CANLI
SKOR
Bülent Timurlenk

Bülent Timurlenk

Amatör ruhlu adam

Ligin esaslı takımlarından, iki İstanbul büyüğüne boyun eğmemiş, tek mağlubiyetini geçen hafta almış ve kalesinde 9 maçta sadece 3 gol görmüş Göztepe'yi kantara yükleyin. Üzerine Bodo/ Glimt maçının yorgunluğu, İlkay ve Lucas'ın eksikliğini ilave edin, yetmedi Göztepe'nin erken bulduğu golle 1-0 öne geçtiğini hesaba katın ve hatta Davinson gibi kritik bir adamın Trabzonspor maçında cezalı duruma düştüğünü de not edin… Galatasaray'ın altından kalkması gereken ağırlık ziyadesiyle fazlaydı. Evet, taraftarı önünde oynuyordu ama geçiş oynayan takımlar karşısında zafiyeti olan kadro sahaya 'yüksek postta düşenleri toplayan' Lucas ve kısa zamanda oyun aklı olan İlkay'dan yoksun 11'i ile sahadaydı. Osimhen kazandığı paradan bağımsız bu ülkeye gelmiş en amatör ruhlu adamlardan. Sıfır kibir, sıfır problem. O koşup mücadele ettiğinde, takım da ona ayak uyduruyor. Barış'ın ısrarlı koşusu sonrası Osimhen'in golü Beşiktaş derbisinden beri Galatasaray'ın ön alan baskısından gelen 5. gol. İcardi'nin 46'da girişi erken görünebilir, eğer Barış bir sıkıntı yaşamadıysa. 10 kişi kalmış rakip karşısında Okan Buruk'un şahmat'ı erken çekmesi kendi karakterinin bir parçası. İki orta sahaya düşme riskini de alan skoru da bulan kendisi. Göztepe, 3-4-1-2 başladığı maçta 10 kişi kalınca ikinci yarıda beyaz bayrağı çekti. Tabelanın büyümesini kaleci Lis önledi. 3-1 sonrasındaki kontrollü oyunun, Bodo maçındaki 2-0 iken 30-45 arasındaki oyuna selamı var. Buruk'un takımı, aktif dinlenmeyi çözdü. G.Saray, çok zor bir maçın altından kalkmayı başardı. Okan Buruk külliyatına eklenmesi gereken stratejik bir 3 puan.

Tedesco'nun planı

Stuttgart'ın Basel deplasmanında 2-0 kaybettiği maçı izlemeyen ya da istatistiklerine göz atmayanlar Alman ekibinin hücum üretkenliğini ıskalayabilir ama Tedesco bunun farkındaydı. O maçta topa yüzde 66 sahip olan, 29 hücum girişiminde 2.54 xG'ye rağmen gol bulamayan Stuttgart, Avrupa Ligi'nin en çok topla oynayan 3. takımıydı.
F.Bahçe ön alan baskısına gitmeden Alvarez'in dörtlü defansın önünde bırakıp 4'lü bir hat ve en önde En-Nesyri ile dizildi sahaya. Geçiş oyununda elde Nene ve Kerem gibi silahlar vardı ama en önemlisi Almanların hücum iştahını kırmaktı. Bunu başardılar. İlk yarıda Stuttgart, sadece 12 kez ceza sahasında topla buluşmuş, bekler iyi savunmuş, göbeği de Alvarez ve İsmail iyi kapatmıştı.
Bu oyun önde sağlam bir Jhon Duran isterdi ama penaltıyla gelen gol ikinci yarıda derinde bekleyen bir F.Bahçe'yi işaret ediyordu. Hatlar arasında neredeyse hiç kırılmadılar ve bu yarıda yüzde 70 topa sahip olan Almanlar sadece 3 hücumda kaldı. F.Bahçe'de maçın adamı Alvarez ve kaptan Skriniar. Kaleyi Ederson'un devralmasının da takıma güven verdiği ve Brezilyalı'nın gerektiğinde doğru oyun kurduğunu gördük.
İkinci yarısında iki kaleye de isabetli şutu olmayan maçı F.Bahçe, rakibi iyi analiz eden Tedesco'nun planıyla kazandı. Ligde yıpratan skorlar varken Avrupa'da 3 maçta 2 galibiyet mühim. Her yabancı hakem iyi olacak diye bir şey yok. Danimarkalı Kehlet dün saç baş yoldurdu. Alvarez'in kasıklarına gelen darbeye net kırmızı çıkardı, Stiller'i de ikinci sarıdan atmadı.

