CANLI
SKOR
İskender Günen

İskender Günen

Değişiklikler yaradı

Trabzonspor, zor da olsa finale çıkma başarısı gösterdi. Gençlerbirliği ligdeki konumundan dolayı rotasyonlu bir kadroyla sahadaydı. Çok rahat geçmesi beklenen müsabakada zorlukların önde olduğu süreler öne çıktı. Bir maç düşünün… Onuachu gibi bir oyuncunuz varsa, topla buluşturmanız gerekmekte. Ama bu bir türlü gerçekleştirilemedi. Kendi sahasında kalabalık oyun anlayışı olan takıma karşı kenar ataklarının önemi çok büyüktür. Topa sahip olmak önemli ancak ilk yarı iki kenardan da atak girişimleri hiç yok! Özellikle sol kanatta Lövik'in temposu ve pozisyon bilgisi yetersiz görüntü ortaya çıkardı. Orta sahada Oulai ve Bouchouari oyuna ağırlık koyamazken bordo-mavililer, hücum organizasyonlarında ritim problemi yaşadı. İlk 45 dakika şut bile çekemeden bitti. İkinci yarı oyun; final pasları yetersizliği, anlamsız pas hataları, hücumda organizasyonların olmayışı şeklinde sürdü. İlk kez 54. dakikada Muçi ile gelen gol pozisyonu var. Sonrasında ani gelişen Gençlerbirliği atağı, savunmanın yaptığı hata ve rakibin 17 yaşındaki oyuncuyla bulduğu gol… Golden sonra yapılan oyuncu değişikliklerinin ardından ise Gençlerbirliği, kendi sahasında kaldı ve Trabzonspor baskıyı artırdı. Kornerden gelen topta Gençlerbirliği oyuncusunun kendi kalesine attığı golle beraberlik yakalandı. Maçın son dakikalarında Muçi, bu sezonki kritik gollerinden birini kaydederek takımını finale taşıdı. Oynanan oyundan çok, önemli olan final biletini almaktı.

Paul Onuachu yalnız kaldı

Trabzonspor'un maça çıkardığı ilk 11, merkez ağırlıklı bir planın işaretiydi. Orta alanda Bouchouari, Folcarelli ve Ozan ile burada yoğunluğu hedeflerken Onuachu tek santrfor olarak önde bırakıldı. Kanat oyuncusu eksikliği bana göre önemli bir sorun olarak göze çarptı. Göztepe maça daha istekli ve organize başlayan taraftı. Topa sahip oldu, Trabzonspor'u geri itti. Ve oyunun kontrolünü ele aldı. Baskı golle sonuçlanırken Trabzonspor'un çıkış sorunları ve pas hataları oyunun ritmini tamamen rakibe verdi. Trabzonspor'un en büyük sorunu kenar oyuncu eksikliğinden dolayı oyunu açamamasıydı. Hücumlar merkezde sıkıştı. Onuachu yalnız kaldı. Ve üretkenlik istenilen düzeyde bir türlü gerçekleşmedi. İlk yarıda Mustafa'nın da kırmızı kart görmesiyle Trabzonspor 10 kişi kaldı. Muçi'nin yerine Oulai değişikliği daha çok mücadele ve tempo hedefi gösterse de oyunun dengesini bir türlü değiştirmedi. Göztepe, topa sahip olan ve oyunu yöneten taraf oldu. Trabzonspor ise tamamen eksik kalmasına rağmen direnmeye çalıştı. Görünen o ki kendi sahasında Galatasaray galibiyetinden sonra bir türlü fiziksel ve mental anlamda yeterlilik gösteremedi. Özellikle fiziksel anlamda da düşüşler ortaya çıktığında arzu edilen ve beklenilen sonuçlar alınamaması hayal kırıklığı yaşattı. Ama 10 kişi kalmalarına rağmen maçın son dakikalarında Umut ile gelen golle 1 puan alma başarısı gösterdiler.

