CANLI
SKOR
Murat Özbostan

Murat Özbostan

Stres ve baskı altında şifa gibi 3 puan!

Beşiktaş evinde kazanarak gerçekten derin bir "Oh" çekti... Aksi bir sonuç deprem etkisi yaratırdı. Eksik çok, sakat çok... Üstüne Abraham da sakatlanınca Beşiktaş'ın oynayacak futbolcusu bile kalmadı. Transfer dönemindeki plansızlık Beşiktaş'ın bugünlerde acı çekmesine neden oluyor. Bu kadar soruna rağmen tribüne gelen taraftar için ne yazsak azdır. O kadar büyük bir sevgi ve vefa var ki, kulüplerine karşı her hafta "Elbet beyaz bir sayfa açacağız" diye hep umut içindeler. Ligin ilk yarısı bitti; Beşiktaş'ın defans kurgusu, bekleri oturmadı. Orta saha desek, aynı durumda. Kanatlar hep sorun... Aslında şu maçtan bu kadar soruna rağmen 3 puan almak müthiş bir şey. Rafa Silva ısınmak için sahaya çıkıyor. Topa zoraki vuruyor. Kendini gizlemek için de siyahlara bürünüp sadece gözleri görünüyor... Banka soyguncusu gibi! Zaten golde de sevinmeyen tek adamdı. Bu uygunsuz tavırlar takımın enerjisini de aşağı çeker... Yollayın da herkes kurtulsun artık..
İlk yarıdaki tıkanıklık sonrası Rashica gibi bir yıldızın devreye girmesi ve attığı nefis gol camianın da taraftarın da umudu oldu. Beşiktaş'ın kadro kalitesini ve derinliğini artırması lazım. Transfer döneminde en az 5 oyuncu şart... Stoper, sağ bek, sol bek, orta saha, forvet... Bu maçta Abraham sakatlandı, El Bilal Toure yok... Genç Mustafa Hekimoğlu hep sorunlu. Forvete Rashica'yı geçirdi Sergen Yalçın, bu hamlesi golle karşılık verdi. Sonuçta Beşiktaşlı oyuncular mücadele etti, koştu, çabaladı ama sonuç ve kalite bu kadar. Beşiktaş maçları tamamen kontrol altına alıp baskılı oynayamıyor. Rakiplerine oynama fırsatı veriyor. Stresli oldukları, panik halleri her türlü belli oluyordu. Sakin ve rahat değildi kimse… Bunu da normal karşılamak lazım. Beşiktaş'ın devre arasında yapacağı çok iş var..

Şah-mat’ı hangi taraf söyleyecek!

Önce bir hatırlayalım… Rafa Silva, 2 Kasım'da oynanan Fenerbahçe derbisinin ardından yaklaşık 1 ay boyunca sakatlık (bel, adale ve kas ağrılar ı vb.) gerekçesiyle idmanlara çıkmadı ve maç kadrolarına alınmadı. Takımla çalışmalara döndükten sonra oynamaya hazır hissetmediği gerekçesiyle Gaziantep ve Trabzonspor maçı kadrolarında yer almadı. İki aya yaklaşan bu süreçte devre arasında ayrılmak istediği, Benfica'ya ya da başka bir Portekiz takımına transfer olacağı ve Türkiye'de oynamayacağı yönünde iddiaları gündeme geldi. Hatta ayrılığına izin verilmezse futbolu bırakacağı dahi konuşuldu.

YOKLUĞU BEŞİKTAŞ'I ETKİLEDİ!
Beşiktaş'ın hücum hattında önemli bir rolü olmasına rağmen Rafa'nın yokluğu, özellikle kritik maçlarda takımın skor üretmesini ciddi şekilde zorlaştırdı. Yaşanan sakatlıklar ve Rafa'nın belirsiz durumu, şampiyonluk şansını doğrudan etkiledi. Bu süreç; teknik heyet (Sergen Yalçın), yönetim (Başkan Serdal Adalı) ve oyuncu arasında bir krize dönüştü. Taraftar ve medya ikiye bölündü. Bir kesim Rafa'yı savunurken, çoğunluk "profesyonel davranmıyor" eleştirisini yöneltti. Portekiz basını da Rafa'nın imajının zarar gördüğünü yazdı.

