CANLI
SKOR
Bülent Timurlenk

Bülent Timurlenk

Tedesco’nun harakirisi!

Eylül 2021'de Fenerbahçe, sahasında Olympiakos'a 3-0 kaybederken Vitor Pereira takımını sahaya 3-4- 2-1 dizmiş, orta sahada Gustavo ve Mert Hakan ön taraftan yardım almayınca 40x50 metrelik alanda çaresiz kalmışlardı. O Pereira, dün İngilizlerin başında sahaya çıkarken, Tedesco'nun Trabzon'da kazanırken etkili dizilişinden vazgeçmesi derbi galibiyetinin sarhoşluğu mudur bilinmez ama o maçın en etkili adamı İsmail Yüksek'i, Kasımpaşa maçına saklamış olamaz değil mi?
Nottingham Forest oyunu da ilk golü Murillo'nun ayağından bulduğunda onu orta sahada kovalayan Kante'nin koşu kesmesi ve ilk 20 dakikada sadece 2 pas yapması ilerleyen dakikalar için de tehlike çanıydı. Avrupa Ligi'nde tecrübesiz santrforu denemek, "Fenerbahçe, Avrupa'yı bıraksın hedef şampiyonluk" diye çığıranlardan kabul görmüştür ama oyunun kalbi orta sahada her dakika İsmail'i arayan Fenerbahçe, Skriniar da sakatlanıp çıktıktan sonra İngilizlerden ilk yarıda 15 hücum yedi ve tabela 0-2'ye gelmişti. Premier Lig'in esaslı takımlarından Aston Villa'nın Kadıköy'de kazanırken 13 hücumu olduğunun altını çizeyim. "Maçı değil turu da verdim" değişikliğidir Kerem ve Mert'in devrede çıkması. İsmail'in de oyuna girmek için 61'i beklemesi gibi… Pereira 69'da yaptığı değişiklerle hem "tur bizim" dedi hem de kalan yarım saati idman maçına çevirdi. Tedesco'un ligde namağlup takımının derbi karnesi parlak ama Kadıköy'de iki İngiliz'in aldığı galibiyeti ve Avrupa'ya teorikte vedanın teknik adamın garip tercihleriyle gelmesi sadece soru işareti değil, yanına iki ünlem de gerektiriyor.

JuvenTUŞ oldu

Okan Buruk bu maça gelirken doğru rotasyon, doğru dakika yönetimiyle ön alan presinin hakkını verecek bir takım hazırlarken, Luciano Spalletti'nin santrforsuz, Inter derbisinde yıpranmış ve deplasmana gelmiş takımı kalitesini dengeleyeceği koşu ve güçte olabilecek miydi? Bodo maçı gibi müthiş presle gelen golün coşkusunu yaşarken yenilen gol, bu seviyelerin hatası değil elbette. Lemina'nın yokluğunda Sara'nın iyi oyununa ihtiyacı vardı Galatasaray'ın bir de Yunus'un basit top kayıpları yapmaması ve ataklarda doğru pası atması.. Brezilyalı attığı gol, frikik ve oynadığı muhteşem futbolla maçın yıldızlarından olurken Yunus bir kez daha zorda bıraktı takımını. Okan Buruk devrede onu oyundan almalıydı. Bremer'in oyundan çıkışı Juventus adına kader anıdır. 1-2 önde geldikleri ikinci yarıda Cambiaso'yu kartı var diye kenara alan Spalletti'ye Barış'ın cevabı, Cabal'ı iki sarıyla oyundan attırmak oldu. Lang'ın iki golde fırsatçılığı, Osimhen gol atmasa da iki golde yaptığı presle tabelanın 5'e gelmesini sağlayan adamdı. Türk futbol tarihinin en büyük zaferlerinden biridir bu. İtalya'nın en çok şampiyonluk kazanmış, bu sezon grup aşamasında sadece Real Madrid'e tek golle mağlup olmuş, 5 gol yemek nedir bilmeyen Juventus son düdükle derin bir nefes aldı. Çünkü maç 6'ya gidiyordu. Okan Buruk'un Galatasaray kariyerinde İngilizlere karşı aldığı görkemli galibiyetlerin ardından bir zamanlar forma giydiği ülkenin en büyüğünü 5 golle devirmek göğsüne takılmış önemli bir nişandır. Torino'da haftaya aynı hırsla ve ilk maç 0-0'mış gibi oynayacaklar elbette…