Kusursuz pres

İlk düdükle tribünden yükselen tezahürat kaç dakika aynı coşkuyla sürebilir, sahadaki takım presi aralıksız kaç dakika yapılabilir, buna insanın aklı da yetmez nefesi de ama ikisi de hesaplı kullanıldığında rakibin üzerine kâbus gibi çökebilirsiniz. Önce taraftar, yüzde 62 topa sahip olan Bodo'yu her paslarında ıslıklayıp makine gibi işleyen düzenlerini bozdular. Sonra Osimhen, Yunus, Lemina ve Lucas. Islıklardan akılları şaşmış rakibin ayağından söküp aldılar topu ve 3 gol…
İlkay'ın aklı ve tecrübesinin verdiği güven sakatlık haberiyle endişeyi de beraberinde getirmişti stadyuma. Kusursuz bir presle başladı Galatasaray ve meyvesini de çabuk aldı. İyi oynarken sendeleyen rakibi yere sermek için ikiyi bulmak lazımdı. İlk yarım saat geride kalırken o da oldu.
Bodo'nun defanstan çıkarken ürkek tavırları Buruk'un öğrencilerini daha da ateşledi. Norveç ekibi deplasmanlarda evindeki kadar rahat değildi geçen sezon da. Lemina muhteşem futbol oynadı, Abdülkerim çok kritik 3 topa ayak koyup tabela 2-0 iken oyunun kaderine etki etti. Ön alanda Yunus ve Osimhen'in müthiş presi golleri getirirken Sane de Sane gibiydi sahada. Çok top taşıdı, çok da yardıma geldi. Aksayan ya da bekleneni veremeyen ise artık kendini sanki bu formaya ait hissetmeyen Barış Alper Yılmaz'dı. 120 km koşan Bodo'ya karşı 45 ikili mücadele kazanan, 12 pas arasıyla rakibi bozan, 23 uzaklaştırma yapan Galatasaray değişiklikler sonrasında kramplar eşliğinde tamamladı maçı. Liverpool galibiyetini taçlandıran bu ruh ve mücadele olduğu sürece G.Saray yolundan şaşmaz dedirten bir 90 dakika. Tebrikler Okan Buruk ve öğrencileri. Doğru taktik ve uygulama budur.

Kök söktürdü!

G.Saray'da Okan Buruk döneminde teknik kadro bunu istemese de oyuncuların rakiplere bakışı ikiye ayrılıyor... Birinci grupta Bayern Münih, Manchester United, Tottenham, Liverpool var. Kaybedilmiş olsa da Bayern Münih maçları da dahil olmak üzere G.Saray'ın Avrupa'nın devlerine karşı kök söktürdüğü, fizik kalitesinde soru işareti bırakmadığı sınavlar…

DOĞRU PLAN ŞART
İkinci grupta Slavia Prag, Y.Boys, Elfsborg, D.Kiev ve AZ Alkmaar gibi kadro kapasitesi olarak daha düşük, çantada keklik olmasa da göze kolay kestirilen rakipler. Ve bildiniz üzere bunlar karşısındaki hayâl kırıklıkları ve hüsranlar. Bugünkü sınavın şifresi de bu. Evet Bodo/Glimt yukarıdaki satırlarda tarifi ile 2. gruba giren bir takım ama ona karşı o birinci gruba oynadığınız konsantrasyon ve doğru oyun planı ile oynamanız lazım.

TAM BİR MAKİNE
Bodo/Glimt geçen sezon Avrupa Ligi'nde yarı finale kadar yürüdü. Orada dikkat çekici olan, turları geçerken iç sahada rakiplere kurduğu üstünlüktü. Yarı finalde elendikleri Tottenham ile bu kez Şampiyonlar Ligi'nin ikinci haftasında karşılaştılar. Ve tıpkı ilk deplasmanlarında olduğu gibi maç 2-2 sonuçlandı. İngilizlere karşı 132 km mesafe kat etmiş, sınırsız nefesi olan bir insan topluluğu değil adeta mühendislik harikası bir makineden bahsediyoruz.

