CANLI
SKOR
İskender Günen

İskender Günen

Hayal kırıklığı!

Tam Fenerbahçe ile puanları eşitleme hesapları yapan Trabzonspor, maçın uzatma dakikalarında gelen hatalar sonucu oluşan golle 1 puanla yetinmek zorunda kaldı. Her zaman belirttiğimiz gibi, futbol tuhaf bir oyun ama bir başka gerçek var ki 1-0 önde olduğunuz maçta topa daha fazla sahip olmanız ve rakibe bu şansı vermemeniz gerekiyor. İlk yarı, orta alan mücadelesi şeklinde geçti. Temponun artmadığı ve top üçüncü bölgeye geldiğinde Trabzonspor'un bir türlü gerekli üretkenliğini yakalayamadığını gördük. Bunda en belirgin etken, iki kenardan istenilen atak girişimlerinin gerçekleştirilememesi ve orta alanda cezalı olan Folcarelli'nin eksikliği. Onuachu gibi bir oyuncun varsa kenarlardan getireceğiniz toplar, büyük öne taşımakta. İlk yarı Onuachu ile girilen pozisyondan başka atağın yoktu. İkinci devre, ilk yarıya göre rakip alanda daha fazla baskı yapan ve her iki kenardan da atak girişimlerinde bulunan bir Trabzonspor vardı. Bunun sonucunda Mustafa'nın dribblingle getirdiği topta Trabzonspor'un golü geldi. Sonuç her ne kadar hayal kırıklığı da olsa ortaya konan oyun saygıyı hak ediyor. Eksiklikler, doğaldır ki bir takım için sorun ama Trabzonspor'da gördüğümüz en önemli özellik her oyuncunun koşullar ne olursa olsun takım birlikteliğinin içerisinde bulunması. Özellikle maçın ikinci yarısındaki oyunu göz önüne getirdiğimizde gerçekten karşılaşmanın böyle bitmesi büyük hayal kırıklığı.

Fenomen olmayınca!

Futbol gerçekten tuhaf bir oyun. Çünkü Alanyaspor gibi bir takım, kendi sahasında oynadığı bir maçta, sadece savunma yaparak hücumu hiç düşünmeyerek 1 puan alma başarısı gösterdi! Futbol, her ne kadar sonuç odaklı da olsa tribünlere gelen taraftarlarınıza iyi oyun sunmak zorunluluğunuz var. Ligdeki bulunduğunuz durum çok önemli değildir. Bir başka tuhaflık ise ilk yarı Mehmet Türkmen, Trabzon'un, Alanya ceza alanına yakın yerde faulünü vermediği gibi atağını da keserek anlaşılmaz bir şekilde ilk yarıyı bitirdi! Bazı oyuncular var ki, yokluğu takımları için sorunun odak noktası olur. Bu gerçek dün bir kez daha Alanya'da yaşandı. Onuachu'dan yoksunsan sorunlar da öne çıkıyor. Çünkü Onuachu, ceza sahasında olmazsa olmaz ve takımı sonuca getiren bir fenomen. İlk yarıda Trabzonspor topa sahip ama oyunda temposu düşük, üretkenlikten uzak bir görüntü içerisindeydi. Sağ kanat organizasyonları çok yetersiz kaldı. Sadece Mustafa'nın bireysel becerileriyle taşıdığı toplar pozisyon üretme şansı doğurdu. İkinci yarı, ilk yarıya göre değişen herhangi bir şey yok. Alanyaspor'un yine hücumu düşünmeyen yapısı devam ediyor. Pina'nın asistinde Ozan Tufan ile Trabzon öne geçen taraf oldu. Sonrasında ise ceza sahası içinde hiç gereği yokken Nwaiwu'nun elle oynadığı pozisyon sonrası verilen penaltı ile gelen beraberlik golü hayal kırıklığına uğrattı. Çünkü oyunu sadece savunma olarak düşünen, hücumda hiçbir etkinliği olmayan takıma hediye edilen golle bir puanla yetinmek zorunda kaldılar.