Locatelli’yi kilitle, bekleri baskıla, enerjilerini düşür

Spalletti'nin, RAMS Park'ta geçiş hücumları ile gol arayacağı, garantili bir oyun oynayacağını düşünüyorum. Juventus'un ön tarafında başta Kenan Yıldız diğer kanatta Conceiçao ve forvetin arkasında çok hareketli enerji küpü McKennie var. Oyunun beyni Locatelli. Kanatlara topu açan adam o. Ona baskı gerek. İnter maçını uzun süre 10 kişi oynadılar ve yıpranmış vaziyetteler. G.Saray'da orta sahada Torreira ve Sara ile birlikte oynayacak 3. oyuncunun kim olacağı, ne performans göstereceği bence maçın en önemli kilidi. Lang bu kadar yüksekten uçarken, Okan Buruk sakatlıktan dönen Sane'yi kulübede de başlatabilir. Juventus'un iki kanat bekinin de savunmaları zayıf. Barış-Lang (Sane) adam eksilttikleri sürece İtalyanların defans dengesi şaşar. Tecrübeli stoper Bremer, Osimhen'i bire birde alacaktır. Ama gerek Osimhen gerekse İcardi'nin, Juventus'a geçmişte çok başarılı performansları var. Bu Juventus kadrosu, 13 yıl önce karlı zeminde evine eli boş dönen Juve kadrosunun iki gömlek altında. Kalite problemini çok koşarak ve mücadele ederek kapatmaya çalışıyorlar. Eliminasyon turlarında ilk maç evindeyse kalende gol de görsen mutlaka ama mutlaka kazanacaksın. Deplasman golünün avantajı yok artık. G.Saray turu geçmek için bu maçı mutlaka kazanmalı. Bu 90 dakikada sahaya çıkacak ilk 11 kadar yüksek tempolu oyunda kenardan gelenler de önemli. Tribünler ne yapacağını biliyor. Taraftar, takımla beraber Juventus'u boğacak…

Tedesco’dan Fatih Tekke’ye ders

Elindeki 4 kanat oyuncusundan üçünü yedek kulübesinde oturtup Kerem'i de Talisca'nın yanına atıp orta sahada Guendouzi'nin önüne Kante-İsmail ikilisini iki 8 koyup, iki forvetin arkasını Asensio ile besleyen Tedesco'nun 4-1-3- 2'si maça yüzde 70 topa sahip olma ile başladığında Trabzonspor büyük baskı yiyordu. Muçi'nin golü sonrası Trabzon orta sahada oyunu dengelemeyi başaramadı. İsmail iki kişilik oynuyor ve merkezdeki baskıdan ev sahibi topu kanatlara yayamıyor, yaysa da Zubkov'un yokluğu ceza sahasına orta yapamıyordu… İlk iki golün esas sahibi top kapma canavarı İsmail'dir . 1-2 dakika sonrası ilk yarının son çeyreğinde Trabzonspor topa yüzde 70 sahip olurken 6 hücumdan birinde topu ağlara gönderen Onuachu, Oosterwolde'yi posterlik yapıp vurdu. F.Bahçe ikinci yarının başında 3. golü ağlara yolladığında isabetli şut sayısı üçtü.
Trabzonspor'un kanat forvetleri eksik, Pina ve Lovik de kanattan o katkıyı vermekten uzak. Tedesco'nun planı şıkır şıkır işlerken; "Daha bu seviyelerin teknik adamı değilim" hamlesi geldi Fatih Tekke'den... Onauchu'ya top gelmezken santrforu çiftleyip oyuna Umut Nayir'i aldı…
Tedesco yine akıllıca bir hamleyle önce kartlı Talisca'yı kenara alıp yorulan rakibe karşı oyunu genişletmek için önce Cherif ardından da Musaba-Nene ikilisini aldı. 48'de 3. golü yiyen Trabzon'un maçı çevirmek için enerjisi yoktu. Tedesco'nun teknik adamlık dersi verdiği, Fenerbahçe'nin de en keskin virajı döndüğü bir 90 dakika izledik.