BEDAVA VERMEYECEĞİZ!
Beşiktaş, bonservissiz kadrosuna kattığı Rafa için yüksek bir maaş ve imza parası ödemişti (yıllık yaklaşık 9.5 milyon Euro). Başkan Serdal Adalı, olası bir ayrılık için en az 15 milyon Euro bonservis talep ederek "bedava verilmez, kulübe zaten zarar verdi" tavrını aldı.

HAMLE HAMLE BAKALIM:
Rafa'nın hamlesi: "Hazır değilim, oynamam, Benfica'yı istiyorum" söylemiyle köşeye sıkıştırmaya çalışıyor. Zamanın lehine işleyeceğini düşünüyor. Beşiktaş'ın (Adalı+Sergen) hamlesi: "15 milyon Euro getirmeden gidemezsin. 'Hazırım' dersen kadroya alırım ama zorlamam." Bu duruş hem mali kaybı azaltmayı hedefliyor hem de Rafa'yı kamuoyu önünde 'kendi isteğiyle oynamayan' konumuna getiriyor. Kamuoyu desteği, Beşiktaş'tan yana.

BENFİCA ACELE ETMİYOR!
Benfica'nın (Mourinho+Rui Costa) hamlesi: Acele etmiyorlar, Beşiktaş'a doğrudan teklifleri yok. Benfica'dan bonservis kazandırmadan ayrıldığı için dönüşünün de bonservissiz olmasını istiyorlar. Menajeri bonservissiz çıkmak istediklerini söyledi. Beşiktaş'ın tavrının ardından önce 3 milyon Euro sonrasında ise '5 milyon Euro get-i relim' diye yoklama yaptı ama kulübün yanıtı değişmedi. Beşiktaş'ın zamanla fiyat kıracağını hesaplıyorlar. Zaman faktörü: Ocak transfer dönemi sadece bir ay. Her geçen gün Beşiktaş'ın eli biraz zayıflarken, Rafa'nın da sezonu kulübede geçirip kariyerine zarar verme riski artıyor.

FORMA GİYERSE BUZLAR ERİR
Sonuç: Şu an tablo berabere gibi görünse de "şah-mat" yakın. Ya Benfica ya Arap kulüpleri son hafta 10-12 milyon Euro civarında bir teklif yapıp transferi bitirecek, ya da Beşiktaş direnip Rafa'yı sezon sonuna kadar kadroda tutacak (ki bu senaryo herkes için kayıp). İşin en ilginç yanı şu: Rafa, bugün Rizespor maçı kadrosunda olacak. 20–30 dakika süre de alırsa, bütün bu satranç bir anda "Kriz bitti" noktasına dönebilir. Oynamazsa devre arası finali iyice kızışır.

İcardi’nin kaderini bu süreç belirleyecek

Kasım ortasında Alman basını (Sky Sports DEFlorian Plettenberg) G.Saray'ın İcardi'yi tutmak istediğini, menajeriyle görüşme planladığını yazmıştı. Hatta maaşı düşürerek (10 milyon Euro'dan 8 milyon Euro'ya) 1+1 veya 2 yıllık uzatma gündemdeydi. Sonra Başkan Dursun Özbek, "Devre arasında değerlendirilecek, acele yok" dedi. Aralık başına gelindiğinde işler değişti.. G.Saray'dan resmi teklif gelmedi. İcardi, 10-11 Aralık'ta Instagram'dan sert açıklama yaptı: "Kimse beni/menajerimi aramadı, yenilememe kararı bildirilmedi. Sözleşmem bitince başım dik giderim, erken gidersem benim kararım olur. Birkaç ay daha İcardi izleyin, tadını çıkarın." Bu sözler ültimatom gibiydi.. Antalya maçında kral yine golünü attı.. Maç sonu "Osimhen onu itirek hadi git üçlü çektir" dedi.. Yani Nijeryalı oyuncu jest yapıp takım arkadaşını motive etti.. Şimdi Osimhen yok.. Gözler Arjantinli futbolcuda olacak.. Yani kaptan direkt 11'de başlayacak.. İşte bu süreç de İcardi'nin sözleşmesinin olup olmayacağını tayin edecek.. Okan Buruk sıkı sıkı İcardi'ye tutunsun.. Kendisinin geleceği de Arjantinli futbolcunun performansına bağlı..



