Ömer Üründül

Ömer Üründül

Takım oynadı zafere ulaştı

Fenerbahçe dün gece deplasmanda tarihi bir galibiyet alarak 18 yıllık hasreti giderdi. İlk yarı taktik olarak ve oyunun kontrolü olarak her şey Fenerbahçe'nin lehineydi. Rakibe etkili atak ve hücum şansı vermediler. Gecenin en başarılı isimlerinden Oğuz Aydın ve arkadan yine çok iyi oynayan Brown'ın destekleriyle sol kulvar çok iyi çalıştı. Üst üste iki gol geldi. Bu çok büyük bir avantajdı. Zaten rakip de kendini bir türlü toparlayamıyordu. İkinci devre çok kritikti. Fenerbahçe yine dengeli başladı. Bilhassa Oğuz'la da çok net bir üçüncü gol fırsatı kaçtı. Sonrasında Lyon'un golü geldi. İki farklı öndeyken bilhassa zorlu deplasmanlarda bir gol yemek rakibi ateşliyor, seni de zora sokuyor. Neyse ki onların ağlara giden bir vuruşu kıl payı auta takıldı. Sonrada hakemin hatasıyla attıkları gol VAR'dan döndü. Bu maçtaki en büyük şans bana göre uzatma bölümünde rakibin maçın en net pozisyonunu kaçırmasıydı. Şimdi gelelim genel gözlemlerime; Oğuz'un en büyük özelliğitop tutabilen birkanat forveti olması. İşte Kerem Aktürkoğlu'nun en büyük eksikliği burada. Vedat Muriqi tam hazır olmamasına rağmen müthiş bir mücadele sergiledi. Kritik golün dışında da oynadığı sürede hep oyunun içinde vardı. Kante ve Guendouzi alışılmış biçimde iyi görev yaptılar. Bana göre İsmail Kartal'ın devre arasında İsmail Yüksek- Talisca değişikliğini yapması gerekirdi. Bir önemli konu da her zaman vurguluyorum, bir takım hiçbir zaman bir futbolcuya endeksli olmaz. İşte herkesin göklere çıkardığı Asensio oynamadı ama takım oynadı ve zafere ulaştı.

Gerçek bir santrfor olunca!

Fenerbahçe maça takım olarak çok iştahlı bir başlangıç yaptı. Kısa sürede golü buldu. Bu golden hemen sonra skora denge gelmesi de takımı etkilemedi. Baskılı oyun sonunda devre 3 golle bitti. İkinci devrede bir gol daha geldi. Ve sonuç olarak Fenerbahçe evinde rahat bir galibiyet elde etmiş oldu. Gelelim genel gözlemlerime; dünkü en önemli artı takımın gerçek bir santrfora kavuşmasıydı. Vedat Muriqi, tam hazır olmasa da her türlü çok iyi görev yaptı. Golünü attı. 4'üncü goldeki asisti de çok başarılıydı. Greenwood fizik olarak iyi durumda değil ama çok akıllı bir oyuncu. Saha içinde aktif dinlenmeler yapıyor. Bölüm bölüm sahneye çıkıp çok kaliteli işler yapıyor. Biri penaltıdan dönüşte de olsa 2 gol attı. Asensio'nun golündeki asisti de mükemmeldi. Kerem Aktürkoğlu yine çok çalışkan ve çok istekliydi. Ama bir türlü beklediği golü atıp moralini yakalayamıyor. Bu arada yaşadığı sakatlık dolayısıyla kendisine geçmiş olsun diyorum.
İsmail Kartal, doğal olarak 3 farktan sonra Lyon maçını da düşünerek oyuncu değişikliğine gitti. Yalnız kafama bir şey takıldı. Her maç oynayan ve en ağır yükü çeken Guendouzi'yi neden dinlenmeye almadı.
Gelelim Lyon maçı öncesi beni endişelendiren konulara... Bir defa Lyon takımı tehlikeli bir takım. Dün gece Fenerbahçe 2 gol yedi. Kramer iki tane net kafa golü kaçırdı. 4 tane de kaleci Ederson'un kurtarışı var.

