CANLI
SKOR
Levent Tüzemen

Levent Tüzemen

Küçük dev adam...

Yiğidi öldür hakkını yeme diye Türkçe'de bir söz vardır. Galatasaray'ın orta sahadaki enerji santrali Lucas Torreira geldiği günden beri yüreğiyle, cesaretiyle yüksek bir aidiyet duygusuyla Galatasaray'a hizmet ediyor. Sosyal medyada Torrreira'nın Galatasaray'dan koparılması adına asılsız iddialar ortaya atılıyor. Her fırsatta Galatasaray'a olan sevgisini gösteren ve taraftarın gönlünde taht kuran Lucas Torreira ile ilgili başkan Dursun Özbek, seçim sonrası bir hamle yapmalı. Uruguaylı 'küçük dev adam' ile ilgili sözleşme uzatmalı. Bugün Torreira'nın yerine 50 milyon euro bonservis bedeli harcasan aynı kalitede oyuncu bulamazsın. İşte Galatasaray'ın küçük dev adamı Alanya önünde sahne aldı. Sacha Boey'e golü attırdı. Kendisi de rakipten çaldığı topu birleşik harekete dönüştürüp tek vuruşla gole çevirdi.

Galatasaray aslında oyunu ilk yarıda çözerdi. İster egoizm, ister bencillik deyin. Skorun erken oluşmasına izin verilmedi. Osimhen, topukla vuracağına boştaki Sane'ye pas verseydi kesin gol olurdu. Sara, kaleye şut atacağına boştaki Barış ve Osimhen'e topu çıkarsaydı yine kesin gol olurdu. Maç boyu çok çalışmasına ve iyi mücadele etmesine rağmen istediği topları alamayan Osimhen'in devre bitmeden kaleye attığı şut pas vermeyen arkadaşlarına tepkiydi. Oysa sakin bir Osimhen kaleye şut atmaz baştaki Torreira'ya pas verir bir gole asist yapardı. O, Osimhen maç boyu çalışkanlığından ve koşularında asla taviz vermedi sonunda takipçiliğiyle kazandığı pozisyonda gol yaptı. İlk yarıda Galatasaraylı oyunculardın golü ben atayım takıntısı Galatasaray'ın erken goller bulmasını engelledi. Devre biterken Torreira'nın Sase Boey'e attırdığı gol egoistlikten uzak akıl doluydu. Galatasaray'ın Alanya gibi ayağa iyi pas yapan takıma karşı aldığı galibiyet şampiyonluk yolunda kritik bir başarıdır. Bu arada Leroy Sane de artık kendine gelmeli. Şampiyonluk haftalarında Galatasaray'ın etkili silahı olmak için sorumluluk almalıdır.

Osimhen sahaya karakter koydu

Galatasaray, Torino'da zafere imza atarken nabızları yükseltti, tansiyonları fırlattı ama sonunda mutlu etmesini bildi. Osimhen'in, Galatasaray'ın kalbi olduğunu bir kez daha gördük. Nijeryalı yıldız, 120 dakika sahada kalırken yenilgiyi kabullenmeyen ve tüm arkadaşlarına ortak olacak bir mücadele ortaya koydu. Osimhen bir kez daha büyük bir karakter olduğunu, kazandığı paranın anasının ak sütü gibi hak ettiğini sadece G.Saray'lılara değil, golcü arayan kulüplere de gösterdi. Savunmaya geldi, top çıkardı, ikili mücadelelere girdi, top kazandı. İtalya'da Juventus'a karşı evinde atamadığı golü G.Saray formasıyla gerçekleştirdi. Bu zaferi anlatırken 90 dakikalık bölümdeki G.Saray'lı insanların tansiyonunu yükselten, ruh haline de değinmek lazım. Sanchez'in laubali davranmasıyla kaptırdığı top sonucu penaltı kazandırması olmasaydı Juve bu kadar istekli oynamazdı. İkinci yarıda rakip 10 kişi kalmasına rağmen G.Saraylı oyuncular, donup kalmışçasına oynadılar. Art arda yenilen iki gol 'yazık tur gitti ' yorumlarına yol açtı ama Osimhen kadar sahaya karakter koyan oyuncu Barış Alper'di. Barış, yine Juve'yi 10 kişi bıraktı. Sahada gücü ve kalbiyle oynadı. Pas hataları yaptı ama kazanma duygusundan kopmadı. Osimhen'e asist yapmasının yanı sıra attığ ı golle de zafere nokta koydu. G.Saray bu turu İstanbul'da hak etmişti. Eğer Torino'da kaybetseydi büyük bir kaosun içine girerdi. Bu zafer, ciddi bir moral olacağı gibi Avrupa da G.Saray'ı bir kez daha alkışladı.