HATA ARAYACAKLAR
Bugün G.Saray karşısında topu yine rakibe bırakıp hızlı hücum ararken ön alan baskısını da sıkı tutup, G.Saray'ın çıkışlarındaki hatayı arayacaklar. Okan Buruk'un takımının bu turnuvada derinde bekleyip geçiş oynaması gereken rakipler sırasıyla Liverpool, A.Madrid ve M.City… Zaten o kadrolar bunu size zorlarlar da… Set hücumlarında G.Saray'ın sezon başından beri belirli çizginin üzerine çıktığını ve ortaya bir referans oyun koyduğunu söylemek zor. Aksine rakibin bitiremediği hücumları cezalandırmakta daha mahirler. Liverpool galibiyetinin duvara posteri asılacak şanlı bir zaferden daha fazla değerinin olması için G.Saray'ın bu gecenin sonunda hanesinde 6 puan yazması gerekli.

POLEMİK GEREKSİZ!
'Frankfurt'ta 110 koştu, yok efendim o istatistik yanlıştı 119 koştu' polemiklerinden kimseye fayda gelmez. Eminim bu akşam Bodo, G.Saray'dan fazla koşacaktır. Ve onlar yine 120'nin altında kalmayacaklar. G.Saray'ın da kendi tabanı bence bu kadar. Bunu zorlaması gerekiyor.

FIRTINA ÇIKARMALI!
Elbette futbolda tabelalar çok koşarak değişmiyor. Frankfurt maçının kötüsü, Liverpool maçının yedeği Leroy Sane'nin tüm Şampiyonlar Ligi tecrübesi ile bu akşam söyleyebilecekleri olmalı. Ve elbette maestro İlkay... Arkadaşları oyununa ayak uydurursa G.Saray için bu akşam değil bu sezon birçok maçta tabela da kolaylaşır. Geçen sezonun fırtına adamı Osimhen bu sezon imzası, geç geldi, hazır değil, sakat, milli takım arası derken belki de sezon açılışını bu akşam yapacak. 80 milyon Euro ödenen bir santrforun Şampiyonlar Ligi ve derbilerde belirleyici adam olmasını beklemek G.Saray camiasının hakkı.

TAKTİK KAVGASI
Liverpool sınavından, çok farklı bir taktik kavga bekliyor Okan Buruk'u. G.Saray hücumlarında sakin kalmak ve aklını kullanmak, hatta hücumda doğru son vuruşu bulana kadar sabırlı olmak bu maçın kader anlarına imza atabilir.

Omurga ayakta tuttu!

Samsun'daki kötü futbol ve iki puan kaybının ardından milli arada F.Bahçe gündeminde hoca ve oynayan futbolcular değil, manşetlerde 5 isim vardı… Kadro dışı kalan İrfan Can ve Cenk, seçim bitmiş başkan seçilmiş olmasına rağmen hâlâ seçim atmosferinde gibi davranan Ali Koç, Aziz Yıldırım ve yeni başkan Sadettin Saran…
İki türlü bakabilirsiniz. Bu gündem takımın üstünden yükü de alabilir, aksi bir skorda üzerlerine kâbus gibi de çökebilirdi. Tedesco'nun formsuz En- Nesyri yerine en uçta Talisca'yı koyup onun orta sahaya verdiği yükten kurtulması, Asensio'yu da rakip kaleye yakın oynatması doğru karardı. Olayların ceza almayan adamı Brown'un kulübede başladığını not düşmek lazım. Orta sahayı iki 6 numara ile tutunca F.Bahçe ürettiği ve pozisyon yemediği ilk 45 dakika yaşadı. İki gol, devre arasında 'farka giderler' umudu taşıyordu. 3 gün önce Beşiktaş gibi F.Bahçe de 60'ta fişi çekilmiş gibi durdu. Oyunun momentumu Karagümrük'e geçti. Nefis golle farkı bire indirdiler, bir direkten dönen topları vardı. Bir golleri de ince bir ofsayta takıldı. Yönetimden tam destek alan Tedesco arayışlarını sürdürüyor. Ama bir gerçek var; F.Bahçe'de birçok futbolcu fizik olarak çok geride. Neredeyse tribün desteği ile ayakta duranlar var. Kerem'in verimli olabilmesi için sevdiği iç kulvara kaçtığında çizgiden bindirecek beke ihtiyaç var. Levent bunu yapmaktan uzak ama savunmada iyi mücadele eden isimdi. İsmail bir kez daha F.Bahçe'nin omurgasını ayakta özellikle son çeyrekte tutan isimdi. Bu oyunun Stuttgart ve G.Antep deplasmanına yetmeyeceğini söylemek çok zor değil.