Pina görevlerini mükemmel yaptı

Fatih Tekke, başından beri kadroda önemli sorunlar olmasına rağmen her maçtan sonra eleştiri yağmuruna tutulan bir teknik adamdı. Kadro zaafına rağmen tüm bunların üstesinden geldi. Bugün gelinen noktada gördük ki en önemli oyuncularından yoksun olsa da G.Saray gibi ligin en üstünde olan ve kadro zenginliği olarak Trabzonspor'un kat kat üstünde olan bir takıma karşı oynadığı oyun ve aldığı 3 puan var. Ortaya konulan oyun için Fatih Tekke'yi kutlamak gerektiğini düşünüyorum. Maça gelince; Trabzonspor eksik oyuncularına rağmen hem hücumda hem de savunmada öne çıkan bir performans sergiledi. Maçın kilit isimleri ise Pina ve Onuachu idi. Pina, oyun kurma ve top taşıma görevini mükemmel yerine getirirken Onuachu'nun attığı golde asisti yapan maçın en önemli oyuncusu oldu. Onuachu ise attığı gol ve fiziksel varlığı ile hücum hattını hep canlı tuttu. Kaleci Onana ile stoperler Savic ve Nwaiwu güven veren savunması, orta sahada Folcarelli-Ozan ikilisi rakibin pas hatalarını kapatarak takımın savunma disiplinini güçlendirdiler.
İkinci yarı yenilen gol ise Nwakaeme'nin rakibi takipsizliğinden kaynaklandı. 1-1'den sonra oyun disiplininden kopmayan ve takım savunmasını öne çıkaran daha doğrusu sistemden ayrılmayan Trabzonspor, duran toptan Nwaiwu ile yine öne geçen taraf oldu. Maç boyunca tartışılan hakem kararları dikkat çekerken Onuachu'ya yapılan net faullerin es geçilmesi ve ikinci yarı Barış Alper'in pozisyonunda kırmızı kart gösterilmemesini anlamak mümkün değil. Dünkü sonuçtan sonra Trabzonspor da "Şampiyonluk yarışında ben de varım" dedi.

Orkun Kökçü’ye ihtiyacımız var!

4 SORU 4 CEVAP

🔴 1-Artık tarihi gün geldi. Kosova karşısında nasıl oynamalıyız? Nelere dikkat etmeliyiz? Son Romanya maçına göre değişiklik gerekir mi?

Milli Futbol Takımı, Kosova karşısında oyunun kontrolünü elinde tutmalı ve sabırlı oynamalı. Bu tarz deplasmanlarda en önemli şey, erken paniğe kapılmamak. Özellikle orta alanda Hakan Çalhanoğlu oyunun temposunu belirlerken Arda ile Kerem gibi isimlerle hücumda yaratıcılık artırılmalı. Kanat kullanımı ise Milli Takımımız için büyük bir silah. Özellikle Ferdi ve Kenan birlikteliğiyle rakip savunmanın dengesini bozabilecek atak girişimleri yapmamız şart. Ancak önde yapacağımız baskıda top kayıpları öne çıkarsa Kosova, hızlı çıkan bir takım olduğu için sorun yaşayabiliriz. Romanya maçına göre en büyük fark, hücumda çeşitlilik ve ceza sahasına daha çok oyuncu sokmak olmalı. Aksi halde oyun kilitlenebilir.

🔴 2-Özellikle Orkun'un ilk maçta 11'de oynamaması eleştiri konusu oldu. Kosova gibi dirençli bir takım karşısında Orkun'a ihtiyaç var mı?

Orkun Kökçü, Kosova gibi kompakt bir yapıya sahip kapanan takımlara karşı Türkiye için önemli bir anahtar olabilecek yeterlilikte bir isim. Çünkü Romanya maçında merkezde üretkenliğin zaman zaman düştüğü anlar oldu. Orkun'un pas kalitesi ve şut tehdidi, bu sorunu çözer. Hakan Çalhanoğlu ile birlikte oynadığında hücum daha dengeli ve öngörülemez hale gelir. Bu yüzden Kosova maçında ilk 11'de yer alması, mantıklı bir tercih olacaktır.