Rotasyona itirazım yok, tercihler yanlış

Sezona büyük hedefler koyarak girme düşüncesindeki Fenerbahçe, ligin ilk maçında şok bir yenilgiye uğradı. İsmail Kartal, ya günümüz futbolunun artık atletizme döndüğü gerçeğini bilmiyor ya da medya ve yönetimin etkisinde kalıyor. Bana göre ikincisi dahaön planda! Sezon başından beri Avrupa kulvarındaki iyi neticelere rağmen Fenerbahçe hakkındaki genel görüşümü üstüne basa basa söylüyorum; Eğer fizik gücün yetersizse yıldız futbolcu olmanın hiçbir özelliği yok. Dünkümaça bakıyorum, İsmail Kartaltabii ki Lyon maçını düşünerekrotasyon yapacak. İtirazım yokama tercihler çok yanlış. Asensio, Talisca ve İrfan Can'ın bir arada oynadığı takımın pozisyon zenginliği bulması, savunma güvencesi oluşturması mümkün değil. İşte bu iddialı teşhisim dün kısıtlı kadroya sahip Gençlerbirliği karşısında da ortaya çıktı. İlk 30 dakika tamamen Fenerbahçe'nin topa sahip olduğunu görüyoruz ancak tempo düşük, üretkenlik yok. Sadece topa sahip olma var. Üstelik Talisca ile skor avantajı da yakalanmışken. Devrenin son 15 dakikasında takım tahmin ettiğim gibi durdu. İlk ciddi rakip atağında da beraberlik golü yendi. Artık İsmailKartal'ın ikinci yarıya hamlelerlebaşlaması lazım. Onu da yapmayıncaikinci gol yendi. Sonrasında hamleler başladı ama telaşlı, yoğun baskıya Gençlerbirliği müthiş bir direnç göstererek çok net pozisyon vermeden mutlu sona ulaştı. Kutlamak lazım. Şimdi merak ediyorum; Bu maç,eleştirdiğim bu tip takım tertibi,İsmail Kartal'a önemli Lyon maçıöncesi bir ders olacak mı? Bekleyelim,görelim.

Kartal, play-off’ta dikkatli olmalı

F.Bahçe, Sturm Graz'ı rövanş maçında da yenip play-off'a kalmayı başardı. Avusturya ekibi, ilk yarıda değişik bir taktik uyguladı. Fizik güçlerine güvenip, ilerleyen bölümleri düşünerek gollere ihtiyaçları olmalarına rağmen takım halinde topun arkasına geçerek kendi alanlarında kalıp kontratak düşündüler. Bu 30 dakikalıkbölüm F.Bahçe'nin işine yaradı. Ayağa paslarla oyunun kontrolünü ellerinde tuttukları gibi iki de net fırsat yakaladılar. Devrenin son 15 dakikasında S.Graz biraz hareketlendi. F.Bahçe de geride işi sağlama aldı. İkinci yarı başladığında aynı ilk maçtaki gibi S.Graz'ın oyuna fizik olarak ağırlık koyduğunu gördük. İşler biraz tehlikeye girer gibi gözüküyordu. Bunu gören İsmailKartal, 3 oyuncu değişikliğine gitti. Çıkardığı3 isim de çokdoğru kararlardı. Kısa süre sonra F.Bahçe işi bitiren golü de buldu. Ondan sonra da zorlanmadan 90 dakikayı tamamladı. Hatta farkı da artırabilirdi. Dün geceye genel olarak baktığımızda Asensio ve Greenwood fizik açıdan hiç iyi değillerdi. Defans bloğu kusursuz oynadı, bana göre sahanın en iyi iki oyuncusu Guendouzi ve Ake idi… Talisca, santrfor gerçek yeri olmamasına rağmen elinden geleni yapıyor. Geçen sezona göre de daha güçlü. İsmail Kartal'ın play-off'ta çok dikkatli olması lazım. S.Graz karşısında iki maçta da çıkardığı ilk 11, Şampiyonlar Ligi biletini almak için kesinlikle doğru değil. Herhalde bunun analizini yapacaktır. Ayrıcamükemmel bir hakem performansı izledim.

En büyük kazanç Aktürkoğlu!

Fenerbahçe, Kadıköy'de Sturm Graz karşısında rövanş için avantajlı bir skor elde etti. İlk 20 dakikada çok tempolu bir futbol sergilediler. Talisca ile erken skor avantajı yakalandı. Devre ortasından sonra yüksek tempoda düşüş başladı. Buna rağmen rakibe de tehlikeli atak şansı verilmiyordu. Taktik açıdan geride genişlik bırakmamakdoğru bir tercihti. Devre sonunda Greenwood'un mükemmel golüyle fark ikiye çıktı. İkinci yarı tahmin ettiğim gibi geçti. Fenerbahçe, fizik olarak oyundan düştü. İlk yarı top yapamayan Graz'ın zaman zaman oyunu kontrolü ettiğini, bazı tehlikeli atak girişimleri geliştirildiğini gördük. Sonra İsmail Kartal'dan hamleler geldi. İkinci yarıdaki kopuk futbolda rakiprisk aldığı için Fenerbahçe'nin seyrek ataklarında da üçüncü golün de gelebileceği 2-3 pozisyon gelişti. Hele hele uzatma bölümünde kaçan fırsat çok netti. Sonuçta 2 farklı skorla maç noktalandı. Fenerbahçe'ninikinci yarıda fiziksel açıdandüşmesi normal. Bu kadro yapısının tempoda devamlılık sağlaması mümkün değil. Guendouzi ve Kante ağır yükübaşarıyla taşıdılar. Skriniar son derece diriydi, yanındaki Ake'nin de işi biliyor olmasının Skriniar'ıdaha da rahatlattığı gerçek. Greenwood gerçekten çok kaliteli bir kanat forveti. Futbolu biliyor, az top kaybediyor, golü de mükemmeldi ama daha hazır değil. Dün gecenin en büyük kazancı Kerem'inperformansıydı. Müthiş koştu, en önemlisi detakım savunmasına verdiği üst düzey katkıydı.