DÖRTLÜ FİNALLER İTALYA&İSPANYA'DA FUTBOL BAYRAMI OLDU
Her sezon hortlayan bir durum var.. Türkiye Kupası'nı itibarsızlaştırmak için yapılan yorumlar.. Bitmiyor! Bir de buna takım, teknik direktör ve yöneticileri de katılınca ortaya saçma sapan tartışmalar çıkıyor.. Mesela Okan Buruk sürekli itiraz ediyor.. 3 sezondur şampiyon ama hâlâ Çarşamba- Perşembe hesabı yapıyor.. Oysa kariyerindeki ilk önemli başarısını Akhisar Belediye'de (2017-18) Türkiye Kupasını alarak elde etti.. Ondan sonra yolu açıldı. Bunun gibi onlarca örnek var! Şimdi Süper Kupa turnuvası var.. Türkiye'nin en iyi durumdaki 4 takımı müthiş bir ziyafete imza atacak.. Vatandaş açık kanalda doya doya izleyecek.. Turkuvaz Medya Grubu yıllardır bu kamu görevini başarıyla yerine getirdi. Getirirken de büyük bedeller ödedi.. Hem maddi hem de manevi.. Mesela İspanya Süper Kupası geçen sezon dört takımla Suudi Arabistan'da gerçekleştirildi. Ocak 2025'te yarı finalde A.Bilbao-Barcelona ve R.Madrid-Mallorca maçları sonrasında finalde Barcelona, R.Madrid'i 5-2 yenerek tarihi bir maça sahne oldu. Bu sezon ise 7-11 Ocak 2026'da yine dörtlü final yapılacak. İtalya'ya baktığımızda ise Napoli, Milan, Bologna ve İnter'in katılımı ile 17-18 Aralık'ta yarı finallerle başlayacak. İtalya'nın devleri, geçen sezon ise yine dört takımlı final turnuvasında Milan'ın şampiyonluğunda Suudi Arabistan'da futbol resitali sunmuştu. Gelelim Türkiye Kupası'na… Türkiye'yi kucaklayan Türkiye Kupası'nda grup aşaması, 8'er takımlı 3 gruptan oluşuyor bu sezon. Her ekip, toplam 4 maç yapacak. İlk 2 sırada bitiren 6 takım ve en iyi iki grup üçüncüsü toplam 8 ekip çeyrek finale yükselecek. Bundan güzel ne olabilir.. Ziyafet bu.. İnsanlar doya doya maç izleyecek.. Yeni gençleri, yeni yıldız adaylarını izleyecek.. Beyoğlu Yeni Çarşı'nın performansını merak eden yok mu?.. Ve Iğdır, Keçiörengücü, Fethiye.. Buyrun şölene.

1024 İSİM DAHA MERCEK ALTINDA
Bahis ve şike soruşmasında önemli bir haftaya daha giriyoruz.. 1024 futbolcu soruşturma altında.. Menajerlerin de yeni dalganın içinde olması bekleniyor.. Futboldaki temizlik operasyonu için bazı kafalardan saçma sesler çıksa da şu ana kadar yap-ı lan işlemlerin yerinde olduğu da bir gerçek.. Bu işin büyük küçük takım diye de bir ayrımı yok.. Bu hafta özellikle Futbol Federasyonu tarafında başka isimlerin açıklanmasını bekliyorum..

Rakamlar, kuponlar, isimler içimizi acıtıyor!

