Borç!
Fenerbahçe'nin hafta sonundaki seçimi; koltukların sahibine olan sadakatini oturduğu koltuğa gösterecek bir başkanı seçmek üzerine olmalı. Çünkü günü kurtarmakla geleceği harcamak arasındaki başkan modellerinden Fenerbahçe'nin neler çektiğini yıllardır izliyoruz.
Bu takımın öncelikle cesur bir teknik adama ihtiyacı var. Çuvalla para harcatıp saltanat sürmeyi amaçlayan ağalara değil. Şimdi sosyal medyada gazlama istasyonları mı çalışacak yoksa "eskici dükkanında" bekleyen yerli isimlere mi sığınılacak yine?
Kaç sezondur gerçek anlamda golcü açığının neden kapanmadığı gerçeği soru işaretinin çengelinde asılı duruyor. Ödenen milyonlarca doların hesabı yok. Yeni sezon için yine yaşlı ve pahalı ceketler o çengele asılacaksa, hayallerin arasına reklam mı alınacak, yoksa hazırlıksız yakalanmanın yeni bedeli mi ödenecek?
Oynadıkça değer kaybeden futbolcular için eski mektupların iyi okunması gerekir. O mektuplarda ders niteliğinde sözler vardır; "bir elinde çiviyle dolaşıyorsan diğer elinde çekiç olmalı." Bu cümledeki mesaj; "yabancılar için transfer bataklığı icat edileceğine genç futbolcular için birkaç çivi çakılsa fena mı olur!" Cevabımız hazır. "Korkak teknik adamlarla böyle şeyler ancak filmlerde olur!"
Eldeki kadronun anlamlı birkaç takviyeyle yeterli olacağı ortadayken, Fenerbahçe'de futbolculara toz kondurmayan yanlış sistemin oturduğu yerden ayağa kalkması. Çünkü saha içindeki ruhsuz hallerin sebebi bile saha dışındaki güçlerde aranırken, futbolcular da keyfine baktı. Kendileri istediklerini aldı ama kendilerinden bir şey istenmediği için onlar da her şeyi oluruna bıraktı.
Bir kitapta okuduğum tırnak içindeki satırları, sorumsuzluğa örnek göstermek adına bir kez daha kullanmak zorundayım. "Herkesin yapması gereken önemli bir işi vardı, herkes herhangi birinin bu işi yapabileceğini düşünüyordu ama hiç kimse herkesin hiçbir iş yapmayacağının farkında değildi. Sonunda herkesin yapması gereken bir işi hiç kimse yapmadığı için Fenerbahçe kazanması gereken birçok şeyi kaybetti."
Fenerbahçe'nin "çubuklu ruhuna" saygı duyanların, yeni sezonda yapmaları gereken ilk iş; kaptanlık bandını Skriniar'ın kolundan almak olmalı. O bantla elini kasıklarına götürüp rakip tribünlere gösteren birine arka çıkan varsa, ben de onlara Lefter'in, Can Bartu'nun kolundaki kaptanlık bandını gösteririm. Fenerbahçe'de kaptan olmak asaleti emreder! Bu konuyu önemsiz gören varsa tarihini inkar eder!
Gelecek programın adı umut olsa da gerçekte niye kaybettiğini doğru anlamaktır hayat. Yıllardır taraftarın sevdasına dert üfleyenler, transfer masallarından ziyade Fenerbahçe'nin yeniden ayaklanmasına yönelik eylem planlarını açıklasınlar. Bu kulüp yanlışların müzesi değildir ve hayallerin tahtına oturmakla gerçeklerin inşaatına başlamak arasında harcanacak zaman yoktur! Geleceğe dökülmeyen harçlar yeteri kadar ödenmez borçlar bıraktı zaten! Aşk her şeyden büyüktür. Fenerbahçe'nin büyük düşlere yürümesini değil koşmasını beklemek gerçek Fenerbahçe taraftarının bu kulüpten alacaklı olduğunun resmi belgesidir. Pazar günkü seçimden sonra kim gelirse gelsin bir zahmet önce bu borcu ödesin! F hakki.yalcin@fotomac.c