Talisca&Asensio bir arada olmaz!

🔴 F.Bahçe, Sturm Graz karşısında ne yapar?
Bizim takımlarımız için rakip kim olursa olsun kolay maç yok. Zaten bunun örneklerini yıllardır yaşıyoruz. Bu da kritik bir karşılaşma. Fenerbahçe,Gornik Zabrze karşısında turu geçmesine rağmenbaşarılı bir görüntü ortaya koyamadı. "Henüz sezon başı, takımlar tam hazır değil" görüşüne katılmıyorum. Bizim takımlarımızdaki enbüyük eksiklik sistemsizlik. Avrupa'daki vasat altı takımların bile oturmuş bir sistemi var. Benim F.Bahçe ile ilgili geçen sezondan bu yana değişmeyen bir görüşüm var; dünya futbolu artık atletizmedöndü. Son Dünya Kupası'nda da bunun en net örneklerini gördük. Bana göre ne kadar yetenekli olurlarsa olsunlar, fiziksel yetersizlikleri nedeniyle Talisca ve Asensio'nun birlikte oynadığı maçlarda F.Bahçe, günümüz futbolunun gerektirdiği total futbolu ortaya koyamaz.

ÜÇ MESSİ OLSA SON 16 ZORDU!
🔴 F.Bahçe nasıl bir 11'le sahada olmalı?
Talisca oynayacaksa Asensio oynamamalı, Asensio oynayacaksa da Talisca oynamamalı. Zaten fiziksel olarak çok güçlü olmayan İrfan Can'la birlikte bu üç isim aynı anda sahada olduğunda, Gornik Zabrze maçındaki oyun içi sıkıntıların daha da arttığını gördük. Messi hâlâ dünyanın en iyi futbolcularından biri. 40 yaşına gelmesine rağmen Arjantin Milli Takımı'nda kazandığı toplarla üç-dört rakibini geçip 30 metrelik sprintler atabiliyor. Elbette savunma yönü zayıf. Ama şöyle bir örnek vereyim; Arjantin aynı andaüç Messi ile oynasa herhaldeSon 16'ya bile kalamazdı. Orta saha ise Fred, Guendouzi, İsmail Yüksek ve Bartuğ Elmaz dörtlüsünden seçilecek üç savaşçı oyuncudan oluşmalı. Aksi halde rakiplerin geçişoyunlarında ciddi sıkıntılar yaşanır.

PAVLİDİS, SİSTEMİ İŞLETEN BİR FORVET
🔴 Forvet için Yunan golcü Vangelis Pavlidis ismi öne çıkıyor. Benfica'da Kerem Aktürkoğlu ile birlikte oynadı. Faydalı olur mu?
Pavlidis bana göre sadece gol atan değil, aynı zamanda sistemi işleten bir santrfor. Sırtıdönük oyunu çok iyi oynuyor. Zaten Kerem Aktürkoğlu'nun performansını yukarı çekmek için de bu özelliklere sahip bir forvete ihtiyaç var. Bir anlamda Vedat Muriqi de benzer özelliklere sahip bir santrfor. Bence Kerem'in en çok geliştirmesi gerekenyönü, topla buluştuğunda aceleci davranmaması. Takım arkadaşlarıyla birkaç pas yaparak oyunu dengelemesi, bire bir pozisyonlarda ise doğru zamanda adam eksiltmeyi denemesi gerekiyor. Günümüz Avrupa futbolundaki üst düzey kanat oyuncularını örnek alarak bu yönlerini geliştirmeli.

