CANLI
SKOR
Fatih Doğan

Fatih Doğan

Beşiktaş rüzgârı devam eder!

1- Beşiktaş'ın yakaladığı havayı nasıl buluyorsunuz?
Kuzeyden esen poyraz yeli gibi. Hem takıma çekidüzen verdi hem de aleme nizam. "Ben de buradayım. Oyunumla, duruşumla, kadromla bu yarışın içindeyim" dedi. Haklı olarak geçen sene lig yarışında tarihi fark yenildiği ortamda sezonu Türkiye Kupası'nı kazanarak kapattı, yeni sezonu da Süper Kupa'yı kazanarak açmak az buz bir başarı değil. Beşiktaş şu an aldığı rüzgârla kısa sürede takımı toparlayan hocasıyla, yıldızlarıyla, "Ben de bu yarışta favoriler arasındayım, rüzgârımı estiriyorum" dedi.




2- Takımda vedalar devam edecek mi?
8 oyuncuyla yollar ayrıldı veya kiralık gönderildi. Halen gitmeyi bekleyen ya da imkân oluşursa değiştirilmeyi bekleyen bir sürü futbolcu var. Bunların başında Amartey geliyor. Aboubakar, Chamberlain, iyi bir teklif gelirse Colley, talibi çıkarsa Masuaku, Svensson, Zaynutdinov yenilenen Beşiktaş kadrosunda gitmesi planlanan oyuncular arasında. Beşiktaş'ın alternatifli, güçlü bir kadroya sahip olması için ofansif bir kanat, sol ve sağ bek, Colley giderse de iyi bir stoper takviyesine ihtiyacı var. Bu transferlerin eldekilerden Rafa Silva, Immobile ve Paulista gibi direkt oyuna etki edecek kalitede oyuncular olması şart.

3- Hasan Arat ve yönetiminin performansı için düşünceniz nedir? Başarılı mı, başarısız mı?
Hasan Arat bazı konularda eleştirildikçe yoluna başarıyla devam ediyor. "Seçilme şansı yok" dediler, seçimi kazandı. "Kadro kuramaz" dediler; kadroyu kurdu, kurmaya da devam ediyor. "Bu takımla kupa alamaz" dediler, kısa süreye iki kupa sığdırdı. "Yıldız alacak, büyük ödemeler yapacak parası yok" dediler; buldu, yapıyor. En önemlisi de getirdiği Giovanni van Bronckhorst'un yeni transferlerle ve takımla uyumu; camiasına umut, rakiplerine korku veriyor. Şu ana kadar temsil gücü yüksek bir profille de Beşiktaş'ı kasım-aralık ayında lige havlu attıran bir başkandan sonra, şampiyonluk kovalatacak bir başkan görüntüsü çiziyor.

Beşiktaş evinde büyük umut verdi

2024-25 sezonundan futbol adına çok beklentimiz var. Geçen yıllarda zamandan çalan oyunculardan, 1 puan için maçları katleden hocalardan, hakemi aldatmak için kırk takla atan futbolculardan bir hayli sıkılmıştık. Tüpraş Stadı'nda Beşiktaş-Antalyaspor maçına gelirken büyük takım reflekslerine uygun ofansif oyun anlayışıyla Bronckhorst'un taktiklerini, futbolculuğunda oyun seyrimizi güzelleştiren Alex de Souza'nın performansını görme heyecanı içindeydik. Samudio, 1. dakikada gol perdesini açınca "Güzel bir maç bizi bekliyor" dedim. Ancak Antalya kalecisi Piric sürekli topla oynayarak zamandan çalmaya başladı. Maç 1-1 oldu, hâlâ aynı tavra devam.
Beşiktaş'ın oyun iştahı kendi yuvasında üst düzeydeydi. İmmobile'nin attığı 2 golün yanı sıra Silva'nın, başta kaçırdıkları da faul nedeniyle iptal edilen golü de dikkat çekiciydi. Kaleci Piric'in tavrı devam etse Antalyaspor, Samudio ile ikinci golü asla bulamazdı! Silva'nın ilk yarıda kaçırdığı golü telafi edercesine ara pasında yine ceza alanına girip attığı golde klasını konuşturması, Beşiktaş'ın reaksiyon gücünü de belirginleştirdi. Güray'ın gaddarca girdiği ve Silva'nın ayaklarını yerden kestiği pozisyonun VAR'ın uyarıyla kırmızıya dönmesi doğru karardı.
Niyeti de hareketi de sıkıntılıydı. Solda 11 başlayan stoper Emirhan Topçu, Masuaku'yu hiç aratmadı. Ndour ilk maçında güçlü ve atletik performansıyla dikkat çekti. Beşiktaş evindeki ilk maçta taraftarını mutlu etti, büyük umut verdi.