Ekim ayında başlatılan futboldaki bahis operasyonu, tüm yönleriyle sürüyor. TFF ile Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından birlikte yürütülen soruşturmalarda SABAH'ın bugünkü özel haberi birçok detayı içinde barındırıyor. Detaylar, bu kirliliğin nasıl ahtapot gibi her yeri sardığını gözler önüne seriyor. 118 yıllık mazisiyle Türk futbolunun koca bir çınarı olan F.Bahçe'nin kaptanlığına yükselme onuruna ulaşan Mert Hakan'ın, iddialara göre büyük rakamlarla bahis ağının içinde olması şaşkınlık verici… Burada masumiyet karinesi çok önemli. Suçu ispatlanana kadar her kişi masumdur. MASAK'ın (Mali Suçları Araştırma Kurulu) raporlarında Mert Hakan'ın, arkadaşı Ersin Dikmen'e 4 Aralık 2021 ile 26 Ekim 2025 tarihleri arasında gönderdiği toplam4 milyon 453 bin TL'nin, anında bahis sitelerine yönlendirildiği tespit ediliyor. MASAK, Mert Hakan'ın, Dikmen vasıtasıyla 2021'den itibaren yani 4 yıldır F.Bahçe maçlarına bahis oynadığını belirliyor. Hem çok vahim hem de çok dramatik... Bunlar hangi maçlar! İşin daha da vahimi bir kaptanın takım arkadaşı, milli takımın gözbebeği İsmail Yüksek için 'en az 3 faul yapar' ve 'kart görür' şeklinde kupon yaparak genç bir oyuncuyu bu işlere alet etmesi… Bu iddiaların her detayı ile açığa kavuşturulması lazım.. Kendisi ifadesinde, Dikmen'e borç verdiğini ve bu kişinin bahis oynadığını bilmediğini söylemiş.. Yasa dışı bahis sitesinde slot oynadığını ise söylemiş..

METEHAN: G.SARAY'A OYNADIM
Asrın
soruşturmasında savcılık ile TFF'nin incelemeleri ve araştırmaları titizlikle devam ediyor. Futbolun en üst seviyesine gelmiş bir oyuncunun şu anki yaşadığı durum sarı-lacivertli camia adına da üzüntü verici.. F.Bahçe yönetimi de konuyu yakından takip ediyor.. Kulübün avukatları da bu iş için seferber oldu.. Yine futbola odaklanıp sırtına geçirdiği Galatasaray formasının kıymetini bilmesi gereken Metehan Baltacı da maalesef bahis uğruna geleceğini heba etti. Genç bir isim..
Oynadığı kuponlar 5 TL ile 1800 TL arasında.. 36 kupondaki kazancı 920 TL.. Rakam tabii ki önemli değil burada.. Kendisi de İskenderun ve Eyüp'te oynarken bu işlere karıştığını söylemiş.. İfadesinde şunu söylemiş: "Yasal bahis oynadım. Kiralık olduğum dönemde G.Saray üzerine kupon yaptım..." Metehan, G.Saray kazanır ve 2.5 üst oynamış..

KÜÇÜK, PARA VE 14 KİŞİ!
Bir
diğer mesele; MASAK'ın radarına takılan hakem Zorbay Küçük'ün hesaplarında toplam 22 milyon 377 bin liralık işlem tespit edilmiş. Buradaki dikkat çeken nokta, bankacılık transferi gerçekleştirdiği 14 kişi hakkında yası dışı bahis faaliyetleri kapsamında temasta bulunması.. Bu kanser, futbolcusundan, hakemine, başkanından, teknik direktörüne, menajerinden kongre üyelerine kadar Türk futboluna el atmış… Futbolumuz ameliyat masasında.. Doğru teşhis ve tedavi ile mutluluk yakındır diye düşünüyorum..

Ne oldu, neler olacak!