Her ay paraları tıkır tıkır ödüyoruz

Galatasaray'ın Konya'da kaybettiği gece dedikodu kazanı kaynamaya başladı ve sosyal medyada benim adımı kullanarak özellikle Fenerbahçeli hesaplar, Osimhen ile ilgili yalan haber ürettiler. Güya Nijeryalı golcünün dizindeki ağrı nedeniyle değil kulüpten parasını alamadığı gerekçesiyle kriz çıkarıp Konya'ya gitmediği yönünde iddiaları, sanki benim ağzımdan çıkmış gibi yaymaya çalıştılar. Ben de bu hesaplara X'ten cevap verip, "Osimhen para için takımını sattı" şeklinde söylemde bulunduğumu yazmışlar. Ahlâksızca yapılan koskoca bir yalan, Osimhen kadar başınıza gol düşsün!" diye cevap yazdım ve hepsini avukata gönderdim. Önceki gece GSYİAD'ın iftarında Osimhen ile ilgili benim üzerimden yapılan algı haberlerine bazı üyeler inanmış ki, 'Doğru mu?' diye sordular, hepsine attığım tweet'i gösterdim. Bu mesajın resmini çekenler de oldu.

İFTAR SONRASI KAVUKCU'YA SORDUM
İftar sonrası G.Saray Sportif A.Ş. Başkan Vekili Abdullah Kavukcu ile bir araya geldim. Ben de bir gazeteci hassasiyetiyle, "Ödemelerle ilgili bir sıkıntı var mı?' diye sordum. Kavukcu şöyle cevap verdi: "G.Saray'ın para sorunu yok. Avrupa'da oyunculara ödemeler 3 ay sonunda yapılıyor. Bizde ise ocak alacağı, şubatta; şubat alacağı ise martta ödeniyor. Yani biz Avrupa'nın önündeyiz. Ayrıca Başkanımız Dursun Özbek'in hassasiyetiyle bir karar aldık. Oyuncuların primlerini asla biriktirmiyoruz, hemen hesaplarına yatırıyoruz. Bu haberleri bilerek yapıyorlar. Amaçları G.Saray'ı karıştırmak ve içimize nifak tohumları sokmak. Ödeme yapılmadığı koca bir yalan. Ödemelerle ilgili sıkıntı yaşamıyoruz. Böyle sıkıntılar olsaydı 15 Ocak'ta UEFA'ya verdiğimiz borçsuzluk kağıdını alabilir miydik?"

TAKIMLA ÇALIŞTI, TORİNO'DA 11'DE
Galatasaray'ın 75 milyon Euro bonservis bedeliyle kadrosuna kattığı Victor Osimhen, sponsor katkısıyla birlikte yıllık 21 milyon Euro para kazanıyor. Teknik direktör Okan Buruk'un dizindeki ağrı nedeniyle Konya'ya götürmediği Nijeryalı santrfor, dün takımla idmana katıldı. Yarın da Şampiyonlar Ligi'nde oynanacak Juventus maçında ilk 11'de forma giyecek. İstanbul'da 5-2 kazanılan ilk karşılaşmada atılan 3 golde de yaptığı preslerle büyük payı olan Maskeli Kahraman, İtalya'da da takımının en önemli silahı olarak yer alacak.

Osimhen’siz olmuyor

Osimhen'in Galatasaray için hayati değer taşıdığını bir kez daha Konya'da gördük.
Osimhen'siz Galatasaray, kanatsız kuşa benziyor. Osimhen, enerjisiyle çalışkanlığıyla, mücadelesiyle tüm takımı ateşliyor. Osimhen'siz Galatasaray, bol rotasyonlu kadroyla Konya'da tat vermedi. Keşke Osimhen Konya'ya getirilse yedek kulübesinde oturtulsaydı.

