CANLI
SKOR
İskender Günen

İskender Günen

Maçın en etkili ismi Ernest Muçi’ydi

Trabzonspor, kendi evinde Rizespor'u ağırlarken kısa süre önce hayatını kaybeden eski oyuncusu ve yardımcı antrenörü Orhan Kaynak'ın anısıyla maça çıktı. Kolay değil, böylesi bir travma yaşadıktan sonra maça konsantre olmak da son derece zor. Orhan Kaynak'a bir kez daha Allah'tan rahmet, yakınlarına ve futbol camiasına başsağlığı dilerim... Fakat hayat devam ediyor. Trabzonspor ilk yarıda baskılı bir oyun kurmasına rağmen gerekli üretkenlikte görünmedi. Orta sahada Oulai ve Folcarelli'nin yaptığı pas hataları, kanatlardan yeterli bindirmelerin olmaması hücum etkinliğini sınırladı. Onuachu gibi bir silah da çoğunlukla yalnız kaldı. Augusto oyunda hiç yok, girdiği tek gol pozisyonundan da yararlanamadı. İkinci yarı Zubkov'un oyuna girmesiyle hücum gücünün arttığını gördük. Muçi'nin bireysel becerisiyle taşıdığı topta Zubkov, topu çevirdi ve Onuachu ile Trabzonspor 1-0 öne geçti. Muçi sadece golün hazırlayıcısı olmakla kalmadı, oyunu yönlendirmesi ve takımın hücum organizasyonuna katkısıyla maçın en etkili isimlerinden biri oldu. Karşılaşmanın en tartışmalı anı, Folcarelli'ye yapılan müdahaleydi. Bu pozisyon direkt kırmızı kart olmasına rağmen hakem vermedi ve VAR devreye girmedi. Anlamak olası değil! Savunmada Savic-Nwaiwu mükemmel performans gösteren ikiliydi. Trabzonspor bu zorlu maçtan 3 puan alarak önemli bir galibiyet elde etti ve Fenerbahçe ile puanları eşitledi. Bu sonuç takımın hem moralini yükseltti hem de şampiyonluk yarışında kritik avantaj sağladı.

Savunma rezalet

Futbolda ilginç bir gerçek var, erken kırmızı kartla 10 kişi kalan takım ilk 20-30 dakikada daha tehlikeli olur. Çünkü takımın motivasyonu müthiş yükselir, savunma kompakt olur. Bu gerçeği dün bir kez daha gördük. Kayserispor, Dorukhan'ın anlamsız müdahalesi ile 8'de 10 kişi kaldı. Buna rağmen ilk 30 dakikalık bölümde ev sahibinin yakaladığı 3 net gol pozisyonu var. Trabzonspor savunmasının karşı ataklarda zorlandığını gördük. Orta saha ile savunma hattı arasındaki mesafe zaman zaman açıldı ve Kayseri karşı ataklarda tehlike oluşturdu. Trabzonspor'un kilidi açması ise ilk yarının son dakikalarında geldi. Pina'nın sağ kenardan asistinde Onuachu, fiziksel üstünlüğünü kullandı ve takımını öne geçirdi. Sonrasında ise kazanılan penaltı ve Onuachu'nun attığı ikinci gol. Doğaldır ki psikolojik kontrolün Trabzon'a geçmesi gerekirken ikinci yarıda gelen üçüncü golden sonra Kayserispor'un daha fazla pozisyon ürettiğini gördük. Orta alanda Oulai, olumlu bir oyun ortaya koydu. Ozan için ise aynı şeyleri söyleme şansımız yok. Önde Muçi ve Augusto etkisiz, her zaman olduğu gibi Onuachu sonucu değiştiren gerçek bir fenomen… Bu arada Onana'ya ayrı bir parantez açmak lazım. Topu oyuna sokarken yaptığı pas hatalarına dikkat etmesi gerekir, yoksa Trabzonspor'un başını çok ağrıtır. Sonuç olarak Trabzonspor, Kayseri deplasmanında savunma problemlerine rağmen kazanmasını bildi. Fakat skorun rahatlığı, oyunun savunma zaaflarının üzerini örtmemeli.
Bu galibiyet değerli ancak çıkarılması gereken dersler de bir o kadar açık.