Juventus planı

Futbolun bildik klişesidir: "Önümüzdeki maç en önemli maç… Maç maç bakıyoruz." Öyle olması gerekir sahadaki futbolcular için ama teknik adamlar biraz daha geniş bakarlar yola. Bir sonraki durak Juventus müsabakası olunca Okan Buruk ikili bir strateji geliştirecek ve rotasyonla derinlemiş kadroyu verimli kullanacaktı. Öyle de yaptı. Boey, 'Kenan karşısında ne yapabilir' sorusu için sahadaydı. Jakobs, Sallai, Torreira, Barış ve Sara'nın Juventus maçında 11'de başlayacağını dünkü 11'e bakanlar görmüştür. Tek sürpriz Osimhen'in dinlenmemesi ki bu da oyuncu- hoca iletişimi sonrasında alınmış bir karar. Eyüp son haftalarda çıkıştaydı ama lig lideri karşısında ev sahibi, sezonun erken golünü atınca tutunacak dalları kalmadı. İyi mücadele ettiler ama RAMS Park'ta 56 dakika 10 kişi oynayan bir takımın çaresizliği işte. Ara transferdeki takviyelerin meyvesini erken aldı Okan Buruk. Lang yetenekli olduğu kadar rakipler için ters de futbolcu. Yunus geçen hafta gibi yine kafayla atarken, Lang ve sonradan oyuna giren Asprilla ceza sahası dışından şut eksiği olan takıma hücum zenginliği getirdiler. Osimhen gol atmasa da iki asist, bir kilit pasla maç seçmediğini bir kez daha gözler önüne sererken, kaptan İcardi'nin üçlemesi hem kendi geleceği hem de sezonun kalanı için G.Saray adına en büyük artı. 5 gollü galibiyette sınıfı geçemeyen tek adam Boey. Onu Kenan karşısına çıkartmaması gerektiğini dün Okan Buruk görmüştür. San Siro'da İtalya derbisinden yıpranmış bir Juventus gelecek. Doğru rakip analizle, bunun eleminasyon turunun ilk maçı olduğunu unutmayan bir taktikle G.Saray, "Yaşlı Kadın" Juventus'u yine eli boş yollayabilir evine..

Derin G.Saray

Transfer döneminin kapanması, oyunun asıl aktörlerine; teknik kadro ve futbolcular için iyi oldu G.Saray'da. Yöneticisi, menajeri, duyumcusu, sahneden silindi. Lemina ve Sane'nin yokluğunda sol kanada alışmış Barış Alper Yılmaz'ın memleketinde sağ tarafta ne vereceği önemliydi. Bir de elbette 8 numara oynarken pas trafiğinin kilit adamı olan ve ön alan baskısında önemli parça olan Torreira'nın 6 numarada oynaması.. İyi başladı G.Saray maça. Kadro derinliği böyle günler için lazım. Lang adrese bir ortayı Barış ile buluşturduğunda Buruk'un takımının 1 topu da direkten dönmüştü. İlk 30 dakikayı iyi kontrol ettiler. Ancak devrenin son çeyreğinde, Rize'den 6 hücum yerken ilk 45 dakikanın soru işareti istatistiği ikili mücadelede 27'ye 16 geride olmalarıydı. Rizespor sıkıntıları olan bir takım. Ancak 1-0 rakibi oyunun içinde tutar. Ali Sowe'un çok ince ofsayt ile iptal edilen golü G.Saray'ı önemli bir uyarı oldu. Ordan sonra işi daha da ciddiye aldılar. İlk yarıda görünmeyen Yunus'un kariyerindeki ilk kafa golü Rizespor'un kepenklerini kapattı. Ardından Osimhen'in sayısı… İcardi ve Lang'ın direkten dönen toplarını da eklersek 3 gol atıp 3 topu da direkten dönüp, 19 hücum ve Uğurcan'ın kritik 3 kurtarışı ile İstanbul'a dönüyorlar. Var mıdır yok mudur bilinmez ama spor kamuoyunda "Derin G.Saray" diye bir tabir vardır. Onu bir kenara koyalım; dün Okan Buruk'un elindeki futbolculara bakarsak "Evet derin bir G.Saray vardı."