Kontrol ve sabır

Oynanan oyundan çok, önemli olan yarı finale çıkma maçı… Penaltılarla da olsa Trabzonspor yarı final biletini aldı. Oyun ise rakip 40 dakika boyunca eksik olmasına rağmen beklentilerin uzağında kaldı. İlk yarı Samsunspor'un rakip alanda baskı yaptığı ve Trabzonspor'un özellikle sol kenardan geliştirdiği ataklar vardı. Orta alanda Oulai olumlu oynamaya çalışan tek oyuncuydu. Folcarelli ve Ozan Tufan oyuna giremedikleri için Trabzonspor bir türlü ritim bulamadı. İki kenardan da atak girişimleri gerekli yeterlilikte olmadığı için Onuachu önde yalnız kaldı. İkinci yarı Trabzonspor daha önde oynamaya çalıştı. Oyunu kontrol altına almaya başladığı anlar var ama top üçüncü bölgeye geldiğinde bir türlü gerekli üretkenlik yakalanamadı. Rakibin 10 kişi kaldığı 70. dakikadan sonra ise kontrol ve sabırlı oynamaları gerektiği anlar var. Bu arada orta alanda takımı öne çıkaran Oulai gibi bağlantı oyuncusunun çıkması bana göre yanlış tercihti. Maçın uzatma dakikalarında da oyuncu değişiklikleri yaşansa da Samsunspor eksik kalmasına rağmen düşük blokta daha rahat savunma yaptı. Bunun da en önemli nedeni kenarlarda adam eksilten oyuncunun olmayışı. İstenilen düzeyde bir oyun ortaya konulmamasına rağmen Onana'nın müthiş kurtarışlarıyla penaltıdan da olsa yarı finale çıkmak büyük önem taşıyor. Çünkü Avrupa kupalarına katılabilmek için en kısa yol Türkiye Kupası'nı almak.

Hayal kırıklığı!

Tam Fenerbahçe ile puanları eşitleme hesapları yapan Trabzonspor, maçın uzatma dakikalarında gelen hatalar sonucu oluşan golle 1 puanla yetinmek zorunda kaldı. Her zaman belirttiğimiz gibi, futbol tuhaf bir oyun ama bir başka gerçek var ki 1-0 önde olduğunuz maçta topa daha fazla sahip olmanız ve rakibe bu şansı vermemeniz gerekiyor. İlk yarı, orta alan mücadelesi şeklinde geçti. Temponun artmadığı ve top üçüncü bölgeye geldiğinde Trabzonspor'un bir türlü gerekli üretkenliğini yakalayamadığını gördük. Bunda en belirgin etken, iki kenardan istenilen atak girişimlerinin gerçekleştirilememesi ve orta alanda cezalı olan Folcarelli'nin eksikliği. Onuachu gibi bir oyuncun varsa kenarlardan getireceğiniz toplar, büyük öne taşımakta. İlk yarı Onuachu ile girilen pozisyondan başka atağın yoktu. İkinci devre, ilk yarıya göre rakip alanda daha fazla baskı yapan ve her iki kenardan da atak girişimlerinde bulunan bir Trabzonspor vardı. Bunun sonucunda Mustafa'nın dribblingle getirdiği topta Trabzonspor'un golü geldi. Sonuç her ne kadar hayal kırıklığı da olsa ortaya konan oyun saygıyı hak ediyor. Eksiklikler, doğaldır ki bir takım için sorun ama Trabzonspor'da gördüğümüz en önemli özellik her oyuncunun koşullar ne olursa olsun takım birlikteliğinin içerisinde bulunması. Özellikle maçın ikinci yarısındaki oyunu göz önüne getirdiğimizde gerçekten karşılaşmanın böyle bitmesi büyük hayal kırıklığı.

Fenomen olmayınca!