MONTELLA DOĞRU İSİM

🔴 3-Kosova için bize neler söylersiniz? Dikkatinizi çeken oyuncular var mı?

Kompakt oynayan bir takım. En önemli silahları, hızlı çıkışlar, savunmada Rrahmani en güven veren isim. Hem lider hem de hava toplarında etkili. Yanında daha sert ve fiziksel oyuncularla dirençli bir hat kuruyorlar. Yalnız yan toplarda istenilen düzeyde değiller. Orta sahada Berisha ve Muslija gibi isimler mücadele gücü ve bağlantı oyunuyla öne çıkıyorlar. Çok yaratıcı görünmeseler de top kapma ve karşı atak başlatma konusunda etkililer. Hücumda ise Vedat Muriqi'in yanında Kosova'nın her şeyi Asllani var.

4-Montella teknik direktör olarak büyük başarılara imza attı. İtalyan hoca için neler söylersiniz?

Montella, Türk Milli Futbol Takımı ile kısa sürede önemli bir kimlik oluşturdu. Takımın daha organize, ne oynadığını bilen ve öz güvenli bir yapıya kavuşması, onun en büyük artısı. Hücumda yetenekli oyuncuları doğru kullanması ve esnek taktik anlayışı dikkat çekiyor. Zaman zaman oyun içi müdahaleleri eleştirilse de genel tablo, pozitif. Montella, Türkiye için şu anda doğru teknik adam profili çizmekte.

Yarışa devam!

Bazı maçlar var ki oynanan oyundan çok mutlak alınması gereken puanlar önemlidir. Dün Trabzonspor, kendisi için gerekli puanı alma başarısı gösterdi ve Fenerbahçe ile puanları tekrar eşitledi. Oynadığı oyun için ise olumlu sözleri ortaya koyma şansımız yok. Trabzonspor adına ilk yarı beklentilerin oldukça altında geçti. Oyunun kontrolünü ele almaları gerekirken basit ve anlamsız pas hataları öne çıktı. Önde yapılan preslerde aksaklıklar yaşanırken Eyüpspor'un hızlı hücum girişimlerinde zaman zaman gole yaklaştığını gördük. Orta saha ile hücum hattı arasında uyumsuzluk, sağ kanatta Zubkov- Ozan, sol kanatta Muçi-Lövik ikililerinin yeterince bağlantı kuramaması ve bu yüzden Onuachu'nun etkisiz kalması takımın oyun akışını bozdu.
İkinci yarıya Trabzonspor iki değişiklikle başladı. Lovik ve Umut oyundan çıkarken Pina ve Augusto sahaya dahil oldu. Fakat Ozan sol kenara geçtikten sonra ise sorunlar baş gösterdi. Çünkü Eyüpspor'un, Trabzonspor'un sol kenarında geliştirdiği ataklarda gole yaklaştığı anlar var. İkinci yarının ortalarından sonra ise Trabzonspor'un tempoyu artırdığı, Pina-Zubkov ikilisinin bulunduğu kenardan geliştirdiği ataklar var ama yine beklenilen, arzu edilen gol pozisyonları bir türlü üretilemedi. Öne geçiren gol ise duran toptan kaynaklı Augusto ile geldi. Alınan 3 puan G.Saray maçı öncesi moral-motivasyonu ve özgüveni artırma açısından büyük önem taşıyor. Ama bu maçta en büyük kayıp ise Oulai gibi orta alanda Trabzonspor'un oyununa büyük katkı yapan bir ismin sarı kart görerek cezalı duruma düşmesi oldu.