Basiretsiz yönetimine rağmen

Galatasaray son iç saha maçında Gaziantep ile berabere kalırken ligin ilk yarısında deplasmanda kazandığı maçtan 3 eksik hücum yapmış, Karagümrük'e Ağustos ayında 28 hücumla zorluk çıkartırken geçen hafta galibiyet ikinci yarıda toplam 15 hücumla gelmişti. Son vuruşlardaki verimsizlikten önce bakılması gereken yaptığı orta değil, ceza sahası içinde topla kaç kez buluştuğun, ceza sahası dışında kaç şut denediğin, kaleye isabetli kaç şut attığındır. Bu verimsizlik Şampiyonlar Ligi yorgunluğuna, geciken transferlere, kadro darlığına bağlanır elbette ama dün Okan Buruk'un takımı akan oyundan en fazla hücum yapan ünvanını ilk yarıdaki maçlarda elde etmişken karşısında akan oyundan en fazla hücum yiyen takım vardı. Kayseri iki golü de akan oyundan kalanları da penaltıdan yedi zaten.
Sara'nın iyi oyunu ve liderliği, Lemina'nın sertliği ve Lucas'ın dönüşüyle öndeki Osimhen'in de presiyle Kayseri'yi kolay çözdüler. Geçiş hücumları yerken hatayı basit pas hatalarında aramak lazım. Juventus ile eşleşmişken birinci kaptanının Juve'nin transfer dedikodusuna bakalım Galatasaray Başkanı Dursun Özbek ne diyecek? Osimhen sakatlansa santrforsuz kalacak takımı için Antalya'daki kardeşi Mehmet Özbek'e, Liverpool galibiyetinde soyunma odasında Monaco'da locada yanından ayrılmayan Serdar Güzelaydın'a, iki kez gönderilip gölgede duran Cenk Ergün'e danışmadan bir karar almaz elbette... Lemina, Juve'den sonra Rize'ye karşı da yok, ortada yeni bir 6 numara da… Galatasaray kadar yönetimine rağmen başarılı bir kulüp yok Avrupa'da…

Alkışlıyoruz ama!

Eylül ayında fikstür belli olduğunda "City 7. maça kadar işini bitirir, Galatasaray fırsat olur" diyenlerin karşısına çıkan futbol gerçeği, ilk 8 için sadece kazanmak değil averajını yükseltmek için farklı galibiyet almak zorunda olan bir takım çıkardı. İlkay 10 yıl önce Guardiola'nın ilk transferiydi. Dün Pep'in karşısına kaptan olarak sahaya çıkması güzel fotoğraf ama işin video-oyun kısmında maalesef yoktu. Lucas'ın yokluğunda ön alan baskısı yapmak pek de iyi fikir değildi. Buruk, savunmayı öne çıkartıp orta sahası ile yakın oynamaya çalıştı ama Haaland'ın golünde Abdülkerim'in ağırlığı ona geri adım attırdı. İkinci golde Cherki son vuruşu yaparken tek başına kameralara poz verdi. Atletico Madrid ve City gibi yüksek tempolu takımlara karşı 7 günde 2 maça çıkmak kolay iş değil . Sane eski takımına karşı Sara ile birlikte iyi mücadele ederken "gidecekse Arabistan'a değil Premier Lig'e gitmeli" dediğimiz Barış Alper, İngiliz devi karşısında sanırım boyunun ölçüsünü almıştır.
İkinci yarıya çıkarken canlı puan tablosunda ilk 8'deki yerini sağlamlaştıran City'nin sakatlar yüzünden daralan kadrosunu düşünüp temposunu düşürdüğünü söylemek lazım. Bu fikstürde Liverpool'a kaybedip Union SG'yi yenmek normal olandı. Monaco'dan 1 alıp Ajax'a kaybetmek de futbolun bir başka normaliydi. Kötü Ajax'ı affetmeyip Simeone'den puan almak ilk 24'ü getirdi.
Eski formatta son 16'ya çok kaldı Galatasaray. ilk 24'te olmak alkışı hak eder ama şapka çıkartılacak maç sayısı sadece 2... İlk maçta Lemina yok; rakibi yarın öğreneceğiz... Son söz; hayırlısı...