CANLI
SKOR
Fatih Doğan

Fatih Doğan

Yanlıştan döndü

Kayserispor'un içeride Eyüpspor, dışarıda Trabzonspor maçlarında oynadığı yüksek tempolu ve mücadeleci futbolu Ajax'tan ağır yaralı dönen Beşiktaş için ciddi bir uyarı niteliğindeydi. Göztepe maçındaki yenilginin stoper eksikliğinden kaynaklandığı Kadir Has'ta maç başlayınca bir kez daha görüldü. Beşiktaş dinamik, mücadeleci Kayserispor karşısına kimi mecburiyetten kimisi tercihten değişikliklerle çıktı. Emirhan'dan ideal sol bek olmaz ama Rashica üzerinde çalışmak zaman içinde güzel sonuçlar verebilir. Ön liberoda ilk kez izlediğimiz hızlı ve dinamik Ndour&Gedson ikilisi temposuz ve daha ağır Onana&Al- Musrati ikilisine göre daha iyi performans sergiledi. Gio, yeniden forvet arkasında görevlendirdiği Rafa Silva'nım performansından memnun kalmıştır ancak solda başlattığı Muçi'den beklediğini alamadığı için Semih'le değiştirdi. İlk yarı Beşiktaş'ın geçiş yollarını kapatan ve başa baş bir oyun ortaya koyan Burak Yılmaz'ın planları, kaleci Bilal'in özellikle de genç Baran'ın hatası, Gedson'un presi ve fırsatçılığıyla bozuldu. Hakem Atilla Karaoğlan'ın Beşiktaş lehine verdiği penaltı kararının etkisinden mi bilinmez, Attamah'ın Immobile'yi sararak indirmesine devam dedi. Pozisyonun devamında Uduokhai'nin Paulista'yı sakatlayan penaltı kararı VAR'dan döndü. Bence ilk pozisyon da ikinci pozisyon da penaltıydı! Nihai karar VAR'da ilk pozisyon baz alınarak Beşiktaş lehine penaltı ile sonuçlanmalıydı. Immobile sahada yıldızlaşırken, Giovanni van Bronckhorst birçok yanlışından döndü.

Bu skor Van Bronckhorst’a yazar

Beşiktaş UEFA Avrupa Ligi'ne kötü bir başlangıç yaptı. Oyuncu rotasyonunun etrafına kurgulanmış kötü oyun 4-0'lık farkı getirdi. Van Bronckhorst, Ajax karşısına çıkardığı sürpriz 11'le bu sonucun başrol ismiydi. Sadece bizi değil, rakip hoca Farrioli'yi de şaşırtan üç farklı terci yaptı.
Birincisi; Onana'yı 11'e koyup Al Musrati ile orta sahada yeni bir ikili denedi. Geçen sene transferi en çok eleştirilen Onana'da Hollandalı hoca ne gördü de önce kadroda, dün de 11'de başlattı merak ediyorum. Bırakın Onana'yı savunma açısından zafiyet yaşayan ve yedek kalması düşünülmeli dediğimiz Al Musrati'yle orta sahayı kurmak yenilgiye davetiye mektubu gibiydi...
İkincisi; Immobile'yi yedek bırakıp Mustafa'yı 11'de sahada sürdü. GİO "Mustafa'yı oynattığına Immobile ve Semih'ten birini tercih etmediğine göre önde baskı yapıp, kanat beklerini öne çıkarıp farklı bir oyun mu planladı?" diye düşünürken hiç birini görmedik. Topu da oyunu da genç Ajax'a teslim ettik. Kanat bekleri ileri çıkamadığı gibi Masuaku başta neredeyse ataklara geçit verdi.
Üçüncüsü; Onana'yı ön liberoya boyunca Gedson forvet arkasına, Rafa Silva sola kaydı. Rafa'yı merkezden almak performansına pranga vurmak demek. 65'de Rafa Silva'yı oyundan almak durumunda kaldı. Maçlar kazanılır kaybedilir ama kötü oyun ve skorun sorumluluğu ilk önce GİO'ya yazar. İkincisi vasat sol-sağ bek ile ağır ve üretken olamayan iki 6'ya yazar.

B planı şart!

