1- Beşiktaş'ın yakaladığı havayı nasıl buluyorsunuz? Kuzeyden esen poyraz yeli gibi. Hem takıma
çekidüzen verdi hem de aleme nizam.
"Ben de buradayım. Oyunumla, duruşumla,
kadromla bu yarışın içindeyim"
dedi.
Haklı olarak geçen sene lig yarışında tarihi fark yenildiği ortamda sezonu Türkiye Kupası'nı kazanarak kapattı, yeni sezonu da Süper Kupa'yı kazanarak açmak az buz bir başarı değil. Beşiktaş şu
an aldığı rüzgârla kısa sürede
takımı toparlayan hocasıyla, yıldızlarıyla,
"Ben de bu yarışta favoriler arasındayım,
rüzgârımı estiriyorum" dedi.
2- Takımda vedalar devam edecek mi? 8 oyuncuyla yollar ayrıldı veya kiralık gönderildi.
Halen gitmeyi bekleyen ya da imkân oluşursa
değiştirilmeyi bekleyen bir sürü futbolcu var.
Bunların başında Amartey geliyor. Aboubakar, Chamberlain, iyi bir teklif gelirse Colley, talibi çıkarsa Masuaku, Svensson, Zaynutdinov yenilenen Beşiktaş kadrosunda gitmesi planlanan oyuncular arasında. Beşiktaş'ın
alternatifli, güçlü bir kadroya
sahip olması için ofansif bir
kanat, sol ve sağ bek, Colley
giderse de iyi bir stoper takviyesine
ihtiyacı var. Bu transferlerin
eldekilerden Rafa Silva,
Immobile ve Paulista gibi direkt
oyuna etki edecek kalitede oyuncular
olması şart.
3- Hasan Arat ve yönetiminin performansı için düşünceniz nedir? Başarılı mı, başarısız mı? Hasan Arat bazı konularda eleştirildikçe yoluna
başarıyla devam ediyor.
"Seçilme şansı yok" dediler, seçimi kazandı. "Kadro kuramaz" dediler; kadroyu kurdu, kurmaya da devam ediyor. "Bu takımla kupa alamaz" dediler, kısa süreye iki kupa sığdırdı. "Yıldız alacak, büyük ödemeler yapacak parası yok" dediler; buldu, yapıyor. En önemlisi de getirdiği Giovanni van
Bronckhorst'un yeni transferlerle ve takımla
uyumu; camiasına umut, rakiplerine korku veriyor.
Şu ana kadar temsil gücü yüksek bir profille
de Beşiktaş'ı kasım-aralık ayında lige
havlu attıran bir başkandan sonra,
şampiyonluk kovalatacak bir başkan
görüntüsü çiziyor.