Okan hoca, İcardi ile başladı olmadı. Çünkü Arjantinli yıldız, önde baskı yapmadığı için Konya defansı rahatsız bile olmadı. Osimhen ekmeğini taştan çıkaran bir golcü.
Ayrıca kendi fırınında arkadaşlarına da ekmek yapıyor. İcardi, ceza alanı golcüsü çünkü ayağına top bekliyor.
İlk 45'te keyif vermeyen, sabır çektiren bir G.Saray vardı. Defansta ve hücumda yapılan derin rotasyon uyum sorunu yarattı.

Okan hoca, ilk kez 3 kaptan, İcardi, Abdülkerim ve Yunus'u oyundan çıkarıp hücuma ve orta alana dinamizm kazandıracak Barış, Lang ve Torreira'yı sahaya sürdü.
Bu hamleler G.Saray'ın daha etkili olmasını sağladı. Ancak Konya'nın dirençli, dikkatli ve ciddi oyunu, G.Saray'ın rahat hareket etmesini, net pozisyon bulmasını engelledi.
İlhan Palut, G.Saray'ı iyi etüt etmiş, savunmasını çok öne çıkarmadı, orta alanı kalabalık tuttu, Deniz Türüç'ün tecrübesinden faydalandı.

Juventus galibiyetinden sonra G.Saraylı bazı oyuncular, İtalyanlara kazanılmış zafer sarhoşluğunun içindeydi ve ruh halleri, 'Biz bu maçı rahat alırız' şeklindeydi. Ama evdeki hesap Konya'da tutmadı. Bir duran top sonrası kaptanı Adil'le golü bulan Konyaspor, kazanamama orucunu G.Saray'ı yenerek bozdu. G.Saray, bu yenilgiyle büyük yara aldı.

Tarihi gece

Galatasaray, tarihi bir geceye daha imzasını attı.
İtalyan devi Juventus'u unutulmayacak bir farkla Torino'ya uğurladı. Bu sezon Juventus'un bırakın Avrupa kupalarını İtalya Serie A da bile 5 gol yediği bir maç yoktu.

G.Saraylı oyuncular, erken gol sonrası art arda yedikleri iki golle soyunma odasına üzgün girdiler.
Bizler değişiklikler beklerken Okan Buruk, aynı 11'i sahaya sürdü ve onlara büyük ihtimalle, "Siz bu kalitedeki insanlar değilsiniz.
Bu maçı geri döndürecek gücünüz ve kaliteniz var" dedi.

İkinci 45'te Aslan adeta kükredi, tüm oyuncular Juventus'un hocası Spalletti'nin dile getirdiği çita çabukluğunda ve kobra gücünde Juventus'a saldırdı. Ben G.Saraylı oyuncuların lig ve Avrupa dahil hiçbir maçta böyle dev bir dönüşe imza attığına tanık olmadım.
Baştan oynayanlar, sonradan oyuna girenler Juventus'a sahayı dar ettiler, top bile göstermediler.

G.Saray taraftarı, geceye müthiş hazırlanmıştı. Tribünler bayraklarla gelin evi gibi süslenmişti. İkinci yarı o taraftar müthiş destekle G.Saraylı oyuncuları motive ederken bir dakika dahi susmadılar. G.Saray kadrosu Şampiyonlar Ligi gücünde olduğunu bir kez daha kanıtladı. Osimhen'den Uğurcan'a, Sara'dan Sane'ye, Lang'a, Barış'a ve Sanchez'e kadar her oyuncu ikinci yarı yürekten oynarken resmen tekmeye kafa soktular, zafer için gövdelerini sahaya bıraktılar.

Juventus zaferi bence UEFA'da da büyük ses getirecektir. G.Saraylı oyuncular, Torino'da da benzer başarı ortaya koyacak güce ve kaliteye sahipler. Okan hocayı da kutluyorum hem oyuncularına sahip çıktı hem de oyuncu değişikliklerin zamanlama olarak çok doğru yaptı ve Avrupalı bir hoca olduğunu da belgeledi.