Futboldaki yasa dışı bahis ve şike soruşturması büyüyor.. Bu sürece dair oldukça fazla yorum ve yazılar var.. Biz kafaları karıştırmadan süreci özetleyip bazı bilgiler verelim:
1- İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı yaptığı açıklamada, 101 kişi hakkındaki analiz çalışmaları sonucu yeni deliller bulunduğunu belirtti.. Ve bu gelişme üzerine de 38 kişi gözaltına alındı, 3 kişi aranıyor ve 5 isim de yurt dışında..
2- Galatasaraylı Metehan Baltacı dahil 27 futbolcunun kendi maçlarına bahis oynadıkları açıklamada vurgulandı. Bu isimler şu anki takımlarında mı bahis oynadılar, eski takımlarında mı orası belli değil!.. Fakat Metehan avukatlarına şunu demiş: Ben Eyüpspor ve İskenderun'da oynarken Galatasaray'a bahis oynadım. Şu anda asla böyle bir şey yapmadım..
3- Diğer bir konu ise Mert Hakan Yandaş.. Fenerbahçeli futbolcu başka bir isim üzerinden bahis oynadığı için gözaltına alındı. Gözaltı listesinde bahis oynattığı iddia edilen kişi de var.. Fenerbahçe yönetimi de kulübün avukatlarını bu olay için görevlendirmiş.. Mert'i 8 avukat savunacak. Mert Hakan, TFF'nin sevk yaptığı oyunculardan biri değildi.. Çünkü yerel bahis sitelerinde adı geçmemişti.. Bunu da belirtelim..



4- Ankaraspor-Nazilli maçı enteresan.. 28 Nisan 2024 tarihinde oynanmıştı.. Zaten TFF bu maç için cezalar vermişti. Şu yaşanan sürecin başlangıcı da bu maç.. Yeni gözaltılarda kulüp sahibi ve yöneticileri var.. Suçlama şike.. Konu burada ağır! 5 şüpheli var..
5- Ümraniye-Giresun maçı da 24 Aralık 2023'te oynanmış.. 6 şüpheli var.. Biri futbolcu.. Buradaki konu da şike..
6- Zorbay Küçük konusu da oldukça ilginç. Küçük, önce TFF tarafından disipline sevk edilmiş bir isimdi.. Sonra kendisi de suç duyurusu yaptı ve "TC numaram ile hesap açılmış" dedi.. Tedbir kararı kaldırıldı.. Ama MHK maç vermedi.. Şimdi hesap hareketlerinden dolayı gözaltına alındı.. MASAK verilerine göre yurt dışı kaynaklı para hareketleri mevcutmuş..
7- Diğer isimlerin de banka hesaplarındaki giriş çıkışlardan dolayı MASAK (Mali Suçları Araştırma Kurulu) verilerine göre gözaltı kararları verilmiş..
8- Özetle; süreç devam ediyor.. Bu operasyonların yenileri olabilir. Fakat unutmayalım ki, masumiyet karinesi var.. Temkinli ve sabırlı olmak lazım.. Suç kesinleşmediği sürece kimse hükümlü sıfatıyla değerlendirilemez.

IFAB'A GÖRE PENALTI YÜZDE 50-50!
Galatasaray-Samsunspor maçındaki Kazımcan'ın eline çarpan top için kıyamet koptu.. Gün boyunca açıklama üstüne açıklama yapıldı.. Galatasaray'a karşı Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor da devreye girdi.. Bu normal bir durum mu!.. Evet! Eğer Galatasaray önceki gün 1 puan alsa rakipleriyle fark daha da düşecek ve zirvede başka bir hava olacaktı.. Ama son yıllarda bir pozisyon üzerinden Galatasaray'a karşı 3 büyük takımın ortak bir noktada birleştiğini görmemiştik. Bu durum Galatasaray'a zarar değil fayda sağlar onu belirtelim.. Kenetlenme ruhunu diri tutar.. Pozisyona IFAB (Futbol oyun kurallarını belirleyen kurum) açısından bakalım.. Top, Emre Kılınç'ın ortasında kısa mesafeden (Yaklaşık 1.5 metre) sekiyor, Kazımcan'ın kolu vücuda yakın ama hafifçe açılmış (karambolde dönme hareketiyle). IFAB'a göre bu "Gri alan". Doğal pozisyon diye savunulabilir (kol vücuda yapışık ama yakın mesafe+hafif açılma yüzünden penaltı da verilebilir. Özetle, IFAB kesin bir "Penaltı ver" demiyor; hakemin yorumuna bırakıyor. VAR'ın monitöre çağırmaması da bu yüzden mantıklı. Penaltı verseydi o da tartışılırdı. Ama Samsunspor'un iddiası haklı: Eğer kol son anda bariyer yaptıysa elle oynama... IFAB seminerlerinde bile bu tip pozisyonlar için "50/50" diyorlar. Çözüm: Yabancı VAR gelirse kimse bu kadar konuşmaz!