Maçın en etkili ismi Ernest Muçi’ydi

Trabzonspor, kendi evinde Rizespor'u ağırlarken kısa süre önce hayatını kaybeden eski oyuncusu ve yardımcı antrenörü Orhan Kaynak'ın anısıyla maça çıktı. Kolay değil, böylesi bir travma yaşadıktan sonra maça konsantre olmak da son derece zor. Orhan Kaynak'a bir kez daha Allah'tan rahmet, yakınlarına ve futbol camiasına başsağlığı dilerim... Fakat hayat devam ediyor. Trabzonspor ilk yarıda baskılı bir oyun kurmasına rağmen gerekli üretkenlikte görünmedi. Orta sahada Oulai ve Folcarelli'nin yaptığı pas hataları, kanatlardan yeterli bindirmelerin olmaması hücum etkinliğini sınırladı. Onuachu gibi bir silah da çoğunlukla yalnız kaldı. Augusto oyunda hiç yok, girdiği tek gol pozisyonundan da yararlanamadı. İkinci yarı Zubkov'un oyuna girmesiyle hücum gücünün arttığını gördük. Muçi'nin bireysel becerisiyle taşıdığı topta Zubkov, topu çevirdi ve Onuachu ile Trabzonspor 1-0 öne geçti. Muçi sadece golün hazırlayıcısı olmakla kalmadı, oyunu yönlendirmesi ve takımın hücum organizasyonuna katkısıyla maçın en etkili isimlerinden biri oldu. Karşılaşmanın en tartışmalı anı, Folcarelli'ye yapılan müdahaleydi. Bu pozisyon direkt kırmızı kart olmasına rağmen hakem vermedi ve VAR devreye girmedi. Anlamak olası değil! Savunmada Savic-Nwaiwu mükemmel performans gösteren ikiliydi. Trabzonspor bu zorlu maçtan 3 puan alarak önemli bir galibiyet elde etti ve Fenerbahçe ile puanları eşitledi. Bu sonuç takımın hem moralini yükseltti hem de şampiyonluk yarışında kritik avantaj sağladı.

Savunma rezalet

Futbolda ilginç bir gerçek var, erken kırmızı kartla 10 kişi kalan takım ilk 20-30 dakikada daha tehlikeli olur. Çünkü takımın motivasyonu müthiş yükselir, savunma kompakt olur. Bu gerçeği dün bir kez daha gördük. Kayserispor, Dorukhan'ın anlamsız müdahalesi ile 8'de 10 kişi kaldı. Buna rağmen ilk 30 dakikalık bölümde ev sahibinin yakaladığı 3 net gol pozisyonu var. Trabzonspor savunmasının karşı ataklarda zorlandığını gördük. Orta saha ile savunma hattı arasındaki mesafe zaman zaman açıldı ve Kayseri karşı ataklarda tehlike oluşturdu. Trabzonspor'un kilidi açması ise ilk yarının son dakikalarında geldi. Pina'nın sağ kenardan asistinde Onuachu, fiziksel üstünlüğünü kullandı ve takımını öne geçirdi. Sonrasında ise kazanılan penaltı ve Onuachu'nun attığı ikinci gol. Doğaldır ki psikolojik kontrolün Trabzon'a geçmesi gerekirken ikinci yarıda gelen üçüncü golden sonra Kayserispor'un daha fazla pozisyon ürettiğini gördük. Orta alanda Oulai, olumlu bir oyun ortaya koydu. Ozan için ise aynı şeyleri söyleme şansımız yok. Önde Muçi ve Augusto etkisiz, her zaman olduğu gibi Onuachu sonucu değiştiren gerçek bir fenomen… Bu arada Onana'ya ayrı bir parantez açmak lazım. Topu oyuna sokarken yaptığı pas hatalarına dikkat etmesi gerekir, yoksa Trabzonspor'un başını çok ağrıtır. Sonuç olarak Trabzonspor, Kayseri deplasmanında savunma problemlerine rağmen kazanmasını bildi. Fakat skorun rahatlığı, oyunun savunma zaaflarının üzerini örtmemeli.
Bu galibiyet değerli ancak çıkarılması gereken dersler de bir o kadar açık.