Sane kıpırdadı!

Milli aradan dönerken bir sonraki sınav mutlaka kazanılması gereken Bodo/ Glimt maçı olunca Okan Buruk da beklenen rotasyonu yaptı. Osimhen ve Lemina kulübede. Davinson'un yokluğunda Kaan Ayhan stoper. Nuri Şahin'in elinde iyi bir kadro var. Ancak Çağdaş Atan ile sezona kötü başlayan Başakşehir'in milli ara sonrasını beyaz bir sayfa olarak göreceği ortadaydı. Galatasaray ilk yarı telaştan uzak, momentumu elinde tutan, uzaktan avını bellemiş ve tek hamleyle indirecekmiş gibi bakan bir aslan gibiydi. Hiç pozisyon vermediler. Torreira ve Sara'nın iyi oyunu, Sane'nin kıpırdamasına Barış ve İcardi de eşlik edebilse tabelayı erken değiştirirlerdi.
Sane'nin ilk golünde İlkay yine nasıl büyük bir maestro olduğunu ortaya koydu. Buruk, ikinci yarıda topu rakibe bırakacaktı ancak önce ofsayttan dönen, ardından ev sahibinin golü hesapları kısa süreliğine bozdu. Çünkü Galatasaray beklenenden de çabuk ikinci golü buldu. Bu golde Sara'nın nefis asistinin ve Sane'nin bitiriciliğinin altını çizmek lazım. Eren'in iyi gününde olmadığı maçta Buruk, takımın enerjisini yüksek tutabilmek için 4 değişikliği birden 74'te yaptı, doğru karardı.
Kenardan gelenlerin as kadronun adamları olduğunu düşünürsek oyunu biraz daha kontrol etmeleri ve takımın bu kadar baskı yemesini önlemeleri gerekiyordu. Milli ara dönüşü zor olacaktı, öyle de oldu. Çarşamba günü maçın müziği de başka havası da.

3 puanın ötesi

Okan Buruk'un fabrika ayarlarına dönmesi gerekiyordu. Alanya testinden alınacak cok ders vardı, almış da. Sezona iyi başlamayan Leroy Sane'yi böylesine yüksek profilli bir maçta kulübede oturtmak cesur bir karar. Liverpool'da Salah'ın yedek, Szoboszlai'nin sağ bekte oynaması açıkçası Galatasaray için oyun başlarken avantajdı. Bu seviyedeki maçların yoğunluğu ikili mücadele ve çok koşu gerektirir, Galatasaray bunu başardı. Liverpool'un çizgiden dönen topundan sonra penaltı ile öne geçmek mücadelenin ödülü gibiydi. Singo, Gakpo ile iyi boğuştu. Jakobs bu maç için doğru tercih olduğunu gösterdi. Ön alan baskısı Liverpool'a tahminlerin ötesinde fazla hata yaptırdı. İkinci yarıda skoru korumak için derinden dikkatli bir savunma gerekliydi. Osimhen'in önce Yunus'a vermediği top, ardından karşı karşıya kaçırdığı top, bunlar gol olsa Liverpool'un fişini erken çekerlerdi. Slot son yarım saatte Salah ve Isak'ı oyuna sürüp tabelayı çevirmek için kozlarını oynadı. Fransız hakem tabelaya etki etmeyen ama oyunu bozan düdükleriyle bol bol Liverpool'a çalıştı, ne yazık ki bir Şenes Erzik'imiz olmadı UEFA'da. İkinci yarıda topa sahip olma oranını yüzde 70'in üzerine çıkaran Liverpool'a yapılan takım savunması alkışlık. Fransız hakem son bölümde VAR'dan dönen penaltıyı vererek niyetini belli etti. Galatasaray'ın ama Galatasaray'da en çok Okan Buruk'un böylesine görkemli bir galibiyete ihtiyacı vardı. Haneye yazılan 3 puan ama 3 puandan ötesi.

