Ahde vefa!
Bazı koltuklar gerçek sahibini bekler. Bütün ihtişamıyla ayakta duran sevdanın ve mazideki mücadelenin aşkına zaman ahde vefa zamanıdır. Fenerbahçe kongre üyeleri Aziz Yıldırım'a o vefayı gösterdi. Kendisinden daha büyük vaatlerle karşısına çıkan ama asla güven vermeyen başkan adayını uzak ara yenmiş olmak; Aziz Yıldırım'ın bu kulüpte bıraktığı derin izlerin, geçmişte verdiği mücadelenin karşılığıdır.
Başkan seçildikten sonraki konuşmasına baktım da gözlerinde o çocuksu halinin yansıması vardı. Adres sorduğunuz zaman tarif edeceği yere kadar sizinle yürüyen insan bakışı.
Kaçan şampiyonluklar için konulan tanı; Fenerbahçe'nin çaresiz yönetim yanı! Gördük ki yıllar su gibi akıp gidiyor. Konuşma balonlarını ıslak cümlelerle doldurmakla zaman geçiren başkan modelleri Fenerbahçe'nin yıllarını aldı. Sürekli 'dış güçler' masalının arkasına saklanıp, kendi içindeki yanlışları ve sahadaki ruhsuzluğu görmezden gelenler sadece tribüne oynadı.
İçinizdeki yanlışları örtbas etmek için hep başkalarını suçlayarak nereye gidebilirsiniz ki. Ancak yerinizde sayarsınız! Fenerbahçe de öyle yaptı.
O yüzden Aziz Yıldırım seçim sonrası konuşmasında kendisini alkışlayan taraftarlara bir mesaj verdi sanki. "Gökte size ait yıldızı aramak yorar insanı, yorulun her şeye değer.
Geleceğe yürümek isteyenler için dağda bile yol açılır. Beraber yürümek tutkunuz ayaktaysa eğer." Bütün tribünler ayaktaydı ve mesaj yerine ulaşmıştır diye düşünüyorum.
12 yıllık beklenti hırs topuna dönüşmüş olsa da zaman sükûnet ve huzur zamanıdır. Zaman gerçeklerin derinine inmenin de tam zamanıdır.
Kapıları açan inanç ve sadakattir, futbolu özne yapan da takım ruhudur.
O ruhun yıllardır askıya alındığı ve formanın içinde ruhsuz bedenlerin dolaştığını gördük. İşin püf noktalarını öğrenmek profesyonel olmaktan ve aldığı parayı hak etmekten daha değerli hale geldi. Nice etiketli yabancı kulübede bacak bacak üstüne attı, niceleri aldığı paranın üstüne yattı.
Onlara toz kondurmayan yöneticiliğin verdiği hasarı ve bütün suçu rakiplerine yükleyip aynaya bakmayı reddeden yönetim sistemini de gördük.
Eskici dükkanı dolu olabilir ama Fenerbahçe'de 12 yıllık özlemin yolunu açmak için önce cesur, yürekli ve yönetimin uydusu olmayan bir teknik adama ihtiyaç var. Ardından yabancı futbolcu çöplüğünün temizlenmesi gerekiyor. Formasıyla ilişkisini kesenlerin biletini kesmek o kadar kolay olmayacak. Bu da çuvalla para demek.
O yüzden transfer edilecek futbolcuları da yöneticilerin değil teknik adamın belirlemesi gerekirken, menajerlerin iştahına mahsuben, "nakit duygularla vakit geçirmenin modası geçmeli" diye düşünüyoruz.
Ya da öyle olmasını umuyoruz.
Şampiyonluk ateşini yellemekle avuçlar dolusu kül olmuş parayı "sevda yangını bellemek" arasında sorulması gereken hesaplar var.
Herhalde sorulacaktır!
Gerilimle beslenmek Fenerbahçe'nin en büyük rakibidir. Bunu körükleyen medya sistemi ve buna çanak tutan yönetim biçimi içteki çürümenin asıl sebeplerinden biridir.
Yeni sezonda Fenerbahçeli futbolculara yakışan en anlamlı gerçek;
"aynı aşkın savaşçıları" olduğudur!
Aziz Yıldırım eski yanlışların izinden yürümeyi reddeder. Öyle umuyorum.
Çünkü başkalarını 'tahrik' edenlerin aslında kendilerini 'tahrip' ettiklerini yıllardır izliyoruz. Ve o yüzden diyoruz ki; sazlar da değişmelidir sözler de.