Beşiktaş henüz hazır değil

Galatasaray son iki yılın şampiyonu… Teknik direktör Okan Buruk, sarı-kırmızılı takımı son iki yıldır şampiyonluğa taşıyan ana kadro ile devam ediyor. Mauro İcardi'nin bile hazırlık kampı geçirdiği bir ortamda Galatasaray 3 Ağustos'a daha iddialı giriyor. Giden Türkiye Futbol Federasyonu yönetimi hangi gerekçelerle 3 Ağustos'a Süper Kupa Finali'ni koydu net anlaşılamasa da net olan tek şey; Beşiktaş'ın hazır olmadığı. Rafa Silva, Ciro Immobile, Gabriel Paulista gibi yıldız oyuncular transfer edilse de yeni bir teknik direktör, yeni bir takım, yeni bir oyun şablonu Beşiktaş'ın şansını haklı olarak rakibine göre azaltıyor.

Beşiktaş adına bu karşılaşmada iyi bir kamp dönemi geçiren, oyunun liderliğine talip olan Rafa Silva ile sağ açıkta çok formda gözüken Milot Rashica'nın Beşiktaş adına sonuca etki edebilecek iki kritik isim olduğunu düşünüyorum. Ayrıca Türkiye A Milli Futbol Takımı'nda iyi performans gösteren Mert Günok… Galatasaray adına ise son iki yıllık şampiyonlukta önemli katkısı olan Dries Mertens, Lucas Torreira ve formdaki Barış Alper Yılmaz'ın, Süper Final'e süper etki edecek isimler olduğuna inanıyorum.

Veriler Galatasaray'ı gösteriyor ama Beşiktaş'ın da gerilerden gelip çok maç çevirdiği, finaller kazandığı hafızalarımızdaki yerini koruyor. Beşiktaş bu finali kaybederse bir küçük sarsıntı yaşayabilir, demoralize olabilir ama kazanırsa camia ve takım motivasyonu siyah-beyazlılara daha büyük kazançlar sağlar. Ama favori Galatasaray yenilirse, kaybı Beşiktaş'tan daha ağır olur. Sarı-kırmızılılarda Dursun Özbekçilerle Erden Timurcuların savaşı başladı. Sosyal medya üzerinden herkesin, elini açık etmeye başladığını gözlemliyoruz. Eğer Süper Kupa'yı kaybederse, bu durumun Galatasaray'daki krizi çok daha fazla büyüteceğini düşünüyorum.

Burası Türkiye!

Avusturya'nın en güçlü yanı orta sahası ve üçüncü bölgede etkili baskı yapmasını sağlayan kolektif hücum organizasyonuydu. Merih'in birinci dakikada duran toptan gelen erken golü "Baskın basanındır" kuralını hatırlatırcasına Avusturya'nın ilk şoku oldu.
Orta sahada Orkun ve İsmail üzerine kurulu dirençli orta saha, kurt teknik adam Rangnick'e ikinci şoku yaşattı. Montella'nın formda isimlerimiz Ferdi ve Mert'i daha çok önde ve oyunda tutan sistem değişikliğini de göz ardı edemeyiz. Savunma anında Kaan'ı geri çekerek 5'li, hücuma çıkarken 3-4-3'lü yapı bu finallerde ilk kez uygulandı. Orta sahada Orkun'un liderliğinde dinamik oyun, iyi savunma, duran toplardan Merih'in 2 golü ve kaçan bir gol. Rangnick'in ilk oyuncu değişikliği hamlelerinden Gregoritsch, kritik anlarda kurtarışlarıyla devleşen Mert Günok'u sadece 66'da geçerek Avusturya'nın ciddiyetini hatırlattı. Montella'nın sarı kartlı İsmail-Salih ve sonrasında Arda- Okay, Kenan-Kerem değişikliği direnci artırmaya yönelik doğru kararlardı.
Dün turnuvanın bence en iyi sol beki Ferdi'yi takibe gelen Arsenal ekibinin, "50 milyon Euro verelim hemen alalım" raporu vermesi lazım. Sadece Merih, Mert Günok, Orkun, Ferdi değil bütün takım, bütün ekip yürekten koca bir alkışı hak etti. Helal olsun Bizim Çocuklar, yolun açık olsun Türkiye'm… Her golden sonra taraftarımızın dediği gibi, "BURASI TÜRKİYE, BURADAN ÇIKIŞ YOK."
Bekle bizi Hollanda….