Beşiktaş'ta on kişi kalmış Trabzonspor maçında kaybedilen iki puanın bir mesajı vardı. 10 kişi kalan ya da kapanan takımlara karşı plan ne olmalı? Immobile'nin 7-8 kişilik savunma karşısında zorlandığı görüldü. İlk tespit Semih'in daha erken oyuna alınıp çift santrfora dönülmesi fikriydi. Dün Dolmabahçe'de misafir edilen Eyüpspor, beklendiği gibi çok dirençli çıktı. Hem set oyunları hem de alan kontrolleri B planının devreye girmesini gerektiren bir duruma düştü. Immobile'yi defans yakın markajda zorlayınca oyuncu da rahat hareket etmek için kanat ve geriye gelmek zorunda kaldı. Rafa Silva'nın geçiş yolları da tıkanınca Beşiktaş pozisyon üretmekte zorlandı. Bu tür durumları aşmanın yolu kanat beklerinin oyuna daha çok katılması. Masuaku ve Svensson'un yapacağı bindirmelerle Eyüpspor'un oluşturduğu defansif barajı aşmaları gerekiyordu. Ancak Beşiktaş'ta sağ ve sol bek yeteri kadar aktif verimlilikte oyuna giremediği için Eyüp uzun süre direnç gösterdi ve çözülmedi. Burada Al-Musrati'nin de uzun paslarını konuşturacağı bir alanı olmadığı için orada Gedson belki de Ndour gibi alan açacak daha agresif oyuncuların ön plana çıkması gerekiyor. Beşiktaş, işleyen A planına bu tür B planı da başarıyla uygulamaya başladığı an sonuç alacaktır. Taraftara da stresli bir 90 dakika yaşatmanın önüne geçecektir. Van Bronckhorst'un zaman geçtikçe gelişerek bu sorunları çözeceğine inanıyorum.

Beşiktaş rüzgârı devam eder!

1- Beşiktaş'ın yakaladığı havayı nasıl buluyorsunuz?
Kuzeyden esen poyraz yeli gibi. Hem takıma çekidüzen verdi hem de aleme nizam. "Ben de buradayım. Oyunumla, duruşumla, kadromla bu yarışın içindeyim" dedi. Haklı olarak geçen sene lig yarışında tarihi fark yenildiği ortamda sezonu Türkiye Kupası'nı kazanarak kapattı, yeni sezonu da Süper Kupa'yı kazanarak açmak az buz bir başarı değil. Beşiktaş şu an aldığı rüzgârla kısa sürede takımı toparlayan hocasıyla, yıldızlarıyla, "Ben de bu yarışta favoriler arasındayım, rüzgârımı estiriyorum" dedi.




2- Takımda vedalar devam edecek mi?
8 oyuncuyla yollar ayrıldı veya kiralık gönderildi. Halen gitmeyi bekleyen ya da imkân oluşursa değiştirilmeyi bekleyen bir sürü futbolcu var. Bunların başında Amartey geliyor. Aboubakar, Chamberlain, iyi bir teklif gelirse Colley, talibi çıkarsa Masuaku, Svensson, Zaynutdinov yenilenen Beşiktaş kadrosunda gitmesi planlanan oyuncular arasında. Beşiktaş'ın alternatifli, güçlü bir kadroya sahip olması için ofansif bir kanat, sol ve sağ bek, Colley giderse de iyi bir stoper takviyesine ihtiyacı var. Bu transferlerin eldekilerden Rafa Silva, Immobile ve Paulista gibi direkt oyuna etki edecek kalitede oyuncular olması şart.

3- Hasan Arat ve yönetiminin performansı için düşünceniz nedir? Başarılı mı, başarısız mı?
Hasan Arat bazı konularda eleştirildikçe yoluna başarıyla devam ediyor. "Seçilme şansı yok" dediler, seçimi kazandı. "Kadro kuramaz" dediler; kadroyu kurdu, kurmaya da devam ediyor. "Bu takımla kupa alamaz" dediler, kısa süreye iki kupa sığdırdı. "Yıldız alacak, büyük ödemeler yapacak parası yok" dediler; buldu, yapıyor. En önemlisi de getirdiği Giovanni van Bronckhorst'un yeni transferlerle ve takımla uyumu; camiasına umut, rakiplerine korku veriyor. Şu ana kadar temsil gücü yüksek bir profille de Beşiktaş'ı kasım-aralık ayında lige havlu attıran bir başkandan sonra, şampiyonluk kovalatacak bir başkan görüntüsü çiziyor.

Beşiktaş evinde büyük umut verdi

2024-25 sezonundan futbol adına çok beklentimiz var. Geçen yıllarda zamandan çalan oyunculardan, 1 puan için maçları katleden hocalardan, hakemi aldatmak için kırk takla atan futbolculardan bir hayli sıkılmıştık. Tüpraş Stadı'nda Beşiktaş-Antalyaspor maçına gelirken büyük takım reflekslerine uygun ofansif oyun anlayışıyla Bronckhorst'un taktiklerini, futbolculuğunda oyun seyrimizi güzelleştiren Alex de Souza'nın performansını görme heyecanı içindeydik. Samudio, 1. dakikada gol perdesini açınca "Güzel bir maç bizi bekliyor" dedim. Ancak Antalya kalecisi Piric sürekli topla oynayarak zamandan çalmaya başladı. Maç 1-1 oldu, hâlâ aynı tavra devam.
Beşiktaş'ın oyun iştahı kendi yuvasında üst düzeydeydi. İmmobile'nin attığı 2 golün yanı sıra Silva'nın, başta kaçırdıkları da faul nedeniyle iptal edilen golü de dikkat çekiciydi. Kaleci Piric'in tavrı devam etse Antalyaspor, Samudio ile ikinci golü asla bulamazdı! Silva'nın ilk yarıda kaçırdığı golü telafi edercesine ara pasında yine ceza alanına girip attığı golde klasını konuşturması, Beşiktaş'ın reaksiyon gücünü de belirginleştirdi. Güray'ın gaddarca girdiği ve Silva'nın ayaklarını yerden kestiği pozisyonun VAR'ın uyarıyla kırmızıya dönmesi doğru karardı.
Niyeti de hareketi de sıkıntılıydı. Solda 11 başlayan stoper Emirhan Topçu, Masuaku'yu hiç aratmadı. Ndour ilk maçında güçlü ve atletik performansıyla dikkat çekti. Beşiktaş evindeki ilk maçta taraftarını mutlu etti, büyük umut verdi.