Hamle turu getirdi

Fatih Tekke, kupada var olma maçında farklı bir 11'le sahaya çıktı. Orta alanda Okay ve Bouchouari, önde ise Umut ve Nwakaeme... Maçın ilk 30 dakikalık bölümünde her iki takımın da pas hataları üst düzeydeydi. Fakat duran toptan Augusto ile gelen gol vardı. Başakşehir'e göre Trabzonspor'un oyunda üstün olduğu anlar var. Augusto ilk yarıda Trabzonspor'un atak girişimlerinin odak ismi. Muçi ile birlikte Başakşehir'in sağ kenarda savunma dengesini bozdular. Buna karşın Başakşehir'in de atak girişimleri, Trabzonspor'un sol kenarı oldu. Çünkü Nwakaeme'nin oyunun savunma tarafında olmayışı Mustafa'yı, Feyzullayev ve Onur ikilisi ile baş başa bıraktı. İlk yarı Umut girdiği gol pozisyonunu değerlendirebilse ikinci yarıya çok daha rahat çıkma olanakları vardı. İkinci devre ise oyunu başlatan Trabzonspor ve yapılan hatalar zinciri geldi. Önce Pina, sonra Okay ve ardından gelen Başakşehir golü. 1-1'den sonra ise Başakşehir'in baskısı öne çıktı. Okay ve Bouchouari savunmanın içine çok fazla girerek oynama yanlışlığı içerisindeydiler. Ani gelişen Başakşehir atağında ikinci golü kalelerinde gördüler. Yapılan oyuncu değişikliklerinden sonra ise Mustafa'nın bireysel becerisi ile gelen beraberlik golü, ardından Başakşehir 10 kişi kaldıktan sonra Onuachu ve Ozan'la kazanılan goller geldi. Çeyrek finale çıkmak Trabzonspor için büyük önem taşımakta. Çünkü Avrupa kupalarına katılabilmek için kupa en kısa yol.

Değişiklikler işe yaradı

Alınan 3 puan önemli. Çünkü üst sıralardaki yerini sağlamlaştırmak ve bundan sonraki karşılaşmalar için özgüveni artırmak açısından değerli. Fakat sonuç ve alınan 3 puan her ne kadar önemli de olsa ortaya konulan oyundan söz etmek gerekmekte. Fatih Tekke'nin Gaziantep maçıyla başlayan ve bu maçla da devam eden bir oyun formatı var. Teknik adamın kararlarına saygı duyulması gerekiyor. Ama bu maçta bir kez daha görüldü ki sorunlar öne çıkmakta. Maçın ilk yarısında temponun ve coşkunun Trabzonspor adına olmadığı, topa daha fazla sahip olmalarına rağmen üretkenlikten uzak bir oyun ortaya çıktı. Orta alanda Oulai ve Bouchouari son derece etkisiz ikili. Folcarelli olmadığında orta alanda sorunlar baş gösteriyor. İlk yarının Trabzonspor adına tek olumlu atağı Ozan-Muçi arasında ikili oyun, Ozan'ın asisti ve Onuachu ile gelen gol oldu. Karagümrük'ün attığı golde ise Savic'in hatası büyüktü.
İkinci yarı yapılan oyuncu değişiklikleri ve duran top kaynaklı gelen iki gol Trabzonspor'u rahatlattı. Bir başka gerçek var ki oyuncunun bölgesi değiştiğinde performans düşüklükleri var. Örneğin Batagov ve Mustafa'nın bulunduğu sol kenar ofansif anlamda hiçbir katkı yapamadı. Batagov savunmanın ortasında takıma çok daha fazla katkı yapan bir isim. Bir başka sözümüz ise taraftara… Süper Lig'de takımınız 3. sırada ve daha üst sıralar için ümidi hâlâ var. Bazı taraftar gruplarına ceza verilse bile diğer futbolseverler nerede? Böyle bir durumda takıma destek vermeniz ve ona sahip çıkmanız gerekmez mi? Bu durum ne yazık ki Trabzonspor gibi bir büyük takıma yakışmıyor. Yazık!

Pozisyon üretmek zorundasınız!