Futbol gerçekten tuhaf bir oyun. Çünkü Alanyaspor gibi bir takım, kendi sahasında oynadığı bir maçta, sadece savunma yaparak hücumu hiç düşünmeyerek 1 puan alma başarısı gösterdi! Futbol, her ne kadar sonuç odaklı da olsa tribünlere gelen taraftarlarınıza iyi oyun sunmak zorunluluğunuz var. Ligdeki bulunduğunuz durum çok önemli değildir. Bir başka tuhaflık ise ilk yarı Mehmet Türkmen, Trabzon'un, Alanya ceza alanına yakın yerde faulünü vermediği gibi atağını da keserek anlaşılmaz bir şekilde ilk yarıyı bitirdi! Bazı oyuncular var ki, yokluğu takımları için sorunun odak noktası olur. Bu gerçek dün bir kez daha Alanya'da yaşandı. Onuachu'dan yoksunsan sorunlar da öne çıkıyor. Çünkü Onuachu, ceza sahasında olmazsa olmaz ve takımı sonuca getiren bir fenomen. İlk yarıda Trabzonspor topa sahip ama oyunda temposu düşük, üretkenlikten uzak bir görüntü içerisindeydi. Sağ kanat organizasyonları çok yetersiz kaldı. Sadece Mustafa'nın bireysel becerileriyle taşıdığı toplar pozisyon üretme şansı doğurdu. İkinci yarı, ilk yarıya göre değişen herhangi bir şey yok. Alanyaspor'un yine hücumu düşünmeyen yapısı devam ediyor. Pina'nın asistinde Ozan Tufan ile Trabzon öne geçen taraf oldu. Sonrasında ise ceza sahası içinde hiç gereği yokken Nwaiwu'nun elle oynadığı pozisyon sonrası verilen penaltı ile gelen beraberlik golü hayal kırıklığına uğrattı. Çünkü oyunu sadece savunma olarak düşünen, hücumda hiçbir etkinliği olmayan takıma hediye edilen golle bir puanla yetinmek zorunda kaldılar.

Pina görevlerini mükemmel yaptı

Fatih Tekke, başından beri kadroda önemli sorunlar olmasına rağmen her maçtan sonra eleştiri yağmuruna tutulan bir teknik adamdı. Kadro zaafına rağmen tüm bunların üstesinden geldi. Bugün gelinen noktada gördük ki en önemli oyuncularından yoksun olsa da G.Saray gibi ligin en üstünde olan ve kadro zenginliği olarak Trabzonspor'un kat kat üstünde olan bir takıma karşı oynadığı oyun ve aldığı 3 puan var. Ortaya konulan oyun için Fatih Tekke'yi kutlamak gerektiğini düşünüyorum. Maça gelince; Trabzonspor eksik oyuncularına rağmen hem hücumda hem de savunmada öne çıkan bir performans sergiledi. Maçın kilit isimleri ise Pina ve Onuachu idi. Pina, oyun kurma ve top taşıma görevini mükemmel yerine getirirken Onuachu'nun attığı golde asisti yapan maçın en önemli oyuncusu oldu. Onuachu ise attığı gol ve fiziksel varlığı ile hücum hattını hep canlı tuttu. Kaleci Onana ile stoperler Savic ve Nwaiwu güven veren savunması, orta sahada Folcarelli-Ozan ikilisi rakibin pas hatalarını kapatarak takımın savunma disiplinini güçlendirdiler.
İkinci yarı yenilen gol ise Nwakaeme'nin rakibi takipsizliğinden kaynaklandı. 1-1'den sonra oyun disiplininden kopmayan ve takım savunmasını öne çıkaran daha doğrusu sistemden ayrılmayan Trabzonspor, duran toptan Nwaiwu ile yine öne geçen taraf oldu. Maç boyunca tartışılan hakem kararları dikkat çekerken Onuachu'ya yapılan net faullerin es geçilmesi ve ikinci yarı Barış Alper'in pozisyonunda kırmızı kart gösterilmemesini anlamak mümkün değil. Dünkü sonuçtan sonra Trabzonspor da "Şampiyonluk yarışında ben de varım" dedi.

Orkun Kökçü’ye ihtiyacımız var!

4 SORU 4 CEVAP

🔴 1-Artık tarihi gün geldi. Kosova karşısında nasıl oynamalıyız? Nelere dikkat etmeliyiz? Son Romanya maçına göre değişiklik gerekir mi?

Milli Futbol Takımı, Kosova karşısında oyunun kontrolünü elinde tutmalı ve sabırlı oynamalı. Bu tarz deplasmanlarda en önemli şey, erken paniğe kapılmamak. Özellikle orta alanda Hakan Çalhanoğlu oyunun temposunu belirlerken Arda ile Kerem gibi isimlerle hücumda yaratıcılık artırılmalı. Kanat kullanımı ise Milli Takımımız için büyük bir silah. Özellikle Ferdi ve Kenan birlikteliğiyle rakip savunmanın dengesini bozabilecek atak girişimleri yapmamız şart. Ancak önde yapacağımız baskıda top kayıpları öne çıkarsa Kosova, hızlı çıkan bir takım olduğu için sorun yaşayabiliriz. Romanya maçına göre en büyük fark, hücumda çeşitlilik ve ceza sahasına daha çok oyuncu sokmak olmalı. Aksi halde oyun kilitlenebilir.