STOPER VE SOL BEK TRANSFERİ DE GEREK
🔴 Fenerbahçe'nin şampiyonluk için kadrosu yeterli mi? Forvet dışında ihtiyaç var mı?
Ben, her şeye rağmen Fenerbahçe'nin bir stoper daha transfer etmesi gerektiğini düşünüyorum. Bunun yanında kaliteli bir sol bek de alınabilir. Çünkü Oosterwolde, agresif oyuntarzı nedeniyle her maç kart görme riskitaşıyor ve bu alışkanlığından hâlâ vazgeçmişdeğil. Bu nedenle forvet transferinin yanı sıra savunmaya yapılacak takviyelerin de sezonun kaderini belirleyeceğini düşünüyorum.

İsmail Kartal kararları kendisi vermeli!

Fenerbahçe'nin takım tertibini öğrendiğim zaman bir hayli endişelendim. Rakip güçlü olmasa da ilk maçtan bir avantaj da olsa İrfan Can, Taliscave Asensio gibi defansif özellikleriolmayan oyuncuların birarada olması, bana göre önemlibir problemdi. Rakibin hediye ettiği penaltıyla çok erken gelen golün moraline rağmen Fenerbahçe çok sıkıntılı bir ilk yarı geçirdi. Hele hele devrenin son 12 dakikasında Gornik Zabrze'nin topa sahip olma oranının yüzde 85'i bulmasını kabul etmek mümkün değildi. Bir de üstelik son dakikada da skora denge geldi. Neyse ki İsmail Kartal,55-60. dakikaları beklemedenikinci yarıya iki değişiklikle başladı. İrfan Can Kahveci ve Asensio'nun yerlerine Greenwood ile İsmail'i aldı. Bu tabloda ikinci yarıda yine Fenerbahçe istenilen oyunu sergilemese de zaman zaman kısa bölümlerde baskı da yemesine rağmen net pozisyon vermedi. Bazı bölümlerde de oyunu kontrol altında tuttu ve turu geçti. Kaleci Mert de iyi bir maç çıkardı. F.Bahçe, Zabrze'ye iki maçta iki gol attı, biri penaltıdan, biri frikikten… Zaten buradan sonuç çıkıyor ki sezon başında genel görüntü iç açıcı değil. Çok tehlikeliSturm Graz maçı öncesi İsmailKartal'a bir tavsiyem var… Ülkemizde, fizik açıdan günümüz futboluna zıt kutup teşkil etseler de yıldız futbolculara karşı bir hayranlık var. Dün bazı gerçekler ortaya çıktı. Öncelikle Asensio'nundeğil oynamak, yürüyecekhali yoktu. Greenwood kaliteli biroyuncu şüphesiz, o da hazır değil. Son Dünya Kupası bize gösterdi ki takımdaki bütün oyuncular savaşmak mecburiyetinde. İsmail Kartal, medyanın etkisinde kalmadan kararları

Garantiye almalıydı

F.Bahçe, sezonun ilk resmi maçında 70 dakika takım halinde tempolu ve iştahlı bir futbol sergiledi. Bu uzun bölümde takımın en büyük artısıyardımlaşmalı ön alan baskısıydı. 3 orta sahanın da ikili mücadele özelliklerinin olması ve de fiziki güçleri, pres başarısını sağlayan en önemli faktördü. İlk yarıda adeta tek kaleye dönen maçta sürekli preste top kazanılmasına rağmen üretkenlik çok sınırlıydı. Bir net pozisyon vardı, gol de Talisca'nın güzel frikiği ile geldi. 2. devre tempo daha da arttı. Bu bölümde pozisyonlar fazlalaştı. Ama bir türlü ikinci gol gelmedi. İsmail Kartal, öncelikle iki hamle birden yaptı… Oğuz-Kerem değişikliği doğruyduama Bartuğ-Asensio değişikliğiyanlıştı. Bartuğ, bana göre takımın en iyisiydi… Hem gole yakın hem de müthiş pres yapıyordu. O çıktıktan sonra hem tempo düştü hem de ön alan baskısı sona erdi. Zaten mantıken düşünmek lazım, etkili hücum pres ana stratejiniz ise Talisca ve Asensio birlikte oynadığında bunu başaramazsınız. Semedo çok iyi kanatbindirmeleri yaptı. İki nedeni vardı; İrfan Can'ın ona uygun kanat forveti olması, ikincisi de Portekiz Milli Takımı ile uzun süredir kampta olması… SonuçtaF.Bahçe tek farkla rövanşa gidecek. İşi garantiye almak gerekirdi ama iyi mücadele etmekten ve disiplinli oynamaktan başka Gornik'in önemli artısını gözlemlemedim. İlk maç için ölçü olmaz ama acaba daha güçlü takımlar karşısında F.Bahçe böyle önde baskı uygularsa rakibin geçiş oyunlarında nasıl bir savunma güvencesi oluşturulacak, bu şimdilik soru işareti.