Sakin kal, sakın eksilme, Liverpool rol model olsun

Liverpool maçındaki oyun modeli, Juventus engelini geçmek için rol model olmalı. G.Saraylı oyuncular, 90 dakika boyunca oyunun içinde kalıp takım savunmasını ön plana çıkarmalı. İlk 11 ne kadar önemliyse maç ı tamamlayacak 11 çok daha önemli. Okan hocanın elinde gerçekten bu kez çok geniş bir kadro var. Oyuncuların bir kısmı sakatlıktan geri dönüyor. Okan hoca bu oyuncularla sohbet edip "Beyler! Ne kadar oynarsınız?" diye sormalı ve tükenen oyuncunun "Beni oyundan alabilirsin" şeklinde hareket yapmasını planlamalı. Juventuslu oyuncular sıkıştıklarında agresifliğe başvurup rakibi sinirlendirmeye çalışıyorlar. G.Saraylılar tuzağa düşmeyip sakin kalmalı. Okan Buruk ve öğrencileri kalabalık savunma yapan bir takımla karşı karşıya. Ama geçiş oyununda Kenan ve McKennie gibi çabuk oyunculara fırsat tanımamak için geniş alan bırakmamalı. Sallai, dikkatli olmalı. Önünde iki yöne de çalım atabilen, dik-i ne hızlanan, topu sağına çekip şut atan Kenan Yıldız var. Yani Sallai, Kenan'ın çalım alanına girmemeye dikkat etmeli. Torreira ile oynayacak isim öncelikle Juventus'un orta alandaki beyni Locatelli'nin top alıp kullanmasına izin vermemeli. G.Saray dışarıdan çok az şut atıyor. Juve'ye karşı sadece duran toptan gol bulamazsınız. Lang ve Barış kenardan getirecekleri topları 18 yayına çıkarıp Sara- Yunus'a şut pozisyonu hazırlamalı. Uğurcan, göbekteki oyuncuya pas atmamalı, riske girmeden kenara ya da uzun kullanmalı. Gecenin silahı ıslıkları ile stadı rakibe kâbusa çeviren G.Saray taraftarı olacaktır.

Yeni transfer İcardi

Verdiği kilolardan sonra geldiği sezonlar gibi fiziksel olarak incelen İcardi, Eyüp maçında yaptığı koşularla ve attığı gollerle tribünlere 'aşkın olayım' şarkısını söyletti. İcardi, yükselen fizik gücü ve grafiği ile G.Saray'ın yepyeni transferi gibi duruyor. Okan hocanın derin, zengin ve kaliteli kadroya kavuşmasından sonra Eyüp'e karşı Osimhenİcardi ikilisi ile başlaması sosyal medyada büyük tepki gördü. Bu müthiş ikiliden müthiş işbirlikleri çıktı.


Juventus öncesi Sara, Jakobs, Torreira, Sallai ve Barış'ı Okan Buruk'un dinlendirmesi çok akıllıcaydı. Özellikle Lemina'nın ilk Juve maçında olmayacağını düşünürsek Eyüp'e karşı oynaması yerinde bir hamleydi. Sacha Boey'yi çok istekli gördüm ancak maç eksiği çok belli oluyor. Gençliği, coşkusu ve çalışkanlığı ile bu açığı kapatacaktır. Noa Lang'ın G.Saray'a katkısı büyük olacak. İlk 45'te G.Saray sürekli Lang'ın bölgesinden hücum etti. İcardi'nin ilk golünde rakipten sıyrılışı, Jankat'tan dönen şutu çok sertti. Aklı ile ayaklarını birleştiren bir oyuncu.


Osimhen, G.Saray'ın enerji küpü. Rakibini kovalıyor, top çalıyor, önde baskı yapıyor kanatlara iniyor, pas alış verişine katılıyor gerektiğinde şut atıyor gerektiğinde de gollük paslar veriyor. Nijeryalı yıldızın sahanın her yerine basması rakip savunmanın aklını darmadağın ediyor. Okan hoca Juve maçında orta sahayı mutlaka güçlü tutmalı. İtalyanları orta alanda durduran takımlar pozisyon üretmekte zorlanmıyor. Sanchez'in yerine Sara'nın girmesi doğru hamleydi, Sanchez ciddi pozisyon ve pas hataları yapıyor. Singo'nun dinamizmi, çabukluğu, gücü ve kuvveti Sanchez'in önünde görülüyor.