İcardi 89’da girmez!

İcardi, Fenerbahçe maçının 89. dakikasında oyuna giriyor. Surat beş karış, mutsuz, isteksiz. Haklı mı, haklı. Galatasaray son 3 senede derbileri domine ederek psikolojik olarak rakiplerine fark attıysa bunda aslan payı İcardi'nindir. Böyle bir yıldızı 89'da hatırlamak onu değersizleştirmektir. Uzatmalarla birlikte 11 dakika sahada kalan İcardi, 3 kez topla buluştu. Verdiği 2 pası da isabetli olurken şut çekemedi. Girdiği 1 ikili mücadeleyi ise kaybetti. Yani umursamadı! Sakatlıktan yeni çıkan Osimhen'in ikinci yarıda pili bitti. Gücü yok, tekrar sakatlanma endişesi var. İcardi 65 veya 70'te sahaya girseydi hem oyuncunun moral motivasyonu artacaktı hem de F.Bahçe'yi tedirgin edecekti. Arjantinli yeni sözleşme istiyor, Galatasaray ise 'daha erken' diyor… İcardi de artık tahtının sallandığının farkında. Ocakta ayrılırsa kimse şaşırmasın!

CANIMIZI ZOR KURTARDIK!
TEKNİK
adamlar da artık kulüp yöneticileri gibi konuşmaya başladı. Son örneği Okan Buruk... Maçtan sonra sıcağı sıcağına hakemden yana dert yandı. Uzatmalarda galibiyeti kaçıran bir teknik adam için bu anlaşılır bir şey. Ancak "Canımızı zor kurtardık" sözleri bana göre abartılı oldu. Tribünden atılan cisimler ve Kazımcan'ın yaralanması hiçbir zaman kabul edilemez. Ama "Canımızı zor kurtardık" demek kitleleri de daha fazla tahrik edecek bir cümle. Mourinho zamanında tahrik maksimum seviyedeydi. Tedesco farklı, sadece sahaya ve takımına odaklanıyor. Gerginliklerden uzak kalıp işini yapıyor. Okan Buruk'a fiili bir saldırı da olmadı. Özetle; bırakan yöneticiler ne derse desin, ama teknik adamlar böyle konuşmamalı. Hem maç sonu futbolcular birbirine sarılıp formaları hediye ettiler.

YÖNETİM RAFA'YI İSTİYOR!
BEŞİKTAŞ
hâlâ Rafa Silva meselesini çözemedi. Neredeyse 1 ay oldu, Beşiktaş havanda su dövüyor. Portekizli yıldız "Sakatım" diyerek idmanlara çıkmıyor. MR çekildi, sorun tespit edilmedi... Adam tesislere gelip gidiyor. Dün sahada düz koşu yapmış... Biraz arkadaşlarıyla, çevresiyle iletişime geçmiş. Bugün belki takımla çalışabilir. Karagümrük maçı sonrası Asbaşkan Murat Kılıç, oyuncuyla ilgili soruya, "Rafa Silva çalışıyor. Şu an biraz antrenman eksiği var. Çalışıyor ve onu kazanacağız diye düşünüyoruz" yanıtını verdi. Aradan yarım saat geçti Sergen Yalçın, "İsterse gelir çalışır, keyfi bilir" ifadesini kullandı. Belli ki yönetim, oyuncudan vazgeçmiyor. Bir şekilde sorunu çözüp, Rafa Silva'nın kalmasından yana. Belki de haklılar. Portekizli futbolcu ayarında bir oyuncu almak istesen, nereden baksan 30 milyon Euro lazım. Bunu da yapacak durumu yok. Dolayısıyla barış en gerçekçi yol olur.