Şurası bir gerçek ki iki takım arasında büyük kalite farkı var. Çünkü futbol anların yaşandığı bir oyun. Anlar, sonucu belirleyen kalitenin öne çıktığı bir süreçtir. İlk 45 dakika her iki takımın da ortaya koyduğu oyuna, mücadele gücüne, sergilenen futbola saygı duyulmalı. Önce Fenerbahçe presle oyuna başlayan takım... Her an golü bulabileceği bir anda Oosterwolde ve Skriniar'ın uyumsuzluğu ile Trabzonspor, Muçi'nin golüyle öne geçti. Kendi sahanızdaki bir maç, öne geçtiğiniz bir an ama sorunlar hâlâ devam ediyor. Kendi sahanızdan çıkarken yaptığınız ya da öne gittiğinizde kaybettiğiniz toplar büyük problem... Skor bir anda 2-1'e geldi. Bir başka gerçek var ki Trabzonspor'un her şeyi Onuachu… İlk yarı iki kez ceza alanı içinde topla buluştu, sonucu değiştiremedi ama sol kenardan gelen ortada takımına beraberliği getiren isim oldu. Mücadele gücü yüksek iki takımın da savunmadaki hatalarından kaynaklı yenilen ikişer gol… İkinci yarıda ise top Trabzonzspor'da iken önde kaybedilen anlamsız bir top ve ardından Fenerbahçe'nin kazandığı üçüncü gol… 3-2'den sonra böylesi büyük bir maçta kendi sahanızda sonucu değiştirmek için mutlak pozisyon üretmek için topu Onuachu ile buluşturmak zorunluğu var. Ofansif anlamda adam eksilten oyuncunuz olmadığı zaman doğaldır ki sorunlar ortaya çıkıyor. Trabzonspor'un kadrosunda kenardan oyuna girdiğinde sonucu değiştirebilecek yetenekli bir isim ne yazık ki yok. Sonucu iki takımın kalite farkı olarak yorumlamalı…

Muçi etkisi...

Samsunspor gibi deplasmanda zorlu bir rakip önünde Trabzonspor'un mücadele gücüne saygı duyulmalı. Çünkü sakatlıklar dolayısıyla eksilmeler yaşandığı bir süre ve kadro zenginliğinin oluşmadığı bir takım var. Oyunun ilk 15 dakikası dışında oyunu istediği gibi yönlendiren, üstünlüğünü rakibine kabul ettiren bir Trabzonspor vardı. Rakibin atak girişimleri sadece Trabzonspor'un kaptırdığı toplarla gerçekleşti. Orta alanda Oulai büyük bir yetenek. Aldığı her topu olumlu kullandı. Sakin ve akılcı bir oyun ortaya koydu. Onuachu bu takım için olmazsa olmaz bir isim. Yaptığı katkı ve her maç attığı gollerle öne çıktı ama söz edilmesi gereken iki isim var: Muçi ve Mustafa… Muçi, Beşiktaş'ta istenilen performansı veremedikten sonra Fatih Tekke'nin ısrarcı olarak Trabzonspor'a kattığı bir futbolcu. Gelinen noktada teknik adam-oyuncu arasındaki güvenin ne kadar önemli olduğu öne çıkıyor. Takıma büyük katkılar yaptı. Onuachu'nun attığı golde pası veren isimdi. İlk devre ofsayttan sayılmayan golün asistini yapan, Mustafa'yı da gollük pozisyona sokan pasın sahibiydi. Mustafa ise nerede görev verilirse verilsin her zaman büyük bir sorumluluk içerisinde mücadele gücünü sahaya yansıtıyor. Dün de sol kanatta ofansif olarak büyük katkı yapacağının mesajlarını verdi. Sonuçtan bağımsız olarak oyun, kazanma arzusu ve sorumluluk anlayışı yarınlar için umut veriyor.

Adam eksilten oyuncun yok!

Bu maçta kayıp olan 2 puan mı yoksa kazandığınız 1 puan mı? Rakibin içinde bulunduğu durum ve bütün oyun stratejisini puan almak olarak sahaya yansıttığı bir oyun. Atak girişimleri hiç yok. Her şey kendi alanında savunma anlayışı içerisinde olmak ve bu maçtan duran top dışında pozisyon üretmemek üstüne kurulu. Trabzonspor'un ilk yarı yediği gol amatör çerçeve ile yorumlanabilir. Futbolda birinci bölge hataların yapılamayacağı bir alan. Anlamsız paslar ve çıkarken kaptırılan toplar sorunların başlangıcı olur. Batagov'un rakibin baskı yaptığı anda Oulai'ye verdiği topun ardından Antalyaspor'un golü geldi. Kendi alanında çok adamla savunma anlayışı olan bir takıma karşı topun hızı ve yön değiştirmesi büyük önem taşır. Bir de adam eksilten bir oyuncunuz yoksa sorunlar öne çıkar. İki savunma oyuncusunun, Pina ve Lövik'in ofansif anlamda herhangi bir katkıları yok. Bir de Lövik'in ilk yarıda savunmadan çıkarken yaptığı pas hataları var. Muçi ve Zubkov'dan da ceza alanı içerisinde Onuachu gibi oyuncuya gerekli paslar gerçekleştirilmediğinde pozisyon üretmede sorunlar öne çıktı.
Onuachu ile beraberlik yakalandıktan sonra böylesi bir maçtan 3 puanı alma şansı ise yine Onuachu'ya geldi. Ama penaltı şanssızlığı yaşadı. Sorunlarla da olsa Antalya gibi hücumu hiç düşünmeyen, sadece savunma anlayışı olan bir takıma karşı temponun ve yapılan pasın hızını artırdığınızda çok daha gol pozisyonu üretme şansınız olduğu bir maçta kaybedilen iki puan olarak bunu değerlendirmeniz gerekmekte.