Kadro avantajı

Yeni transferler, sadece kadroda kaliteli bir derinlik yaratmadı, G.Saray'a da müthiş bir hava getirdi. Eğer Okan Buruk, bu kaliteli derin kadroyu sezon başında kurmuş olsaydı Şampiyonlar Ligi'nde G.Saray kesinlikle ilk 8 arasında yer alırdı. Kulübedekilere bir göz atalım; İcardi, İlkay, Asprilla, Singo, Boey, Nhaga, Eren ile cezalı Lemina ve sakat olan Sane düşünüldüğünde müthiş etkileyici ve kaliteli bir kadronun ortaya çıktığı görülüyor. Şimdi, Okan hocanın eli güçlenecek, mazeret üretme konusunda şansı olmayacak. Derin kadro, her yerin iki adamı olduğunu bize gösterdi. Rize maçında G.Saray, zaman zaman sarsılsa da maç boyu oyunu elinde tuttu, pozisyon zenginliği içinde yaşadı. Final paslarında tercihler doğru olsaydı çok daha farklı bir skor öne çıkardı. Ama 4 oyuncuyu bir kenara koyuyorum. 1-Kendisine özel atletik performans hocası tutan Sara maç boyu enerjisini hiç kaybetmedi, savunma-hücum arasında mekik dokudu, gol aradı savunmadan Rize ataklarını bile engelledi. 2-Lemina'nın olmadığı maçta Torreira orta sahanın yine dinamosu oldu savunmayı rahatlatacak pozisyonlar sağlayıp topu oyuna akıllı soktu. 3-Gecenin yıldızı Jakobs oldu. Hatasız oynadı, Rize hızlı ataklarına izin vermedi sürekli hücuma katıldı. Çabukluğu ile rakip atakları kesti. 4-Osimhen, yeterli pas alamamasına rağmen sürekli koşularıyla rakip savunmanın huzurunu bozdu attığı gol, çok zordu, çalımı ve vuruşu mükemmeldi.

Gol doktoru Osimhen

Galatasaray'ın son divan kurulu toplantısında başkan Dursun Özbek'i çok fazla para harcıyor diye eleştirenler, Osimhen'in Kayseri maçındaki oyununu gördüklerinde zevkten dört köşe olduklarını düşünüyorum.
İyi ki Osimhen alınmış. Nijeryalı yıldızı izlemek gerçekten çok büyük bir keyif. Ne yapıyor Osimhen?
Gol atıyor gol attırıyor, sahanın her yerine basıyor, rakibe pres yapıyor, rakibi baskılıyor, rakibin hatasını kovalıyor. Pozisyonlarda vazgeçmiyor, ısrarla koşuya devam edip rakipten top çalıyor.

Victor Osimhen, Galatasaray adına çok büyük bir silah.
Kayserispor maçı, erken gelen gollerden sonra Galatasaray adına çok kolay geçti. Pozisyon ve oyun üstünlüğü tamamen Galatasaraylı oyuncuların elindeydi. Sallai mükemmel profesyonellik içinde görevini ciddiyetle yapıyor. Hücuma çıkıyor, orta yapıyor savunmada rakibe geçit vermiyor. Sol tarafta ciddi rekabet olacak. Barış Alper Yılmaz, fizik gücüne dayalı kuvveti ile oynayan bir oyuncu.

Hollandalı yıldız futbolcu Noa Lang yüksek top tekniği ve mükemmel pas alışverişleri ile göz dolduracak.
Gabriel Sara'da yükseliş sürüyor.
Brezilyalı orta saha oyuncusu, Galatasaray'ı bir oyun lideri gibi yönettiği gibi, etkili oyununu güzel golle süsledi. Mario Lemina'nın Çaykur Rizespor'da ve ilk Juventus maçında oynayamayacak olması büyük bir dezavantaj.
Galatasaray yönetimi, bugün listede bulunan dört orta saha oyuncusundan birini mutlaka transfer etmeli.