TFF YASIN KOL'U BEĞENDİ!
GALATASARAY
, derbideki yönetiminden dolayı Yasin Kol'u TFF'ye şikâyet etti. Bugünlerde herkes Riva'yı mesken tuttu. Hakemden canı yanan kulüpler, dosyaları toplayıp soluğu TFF'nin binasında alıyor. Çayını içip, kuruyemişini, kuru pastasını yiyip geri dönüyor... TFF bu konuda misafirlerini en iyi şekilde ağırlıyor! Yalnız buradaki önemli detay şu; Futbol Federasyonu ve MHK, Yasin Kol'un hakemliğinden memnun. Yani Galatasaray gibi düşünmüyor. Dolayısıyla ne Kol'a düdüğünü astırır ne de Galatasaray'ın resti karşısında taviz verir.

TFF AÇIKLAMA YAPACAK!
FUTBOL
dünyasında en çok merak edilen konu bahis operasyonundaki son durum. Soruşturmada hakemler ve futbolcular bitti… "Sonrası ne oldu?" sorusu herkesin kafasında. Biliyorsunuz TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu; teknik adam, masör, malzemeci, sağlıkçı, menajer, temsilci, gözlemci olmak üzere çok sayıda kişiden bahsetmişti. Aradan uzun bir zaman geçti. Bu konuda tüm isimler, ilgili kurumlar tarafından federasyona bildirildi. TFF Hukuk Kurulu çalışmalarına devam ediyor. Yani bugün yarın bomba patlar!

29 milyar TL’lik iki takımdan futbol resitali!

Maçın sonucuna dair tahmin hem A Spor'da hem de sokakta çok sorulmuş ve tahmininiz ne denmişti!.. Ben de "Berabere biter" diye yanıt vermiştim.. Hem Tedesco hem de Okan Buruk rahat bir uyku uyumuştur.. İki teknik adam da "Bu sonuca sevinmedik" deseler inanmam!.. Zirvede değişen bir şey olmadı.. Şimdi biraz Beşiktaş kafasını taşlara vursun.. O maçları kaybetmese bugün yarışın tam içinde, kalbinde olurdu.. Hâlâ bir şey kaybetmedi!.. Siyah beyazlı takım biraz iç huzuru bulsa bu yolculukta trene biner.. Trabzonspor sağlam adımlarla geliyor.. Fark Galatasaray ile 2'ye indi.. Bordo-mavililer bu sonuca en çok sevinen takım olmuştur.. Bu yarışta sadece Galatasaray ve Fenerbahçe olmaz artık!.. Maça gelirsek kötü bir maçtı.. Doyurucu değildi.. Kadrolar oyunun hakkını vermedi.. Galibiyeti hak eden taraf yoktu.. Kısır bir derbiydi.. Fenerbahçe'ye bakarsak.. Kim iyi oynadı? Yanıtı yok.. Duran'ın golü var işte.. Skoru tayin etti, Fenerbahçe'yi kurtardı.. Galatasaray'da Sane'nin nefis golü vardı.. Çok çalıştı.. Sane, Galatasaray'daki en farklı adamdı.. Ya diğerleri.. Yok.. Birer puanı hak ettiler.. İşte 29 milyar TL'lik derbinin özeti buydu.. Bize hiçbir şey sunmadılar.. Vasat altı bir derbiydi.. Hem Galatasaray hem de Fenerbahçe'ye deseler ki 1-1 maç bitecek.. Vallahi kabul ederlerdi!.. G.Saray lider geldi, lider döndü.. F.Bahçe de G.Saray'a bu kez Kadıköy'de yenilmedi.. Hepsi bu! Ve Yasin Kol, maçın ağırlığını kaldıramadı. Buna da şaşırmadık! Bu arada kendini bilmez bir insanın attığı çakmak, Kazımcan'ı kör edebilirdi. Bu kişinin tespit edilip, 6222'den neyse cezasının verilmesi önemlidir.