🔴 2-Özellikle Orkun'un ilk maçta 11'de oynamaması eleştiri konusu oldu. Kosova gibi dirençli bir takım karşısında Orkun'a ihtiyaç var mı?

Orkun Kökçü, Kosova gibi kompakt bir yapıya sahip kapanan takımlara karşı Türkiye için önemli bir anahtar olabilecek yeterlilikte bir isim. Çünkü Romanya maçında merkezde üretkenliğin zaman zaman düştüğü anlar oldu. Orkun'un pas kalitesi ve şut tehdidi, bu sorunu çözer. Hakan Çalhanoğlu ile birlikte oynadığında hücum daha dengeli ve öngörülemez hale gelir. Bu yüzden Kosova maçında ilk 11'de yer alması, mantıklı bir tercih olacaktır.

MONTELLA DOĞRU İSİM

🔴 3-Kosova için bize neler söylersiniz? Dikkatinizi çeken oyuncular var mı?

Kompakt oynayan bir takım. En önemli silahları, hızlı çıkışlar, savunmada Rrahmani en güven veren isim. Hem lider hem de hava toplarında etkili. Yanında daha sert ve fiziksel oyuncularla dirençli bir hat kuruyorlar. Yalnız yan toplarda istenilen düzeyde değiller. Orta sahada Berisha ve Muslija gibi isimler mücadele gücü ve bağlantı oyunuyla öne çıkıyorlar. Çok yaratıcı görünmeseler de top kapma ve karşı atak başlatma konusunda etkililer. Hücumda ise Vedat Muriqi'in yanında Kosova'nın her şeyi Asllani var.

4-Montella teknik direktör olarak büyük başarılara imza attı. İtalyan hoca için neler söylersiniz?

Montella, Türk Milli Futbol Takımı ile kısa sürede önemli bir kimlik oluşturdu. Takımın daha organize, ne oynadığını bilen ve öz güvenli bir yapıya kavuşması, onun en büyük artısı. Hücumda yetenekli oyuncuları doğru kullanması ve esnek taktik anlayışı dikkat çekiyor. Zaman zaman oyun içi müdahaleleri eleştirilse de genel tablo, pozitif. Montella, Türkiye için şu anda doğru teknik adam profili çizmekte.

Yarışa devam!

Bazı maçlar var ki oynanan oyundan çok mutlak alınması gereken puanlar önemlidir. Dün Trabzonspor, kendisi için gerekli puanı alma başarısı gösterdi ve Fenerbahçe ile puanları tekrar eşitledi. Oynadığı oyun için ise olumlu sözleri ortaya koyma şansımız yok. Trabzonspor adına ilk yarı beklentilerin oldukça altında geçti. Oyunun kontrolünü ele almaları gerekirken basit ve anlamsız pas hataları öne çıktı. Önde yapılan preslerde aksaklıklar yaşanırken Eyüpspor'un hızlı hücum girişimlerinde zaman zaman gole yaklaştığını gördük. Orta saha ile hücum hattı arasında uyumsuzluk, sağ kanatta Zubkov- Ozan, sol kanatta Muçi-Lövik ikililerinin yeterince bağlantı kuramaması ve bu yüzden Onuachu'nun etkisiz kalması takımın oyun akışını bozdu.
İkinci yarıya Trabzonspor iki değişiklikle başladı. Lovik ve Umut oyundan çıkarken Pina ve Augusto sahaya dahil oldu. Fakat Ozan sol kenara geçtikten sonra ise sorunlar baş gösterdi. Çünkü Eyüpspor'un, Trabzonspor'un sol kenarında geliştirdiği ataklarda gole yaklaştığı anlar var. İkinci yarının ortalarından sonra ise Trabzonspor'un tempoyu artırdığı, Pina-Zubkov ikilisinin bulunduğu kenardan geliştirdiği ataklar var ama yine beklenilen, arzu edilen gol pozisyonları bir türlü üretilemedi. Öne geçiren gol ise duran toptan kaynaklı Augusto ile geldi. Alınan 3 puan G.Saray maçı öncesi moral-motivasyonu ve özgüveni artırma açısından büyük önem taşıyor. Ama bu maçta en büyük kayıp ise Oulai gibi orta alanda Trabzonspor'un oyununa büyük katkı yapan bir ismin sarı kart görerek cezalı duruma düşmesi oldu.