Taraftarın gücü

Sosyologlar, psikologlar, "Sorunlar ne kadar kaotik olursa olsun küçük umut, insanı hayata tutundurur" der. Beşiktaş lige havlu atmasına, liderin 42 puan gerisine düşmesine rağmen Ziraat Türkiye Kupası hedefine sarıldı. Avrupa Ligi'nin anahtarı olacak küçük bir umut uzun süredir mutsuzluk girdabına düşmüş taraftarı akın akın Dolmabahçe'ye getirdi. O umut ışığı bu sezon boyunca, derbiler dahil en iyi taraftar performansını doğurdu. Buradan çıkarılacak ders şu; takımda hissedilecek en küçük iyileşme ya da Beşiktaş'ı sezon sonuna kadar yarışta tutacak bir yönetim performansı kısa sürede çok şeyi değiştirebilir. Beşiktaş taraftarının öfkesi kadar sevgisinin de çok şeyi değiştirebileceğini yaşayarak gördük. Maça dönersek futbolcuların iyi niyeti ve mücadele gayretinin alkışlanır seviyede olduğunu söyleyebiliriz. Muçi'nin denemeleri de ilk yarıda skoru değiştirecek netlikte değildi. Hakem Zorbay Küçük'ün siyah-beyazlı oyunculara sarı kart göstermek için adeta arandığını söylesek haksızlık yapmış olmayız. Serdar Topraktepe ikinci yarıya girerken sonuç aldığı cesur bir hamle yaptı. Semih'in yerine Muleka'yı, Al- Musrati'nin yerine Fernandes'i aldı. 63'te de Ghezzal sakatlanınca Chamberlain girdi. Bu değişiklikler sonunda 70'te Muleka ve Chamberlain baskısıyla topu önünde bulan Muçi galibiyet golünü attı. İkinci yarı Beşiktaş'ın 2 net pozisyon verdiğini görenler, "Finali kazanabilir mi?" tereddütü yaşayabilir. Ancak her maçın karakteri ayrı.

Beşiktaş üzülmesin

Kayserispor ve Beşiktaş yeni transferleriyle birlikte toparlanma ve yükselme hayalleri kurarken ilk ciddi deneyimlerinde birbirlerini üzmeyip, birer puan kazandılar. Fernando Santos sahaya yeni transferleri Muçi ve Worrall'ı 11'de sahaya sürerek başladı. Ancak Muçi'ye sağ açıkta görev verilmesi ve ilk yarıdaki vasat performansı akıllara bu sezon Polonya liginde sol kanatta oynayıp içeri hareketlenmesiyle tezat oluşturdu. Belki pozisyon değişikliği, belki de uyumsuzluk vasat bir görüntü verdi. Sağ stoper bildiğimiz Worrall'ın sol stoper başlaması, bir pozisyonda önündeki topu rakibine kaptırması başlangıç maçında dikkat çeken nazarlık hata olarak görülebilir. 66'da Cenk çıktı, Al-Musrati girdi. Semih sola geçti, Muleka forvete, Musrati ortaya. Skordan bağımsız yazıyorum, temelde Beşiktaş adına şu görüntü vardı; sağ bek, sol bek ileri çıkmıyor, kanatlar ideal kanat oyuncusu değil, iki orta saha, ceza sahasına giren, üreten, taşıyan oyuncular değil, sahada 4 tane forvet var ama bu takım nasıl gol atacak? Kayseri, 3 yeni transferi ve Afrika Kupası'ndan dönen oyuncularıyla daha diri ve istekliydi. Özellikle Bourabia orta sahayı toparlayan isimdi. Cardoso'nun 51'deki vuruşu direkten dönmeyip gol olsa, maçın hikâyesi başka bir yere dönüşebilirdi. Sonraki değişiklikler vasat oyunu renklendirmeye yetmedi. Kayserispor bu takımla toplarlar hissiyatı verdi. Özellikle yol geçen hanına dönen savunma hattına oyuncuları gelince hemen hissedildi. Hücumda da atak sonlandırmak için uyuma ihtiyaçları var. Beşiktaş'ın toparlanmak için alması gereken çok yol var. Al- Musrati üzerine bu iş inşa edilebilir. Amartey- Gedson ikilisinin üreteceği bir çözüm yok. Kayserispor bu oyunla maçı kazanamadığı için üzülebilir ama Beşiktaş bu 1 puana üzülmemeli.