Eksik de olsan 1 puanı almalıydın

Özellikle Osimhen olmayınca Galatasaray yarım kalıyor.. Hem sahada hem kafalarda! Hücum edemiyor, patinaj çekiyor.. Hücumda İcardi yalnız kurt gibiydi, yaratıcılık da sıfıra indi.. Arjantinli oyuncu çabalıyor ama Union savunmasının arasında kayboldu. Kimse de top getirmedi çocuğa! Orta saha (Torreira-Sara ikilisi) topu kaptırınca kontralara yakalandık.. Sakatlıktan dönen İlkay, G.Birliği maçında oyuna girince fark yaratmıştı ama Devler Ligi olunca o da sırıttı.. Çünkü hazır değildi.. Güçsüzdü! Sahada gölge gibiydi.. Çok top kaybı yaparken takımının eksik oynamasını sağlayan isimlerden biri oldu.. Ya defans! Yediğimiz gol yakışmadı. 7 tane Galatasaraylı varken gelip 2-3 pasta golü attılar.. Sane hayal kırıklığıydı. Kanatta o kadar top kaptırıyor ki, Union'ın kontralarını besliyordu sanki! 70 dakika bir pozisyon dışında golü düşünmeyen Galatasaray son bölümde bastırdı, uyandı.. Kaos futboluna döndü.. Beraberlik iyi bir sonuç olabilirdi. 76'da kale dibinde kaçan net bir fırsat ve sonrasında da beklenen gol gelmedi.. Bu maçtan 3 puan alsak fıstık gibi olacaktı.. 24 garanti olacaktı.. Ama maç öncesi de eksikler nedeniyle çok karamsar bir tablo ortaya konmuştu.. Bu takımı etkilemiş! Ama felaket bir 11'in de yoktu.. Bu ekip mazerete sığınmadan 1 puanı almalıydı.. Fakat buradan bir ders de çıkarmak gerek.. Bu kadro sezon başından geniş tutulmalıydı.. Takım eksik kurulmuş eksik!

Tek tek perde arkası

Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu, 41 dakika süren basın toplantısında şu mesajları verdi:
🔴 SORUŞTURMADA torpil işlemiyor... Kimseyi ayırt etmiyoruz... Ve bilgileri devletten aldıklarını özellikle vurgulayıp süreci sulandıranlara net bir yanıt verdi. Kendisini eleştirenlere seslendi!
🔴 BAZI bahis şirketlerinin eksik bilgi vermesi için "Bakkal dükkanı mı işletiyorsunuz?" ifadesini kullanarak 'bilgileri paylaşın' resti çekti.
🔴 İSMİ açıklanmayan 47 futbolcu için "Bunlar 1 kupon yapmış" derken soruşturmanın bu isimler üzerinden devam ettiğini ve daha aklanmadıklarını söyledi. Hatta Ersin Destanoğlu ve Necip Uysal için de "Evet tedbir yok ama aklanan da yok" ifadesini kullandı. 47 futbolcunun durumu bugün belli olacak. Oyuncularla ilgili en çok merak edilen şey 4 büyük takımdan futbolcu var mı?
🔴 OPERASYONUN çok büyük olmasını bir depreme benzetti. "Futbol zarar görecek" diyerek tüm riskleri göze aldıklarını söyledi. Bu, şu demek: "Kim olursa olsun sonuna kadar gideceğiz... Artık dönmek yok."
🔴 BU bahis olayının bir virüs gibi her yeri sardığını belirten başkan; sadece teknik direktör, menajer, hakem ve futbolcuların olmadığını vurgulayarak, "Sağlık görevlisi, malzemeci, tercüman, temsilci, gözlemci, kulüp çalışanları var" dedi. Bu hafta futbolda bizi sıcak günler bekliyor! Çünkü sevkler bugün olabilir.
🔴 YILLARDIR futbolda tiyatro oynandığını söylemesi önemli bir itiraftı... Bunun için temizliğin şart olduğunu vurguladı.
🔴 BAHİSTEN dolayı futbolcu bulamayan kulüplere, gençlere şans vermelerini tavsiye etti, bu olmazsa "Kapanırsınız" dedi. Türkiye'de kulüp sayısının çok fazla olduğunu da özellikle söyledi.