Beşiktaş henüz hazır değil

Galatasaray son iki yılın şampiyonu… Teknik direktör Okan Buruk, sarı-kırmızılı takımı son iki yıldır şampiyonluğa taşıyan ana kadro ile devam ediyor. Mauro İcardi'nin bile hazırlık kampı geçirdiği bir ortamda Galatasaray 3 Ağustos'a daha iddialı giriyor. Giden Türkiye Futbol Federasyonu yönetimi hangi gerekçelerle 3 Ağustos'a Süper Kupa Finali'ni koydu net anlaşılamasa da net olan tek şey; Beşiktaş'ın hazır olmadığı. Rafa Silva, Ciro Immobile, Gabriel Paulista gibi yıldız oyuncular transfer edilse de yeni bir teknik direktör, yeni bir takım, yeni bir oyun şablonu Beşiktaş'ın şansını haklı olarak rakibine göre azaltıyor.

Beşiktaş adına bu karşılaşmada iyi bir kamp dönemi geçiren, oyunun liderliğine talip olan Rafa Silva ile sağ açıkta çok formda gözüken Milot Rashica'nın Beşiktaş adına sonuca etki edebilecek iki kritik isim olduğunu düşünüyorum. Ayrıca Türkiye A Milli Futbol Takımı'nda iyi performans gösteren Mert Günok… Galatasaray adına ise son iki yıllık şampiyonlukta önemli katkısı olan Dries Mertens, Lucas Torreira ve formdaki Barış Alper Yılmaz'ın, Süper Final'e süper etki edecek isimler olduğuna inanıyorum.

Veriler Galatasaray'ı gösteriyor ama Beşiktaş'ın da gerilerden gelip çok maç çevirdiği, finaller kazandığı hafızalarımızdaki yerini koruyor. Beşiktaş bu finali kaybederse bir küçük sarsıntı yaşayabilir, demoralize olabilir ama kazanırsa camia ve takım motivasyonu siyah-beyazlılara daha büyük kazançlar sağlar. Ama favori Galatasaray yenilirse, kaybı Beşiktaş'tan daha ağır olur. Sarı-kırmızılılarda Dursun Özbekçilerle Erden Timurcuların savaşı başladı. Sosyal medya üzerinden herkesin, elini açık etmeye başladığını gözlemliyoruz. Eğer Süper Kupa'yı kaybederse, bu durumun Galatasaray'daki krizi çok daha fazla büyüteceğini düşünüyorum.

Burası Türkiye!

Avusturya'nın en güçlü yanı orta sahası ve üçüncü bölgede etkili baskı yapmasını sağlayan kolektif hücum organizasyonuydu. Merih'in birinci dakikada duran toptan gelen erken golü "Baskın basanındır" kuralını hatırlatırcasına Avusturya'nın ilk şoku oldu.
Orta sahada Orkun ve İsmail üzerine kurulu dirençli orta saha, kurt teknik adam Rangnick'e ikinci şoku yaşattı. Montella'nın formda isimlerimiz Ferdi ve Mert'i daha çok önde ve oyunda tutan sistem değişikliğini de göz ardı edemeyiz. Savunma anında Kaan'ı geri çekerek 5'li, hücuma çıkarken 3-4-3'lü yapı bu finallerde ilk kez uygulandı. Orta sahada Orkun'un liderliğinde dinamik oyun, iyi savunma, duran toplardan Merih'in 2 golü ve kaçan bir gol. Rangnick'in ilk oyuncu değişikliği hamlelerinden Gregoritsch, kritik anlarda kurtarışlarıyla devleşen Mert Günok'u sadece 66'da geçerek Avusturya'nın ciddiyetini hatırlattı. Montella'nın sarı kartlı İsmail-Salih ve sonrasında Arda- Okay, Kenan-Kerem değişikliği direnci artırmaya yönelik doğru kararlardı.
Dün turnuvanın bence en iyi sol beki Ferdi'yi takibe gelen Arsenal ekibinin, "50 milyon Euro verelim hemen alalım" raporu vermesi lazım. Sadece Merih, Mert Günok, Orkun, Ferdi değil bütün takım, bütün ekip yürekten koca bir alkışı hak etti. Helal olsun Bizim Çocuklar, yolun açık olsun Türkiye'm… Her golden sonra taraftarımızın dediği gibi, "BURASI TÜRKİYE, BURADAN ÇIKIŞ YOK."
Bekle bizi Hollanda….