Hamle turu getirdi

Fatih Tekke, kupada var olma maçında farklı bir 11'le sahaya çıktı. Orta alanda Okay ve Bouchouari, önde ise Umut ve Nwakaeme... Maçın ilk 30 dakikalık bölümünde her iki takımın da pas hataları üst düzeydeydi. Fakat duran toptan Augusto ile gelen gol vardı. Başakşehir'e göre Trabzonspor'un oyunda üstün olduğu anlar var. Augusto ilk yarıda Trabzonspor'un atak girişimlerinin odak ismi. Muçi ile birlikte Başakşehir'in sağ kenarda savunma dengesini bozdular. Buna karşın Başakşehir'in de atak girişimleri, Trabzonspor'un sol kenarı oldu. Çünkü Nwakaeme'nin oyunun savunma tarafında olmayışı Mustafa'yı, Feyzullayev ve Onur ikilisi ile baş başa bıraktı. İlk yarı Umut girdiği gol pozisyonunu değerlendirebilse ikinci yarıya çok daha rahat çıkma olanakları vardı. İkinci devre ise oyunu başlatan Trabzonspor ve yapılan hatalar zinciri geldi. Önce Pina, sonra Okay ve ardından gelen Başakşehir golü. 1-1'den sonra ise Başakşehir'in baskısı öne çıktı. Okay ve Bouchouari savunmanın içine çok fazla girerek oynama yanlışlığı içerisindeydiler. Ani gelişen Başakşehir atağında ikinci golü kalelerinde gördüler. Yapılan oyuncu değişikliklerinden sonra ise Mustafa'nın bireysel becerisi ile gelen beraberlik golü, ardından Başakşehir 10 kişi kaldıktan sonra Onuachu ve Ozan'la kazanılan goller geldi. Çeyrek finale çıkmak Trabzonspor için büyük önem taşımakta. Çünkü Avrupa kupalarına katılabilmek için kupa en kısa yol.

Değişiklikler işe yaradı

Alınan 3 puan önemli. Çünkü üst sıralardaki yerini sağlamlaştırmak ve bundan sonraki karşılaşmalar için özgüveni artırmak açısından değerli. Fakat sonuç ve alınan 3 puan her ne kadar önemli de olsa ortaya konulan oyundan söz etmek gerekmekte. Fatih Tekke'nin Gaziantep maçıyla başlayan ve bu maçla da devam eden bir oyun formatı var. Teknik adamın kararlarına saygı duyulması gerekiyor. Ama bu maçta bir kez daha görüldü ki sorunlar öne çıkmakta. Maçın ilk yarısında temponun ve coşkunun Trabzonspor adına olmadığı, topa daha fazla sahip olmalarına rağmen üretkenlikten uzak bir oyun ortaya çıktı. Orta alanda Oulai ve Bouchouari son derece etkisiz ikili. Folcarelli olmadığında orta alanda sorunlar baş gösteriyor. İlk yarının Trabzonspor adına tek olumlu atağı Ozan-Muçi arasında ikili oyun, Ozan'ın asisti ve Onuachu ile gelen gol oldu. Karagümrük'ün attığı golde ise Savic'in hatası büyüktü.
İkinci yarı yapılan oyuncu değişiklikleri ve duran top kaynaklı gelen iki gol Trabzonspor'u rahatlattı. Bir başka gerçek var ki oyuncunun bölgesi değiştiğinde performans düşüklükleri var. Örneğin Batagov ve Mustafa'nın bulunduğu sol kenar ofansif anlamda hiçbir katkı yapamadı. Batagov savunmanın ortasında takıma çok daha fazla katkı yapan bir isim. Bir başka sözümüz ise taraftara… Süper Lig'de takımınız 3. sırada ve daha üst sıralar için ümidi hâlâ var. Bazı taraftar gruplarına ceza verilse bile diğer futbolseverler nerede? Böyle bir durumda takıma destek vermeniz ve ona sahip çıkmanız gerekmez mi? Bu durum ne yazık ki Trabzonspor gibi bir büyük takıma yakışmıyor. Yazık!