyiz.
Bu sadece bir basketbol maçı değil, bir milletin kenetlenmesiydi.. 2001'den beri beklediğimiz o büyük zaferin kapısındayız. Çocuklar sahada, milyonlarca insan tribünde ve ekran başında dua edip destek verdik.. Bu destan, kupa ile taçlanacak. Emeğinize sağlık çocuklar, bize bu sevinci, mutluluğu, coşkuyu yaşattığınız için.. Kalbimiz sizinle.