Bireysel becerilerle gelen 3 puan

Futbol her ne kadar takım oyunu olsa da bireysel becerilere gereksinim vardır. Yani sorunlar yaşadığınız bir maçta anı değerlendiren yetenekli isimler ortaya çıkar, dün olduğu gibi. Önce Onuachu'nun attığı golle Trabzonspor'un öne geçtiği süre, yenilen beraberlik golünde ise önde kaybedilen toptan sonra savunmadaki yerleşme hatası düşündürücü. Sonrasında yine Zubkov'un bireysel becerisi ile attığı ve takıma 3 puan getiren gol. Sorunların olduğu bir maç. Üretkenlikten uzak Trabzonspor adına top üçüncü bölgeye geldiğinde maçın ilk yarısında bırakın gol pozisyonu üretmeyi, atak girişimlerinde bile sorunlar var.
Kasımpaşa oyunu kendi alanında kabul eden stratejik bir oyun anlayışıyla sahada yer aldı. Hücumu çok az düşünmesine rağmen ilk yarıda net gol pozisyonu üretme şansı yakaladılar. Trabzonspor ise kendi alanında oyunu kabul eden bir takıma karşı top üçüncü bölgeye geldiğinde bir türlü organize atak girişimlerinde bulunamadı. Böyle bir anlayışta olan takıma karşı iki kenarda adam eksilten oyuncu öne çıkar. Zaman zaman bir tek Zubkov bireysel becerisini kullanmaya çalıştı ama sezon başından beri sol kenar yetersizliği bu maçta da öne çıktı. Tempoyu artırmak önemli fakat topun hızı ve rakip savunmanın arkasına koşu yapabilecek oyuncu gereksinimi de var. Sonuç; oyun her ne kadar istenilen, arzu edilen beklentilerin uzağında olsa da bireysel becerilerle arzu edilen 3 puanı almak da büyük önem taşımakta.

Oulai&Folcarelli mükemmeldi

Trabzonspor, 1 puanın bile kazanç olarak görülmesi gereken bir maçta Muçi'nin bireysel becerisiyle attığı golle zorlu bir deplasmandan galibiyetle döndü. Arnavut futbolcu, geldiğinden beri takıma yaptığı katkı tartışılmaz. Kocaelispor kendi sahasında mücadele gücü yüksek ve maç süresince temaslı oynayan bir takım. İlk yarıda her ne kadar Trabzonspor topa sahip olan taraf olsa da hücumda üretkenlikten uzak bir oyun ortaya koydu. Kocaeli'nin çabuk ve hızlı atak girişimlerini gördük. Üçüncü bölgede kaybedilen toplarda önde oynayan Muçi, Oulai, Zubkov ve Augusto'nun oyundan düşmeleri bütün yükü orta alan ve savunmaya bıraktı. Oulai ve Folcarelli şu an Trabzonspor'un en önemli iki oyuncusu. Önden hiçbir yardım gelmediği ve orta sahada eksik yakalandıkları sürelerde bile mükemmel bir mücadele ortaya koydular. Trabzonspor'un yediği gol ise orta alanda Mustafa'nın kaptırdığı toptan sonra 4 kez topu kazanma şansı varken art arda yapılan hatalardan kaynaklandı. İlk yarının son dakikalarında Trabzon'un golünde Augusto'nun mükemmel zamanlaması öne çıktı. Alınan 3 puan, 2. yarıya moralli başlamak için büyük önem taşıyor ama sorunları görmek ve çözüm üretmek gerekiyor. Önce Onana'nın topu oyuna sokarken attığı kendi arkadaşlarını zor durumda bıraktığı paslar var. Önde de çok fazla top kayıpları düşündürücü. İki kenarda ise bu sistemin daha üretken olması için mutlak organize atak girişimleri gerekiyor. Sol kenar en sorunlu bölge, sağ kenarda ise Zubkov yetenekli futbolcu ama daha fazla sorumluluk almak zorunda.