Liverpool'un şifresi Glasner!

10 MADDEDE LİVERPOOL ANALİZİ

1- Şampiyonlar Ligi'nin yeni formatında geçen sezon grup aşamasında 7 maçı da kazanıp son hafta yedeklerle PSV'ye mağlup olan Liverpool, son 16 turunda ilk maçı Paris'te 1-0 kazanmasına rağmen evinde aynı sonuçla yenilerek penaltılarla Fransız ekibine boyun eğmişti.

2- Devler Ligi'nin ilk maçında Atletico Madrid karşısında 2-0 öne geçen, farkı büyütecek fırsatları da yakalayan İngiliz ekibi, kendisine beş yıl önceki maçta da ters gelen Llorente'nin 2 golüyle şoka girmiş, gemiyi limana 90+2'de kaptan Van Dijk'in attığı golle yanaştırmıştı.

3- Bu sezon Avrupa'da transfer rekortmeni olan Liverpool, Leverkusen'den Wirtz ve Frimpong için Almanlar'a 165 milyon Euro, Ekitike için Frankfurt'a 96 milyon ve Newcastle'a ise santrfor Isak için 145 milyon Euro ödedi. Sol bek Kerkez için 46 milyon Euro'yu kasasından çıkaran Liverpool, sakatlığı yüzünden kadrodan çıkartılan genç stoper Leoni için ise 31 milyon Euro ödemişti. Leoni'nin yerine kadroya listede olmayan Chiesa eklendi.

4- Ligde ilk mağlubiyetini aldığı Crystal Palace karşılaşmasında cezalı Ekitike'yi kullanamayan teknik direktör Arne Slot, Atletico Madrid maçından farklı sağ bek, sol bek, orta saha tercihleri yapmıştı.

5- Geçen sezon lige fazla yüklendikleri için Şampiyonlar Ligi'den elendiklerini bir röportajında dile getiren Slot'un bugün iki-üç taşla oynaması bekleniyor.

6- Bu sezon oynadığı tüm maçlarda topa rakibinden daha fazla sahip olan Liverpool'un şifrelerini en iyi çözen adam, onları penaltılarla da olsa Community Shield'de yani İngiltere Süper Kupası'nda deviren ve üç gün önce de ligde mağlup eden Crystal Palace hocası Oliver Glasner...

7- Glasner'in derinde savunduğu, ön alan baskısından kaçındığı ve hatlar arası pas trafiğini kırdığı Liverpool, ilk beş maçını kazanırken Newcastle United, Arsenal, Burnley ve Atletico Madrid maçlarında 80. dakikadan sonra galibiyet golünü buldu.

8- Dünyanın en iyi ayaklarına sahip sayılı kalecilerden birisi olan Alisson ve defans göbeğindeki iki tecrübeli isme rağmen Liverpool savunmasının açığı özelikle beklerin arkaya adam kaçırmaları ve serbest vuruşlarda alan paylaşımı.

9- Slot'un, Frimpong ve Robertson'a beklerde forma şansını vereceğini bekliyorum. Orta sahada Gravenberch ve Szoboszlai çok üst düzey oyuncular. Slot, Macar orta sahayı forvet arkasına çektiğinde Mac Allister'a şans tanıyor. Gakpo'yu kulübede tutup Salah'ın ters kanadında Almanlar'ın büyük yeteneği Wirtz'e görev veriyor.

10- Forvet hattında Jota'yı trajik kaza sonucunda kaybeden, Luis Diaz'ı ise Bayern Münih'e gönderen Liverpool, hayal kırıklığı yaratan Darwin Nunez'i de Arabistan'a uğurlamıştı. Palace maçında cezalı olan Ekitike'nin bu akşam ilk 11'de forma giymesi kuvvetle muhtemel. İsak'ın ise kulübeden gelip şans bulması bekleniyor.