Cenk yükseliyor

Beşiktaş, son üç yıldır kasım-aralık aylarında lige havlu atan bir kulüp durumuna düşse de yeni hedeflerin, yeni heyecanların peşinde koşmaya çalışıyor. Siyah-beyazlı camia, odağına Ziraat Türkiye Kupası'nı almayı ve aynı zamanda Avrupa kupalarına katılmayı koydu. Hiç kuşkusuz yönetim değişikliği ve ardından dünyaca ünlü teknik adam Santos'un gelmesi, bu hedeflerin yeniden hayata geçirilmesi açısından büyük öneme ve katkıya sahip. Santos'un gelişi, öncelikli olarak takımın psikolojisine olumlu yansıdı. Sıkıntılı süreci sona erdirip, yeni hayaller kurmaya olanak tanıdı. Dünkü maç da bu açıdan kıymetliydi. Gördüğüm kadarıyla Arda Turan hoca, hafta sonu oynayacağı ve Süper Lig yolundaki en güçlü rakibi Kocaelispor maçı öncesi bir sakatlık yaşamamak için Beşiktaş karşısına rotasyonla çıkmış. Portekizli hoca da kendi plan ve programı dahilinde bütün oyuncularını tanımak ve onlara şans vermek için büyük bir ciddiyetle ve konsantrasyonla sahada yer aldı. Heyecanı, uyarıları, maç sonunda takımla birlikte tribünlere giderek taraftarı selamlaması, bu karşılaşmaya ne kadar önem verdiğinin bir göstergesi. Sahadaki sonuç da Beşiktaş'ın bu arzusunu destekledi. Ama başta kaptan Cenk'in yükselen performansını iki golle taçlandırması, Rebic'in golü, Tayfur'un asisti ve kontrat bekleyen Salih'in attığı ilk gol Beşiktaş'taki güzel gecenin parlayan yansımalarıydı. Beşiktaş, kadrosunu güçlendirerek devam ederse kupa finali ulaşılmaz bir hedef değil.

Beşiktaş’ın kılıcı!

Beşiktaş taraftarı ve takımı kendi evinde ilk maçına çıkan Fernando Santos'a sıcak bir karşılama yaptı. Portekizce "Kartal Yuvasına hoş geldin Fernando" pankartından ziyade tribünlerin tecrübeli hocayı tezahüratlarıyla sarmalaması çok daha değerliydi.
Stat "kapalı gişe" olmasa da Kapalı Tribün'de yapılan organizasyon stat tezahürat ambiyansına çok ciddi katkı yaptı. Dev Türk bayrakları eşiğinde "Şehitler ölmez vatan bölünmez" diye haykıran tribünlerin duruşu görülmeye değerdi.
Şu bir gerçek ki sahada futbolculardan yansıyacak en küçük olumlu gelişme ve umut ışığı tribünlerde sevgi dalgasına dönüşebilir.
Son maçlarda performansıyla ve attığı gollerle Semih Kılıçsoy aradaki duvarı yıkan oyunculardan biri durumunda. Attığı açılış golüyle Beşiktaş'ın önünü açtı. O gole kadar Beşiktaş Amir'in 15. dakikada sakatlanıp oyundan çıkmasından sonra orta sahada organize olmakta sıkıntılar yaşadı. Geçişlerde sorun vardı. Amir'i sakatlayıp oyun dışına gönderen Marcus Rohden'in sarı kart bile görmemesi maçın trajikomik anlardan biriydi. Semih'in yükselen performansının yanı sıra Gedson, Rashica, Cenk'in de performans olarak yükseldiğinin altını çizmek gerek. Cenk'in direkten dönen topu gol olsa diğerleri gibi gayretli oyununu golle taçlandırabilirdi.
Santos sık sık kenara oyuncu çağırıp maç içinde uyarılar yaparak dokunuşlar yaparken en büyük dokunuş gollerle geldi. Her gol, başta tribünler olmak üzere ihtiyacı olan herkese moral ve öz güven olarak yansıdı.